Mizan'ul Hikmet-8.Cilt
 


2830.Bölüm İlmin Fazileti


Kur'an:
"Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiret-ten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse küfreden kimse gi-bi olur mu? De ki: "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar."
"Ey iman edenler! Toplantılarda, size, "Yer açın" denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; "Kalkın" denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden iman etmiş olanları ve kendileri-ne ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır."

13629. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Faziletlerin başı, ilimdir. Faziletlerin sonu ise yine ilimdir."
13630. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların birbirinden üstünlüğü, ilim ve akıl iledir; mal ve soy ile değil."
13631. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim öğrenmek, kendisiyle mükafat verilecek bir dindir; insan hayatında onunla Allah'a itaat eder; vefatından sonra güzel bir ad hatıra bırakır."

13632. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim, değerli bir mirastır."
13633. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Babaların çocuklarına bıraktığı en iyi miras edeptir, servet değil. Zira servet yok olucudur. Edep ise kalıcı-dır."
Mes'ade şöyle diyor: "Buradaki edepten maksat ilimdir."
Bak. El-Edeb, 68. Bölüm, 385, 389. hadisler, 2836. Bölüm

13634. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer ömründen iki gün bile baki kalmışsa bir gününü ölüm günü kendisinden yardım almak maksadıyla edep (ilim) için harca." Kendisine şöyle arzedildi: "O yardım almak ne-dir?" İmam şöyle buyurdu: "Kendinden sonra bırakacağın şeyler için, iyi tedbir almalı ve işi sağlam yapmalısın."
13635. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim dizginleri önden çekendir, amel arkadan sevkedendir, nefis ise inatçı ve ram olmayan bir binektir."

13636. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim yardım eder, hikmet ise irşad eder."
13637. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim, afetlere engel olur."
13638. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim, en iyi varlıktır."
13639. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim aklın meşalesidir."
13640. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim ne güzel bir kılavuzdur."

13641. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim en üstün hediyedir."
13642. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim gizlenmeyen bir güzellik ve iliş-kisini koparmayan bir soydur."
13643. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim zenginlerin süsü ve fakirlerin zenginliğidir."
13644. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim iki arkadaştan en üstü-nüdür."
13645. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim geçmişi olmayan (soylu bir aile-de olmayan) biri için en üstün şerafettir."
13646. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim, soyların en şereflisidir."
13647. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim, aşağılık insanı yüceltir ve ilmi terketmek ise yüce insanı aşağılık kılar."

13648. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim babaların çocuklarına topladı-ğından daha çoğunu ehli için toplar."
13649. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim müminin yitiğidir."
13650. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim hilmin kılavuzudur."
13651. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir hazine ilimden daha faydalı değildir."
13652. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlme, onu güzel görmeyen kimsenin bile onu iddia etmesi ve kendisine ilim isnad edilince sevinmesi şeref ola-rak yeter ve cahilliğe de cahil ve ilimden nasipsiz kimsenin bile kendisin-den uzak durmaya çalışması kınama olarak yeter."

13653. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kime ilim kendi elbisesini giydi-rirse, insanların gözünden ayıpları gizli kalır."
13654. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim gibi hiçbir şerafet yoktur."
13655. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gerçek ve kamil şerafet sahipi kimse ilminin kendisini şerafetli kıldığı kimsedir."
13656. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilimle halvette bulunursa, hiçbir halvetten dolayı yalnızlık duygusuna kapılmaz."

13657. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İçinde ilimden bir şey olmayan kalp, bayındır kılıcısı olmayan harap bir evdir."
13658. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İçinde hikmetten bir şey olmayan kalp, harap bir ev gibidir. O halde ilim öğreniniz ve öğretiniz. Anlamaya çalışınız ve cahil olarak ölmeyiniz. Zira Allah cahilin özrünü kabul et-mez."
13659. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kap, içine bir şey konuldukça daralır; ancak ilmin kabı müstesnadır; o, bilgi konuldukça genişler."

13660. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim dışında herşey azalınca değer elde eder. Şüphesiz ilim çoğalınca değerlenir."
13661. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim hakka hidayet eder."
13662. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer birgün bana gelir de beni Al-lah-u Teala'ya yakınlaştıracak ilmim artmazsa, o günün güneşinin doğması bana mübarek olmasın."

13663. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cehaletine karşı ilmiyle savaşan kim-se en mutlu nasibe erişmiştir ."
13664. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin günahı birdir, cahilin gü-nahı ise iki."
13665. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin günahı birdir, cahilin gü-nahı ise iki tanedir. Alim sadece günah işlediği için azap görür, ama cahil hem günah işlediği için ve hem de ilim öğrenmediği için azap görür."

2831. Bölüm
İlimden Mahrum Olan Kimse

13666. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala, ilimden mahrum kalmadıkça zilletini istememiştir."
13667. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala zilletini istediği her kulu, ilimden ve edepten mahrum kılmıştır."

13668. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah bir kulu aşağılık kılmak isterse, onu ilimden mahrum kılar."
İbn-i Ebi'l-Hadid şöyle yazıyor: "Erzelehu" kelimesi, "Allah onu rezil kıldı" an-lamındadır ve şöyle söylenmiştir: "Allah-u Teala'nın kula buğzettiğinin alametlerin-den biri de onu ilimden nefret ettirmesidir." Nitekim şair şöyle demiştir:
Veki'ye hafızamın zayıflığından şikayette bulundum

O bana günahları terk etmeyi öğretti. Ve dedi ki: İlim hıfzetmek fazilet olduğu için
Allah'ın fazlı hiçbir günahkara bağışlanmaz."
bak. 552. Konu, et-Tevfik

2832. Bölüm
İlim Her Hayrın Köküdür

13669. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim her hayrın aslıdır (köküdür.) Cehalet ise, her kötülüğün başıdır."
13670. Misbah'uş-Şeria'da şöyle yer almıştır: "İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuş-tur: "İlim her yüce halin kökü ve her yüce makamın zirvesidir."

13671. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim her hayrın cehalet ise her kötü-lüğün köküdür."
Şehid'us-Sani (r. a), "Münyet'ül-Mürid" adlı kitabında şöyle buyurmuştur: "Bil ki münezzeh olan Alla ilmi, bu düşük ve yüce alemin yaratılışının genel bir sebebi kıl-mıştır ve ilmin azameti ve kıvancı için, bu sebep yeterlidir.

Allah-u Teala, kendi muhkem kitabında hatırlatmak ve akıl sahiplerine basiret vermek için şöyle buyur-muştur: "Yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah'tır, Al-lah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın ilminin her şeyi kuşattı-ğını bilmeniz için Allah'ın buyruğu bunlar arasında iner durur." Şüphesiz bu ayet tek başına ilmin, özellikle de tevhid ilminin, her ilmin temeli ve her bilginin yörüngesi olduğunu göstermeye kafidir ve ilmin ne kadar yüce olduğunu açık-ça ortaya koymaktadır.

Münezzeh olan Allah, ilmi en yüce şerafet kılmış, adem oğlunun yaratılışından ve yokluk karanlığından, varlık aydınlığına çıkarılmasından sonra, kendisine bağışla-dığı ilk nimet olarak taktir etmiştir. Münezzeh olan Allah, Peygamberi Muham-med'e (s.a.a) nazil buyurduğu ilk surede şöyle buyurmuştur: "Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı pıhtılaşmış kandan yarattı. Oku! Kalemle öğ-reten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibi-dir."

Allah-u Teala, "Ona önünden ve arkasından batıl yaklaşamaz, o övülmüş hikmet sahibi Allah nezdinden nazil olmuştur" diye buyur-duğu, azametli ve yüce kitabına yaratma nimetiyle nasıl başladığını bir düşün ve gör ki yaratılış nimetinden hemen sonra da ilim nimetinden bahsedilmektedir. Şüphesiz eğer yaratılış nimetinden sonra ilimden daha üstün ve iyi bir nimet olsaydı, şüphesiz Allah-u Teala ilim nimetini zikretmezdi."

2833. Bölüm
İlim ve Hayat

13672. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim hayattır."
13673. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim iki hayattan biridir."
13674. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hayat ilimle vücuda gelir."
13675. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim islamın hayatı ve dinin direği-dir."
13676. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim İslam'ın hayatı ve imanın di-reğidir."

13677. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim nefsi diriltir, kalbi aydınlatır ve cehaleti öldürür."
13678. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ilim, kalplerin hayatı, göz-lerin körlükten (alıkoyan) nuru ve bedenlerin zaaftan (kurtaran) gücü-dür."
13679. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir ilmi dirilten kimse, asla ölmez."
13680. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim elde ediniz ki sizlere de hayat kazandırsın."
bak. 2795. Bölüm, el-Cehl, 598, 599. Bölümler

2834. Bölüm
İlim ve Allah'a İtaat

Kur'an:
"Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak ol-duğunu, güçlü ve hamde layık olanın yolunu gösterdiğini bilirler."
"Bu, kendilerine ilim verilenlerin Kur'an'ın, senin Rabbinden bir gerçek olduğunu bilip de ona inanmaları ve gönüllerini bağla-maları içindir. Allah iman edenleri şüphesiz doğru yola erişti-rir."

13681. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim talep etmek her müslümana farzdır... Şüphesiz ilimle rabbe itaat ve ibadet edilir, sıla-i rahimde bulu-nulur, Allah'ın helali haramından ayırt edilir. Şüphesiz ilim amelin imamı-dır ve amel ilme tabidir. Mutlu insanlara ilim ilham edilir, mutsuz insanlar ise ilimden mahrum bırakılır."

13682. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim öğreniniz ki ilim öğrenmek bir güzelliktir... İlimle Allah'a itaat ve ibadet edilir, Allah ilimle tanınır ve ilim sebebiyle tevhidine ulaşılır. İlimle sıla-i rahimde bulunulur, ilimle helal haramdan ayırt edilir. Şüphesiz ilim aklın imamıdır, akıl ise ilme tabidir. Allah ilmi mutlu insanlara ilham eder, mutsuz insanları ise ilimden mahrum bırakır."
bak. el-Akl, 2804. Bölüm; ez-Zenb, 1361. Bölüm

2835. Bölüm
İlmin Servete Üstünlüğü

13683. İmam Ali (a.s) Kumeyl b. Ziyad'ın elinden tuttu. Onu mezarlığa doğru götür-dü. Çöle varınca içinden bir ah çekti ve ona şöyle buyurdu: "İlim maldan hayırlı-dır; zira ilim seni korur; ama malı sen korursun. Mal harcandığında azalır; (ama) ilim harcandığında çoğalır; malın verdiği makam ve şahsiyet malın yok olmasıyla yok olur."

13684. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yedi delilden dolayı, ilim maldan daha üstündür: Evvela ilim peygamberlerin mirasıdır, mal ise firavunların mirasıdır; ikinci olarak ilim infak ile azalmaz, ama mal harcama sebebiyle azalır; üçüncü olarak servet bir koruyucuyu gerektirir,

ama ilim sahibini korur; dördüncü olarak ilim, kefenli haldeyken de sahibiyle birlikte bulu-nur, ama servet baki kalmaz; beşinci olarak servet mümin ve kafir için temin olur, ama ilim sadece mümin için hasıl olur; altıncı olarak bütün in-sanlar dini işlerinde alimlere muhtaç olurlar, ama mal sahibine muhtaç olmazlar; yedinci olarak ilim, insana sırattan geçerken güç verir, ama mal ona engel olmaya çalışır."

2836. Bölüm
İlim ve İnsanın Değeri

13685. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her insanın değeri, ihsan ettiği şey-dir."
13686. Halil b. Ahmet şöyle diyor: "İlim öğrenme hususunda en teşvik edici söz Ali b. Ebi Talib'in şu sözüdür: "Her insanın değeri ilmiyledir."
13687. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar bildikleri şeyin çocuklarıdırlar."
13688. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En değerli insanlar, en çok ilim sahibi olanlardır. Değeri az olan kimseler ise ilimleri en az olanlardır."

13689. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey mümin! Şüphesiz bu ilim ve edep, senin canının değeridir. O halde, onları öğrenmeye çalış. Zira ilmin ve edebin arttıkça, kıymetin ve değerin de artar. Zira ilimle Rabbine ulaşır ve edep ile Rabbine güzel hizmette bulunursun ve kul hizmetçilik adabıy-la Allah'a yakınlık ve dostluğa liyakat elde eder. O halde bu nasihatı kabul et ki azaptan kurtuluşa eresin."

13690. İmam Bakır (a.s), oğlu İmam Sadık'a (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey oğulca-ğızım! Şiilerin makamını rivayet ve marifet ölçülerince tanı. Zira marifet o rivayeti anlamaktan ibarettir ve mümin rivayetleri anlamakla, imamın en üst derecelerine ulaşır. Ben Ali'nin (a.s) kitabına baktım ve orada şu cüm-leyi buldum: "Şüphesiz her insanın değeri ve kıymeti marifetine bağlı-dır."

13691. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şiilerimizin makamını, bizlerden bildikleri rivayetler miktarınca tanıyınız. Biz onların fakihini muhaddes olmayınca fakih saymayız." Kendisine şöyle soruldu: "Acaba mümin de muhaddes midir?" İmam şöyle buyurdu: "Mümin müfehhemdir ve mü-fehhem olan kimse de muhaddestir. "

2837. Bölüm
Peygamberlik Makamına En Yakın Olan Kimse

13692. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanlardan Peygamberlik maka-mına en yakın olan kimse, alimler ve mücahitlerdir."
13693. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim talep eden kimse İslam'ın rüknüdür. Mükafatı da peygamberlerle verilecektir."
13694. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin alimleri, İsrailoğulla-rının peygamberleri gibidir."
bak. 285. Bölüm

2838. Bölüm
Alimler Peygamberlerin Varisidir

13695. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alimler peygamberlerin varisi-dir."
13696. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alimler peygamberlerin varisleri-dir. Zira peygamberler miras olarak dirhem ve dinar bırakmazlar. Aksine onlar kendilerinden hadisler geride bırakmışlardır. O halde her kim bu hadislerden bir şey öğrenirse, çok fayda elde etmiştir. O halde ilminizi kimden elde ettiğinize iyi bakın."

13697. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimler peygamberlerin varisleri-dir. Gök ehli onları sever ve öldüklerinde kıyamet gününe kadar denizde-ki balıklar onlar için mağfiret diler."
13698. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimler yeryüzünün meşaleleri, peygamberlerin halifeleri, benim ve Peygamberlerin varisleridirler."
13699. İmam Ali (a.s), oğlu Muhammed'e şöyle buyurmuştur: "Dinde fakih ol (de-rin anlayış sahibi.) Zira ki fakihler peygamberlerin varisleridir."

2839. Bölüm
Alimlerin Mürekkebinin Şehitlerin Kanından Üstün Olu-şu

13700. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimlerin mürekkebi ve şehitlerin kanı kıyamet günü birlikte tartılır ve alimlerin mürekkebi, şehitlerin ka-nından üstün gelir."
13701. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü olunca Allah-u Teala insanları geniş bir çölde toplar, teraziler ortaya konur. Şehitlerin kanı alimlerin mürekkebiyle tartılınca, alimlerin mürekkebi, şehitlerin ka-nından üstün gelir."
13702. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimlerin mürekkebi, şehitlerin kanıyla tartılır ve mürekkeb kana üstün gelir."
13703. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimlerin mürekkebi ve şehitlerin kanı birlikte tartılır. Alimlerin mürekkebi şehitlerin kanından üstün ge-lir."


2840.Bölüm Alim Ölse Bile Diridir


13704. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mal biriktirenler, diri oldukları halde helak olmuşlardır. Ama ulema, zaman (dünya) baki kaldıkça bakidirler. Bedenler yok olmuştur; ama söz ve eserleri gönüllerde mevcuttur."
13705. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gece ve gündüz baki kaldıkça alim-ler de baki kalır."

13706. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alim ölse bile diridir, cahil diri olsa bile ölüdür."
13707. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Cahiller arasında alim, ölüler ara-sındaki diri gibidir."
bak. el-Mevt, 3741, 3742. Bölümler

2841. Bölüm
İlmin İbadetten Üstünlüğü

13708. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benim nezdimde ilmin üstünlüğü, ibadetin üstünlüğünden daha sevimlidir."
13709. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim ibadetten üstündür."

13710. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim kendisi vesilesiyle batılı hakka veya sapıklığı hidayete döndürmek üzere bir ilim öğrenmek için (evinden) dışarı çıkarsa onun bu işi kırk yıl Allah'a ibadet etmiş kimsenin ibadeti gibidir."
13711. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın duyduğu ve (başkalarına) aktaracağı ve amel edeceği hikmetli bir söz bir yıllık ibadetten daha hayırlıdır."

13712. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlmin azlığı, ibadetin çokluğundan daha iyidir."
13713. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir saatlik ilmi müzakere, bir gecelik ibadetten daha iyidir."
13714. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlimle birlikte olan uyku, cehaletle birlikte olan namazdan daha iyidir."
13715. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çok ilimle birlikte olan az amel, az ilimle, şek ve şüpheyle karışık çok amelden daha hayırlıdır."
13716. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah nezdinde ilim öğrenmek, Allah-u Teala yolunda, cihad, hac, oruç ve namazdan daha üstündür."
bak. el-İbadet, 2497. Bölüm

2842. Bölüm
Alimin Abid İnsana Üstünlüğü

13717. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlminden istifade edilen alim, yet-miş bin abidden daha üstündür."
13718. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin abid insana üstünlüğü, on-dordüncü gecenin ayının diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir."

13719. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz, alimin abide üstünlüğü güneşin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Abid olmayanlara üstünlüğü ise, ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir."
13720. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ı bilen bir alimin bir rekatlık bir namazı, Allah'ı bilmeyen kimsenin kıldığı bin rekat namazdan daha iyidir."

13721. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin kıldığı iki rekat namaz, abidin kıldığı bin rekat namazdan daha iyidir."
13722. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir alim, bin abidden ve bin zahit-ten daha üstündür."
13723. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim sahibi kimse (kıyamet günü) beşyüz yıllık mesafedeki bir tepenin üstünde abidden daha önce gelir."
13724. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin bir saat sırtını yastığa daya-yıp ilim ve işine bakması, abid insanın yetmiş yıllık ibadetinden daha iyi-dir."

13725. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin şehitten üstünlüğü bir de-recedir. Şehidin abidden üstünlüğü de bir derecedir. Peygamberin alim-lerden üstünlüğü bir derecedir. Kur'an'ın diğer sözlerden üstünlüğü ise, Allah'ın yaratıklarından üstünlüğü gibidir. Alimin diğer insanlardan üs-tünlüğü de benim insanların en düşüğüne oranla üstünlüğüm gibidir."
bak. el-Fıkh, 3239. Bölüm


2843. Bölüm
Alimin Abidden Üstün Oluşunun Sebebi

13726. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alim insan abidden yetmiş derece üstündür ki her derecenin mesafesi, bir atın yetmiş yıl koşturması, (neti-cesinde aldığı yol) kadardır. Bu üstünlüğün sebebi ise şeytanın insanlar arasında bir bidat bırakması halinde alimlin onu anlaması ve insanları on-dan sakındırmasıdır. Ama abid insan ibadetiyle meşgul olduğu için ne bid'ata teveccüh eder ve ne de onu tanır."

13727. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü abid insana şöyle denir: "Sen iyi bir insandın, hizmet ettin, geçimini halktan temin etmedin, o halde şimdi cennete gir." Biliniz ki fakih, insanlara hayrını ulaştıran ve onları düşmanlarından kurtaran kimsedir... fakihe de şöyle denir: "Ey Al-i Muhammed'in yetimlerinin sorumluluğunu üstlenen! Onların zayıf dost-larını ve takipçilerini doğru yola ulaştıran kimse! Dur ve senden faydala-nan veya senden ilim öğrenen herkese şefaat et."

13728. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü olunca aziz ve celil olan Allah alim ve abidi diriltir. Bu ikisi aziz ve celil olan Allah'ın huzu-runda durunca, abid olanına şöyle denir: "Cennete gir." Alim olana ise şöyle denir: "Dur ve insanları iyi terbiye ettiğin için onlara şefaat et."

13729. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alimin iki rekat namazı, cahilin yet-miş rekat namazından daha iyidir. Zira alim fitnelerle karşılaşır, ama ilmi vasıtasıyla onlardan (sağ salim) dışarı çıkar. Ama cahil, fitnelerle karşıla-şınca, onda darmadağın olur."

13730. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Muhammed'in ruhu elinde olana andolsun ki şüphesiz bir alimin varlığı İblis için bin abidin olmasından daha ağırdır. Zira abid insan kendisini düşünür. Alim ise başkalarını dü-şünür."
bak. el-fıkh, 3241. Bölüm

2844. Bölüm
Alimin Vefatı

13731. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin vefatıyla İslam'da bir gedik açılır ve gece ve gündüz birbiri ardınca geldiği müddetçe de bu gedik ka-panmaz."
13732. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala bu ümmetten bir alimin ruhunu alınca, İslam'da bir gedik açılır. Kıyamet gününe kadar bu gediği asla kapanmaz."

13733. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin ölümü telafi edilmeyen bir musibet ve kapanmayan bir gediktir. Şüphesiz alim batmayan bir yıldızdır. Bir kabilenin ölümü bir alimin ölümünden daha kolaydır."
13734. İmam Sadık (a.s), aziz ve celil olan Allah'ın, "Bizim yeryüzünün etra-fından eksilttiğimizi görmediler mi? " ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Maksat, alimlerin yok olmasıdır."
bak. el-Fıkh, 3247. Bölüm

2845. Bölüm
Alimin Yüzüne Bakmak İbadettir

13735. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin yüzüne bakmak ibadettir."
13736. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alimin yüzüne sevgiyle bakmak, ibadettir."
13737. İmam Sadık (a.s), kendisinden Peygamber'in (s.a.a), "Alimlerin yüzüne bak-mak ibadettir" sözü sorulunca şöyle buyurmuştur: "Maksat, baktığın zaman sana ahireti hatırlatan alimdir. Bunun tersi olan (bakışı sana ahireti hatırlatma-yan) kimseye bakmak ise fitnedir (sapıklıktır)"

13738. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali'nin yüzüne bakmak ibadettir."
bak. En-Nezer, 3884. Bölüm; Tarih-I Dimeşk, İbn-i Esakir, İmam Ali'nin (a.s) Biyografisi 2/391

2846. Bölüm
İlim Öğrenmeye Teşvik

13739. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Çin'de de olsa ilim öğreniniz. Zira ilim talep etmek, her Müslüman'a farzdır."
13740. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Denize dalmak ve kalpleri yarmak (kan akıtmak) pahasına da olsa ilim öğreniniz."
13741. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer insanlar ilmin ne faydaları olduğunu bilselerdi, şüphesiz bu yolda kan dökme ve denizlerin derinliği-ne dalma pahasına da olsa, ilmi talep ederlerdi."
13742. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim öğreniniz, zira ilim sizinle aziz ve celil olan Allah arasında bir bağdır."

13743. Lokman (a.s) oğluna öğüt vererek şöyle buyurmuştur: "Oğulcağızım! Öm-rünün gece gündüz ve saatlerinde bir bölümünü ilim öğrenmeye ayır. Zira kendin için ilmi terketme gibi bir kayıp bulamazsın."

2847. Bölüm
İlim Tahsil Etmek Farzdır

13744. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim tahsil etmek, kadın ve erkek her müslümana farzdır."
13745. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim tahsil etmek, her müslümana farzdır."
13746. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim öğrenmek her durumda farz-dır."

13747. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim talep etmek, Allah'ın farzla-rından biridir."
13748. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim talep etmek, her müslümana farzdır. Biliniz ki Allah ilim öğrenmek isteyenleri sever."

2848. Bölüm
Doymak Bilmeyen İki Obur

13749. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Asla doymayan iki obur, ilim talep eden ve dünyayı talep eden kimselerdir."
13750. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Doymak bilmeyen iki obur, ilim düşkünü ve servet düşkünü kimselerdir."
13751. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şu iki obur kimse,

asla doymak bil-mez: İlim talep eden ve dünyayı talep eden"
13752. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şu iki obur, asla doymak nedir bilmez: İlim talep eden ve dünyayı talep eden kimse. İlim talep eden kim-se, Rahman olan Allah'ın hoşnutluğunu artırır. Dünyayı talep eden kimse ise tuğyan uçurumuna yuvarlanır."
13753. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en açı ilim talep eden kimsedir. İnsanların en toku ise ilim talep etmeyen kimsedir."
13754. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her ilim sahibi başka bir ilim hak-kında açtır. (doymaz)"
13755. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alim, ilimden doymayan ve hatta göstermelik de olsa doyduğunu göstermeyen kimsedir."


2849.Bölüm İlim Talibi


13756. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Cahil kimseler arasındaki, ilim ta-lep eden kimse ölüler arasındaki diri gibidir."
13757. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim talep eden kimse, çektiği sı-kıntı kadar çabasından faydalanmadıkça asla ölmez."
13758. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim talep etmek için göç eden kim-se, Allah yolunda cihad eden kimse gibidir."
13759. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim talep eden kimse, bu halet üzereyken eceli gelir de ölürse, şehit olarak ölmüştür."

13760. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim gece veya gündüz ilim ta-lep ederse mutlaka Allah'ın rahmetine gark olur."
13761. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim talep eden kimseye dünya izzeti ve ahiret kurtuluşu vardır."
13762. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep ederek dışarı çıkarsa, dönünceye kadar Allah yolunda yürümüş olur."

13763. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep eder ve onu el-de ederse, Allah kendisi için sevaptan iki pay verir. Her kim de bir ilim ta-lep eder ve onu elde edemezse Allah kendisine sevaptan bir pay yazar."
13764. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep ederse, gündü-zünü oruç tutmuş, gecesini ise ibadetle geçirmiş kimse gibidir. Her kim ilmin bir bölümünü öğrenirse, bu kendisi için Ebu Kubeys dağının altın-dan olmasından ve onu Allah yolunda infak etmesinden daha hayırlıdır."

13765. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep ederse, Allah onun rızkını üstlenir."
13766. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'ın dinini anlamak ve öğrenmek için çalışırsa, Allah onun isteğini ve rızkını hiç hesaba kat-madığı yerden verir."

13767. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlim talep eden kimse gerçekte rahmet talep eden kimsedir. İlim talep eden kimse İslam'ın rüknüdür ve sevabı peygamberlerle birlikte verilir."
13768. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim kendisini veya gelecekte-kileri ıslah etmek için ilimden bir bölüm öğrenmek isterse, Allah çakıllık-lardaki çakıllar sayısınca ona mükafat verir."

2850. Bölüm
İlim Talep Eden Kimse ve Peygamberlik

13769. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim İslam'ı ihya etmek için bir ilim talep ederse ve bu durumda ölecek olursa, peygamberler ondan sadece bir derece üstün olurlar."
13770. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim İslam'ı ihya etmek için ilmin bir bölümünü öğrenmeye çalışırsa, cennette kendisiyle Peygamberler arasında sadece bir derece mesafe olur."

13771. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep ederken ölümü gelip çatarsa Allah-u Teala'yla kendisiyle Peygamberler arasında peygam-berlik derecesi dışında hiçbir mesafenin olmadığı bir halde mülakat eder."
13772. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep ederken ölecek olursa, kendisiyle peygamberler arasında sadece bir derece farklılık olur."
bak. 2837. Bölüm

2851. Bölüm
İlim Talibi ve Melekler

13773. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Melekler talep ettikleri şeyden hoşnut oldukları için ilim talibine kanatlarını yayarlar."
13774. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz melekler kendisinden hoşnut oldukları için kanatlarını ilim talibinin ayakları altına sererler."

13775. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz melekler ilim talibini ka-natlarıyla kendi aralarına alırlar ve dünya semasına ulaşıncaya dek birbiri-ne kenetlenirler. Zira ki melekler onların aradıkları şeyden hoşnutturlar."
13776. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Melekler kanatlarını ilim talibi için yayar ve kendisi için mağfiret dilerler."
13777. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabah ilim talep ederek (evinden) çıkarsa melekler onun başına gölge ederler, hayatı bereketli olur ve rızkından hiçbir şey azalmaz."

2852. Bölüm
İlim Talibi ve Cennet

13778. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim öğrenmek için bir yolu katederse, Allah onu cennet yollarından birine götürür."
13779. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep etmek için bir yolu katederse, Allah onu cennete giden bir yolda yürütür."

13780. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah bana şöyle vahyetmiştir: "Her kim ilim tahsil etmek için bir yolu kat ederse, kendisine cennete doğru bir yolu kolaylaştırırım."
13781. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herşeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da ilimdir."
13782. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim tahsil etmek için dı-şarı çıkarsa, yüzüne cennetten bir kapı açılır."
13783. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep ederse, cennet de talep ettiği şeyde olur."

2853. Bölüm
Herşeyin İlim Talibi İçin Mağfiret Dilemesi

13784. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bütün herşey, hatta denizdeki ba-lıklar bile, ilim talep eden kimseler için mağfiret dilerler."
13785. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herşey, hatta denizdeki balıklar ve gökteki kuşlar bile ilim talibi için mağfiret dilerler."

13786. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herşey hatta denizlerdeki balıklar, haşereler, yeryüzündeki böcekler, sürüngenler, yırtıcı hayvanlar ve yaylada otlayan hayvanlar bile ilim talibi için mağfiret diler."
13787. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yeryüzündeki bütün canlılar, hatta denizdeki balıklar bile ilim talibine selam gönderirler."
13788. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ilim talep etmek için evinden dışarı çıkarsa, yetmiş bin melek ardından yola düşer ve kendisi için mağfiret diler."

2854. Bölüm
Öğretmek

13789. Mesih (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim öğrenir, amel eder ve öğretirse en büyük melekutta azametli sayılır."
13790. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Kendilerini rızıklandırdığımız şeyden infak ederler" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani onlara öğ-rettiğimiz şeyleri başkalarına da öğretir ve kendilerine Kur'an'dan öğretti-ğimiz şeyleri tilavet ederler."

13791. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer birisi bir ilim öğrenir ve onu insanlara öğretirse, bu iş onun için sadakadır."
13792. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En iyi sadaka, insanın bir ilim öğ-renmesi, sonra onu kardeşine öğretmesidir."

13793. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlmin zekatı onu bilmeyen kimseye öğretmektir."
13794. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herşeyin bir zekatı vardır. İlmin zekatı ise onu ehline öğretmektir."
13795. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

"İnsanlar, yayılan bir ilimden daha üstün bir sadaka vermemiştir."
13796. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın rahmeti işimizi ihya eden kulun üzerine olsun." Ben (ravi) şöyle arzettim: "İşinizi nasıl ihya eder? " İmam şöyle buyurdu: "İlimlerini öğrenir ve onları insanlara öğretir. Zira eğer insanlar, sözlerimizin güzelliklerini bilecek olurlarsa, şüphesiz bize uyarlar."

13797. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah, alimlerden öğretme sözünü almadıkça, cahillerden öğrenme sözünü almadı."
13798. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah, cahili ilim öğrenmekle sorumlu kılmadan önce, alimi öğretmekle sorumlu kılmıştır."
bak. 2857, 2859. Bölümler; el-Kur'an, 3299. Bölüm
2855. Bölüm
İlim Öğretmenin Sevabı

13799. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü, birisini bulutlar gi-bi yoğun veya dağlar gibi sağlam iyiliklerle getirirler. O şöyle der: "Ey Rabbim! Ben bunları yapmadım, bunlar nereden geldiler" Allah şöyle bu-yurur: "Bunlar senin insanlara öğrettiğin ve senden sonra amel edilen ilimdir."

13800. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim başkasına iyi bir iş öğre-tirse, kendisine onunla amel eden kimsenin sevabına benzer bir sevap ve-rilir." Ben (ravi) şöyle arzettim: "Eğer ilim öğrenen kimse, o öğrendiği ilmi başkasına öğretirse, yine de kendisi için aynı sevap var mıdır? İmam şöyle buyurdu: "Eğer bütün insanlara (her biri başkası vasıtasıyla) öğrete-cek olursa, kendisi için o sevabın benzeri vardır.

O ilimle amel eden kim-senin sevabı kendisine aynen verilir. Ben (ravi) şöyle arzettim: "Hatta eğer ölmüşse de mi? " İmam şöyle buyurdu: "Evet, hatta eğer ölmüşse bile."
13801. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir hidayet kapısı öğretir-se, kendisi için onunla amel eden kimsenin sevabının bir benzeri verilir. Onunla amel edenlerin sevabından da bir şey azaltılmaz."

2856. Bölüm
İlmi İnfak Etmenin Etkileri

13802. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz alınan hiçbir şey ateşi azaltmaz, ama ateşin sönmesi bir odun bulmaman sebebiyledir. İlim de işte böyledir. (Diğer insanların) İlimde olmaları o ilmi öğrenmek dini or-tadan kaldırmaz, lakin ilmi yüklenenlerin cimriliği ilmin yokluğuna sebep olur."

13803. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim dışında her şey harcamakla aza-lır."
13804. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aklın terbiyesi için en iyi yardım öğ-retmektir."
13805. İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlmini başkalarına öğret, başkala-rının ilmini de öğren. Zira bu işle hem ilmini sağlamlaştırmış olursun ve hem de bilmediğin şeyi öğrenmiş olursun."
bak. 2874. Bölüm; ed-Diraset, 1185. Bölüm

2857. Bölüm
Öğretmek ve Açıklamak Hususunda Söz Almak

Kur'an:
"Allah, kitab verilenlerden, "Onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz" diye ahit almıştı. Onlar ise, onu arkalarına atıp az bir değere değiştiler. Alış verişleri ne kötüdür! "
13806. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah cahillerden ilim öğrenmeye dair söz almadan önce, ilmini cahillere öğreteceği hususunda alimlerden söz almıştır. Zira ilim cehaletten önce vardı."

13807. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ali'nin (a.s) kitabında, okuduğum üzere Allah cahillerden söz almadan önce cahillere ilmini öğretecekleri hususunda alimlerden söz almıştır. Zira ilim cehaletten öncedir."
Bak. 2854. Bölüm; 13798, 13799. Hadisler

2858. Bölüm
İlmi Gizlemekten Sakındırmak

Kur'an:
"Gerçekten indirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti kitapta insan-lara açıkladıktan sonra gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lânet eder, hem lânetçiler lânet eder."
"Gerçekten, Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizlemede bulu-nup onu az bir değere değişenler var ya, onların karınlarında ye-dikleri ancak ateştir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz ve on-ları günahlardan arıtmaz. Onlara elem verici azap vardır."

13808. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlmi gizleyen kimseye her şey hatta denizdeki balık ve gökteki kuş bile lanet eder."
13809. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kime Allah bir ilim verir de onu bilerek gizlerse kıyamet günü ateşten bir gem vurulmuş halde aziz ve celil olan Allah ile görüşür."

13810. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim faydalı bir ilime sahip ol-duğu halde onu gizlerse kıyamet günü ona Allah ateşten bir gem vurur."
13811. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir ilmi gizlerse cahil kimse gibidir."
13812. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlmini gizleyen alim kıyamet günü en kötü kokularla haşrolur ve bütün canlılar hatta yeryüzündeki en küçük canlılar bile ona lanet eder."

13813. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'ın din işi (veya halk) için faydalı karar kıldığı bir ilmi gizlerse kıyamet günü Allah ona ateşten bir gem vurur."
13814. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bu ümmetin sonuncusu ilkine la-net ettiğinde her kim hadisi gizlerse şüphesiz Allah'ın nazil buyurduğu şeyi gizlemiş olur."

13815. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizden birinin bir bilgisi olduğu halde insanların korkusundan onu gizlediğini bilmemiş olayım."
13816. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah ilim verdi-ği her alime onu hiç kimseden gizlemeyeceğine dair söz almıştır."
bak. 456. Konu, el-Kitman; el-Emsal, 3639. Bölüm; el-Bihar, 2/64, 13. Bölüm

2859. Bölüm
Öğretmenin Değeri

13817. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah ve melekleri, hatta yuvasın-daki karıncalar ve hatta denizdeki balıklar insanlara hayır ve iyilik öğreten kimseye selam eder."
13818. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Yeryüzündeki varlıklar, denizdeki balıklar, gökteki varlıklar, bütün gök ve yer ehli iyilikleri öğreten kimse için bağışlanma diler."

13819. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yeryüzündeki varlıklar, denizdeki balıklar, Allah'ın yer ve gökteki tüm küçük ve büyük varlıkları iyilikleri öğreten kimse için mağfiret diler."
13820. Resulullah (s.a.a) Yemen'e gönderdiğinde Muaz b. Cebel'e şöyle buyurmuştur: "Sonra öğretmenleri insanların arasına yay."
13821. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şu üç kimse hakkında münafıklar dışında hiç kimse saygısızlık etmez: Sakalını İslam yolunda ağartan o kim-se, adil imam ve iyilikleri öğreten kimse."

13822. Allah-u Teala Musa'ya (a.s) şöyle vahyetmiştir: "Ey Musa! İyilikleri öğren ve onları insanlara da öğret. Zira ben korkup yalnızlığa kapılmasınlar diye hayrı öğrenen ve öğreten kimselerin kabirlerini aydınlatırım."
13823. Resulullah'ın (s.a.a), huzurunda İsrailoğullarından olan iki kişiden birinin farz namazları kıldıktan sonra oturup insanlara iyilik öğrettiğinden diğerinin ise gündüzleri oruç tutup geceleri ibadetle geçirdiğinden bahsedilince şöyle buyurmuştur: "Birincisinin ikinci şahsa üstünlüğü benim sizin en düşüğünüze olan üs-tünlüğüm gibidir."

13824. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizlere cömertlerin en cömerdini haber vermeyeyim mi? Allah cömertlerin en cömerdidir. Ben de ademo-ğullarının en cömerdiyim. Benden sonra da sizin en cömerdiniz ilim öğ-reten ve bu yolla ilmi yayılan kimsedir. O kıyamet günü tek başına bir ümmet gibi haşrolur. Hakeza (aynı makama sahip olan diğer biri de) aziz ve celil olan Allah yolunda öldürülünceye kadar fedakarlık eden kimse-dir."
bak. 2854. Bölüm