Mizan'ul Hikmet-9.Cilt
 



KONULARA DIKKAT,KONULARIN DEVAMIDIR



15100. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sizlere dertlerinizi ve dertlerinizin çaresini gösterme-yeyim mi? Biliniz ki sizin dertle-riniz günahlarınızdır. İlaçlarınız ise mağfiret dilemektir."
15101. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her hastalığın bir ila-cı vardır, günahların ilacı ise mağfiret dilemektir."

15102. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendisine tövbe ih-san edilen kimse kabulden mah-rum kalmaz."
15103. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah kuluna şükür kapısını açıp da nimetin artış ka-pısını kapamaz; dua kapısını açıp da icabet kapısını kapamaz; ona tövbe kapısını açıp da mağfiret kapısını kapamaz."

15104. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yeryüzünde Allah'ın azabından iki eman vardı; onlar-dan biri kaldırılmış (elden çık-mış), diğeri ise yanınızdadır; o halde ona sarılın. Kaldırılmış olan eman Resulullah'tır; baki kalan eman ise istiğfardır. Nite-kim Allah-u Teala şöyle buyur-muştur: "Sen içlerinde oldu-ğun halde Allah onları azap-landıracak değildir ve onlar istiğfar ettikleri halde de Al-lah onları azaplandıracak de-ğildir."

15105. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah ümmetim için bana iki eman (güvenlik) indirdi: "Sen onların arasında oldu-ğun müddetçe Allah onlara azap etmeyecektir. Ve mağfi-ret diledikleri müddetçe de Allah onlara azap etmeyecek-tir." O halde ben gidince kıya-met gününe kadar aranızda mağ-firet dilemeyi (istiğfarı) baki bı-raktım."

3084. Bölüm
Seher Vaktinde Mağfi-ret Dileyenleri Övmek

Kur'an:
"(Takva sahipleri) Sabre-den, doğru olan, gönülden kulluk eden, hayra infak eden ve seher vakitlerinde bağış-lanma dileyenlerdir."
15106. İmam Sadık (a.s) Allah-u Teala'nın "…ve seher vakitle-rinde mağfiret dileyenler" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani seher vakti namaz kılanlar."

15107. İmam Sadık (a.s) Allah-u Teala'nın "… seher vakitlerinde mağfiret dileyenler" ayeti hak-kında şöyle buyurmuştur: "Onlar seher vakti vitir namazını kılınca yetmiş defa mağfiret diliyorlar-dı."
15108. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Seher vakti Allah'tan yetmiş defa mağfiret dileyen kimse bu ayetin ehlindendir."

15109. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim vitir nama-zında ayakta durduğu halde "es-teğfirullah ve etubu ileyh" (Al-lah'tan mağfiret dilerim ve Al-lah'a tövbe ederim) derse ve bu işi bir yıl sürdürürse Allah onun adını seher vaktinde mağfiret di-leyenlerden yazar ve aziz ve celil olan Allah'ın mağfireti ona ge-rekli olur."
15110. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah-u Teala üç sesi sever: Horozun sesini, Kur'an okuyan kimsenin sesini ve seher vakitlerinde mağfiret dileyenlerin sesini."

15111. Lokman (a.s) oğluna yaptığı tavsiyede şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Sadık horoz senden daha uyanık olmasın. Seher vakti sen uyuyunca o kalkar ve mağfiret diler."
15112. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şu üç grup iblis ve ordusunun zararlarından ko-runmuştur: "Allah'ı zikredenler, Allah korkusundan ağlayanlar ve seher vaktinde mağfiret dileyen-ler."
15113. Rivayet edildiği üzere Davud (a.s) Cebrail'e (a.s) en iyi vakti sordu ve Cebrail (a.s) ona şöyle buyurdu: "Bilmiyorum ama Arş seher vakitlerinde titremektedir."

15114. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah'ı çağıracağınız en iyi vakit seher vaktidir." Peygamber daha sonra Yakub'un sözü olan şu ayeti "Sizler için Rabbimden yakında bağışlanmanızı dile-yeceğim;" tilavet buyurdu. On-lar için dua etmeyi seher vaktine havale etmişti."
15115. İmam Sadık (a.s) bir riva-yette şöyle buyurmuştur: "Onlar için dua etmeyi Perşembeyi Cumaya bağlayan gecenin seher vaktine erteledi."

15116. İmam Kazım (a.s) Vitir namazının son rekaatından başını kaldırınca şöyle buyururdu: "Bu, iyi-likleri senden bir nimet olan, şükrü zayıf, günahı büyük, senin himayenden ve rahmetinden başka bir şeyi olmayan kimsenin makamıdır. Şüphesiz sen mürsel peygamberine indirdiğin kita-bında şöyle buyurdun:

"Gece-nin az bir bölümünde uyuyor, seher vakitleri ise mağfiret di-liyorlardı." Uykum uzun çekti, geceyi ihya etmem az sürdü. Şimdi seher vaktidir. Ben günah-larım için senin dergahından mağfiret diliyorum. Nefsi için ne bir fayda ve ne de bir zarar, ne ölüm ne hayat ve ne de diriliş sahibi olan kimse gibi mağfiret diliyorum." İmam daha sonra secde-ye kapanıyordu."

15117. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah yeryüzü ehline azap indirme-yi irade ettiğinde şöyle buyur-maktadır: "Eğer azametim sebe-biyle birbirini seven, mescitleri-mi bayındır kılan ve seher vakit-lerinde benden mağfiret dileyen kimseler olmasaydı şüphesiz azabımı indirirdim."
bak. 249. Konu, es-Sıhr, 300. konu, Selat (3), ; Vesail'uş Şia, 11/374, 94. Bölüm,

3085. Bölüm
İstiğfarın Günahları Yok Etmedeki Rolü

15118. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kul bir günah işle-yince sabahtan akşama dek ken-disine mühlet verilir. Eğer mağ-firet dilerse o günahı kendisi için yazılmaz."
15119. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir günah iş-lerse gündüz yedi saat kendisine fırsat verilir. Eğer bu mühlet bo-yunca üç defa esteğfirullah ellezi la ilahe illa huve'l hayyul kayyum (Kendisinden başka ilah olmayan Allah'tan mağfiret dilerim. O diridir ve kullarını gözetendir) derse bu taktirde kendisine gü-nah yazılmaz."

15120. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kul iyi bir iş yapmak ister de o işi yapmazsa Allah iyi niyeti sebebiyle ona sevap yazar. Eğer onu yaparsa kendisine on sevap verir. Bazen de kul kötü işe yeltenir de o iş yapmazsa kendisine bir günah yazılmaz. Eğer yaparsa kendisine yedi saat fırsat verilir.
İyilikleri kaydet-mekle memur olan melek sol el-deki kötülükleri yazan meleğe şöyle der: "Acele etme, belki bu kötü işin ardından iyi bir iş yapar da o kötülüğü temizler. Zira aziz ve celil olan Allah şöyle buyur-muştur: "Şüphesiz iyilikler kö-tülükleri ortadan kaldırır." Belki de mağfiret diler.

O halde eğer şöyle derse: "Esteğfirullah ellezi lailahe illa huve alim'ul gaybi ve'ş şahadeti al aziz'ul He-kim el gafur'ur rahim zülcelali ve'l ikram ve etubu ileh (kendi-sinden başka ilah olmayan Al-lah'tan mağfiret dilerim. O görü-len ve görülmeyeni bilendir. Azizdir ve hikmet sahibidir. Ba-ğışlayandır, rahmet sahibidir. Ce-lallidir, yücedir ve onun dergahı-na tevbe ederim) kendisine hiç-bir günah yazılmaz. Ama yedi saat geçer de o günahtan sonra bir sevap yapmaz ve mağfiret de dilemezse iyilikleri yazmakla gö-revli olan melek kötülükleri ve günahları yazmakla görevli olan meleğe şöyle der: "Bu mutsuz ve mahrum insanın aleyhine yaz."

3086. Bölüm
Mağfiret Dilemek ve Rızkın Artışı

Kur'an:
"Rabbinizden mağfiret di-leyin, sonra O'na tövbe edin ki, belli bir süreye kadar sizi güzelce geçindirsin ve her fa-zilet sahibine faziletinin kar-şılığını versin."
"Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tövbe edin ki size gökten bol bol yağmur göndersin, kuvve-tinize kuvvet katsın; suçlular olarak yüz çevirmeyin."
15121. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mağfiret dilemek rız-kı artırır."
15122. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mağfiret dile ki rızık-landırılasın."
15123. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim çok mağfiret dilerse Allah her hüznünden do-layı kendisine bir rahatlık verir, her darlıktan dolayı bir çıkış yolu nasip eder."

15124. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah, istiğfar etmeyi, rızkın bollaşmasına ve mahluka-tın rahmetine bir sebep kılmış ve şöyle buyurmuştur: "Rabbiniz-den bağışlanma dileyin; doğ-rusu O, çok bağışlayandır." Tövbeye yönelen, hatasının af-fedilmesini isteyen ve ahirete koşan kimseye Allah rahmet et-sin."
15125. İmam Ali (a.s) kendisine, "Hayatın zorluğundan, fakirlikten ve ailesinin kalabalık olmasından şika-yette bulunan bir Bedeviye şöyle bu-yurmuştur: "O halde mağfiret dile zira aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Rabbinizden mağfiret dileyin şüphesiz Al-lah mağfiret edicidir."

O şahıs bir müddet sonra ye-niden İmam Ali'nin (a.s) geri döndü ve şöyle arzetti: "ey Mü-minlerin Emiri! Ben Allah'ın dergahından çok mağfiret dile-dim ama benim için bir genişlik hasıl olmadı." İmam şöyle bu-yurdu: "Belki de mağfiret dile-menin doğru yolunu bilmiyor-sun." O Bedevi, "Bana öğret" diye arzetti.

İmam şöyle buyur-du: "Niyetini halis kıl, Rabbine itaat et ve şöyle de: "Allahumme inni esteğfiruke min kulli zenbin keviye aleyhi bedeni bi'fiyetik salli ala hıyereteki min halkik muhammedin en nebiyyin (s.a.a) ve alihi etteyyibin ettahirin ve ferric anni" (Allah'ım! şüphesiz ben senden senin verdiğin afi-yetle bedenimin güç yitirebildiği her günahtan dolayı senden mağfiret dilerim…yaratıklarının en hayırlısı olan Muhammed Peygambere (s.a.a) ve tertemiz ehli beytine selavat gönder ve bana kurtuluş ver…
O bedevi şöyle diyor: "Ben böylece defalarca mağfiret dile-dim. Allah hüznümü ve darlığı-mı ortadan kaldırdı. Rızkıma ge-nişlik verdi. Mihnet ve meşakka-timi yok etti."
bak. Er-Rızk, 1491. Bölüm

3087. Bölüm
Yakınlaştırılmışların Mağfiret Dilemesi

15126. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bazen kalbim tozla-nıyor ve ben günde yüz defa Al-lah'tan mağfiret diliyorum."
15127. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bazen kalbim tozla-nıyor ve ben günde yetmiş defa Allah'ın dergahından mağfiret diliyorum."
15128. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) hiçbir günah işlemediği halde günde yetmiş defa Allah'ın der-gahına tevbe ediyordu."
15129. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) günde yetmiş defa aziz ve celil olan Allah'ın dergahına tevbe ediyordu." "Ben (ravi) şöyle ar-zettim: "Acaba esteğfirullah ve etubu ileyh" cümlesini mi buyu-ruyordu: İmam şöyle buyurdu: "Hayır o şöyle diyordu: "etubu ilellah" (Allah'a tevbe edip yöne-liyorum."

Ebu Hamid Gazali herkese ve her durumda tevbenin farz olduğunu izah ederek şöyle yazmıştır: Sürekli olarak ve her haliyle tevbe etmenin farz olduğunun beyanı şudur: "Hiçbir kul günahtan münezzeh değildir. Ya organlarıyla Allah'a isyan eder veya bazı haletlerde organlarıyla Allah'a isyandan münezzeh olsa da kalbinden günah niyeti geçer.

Eğer günah niyetinden de münezzeh olsa Allah'tan gafil kılıcı çeşitli düşünceleri kalbine atan şeytanın vesveselerinden münezzeh olamaz. Eğer bundan da münezzeh olsa Allah'ı, sıfatlarını ve fiillerini tanımak kusurundan ve gafletinden münezzeh olamaz. bunların hepsi de noksanlıktır ve bu noksanlığın bir takım sebepleri vardır. Bu sebepleri, zıt sebeplerine yönelerek terketmek bir yoldan dönüp zıt bir yola girmektir ve maksat tevbe edip dönmektir. Velhasıl insanın bu noksanlıklardan uzak olması düşünülemez. Elbette bu noksanlık insanlarda farklılık arzetmektedir.

Ama aslının olmaması imkansızdır. Bu yüzden Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bazen kalbim tozlanıyor, öyle ki bu yüzden de her gece-gündüz yetmiş defa Allah'tan mağfiret diliyorum." Hakeza bu yüzden Allah-u Teala Peygamberi bu ayetle yüce kılmıştır: "Ta ki Allah önceki ve sonraki günahlarını bağışlasın." Peygamber bile bu durumda ise diğerlerinin durumu ne olacak düşünün."

Ben şöyle diyorum: "Kavaid'ul Akaid" kitabında ibadetler bölümünde, beyan ettiğimiz üzere Peygamberlerin ve vasilerinin günahları bizim günahlarımız gibi değildir. Onların günahları Allah'ı sürekli zikretmeyi terketmek, mübah işlere koyulmak ve neticede bir çok fazladan mükafat ve ecirden mahrum kalmak anlamındadır.

Kafi'de Hasen senediyle Ali bi. Reab'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ebu Abdillah'es Sadık'a (a.s), "Size ulaşan her musibet amelleriniz sebebiyledir. Allah bir çok günahları bağışlar" ayetini sordum ve şöyle arzettim: "Acaba size göre Ali'ye (a.s) ve daha sonra da hanedanına çatan musibetler onların ameli sebebiyle midir? Oysa onlar temiz ve masum bir hanedandır." İmam (a.s) şöyle bu-yurdu:

"Allah Resulü (s.a.a) hiçbir günah işlemediği halde gece gündüz Allah'a tevbe ediyordu ve yüz defa mağfiret diliyordu. Şüphesiz Allah kendi veli kullarını hiçbir günah iş-lemedikleri halde musibetlere düçar kılmakta ve bu sebeple de bir çok ecir ve sevap vermektedir. (Ayette musibetlere sebep olan günahlar) bizim günahlarımıza benzer günahlardır".
bak. Et-Tevbe, 454. Bölüm; 435. Konu, el-Mukarrebun

3088. Bölüm
Günah İşlemeye Israr Ettiği Halde Mağfiret Di-lemekten Sakınmak


15130. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Günahı sürdürdüğü halde mağfiret dilmek de bizzat yeni bir günahtır."
15131. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Günahtan mağfiret dilediği halde yine de günahı sürdüren kimse alay eden kimse gibidir."
15132. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Günahtan mağfiret dilediği halde yine de günah ya-pan kimse Rabbini alaya alan kimse gibidir."
15133. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim diliyle mağ-firet idiler ve kalbiyle pişman olmazsa kendisini alaya almış-tır."
15134. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah nezdinde en iyi istiğfar günahları terketmek ve pişman olmaktır."
Bak. Ez-Zenb, 1376. Bölüm, et-Tevbe, 459. Bölüm

3089. Bölüm
Kendisine İstiğfarın Fayda Vermediği Kimse

Kur'an:
"Onların ister bağışlanma-sını dile, ister dileme, birdir. Onlara yetmiş defa bağışlan-ma dilesen Allah onları asla bağışlamayacaktır. Bu, Alla'ı ve peygamberini küfretmele-rinden ötürüdür. Allah fâsık topluluğu doğru yola eriştir-mez."
"Onlar için, bağışlanma dilesen de dilemesen de bir-dir; Allah onları asla bağışla-mayacaktır. Doğrusu Allah, yoldan çıkmış milleti doğru yola eriştirmez."
bak. Ez-Zenb, 1368, 1376. Bö-lümler; el-Cihad, (3) 594. Bölüm

393. Ko-nu

el-Gaflet
Gaflet

el-Bihar, 73/154, 125. bölüm, Gaflet ve'l-Lehv

bak.
169. konu, ez-Zikr; 332. ko-nu, el-İbret; 475. konu, el-Legv; 478. konu, el-Lehv; 551. konu, el-Mevize; es-Sevk, 1936; el-Marifet (3), 2637. bölüm


3090. Bölüm
Gafletten Sakındırmak

Kur'an:
"Ona: "And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskin-dir" denir."
bak. A'raf Suresi, 205. ayet; Yunus Suresi, 7 ila 8. ayetler; Mer-yem Suresi, 39. ayet; Enbiya Suresi 1, 2, 97. ayetler
15135. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet düşmanların en zararlısıdır."
15136. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet ahmakların hasletidir."
15137. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet nefislerin sa-pıklığı ve her türlü uğursuzlukla-rın başıdır."
15138. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet sapıklıktır."

15139. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet insanı aldatır ve helak olmaya yaklaştırır."
15140. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet (hak yoldan) sapma nedenidir."
15141. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet (hak yolu) kaybetme sebebidir."
15142. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet uyanıklığın zıddıdır."
15143. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendisine gaflet üs-tün gelen ve neticede de (ahiret) yolculuğunu unutan ve kendini hazırlamayan kimseye eyvahlar olsun."

15144. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Devlet (talih) nişane-lerinden biri de gafletin azlığı-dır."
15145. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer şeytan düşman-sa o halde gaflet neden?"
15146. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflete yönelmek al-danmaya sebep olur."

15147. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet, cefa ve Al-lah'a itaat hususunda yardımcıla-rın azlığından uzak dur."
15148. Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: "Ey Ahmed! Düşünceni tek bir düşünce kıl, dilini tek bir dil kıl, bedenini diri kıl, benden gaflet etme, zira her kim benden gaflet ederse hangi vadide helak olacağına önem vermem."
15149. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ömrü, ahirette aley-hine bir hüccet ve delil olan gafi-le hasret (eyvahlar-yakınmalar) olsun ki yaşam günleri onu kötü-lüğe sürmüş, götürmüştür."

15150. İmam Ali (a.s) takva sahiplerinin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Korkuyla geceler, neşeyle sabahlar, gaflete düşmekten çekinerek korkar, rahmet ve fazilete nail olduğundan sevinir."
15151. İmam Ali (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Eğer gafiller arasında olsa Alalh'ı zikredenlerden yazılır. Allah'ı zikredenler arasında olsa gafillerden yazılmaz."

15152. İmam Ali (a.s) meleklerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Onlar senin katındaki yerlerin-dedirler, yerleri senin yanındadır. İstekleri sende toplanır. İbadet-lerinin hepsi sanadır. Emrinden gafletleri azdır. O halde kendile-rine gizli olan hakikatinin kün-hüne de erseler, şüphesiz amelle-rini naçiz sayanlar."
15153. İmam Ali (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Gafletlerin cehaleti kararlarına üstün gelmez. Şehvetlerin aldatıcılığı irade ve himmetlerine etki etmez."

3091. Bölüm
Gaflet ve Uyanıklık

15154. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflete karşı uyanık-lıkla savaşınız."
15155. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Uyanıklık nurdur."
15156. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Uyanıklık (hakikati) görmektir."
15157. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dinde uyanıklık, in-sanlara rızık olarak verilen bir nimettir."

15158. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Uyanıklıktan yardım talep etmeyen kimse koruyucu-lardan asla faydalanamaz."
15159. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey duyan kimse! Sar-hoşluğundan ayıl, gaflet uyku-sundan uyan ve hızını azalt."
15160. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her zaman ve fetret dönemlerinde, büyük nimetler sahibi Allah'ın, fikirlerine ve akıllarına ilham ettiği, akıl ve dü-şünceleriyle konuştuğu kullar var olmuştur. Bunlar, gözlerindeki, kulaklarındaki ve kalplerindeki uyanış nuruyla aydınlanmışlar-dır."
bak. 3095, 2, 3102. Bölümler; 193. Konu, el-Murakıbe

3092. Bölüm
Gaflet Uykusundan Uyanmaya Teşvik

15161. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ömrü sona ermeden önce gaflet uykusundan uyanacak kimse var mıdır?"
15162. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ölümü gelip çatma-dan önce uykudan uyanacak kimse var mıdır?"
15163. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kalplerin gafleti ol-duğu taktirde gözlerin uyanıklığı fayda vermez."
15164. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet ve aldanmanın sarhoşluğu şarabın sarhoşluğun-dan daha geç gider."

15165. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey insan! Seni güna-hına karşı cesaretlendiren nedir? Seni Rabbine karşı aldatan ne-dir? Kendi kendini mahvetmene sebep olan nedir? Derdine deva mı yoktur, yoksa gaflet uyku-sundan mı uyanamadın?"
15166. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Size kitabı öğrettim, delil ve hüccet yollarını sizlere bellettim, tanımadığınız şeyleri tanıttım, ağzınızdan attığınız su-yu size tatlı tatlı içirdim. Keşke kör görseydi de, uyuyan uyan-saydı!"
15167. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bana ne oluyor da si-zi ruhsuz cesetler, cesetsiz ruh-lar, ıslah olmadan ibadet eden, kazanmadan ticaret yapan kullar olarak görüyorum. Uykuya dal-mış uyanıklarsınız, bedeniniz burda, ruhunuz yok, kör gibi ba-kıyorsunuz."

3093. Bölüm
Kendisinden Gaflet Edilmeyen Gafil

15168. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kendisinden gaflet edilmediği halde gafil olan kim-seye şaşarım. Ölüm peşinde ol-duğu halde dünyanın peşice ko-şan kimseye şaşarım. Allah'ın kendisinden hoşnut olup olma-dığını bilmediği halde gülen kimseye şaşarım."

15169. Selman-i Farisi şöyle diyor: "Altı şeye şaşıyorum, bunun üç şeyi beni güldürüyor, diğer üç şey ise beni ağlatıyor. Beni ağla-tan üç şey, Muhammed'in seven-lerinden ayrılmak, kıyamet gü-nünün korku ve dehşeti ve aziz ve celil olan Allah karşısında durmak. Beni güldüren üç şey ise şunlardır: "Ölüm peşinde ol-duğu halde, dünyanın peşinde koşan kimse, kendisinden gaflet edilmediği halde gaflet içinde ya-şayan kimse ve üçüncüsü de Al-lah'ın kendisinden hoşnut olup olmadığını bilmediği halde gülen kimse."

15170. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıllı insanların güzel (ahiret azığı) talep etmekten ve dönüş için hazırlanmaktan gaflet edişine şaşarım."
15171. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizlere ölümü hatır-lamanızı ve ölümden az gaflet etmenizi tavsiye ederim. Sizden gafil olmayan bir şeyden siz nasıl gaflet edersiniz?"

15172. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya ehlinin çeşitli hallerde akşamını sabah ettiğini görmez misiniz? Birisi ölür, ölü-ye ağlanır, diğeri kalır, ona da baş sağlığı dilenir, birisi derde uğrar, diğeri ziyaret eder. Birisi can vermek üzeredir. Biri dün-yayı ister, halbuki ölüm de onu istemektedir. Birisi gaflet eder, oysa kendisin-den gaflet edilmez. Geride kalanlar da geçip gidenlerin izi üzere giderler."

15173. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey kendilerinden gaf-let edilmeyen (gafil) insanlar! Ey (Allah'ın emrini) terk ettiklerin-den hesaba çekilecek olanlar! Bana ne oldu da, sizin Allah'tan ayrılıp, başkasına rağbet eden-lerden olduğunuzu görüyo-rum."
15174. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey ademoğlu! Eyvahlar olsun sana! Ey kendi-sinden gaflet edilmeyen gafil kimse! Ey ademoğlu! Ölüm her şeyden daha hızlı bir şekilde sana gelip çatacaktır. Büyük bir hızla sana doğru gelmekte ve seni aramaktadır."

3094. Bölüm
Gafiller İçin Bir Uyarı

15175. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey dinleyip işiten, sa-kın, sakın! Ey gafil çalış, çalış! Her şeyden haberdar olan gibi sana kimse haber veremez."
15176. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey gören gözleri, du-yan kulakları olanlar! Ey afiyet ve dünya malı olanlar! Kaçıp sı-ğınılacak, kurtuluşa erişilecek, güvene kavuşulacak, kaçıp gizle-nilecek bir yer var mı? (Elbette yok!) Nasıl da döndürülüyorsu-nuz? Nereye götürülüyorsunuz? Neye aldanıyorsunuz?"

15177. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "O halde geri kalan günlerinizi idrak edin! Nefisleri-nizi sabretmeye alıştırın, direnin. Çünkü gaflet içinde geçirdiğiniz ve öğüt almadığınız günlere göre geri kalan günler çok azdır."

15178. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizden önce daha çok yaşayıp eser bırakanların, olma-yacak emeller peşinde koşanların, yurdunda değil misiniz?... Ondan sonra, kendilerini menzile ulaştıracak azık almadan, o güç yolları aşacak binekleri olmadan gö-çüverdiler. Acaba dünyanın, onlardan birini fidye karşılığı bıraktığını, onlara yardımda bulunduğunu, onlarla dostluk kurduğunu gördünüz mü hiç?... Onlara açlıktan başka bir azık mı verdi?...Acaba böyle bir dünyayı mı tercih ediyorsunuz?"

15179. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eceli hatırlamak kal-binizden silinmiş, yalan istekler sizi kuşatmış, dünya sizi ahiret-ten fazla avucuna almış."
15180. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Size ne oluyor ki, dünyada edindiğiniz az şeye se-viniyor, ahiretten yitirdiğiniz çok şeye üzülmüyorsunuz!? Dünya-dan yitirdiğiniz az ve önemsiz şeyler sizi ızdıraba itiyor, ızdıra-bınız yüzlerinizde beliriyor."

15181. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eyvahlar olsun adem oğluna! Onu gafil kılan nedir ve onu kemalinden mahrum kılıp şaşkınlık içinde bırakan ne-dir?"

15182. İmam Ali (a.s), "Çokluk-la övünme kuruntusu sizi o kadar meşgul etti ki, mezarla-rı ziyaret ettiniz" ayetini okuduk-tan sonra şöyle buyurmuştur: "Ne kadar uzak bir hedef, ne kadar gafil ziyaretçiler, ne kadar da bü-yük ve rüsva edici bir iş!"

15183. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Feryadı duymayan kul, yavaş sesi nasıl duysun?"
15184. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ömrü ahirette aley-hinde bir delil olan gafile hasret (eyvahlar-yakınmalar) olsun ki yaşam günleri onu kötülüğe sürmüş, götürmüştür."
15185. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nice gafil kimseye, giymek için dokuduğu elbise ke-fen olur. Oturmak için bir ev yaptığı halde, o ev kendisine mezar olur."

15186. Allah-u Teala Musa'ya (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer gaf-let uykusuna girmek, mutsuzluk yolunu katetmek ve şehvetlere tabi olmak olmasaydı, bir grup nasıl hayattan lezzet alabilirlerdi. Bu işlerin sıddıklarda (gerçek müminlerde) olmaması sebebiyle onlar kararsızlık ve sabırsızlık göstermektedirler."

3095. Bölüm
Gaflete Engel Olan Şey

15187. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sürekli Allah'ı hatır-lamakla gaflet perdeleri kenara itilir."
15188. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Her ne kadar yapamasan da iyi bir iş yapmaya niyet et ki gafiller züm-resinden yazılmayasın."

15189. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamanı ta-nırsa, (ahiret için) hazırlanmak-tan gafil olmaz."
15190. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yolun uzunluğu için uzun korkudan yardım alın. Zira nice gafil kimse, gafletine itimat etmiş, ömrünün mühletini baha-ne edinmiş ve bu yüzden arzu-sunu uzatmış, saraylar dikmiştir. Ama ecelinin yakınlaşması, arzu-sunun uzaklığını kısaltmış ve ani ölümünün gelip çatması ümidini kesmiştir."
15191. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Farz namazlara önem veren ve onları vaktinde kılan mümin gafillerden değildir."

3096. Bölüm
İnsanların En Gafili

15192. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların en gafili dünyanın değişikliklerinden öğüt almayan kimsedir."
15193. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyanın olayların-dan ve değişimlerinden ibret al-mayan kimseye öğütler etki et-mez."

15194. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Apaçık işe çağırıldı-nız; bunu ancak kör olan gör-mez, sağır olan duymaz. Allah'ın bela ve tecrübelerle fayda ver-mediği kişiye, hiç bir öğüt fayda vermez. Dar görüşlülük önünü keser, böylece kötülüğü iyi ve iyiliği de kötü bilir."
bak. 332. Konu, el-İbret; 551. el-Mevize

3097. Bölüm
Gaflete Düşürücü Şey-ler

15195. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eyvahlar olsun sana ey ademoğlu! Bil ki oburluğun verdiği ağırlık, mide dolgunluğundan kaynaklanan tembellik, tokluk sarhoşluğu ve kudretten hasıl olan gaflet, insanı amel hususunda ağırlaştıran ve tembel kılan, insana Allah'ın zikrini unutturan, ölümün yaklaşmasından gafil kılan şeylerdendir. Öyle ki dünya sevgisine düçar olan bir insan, şarabın mestliğinden deli olmuş kimse gibidir."

15196. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gafletten sakınınız. Şüphesiz gaflet, duygu ve his bozukluğundandır."
15197. İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mal ve evlat çokluğuyla övün-mek, bütün insanları mezarları ziyaret edecekleri ölçüde (yada ölünceye kadar) gafil kılmış-tır."

15198. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Bedevi olur-sa, cefa eder (kabalaşır). Her kim av peşinde koşarsa, gaflete düşer. Her kim sultanın yanından ayrılmamayı tercih ederse, fitne ve fesada sürüklenir."

3098. Bölüm
Gafil İnsanın Nişane-leri

15199. Lokman (a.s), oğluna yaptı-ğı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Her şeyin kendisiy-le tanındığı ve varlığına tanıklıkta bulunduğu bir alameti vardır… Gafilin ise üç alameti vardır: Hata, oyalanmak ve unutkanlık"
15200. İmam Ali (a.s), gafil insa-nın sıfatı hakkında şöyle buyurmuş-tur:

"O kendilerini hedefine ulaş-tıracak bir yolu ve kılavuzu olan bir imamı olmadan, Allah'ın kendisine verdiği mühleti gafiller ve günahkarlarla geçirir (değer-lendirmez.)… Günahlarının ce-zasını görünce ve gaflet perdele-rinden sıyrılınca bu defa kendile-rine yüz çevirene (ahirete) yöne-lirler ve kendilerine yönelenden (dünyadan) yüz çevirirler. Taleb edip ulaştıkları ve ihtiyaçlarını giderdikleri şeylerden fayda görmediler."

15201. İmam Ali (a.s), hakeza şöy-le buyurmuştur: "Adeta kastedilen (emir, yasak, vaad ve tehditlerin muhatabı) kalplerden başkasıdır ve adeta onların saadet ve nasibi dünyalarını elde etmektedir."
15202. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gafilin ameli olmaz. (Kalp gafleti içinde yapılan amel-lerin hiçbir değeri yoktur ve red-dedilmiştir)"
15203. İmam Hasan (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet, camileri terk etmen ve bozuk insana itaat et-mendir."

3099. Bölüm
Gafletin Sonuçları

15204. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim gafil olursa cahil kalır."
15205. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gafletten sakın. Zira ki gaflette kalp katılığı vardır."
15206. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin gafleti uzun sürerse, helak oluşu hızla-nır."
15207. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kime gaflet üs-tün gelirse, kalbi ölür."

15208. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gafletin devam et-mesi, basiret gözünü kör eder."
15209. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gafletten ve mühlete aldanmaktan sakın. Zira gaflet işleri bozar."
15210. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim nefsini he-saba çekerse faydalanır. Her kim nefsinden gaflet ederse hüsrana uğrar."
15211. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamanın olaylarından gafil olursa, ölümün taktir eli kendisini (gaflet uyku-sundan) uyandırır."

3100. Bölüm
Gaflet Olarak Yeten Şey

15212. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ömrünü kendisini kurtarmayacak şeyler yolunda zayi etmesi insana gaflet olarak yeter."
15213. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsana himmetini, kendisini ilgilendirmeyen şeyler-de tüketmesi gaflet olarak ye-ter."
15214. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sapıklıkta olmak gaf-let için yeterlidir."
bak. el-Cehl, 603. Bölüm

3101. Bölüm
Görmezlikten Gelmeyi Övmek

15215. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz akıllı insa-nın yarısı tahammül, diğer yarısı ise görmezlikten gelmektir."
15216. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Görmezlikten gel ki işin övülsün."
15217. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yüce insanın en üs-tün ahlakı, bildiği şeyi görmez-likten gelmesidir."
15218. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En iyi yüce haslet bildiğin şey hususunda görmez-likten gelmendir."

15219. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yüce kişinin en iyi amellerinden biri, bildiğini gör-mezlikten gelmesidir"
15220. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir çok şey hususunda görmezlikten gelmez ve göz yummazsa hayatı tatsız olur."
15221. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s), yaptığı vasiyetlerinden birinde şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Bil ki dünyanın salahı tümüyle iki kelimededir: Hayatın durumunun düzelmesi üçte ikisinin teveccüh ve uyanıklık, üçte birinin ise

görmezlikten geldiği dolu bir ölçektir. Zira insan sadece bildiği ve farkına vardığı şeyler hususunda görmezlikten gelir."
15222. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hayatın durumunun ve insanlarla muaşeretin düzel-mesi üçte ikisi teveccüh ve uya-nıklık, üçte birisi ise görmezlik-ten gelmek olan dolu bir ölçek-tir."

15223. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Toplumsal hayat ve muaşeretin durumunun düzel-mesi, üçte ikisi teveccüh ve uya-nıklık, üçte biri ise göz yummak-tan ibaret olan dolu bir ölçek-tir."
15224. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Görmezlikten gelmek gibi bir hilim ve bilmezlikten gelmek gibi bir akıl yoktur."

3102. Bölüm
Gafletin İlacı

15225. İmam Ali (a.s), Peygam-ber'in sıfatı hakkında şöyle buyur-muştur: "O (Peygamber), dertle-rine deva bulmak için tıp bilgi-siyle hastalarını dolaşan bir he-kimdir. İlaçlarını sağlam hazır-lamış ve tıp malzemelerini ısıt-mıştır, ihtiyaç duyulduğunda on-larla kör gönülleri, sağır kulakla-rı, söylemez dilleri iyileştirir. Gaflet ve şaşkınlık içinde olanları ilaçlarıyla iyileştirmek için arar bulur."

15226. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "O halde kalbindeki boşluk derdini kararlılıkla, ba-şındaki gaflet uykusunu da uya-nıklıkla tedavi et."
15227. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya yerine zikri tercih eden bir zikir ehli vardır. Onları ne ticaret ne de alış veriş bundan alıkoyabilmiştir. Bu şe-kilde yaşamaya devam etmişler-dir. Her zaman gafillerin kulak-larına Allah'ın haramlarından kaçınmayı fısıldamışlardır."

15228. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizlere ilahi takvayı tavsiye ediyorum…Takvayla uy-kunuzu uyanıklığa çeviriniz ve gününüzü takvayla sona erdiri-niz."

394. Ko-nu

el-Gill
Kin ve Hıya-net

el-Bihar, 79/180, 91. bölüm, es-Sirket ve'l-Gulul
bak.
117. konu, el-Hikd; el-Musahefe, 2256. bölüm; el-Mal, 3765. bölüm
3103. Bölüm
Kin

Kur'an:
"Kalbimizde müminlere karşı kin bırakma."
"Biz onların gönüllerinde olan kini çıkardık."
15229. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kin kalplerin hastalı-ğıdır."
15230. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kin kötülüğün to-humudur."
15231. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kin iyi işleri ortadan kaldırır."

15232. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kin açısından kalple-rin en şiddetlisi kinli insanın kal-bidir."
15233. Hz. İsa (a.s) şöyle buyur-muştur: "Ey kötü kullar! İnsanları zan üzere kınıyorsunuz da ken-dinizi yakin üzere kınamıyor musunuz? Ey Allah'ın kulları! Başlarınızı tıraş ediyor, elbisele-rinizi kısaltıyor, başlarınızı önü-nüze eğiyor ama kalplerinizden kinleri çıkarmıyor musunuz?"

15234. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ümmetim birbirine karşı kin beslemezse onlar karşı-sında bir düşman boy göstere-mez."
15235. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kötülüğü başkaları-nın göğsünden uzaklaştır ki ken-di göğsünden de biçip atsın."

15236. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Siz kinleriniz üzerin-de birbirinizle ittifak ettiniz, dostluklarınız tezekler arasında biten bitki gibidir, emel sevgi-sinde birleştiniz, mal kazanmada birbirinize düşman oldunuz."
15237. İmam Bakır (a.s) Allah-u Teala'nın, "Göğüslerinde olan kinleri söküp aldık" ayeti hak-kında şöyle buyurmuştur: "Yani on-ların arasından düşmanlığı orta-dan kaldırdık."

15238. İmam Ali (a.s) meleklerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Kötü davranışlar onları birbi-rinden ayırmadı, hasetten dolayı birbirinden yüz çevirmediler"

15239. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ben, Allah yolunda kınayıcının kınamasına aldırış etmeyen, simaları sıddıkların si-ması, sözleri iyilerin sözleri olan bir toplumdanım… Büyüklen-mezler üstünlük taslamazlar, kin gütmezler, bozgunculuk yap-mazlar."