Kumeyl Duasının Şerhi
 



Kumeyl Duasının Şerhi



Üstat Hüseyin ENSARİYAN



Ek: S.Ali HÜSEYNİ

Çeviri:Kadri ÇELİK

S.Murat BULUT

Edit:Fahrettin ALTAN

Yayınevi:Orijinal adı: Şerh-i Dua-i Kumeyl

Yazar:Üstat Hüseyin ENSARİYAN

1.Baskı

Dizgi, İç düzen: Remziye ÇELİK

Kapak Hazırlık:Baskı tarihi: Eylül, 2003

Yayımlayan: Ümmü Ebiha

Baskı: İtret Tiraj: 2000

Ebat: Roman boyu

Her hakkı mahfuzdur

ISBN:

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
New Page 1

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْألُكَ بِرَحْمَتِكَ الَّتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيٍْء، وَبِقُوَّتِكَ الَّتِي قَهَرْتَ بِهَا كُلَّ شَيٍْء، وَخَضَعَ لَهَا كُلُّ شَيٍْء، وَذَلَّ لَهَا كُلُّ شَيٍْء، وَبِجَبرُوتِكَ الَّتِي غَلَبْتَ بِهَا كُلَّ شَيٍْء، وَبِعِزَّتِكَ الَّتِي لا يَقُومُ لَهَا شَيْءٌ، وَبِعَظَمَتِكَ الَّتِي مَلَأَتْ كُلَّ شَيٍْء، وَبِسُلْطَانِكَ الَّذِي عَلاَ كُلَّ شَيٍْء، وَبِوَجْهِكَ الْبَاقِي بَعْدَ فَنَآءِ كُلِّ شَيٍْء، وَبِأَسْمَآئِكَ الَّتِي مَلَأَتْ أَرْكَانَ كُلِّ شَيٍْء، وَبِعِلْمِكَ الَّذِي أَحَاطَ بِكُلِّ شَيٍْء، وَبِنُورِ وَجْهِكَ الَّذِي أَضَآءَ لَهُ كُلُّ شَيٍْء، يَّا نُورُ يَا قُدُّوسُ، يَآ أَوَّلَ الأَوَّلِينَ، وَيَآ آخِرَ الآخِرِينَ، اللَّهُمَ اغْفِرْ لِيَ الذُّنُوبَ الَّتِي تَهتِكُ الْعِصَمَ، اللَّهُمَ اغْفِرْ لِيَ الذُّنُوبَ الَّتِي تُنْزِلُ النِّقَمَ، اللَّهُمَ اغْفِرْ لِيَ الذُّنُوبَ الَّتِي تُغيِّرُ النِّعَمَ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِيَ الذُّنُوبَ الَّتِي تَحْبِسُ الدُّعَآءَ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِيَ الذُّنُوبَ الَّتِي تَقْطَعُ الرََّّجَآءَ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِيَ الذُّنُوبَ الَّتِي تُنْزِلُ البَلآءَ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِيَ كُلَّ ذَنْبٍ أَذْنَبْتُهُ وَكُلَّ خَطِيئَةٍ أَخْطَأْتُهَا، اللَّهُمَّ إِنِّي أَتَقَرَّبُ إِلَيْكَ بِذِكْرِكَ، وَأَسْتَشْفِعُ بِكَ إِلَى نَفْسِكَ، وَأَسْألُكَ بِجُودِكَ أَن تُدْنِيَنِي مِن قُرْبِكَ، وَأَن تُوزِعَنِي شُكْرَكَ، وَأَن تُلْهِـمَنِي ذِكْرَكَ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْألُكَ سُؤَالَ خَاضِعٍ مُّتَذَلِّلٍ خَاشِعٍ أَن

Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla

Allah'ım! Senin her şeyi kaplayan rahmetin hakkına; kendisiyle her şeye üstün geldiğin, karşısında her şeyin boyun eğdiği ve her şeyin ram olduğu gücün hakkına; her şeye galip geldiğin ceberut (azametin) hakkına (senden niyaz ederim).

Önünde hiçbir şeyin durmadığı izzetin hakkına ve her şeyi dolduran azametin hakkına; her şeye üstün gelen saltanatın hakkına; her şeyin fani olmasından sonra baki kalacak veçhin hakkına; her şeyin temellerini dolduran isimlerin hakkına; her şeyi ihata eden ilmin hakkına ve her şeyi aydınlatan cemalinin nuru hakkına senden niyaz ederim. Ey Nur, ey Kuddus, ey ilklerin ilki ve ey ahirlerin ahiri.

Allah'ım! Benim ismet perdesini yırtan günahlarımı bağışla. Allah'ım! Bedbahtlıklara yol açan günahlarımı bağışla. Allah'ım! Nimetleri değiştiren günahlarımı bağışla. Allah'ım! Duanın icabetini önleyen günahlarımı bağışla. Allah'ım! Belanın inmesine sebebiyet veren günahlarımı bağışla.

Allah'ım! İşlediğim bütün günahları ve yaptığım bütün hataları bağışla. Allah'ım! Ben sana zikrinle yaklaşmak istiyorum. Seninle, senden şefaat diliyorum; cömertliğin hakkına beni kendine yaklaştırmanı ve şükrünü eda etmeyi bana nasip etmeni ve zikrini bana ilham etmeni istiyorum senden. Allah'ım! Huzu, huşu ve zelil olmuş bir dille, senden New Page 1

تُسَامِحَنِي وَتَرْحَمَنِي، وَتَجْعلَنِي بِقَسَمِكَ رَاضِيًا قَانِعًا، وَفِي جَمِيعِ الأَحْوَاِل مُتَوَاضِعًا، اللَّهُمَّ وَأَسْألُكَ سُؤَالَ مَنِ اشْتَدَّتْ فَاقَتُهُ، وَأَنزَلَ بِكَ عِنْدَ الشَّدَآئِدِ حَاجَتَهُ، وَعَظُمَ فِيمَا عِنْدَكَ رَغْبَتُهُ، اللَّهُمَّ عَظُمَ سُلْطَانُكَ وَعَـلاَ مَكَانُكَ، وَخَفِـيَ مَـكْرُكَ وَظَهَرَ أَمْرُكَ، وَغَلَبَ قَهْرُكَ وَجَرَتْ قُدْرَتُكَ، وَلا يُمْكِنُ الْفِرَارُ مِنْ حُكُومَتِكَ، اللَّهُمَّ لا أَجِدُ لِذُنُوبِي غَافِرًا، وَّلا لِقَبَآئِحِي سَاتِرًا، وَّلا لِشَيٍْء مِّنْ عَمَلِيَ الْقَبِيحِ بِالْحَسَنِ مُبَدِّلاً غَيْرَكَ، لا إِلَهَ إِلآ أَنتَ، سُبْحَانَكَ وَبِحَمْدِكَ، ظَلَمْتُ نَفْسِي، وَتَجَرَّأْتُ بِجَهْلِي، وَسَكَنتُ إِلَى قَدِيمِ ذِكْرِكَ لِي وَمَنِّكَ عَلَيَّ، اللَّهُمَّ مَوْلايَ، كَم مِّن قَبِيحٍ سَتَرْتَهُ، وَكَم مِّن فَاِدحٍ مِّنَ البَلآءِ أَقَلْتَهُ، وَكَم مِّنْ عِثَارٍ وَّقَيْتَهُ، وَكَم مِّن مَّكْرُوهٍ دَفَعْتَهُ، وَكَم مِّن ثَنَآٍء جَمِيلٍ لَّسْتُ أَهْلاً لَّهُ نَشَرْتَهُ، اللَّهُمَّ عَظُمَ بَلآئِي، وَأَفْرَطَ بِي سُوءُ حَاِلي، وَقَصُرَتْ بِي أَعْمَاِلي، وَقَعَدَتْ بِي أَغْلاَلِي، وَحَبَسَنِي عَن نَّفْعِي بُعْدُ آمَاِلي، وَخَدَعَتْنِي الدُّنْيَا بِغُرُورِهَا وَنَفْسِي بِجِنَايَتِهَا وَمِطَاِلي، يَا سَيِّدِي فَأَسْألُكَ بِعِزَّتِكَ أَن لا يَحْجُبَ عَنْكَ دُعَآئِي سُوءُ عَمَلِي وَفِعَاِلي، وَلا تَفْضَحَنِي بِخَفِيِّ مَا اطَّلَعْتَ عَلَيْهِ مِنْ سِرِّي، وَلا تُعَاجِلْنِي بِالْعُقُوبَةِ عَلَى مَا عَمِلْتُهُ في خَلَوَاتِي، مِنْ سُوءِ فِعْلِي وَإِسَآءَتِي، وَدَوَامِ تَفْرِيطِي وَجَهَالَتِي، وَكَثْرَةِ شَهَوَاتِي وَغَفْلَتِي، وَكُنِ اللَّهُمَّ بِعِزَّتِكَ لِي في كُلِّ الأَحْوَاِل رَؤُوفًا، وَّعَلَيَّ في جَمِيعِ الأُمُورِ عَطُوفًا، إِلَهِي وَرَبِّي مَن لِي غَيْرُكَ أَسْألُهُ كَشْفَ ضُرِّي وَالْنَّظَرَ في أَمْرِي! إِلَهِي وَمَوْلايَ أَجْرَيْتَ عَلَيَّ حُكْمًا اتَّبَعْتُ فِيهِ هَوَى نَفْسِي، وَلَمْ أَحْتَرِسْ فِيهِ


(hatalarıma) göz yummanı, bana merhametli davranmanı, beni verdiğine razı, kanaatkar ve her durumda mütevazı kılmanı dilerim. Allah'ım! İhtiyaç ve yoksulluğu şiddetli olan ve hacetini zorluklar anında kapına getiren, katında bulunanlara büyük rağbeti olan kimsenin yalvarışı gibi sana yalvarırım.

Allah'ım! Senin saltanatın azimdir, ve mekanın yücedir, tedbirin gizlidir ve fermanın aşikar. Kahrın galip ve kudretin her yere caridir ve senin hükümetinden kaçmak imkansızdır. Allah'ım! Senden başka günahlarımı bağışlayan, kabahatlerimi örtecek, kötü amelimi iyiye çevirecek birini bulamam.

Senden başka ilah yoktur; münezzehsin, sana hamd ederim. Ben kendime zulmettim ve cahilliğim yüzünden itaatsizlik yaptım ve beni (ta) eskiden beri unutmadığından ve bana lütuf ve ihsanından dolayı rahatladım. (ve korkmadan sana isyan ettim) Allah'ım! Mevlam! Nice kötülüklerimin üzerini örttün; nice belaları benden geri çevirdin; nice hatalardan korudun beni. Hoşa gelmeyen şeyleri uzaklaştırdın; layık olmadığım nice güzel övgüleri, benim için yaydın.

Allah'ım! Belam büyümüş, halimin kötülüğü haddi aşmış, amellerim beni aciz bırakmış, (heva ve heves) zincirlerim beni çökeltmiş, yerlere sermiş; uzun arzularım beni menfaatimden alıkoyup hapsetmiş ve dünya beni boş şeylerle aldatmış ve nefs-i emmarem, kendi cinayetim ve müsamahakarlığımla beni kandırmış. Ey seyyidim! İzzetin hakkına (senden istiyorum ki); amelin kötülüğü, duamın kabulünü önlemesin; bildiğim gizli sırlarımı açarak beni rezil etme.

New Page 1

مِن تَزْيينِ عَدُوِّي، فَغَرَّنِي بِمَآ أَهْوَى وَأَسْعَدَهُ عَلَى ذَلِكَ القَضَآءُ، فَتَجَاوَزْتُ بِمَا جَرَى عَلَيَّ مِنْ ذَلِكَ بَعْضَ حُدُودِكَ، وَخَالَفْتُ بَعْضَ أَوَامِرِكَ، فَلَكَ الْحُجَّةُ عَلَيَّ في جَمِيعِ ذَلِكَ، وَلا حُجَّةَ لِي فِيمَا جَرَى عَلَيَّ فِيـهِ قَضَآؤُكَ، وَأَلْزَمَنِي حُكْمُكَ وَبَلآؤُكَ، وَقَدْ أَتَيْتُكَ يَآ إِلَهِي بَعْدَ تَقْصِيرِي وَإِسْرَافِي عَلَى نَفْسِي، مُعْتَذِرًا نَّادِمًا، مُّنْكَسِرًا مُّسْتَقِيلاً، مُّسْتَغْفِرًا مُّنِيبًا، مُّقِرًّا مُّذْعِنًا مُّعْتَرِفًا، لآ أَجِدُ مَفَرًّا مِّمَّا كَانَ مِنِّي، وَلا مَفْزَعًا أَتَوَجَّهُ إِلَيْهِ في أَمْرِي، غَيْرَ قَبُولِكَ عُذْرِي، وَإِدخَاِلكَ إِيَّايَ في سَعَةٍ مِّن رَّحْمَتِكَ، اللَّهُمَّ فَاقْبَل عُذْرِي، وَارْحَمْ شِدَّةَ ضُرِّي، وَفُكَّنِي مِن شَدِّ وَثَاقِي، يَا رَبِّ ارْحَمْ ضَعْفَ بَدَنِي وَرِقَّةَ جِلْدِي وَدِقَّةَ عَظْمِي، يَا مَنْ بَدَأَ خَلْقِي وَذِكْرِي وَتَرْبِيَتِي وَبِرِّي وَتَغْذِيَتِي، هَبْنِي لابْتِدَآءِ كَرَمِكَ وَسَاِلفِ بِرِّكَ بِي، يَا إِلَهِي وَسَيِّدِي وَرَبِّي، أَتُرَاكَ مُعَذِّبِي بِنَارِكَ بَعْدَ تَوْحِيدِكَ، وَبَعْدَ مَا انْطَوَى عَلَيْهِ قَلْبِي مِن مَّعْرِفَتِكَ، وَلَهِجَ بِهِ لِسَانِي مِنْ ذِكْرِكَ، وَاعْتَقَدَهُ ضَمِيرِي مِنْ حُبِّكَ، وَبَعْدَ صِدْقِ اعْتِرَافِي وَدُعَآئِي خَاضِعًا لِّرُبُوبِيَّتِكَ هَيْهَاتَ أَنتَ أَكْرَمُ مِنْ أَن تُضَيِّعَ مَن رَّبَّيْتَهُ، أَوْ تُبْعِدَ مَنْ أَدْنَيْتَهُ، أَوْ تُشَرِّدَ مَنْ آوَيْتَهُ، أَوْ تُسْلِّمَ إِليَ الْبلآءِ مَن كَفَيْتَهُ وَرَحِمْتَهُ، وَلَيْتَ شِعْرِي يَا سَيِّدِي وَإِلَهِي وَمَوْلايَ، أَتُسَلِّطُ النَّارَ عَلَى وُجُوهٍ خَرَّتْ لِعَظَمَتِكَ سَاجِدَةً، وَّعَلَى أَلْسُنٍ نَّطَقَتْ بِتَوْحِيدِكَ صَادِقَةً وَّبِشُكْرِكَ مَادِحَةً، وَّعَلَى قُلُوبٍ اعْتَرَفَتْ بِإِلَهِيَّتِكَ مُحَقِّقَةً، وَّعَلَى ضَمَآئِرَ حَوَتْ مِنَ الْعِلْمِ بِكَ حَتَّى صَارَتْ خَاشِعَةً، وَّعَلَى جَواِرحَ سَعَتْ إِلَى أَوْطَانِ تَعَبُّدِكَ


Gizlice işlediğim kötü amelim ve davranışım, sürekli tefritim ve cahilliğim, nefsani isteklerim ve gafletimin çokluğu yüzünden, beni cezalandırmada acele etme. Allah'ım! İzzetin hakkına her durumda bana karşı merhametli ve bütün işlerimde şefkatli ol. Mabudum! Rabbim! Senden başka kimim var ki, kötü durumumu gidermesini ve işlerime nezaret etmesini isteyebileyim!?

Mabudum! Mevlam! Sen bana hükmettin; bense onlar hususunda nefsime uydum ve bu konuda düşmanımın günahları tezyin etmesinden korunmadım; böylece beni istediği gibi aldattı ve (özgürlük ve seçeneğim hususunda ki) hükmün de bu işte ona yardımcı oldu; işte üzerime cari olan bu hükümden dolayı, bazı sınırları aştım ve bazı emirlerine karşı çıktım.

Bütün bu işlerde senin benim üzerimde hüccetin vardır. Hakkımda yürütülen kaza ve kaderin ve beni yakalayan hükmün ve imtihanın karşısında gösterecek hiçbir mazeret ve bahanem yoktur ve şu anda sana yöneldim.

Ey Rabbim! Kendim hakkında kusur ve ayrılıktan sonra; özür dileyerek, pişman ve perişanlık içerisinde, bağışlamanı ve mağfiret etmeni isteyerek, tövbe edip günahlarımı ikrar ve itiraf ederek senin huzuruna geldim. İşlediğim günahlardan kaçacak bir mekan ve sığınacak bir yer bulamıyorum. Mazeretimi kabul edip, beni sonsuz rahmetine dahil etmeden başka bir ümidim yok. O halde mazeretimi kabul eyle.

Allah'ım! Perişanlığımın şiddetine acı, zincirlerimden kurtar beni. Rabbim! Bedenimin, zayıf, derdimin ince ve kemiklerimin hassas oluşuna acı. Ey yaratılışını gerçekleştirip beni yad eden, beni terbiye edip, iyilik ve rızk veren; bağışının