Mizan'ul Hikmet-9.Cilt
 



3017.Bölüm İnsanların Ayıbını Araştırmak


Kur'an:
"Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay hali-ne!"
"Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının, zira zan-nın bir kısmı günahtır. Birbi-rinizin suçunu araştırmayın; kimse kimseyi çekiştirmesin; hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? On-dan tiksinirsiniz; Allah'tan sakının, şüphesiz Allah tövbe-leri daima kabul edendir, acı-yandır."

14693. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ayıplayan kimse, kı-nanmış ve itibarsızdır."
14694. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ayıpları araştırmak, ayıpların en çirkini ve kötülükle-rin en kötüsüdür. "
14695. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Başkalarının ayıpları-nı aştırmak da ayıptır."
14696. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir ayıp ararsa onu bulur."

14697. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Senin nezdinde in-sanların en nefret edileni ve on-lardan sana en uzak olanı her-kesten çok insanların ayıbını araştıran kimse olmalıdır."
14698. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanların gizli ayıplarını araştırırsa Allah onu kalplerin dostluğundan mahrum kılar."
14699. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanların ayıbını araştırırsa işe kendi ayıp-larından başlamalıdır."
14700. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim başkalarının sırrını araştırırsa Allah da onun sırlarını ifşa eder."
14701. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Müslüman kardeşinin ayıbını ve çirkinliğini aşikar kılarsa, Allah da onun çir-kinliğini aşikar kılar ve böylece onu kendi evinde de rezil rüsva eder."
14702. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanların ayıpları peşinde koşturursa Allah da onun ayıplarını ve çirkinlikle-rini açığa çıkarır."

14703. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Müminlerin ayıplarını araştırmayınız. Zira her kim müminlerin ayıplarının peşice koşarsa, Allah da onun ayıplarını takip eder. Her kimin de Allah ayıplarını takip ederse, onu evinin içinde olsa dahi rezil rüsva eder."
14704. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların ayıplarını araştıran kimselerle muaşeret etmekten sakının. Zira onlarla arkadaş olan kimse bile onlardan güvende olamaz."

14705. Mesih (a.s) şöyle buyurmuş-tur: "Acaba sizden biri, bir kar-deşinin yanından geçer, avret mahallindeki elbisesinin kenara itildiğini gördüğünde onu daha fazla kenara mı iter veya onu ilk haletine döndürür ve onu örter mi?" Onlar şöyle arzettiler: "İlk haletine döndürür ve örter." Mesih (a.s) şöyle buyurdu: "Öyle değildir, aksine onu daha da açarsınız."
14706. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Yönetici, insanlar arasında iftira ve kötümserlik di-lerse, şüphesiz onları bozar."

14707. İmam Ali (a.s), Mısır'a ta-yin ettiğinde Malik'i Eşter'e yazdığı mektubunda şöyle yazmıştır: "Sen-den en uzak ve nezdinde en se-vilmeyen kimse, halkın ayıplarını araştıranlar olsun. İnsanların ayıpları vardır. Valiler, bunları örtmeye en layık olan kimseler-dir. Onların bilmediğin ayıplarını araştırmaya kalkışma; sana düşen, gördüklerini temizlemendir. Bilmediklerin hakkında da Allah hükmeder. Halkın ayıplarını gücünün yettiğince ört ki Allah da senin halktan gizli kalmasını istediğin ayıplarını örtsün."

14708. Resulullah (s.a.a), insanla-rın kötülerinin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Laf taşıyanlar, dostların arasını ayıranlar ve gü-nahsız kimseler için günah ara-yan kimselerdir."

3018. Bölüm
İnsanların Ayıplarını Unutmamaktan Sakın-dırmak

14709. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'a en uzak olan kul, birisiyle dostluk kuran ve bir gün kendisini kınaması için sürçmelerini (aklında) tutan kim-sedir."

14710. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Müminin avreti, diğer mümine haramdır" sözü hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Bu senin san-dığın gibi değildir. Aksine mü-minin avretinden maksat, mümin kardeşinin söylediği sözün eleştirilecek bir yeri olduğunu görünce, onu kendi nezdinde tutmak ve bir gün ona öfkelen-diğinde de o söz sebebiyle onu kınamaktır."
14711. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın salim olması için başkalarının ayıbını belle-ğinde az tutmak yeterlidir."
bak. el-İman, 285. Bölüm; et-Ta'yir, 3023. Bölüm

3019. Bölüm
Başkalarının Yere Düşmesine Sevinmekten Sakındırmak

14712. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Başkalarının yere düşmesine sevinme, zira sen zamanın sana nasıl davranacağını bilmezsin."
14713. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Başkalarının hatasına asla sevinme, zira sen de her zman için hatadan korunmuş değilsin."

3020. Bölüm
Ayıpları Örtmek

14714. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tahammül ayıpların mezarıdır."
14715. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Barış ayıpları örten-dir."
14716. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ayıpların perdesi akıldır."
14717. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kötülüklerin perdesi suskunluktur."

14718. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimi haya elbise-si örterse, insanlar ayıbını göre-mez."
14719. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimi ilim elbisesi örterse, ayıpları insanlardan ör-tülü kalır."
14720. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Talih sana yardım et-tiği müddetçe (güç ve saltanat seninle oldukça) ayıbın gizli ka-lır."
14721. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İlim ve amel her ayıbı örter, cehalet ve fakirlik ise her ayıbı aşikar kılar."

3021. Bölüm
İnsan Bir Şeyi Bilmez-se Onu Kınar

Kur'an:
"Onlar, ilmini kavrayama-dıkları ve henüz yorumu da kendilerine bildirilmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlar-dan öncekiler de böylece ya-lanlamışlardı. Zalimlerin so-nunun nasıl olduğuna bir bak."
14722. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir şeyi ta-nımaktan aciz kalırsa onu kı-nar."
14723. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir şeyi bil-mezse onu ayıplar."
bak. el-Adavet, 2566. Bölüm; el-Cehl, 606. Bölüm

3022. Bölüm
Ayıp (Çeşitli)

14724. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ayıpları olan kimse-ler, herkesten daha çok insanla-rın ıslah olmasını arzu etmelidir-ler. Zira insanlar ıslah olunca, onların ayıplarını araştırmaktan sakınırlar."
14725. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer birbirinizin içini bilseydiniz, birbirinizi asla defnetmezdiniz."
14726. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kınanmış iyilik sahibi kimse Allah'ın rahmetine mazhardır."
14727. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanların ayıbını araştırırsa, kendi ayıpları araştırılır. Her kim söverse ken-disine cevap verilir."

14728. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanlara kötülük eder ve kötü laf söylerse insanlar da ona kötülük eder ve kötü laf söyler. Her kim insan-lardan el çekerse, insanlar da kendisinden el çeker."
14729. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın ayıplarını ta-nıması, tanımaların en faydalısı-dır."

14730. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ademoğluna Müslü-man kardeşinin yüzsuyuyla oy-naması ayıp olarak yeter."
14731. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zulüm ve yalancılık, kişiyi hem dünyasında hem de ahiretinde helake götürür. Ayı-bını araştıranların yanında böyle kişilerin ayıbı ve fesadı, ergeç or-taya çıkar."
14732. Rivayet edildiği üzere İsa (a.s) ve Havariler köpek leşinin ya-nından geçtiler. Havariler, "Bu köpek ne kadar da kötü kokuyor" deyince İsa (a.s) şöyle buyurdu: "Ne kadar da beyaz dişleri var."

381. Ko-nu

et-Ta'yir
Kına-mak

el-Bihar, 73/384, 140. bölüm, en-Nehy an'it-Ta'yir
Vesail'uş-Şia, 8/596, 151. bö-lüm; Tahrim'ut-Ta'yir'ul Mümin ve't-Te'nibih

bak.
380. konu, el-Ayb; el-Musibet, 2347. bölüm
3023. Bölüm
Kınamayı Kınamak

14733. Hızır (a.s) Musa'ya (a.s) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Ey İmranoğlu! Hiç kimseyi bir hatası sebebiyle kınama, kendi hatana ağla."
14734. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim kardeşini tövbe etmiş olduğu bir günahın-dan dolayı kınarsa, kendisi de o günahı işlemedikçe ölmez."
14735. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir mümini bir günah sebebiyle kınarsa, kendisi de o günahı işlemedikçe ölmez."

14736. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim, bir şeyi kı-narsa, o şeye müptela olur."
14737. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir günahı ve çirkinliği ifşa ederse, onu ya-pan kimse gibidir. Her kim bir mümini kınarsa kendisi onu iş-lemedikçe ölmez."

14738. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir mümini kınarsa, Allah da onu dünya ve ahirette kınar."
14739. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kardeşinin sıkıntıla-rına sevinme ki Allah ona mer-hamet eder ve o belayı sana indi-rir." Hakeza şöyle buyurmuştur: "Her kim kardeşine inen bir mu-sibetten dolayı sevinirse, kendisi de o musibete düçar olmadıkça dünyadan gitmez."

14740. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kardeşinin sıkıntıla-rına sevinme ki Allah ona mer-hamet eder ve seni belaya düçar kılar."
14741. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Tebarek ve Te-ala Eyyub'u (a.s) hiçbir günahı olmaksızın belaya düçar kıldı, o da kınanıncaya kadar sabretti. Elbette Peygamberler kınanmaya tahammül edemezler."

14742. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Hizmetçilerinizden biri zina edince ona had uygula-yın, ama onu kınamayın."
14743. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sizden biri, cariyeleri zina edince, ona had uygulama-lıdır, ama onu kınamamalıdır. Dördüncü defa zina ederse, ona had uygulamalı ve onu satmalı-dır."

14744. Resulullah (s.a.a), kendisine tavsiyede bulunmasını isteyen bir be-deviye şöyle buyurmuştur: "Allah'tan kork! Eğer birisi sende bir ayıp görür ve o ayıp sebebiyle seni kınarsa, sen onda var olduğunu bildiğin bir ayıptan dolayı onu kınama. Sonunda bu işin günahı onun boynuna kalır ve onun se-vabı da sana ulaşır."

14745. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer, Müslüman kar-deşin senin bir ayıbını bilir ve seni o sebeple kınarsa, sen de onda bildiğin günah ve ayıp se-bebiyle onu kınama ki bu senin için sevap, onun içinse günah olur."

14746. Ebu Ceriy, Cabir b. Selim şöyle diyor: "İnsanların düşünce kaynağından kana kana içtiği ve ağzından çıkan her sözü insan-lardan aldığı birini gördüm. Bu adam kimdir?" diye sordum. Bana, "O Allah'ın Resulüdür." dediler… Ben, "Bana öğütte bu-lunur musunuz?" dedim. O şöy-le buyurdu: "Hiç kimseye kötü söz söyleme.

" Ebu Ceriy şöyle diyor: "O günden sonra ne bir özgür insana, ne bir köleye, ne bir deveye ve ne de bir koyuna kötü söz söylemedim." Peygam-ber daha sonra şöyle buyurdu: "Hiçbir iyiliği küçük görme… Eğer biri sana kötü söz söyler ve sende bildiği bir ayıp sebebiyle seni kınarsa, sen onda bildiğin bir ayıp sebebiyle onu kınama. Bu taktirde, günahı onun boy-nuna olacaktır."

14747. Me'rur b. Suveyd, şöyle di-yor: "Rebeze'de Ebu Zer'in ya-nından geçtim. Bir elbiseyi ken-disinin diğerini de kölesinin giy-diğini gördüm. Ona şöyle dedim: "Ey Ebu Zer! Eğer her iki elbi-seyi de kendin giymiş olsaydın, hulle olurdu."
Ebu Zer şöyle dedi: "Benim ile kardeşlerimin birisi arasında bir söz oldu. Onun annesi Arap de-ğildi. Ben onu annesi sebebiyle kınadım. O şahıs Peygamber'in (s.a.a) yanına gitti ve beni şikayet etti.

Peygamber (s.a.a) ile görü-şünce de bana şöyle buyurdu: "Sende bir cahiliye hasleti var-dır." Ben şöyle arzettim: "Ey Al-lah'ın Resulü! (s.a.a) Her kim in-sanlara kötü söz söylerse, insan-lar da annesine ve babasına kötü söz söyler." Peygamber şöyle buyurdu: "Ey Ebuzer! Sende bir cahiliye adeti vardır.

Onlar senin kardeşlerindir. Allah onları senin elinin altında karar kılmıştır. O halde yediğini onlara da yedir, giydiğini onlara da giydir. Onları güçlerinin yettiğinden fazlasıyla mükellef kılma. Eğer mükellef kılarsan onlara yardımcı ol. "
bak. el-Hadd, 744. Bölüm; el-Ayb, 3018. bölüm

3024. Bölüm
Kötülemekten Sakın-dırmak

14748. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir mümini kınayan kimse mutlaka en kötü şekilde ölür ve dolayısıyla da hayır ve saadeti görmemesi uygundur."
Başka bir rivayette ise şöyle bu-yurmuştur: "…Hayır ve iyiliğe ge-ri dönmeyi arzu eder."
14749. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah mümini kudret ve celalinin azametinden yaratmıştır. O hal-de her kim onu kötülerse veya sözünü reddedip kabullenmese, aziz ve celil olan Allah'ın sözünü reddetmiş olur."
bak. Vesail'uş Şia, 8/611, 159. Bölüm

382. Ko-nu

el-Ayş
Yaşa-mak

Kenz'ul Ummal, 15/232, Ki-tab'ul Meişet ve'l-Adat
Kenz'ul Ummal, 3/49, el-İktisad ve'r-Rıfk fi'l-Meişet

bak.
6. konu, el-Eh; 9. konu, el-İza; 17. konu el-Ülfet; 26. konu, el-Uns; 38. konu, el-Bişr; 70. konu, el-Mucaleset; 89. konu, el-Muhabbet; 149. konu, el-Hulk; 164. konu, el-Müdahene; 159. konu, el-Müdarat; 192. konu, er-Rıfk; 291. konu, es-Sedik; 354. konu, el-İşret; 393. ko-nu, el-Gaflet
3025. Bölüm
En Tatlı Hayat

14750. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En tatlı hayat, zorlukların yersiz sıkıntıların uzağa atıldığı hayattır."
14751. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Güzel huydan daha tatlı hayat yoktur."
14752. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En tatlı hayata Al-lah'ın kendisine nasip ettiğinden hoşnut olan kimse sahiptir."

14753. Mirac Hadisinde şöyle yer almıştır: "Ey Ahmed! Hangi ha-yatın daha tatlı ve hangi hayatın daha kalıcı olduğunu biliyor mu-sun?" Peygamber (s.a.a) şöyle arzetti: "Ey Allah'ım! Hayır bil-miyorum." Allah şöyle buyurdu: "Tatlı hayat, sahibinin benim zikrimden usanmadığı, nimetimi unutmadığı, hakkım hususunda cahil olmadığı ve gece gündüz hoşnutluğumu elde etmek için çabaladığı hayattır."

14754. Süleyman (a.s) hikmetli sözlerinin birinde şöyle buyurmuştur: "Biz hayatın yumuşaklığını ve sertliğini denedik ve en tatlı ha-yatı en azında (en sadesinde) bulduk."
14755. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En güzel hayat kana-attir."

14756. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En güzel ve huzurlu hayata, Münezzeh olan Allah'ın kendisine kanaat nasip ettiği ve kendisine salih bir eş bağışladığı kimse sahiptir."
14757. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hayatı talep ettim ama onu sadece nefsani istekleri terk etmede buldum. O halde nefsani isteklerden el çekin ki hayatınız güzel olsun."
14758. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'tan şehitlerin makamını mutlularla yaşamayı ve peygamberlerle birlikteliği di-leriz."

3026. Bölüm
İnsanlardan En Güzel Hayata Sahip Olan Kim-se

14759. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hayat açısından in-sanların en güzeli insanların ih-san ve yardımı sayesinde yaşadığı kimsedir."
14760. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En güzel hayata, in-sanların kendisinin hayatında güzel yaşadığı kimse sahiptir."
14761. İmam Rıza (a.s) Ali bin. Şuayb'a şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! En güzel hayata sahip olan kim-dir?" Ben, (Ali b. Şuayb) şöyle arzettim: "Ey Efendim! Sizler benden daha iyi biliyorsunuz!" İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Ey Ali! Başkasının, kendi hayatında (kendisi vesilesiyle) güzel yaşadı-ğı kimsedir.

Ey Ali! En kötü hayata sahip olan kimdir?" Ben, (Ali b. Şu-ayb) şöyle arzettim: "Sizler daha iyi biliyorsunuz." İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Başkasını kendi hayatına ortak kılmayan kimse-dir."

3027. Bölüm
Hayatı Karartan Şey

14762. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç şey hayatı karartır: Zalim yönetici, kötü komşu ve kötü dilli ve küstah kadın."
14763. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim şu üç şeye sahip olursa hayat ona tatsız olur: Kin, haset ve kötü ahlak."
14764. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir çok şey-ler hususunda itinasız davran-maz ve göz yummazsa hayatı ka-rarır."
14765. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aklı hafif olmak da hayatı karartır ve zorlaştırır."

14766. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şu beş şeyden birine sahip olmayan kimsenin hayatı sürekli nakıs olur, aklı başından gider ve fikri meşgul olur: Birin-cisi beden sağlığı, ikincisi güven, üçüncüsü rızık genişliğidir, dör-düncüsü uyumlu bir arkadaştır -ravi şöyle diyor: Ben şöyle arzet-tim: "Uyumlu arkadaştan maksat kimdir?" İmam (a.s) şöyle bu-yurdu: "İyi kadın, iyi evlat ve iyi arkadaş"- ve beşincisi ise bütün bunların toplamı olan huzur-dur."
bak. 324, 322. Bölümler; 1598. Hadis

3028. Bölüm
Yaşam (Çeşitli)

14767. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hayatın kıvamı güzel bir programlama ve ölçüsü ise güzel idare etmektir."
14768. İmam Bakır (a.s) bir dua-sında şöyle buyurmuştur: "Kalbimi dünya ile meşgul kılma. Dünya hayatımı ahiret sevabıma engel kılma."

14769. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Hayat sadece iki kim-se içindir: Konuşan alim ve işi-ten öğrenci."
14770. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Hayat üç şeydedir: Geniş ev, güzel kadın ve beli in-ce atta."
14771. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hayatın şekavet ve mutsuzluklarından biri de evin dar olmasıdır."

14772. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hayatın esenliği iyi geçinmektedir."
14773. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hayat güzel ahlak ile güzelleşir."
14774. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Çabuk ölmek mutsuz yaşamdan daha hayırlıdır."
14775. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hayat bazen tatlı ve bazen ise acıdır."

Gayn Harfi

" el-Gebt (İmrenmek)
" el-Gebn (Aldatmak)
" el-Gedr (Sözünde Dur-mamak)
" el-Gurur (Gurur-Kibir)
" el-Gazve (Gazve Savaş)
" el-Gusl (Gusül)
" el-Gişş (Aldatmak)
" el-Gasb (Gasb)
" el-Gazab (Gazap Öfke)
" el-İstiğfar (İstiğfar Mağfiret Dilemek)
" el-Gaflet (Gaflet)
" el-Gill (Zincire Vurulmak)
" el-Guluvv (Aşırılık)
" el-İğtinam (Ganimet Say-mak)
" el-Ğina (Zenginlik)
" el-Ğina (Şarkı)
" el-Geyb (Gayp-Gelecek)
" el-Giybet (Gıybet-Arkadan Çekiştirme)
" el-Geyret (Gayret-Kıskançlık)

383. Ko-nu

el-Gabt
İm-renmek





bak.
Ed-Dünya, 1261. bölüm

3029. Bölüm
Gıpta Edilen Kimseler

14776. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gerçek kandırılmış kimse, kendisini kandıran kim-sedir. Özenilip gıpta edilen in-san, dinini selamette tutandır."
14777. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz kaybetmiş kimse ömrünü kaybeden ve gıpta edilecek iyi kimse ise ömrünü Rabbine itaatte geçiren kimse-dir."
14778. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gıpta edilen iyi halli kimse, tek derdi sadece nefsi olan kimsedir."
14779. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kaybetmiş kimse, di-nini kaybeden kimsedir. Gıpta edilen kimse ise yakini güzel olan kimsedir."

14780. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kaybeden kimse, di-nini kaybeden kimsedir. Gıpta edilen iyi halli kimse ise, dini sa-lim ve yakini güzel olan kimse-dir."
14781. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz zahidler, dünyaya itinasız olan kimseler, her ne kadar zahirde gülseler de kalpleri ağlar, her ne kadar se-vinç izharında bulunsalar da hü-zünleri şiddetlenir, her ne kadar rızıklandığı şeylerden hoşnut ol-salar da nefislerine karşı çok öf-kelenirler."
14782. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sultanın arkadaşı as-lana binen kimse gibidir; başka-ları ona gıpta ederken, o ne ka-dar tehlikeli yerde olduğunu bi-lir."

14783. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir güne yönelen bir çok insan vardır ki, o günün ge-cesine erişmemiştirler. Gecenin evvelinde nice gıpta edilen vardır ki, gecenin sonunda ağlayanları etrafına toplanmıştır."
14784. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sonra dünya yokluk, zahmet, değişiklik ve ibret yur-dudur… Dünya değişiklik yeri-dir; zira acılanılacak kimseye gıp-ta edersin, gıpta edilecek kimseye de acırsın. Oysa dünyada ni-metler çabucak kaybolur, sıkıntı-lar birden bire bastırır."

14785. İmam Ali (a.s), ölüme gafil avlanan kimsenin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Hayattayken istediklerinden vazgeçer, başka-larının gıpta ve haset ettiği şeyle-rinin kendisinin değil de onların sahip olmasını arzu eder."
14786. İmam Ali (a.s), Muaviye'ye yazdığı mektubunda şöyle buyurmuş-tur: "İyi akıbeti olanların sevin-diği; yularını şeytanın eline vere-rek ona karşı direnmeksizin sür-düğü yere giden kişinin de piş-man olacağı günden sakın."

3030. Bölüm
İnsanlardan En Çok Gıpta Edilen Kimse

14787. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanlardan en çok gıbta edilen kimse, Allah'ın ce-zasından güvende ve mükafatına ümitvar olduğu halde toprağın altında bulunan kimsedir."
14788. İmam Ali (a.s), kendisine, "İnsanlardan en çok gıpta edilen kimse hakkında sorulunca şöyle bu-yurmuştur: "Cezadan güvende ve mükafata ümitvar olduğu halde cesedi toprağın altında bulunan kimsedir."

14789. Cabir b. Abdillah şöyle di-yor: "Bir gün Müminlerin Emi-ri'nin huzuruna vardım ve şöyle arzettim: "…Dünya yurdu hak-kında ne diyorsun?" İmam şöyle buyurdu: "Başlangıcı hüzün, so-nu ölüm olan yurt hakkında ne diyeyim?" Cabir şöyle arzetti: "O halde insanlardan en çok gıpta edilen kimse kimdir?" İmam şöyle buyurdu: "Cezadan gü-vende olan ve mükafat ümit eden toprağın altındaki bedendir."
14790. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanlardan en çok gıpta edilen kimse, iyiliklere doğ-ru hızla koşan kimsedir."

384. Ko-nu

el-Ğabn
Al-datmak

bak.
139. konu, el-Hüsran; 383. konu, el-Gıbt; en-Ticaret, 436. bö-lüm; el-Murakebet, 1541. bölüm
3031. Bölüm
Aldatılmak

Kur'an:
"Toplanma günü için, sizi bir araya getirdiği zaman, işte ogün kimin aldandığının or-taya çıkacağı gündür; Allah'a kim iman etmiş ve salih amel işlemişse, Allah onun kötü-lüklerini örter, onun içinde temelli ve sonsuz kalacağı, iç-lerinden ırmaklar akan cen-netlere koyar; büyük kurtuluş işte budur."

14791. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aldatılan kimseyi, ne kimse över ve ne de bir ecri var-dır."
14792. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aldatılan kimseyi ne bir kimse över ve ne de bir ecri vardır."
14793. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mümini Aldatmak haramdır."

14794. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Malın kıymeti husu-sunda satıcıya güvenen kimseyi kandırmak haramdır."
14795. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsana itimat eden kimseyi kandırmak faizdir (ha-ram açısından faiz yemek gibi-dir.)"
14796. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Birisine, "gel seninle iyi bir muamele yapayım" diyen kimseden kar almak haramdır."

3032. Bölüm
Aldatılmış Kimseler

14797. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aldatılmış kimse, yü-ce cenneti aşağılık günaha satan kimsedir."
14798. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dininden ve haysiye-tinden hiçbir şeyi hiçbir değere satma. Aldatılmış kimse Allah ile muamelede kendini aldatan kim-sedir."

14799. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aldatılmış kimse dünya ile meşgul olan ve ahiret nasibini kaybeden kimsedir."
14800. Misbah'uş-Şeria'da yer aldı-ğına göre İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir şey ver-mekten çok almayı severse, o kimse aldanmıştır. Zira böyle bir kimse, gaflet sebebiyle dünyayı ahiretten daha üstün görür."

14801. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya aldatılmış kimsenin ticaretidir ve insan bu ticarette aldatılmıştır."
14802. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "…sevabına güvendi-ğin halde iyi işte kusur (ihmal-karlık) yapmak zararlıdır…"
bak. el-Gabt, 3029. Bölüm

3033. Bölüm
İnsanların En Aldatıl-mışı

Kur'an:
"Size, amelce en çok ka-yıpta bulunanları haber vere-lim mi?" De ki: (onların) dünya hayatında, çalışmaları boşa gitmiştir, oysa onlar gü-zel iş yaptıklarını sanıyorlar-dı."
14803. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Münezzeh olan Al-lah'ı gayrisine satan kimseden daha aldatılmış kimse kimdir?"
14804. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yakini bırakıp şek ve şaşkınlığa düşen kimseden daha mutsuz kimse kimdir?"

14805. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahiretini dünyaya değiştiren kimseden daha hüsra-na uğramış kimse kimdir?"
14806. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim kendisini cennet nimetlerinden başka bir şeye satarsa kendisine zulmet-miştir."
bak. el-Husran, 1021. Bölüm; et-Ticaret, 447. Bölüm; el-Cennet, 547. Bölüm

385. Ko-nu

el-Ğadr
Ahdi Boz-mak

Vesail'uş-Şia, 11/51. bölüm, Tahrim'ul Gedr ve'l-Kital me'el-Gadir
Müstedrek'ül-Vesail, 11/47, 19. bölüm; Tahrim'ul Gadr
Kenz'ul Ummal, 3/517, el-Gedr

bak.
25. konu, el-Eman; 373. konu, el-Ahd; 553. konu, el-Vefa
3034. Bölüm
Ahdi Bozmak

14807. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahdi bozmak iki hı-yanetten en çirkinidir."
14808. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahdi bozmak aşağılık insanların huyudur."
14809. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahdi bozmak kötü-lükleri kat kat arttırır."

14810. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahdi bozmak günahı büyütür ve insanın makamını le-keler."
14811. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahdi bozmaktan uzak durunuz. Zira vefasızlık Kur'an'dan uzak düşmektir."
14812. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahdi bozmaktan sa-kın, zira Ahdi bozmak en çirkin ihanettir ve Ahdi bozan kimse Allah indinde değersizdir."

14813. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En hızlı cezayı, ken-disiyle bir şey hakkında sözleşme yaptığın ve sen sözünde durmaya niyetli olduğun halde sözünde durmama niyetini taşıyan kimse görür."

14814. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanlar kendilerine karşı vefasızlık göstermedikçe helak olmazlar."
14815. İmam Ali (a.s), Mısır'a ta-yin ettiğinde Malik-i Eşter'e yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: "O halde zimmetine ihanet etme, ahdine vefasızlık etme, düşma-nını sözle kandırma… Ortadan kalkmasını umduğun ve güzel sonucuna göz diktiğin işin sıkın-tısına sabretmen; akıbetinden korktuğun ihanetten, daha hayır-lıdır."

14816. Resulullah (s.a.a), Ali'ye (a.s) yaptığı tavsiyesinde şöyle buyur-muştur: "Allah'ın ahdine hıyanet etmekten ve emanını (zimmetini) çiğnemekten sakın. Zira Allah ahdini ve zimmetini rahmetiyle insanlar arasında icra ettiği bir eman (güvenlik) karar kılmıştır. Bir gün ortadan kalkacağına inandığın zorluğa sabretmen, günahlarından, sonuçlarından ve kötü akıbetinden korktuğun hı-yanetten ve vefasızlıktan daha iyidir."

14817. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: Allah'u Teala şöyle bu-yurmuştur: "Kıyamet günü üç kimseye düşman olurum: Be-nimle sözleştiği halde sonradan ona hıyanette bulunan kimseye, özgür bir insanı satıp parasını yi-yen kimseye ve bir işçi kiralayıp onu tümüyle çalıştırdığı halde ücretini tam olarak vermeyen kimseye."

14818. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Ehl-i Harb kafirlerden olan iki bölgenin her birinin bir yöneticisi var-dır. Bu iki bölge halkı birbiriyle sa-vaşır, daha sonra aralarında barış anlaşması imzalarlar. Ama bu iki yöneticiden birisi diğerine hıyanet eder,

Müslümanların yanına gelir ve kendileriyle birlikte diğer bölgeye karşı savaşmak üzere Müslümanlarla anlaşma imzalar" diye arzedilince şöyle buyurmuştur: "Müslümanlar ahdini bozmaya teşvik etmemeli ve ahdini bozan kimselerle beraber savaşa kalkışmamalıdırlar. Ama müşrikleri nerede görürlerse on-larla savaşmalıdırlar. Kafirlerin imzaladığı anlaşma kendileri için caiz değildir."

3035. Bölüm
Vefasızlığın En Çirkini

14819. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sözünde durmamak herkes için çirkindir ama güçlü ve kudret sahibi kimse için daha çirkindir."
14820. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En çirkin hıyanet bi-rinin sırrını ifşa etmektir."
bak. 227. Konu, es-Sırr

3036. Bölüm
Ahdinde Durmayanla-ra Vefalı Olmayı Kına-mak

14821. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Vefasız kimselere ve-falı olmak, Allah katında bir çeşit vefasızlık; vefasızlara vefasızlık Allah katında bir tür vefadır."
bak. 131. Konu, el-Hıle; el-Harb, 765. Bölüm

3037. Bölüm
Vefasızlık ve Zekilik

14822. İmam Ali (a.s), vefasızlık-tan sakındırdığı bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Şüphe-siz ki vefa doğrulukla beraberdir. Vefadan daha koruyucu bir kal-kan yoktur. (Kıyamette) dönüşün nasıl olacağını (nasıl hesaba çekileceğini) bilen kimse asla hı-yanet etmez.

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki hile düzenini (vefa-sızlığı) zekilik sayıyorlar, cahiller onları (vefasızları) zeki zannedi-yorlar. Onlara ne oldu? Allah onları öldürsün! Zeki kimse her işin çaresini ve yollarını bilir-görür, ama Allah'ın emri ve neh-yi ona engel olur. Hileyi gördüğü ve hileye gücü-kudreti yettiği halde (Allah korkusundan) terk eder. Ama dinde çekinmesi, sa-kınması olmayanlar, asla fırsatı kaçırmazlar ve hileye, düzene başvururlar."

14823. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'a andolsun ki, Muaviye, benden daha dahi de-ğildir. O, hıyanet eder ve yalan söyler. Hıyanetin kötülüğü ol-masaydı, ben de insanların en dahisi olurdum. Her hıyanet ya-landır, her yalan da bir çeşit hakkı gizlemektir. "Her hıyanet edenin kıyamet gününde kendi-siyle tanınacağı bir bayrağı var-dır. Vallahi onların tuzakları beni gafil avlamaz ve ben zorluklarda asla zayıflığa düşmem."

14824. İmam Ali (a.s), Kûfe'de, minberin üzerinde şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Eğer vefasızlık ve ahdi bozmak çirkin olmasaydı, şüphesiz ben insanların en zekisi olurdum. Biliniz ki her türlü ah-dini bozmak günahtır, her günah ise bir tür küfürdür. Biliniz ki ahdi bozmak, günah ve hıyanet ateştedir."
bak. el-Mekr, 3698. Bölüm

3038. Bölüm
Ahdini Bozan Kimselerin Haşrolma Şekli

14825. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kıyamet günü ahdini bozan herkesin kendisiyle tanın-dığı bir bayrağı vardır."
14826. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kıyamet gününde Allah tüm yaratıklarını bir araya toplayınca her ahdini bozan kimse için bir bayrak yükseltilir ve şöyle denir: "Bu bayrak ahdini bozan, falan oğlu falanındır."
14827. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Biliniz ki kıyamet gü-nü ahdini bozan herkes için bir bayrak kaldırılır."
14828. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kıyamet günü ahdini bozan herkesin yapmış olduğu hıyanet miktarınca bir bayrağı olur. Biliniz bir milletin idareci-sinin ahdine vefasızlığından daha büyük değildir."

386. Ko-nu

el-Ğurur
Aldan-mak

el-Müheccet'ül-Beyza, 6/290-357; Kitab'uz-Zem'ul Gurur
el-Bihar, 72/306, 117. bölüm; İstiksar'ut-Taet ve'l-Ucb bi'l-A'mal
el-Bihar, 72/323, 118. bölüm; Zeb'us-Sume ve'l-İgtirar bi Medhi'n-Nas

bak.
393. konu, el-Gaflet
ed-Dünya, 1228. bölüm, 1230-1233. bölümler; eş-Şeytan, 2015. bö-lüm; el-Emel, 115. bölüm
3039. Bölüm
Aldanmayı Kınamak

14829. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Allah'ın kulları! Allah'tan düşüncesiyle gönlünü O'na veren, bedenini korku sa-ran, akıllı kişinin korktuğu gibi korkun… O, insanı hakka ulaştı-ran en iyi yolu kat etmiştir. Alda-tıcı şeyler onu aldatmamıştır."
14830. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Öldürücü aldatışların öldürmediği kimseye ne mutlu!"
14831. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gaflet ve aldanışın mestliği, sarhoş edici maddelerin mestliğinden daha geç ortadan kalkar."

14832. İmam Seccad (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nice gafil aldanmış kimse, kendisinin cehennem ate-şine atılmasına neden olacak ilahi bir gazapla çepe çevre kuşatıl-dığından habersiz olarak, heves, gülme, yemek ve içmekle geçi-rir."
14833. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Arzunun aldatıcılığı ameli bozar."

14834. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cahilin aldanışı batı-lın kurnazlıkları sebebiyledir."
14835. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Servetin aldatışı, in-sanın şımarmasına sebep olur."
14836. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsana cehalet olarak aldanma yeter."
14837. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En kötü ahmaklık al-danmaktır."
14838. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aldatılmış bir akıllı bulunamaz."

14839. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mühlete aldanmak ve amele dayanmak, bütün kötülük-lerin toplamıdır."
14840. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Düşmana itimat et-mek, aldanmanın toplamıdır."
14841. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim aldatma ya-lanına güvenir ve yalanla sevinir-se işlerin sonunu düşünmemiş-tir."

14842. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim mühlete al-danırsa, ölümün hüznü boğazını tıkar."
14843. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamanın ba-rışına aldanırsa, sıkıntılar boğa-zını sıkar. "
14844. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim (dünyanın) serabına aldanırsa (saadetin) ip-leri birbirinden çözülür."
14845. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim üç şeye iti-mat ederse aldanmıştır: Olmayan ve olmayacak şeye inanan, gü-venmediği kimseye dayanan ve elde edemediği şeye ihtiras duyan kimse."

14846. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın aldatılmış olması için nefsinin kendisine süslediği her şeye güvenmesi ye-ter."
14847. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Günah ektiler, gaflet ve aldanma ile suladılar ve helak biçtiler."
14848. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizinle öğüt arasında, aldanma perdesi vardır."
14849. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir şeye aşık olursa gözünü kör kalbini hasta eder… Allah'tan sakındıran vic-danı ve öğüt alacağı bir vaizi yoktur. Gaflet içindekileri yükse-liş ve dönüşleri olmadığı bir ya-nılgıyla görür."

14850. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bütün gayretiyle dünyada yüce makamlara erişen mağrur (dünyaya aldanmış) kim-se, ahiretten en küçük bir nasip elde eden kimse gibi değildir."
Aldanmanın Manası Hak-kında Gazali'nin Sözü:

Ebu Hamid Gazali şöyle diyor: "İlmin ve fazileti ve cehaletin kınan-ması hususunda söylenen şeyler, alda-nışın kınanmasının da delilidir. Zira aldanmak da cehalet türlerinden biri-dir. Çünkü cehalet insanın gerçek alemde var olan şeylerin tam aksine bir inanç içinde olmasıdır.

Dolayısıyla aldanmak da cehaletin aynısıdır. Şu farkla ki her cehalet aldanmak değildir. Aksine aldanmak iki şeyin varlığını gerektirir: Birincisi insanın aldandığı şey ve diğeri de kandırıcı etkendir. O halde eğer, meçhul olan (bilinmeyen) şey nefsin heva ve hevesleriyle uyumlu olan inandığımız bir şey olur.

Cehalet sebebi de doğru olmayan bir şüphe ve hayal olur ve biz de gerçek alemde böyle olmadığı halde bunun delil olduğunu sanırsak, bu işten kaynaklanan cehalet aldanmaktır. O halde aldanmak, nefsin heva ve heve-sine uygun şeylere itimat etmesi ve in-sanın tabiatının şeytanın aldatış ve vesvesesiyle ona eğilim göstermesidir.

Bu anlam ışığında doğru olmayan ve temelsiz bir şüphe üzere, dünya veya ahirette bir hayır ve iyilikten nasiple-neceğine inanan kimse, aldanmış kimsedir.
İnsanların çoğu iyi kimseler ol-duklarını sanırlar. Oysa bu düşünce-lerinde hata etmektedirler. Dolayısıyla da insanlar aldanmışlardır. Elbette onların aldanma şekilleri farklıdır. Bu konudaki dereceleri birbirinden ayrıdır. Bazısının aldanması başka-larından daha açık ve daha şiddetli-dir."

3040. Bölüm
Allah Hakkında Al-danmak

Kur'an:
"Ey insan! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şe-kilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?"
14851. İmam Ali (a.s), "Ey in-san! Seni kerim olan rabbine karşı aldatan (ve küstahlaştı-ran) şey nedir?" ayetini tilavet buyurduktan sonra şöyle buyurmuş-tur: "Soru sorulan (insan) en ba-tıl delile ve en temelsiz mazerete sahiptir. Onun hoşnutluğu ken-dini tanımadığındandır. Ey in-san! Seni günahına karşı cesaret-lendiren nedir? Seni Rabbine karşı aldatan nedir? Kendi ken-dini mahvetmene sebep olan nedir?"

14852. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ahmakların gece sa-bahlamasından ve ibadetteki ça-balarından habersiz olan zekile-rin, uyumalarına ve gündüz ye-melerine ne mutlu! Yakin ve takva sahibi bir insanın zerre ka-dar ibadeti, aldanmış kimselerin bir dünya dolusu ibadetinden daha iyidir."

14853. Zebur'da şöyle yer almıştır: "Ey ademoğlu! Sizlere dil nime-tini verdim. Endam ve organlar ihsan ettim. Sizleri mal ve servet ile rızıklandırdım. Sizler ise bü-tün bedenlerinizi ve organlarınızı günah ve isyan yolunda kullandınız. Adeta benim hakkımda aldandınız ve cezamı alaya aldınız."

14854. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah Teba-rek ve Teala kulların ne yapaca-ğını ve hangi kadere doğru git-mekte olduğunu bilir. Bu yüzden kullar kötülük ve günah yapınca onların yapacağını önceden bil-diği için onlara yumuşak davran. O halde sakın, bir şeyi kaybet-mekten kokmayan birinin yumu-şaklığı seni aldatmasın."
14855. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sakın, sakın! Ey alda-tılmış kimse! Allah'a yemin olsun ki Allah günahları adeta ba-ğışlamış gibi örtmüştür."

14856. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Günahlardan ko-runmanın etkenlerinden biri de Allah hakkında aldanmamanız-dır."
14857. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey İbn-i Mes'ud! Al-lah hakkında aldanma, temizliği-ne, ilmine, ameline, iyiliğine ve ibadetine aldanma."
14858. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kulun Allah'a isyan hususunda ısrar etmesi ve Al-lah'tan bağışlanma arzusu içinde olması Allah hakkında aldanma-sıdır."

14859. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah hakkında al-danmayın. Zira eğer Allah bir şeyi kendi haline bırakmak iste-seydi şüphesiz karıncayı, hardal tanesini ve sivrisineği kendi hali-ne bırakırdı."
14860. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nice insanlar vardır ki, kendisine ihsan edilmekle ya-vaş yavaş azaba yakınlaşır; gü-nahlarının örtülmesiyle aldanır; övülmesiyle, fitneye uğrar (akıl ve malını elden verir)."

3041. Bölüm
Dünyaya Aldanmak

14861. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya aldanmak-tan sakının. Zira dünya insana hile ile verdiği her nimeti sürekli geri alır, dünyaya gönül bağlayan ve güzel yer edinen kimseyi de göç ettirir."
14862. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya aldanmak ahmaklıktır."

14863. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya bir rüyadır. Dünyaya aldanmak ise pişmanlı-ğa sebep olur."
14864. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsin dünyaya bağ-lanması en büyük aldanmaktır."
14865. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyaya al-danırsa arzularına aldanmış olur."
14866. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyanın yalancı ve temelsiz isteklerle seni aldatma-sından sakın. Zira nefsani istek-ler ortadan kalkar ama elde etti-ğin günah senin için baki ka-lır."
14867. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya aldanmışla-rın sahip oldukları şey seni al-datmasın. Zira onların sahip ol-duğu şey geçici bir gölgedir."
bak. ed-Dunya, 1228. Bölüm

3042. Bölüm
Nefse Aldanmak

14868. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim cahil olursa nefsine aldanır ve bugünü dün-den daha kötü olur."
14869. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim nefsine al-danırsa nefsi onu helak olmaya teslim eder."
14870. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İzzetin seni kandırdı ve onun sonu senin için zillet oldu. O halde çirkin işlerinden kork ki belki bu vesileyle hidaye-te erersin."
14871. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mutsuz kimse duru-muna (güçlülüğüne, ilmine, te-mizliğine vb. şeylere) aldanan, arzularının aldatıcılığına kanan kimsedir."
14872. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim durumun-dan dolayı gurura kapılırsa, ken-di işleri için çözüm bulmak hu-susunda kusur etmiştir."
bak. Et-Tevekkül, 4192. Bölüm; 333. Konu, el-Ucb

3043. Bölüm
Adlanılmaması Gere-ken Şeyler

Kur'an:
"Küfredenlerin diyar diyar gezip (refah içinde) dolaşma-sı sakın seni aldatmasın. (Bunlar) az bir faydalanma-dır, sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!."
14873. İmam Ali (a.s) Kumeyl bin Ziyad'a yaptığı vasiyetinde şöyle bu-yurmuştur: "Uzun namazlar kılan, sürekli oruç tutan, sadaka veren, ihsanda bulunan kimselere sakın aldanma. Zira bunlar kıyametteki duraklarda hesaba çekilmek için durdurulurlar."

14874. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Onların yalvarıp ya-karmaları seni aldatmasın. Zira ki takva kalptedir."
14875. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Fesat ve kötülük, zaman ve ehlini kuşattığında, bir kimse biri hakkında hüsn-ü zan-da bulunursa, şüphesiz kendini aldatmıştır."

14876. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Camilerin çokluğuna ve bedenleri yan yana olduğu halde kalpleri birbirinden ayrı olan insan cemaatine aldanma."
14877. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sakın seni insanlar kendinden gafil kılmasın. Zira bu gafletin ziyanı sana ulaşır, onlara değil."

14878. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'a yemin olsun, bu gayet ciddidir, şaka değildir, haktır, yalan değildir. ölüm me-leği herkese sesini duyurdu, yol-cuları süratle çağırdı. Bunun için sakın insanların çokluğu seni al-datmasın."

14879. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların günah iş-lemesi seni günahından gafil kı-lıp aldatmasın. İnsanların nimet-leri seni Allah'ın sana verdiği nimetlerden gafil kılıp aldatma-sın. İnsanları bizzat ümit bağla-dığın aziz ve celil olan Allah'ın rahmetinden ümitsiz kılma."
bak. el-Bid'at, 331. Bölüm; es-Sıdk, 2192. Bölüm; el-Huşu', 1025. Bölüm