Mizan'ul Hikmet-9.Cilt
 



3104.Bölüm Kalbin Hakkında Hıyanet Etmemesi Gereken Şey


15240. Reaulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Üç şey hakkında hiçbir Müslüman'ın kalbi hıyanet ve hata içine düşmez. Amelini Allah için halis kılmak, yöneticilerin hayrını dilemek, öğüt vermek, Müslüman toplum ile birlikte olmak. Zira onların davet ve risaleti onu her taraftan çepeçevre sarmıştır."

15241. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) veda haccı sırasında Mina'da Hayf mescidinde bir hutbe okudu, Allah'a hamd-u senada bu-lunduktan sonra şöyle buyurdu: Şu üç şey hususunda hiçbir Müs-lüman'ın kalbi hıyanette bulun-maz: Ameli Allah için halis kıl-mak, Müslümanların imamları için hayır dilemek ve Müslüman-ların cemaati ile birlikte olmak. Zira onların davet ve risaleti on-ları her taraftan çepeçevre sar-mıştır."

3105. Bölüm
Ganimette Hıyanet

Kur'an:
"Hiçbir peygambere ema-nete hıyanet yaraşmaz; kim emanete hıyanet ederse, kı-yamet günü hıyanet ettiği şeyle gelir."
15242. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "el-Gulul İmamdan çalınan her şeyden, şüphe üzere yetim malını yemekten ve haram olduğu şüpheli şeyler yemekten ibarettir."

15243. İmam Bakır (a.s) Allah-u Teala'nın, "Hiçbir peygambere ganimete hıyanet etmek ya-kışmaz" ayeti hakkında şöyle bu-yurmuştur: "Allah doğru söyle-miştir. Allah ganimete hıyanet eden hiçbir kimseyi peygamber-liğe seçmez. "Her kim hıyanet ederse kıyamet günü hıyanet olarak aldığı şeyi getirir." Her kim ganimetten bir şey çalarsa kıyamet günü o şeyi ateşin içinde görür ve onu gidip ateşin içinden kurtarmakla mükellef kılınır."

15244. İmam Sadık (a.s) Alka-me'ye şöyle buyurmuştur: "İnsanları razı etmek mümkün değildir. Onların diline engel de oluna-maz… Bedir savaşında Peygam-berin ganimetten gizlice kırmızı bir örtü aldığını iddia ettiler. So-nunda aziz ve celil olan Allah Peygamberine (s.a.a) o örtünün nerede olduğunu gösterdi ve onu hıyanetten münezzeh kıldı. Bu konuda şu ayeti de nazil buyurdu: "Hiç bir peygamber hıyanet etmez."

15245. İbn-i Abbas şöyle diyor: "Hıyanet eden hiçbir pey-gamber yoktur" ayeti kırmızı bir örtü hakkında nazil olmuş-tur. Bu örtü Bedir günü aniden kaybolmuştu. Bazıları şöyle dedi-ler: "Belki de Allah Resulü onu almıştır." Bunun üzerine Allah bu ayeti nazil buyurdu: "Hiçbir peygambere…"

15246. Ömer şöyle diyor: "Hayber günü Peygamberin (s.a.a) asha-bından bir grup gelip şöyle ar-zettiler: "Falan kimse şehit oldu, falan kimse şehit oldu, falan kimse şehit oldu!" Sonunda bir şahsın adına ulaştılar ve şöyle dediler: "Falan şahıs da şehit olmuştur." Bu esnada Allah Re-sulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hayır, ben onu ganimetten bir bez veya aba çalması sebebiyle ateşte gördüm."

15247. Ebu Hazim şöyle diyor: "Allah Resulünün huzuruna ga-nimetten deri bir sergi getirdiler ve şöyle arzettiler: "Ey Allah'ın Resulü (s.a.a) bu sizin olsun da kendinize bir gölgelik yapın." Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Acaba Peygamberinizi ateşin gölgesinde bulmanız hoşunuza gider mi?"

395. Ko-nu

el-Guluvv
Aşırılık

el-Bihar, 25/261, 9. bölüm, Nefy'ul Guluvv fi'n-Nebiy ve'l-Eimme Salavatullah-i Aleyhi ve Aleyhim
Vesail'uş-Şia, 18/552, 6. bö-lüm; Huk'um-Guluvv ve'l-Kederiyyet
Şerh-i Nehc'ül-Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 5/5, Bede'uz-Zuhur'ul Guluvvv

3106. Bölüm
Aşırılıktan Sakınmak

Kur'an:
"Ey Kitab ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hak-kında ancak gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, Al-lah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı kelimesi… bir ruh-tur."
"Allah'ın kendisine kitabı, hükmü, peygamberliği verdi-ği insana: "Allah'ı bırakıp bana kulluk edin" demek ya-raşmaz."
Bak. Rum, 40, Nisa, 172

15248. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Beni kendi hakkım-dan yukarı çıkarmayın. Allah-u Teala beni peygamber seçmeden önce kul olarak karar kılmıştır."
15249. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şu iki gruba benim şefaatim nasip olmaz: Zalim ve isyankar yöneticiye ve dinde aşı-rılık içine düşen, dinden çıkan ve bu amelinden de tövbe etmeye-rek el çekmeyen kimseye."

15250. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şu iki kişiye şefaatim nasip olmaz: "Zalim ve isyankar yöneticiye ve dinde aşırlığa dü-şüp kendi sınırlarını aşan kimse-ye."
15251. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ümmetimden iki grubun İslam'dan bir nasibi yok-tur: Aşırı gidenlerin ve kaderiye-cilerin."

15252. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir şahıs Allah resu-lünün huzuruna vardı ve şöyle arzetti: "Selam olsun sana ey Rabbim!" peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Sana ne olmuş? Al-lah'ın laneti sana olsun. Benim ve senin Rabbin Allah'tır. Al-lah'a yemin olsun ki savaşta kor-kak, barışta (ya da selam verme-de) aşağılık olduğunu bilmiyor-dum."

15253. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ali! Ümmetim arasında senin misalin Mesih İsa bin Meryem misalidir. İnsanlar onun hakkında üç gruba ayrıldı: Bir grubu mümin kaldılar, onlar Havarilerdir. Bir grup ona düş-manlık ettiler. Onlar da Yahudi-lerdir. Bir grubu da onun hak-kında aşırılığa düştüler ve böyle-ce de imandan çıktılar.

Ümme-tim de çok yakında senin hak-kında üç gruba ayrılacaktır. Bir grubu senin şiandır ve onlar müminlerdir. Bir grubu sana düşman olacak ve onlar şek edenlerdir. Bir grubu da senin hakkında aşırı gidenlerdir. Onlar da (Allah'ı) inkar edenlerdir. Ey Ali! Sen ve şiaların ve şiaları se-ven kimseler cennette olacaksı-nız. Düşmanların ve senin hak-kında aşırı gidenler ise ateşte olacaktır."

15254. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ali1 senin bu ümmet arasındaki misalin İsa bin Meryem'in misali gibidir. Bir grup onu sevdi ve aşırılığa düştü. Ve bir grup ona düşman oldu ve düşmanlığında aşırılığa düştü. Bunun üzerine şu vahiy nazil ol-du: "Meryem oğlu misal veri-lince, senin milletin buna gü-lüp geçiverdi."

15255. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ben günahsız oldu-ğum halde benim hakkımda iki grup helak olacaktır: Aşırı giden dost ve aşırı giden düşman."

15256. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Benim hakkımda iki kimse helak olacaktır: Birincisi benim hakkımda bana uygun olmayan şeyler isnat eden, aşırı giden dost ve ikincisi düşmanlığı kendisini bana iftirada bulunma-ya sevk eden düşman."
15257. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İki (grup) kişi benim hakkımda helak olur: İfrat eden dost ve kin besleyen düşman."

15258. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İki (grup) kişi benim hakkımda helak olur: İfrat eden dost ve bühtan edip iftirada bu-lunan (münafık.)"

15259. Resulullah (s.a.a) Ali'ye (a.s) şöyle buyurmuştur: "Canım elinde olan Allah'a yemin olsun ki eğer ümmetimden bazı grup-ların senin hakkında Hıristiyan-ların İsa bin Meryem hakkında dediğini söylemeyeceğinden korksaydım bugün senin hak-kında öyle bir söz söylerdim ki yanından geçtiğin her topluluk teberrük için ayağının altından toprak alırlardı."
15260. Resulullah (s.a.a) hakeza şöyle buyurmuştur: "Eğer insanla-rın senin hakkında ,

Hıristiyanla-rın Mesih hakkında dediği sözle-ri söylemesinden korkmasaydım bu gün senin hakkında öyle bir söz söylerdim ki yanından geçti-ğin her grup şifa talep etmek için ayakkabındaki toprağı ve abdes-tinden kalan fazla suyu alırlardı. Ama sana şu yeter ki sen ben-densin ve bende senden. Benden miras alırsın ve bende senden miras alırım."

15261. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Allahım! İsa bin Meryem'in Hıristiyanlardan beri olduğunu ilan ettiği gibi ben de hakkımda aşırı gidenlerden beri olduğumu ilan ediyorum. Ey Al-lahım! Onları sürekli olarak yal-nız ve yardımsız bırak, onlardan hiç birine yardım etme."

15262. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dikkatli olunuz ki aşırı gidenler gençlerinizi boz-masın. Zira aşırı gidenler Al-lah'ın en kötü yaratıklarıdır. On-lar Allah'ın azametini aşağı indi-rir, kullar hakkında rububiyet id-diasında bulunurlar. Allah'a ye-min olsun ki aşırı gidenler Ya-hudilerden,

Hıristiyanlardan, Mecusilerden ve müşriklerden daha kötüdürler." İmam daha son-ra şöyle buyurdu: "Aşırı giden bize döner ama biz onu kabul etme-yiz, geride kalanlar (kusur eden-ler) da bize katılır ama onu kabul ederiz." Kendisine şöyle arzedil-di: "sebebi nedir ey İbn-i Resu-lillah?" İmam söyle buyurdu: "Çünkü aşırı giden insan namaz, zekat, oruç ve haccı terk etmeyi adet etmiştir ve bu yüzden de adetlerinden el çekemez. Aziz ve celil olan Allah'a itaate yönele-mez. Ama geride kalanlar ise (kusur edenler) hakikati tanıdık-larında ibadetle amel eder ve Al-lah'a itaat ederler."

15263. İmam Rıza (a.s) İbn-i Ha-lid'e şöyle buyurmuştur: "Teşbih ve cebre inanan kimse kafir ve müşriktir. Biz dünya ve ahirette ondan uzağız. Ey İbn-i Halid! Teşbih ve cebr hakkında bizden nakledilen sözleri Allah-u Tea-la'nın azametini küçük sayan bu aşırı gidenler uydurmuşlardır. O halde her kim onları severse biz-leri düşman bilsin."

15264. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aşırı gidenler kafir-dir. Tefvize inananlar ise müş-riktir."
15265. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Müminlerin Emiri'ni Allah'a ubudiyet makamından yukarı çıkaranlar Allah'ın gaza-bına uğrayanlardan ve sapmış olanlardandır."

15266. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir grup Müminlerin Emiri'nin (a.a) yanına gelerek şöyle arzettiler: "Selam olsun sa-na ey Rabbimiz! İmam onlardan tevbe etmelerini istedi. Ama on-lar tevbe etmediler. İmam bir çukur kazdı ve içinde ateş yaktı. O çukurun yanında başka bir ta-ne daha çukur açtı ve iki çukur arasında bir yol açtı. O grup tevbe etmeyince İmam (a.s) on-ları o çukura attı. Diğer çukurda da ateş yaktı. Böylece hepsi öl-düler."

15267. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bizim hakkımızda aşırı gitmekten sakının. Bizim terbiye edilmiş kullar olduğumu-zu söyleyiniz. Böylece faziletimiz hakkında istediğinizi söyleyi-niz."
15268. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bizi kulluk maka-mından yukarı çıkarmayınız. Sonra ne söylerseniz az söylemiş olursunuz. Sakın Hıristiyanlar gibi aşırılığa düşmeyin, zira ben aşırılığa düşen kimselerden beri-yim."

15269. İmam Sadık (a.s) İsmail bin Abdulaziz'e şöyle buyurmuştur: "Ey İsmail! Abdest yerinde be-nim için bir miktar su bırak. "Ben kalktım kendisi için bir miktar su bıraktım. İmam içeri girdi. Kendi kendime şöyle de-dim: "Ben onun hakkında şöyle ve böyle diyorum. Ona rağmen abdest yerine gidiyor ve orada abdest alıyor."

İsmail şöyle diyor: "Çok geçmeden imam dışarı çıktı ve şöyle buyurdu: "Ey İs-mail! Binayı tahammül edemeye-ceği miktardan fazla yükseltme ki harap olur. Bizi yaratık biliniz. Sonra hakkımızda ne söylerseniz az söylemiş olursunuz ve konu-nun gerçeğine ulaşmamış olur-sunuz."
15270. İmam Sadık (a.s) Kamil Temmar'a şöyle buyurmuştur: "Biz-ler için kendisine döneceğimiz bir Rab bırakın. Sonra hakkı-mızda istediğiniz her şeyi söyle-yin."

15271. Ebu Basir şöyle diyor: "İmam Sadık'a (a.s) şöyle arzet-tim: "Onlar birtakım sözler söy-lüyorlar" İmam, "Ne diyorlar?" diye sordu. Ben şöyle arzettim: Onlar şöyle diyor: "yağmur tane-lerinin sayısını, yıldızların ağaç-taki yaprakların sayısını ve deniz-lerde olanların ağırlığını, yeryüzü toprağının ölçüsünü bilmektedir-ler." İmam ellerini gökyüzüne kaldırdı ve şöyle buyurdu: "Sub-hanellah, subhanellah, Allah'a yemin olsun ki bunları Allah'tan başka hiç kimse bilmez."

15272. İmam Sadık (a.s) Ebu Ba-sir'e şöyle buyurmuştur: "Ey Eba Muhammed! Bizi rab olarak ka-bul eden kimselerden beriyim. Ben, (Eba Basir) şöyle arzettim: "Allah da ondan uzak olsun." İmam şöyle buyurdu: "Ben biz-leri peygamber bilen kimselerden de beriyim." Ben (Eba Basir) şöyle arzettim: "Allah da ondan beri olsun."

15273. İmam Mehdi (a.s) Mu-hammed bin Ali bin Hilal Kerhi'ye şöyle buyurmuştur: "Ey Muham-med bin Ali! Aziz ve celil olan Allah kendisini nitelendirenlerin söylediği şeylerden daha yücedir. Allah münezzehtir, bütün övgü-ler ona aittir. Biz ne onun ilmine ortağız ve ne de kudretine!"

396. Ko-nu

el-İğti-nam
Gani-met Saymak


bak.
337. konu, el-Acele; 368. ko-nu, el-Umr; 193. konu, el-Murakebet; 413. konu, el-Furset
3107. Bölüm
Ganimet Sayılması Ge-reken Şeyler

15274. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Beş şeyi beş şeyden önce ganimet bil. Hayatı ölü-münden önce, sağlığını hastalı-ğından önce, boş vaktini meşgu-liyetinden önce, gençliğini yaşlı-lığından önce, zenginliğini fakir-liğinden önce."
15275. İmam Ali (a.s) Allah-u Teala'nın "ve dünyadan nasibi-ni unutma" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Sıhhatini, gücünü, boş vaktini, gençliğini ve enerjini unutma ve onlar vesilesiyle ahi-retini talep et."

15276. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zamanının insanla-rından beş şeyi kendin için ga-nimet bil: Hazır olduğunda ta-nınmamanı, gaip olduğunda aranmamanı, bir toplulukta oturduğunda meşveret edilme-meni, konuştuğunda sözünün kabul edilmemesini ve görücüye gittiğinde sana kız verilmemesini (kendin için ganimet bil.) "
15277. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İyilik sahiplerinin amellerini ganimet bil ve kardeş-lerinle yaptığın sözleşmeye riayet et."

15278. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Doğruluğu her yerde ganimet bil ki faydalanasın ve kötülükten ve yalandan sakın ki salim kalasın."
15279. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer iyi işi ganimet sayarsanız ahirette arzularınızın doruğuna ulaşırsınız."
15280. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsinden kendin için nasiplen. Bugününden yarın için azık al. Zamanın uyumasını (hazır oluşunu) ganimet bil, im-kan fırsatını ganimet say."

15281. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hükmü duyduğunda tabi olan, fırsatı ganimet bilerek sürekli ecele hazırlanma telaşını yaşayan ve amelini kendisine azık edinen kişiye Allah rahmet etsin."
15282. İmam Ali (a.s) oğluna yap-tığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Yoksul kimselerden, kıyamet gününe kadar azığını yüklenecek ve kıyamette ihtiyacın olacağı günde sana geri verecek birini bulduğun zaman bunu ganimet bil, ona yükle, çokça yardımda bulun."
15283. İmam Ali (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Sen zenginken borç isteyen ganimet sayıp ver ki, o da senin zorluk gününde karşılığını ödesin."

3108. Bölüm
Akıllı İnsanların Ga-nimeti

15284. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zeki insanların gani-meti hikmet öğrenmektir."
15285. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginliği kaybetmek zeki insanlar için ganimet, ah-maklar için ise hasrettir."
15286. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dinin hükümleri bir-dir, yolu düz ve doğrudur. Kim, ona tabi olursa hedefe ulaşır, ga-nimetlenir (kazanır); kim ondan geri durur uzaklaşırsa, sapar ve pişman olur."
15287. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah itaati, acizlerin (zayıf iradelilerin) kusur ettikleri bir zamanda zekilere ganimet kıldı."
bak. 468. Konu, el-Kiyase

397. Ko-nu

el-Gina
Zen-ginlik

el-Bihar, 72/56, 95. bölüm, el-Gina ve'l-Kifaf
el-Bihar, 75/105, 49. bölüm; Gina'un-Nefs
Kenz'ul Ummal, 3/403, İstiğ-na an'in-Nas

bak.
161. konu, ed-Dünya; 206. konu, ez-Zühd; 422. konu, el-Fakr; 500. konu, el-Mal; et-Tevazu', 4096. bölüm; es-Sual, 1712. bölüm; el-Kur'an, 3296. bölüm
3109. Bölüm
Zenginlik ve Azgınlık

Kur'an:
"Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder."
"Kendilerine mal ve oğul-lar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zan-nederler? Hayır; farkında de-ğiller."
"Çokluk kuruntusu sizi o kadar meşgul etti."

15288. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kendimden sonra ümmetim hakkında üç şeyden korkuyorum: Kur'an'ın yanlış bir şekilde tevil edilmesinden, alimin sürçmesine uyulmasından ve azgınlaşacak bir şekilde arala-rında servetin çoğalmasından."
15289. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik cezadır."

15290. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik, isyan geti-rir."
15291. İmam Ali (a.s) insandaki en ilginç organ, yani kalbin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Bir mal elde ederse, zenginlik onu azdırır; bir musibet ona ulaşırsa, sabırsızlanma onu rüsva eder."
15292. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginliğin sarhoşlu-ğundan Allah'a sığınınız. Zira zenginlikte geç ayıkılan bir sar-hoşluk vardır."

15293. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlikte azma ve fakirlikte de tahammülsüzlük gösterip yakarma."
15294. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Amelsiz, ahiretten ümidi olan kimseden olma… Müstağni olursa azar ve fitneye düşer; fakir olursa, ümitsizliğe ve gevşekliğe kapılır."

15295. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şeytan şöyle dedi: "Zengin kimse enim elimden kurtulamaz ve onu şu üç şeyden birine düçar kılarım: Ya gözüne malı süslerim ve neticede mali haklarını ödemekten sakınır, ya tüketim yollarını kendisine ko-laylaştırırım ve neticede onları haksız yere harcar. Ya da ona mal ve serveti sevdiririm ve onu doğru olmayan yoldan elde eder."

15296. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zengin bir kimse ye-ni ve temiz elbiseleriyle Allah Resulünün (s.a.a) yanına geldi ve onun yanına oturdu. Ondan sonra da fakir birisi eski ve der-viş elbiseleriyle o şahsın yanına oturdu. Zengin kimse elbiselerini onun dizinin altından çekip topladı. Allah resulü (s.a.a) ona şöyle buyurdu: "Fakirliğinden sana bir şeyin erişmesinden mi korktun?" O şahıs, "hayır" dedi.

Peygamber şöyle buyurdu: "Kendi varlığından ona bir şeyin gideceğinden mi korktun?" O şahıs, "hayır" diye arzetti. Pey-gamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Elbiseni kirletmesinden mi korktun?" O şahıs, "Hayır" diye arzetti. Peygamber şöyle bu-yuydu: "Neden bu işi yaptın?" O şöyle arzetti:

"Ey Allah'ın Resu-lü! Benim bir arkadaşım (şeytan) vardır ki her çirkin işi gözümde güzel gösterir ve her iyi işimi de benim için çirkin gösterir. Şimdi malımın yarısını bu şahsa bağış-ladım." Allah Resulü (s.a.a) o fa-kir kimseye şöyle buyurdu: "Bu malı kabul ediyor musun?" o şa-hıs, "Hayır" diye arzetti. Zengin şahıs ona, "neden?" diye sordu. O şöyle dedi: "ben de senin gibi olmaktan korkuyorum."
bak. el-Mal, 3749-3751, 3753. Bölümler; el-Meheccet'ul Beyza, 6/91,

3110. Bölüm
Zenginlik ve Takva

Kur'an:
"Seni fakir bulup zengin-leştirmedi mi?
15297. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik, Allah'tan sakınmak için ne güzel bir yar-dımcıdır."
15298. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya ahiret için ne güzel bir yardımcıdır."
15299. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya için Allah'tan zenginlik ve sıhhat dileyiniz, ahi-ret için ise bağışlanma ve cenneti isteyiniz."
15300. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şu beş şeye sahip olmayan kimseye hayat tatsız olur: Sıhhat, güvenlik, zenginlik, kanaat ve uyumlu bir arkadaş."
bak. el-Mal, 3752. Bölüm; ed-Dunya, 1212. Bölüm

3111. Bölüm
Fakirlik ve Zenginlikle Denenmek

15301. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik ve fakirlik insanların cevherini ve sıfatlarını aşikar kılar."
15302. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mal insanların cev-herlerini ve ahlaklarını ortaya çı-karır."
15303. İmam Ali (a.s), dünyanın sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Herkim dünyada zenginliğe eri-şirse fitneye düşer. Herkim de fakir düşerse hüzne boğulur."

15304. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "O halde mal ve ço-cuğu Allah'ın hoşnutluğu veya hoşnutsuzluğuna ölçü almayın. Zira bu sizin zenginlik ve fakirlik durumunda Allah'ın imtihanı ve denemesi hakkındaki cehaletinizden kaynaklanmaktadır."
15305. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "O, rızkı azaltıp çoğaltarak taktir etmiş; dar ve geniş olarak bölmüştür. Bu taktiri kolayını ve zorunu isteyecek olanları tespit etmek, zengin ve fakirin şükrünü ve sabrını denemek için adalet üzere kurmuştur."
15306. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik ve rahatlığa sevinme. Fakirlik ve belaya üzülme. Zira altının ateşle denenip, halis olması gibi Mümin de bela ile denenir."
bak. el-İbtila, 396. Bölüm

3112. Bölüm
Zenginliğin Anlamı

15307. İmam Hadi (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik, arzunun az olması ve sana yeten şeyle hoşnut olmandır. Fakirlik ise nefsin doymazlığı ve şiddetli ümitsizliktir."
15308. İmam Hasan (a.s) Mümin-lerin Emiri'nin "Zenginlik nedir?" diye sorması üzerine şöyle buyurmuş-tur: "Arzuların az olması ve ye-ten şeylerle hoşnut olmak."
15309. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanlardan müstağni olursa münezzeh olan Allah onu (her şeyden) müstağni kılar."

15310. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlara ümitsizlik gözüyle bak. Zira bu zenginliğin ta kendisidir."
15311. Allah-u Teala Davud'a (a.s) şöyle vahyetmiştir: "Zenginliği kanaatte karar kıldım. İnsanlar onu servet çokluğunda aramakta ve bu yüzden de bulamamakta-dırlar."

15312. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hiçbir hazine kanaat-ten daha dolu değildir."
15313. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zengin kimse kanaat ile zengin olan kimsedir."
15314. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zengin kanaati seçen kimsedir."

15315. İmam Ali (a.s) peygamberlerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Fakat Allah, elçilerini iradelerinde güç sahibi kıldı, görenlere karşı hallerini zayıf ve fakir gösterdi. Gözleri, gönülleri dolduran bir kanaat, gözleri dolduran bir ihtiyaçsızlık verdi."

15316. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir şahıs efendimiz İmam Sadık'ın (a.s) huzuruna vardı ve fakirlikten şikayette bu-lundu. İmam ona şöyle buyurdu: "Senin dediğin gibi değildir, ba-na göre sen fakir değilsin." O şahıs şöyle arzetti: "Ey efendim! Allah'a yemin olsun ki gece yiye-cek yemeğim yoktur."

O fakirli-ğinin delillerini saymaya başladı. Ama imam Sadık (a.s) sürekli sözlerini yalanlıyordu. Sonunda da ona şöyle buyurdu: "De bana bakayım: Eğer sana bizden beri olduğunu ilan etme karşılığında yüz dinar verecek olsalar alır mı-sın?" O şahıs, "hayır" dedi. İmam (a.s) para miktarını bin dinara kadar yükseltti. O şahıs her defasında yemin ederek bu işi yapmayacağını söyledi. So-nunda imam ona şöyle buyurdu: "O halde böyle bit malı olan ve onu böyle bir fiyata bile satma-yan kimse fakir olabilir mi?"
15317. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıl gibi hiçbir zen-ginlik yoktur."

15318. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıl gibi hiçbir servet yoktur ve cehaletten daha kötü bir fakirlik yoktur."
15319. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Biliniz ki, dünyada olan her şeyin sahibi ondan do-yar, bıkar. Ancak hayat öyle de-ğildir; zira ölümde huzur bula-maz. İşte bu, ölü kalpleri dirilte-cek, kör gözlere basiret verecek, sağır kulakları işittirecek, susuz-ları kandıracak bir hikmet mesa-besindedir. Bütün zenginlikler ve selamet bundadır."

15320. Yunus bin Yakub dostları-nın birinden şöyle nakletmektedir: "İmam Sadık'ın (a.s) ashabından birisi sürekli İmam'ın (a.s) huzu-runa varıyordu. Bir müddet geçti ve o şahıs haccetmedi ( bu yüz-den de İmam Sadık'ın (a.s) hu-zuruna varmadı) o şahsın tanı-dıklarından birisi İmam'ın (a.s) huzuruna varınca İmam (a.s) onu sorarak,

"falan kimse ne ya-pıyor?" diye sordu. Yunus'un dostu şöyle diyor: "O şahıs İmam'ın (a.s) maksadının dünya malı ve varlığı olduğu hayaliyle bu konuyu beyan etmeye çalıştı. İmam Sadık (a.s) ona şöyle bu-yurdu: "Dini nasıldır?" O, "Sev-diğin gibidir" diye arzetti. İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Allah'a ye-min olsun ki gerçek servet bu-dur."

15321. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) kaza ve kaderden hoşnutluk hak-kında yaptığı bir duasında şöyle bu-yurmuştur: "Kaza ve kaderinden hoşnutlukta fakirliği aşağılık saymaktan veya zengini üstünlük ve şeref sahibi saymaktan beni koru. Zira şerafetli kimse itaati-nin şerafet bağışladığı kimsedir. Aziz kimse de senin ibadetinin aziz kıldığı kimsedir."
bak. el-Fakr, 3224. Bölüm

3113. Bölüm
En Büyük Zenginlik

15322. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanların en zengini olmak istiyorsa, gayrisinin elinde olan şeylerden daha çok Allah'ın elinde olan şeylere güvenmelidir."
15323. Resulullah (s.a.a), Ebu Zer'e şöyle buyurmuştur: "Eğer in-sanların en zengini olmayı sevi-yorsan, başkasının elinde olan şeyden çok, Allah'ın elinde olan şeye güvenmelisin."

15324. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Müminin zenginliği münezzeh olan Allah iledir."
15325. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah ile müstağni olmak, en büyük zenginliktir. Al-lah'tan gayrisi ile müstağni ol-mak ise en büyük fakirlik ve mutsuzluktur."

15326. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah ile zengin olursa, insanlar kendisine muhtaç olur."
15327. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah ile zen-gin olan herkese, insanlar muh-taç olmuştur."
15328. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ın zenginliği ile zengin olunuz."
15329. İmam Ali (a.s), münezzeh olan Allah'ın sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Her fakirin zengin-liği, her zelilin izzeti ve her zayı-fın gücüdür."
bak. Et-Tevekkul, 4189. Bölüm

3114. Bölüm
İnsanların En Zengini

15330. Resulullah (s.a.a), kendisi-ne, "İnsanların en zengini olmayı se-viyorum" diyen birisine şöyle buyur-muştur: "Kanaatkar ol ki insanla-rın en zengini olasın."
15331. İmam Bakır veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'ın kendisine rızık ola-rak verdiği şeyle kanaat ederse, insanların en zenginidir."

15332. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim üç şeyle rı-zıklanırsa, üç şey elde eder ve bu en büyük zenginliktir: Kendisine bağışlanan şeyle kanaatkar ol-mak, insanların sahip olduğu şeylerden ümitsiz olmak ve faz-lalıkları terk etmek."
15333. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Hatta misvak, suyu için de olsa, insanlardan müs-tağni olun. (onlara muhtaç ol-mayın)"

15334. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En büyük zenginlik insanların elinde olan şeylerden ümitsiz olmaktır."
15335. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En iyi zenginlik, (in-sanlardan) bir şey istemeyi terk etmektir."
15336. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En iyi zenginlik arzu-ları terk etmektir."

15337. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En büyük zenginlik akıldır, en büyük fakirlik ise ah-maklıktır."
15338. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En büyük zenginlik, ihtirasa esir olmayan kimseye ait-tir."
15339. İmam Ali (a.s), dünyanın sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Ondan fazlasıyla mal toplayan-ların mahrumiyetine hükmedil-miş, müstağni olana ise rahatlıkla yardım edilmiştir."

15340. İsa (a.s) şöyle buyurmuştur: "Benim hizmetçim iki elim, merkebim iki ayağım, yatağım yeryüzü, yastığım ise taştır. Ge-ceyi eli boş geçirir, gündüzde fa-kirlikle yaşarım. Buna rağmen yeryüzünden benden zengin kimse yoktur."
15341. İmam Ali (a.s), Ebuzer'e, Rebeze'ye sürgün edildiği gün şöyle buyurmuştur: "Onları menettiğin şeye ne kadar da muhtaçtırlar, sen ise menettikleri şeyden ta-mamen müstağnisin. Yarın kimin kazandığını bileceksin."
bak. el-Kanaat, 3424. Bölüm; el-Fakr, 3226. Bölüm

3115. Bölüm
Nefis Zenginliği

15342. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "En iyi zenginlik, nefis zenginliğidir."
15343. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En iyi zenginlik, nefis zenginliğidir."
15344. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik, mal ve servet çokluğuyla değildir. Ger-çek zenginlik nefis zenginliği ile-dir."

15345. İmam Sadık (a.s), hikmet sahibi birinden naklen şöyle buyur-muştur: "Nefis zenginliği, deniz-den daha zengindir."
15346. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik kalptedir, fakirlik de kalptedir."
15347. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kime ihtiyaç elini uzatırsan, ona esir olursun. Her kimden müstağni olursan, onun dengi olursun."

15348. Resulullah (s.a.a), Ebuzer'e şöyle buyurmuştur: "Ey Ebuzer! Sen servet çokluğunun zenginlik olduğunu mu sanıyorsun?" Ben (Ebuzer) şöyle arzettim: "Evet, ey Allah'ın Resulü!" O şöyle bu-yurdu: "O halde sana göre mal azlığı da fakirliktir, öyle mi?" Ben (Ebuzer) şöyle arzettim: "Evet, ey Allah'ın Resulü!" Pey-gamber şöyle buyurdu: "Şüphe-siz ki gerçek zenginlik kalp zen-ginliğidir, gerçek fakirlik de kalp fakirliğidir."

Peygamber daha sonra bana Ku-reyş'ten birini sordu ve şöyle buyurdu: "Falanı tanıyor musun?" Ben şöyle arzettim: "Evet, ey Allah'ın Resulü!" o şöyle buyurdu: "Onu nasıl görüyorsun veya onun hakkında ne düşünüyorsun?" Ben şöyle arzettim: "Bir şey is-terse ona verirler, bir yere girdi-ğinde ona saygı ve ikramla yer verirler."

Ebu Zer şöyle diyor: "Allah Resulü, daha sonra bana Suffe ehlinden birini sordu ve bana şöyle buyurdu: "Falan kimseyi tanıyor musun?" Ben şöyle ar-zettim: "Hayır, Allah'a yemin ol-sun ki onu tanımıyorum ey Al-lah'ın Resulü!" Peygamber bana sürekli onun nişanelerini söyledi ve sonunda onu tanıdım ve şöyle arzettim: "Ey Allah'ın Resulü! Şimdi onu tanıdım." Peygamber sonra şöyle buyurdu: "Onu nasıl görüyorsun veya hakkında ne düşünüyorsun?" Ben şöyle ar-zettim: "Suffe ehlinden fakir bir kimsedir." Peygamber şöyle bu-yurdu: "O bir dünya dolusu di-ğerinden daha iyidir."

15349. Ebuzer (r. a) şöyle diyor: "Allah Resulü bana şöyle buyur-du: "Bak (zahirde) bu caminin en yüce mertebeli olanı kimdir." Ben baktım ve yeni elbiseler giymiş birini gördüm. Ben, "bu şahıstır" diye arzettim. Peygam-ber şöyle buyurdu: "Bu mescidin en düşük insanı kimdir?" Ben yeniden baktım ve eski elbisele-riyle birini gördüm ve, "Budur" dedim. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: "Şüphesiz bu şahıs kı-yamet günü Allah katında bir dünya dolusu o diğerinden daha iyi ve değerlidir."
bak. el-Fakr, 3227. Bölüm; el-Bihar, 75/105, 49. Bölüm

3116. Bölüm
Zenginliğin Anahtarı

15350. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginliğin anahtarı yakindir."
15351. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik için yakin yeterlidir."
15352. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsan iffetli olmadık-ça zengin olamaz."

15353. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüpesiz ki takva sa-hipleri onlardır zengin olanlar. Dünyadan az bir şey onları müs-tağni kılmış, bu yüzden de gider-leri hafif ve azdır."
15354. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim güne başlar da tek derdi ve gamı ahiret olur-sa, bir şeyi olmasa dahi zengin-dir, hiç kimsesi olmasa dahi yal-nız değildir ve soyu, aşireti ol-masa dahi güçlüdür."

3117. Bölüm
Ka'be'nin Rabbine Andolsun ki Hüsrana Erenler Onlardır

Kur'an:
"Tek olarak yaratıp kendi-sine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak. Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar. Hayır; çünkü o, bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır. Yakında onu dimdil bir yokuşa sardıracağım."

15355. İsa (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hak üzere sizlere şöyle diyeyim: Göğün kenarları zenginlerden boştur. Bir devenin (veya halatın) iğne deliğine girmesi, zenginin cennete girmesinden daha kolaydır."

15356. İbn-i Ebi'l-Hadid şöyle di-yor: "Sahih rivayetlerde yer aldığı üzere Ebuzer şöyle diyor: "Allah Resulünü Ka'be'nin köşesinde oturduğu bir halde gördüm. O da beni görünce şöyle buyurdu: "Ka'be'nin rabbine andolsun ki hüsrana uğrayanlar onlardır." Ben, "kimlerdir?" diye arzettim. Peygamber şöyle buyurdu:

"Mal ve serveti çok olanlardır. Elbette önden, arkadan, sağdan ve sol-dan, şöyle ve böyle (infak ve ba-ğış) yapanlar hariçtir ve bunlar çok azdır. Zekat vermekten sa-kınan deve, inek ve koyun sahibi kimseleri kıyamet günü ilk önce hayvanlarının en büyüğü ve şiş-manı gelerek boynuzlar ve ayak-ları altında çiğner. En sonuncu-ları sona erince de ilkleri bu işe yeniden başlar ve bu iş, Allah in-sanlar hakkında hüküm verinceye kadar devam eder."

3118. Bölüm
Zenginlerden Kat Kat Ecri Olan Kimse

"Sizi bana yaklaştıracak olan ne mallarınız ve ne de çocuklarınızdır; yalnız, iman edip salih amelde bulunan kimselerin, işte onların yap-tıklarına karşılık mükâfatları kat kattır; işte onlar, yüksek derecelerde, güven içindedir-ler."
15357. İmam Bakır (a.s), zengin Şiilerden söz edilince adeta hakların-da denilen şeylerden hoşnut olmamış bir şekilde şöyle buyurmuştur: "Eğer mümin zengin, merhametli, ba-ğışlayıcı, dostlarına iyilik ve ihsan edici olursa,

Allah iyi işlerde in-fak ettiği şeylere karşılık mükafa-tını iki kat verir. Zira Allah-u Teala kitabında şöyle buyurmuş-tur: "Sizi bana yaklaştıracak olan ne mallarınız ve ne de çocuklarınızdır; yalnız, iman edip salih amelde bulunan kimselerin, işte onların yap-tıklarına karşılık mükâfatları kat kattır; işte onlar, yüksek derecelerde, güven içindedir-ler."

15358. İmam Sadık (a.s), zengin-lerden söz eden ve onları kötüleyen bir şahsa şöyle buyurmuştur: "Sus! Zengin kimse, eğer akrabalarına yardım eder, kardeşlerine ihsan-da bulunursa, Allah ona iki kat mükafat verir. Zira Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: "ne mal-larınız ve ne de evlatları-nız…"

3119. Bölüm
Zenginlerin Fakirlerin Açlığındaki Sorumluluğu

15359. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Münezzeh olan Al-lah, yoksulların rızkını zenginle-rin mallarında farz kılmıştır. Zengin, malı kendi zevkine har-cadığından dolayı fakir aç kal-mıştır. And olsun ki yüce Allah, onları bu işlerinden dolayı sor-guya çekecektir."

15360. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah zen-ginlerin mallarında, fakirlerin ih-tiyacına yetecek kadar hak farz kılmıştır. Eğer fakirler aç ve çıp-lak kalırlarsa, bu zenginlerin hak-larını vermemeleri sebebiyledir. Allah da kıyamet günü zenginleri hesaba çekme ve bu iş sebebiyle onlara azap etme hakkına sahip-tir."
15361. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Fakiri hakkından mahrum kılan bir zenginin gü-nahından daha büyük bir günah yoktur."

3120. Bölüm
Zenginlik (Çeşitli)

15362. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlerin yanına çok az gidiniz. Zira aziz ve celil olan Allah'ın nimetlerini hor ve hakir kılmamanız gerekir."
15363. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sana zenginliğinden dolayı saygı gösteren kimse, yok-sulluğunda seni hor görür."
15364. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Halden anlayan ve yardım eden zenginler çok az-dır."
15365. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nice zenginlerden müstağni olunulur."

15366. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İhtiraslı zengin fakir-dir."
15367. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zengin olur-sa ehli arasında değerli olur ve her kim fakir olursa ehli arasında hordur."
15368. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mal ve servetinden rızıklanmayan kimseyi asla zen-gin sanma."
15369. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik, gurbette vatan ve fakirlik ise vatanda gur-bettir."

15370. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik efendi ol-mayana efendilik bağışlar. Mal, zayıf insanı güçlü kılar."
15371. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kulun şu iki haslete güvenmesi doğru değildir: Afiyet ve zenginlik. Zira onu afiyette görürken aniden hastalanır; zen-gin görürken aniden fakirleşir."

15372. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Amel etmeden ahire-te ümit bağlayan kimse gibi ol-ma... (Böyle kimse) zenginlerle oyalanmayı, fakirlerle birlikte Al-lah'ı zikretmekten daha çok se-ver."
15373. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zenginlik izharında bulunmak da şükürdendir. Ken-dini fakir göstermek de fakirliğe sebep olur."
15374. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nice zengin insan neked'den daha zelildir. Nice fakir insan ise aslandan daha güçlüdür."
15375. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İşler Allah'ın derga-hına (kıyamette) arzedilince zen-gin ve fakirin kim olduğu (o za-man) belli olur."

398. Ko-nu

el-Gına
Şarkı-Müzik

el-Bihar, 79/239, 99. bölüm
el-Bihar, 79/248, 100. bölüm, el-Mearif ve'l-Melahi
el-Bihar, 79/254, 101. bölüm, Ma cevezze min'el-Gina
Vesail'uş-Şia, 12/225, 99. bö-lüm; Tahrim'ul Gina
Kenz'ul Ummal, 15/211, et-Teğenni
Kenz'ul Ummal, 15/226, el-Gina
Kenz'ul Ummal, 15/228, Mübah'ul Gina
Sünen-i Ebi Davud, 4/281, fi'n-Nehy an'il-Gina

bak.
245. konu, el-İstima'; 478. konu, el-Lehv

3121. Bölüm
Şarkı-Müzik

Kur'an:
"O halde putların pisliğin-den sakının ve batıl sözden sakının."
"İnsanlar arasında, Allah yolundan saptırmak için ger-çeği boş sözlerle değişenler vardır."
15376. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah beni alemlere rahmet olarak ve sazları, neyleri ve cahiliye işlerini yok (yasak) etmek içn gönderdi."

15377. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şarkı ve müzik din-lemekten sakının. Zira bu ikisi suyun yeşilliği bitirmesi gibi kalpte nifak bitirir."
15378. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya ve ahirette iki sese lanet edilmiştir: Nimet ha-linde ney sesine ve musibet es-nasında matem sesine."

15379. Abdulala şöyle diyor: "Ca-fer b. Muhammed'e (a.s) aziz ve celil olan Allah-u Teala'nın, "Putların pisliğinden sakının, ve batıl sözlerden sakının" ayetini sordum. Bana şöyle bu-yurdu: "Putların pisliğinden maksat satrançtır. Batıl sözlerden maksat ise şarkıdır." Ben daha sonra aziz ve celil olan Allah'ın şu ayetini sordum: "Ve insanlardan boş sözleri alan-lar vardır." İmam şöyle buyur-du: "Onun bir örneği de şarkı-dır."

15380. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şarkı söylemek, Al-lah-u Teala'nın kendisine ateş vaad ettiği günahlardan biridir. Nitekim şöyle buyurmuştur: "İnsanlar arasında, bir bilgisi olmadığı halde Allah yolun-dan saptırmak için gerçeği boş sözlerle değişenler ve Al-lah yolunu alaya alanlar var-dır. İşte alçaltıcı azâb bunlar içindir."

15381. İmam Rıza (a.s), kendisine şarkı söyleme hususunda soru soran, şarkı söylemek ve içki içmekle ünlü Muhammed b. Ebi Abbad'a şöyle buyurmuştur: "Hicaz ehlinin bu konuda bir görüşü vardır. Oysa bu amel batıl ve boş bir şeydir. Aziz ve celil olan Allah'ın şöyle buyurduğunu işitmedin mi: "Faydasız bir şeye rastladık-ları zaman yüz çevirip vakarla geçerler."
15382. İmam Sadık (a.s), aziz ve celil olan Allah'ın, "Onlar yalan yere şahadet etmezler" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "(Maksat) şarkı söylemektir."

15383. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Benim bir takım komşularım var. Onların da şarkı söyleyen ve Ud çalan cariyeleri var. Ben bazen tuvale-te gidince, onların sesini dinlemek için oturmamı uzatıyorum" diyen birisine şöyle buyurmuştur: "Bu işi yapma" O şahıs şöyle dedi: "Allah'a ye-min olsun ki bilerek oraya gitmi-yorum.

O sadece kulağımla din-lediğim bir şarkıdır." İmam Sa-dık (a.s) şöyle buyurdu: "Allah'a yemin olsun meğer sen Aziz ve celil olan Allah'ın şu sözünü işitmedin mi: "Şüphesiz kulak, göz ve kalp bütün bunların hepsi ondan sorumludur." O şahıs şöyle dedi: "Adeta Allah'ın kitabından olan bu ayetini arap ve arap olmayan hiç kimseden işitmemiştim. Mecburen bu ameli terk ettim ve yüce Al-lah'tan mağfiret diledim."

15384. Nafi' şöyle diyor: "İbn-i Ömer, bir ney sesi işitti. Parmak-larını kulağına koydu. Uzaklaştı ve şöyle dedi: "Ey Nafi'! Bir şey işitiyor musun?" Ben, "Hayır" dedim. Bu esnada parmaklarını kulaklarından çıkardı ve şöyle dedi: "Ben Allah Resulü (s.a.a) ile birlikteyken bir ses işitti ve böyle bir şey yaptı."

15385. Yaşlı birinden şöyle nakle-dilmiştir: "Ebu Vail, velime top-lantısına katıldı. Oradakiler, oy-nayıp zıplamaya, şarkı söylemeye başladılar. Ebu Vail ayağa kalka-rak şöyle dedi: "Abdullah'tan şöyle dediğini işittim: "Allah Re-sulü'nden (s.a.a) şöyle buyurdu-ğunu işittim: "Şarkı söylemek kalpte nifak bitirir."

3122. Bölüm
Şarkı Mirası

15386. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şarkıcılık, kendisin-den geriye nifak bırakır."
15387. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şarkı söylemek nifa-kın yuvasıdır."
15388. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şarkı söylemek, zina-nın tılsımıdır."
15389. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Üç şey kalbi katılaştı-rır: Boş sözler işitmek, avcılık ve sultanların sarayına gelip git-mek."

15390. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dört şey kalbi bozar ve kalpte suyun ağacı bitirdiği gibi nifak bitirir: Boş sözlere ku-lak vermek, kötü ve çirkin söz söylemek, sultanın sarayına gidip gelmek ve avcılık."
15391. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şarkı söylemek, su-yun ekini bitirdiği gibi kalpte ni-fakı bitirir."

3123. Bölüm
Şarkıcı Kadın

15392. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şarkıcı kadın mel'undur. Her kim ona yer ve-rirse ve gelirinden yerse, o da mel'undur."
15393. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Köpeğin ve şarkıcı kadının değeri (parası) haram-dır."
15394. İmam Sadık (a.s), kendi-sine şarkıcı cariyelerin satılması sorulunca şöyle buyurmuştur: "Onları alıp satmak haramdır. Onlara eğitim vermek küfürdür. Onların şarkısını dinlemek nifaktır."

15395. İmam Rıza (a.s), şarkıcı kadın alma hususunda sorulunca şöy-le buyurmuştur: "Bazen bu cariye insanı gaflet ve boş şeylerle meşgul etmektedir. Onun değeri köpeğin değeri gibidir. Köpeğin değeri ise haramdır. Haramın ye-ri ise cehennemdir."

399. Ko-nu

el-Gayb
Gayp-Gele-cek

Şerh-i Nehc'ül-Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 5/9, Turuk'ul Ahbar an'il-Guyub
el-Bihar, 18/105, 11. bölüm, s. 144, 12. bölüm; Ahbar-u Nebiyyuna bi'l-Muğeyyibat