Mizan'ul Hikmet-8.Cilt
 



2909.Bölüm Faydalı Olmayan İlmi Kınamak


14112. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fayda vermeyen ilimde hayır olma-dığını bil. Faydalanılmayan bilgi öğrenilmeye layık değildir."
14113. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) mescide girdi. Bir grubun birinin etrafına toplandığını gördü, "Ne olmuş?" diye buyurdu. Kendisine, "Bu şahıs Allame'dir(çok bilendir)" diye arzedilince,

"Hangi konuda allamedir?" diye sordu. Onlar şöyle arzettiler: "O arapla-rın soyu, savaşları, cahiliye dönemi ve arap şiirleri hususunda insanların en bilginidir. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: "Bu, bir insanın bilmedi-ği taktirde kendisine zararının olmadığı ve bildiği taktirde kendisine fayda vermediği ilimdir."
bak. 2890. Bölüm

2910. Bölüm
İlmi Aklından Fazla Olan Kimse

14114. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kimin ilmi aklından fazla olursa, o ilim kendisi için vebal olur."
14115. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanı teyit etmeyen (onaylamayan) her ilim, sapıklık sebebidir."

2911. Bölüm
İlmin Nihayeti

14116. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlmin sonu yoktur."
14117. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim ihata edilmekten daha çoktur."
14118. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İki şeyin nihayine erişilemez: İlim ve akıl."
14119. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilmin sonuna eriştiğini iddia ederse, cehaletinin nihayetini göstermiş olur."
bak. 2880. Bölüm

2912. Bölüm
İlmin Çeşitleri

14120. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim, sayılamayacak kadar çok-tur."
14121. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim dört çeşittir: Dinler için fıkıh ilmi, bedenler için tıp ilmi, dil için (gramer) ilmi ve zamanları tanımak için yıldız ilmi."

14122. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim iki kısımdır: Dinleri tanıma ve bedenleri tanıma (tıp)."
14123. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim, iki türlüdür: Yaratılıştan gelen ve sonradan kazanılan. Yaratılıştan gelen ilim olmadığı zaman, sonradan kazanılan da fayda vermez."

14124. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim iki çeşittir: İnsanların hakkında düşünmekle görevli olduğu ilim ve o İslam dinidir. Bir de insanların, dü-şünmeyi terk edebileceği ilimdir ve o da aziz ve celil olan Allah'ın kudre-tidir."

2913. Bölüm
İlim Elde Etmenin Adabı

14125. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim sayılamayacak kadar çoktur. O halde herşeyin en güzelini almaya çalışın."
14126. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim ihata edilmekten daha çoktur. O halde her ilimden en güzelini alınız."
14127. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her ilmin en güzelini alınız. Şüphe-siz bal arısı her çiçeğin en güzelini yer ve ondan iki nefis cevher doğar. Onlardan biri insanlar için şifadır ve ikincisi ise kendisiyle aydınlık elde edilir (yani bal ve mum.)"

2914. Bölüm
İlmin Başı

14128. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlmin başı ahlakın arasını ayırmak, güzel ahlakı açığa çıkarmak ve kınanmış ahlakı söküp atmaktır."
14129. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlmin başı yumuşaklıktır. Cehaletin başı ise kaba davranmaktır."
bak. el-Halk, 1105. Bölüm; el-Hikmet, 922. Bölüm

2915. Bölüm
En İyi İlim

14130. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En hayırlı ilim, kendisiyle yolunu ıs-lah ettiğin ilimdir. En kötü ilim ise kendisiyle ahiretini bozduğun ilim-dir."
14131. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En iyi ilim faydalı olanıdır."
14132. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En iyi ilim seni ıslah eden i-limdir."
14133. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ı bilmek, iki ilimden en üstü-nüdür."

14134. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En iyi ilim, amel ile birlikte olan ilimdir."
14135. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En faydalı ilim, amel edilen ilim-dir."
14136. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlmini az görmen, ilminin fazlalığın-dandır."

2916. Bölüm
En Gerekli İlim

14137. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bil ki hiçbir ilim, esenlik dilemek gibi değildir ve hiçbir esenlik, kalp esenliği gibi değildir."
14138. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Senin için en evla ilim, amelinin sadece kendisiyle düzeldiği ilimdir. Senin için en farz olan ilim, hakkında sorulacağın ilimdir. Senin için en gerekli olan ilim, sana kalbinin doğrulu-ğunu ve bozukluğunu gösteren ilimdir. Akıbet açısından en övülmüş ilim ise bu dünyada senin amelini artıran ilimdir. O halde bilinmemesi sana zarar vermeyen bir şeyi öğrenmeye koyulma. Terk edilmesi cehaletini ar-tıran bir şeyi de öğrenmekten gafil olma."

14139. Misbah'uş-Şeria'da yer aldığına göre Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim kendisini tanırsa, Rabbini de tanır. Ondan sonra amelinin sade-ce kendisiyle düzeldiği ilmi tahsil etmeye çalış ve o da ihlastır."

14140. Resulullah (s.a.a), kendisine amellerin en üstününü soran birisine şöyle buyur-muştur: "Allah'ı tanımak ve dini hakkında anlayış sahibi olmak." Peygam-ber bu cümleyi o şahıs için tekrar etti. O şahıs da şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü! Ben sizden ameli sordum, siz ise bana ilmi haber verdiniz." Pey-gamber şöyle buyurdu: "İlim olduğu taktirde, az bir amel bile sana fayda verir. Ama cehalet olduğu taktirde çok amel bile sana fayda vermez."

14141. İmam Ali (a.s), kendisine ilim hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "İlim dört cümledir: Allah'a ihtiyacın olduğu kadar ibadet etmen, Allah'a ateş karşısında tahammülün olduğu kadar isyan etmen, dünyan için içindeki ömrün miktarınca çalışman ve ahiretin için onda kalacağın miktarınca ça-ba göstermen."

2917. Bölüm
Yasak İlimler

14142. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aklın teyit etmediği her ilim dalalet ve sapılıktır."
14143. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Yıldız ilminden sakının. Karada ve denizde yol bulmak için öğrenirseniz o başka. Çünkü yıldız il-mi sizi kahinliğe sürükler. Müneccim de kahin gibidir. Kahin de sihirbaz gibidir, sihirbaz da kafir gibidir ve kafir ise ateştedir."
14144. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice ilimler sapıklıkla so-nuçlanır."
bak. 2889. Bölüm; 223. Konu, es-Sıhr 505. en-Nucum

2918. Bölüm
Helal ve Haramı Tanımak

14145. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "(din hususunda) fakih olunuz. Ak-si taktirde sizler bedevi (ilkel) sayılırsınız."
14146. İmam Ali (a.s), oğlu Hasan'a (a.s) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Ve gördüm... Her şeyden önce sana üstün ve yüce olan Allah'ın kitabını tefsir ve tevili ile, İslam'ın şeriat ve ahkamını, helal ve haramı ile öğretmeyi kararlaştırdım. Başka şeylerle ilgilenmedim."

14147. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Helal ve haram hakkında doğru bir insandan bir tek hadis öğrenmek, senin için dünyadan, dünyanın altın ve gümüşlerinden daha hayırlıdır."

14148. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Keşke, haram ve helal hükümleri hususunda fakih oluncaya kadar ashabımın başı kırbaçlansaydı."
14149. İmam Sadık (a.s), kendisine, "Benim bir çocuğum var. Sizden kendisini ilgi-lendirmeyen hususları değil de helal ve haramları sormak istiyor" diyen birisine şöyle buyurmuştur: "Acaba helal ve haram hakkında sorulan sorudan, insanların sorduğu daha üstün bir soru var mıdır?"

2919. Bölüm
İlmin Süsü

14150. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim öğreniniz, bunun yanısıra da hilim ve vakarla süsleniniz."
14151. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kanatlarını germek (tevazu) ilmin süsüdür."
14152. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlmin süsü ihsandır."

14153. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ruhum elinde olana andolsun ki bir araya gelen ilim ve hilimden daha üstün hiçbir şey bir araya gelmemiş-tir."
14154. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim öğreniniz, ilim için vakar ve hi-lim öğreniniz ve kibirli alimlerden olmayınız. Aksi taktirde ilminiz cehale-tinizi ortadan kaldırmaz."
14155. İmam Ali (a.s), takva sahiplerinin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Hil-mi ilimle karıştır, sözü ise amelle"
bak. 2870. Bölüm

2920. Bölüm
Ledunni (ilahi) İlim

Kur'an:
"Bu arada ikisi katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ledunni ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birini buldular."
14156. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bildiğiyle amel ederse, Allah da ona bilmediğini öğretir."
14157. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir ilim öğrenir ve onunla amel ederse Allah ona bilmediklerini öğretir."
14158. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bildiğiyle amel ederse, bilmedikleri hususunda bu kendisine kifayet eder."

14159. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bazı ilimler, örtülü yüz gibidirler. Allah'ı bilenler dışında hiç kimse onu bilemez. Bu ilimlerden söz edildiği taktirde, Allah'tan gafiller dışında hiç kimse onları inkar etmez."

14160. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Batıni ilim, aziz ve celil olan Al-lah'ın sırlarından bir sır ve hikmetlerinden bir hikmettir. Allah onu kulla-rından istediğinin kalbine atar."
14161. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer, Allah'tan hakkıyla korkmuş olsaydınız, sizlere kendisiyle hiçbir cehaletin olmadığı bir ilim öğretilir-di."
bak. Ez-Zuhd, 1621. Bölüm; el-İmamet (2), 168. Bölüm; el-Ma'rifet (3), 2607. Bölüm

2921. Bölüm
İnsanların En Alimi

14162. İmam Ali (a.s), kendisine insanların en aliminin kim olduğu soırulunca şöyle buyurmuştur: "İnsanların ilmini kendi ilmine ekleyen kimsedir."
14163. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en alimi, insanların il-mini kendi ilmiyle bir araya toplayan kimsedir."
14164. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en alimi, ilim hakkında ihtiraslı olan kimsedir."
14165. Resulullah (s.a.a), kendisine, "İnsanların en alimi olmak istiyorum" denilince şöyle buyurmuştur: "O halde Allah'tan kork ki insanların en alimi olasın."

2922. Bölüm
Sahih İlim Ehl-i Beyt'e (a.s) Özgüdür

14166. İmam Bakır (a.s), Seleme b. Kuheyl ve Hakem b. Uteybe'ye şöyle buyurmuş-tur: "Eğer doğuya ve batıya da gidecek olsanız, biz Ehl-i Beyt'ten çıkan ilim dışında doğru bil ilim bulamazsınız."
14167. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biliniz ki insanların hiçbirinin ya-nında biz Ehl-i Beyt'ten aldıkları dışında bir hak ve doğruluk yoktur."
14168. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Adem'den son Peygambere kadar tüm Peygamberlerin getirdiği ilim Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'inde mevcuttur."

14169. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer ilmi kaynağından almış, suyu saf kaynağından içmiş, hayrı yerinden alıp biriktirmiş, apaçık bir yola ko-yulmuş ve hak yolunu katetmiş olsaydınız, şüphesiz yollar size aşikar olur, (hakkın) nişaneleri sizler için apaçık ortaya çıkardı."
bak. el-İmamet (2), 162. Bölüm

2923. Bölüm
İlim (Çeşitli)

14170. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim beden rahatlığıyla (rahatına düşkünlükle) derk edilemez."
14171. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlmi erkeklerin ağzından alınız."
14172. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bütün ilimleri açan benim ve bütün sırları sona erdiren ise, Kaim'dir (a.s)."
14173. İncil'de şöyle yer almıştır: "Sakın, "Öğrenip amel etmemekten korkuyo-rum" demeyiniz. Aksine şöyle deyiniz: "Öğrenip amel etmeyi ümit ediyo-rum."

14174. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın rahmeti ilmi ihya eden kulun üzerine olsun. Kendisine, "İlmi ihya etmek ne iledir? " diye arzedilince şöyle buyurmuştur: "Takva ve dindar kimselerle müzakere etmekle."
14175. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Gizli şehvetten sakınınız. (Gizli şehvet.) Alim birinin kendi meclisinde oturulmasını sevmesidir."

14176. İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bizim hakkımızı eksilten herke-sin, Allah da ilmini eksilmiştir."
14177. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlmi ehli olmayana veren kimse, domuzun boynuna mücevherat, inci ve altın asan kimse gibidir."

14178. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlmin afeti unutmaktır. İlmi zayi etmek ise onu ehli olmayana söylemektir."
14179. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kıble ehliyle aranızda savaş kapısı açıldı. Bu bayrağı ancak sabır ve basiret ehli, hak konularında bilgi sahibi olan kişiler taşıyabilir."
14180. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Az bir ilim bile bir çok cehaleti or-tadan kaldırır."
368. Konu

el-Umr
Ömür

Tefsir-i el-Mizan, 4/139; Kelam fi Umr'in-Nu'il-İnsan vel'-İnsan'iş Evveli

Bak
4. konu, el-Ecel; 368. konu, el-Umr
el-Fikr, 3257. bölüm


2924. Bölüm
Ömür

Kur'an:
"Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış , sonra da sizi çiftler halinde var etmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, an-cak O'nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömür-lerin azalması şüphesiz Kitap'tadır. Doğrusu bu Allah'a kolaydır."
14181. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ömür, sayılı birkaç nefestir."
14182. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Senin ömrün, içinde bulunduğun zamandır."

14183. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Senin ömrün nefeslerinin sayısıdır ve bu nefesleri sayan bir gözetici vardır."
14184. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan içinde yaşadığı anların çocu-ğudur."
14185. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden hiçbirisi, ömründen bir günü geride bırakmadıkça, ömründen bir günü karşılayamaz."
14186. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz sen sayılı günlersin. Üze-rinden geçen her gün senin bir bölümünü götürür. O halde dünyayı taleb etmeyi kolaya al ve kazancında orta yolu tut."
14187. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ömründen bir parça geçmedikçe zamandan bir an olsun sona ermez."
14188. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri için bir gün yaşamak, an-cak ömründen bir gün eksiltmekle olur."
bak. el-Mevt, 3719. Bölüm

2925. Bölüm
Ömrü Ganimet Saymak

14189. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Dirhem ve dinarından daha çok, ömrün hususunda cimri davran."
14190. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Geçen ömründen zayi ettiklerinden ibret alırsan, geri kalanını korursun."
14191. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ziyan etmiş kimse, ömrünü ziyan eden kimsedir ve şüphesiz gıpta edilen kimse ömrünü Rabbine itaat yolunda sona erdiren kimsedir."

14192. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ömür sınırlıdır. Hiçkimse kendisi için taktir edilen ömürden ileri geçemez. O halde ömrünüz sona ermeden koşunuz."
14193. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Dört şeyi dört şeyden önce gani-met bil: Gençliğini yaşlılıktan önce, sağlığını hastalığından önce, zenginli-ğini fakirlikten önce ve hayatını ölümünden önce."

14194. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "O halde (salih) amel işlemeye gayret edin. Ecelin ansızın gelip çatmasından korkun. Çünkü kaybolan rızkın geri gelmesi umulabilir, ancak kaybolan ömrün gelmesi mümkün ol-maz."
14195. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ömründen geçen şey eceldir, kalanı ümittir (gerçekleşmemesi de mümkündür) ve içinde bulunduğun an amel zamanıdır."
14196. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Geçen günün geçmiştir, gelecek ise şüphelidir. Şimdiki vaktin ise ganimettir."
14197. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Geçen ömrün geçmiştir, kalanının da ne olacağı belli değildir. O halde içinde bulunduğun zamanı amel için ganimet say."
14198. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gece ve gündüz, sende işler (etki ya-ratır.) O halde sen de onlarda çalış. Onlar senden alır, o halde sende on-lardan al."

14199. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Saatler günde, günler ayda, aylar yıl-da, yıllar da ömürde ne de çabuk geçip gidiyor."
14200. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Saat ve anlar, ömürleri yok eder, ölüm ve yokluğa yaklaştırır."
14201. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü, kulun ömür günle-rinden her bir gün için yirmi dört hazine, gece gündüz saatleri sayısınca açılır. Bir hazineyi nur ve sevinç dolu görür. Bunu müşahade edince öyle bir sevinir ki eğer bu sevinci cehennem ehli arasında bölüştürülecek olur-sa onlara ateşin derdini hissetmeyi unutturur. Bu hazine kulun içinde Rabbine itaat ettiği saattir.

Daha sonra kendisine başka bir hazine açılır. O hazineyi ise karanlık, kötü kokulu ve korkunç bulur. Onu görmekten dolayı öyle bir korkar ve dehşete kapılır ki eğer korku ve dehşeti cennet ehli arasında bölüştürüle-cek olursa, cennet nimeti kendilerine tatsız olur. Bu da rabbine içinde is-yan ettiği saattir.

Ardından kendisine bir başka hazine açılır ve onu boş bulur. İçinde kendisini sevindirecek ve rahatsız edecek bir şey bulunmaz. Bu da kulun uykuda olduğu ve dünyanın mübah işleriyle meşgul olduğu saatlerdir. O halde bu saat ve anları da güzel işlerle doldurabildiği halde doldurmadığından dolayı, nitelendirilmesi mümkün olmayan bir hüzün ve gama boğulur. Allah-u Teala'nın şu sözü de buna işaret etmektedir: "O gün zarar günüdür..."
14202. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ömrünü, kendisini kurtara-cak şeyler dışında harcayacak olursa, istediği şeyi kaybetmiş olur."

14203. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Pişman olmadan ve "Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bi-ze" demeden önce şimdiki zamanı, şimdiki zamanı değerlendirin."
14204. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Düğümler açık, meşale-ler yanık ve tövbe kapısı açıkken, kalem ameller yazmaktan kurumamışken ve amel defteri görülmemişken, şimdiyi, şimdiyi değerlendirin."

14205. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefeslerinin eceline doğru attığı adımlar olduğunu bilip amele koşan ve arzusunu kısaltan kimseye Allah rahmet etsin."
14206. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İçinde bulunduğun hergün için amel et ki kurtuluşa (kemale) erişesin."
bak. 2928. Bölüm; el-Murakıbe, 1540, 1544. Bölümler


2926.Bölüm Ömrü Zayi Etmek


14207. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Geçen ömürle uğraşmak, şimdiki zamanı zayi eder."
14208. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefsin, ölümden sonra kendisiyle birlikte olmayacak şeylerle meşgul olması (amelde) en büyük gevşeklik-tir."

14209. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın vaktini harcadığı en kötü şey, fazlalık (faydasız) işlerdir."
14210. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Önemli olmayan bir şeyle meşgul olan kimse daha önemli şeyi zayi etmiş olur."
14211. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ömürleri sizlere baki kalmayacak şeylerde zayi etmekten sakının. Şüphesiz ömürden geçenler bir daha geri dönmez."

14212. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nimetler içerisinde ömür sürenler nerede? İlim öğrenip anlayanlar nerede? Onlara mühlet verildi de gaflete daldılar. Sağlık ve esenlik içinde yaşarlarken unuttular. Uzun mühlet elde ettiler. Güzel lütuflara nail oldular."

14213. İmam Ali (a.s) ani ölümle karşılaşanın sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Ölüm aralarına girmeye başlamış, kişiyle konuşması arasına girmiştir. Kişi tanıdıkları arasında gözüyle bakar, kulağıyla işitir, aklı ve zekası ye-rindedir. Giden ömrünü ve zamanın götürdüklerini düşünmektedir."

2927. Bölüm
Ömrün Geri Kalanı

14214. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müminin ömrünün geri kalanı paha biçilmezdir. Zira onun vesilesiyle geçmişini telafi eder ve ölen şeyi ihya eder."
14215. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ömrünün geri kalanının değerini sa-dece Peygamber veya sıddık (dosdoğru) insan bilir."

14216. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müminin geri kalan ömründen baş-ka hiç bir şey simyadan daha değerli değildir."
14217. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ömrünün geri kalanında hayırlı işler yaparsa, geçmiş günahlarından dolayı sorgulanmaz. Her kim de ömrünün kalan bölümünde günah ve kötülük yaparsa,

bütün ömrü boyunca yaptığı amellerden dolayı sorguya çekilir. Şu şair ne de güzel demiştir: "Zaman ömrüm hakkında benimle çene çaldı ve ben ona dedim ki
Ömrümü dünyaya ve dünyada olan herşeye satmam
Daha sonra yavaş yavaş benden bedava aldı
Satıcısı zarar eden ticaretin elleri kopsun."

2928. Bölüm
Ömrü Allah'a İtaat Yolunda Geçirmeye Teşvik

14218. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ömrün, Rabbinin itaatinde tükettiğin takdirde saadetinin mehiridir."
14219. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz nefeslerin, ömrünün parçalarıdır. O halde nefeslerini sadece seni (Allah'a) yakın kılacak itaatte harca."

14220. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz vakitlerin, ömrünün parça-larıdır. O halde vaktini sadece seni kurtaran şeylerde harca."
14221. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ömrünü ibadet ve itaat dışında zayi etmekten koru."

2929. Bölüm
Ömrü Kendi Aleyhine Hüccet Olan Kimse

Kur'an:
"Orada; "Rabbimiz! Bizi çıkar; yaptığımızdan başka, salih amel işleyelim" diye bağrışırlar. O zaman onlara şöyle deriz: "Öğüt alacak kişinin öğüt alabileceği kadar bir süre sizi yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Artık azabı tadınız, zalimlerin yardımcısı olmaz."
14222. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Bir süre sizleri yaşatmadık mı?..." ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Bu ayet, onsekiz yaşındaki kimse-ler için bir kınamadır."

14223. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü olunca bir ses yük-selir: "Altmış yaşındakiler nerededir? " Bu Allah-u Teala'nın hakkında şöyle buyurduğu ömürdür: "Öğüt alacak kişinin öğüt alabileceği ka-dar bir süre sizi yaşatmadık mı?"

14224. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Altmış yaşına ulaştığında kendini ölülerden say."
14225. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın ademoğlunu mazur gördüğü ömür, altmış yıldır."
14226. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Altmış ile yetmiş yıl arası ölümle-rin iniş yerleridir."

14227. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kul işleri hususunda kırk yaşına kadar genişlik sahibidir. Kırk yaşına erişince aziz ve celil olan Allah iki meleğine şöyle vahyeder: "Ben kuluma ömür verdim, o halde onun husu-sunda sert ve sıkı davranın. Az çok, küçük veya büyük tüm işlerini hıfze-din ve yazın."

14228. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kul, kırk yılı geride bırakınca ona şöyle denir: "Akıllı ol. Zira artık senden hiçbir özür kabul edilmez." Kırk yaşındaki insanın, yirmi yaşındaki insan gibi özür getirmeye hakkı yok-tur."
14229. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kul, kırk yaşına ulaşınca Allah'tan korkmalı ve ondan sakınmalıdır."
14230. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan kırk yaşına ulaşınca, bir mü-nadi gökten şöyle nida eder: "Göç vakti yaklaştı. O halde azığını hazır-la."

14231. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsan kırk yaşına ulaşırda iyilikleri kötülüklerinden üstün olmazsa şeytan onun alnından öper ve şöyle der: "Bu asla kurtuluşu görmeyecek olan bir yüzdür."
14232. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim kırk yılı geride bırakırda iyiliği kötülüğüne galip gelmezse, kendisini ateş için hazırlamalıdır."
14233. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ömrü ahirette aleyhine bir hüccet ve delil olan gafile hasret (eyvahlar-yakınmalar) olsun ki yaşam günleri onu kötülüğe sürmüş, götürmüştür."

2930. Bölüm
Ömrün En Rezil Dönemi

Kur'an:
"Allah sizi yaratmıştır, sonra öldürecektir, içinizden bir kısmı da ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken bilmez olurlar. Doğrusu Allah bilendir, her şeye kadirdir."

"Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akıl etmezler mi? "
14234. İmam Ali (a.s), Allah-u Teala'nın, "İçinizden bir kısmı da ömrünün en fena zamanına ulaştırılır." ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Maksat, yetmiş beş yaştır."

14235. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kul otuz üç yaşına ulaşınca, kemaline ermiş olur. Kırk yaşına erişince ömrünün zirvesine ulaşmış olur. Kırk bir yaşına gelince azalmaya başlar. Elli yaşındaki insan can veren kimse gibi olmalıdır."
14236. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey kırk yaşındakiler! Sizler hasat zamanı yaklaşmış ekinlersiniz. Ey elli yaşındakiler! Önceden ne gönderdi-niz ve geride ne bıraktınız. Ey altmış yaşındakiler! Hesaba doğru ilerleyin ve artık hiçbir özrünüz kalmamıştır. Ey yetmiş yaşındakiler! Kendinizi ölülerden sayınız."

2931. Bölüm
Uzun Hayatın Meyvesi

14237. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Uzun ömrün meyvesi, hastalık ve yaşlılıktır."
14238. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kimin ömrü uzun olursa, musi-betleri çok olur."
14239. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim kalmayı severse, bela ve musibetler için sabırlı bir kalp hazırlamalıdır."

2932. Bölüm
Ömrü Artıran Şey

14240. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sürekli abdestli ol ki Allah ömrünü uzatsın."
14241. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kimin niyeti güzel olursa, ömrü de çok olur."
14242. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülüklerden uzak durunuz ki ömrünüz uzasın."

14243. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ailesine iyilik ederse, öm-rü uzun olur."
14244. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer Allah'ın ömrünü artırmasını istiyorsan, anne ve babanı sevindir."
14245. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim rızkının fazla ve ömrü-nün uzun olmasını istiyorsa, sıla-i rahimde bulunsun."

14246. İmam Sadık (a.s), Muyesser'e şöyle buyurmuştur: "Ey Muyesser! Kaç defa ecelin geldi, ama akrabalarını ziyaret ettiğin için (sıla-i rahimde bulundu-ğun için) Allah her defasında onu erteledi. (Eğer ömrünün fazla olmasını istiyorsan, iki yaşlı kimseye iyilik et." İmam'ın maksadı insanın anne ve babasıdır.)"

14247. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ömrü sadece iyilik etmek uzatır."
14248. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şiilerimize Hüseyin b. Ali'nin kabrini ziyaret etmelerini emrediniz. Zira onu ziyaret etmek, rızkı arttırır, ömrü uzatır ve kötülükleri insandan uzaklaştırır."

14249. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim kalmayı talep ediyorsa -elbette kalma diye bir şey söz konusu değildir- sabah erkenden kahvaltı yapmalı, güzel ayakkabı giymeli, borcunu azaltmalı ve kadınlara fazla yak-laşmamalıdır."
bak. Er-Rahim, 1464, 1467. Bölümler; el-Ecel, 24. Bölüm

2933. Bölüm
Uzun Ömür ve Güzel Amel

14250. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ömrü uzun olup ameli güzel olan kimseye ne mutlu. Böyle bir kimsenin dönüş yeri de güzeldir. Zira Rabbi ondan hoşnuttur. Ömrü uzun olup ameli kötü olan kimse ne de kötüdür. Böyle bir kimsenin dönüş yeri de kötüdür. Zira Rabbi ondan razı değil-dir."

14251. İmam Seccad (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "(Allah'ım! ) Beni öm-rünü uzun, amelini güzel kıldığın, nimetini kendisine tamamladığın, ken-disinden hoşnut olduğun ve ona en devamlı sevinç, en kamil yücelik ve en güzel geçim içinde tertemiz bir hayat verdiğin kimselerden eyle."

2934. Bölüm
Mümin ve Uzun Ömür Talep Etmek

14252. İmam Seccad (a.s), Mekarim'ul-Ahlak duasında şöyle buyurmuştur: "Al-lah'ım! Ömrümü sana itaatte harcandığı müddetçe uzun kıl ve ömrüm şeytanın otlağı haline geldiğinde de ruhumu al ve kendine doğru götür."
14253. Fatımat'uz-Zehra (a.s) bir münacaatında şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Gayp ilmin ve kulların üzerindeki kudretine hatırı için beni yaşamamın, benim için daha iyi olduğunu bildiğin müddetçe hayatta kıl. Ölümü be-nim için daha iyi gördüğün taktirde ise canımı al."
14254. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Allah'ın kendisi için isyan etmeyi kastedinceye kadar kendisine belirlenmiş bir ecel tayin etmemesi, müminin yüceliğindendir. O halde mümin günah işlemeyi kastedince Al-lah canını alır."