Mizan'ul Hikmet-8.Cilt
 



2726.Bölüm İnsanlarla Muaşerette Bulunmanın Adabı


Kur'an:
"İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla gü-zel konuşun, namazı kılın, zekâtı verin" diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz. Sizler zaten döneksiniz."

"Allah'a ibadet edin, O'na bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip daima övünenleri el-bette sevmez."

12945. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla; öldüğünüzde size ağlaya-cakları, yaşadığınızda ise sizi özleyecekleri bir şekilde geçinin."

12946. İmam Ali (a.s) ölüm döşeğinde çocuklarına yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Evlatlarım! İnsanlarla öyle bir muaşerette bulunun ki sizleri görmedikleri taktirde görmeyi arzulasınlar ve öldüğünüzde sizler için ağlasınlar."
12947. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların işlerinin düzelmesi bir-birleriyle, üçte ikisi zekilik ve üçte biri ise görmezlikten gelmek olan bir ölçüde yaşamaları ve muaşerette bulunmalarıyla mümkündür."

12948. Hz. Lokman (a.s) oğluna öğüt verirken şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağı-zım! İnsanlara karşı yırtıcı ve düşman olma ki onlar da sana düşman olur-lar. Onları küçük görme ki onlar da seni küçük görürler. Tatlı olma ki se-ni yerler. Acı olma ki seni uzağa atarlar. (Şu şekilde de rivayet edilmiş-tir: "Tatlı olma ki yutulursun acı olma ki uzağa atılırsın.")

12949. İmam Ali (a.s) sürekli şöyle buyururdu: "İnsanlara ihtiyaç ve onlardan müstağni olmak kalbinde bir arada olmalıdır. Onlara olan ihtiyacın yumu-şak konuşman ve güler yüzlülükte, onlardan müstağni oluşun ise hürme-tini korumadan ve izzetinin baki kalmasında olmalıdır."
12950. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim saygı gösterirse sen de ona saygı göster. Her kim seni hor sayarsa kendini ondan münezzeh ve yüce tut."

12951. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biriyle muaşerette bulunurken ona karşı elinin daha üstün olmasına (cömert davranmaya) güç yetirebilirsen öyle yap."
12952. İmam Kazım (a.s) Hişam'a yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Onlardan her biriyle muaşerette, elinin onlardan üstün olmasına (cömert davranmaya) güç yetirebilirsen öyle yap."
12953. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sana rağbet edene rağbet göster-memen, nasibin noksanlığıdır; sana rağbet etmeyene rağbet etmen ise nefsin zilletidir."

2727. Bölüm
İnsanın Ailesine Karşı Muaşeret Adabı

Kur'an:
"Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız si-ze helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. Onlarla gü-zellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin, hoş-lanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir."
"Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de onda devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz, sana rızık veren biziz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanındır."

"Ailesine namaz kılmalarını, zekât vermelerini emrederdi. Rab-binin katında hoşnutluğa ermişti."
"Ey iman edenler! Sizi, mallarınız ve çocuklarınız Allah'ı an-maktan alıkoymasın; böyle olanlar hüsrana uğrayanlardır."
12954. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben, bu kölemin ve ailemin yap-tıkları karşısında her ne kadar Ebu Cehil karpuzundan acı da olsa sab-retmeye çalışıyorum. Zira her kim sabrederse sabrı vasıtasıyla,

gündüzleri oruç tutup geceleri ibadetle geçiren ve Muhammed'in (s.a.a) yanı başında kılıç sallayarak şehit olan kimsenin mertebesine ulaşır."
12955. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın evini ve ailesini idare et-mek için üç şey yapmaya her ne kadar tabiatına aykırı olsa da ihtiyacı var-dır: Güzel muaşerette bulunmaya, bir ölçüye kadar refahı sağlamaya ve namusuna düşkün olan bir gayrete (kıskançlığa.)"

12956. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz insan yumuşak huyluluk-la gündüzleri oruç tutan ve geceleri ibadetle geçiren kimsenin derecesine ulaşır. İnsan bazen, ailesinden başka hiç kimseye hükmetmediği halde hükümdar olarak yazılır."
12957. İmam Ali (a.s) oğlu Hasan'a (a.s) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Sa-kın ailen, senin sebebinle insanların en mutsuzu olmasın."
12958. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Kumeyl! Ailene gündüzleri güzel huy kazanma peşinde gitmelerini, geceleriyse uyuyanların ihtiyaçlarını gi-dermeleri için gayret göstermelerini emret."
12959. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eşin ve çocuklarınla çok meşgul ol-ma. Zira ehlin ve çocukların Allah'ın dostları iseler Allah onları zayi et-mez, yok eğer Allah'ın düşmanları iseler o halde neden Allah'ın düşman-larına üzülüyor ve çalışıyorsun? "

12960. İmam Ali (a.s), ashabına yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Peygamber (s.a.a) cennetle müjdelendikten sonra bile namaz kılmak hususunda ken-disini sıkıntıya sokuyordu. Allah'ın "Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et" emri gereğince Allah Resulü, ehline namazı emrediyor ve kendisi de ona devam ediyordu."
bak. 559. Konu, el-Valid ve'l-Veled; 207. Konu, ez-Zevac

2728. Bölüm
Avamla Muaşerette Bulunmanın Adabı

12961. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Avam tabakasından uzak durmak, en üstün mürüvvettir."
12962. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Avam tabakasıyla oturup kalkmak, adet ve ahlakı bozar."
12963. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Avam tabakasının dostluğu bulutlar gibi ayrılır ve bir serap gibi dağılır gider."

2729. Bölüm
İnsanlarla Muaşerette Bulunmanın Ölçüsü

12964. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Başkaları ile ilişkilerinde kendine bir ölçü karar kıl ve kendin için istediğin şeyi başkaları için de iste ve kendin için istemediğin şeyi onlar için de isteme. Sana zulmedilmesini istemedi-ğin gibi sende hiç kimseye zulmetme. Sana iyilik edilmesini istediğin gibi sen de başkalarına iyilik et. Başkalarında çirkin gördüğün şeyi kendin için de çirkin gör, kendin için beğendiğin şeyleri onlar için de beğen."
12965. İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendine nasıl davranılmasını se-viyorsan insanlara karşı da öyle davran."

2730. Bölüm
İnsanlarla Nasıl Muaşeret Edilmesi Gerektiği

12966. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla dil ve bedenlerinizle mua-şerette bulunun; kalp ve amellerinizle onlardan ayrılın."
12967. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla ahlakları üzere muaşeret edin, ama amelde onlardan ayrılın."
12968. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla tanıdıkları şekilde muaşe-rette bulunun ve onları, sevmedikleri şeylerde kendi hallerine bırakın. Onların kendinize ve bizlere hamle etmelerine sebep olmayın. Şüphesiz işimiz zor ve müşküldür."

12969. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla ahlakınızla muaşerette bulunun ki zararlarından güvende olasınız ve amellerinde onlardan ayrı durun ki onlardan sayılmayasınız."
12970. İmam Ali (a.s), Şialarına şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla kuşlar arasındaki bal arısı gibi olun ki hiçbir kuş ona değer vermez. Oysa eğer bal arılarının içlerinde ne nimetlerin olduğunu bilselerdi onları hafife almazlardı. İnsan-lara dillerinizle ve bedenlerinizle karışın. Kalpleriniz ve amellerinizle on-lardan uzak durun."

12971. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dininize dikkat ediniz ve onu ta-kiyye ile gizlemeye çalışınız. Zira takiyyesi olmayan kimsenin imanı yok-tur. Sizler insanlar arasında, kuşlar arasındaki bal arıları gibisiniz. Eğer kuşlar bal arılarının içlerindekini bilecek olsalardı, onların hapsini yerlerdi ve onlardan hiçbir eser kalmazdı. Aynı şekilde eğer insanlar da sizlerin kalben biz Ehl-i Beyt'i sevdiğinizi bilecek olsalar, dilleriyle sizleri yerler, gizli ve açık bir çok uygunsuz şey isnat ederler."
bak. 159. Konu, el-Mudarat; el-Kitman, 3455. Bölüm

2731. Bölüm
Güzel Davranmaya Teşvik

12972. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Canını ve malını kardeşine feda et. Düşmanına karşı adalet ve insafla davran. İnsanların geneline ise ihsanını ve güler yüzlülüğünü bağışla."
12973. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arkadaşına nasihatini, tanıdığına yardımını ve tüm insanlara güler yüzlülüğünü bağışla."

12974. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münafığa karşı dilinle dostluk iz-harında bulun, mümine karşı halis bir dost ol. Eğer bir Yahudi seninle arkadaş olursa ona karşı güzel davran."

12975. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Seninle oturup kalkan kimseye karşı güzel davran ki Müslüman olasın."
12976. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dost ve arkadaşıyla güzel arkadaş-lık etmeyen, dostuna güzel dostlukta bulunmayan, kendisiyle yiyip içen kimseyi idare etmeyen ve kendisine güzel davranan kimseye güzel dav-ranmayan kimse bizden değildir."
12977. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlara karşı güzel davranmak, aklın üçte biridir."
12978. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerine karşı ihsanla davran ve günahlarını bağışlamakla ört."
12979. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sultana karşı ihtiyatla yaklaş. Dostla-rına karşı tevazu ve güler yüzlülükle davran, düşmanına karşı kendisine hüccetinin tamamlanacağı bir şekilde davran. (Böylece düşmanlığı husu-sunda hiçbir bahanesi ve özrü kalmasın)"

12980. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir gün Peygamber (s.a.a) Ay-şe'nin yanındayken bir şahıs yanına varmak için izin istedi. Allah Resulü (s.a.a) ona şöyle buyurdu: "Ne de kötü akrabasın." Ayşe kalktı ve odaya gitti. Allah Resulü o şahsa girmesi için izin verdi. O şahıs içeri girince Al-lah Resulü (s.a.a)

ona karşı güzel yüz göstererek sohbet etmeye başladı. Sonunda sohbeti bitti ve o şahıs dışarı çıktı. Ayşe şöyle arzetti: "Ey Al-lah'ın Resulü! Bu şahıs hakkında o sözü söylediğin halde yine de ona karşı güleryüzlü mü davrandın?" Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: "Allah'ın en kötü kullarından biri de kötü söz ve çirkin davranışı sebebiyle arkadaşlığından nefret edilen kimsedir."
bak. Vesail'uş Şia, 8/401, 2. Bölüm

2732. Bölüm
İnsanlarla Dost Olmaya Teşvik

12981. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla dost olmak, aklın yarı-sıdır."
12982. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah'a imandan sonra insanlarla dost olmak, aklın başıdır."
12983. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini dostluğa bağlı kıl ve insan-ların zahmetlerine tahammül yolunda kendini sabretmeye zorla."
12984. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla dostluk etmek, aklın başı-dır."
12985. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dostluk izharında bulunmakla mu-habbet bağları güçlenir."
12986. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice insan dostluk izharında bulun-duğu halde riyakardır."

12987. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel ahlakla dostluk kalıcı olur."
12988. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel davranmak dostluk bağını güçlendirir."
12989. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dostlar güzel muaşeret sebebiyle birbiriyle kaynaşırlar."
12990. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel davranmakla dostluk ilişkileri kurulur."
bak. 89. Konu, el-Mehebbet (1),

2733. Bölüm
Garip

12991. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice uzak, yakından daha yakındır ve nice yakın uzaktan daha uzaktır. Garip, dostu olmayan kişidir."
12992. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dostları kaybetmek gurbettir."
12993. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Üç şey olduğu taktirde gurbet ol-maz: Güzel edep, eziyet etmemek ve şekten uzak durmak."
12994. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin dünyada gariptir; dünya-nın zilletine tahammülsüzlük göstermez ve izzetini elde etmek için insan-larla yarışa girişmez."

2734. Bölüm
Dostlukta Riayet Edilmesi Gereken Şey

12995. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dostunu itidal ölçüsünde sev. Zira bir gün düşmanın olabilir. Düşmanını da orta bir şekilde düşman bil, zira bir gün dostun olabilir."
12996. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Birini sevdiğinde dostluğunda aşırı gitme."
12997. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dostlarından biriyle ünsiyet edinince işlerinden ve sırlarından bir miktarını ondan koru ve kendin için ayır. Zira bir gün onları söylemekten dolayı pişman olabilirsin."

12998. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sakın dostunu, seninle dostluktan uzaklaşacağı bir şekilde kendinden uzak kılma. Ona dostluk bağından bir miktarını bırak ki ona dayanarak dostluğuna yeniden başlayabilesin."
bak. el-Melame, 3594. Bölüm; el-Eh, 44. Bölüm

2735. Bölüm
Muaşeret (Çeşitli)

12999. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim insanlara karşı sevmedikleri bir şekilde davranırsa, insanlar da onun hakkında bilmeden bir takım söz-ler söylerler."
13000. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kalplerin bayındır olması, akıl sahipleriyle muaşeret etmektedir."
13001. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fazilet ehliyle muaşerette bulun ki, mutlu ve şerafetli olasın."
13002. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fazilet sahipleriyle muaşerette bu-lunmak, kalplerin hayatıdır."
13003. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: İnsanın, kendisini aşikar kıldığı kimse hakkında yanlışlığa düşmesi kendisi için en tehlikeli şeydir"

13004. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gizli hasletleri muaşeret açığa çıka-rır."
13005. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlarla alay eden kimse onların gerçek dostluğunu ümit etmemelidir."
13006. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kalplerinizin buğzettiği kimseden sakının."
13007. Adem (a.s) oğlu Şit'e yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Kalpleriniz bir şeyden nefret edince o şeyden uzak durun. Zira ben yemek için ağaca yaklaşınca kalbim bu işten kaçınıyordu. Eğer onu yemekten sakınsaydım, o başıma gelen belalar başıma gelmezdi."
13008. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim (konuşmakta olan) Müs-lüman kardeşinin sözlerine müdahalede bulunursa onun yüzünü tırmala-mış gibidir."

255. Konu

el-Aşura
Aşura

2736. Bölüm
Aşura

13009. İmam Sadık (a.s) kendisinden, "Peygamber'in (s.a.a) ve Fatıma'nın (a.s), Ali ve Hasan'ın (a.s) şahadet günlerinin değil de Aşura gününün musibet açısından günlerin en büyüğü sayılmasının sebebi sorulunca şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Hz. Hüseyin'in (a.s) günü musibet açısından bütün günlerden daha büyüktür. Bunun sebebi de Allah-u Teala nezdinde yaratıkların en yücesi olan ashabı Kisa'nın beş kişi oluşuydu... Hüseyin (a.s) öldürülünce artık ehli Kisa'dan halk için teselli olacak bir başkası kalmamıştı. Dolayısıyla Hüseyin'in (a.s) gitmesi hepsinin gitmesi mesabesindeydi. Aynı şekilde O'nun baki kalması da ehli Kisa'nın tümünün baki kalması mesabesindeydi."

13010. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kimin Aşura günü musibet, hüzün ve ağlama günü olursa aziz ve celil olan Allah kıyamet gününü onun sevineceği ve ferahlayacağı gün karar kılar."
13011. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ağlayanlar Hüseyin gibi biri için ağlamalıdırlar. Zira ona ağlamak büyük günahları temizler." İmam (a.s) daha sonra şöyle buyurdu: "Muharrem ayı gelince hiç kimse babamı (a.s) gülerken göremezdi. On gün geçinceye kadar onu hüzün ve gam sarardı. Onuncu gün onun yas, hüzün ve ağlama günüydü ve şöyle buyururdu: "Bugün Hüseyin'in (a.s) öldürüldüğü gündür."

13012. İmam Bakır (a.s) "Hüseyin'in (a.s) Aşura günü uzaktan veya yakından ziyaret hadisinde şöyle buyurmuştur: "Daha sonra Hüseyin (a.s) için ağlayıp sızlar, evinde onlara karşı takiyye etmediği kimselere de ağlamasını emreder... Hüseyin'in (a.s) mateminde birbirine başsağlığı dilerler." Ben (ravi) şöyle arzettim: "Nasıl birbirimize başsağlığı dileyelim?

" İmam şöyle buyurdu: "Şöyle deyiniz: "Allah Hüseyin'den dolayı bize erişen bu musibet sebebiyle ecrimizi büyük kılsın. Bizi ve sizi Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'inden, kanının velisi olan İmam Mehdi'nin (a.f) yanında intikam için kıyam eden kimselerden kılsın."
13013. Muhammed b. Muhammed Mufit şöyle diyor: "Hüseyin (a.s) Muharrem'in onuncu günü öldürüldü. İmam Sadık'tan (a.s) nakledildiği üzere bu günde lezzet verici şeylerden uzak durulmalı, yas ve matem merasimleri düzen-lenmeli ve güneşin zevaline kadar yemekten ve içmekten sakınılmalıdır. Ondan sonra da yas tutanların yediği şeyler yenmelidir."

2737. Bölüm
Hüseyin'e (a.s) Ağlamanın Fazileti

13014. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey İbn-i Şebib! eğer bir şeye ağla-mak istiyorsan Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib (a.s) için ağla. Zira bir koçu kestikleri gibi Hüseyin'in (a.s) başını kestiler ve onun ailesinden yeryü-zünde eşleri olmayan on sekiz kişiyi öldürdüler."

13015. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hüseyin'in (a.s) öldürülüşü için ağlayan her müminin göz yaşları yanaklarına dökülürse Allah bu sebeple onu cennet odalarına yerleştirir ve uzun bir müddet orada kalır."
13016. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü Allah'ın kendisini ke-rametine özgü kıldığı ve Hüseyin (a.s) ile Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'inin hürmetinin çiğnenmesi karşısında ağlayan gözler dışında bütün gözler ağlar ve hiç bir göz uyumaz."

13017. İmam Sadık (a.s) namazdan sonraki bir münacatında şöyle buyurmuştur: "Bizi kerametine özgü kılan ve bize şefaat vadeden kimse!... Beni, kardeş-lerimi ve babam Hüseyin b. Ali'nin (a.s) kabrini ziyaret edenleri bağışla... Ey Allah'ım! Düşmanlarımız bunların ziyarete gitmesini kınadılar ama bu kınamalar onları kalkmaktan ve bize doğru gelmekten alıkoymadı. O hal-de bu güneşten yanmış yüzleri, babam Ebi Abdillah'ın toprağına sürülen yanakları,

bizlere acıdığından dolayı yaş boşalan bu gözleri, musibetimizin gamında tahammülsüzlük gösteren ve yanan bu yürekleri, bizler için yapı-lan bu feryat ve figanları rahmetine mazhar kıl. Ey Allah'ım! Ben bu can-ları ve bedenleri sana ısmarlıyorum. Susuzluk günü, onları Kevser havu-zundan suvar."
bak. Vesail'uş Şia, 10/391, 66. Bölüm

2738. Bölüm
Hüseyin'in (a.s) Mateminde Şiir Okumak

13018. İmam Sadık (a.s) Cafer b. Affan Tai'ye şöyle buyurmuştur: "Hüseyin (a.s) hakkında güzel şiirler söylediğini işittim." O, "Evet" diye arzetti. Cafer, İmam Sadık (a.s) ve etrafındakiler için bir şiir okudu ve bu sebeple yüzü-ne ve sakalına gözyaşları döküldü."
13019. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim Hüseyin (a.s) hakkında, bir beyitlik şiir okur, kendisi ağlar ve on kişiyi ağlatırsa ona ve o on kişiye cennet vardır."
bak. Vesail'uş Şia, 10/464, 104. Bölüm

256. Konu

el-İşk
Aşk

Bihar, 73/158, 126. bölüm; zemmu işk ve illetuhu
Kenz'ul-Ummal, 3/372, 778; el-İşk

Bak
89. konu, el-Muhabbet (1); 90. konu, el-Muhabbet (2); 537. konu, el-Heva

2739.Bölüm Aşkı Kınama


13020. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hicran, aşkın cezasıdır."
13021. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice aşk ağacı bir anlık bakıştan dikilmiştir."
13022. İmam Sadık (a.s) aşk hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Kalpler Allah'ı hatırlamaktan boşalır. Neticede Allah onlara kendisinden başkalarının sevgisini tattırır."

2740. Bölüm
Aşkın Sonu

13023. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir şeye aşık olursa o şey gözlerini körleştirir ve kalbini hasta eder. Artık sağlıksız bir gözle bakmakta ve iyi duymayan bir kulakla işitmektedir. Hevesle aklını çelmiş; dünya kalbini öldürmüştür."
13024. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer heva ve hevesine uyarsan seni kör ve sağır kılar. Dönüş yerini ve kıyamet gününü bozar."
13025. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Heva ve heves körlüğün or-tağıdır."
bak. el-Heva, 4035. Bölüm; el-Mehebbet 653. Bölüm

2741. Bölüm
İffetli Aşığın Sevabı

13026. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim aşık olur da iffetini korur ve bu hal üzere ölürse şehit olarak ölmüştür."
13027. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim aşık olur, aşkını gizler, iffetli davranır ve bu hal üzere ölürse şehittir."
13028. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim aşık olur, aşkını gizler if-fetli davranır ve sabrederse Allah onu bağışlar ve cennete koyar."
13029. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda şehid olan mücahidin ecri, gücü yettiği halde iffetten ayrılmayan kimseden daha büyük değil-dir."
bak. 360. Konu, el-İffet

2742. Bölüm
Allah Aşkı

13030. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah şöyle bu-yurmuştur: "Kuluma benimle meşgul olma haleti galip gelince lez-zet ve isteğini beni hatırlamada karar kılarım. İstek ve lezzetini beni hatırlamada karar kılınca da bana aşık olur ve ben de ona aşık olurum. Birbirimize de aşık olunca da benimle onun arasındaki perdeleri kaldırırım ve onu (cemal ve celalimi görmeyi) canına musalalt kılarım. Öyle ki insanlar unutkanlık ve hataya duçar olunca o asla hata ve unutkanlığa duçar olmaz."
bak. Es-Selat (1), 2266. Bölüm, ez-Zikr, 1340. Bölüm; 90. Konu, el-Mehebbet (2), 435. el-Mukarrebun, 561, el-Velayet (2)

257. Konu

et-Taassub
Taassub-Bağnazlık

Bihar, 73/281, 133. bölüm; el-Asabiyyet
Kenz'ul-Ummal, 3/509; el-Asabiyyet
Vesail'uş-Şia, 1/296, 57. bölüm; Tahrim-u Taassub Ala Gayr-I Hak


2743. Bölüm
Taassup-Bağnazlık

Kur'an:
"Küfredenlere, gönüllerindeki cahiliyye çağının asabiyet ateşini ateşlendirdiklerinde, Allah, Resulü'ne ve müminlere huzur indirdi; onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Onlar, bu söze layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilmektedir."
Bak. Meryem, 73, 81, Müminun, 33, 34, Şuara, 111, Zuhruf, 52, 53, Hucu-rat, 14

13031. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bağnazlık ederse veya kendisi için bağnazlık edilirse iman halkasını boynundan çıkarmış olur."
Başka bir rivayette ise şöyle yer almıştır: "İslam halkasını boynundan çıkarmış olur."
13032. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kimin kalbinde hardal tanesi kadar taassup olursa kıyamet günü Allah onu cahiliye Araplarıyla haşre-der."
13033. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim taassup gösterirse aziz ve celil olan Allah, başına ateşten bir mendil sarar."

13034. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim asabiyete (bağnazlığa, yersiz tutuculuğa) davet ederse bizden değidldir. Asabiyet yolunda sava-şırsa bizden değildir; ve asabiyet üzere ölen kimse bizden değildir."
13035. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah altı gruba altı haslet sebebiyle azap eder: Arab'a (ırkçı ve cahili) asabiyet sebebiyle. Çiftçilere kibir sebe-biyle..."
13036. İmam Ali (a.s) Malik Eşter'e yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: "Öf-keni yen, kendine sahip ol, kimseye el kaldırma, kötü söz söyleme."

2744. Bölüm
Kınanmış Bağnazlık (Taassup)

13037. İmam Seccad (a.s) kendisine tasssup hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Sahibininin kendisi sebebiyle günahkar olduğu taassup; insanın kavminin kötülerini diğer kavimlerin iyilerinden daha hayırlı görmesidir. İnsanın kendi halkını ve kavmini sevmesi bağnazlık değildir. Kavmine zulüm üzere sadece bağnazlıktan dolayı yardım etmesidir."
13038. Resulullah (s.a.a) kendisine asabiyet (bağnazlık) hakkında sorulunca şöyle bu-yurmuştur: "Taassup, kabilene zulüm yolunda yardım etmendir."

2745. Bölüm
Mutaassıp İnsanların İmamı

13039. İmam Ali (a.s) İblis'i kınayarak şöyle buyurmuştur: "Adem'e karşı yaratı-lışıyla övündü, onun aslına karşı asabiyet güttü. O asabiyet davasında aşı-rılığa gidenlerin önderi, büyüklenenlerin öncüsü, Allah'ın düşmanıdır. O asabiyetin temelini kurdu. Zorbalıkla Allah'la çekişmeye kalkıştı; izzet li-basına büründü, tevazu maskesini çıkardı."
13040. İmam Ali (a.s) hakeza İblis'i kınayarak şöyle buyurmuştur: "Gurur onu baştan çıkardı. Şekavete mağlub düştü. Ateşten yaratılmış olmakla böbür-lendi. Topraktan yaratılmayı küçümsedi."

13041. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Melekler İblis'in de kendilerinden olduğunu sanıyorlardı. Oysa Allah İblis'in onlardan olmadığını biliyordu. Dolayısıyla o asabiyet kibir ve gazap üzere içinde olan her şeyi dışarı dök-tü ve şöyle dedi: "Beni ateşten yarattın onu ise balçıktan."

2746. Bölüm
Beğenilmiş Taassup

13042. İmam Ali (a.s) Kasıa hutbesinde şöyle buyurmuştur: "Baktım da, cehalet hastalığına yakalanarak kendisini kandıracak bir sebebe yapışmayan; yahut sefihlerin aklına uyup da kendini bir delille bağnazlığa düşürmeyen sizden başka kimse bulamadım. Çünkü siz sebebi ve nedeni bilinmeyen bir şey hakkında bağnazlık gösteriyorsunuz. İblis de aslını delil göstererek bağnazlığa düştü. Adem'in yaratılışını kınayarak,

"Ben ateştenim, sen ise topraktansın" dedi. Ümmetlerin eşraf sınıfından olan zenginleri de elle-rindeki nimetler yüzünden bağnazlık gösterdiler, "Biz mal ve evlatlar ba-kımından çokluğuz, bize azab edilecek de değildir" dediler. Eğer bağnaz-lık gerekirse, güzel huylarda, övgüye layık amellerde ve iyi işlerde bağnaz-lık gösterin. Arap kabilelerinin asilleri, seçkinleri, güzel ahlakla, üstün ve büyük işlerle, yüce düşüncelerle ve övgüye layık eserlerle övünürler, birbi-riyle yarışırlardı.

O halde sizler de komşuların hakkını korumak, ahde vefa göstermek, iyi-liğe uymak, kibirden sakınmak, cömert olmak, zulümden kaçınmak, kan dökmekten korkmak, halka insaflı davranmak, öfkeyi yenmek, yeryüzünde fesat çıkarmaktan kaçınmak gibi övülen iyi huylarda taassub gösterin."
13043. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En iyileriniz günah işlemedikleri müddetçe kavmini savunan kimselerdir."
13044. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer illa da taassub edecekseniz, hakka yardım etmek ve çaresiz insanların yardımına koşmak hususunda taassub edin."

13045. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hamza b. Abdulmutta-lib'in taassubu dışında hiçbir taassup cennete girmemiştir. Peygamber'in başına atılan işkembe sebebiyle gazaplandı ve müslüman oldu."
13046. İmam Ali (a.s) halkı kendisine yardım etmeye çağırdığı hutbesinde şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ın yardımı için ne bekliyorsunuz? Sizi bir araya toplayan bir dininiz yok mu? Sizi sarsan bir gayretiniz-himmetiniz yok mu? "

13047. İmam Ali (a.s) hakeza bu konuda şöyle buyurmuştur: "Acaba sizi bir araya toplayacak dininiz ve sizi ayaklandıracak hamiyetiniz-gayretiniz yok mu? Ne kadar şaşılacak şey, değil mi! Muaviye aşağılık zalimleri çağırıyor, hiç bir karşılık vermediği halde ona itaat ediyorlar."

258. Konu

el-İsmet
Masumiyet

Bihar, 11/72, 4. bölüm; İsmet'ul-Enbiya
Bihar, 71/34, 15. bölüm; İsmet'ul-Nebiyyuna Muhammed (s.a.a)
Şerh-I Nehc'ül-Belağa-I İbn-I Ebi'l-Hadid, 7/7-20; el-Kavl fi İsmet'ul-Enbiya (s.a.a)
Bihar, 25/191, 5. bölüm; İsmet'ul-Eimme
Bihar, 38/62, 59. bölüm; fi İsmet'ul-İmam Ali (a.s)
Bihar, 59/265, 24. bölüm; İsmet'ul-Melaike




Bak
Ez-Zikr, 1340. bölüm; el-Kalp, 3393. bölüm
2747. Bölüm
İsmet

13048. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah'ın koruduğu kimseler dışında ki insanlar, hükümdarlar ve dünya iledirler."
13049. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın koruduğu dışında tüm in-sanlar nakıs ve kusurludurlar. Soru soranları halka eziyet ederler, cevap verenleri ise cevap vermede külfet içindedirler. Onların en üstün görüşlü-sünü, hoşnutluk ve gazap, güzel görüşünden alı-koymaktadır. Onların en sağlamını, bir bakış kırmakta veya bir kelime değiştirmektedir."
13050. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kime ismet ilham edilirse sürç-melerden güvende kalır."

13051. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İsmetin kendisine yardım etmediği kimse nasıl şehvete karşı sabredebilir?"
13052. İmam Ali (a.s) meleklerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah onları şüphelerden doğan tereddütlerden korumuştur, bu yüzden onların hiç bi-ri Allah'ın hoşnutluğundan sapmaz."

2748. Bölüm
Allah'a Sığınmak

Kur'an:
"Allah'ın ayetleri size okunur, aranızda da peygamberi bulunurken nasıl küfredersiniz? Kim Allah'ın Kitab'ına sarılırsa şüphesiz doğru yola hidayet olur."
"Allah, kendisine iman edenleri ve Kitab'ına sarılanları rahme-tine ve bol nimetine kavuşturacak, onları kendisine götüren doğru yola eriştirecektir."
13053. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tüm haletlerinde Allah'a sığın. Şüp-hesiz bu taktirde münezzeh olan Allah seni güçlü bir engelleyiciyle ko-rur."
13054. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'a sığınırsa Allah onu kurtarır."

13055. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'a sığınırsa hiçbir şey-tan ona zarar veremez."
13056. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a sığınan kimsenin istediği şey değerli olur."

13057. İmam Ali (a.s) bir duasında şöyle buyurmuştur: "Allahım! Benim için bir beden yarattın. Onda, sana itaat veya isyan ettiğim organlar taktir ettin. Seni onlarla gazaplandırır veya hoşnut ederim. Nefsimde beni şehvete davet eden içgüdüler yarattın. Beni afetlerle dolu bir yurda yerleştirdin ve bana, "Sakın" buyurdun. O halde ben seninle korunurum sana tevessül ederim. Sana sığınırım, senin yardımınla kendimi korurum, seni hoşnut eden şeyler hususunda senden başarı dilerim."


2749. Bölüm Masumun Manası


13058. İmam Sadık (a.s) kendisinden masumun anlamını soran Hişam'a şöyle bu-yurmuştur: "Masum, Allah'ın yardımıyla tüm ilahi haramlardan kendini ko-ruyan kimsedir. Allah Tebarek ve Teala şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'a sarılırsa şüphesiz dosdoğru yola hidayet olmuştur."
13059. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bizden olan imam mutla-ka masum olur. İsmet, yaratılışın zahirinde olup insanın onunla tanındığı bir şey değildir. Bu yüzden masum, tayin edilmelidir." Kendisine şöyle arzedildi: "Ey İbn-i Resulillah! O halde masumun anlkamı nedir?" İmam şöyle buyurdu: "Masum, Allah'ın ipine sarılan kimsedir. Ve Allah'ın ipi Kur'andır. Bu ikisi (masum ve Kur'an) kıyamete kadar birbirinden ayrıl-mazlar. İmam Kur'ana doğru hidayet eder ve Kur'an da imama doğru.! Bu aziz ve celil olan Allah'ın şu sözüdür: "Şüphesiz bu Kur'an en doğ-ru olana hidayet eder."
bak. 13092. Hadis

2750. Bölüm
İsmetin Sebepleri

13060. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbret almak ismete (hatalardan ko-runmaya) sebep olur."
13061. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefsini, hikmetini artıran düşünce-den ve sana ismeti kazandıran ibretten boş tutma."
13062. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tatsız olaylar karşısında sabretmeye çalışmak kalbi masum kılar."
13063. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz takva senin için hayatında ismet (korunma) vesilesidir ve ölümünden sonra da (Allah'a) yakınlaşma vesilesi."

13064. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bir mümin Allah'ın sev-diği şeylere yönelirse Allah da onun sevdiği şeylere yönelir. Her kim de ilahi takvayla Allah'a sığınırsa Allah da onu günahlardan korur. Her kime Allah yönelir ve onu korursa gökler yere çökecek olsa da artık kendisi için bir ehemmiyet taşımaz. Eğer yeryüzüne bir bela iner ve tüm insanları çepeçevre kuşatırsa o takva sebebiyle her türlü beladan Allah'ın koruması altındadır. Nitekim Allah-u Teala şöyle buyurmuyor mu: "Şüphesiz tak-va sahipleri emin bir yerdedirler."

13065. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın kulları! Size Allah'tan sa-kınmanızı tavsiye ediyorum. Çünkü takva kontrol edicidir ve ayakta duruş sebebidir. Bu yüzden onun iplerine sımsıkı tutunun ve hakikatlerine sıkıca yapışın ki sizi mutluluk diyarlarına ve genişlik yurtlarına götürsün."
13066. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlahi takvaya bağlanın; çünkü takva, halkası sağlam bir ip, yüceliklerine varılmaz bir sığınaktır."

13067. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İsmet, takvaya yakın kılınmıştır."
13068. İmam Ali (a.s) Mısır ehline yazdığı bir mektubunda şöyle buyurmuştur: "Al-lah sizleri kendi hidayetiyle (her türlü günah ve sürçmeden) korusun ve sizleri takvayla sabit kılsın."
13069. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İsmet (günahlardan sakınmak) ol-maksızın hikmet olmaz."

13070. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hikmet de ismettir. İsmet ise bir nimettir."
13071. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hikmet ismete yakın kılınmıştır."
13072. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zikri aziz olan Allah şüphesiz kendisine itaat edeni korur ve kendisine isyan edeni (günahlardan) koru-maz."

13073. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın egemenliğine sığınmak işle-rinizi korur. Bıkıp usanmadan, isteyerek ve şevkle ona itaat edin."
13074. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın kitabından ayrılmayın. Şüp-hesiz Allah'ın kitabı sağlam bir iptir... ve kendisine sarılana ismet (ko-runma) vesilesidir."
13075. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) Kur'an'ı hatmedince okuduğu bir duasında şöyle buyurmuştur: "Kur'an'ın ismet kulpuna sarılan kimseye helak ve yokluk eli erişmez."

13076. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah onlara hücceti tamamladıktan sonra mutlu olanlarını iman vesilesiyle korudu ve mutsuz olanlarını ise is-yanları sebebiyle kendi başlarına bıraktı."
13077. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala birinin güzel niyet sahibi olduğunu bilirse onu kendi ismetine (koruması altına) alır."

13078. Nevf'ul Bukali şöyle diyor: "Müminlerin Emiri'nin (a.s) süratle gittiğini gördüm. Ona, "Nereye gidiyorsun Eey efendim! " diye arzettim. İmam şöyle buyurdu: "Beni bırak ey Nevf! Arzularım beni sevgiliye (Allah'a) doğru çekiyor." Ben şöyle arzettim: "Ey efendim! Arzuların nedir?" İmam şöyle buyurdu: "Arzu ve ümitlerimin kendisine yöneldiği kimse daha iyi bilir. Ondan başkasına söylememe gerek yok. İnsanın kendisine hoşluk ve ihtiyaçlarında Allah'tan başkasını ortak kılmaması edep olarak yeter." Ben şöyle arzettim: "Ey Müminlerin Emiri! Ben dünyevi ihtiraslara kapılmak konusunda korku içinmdeyim."

İmam şöyle buyurdu: "O halde neden korkanların sığınağına ve ariflerin mağarasına sığınmıyorsun?" Ben şöyle arzettim: "Beni de oraya hidayet et." İmam şöyle buyurdu: "Allah yüce ve azimdir. Ümidini onun güzel lütfüne bağla ve himmetini ve gayretini O'na yönlendir. Kalbini her türlü musibetten uzak tut.

Eğer sana hayatı daraltırsa ben onun açılacağını garantiliyorum. Bütün vücudunla münezzeh olan Allah'a yönel. Zira o şöyle buyurmaktadır: "İzzetime ve celalime yemin olsun ki benden başkasına ümit bağlayan kimsenin ümidini ümitsizliğine dönüştürürüm. İnsanlar arasında ona horluk elbisesini giydiririm, onu kendi yakınımdan uzaklaştırırım ve onunla olan ilişkimi keserim..." İmam (a.s) daha sonra bana şöyle buyurdu: "Ey Nevf! Alalh'a şöyle dua et: "Eğer seni övüyorsam bu bana verdiğin ihsanlar sebebiyledir. Eğer seni ululuyorsam bu senin kendi isteğinledir.

Eğer seni taktis ediyorsam (kutsuyorsam) bu senin gücünledir. Eğer senden başka ilah olmadığını söylüyorsam bu senin kudretin ve gücünledir. Eğer bakıyorsam senin rahmetinle bakıyorum. Eğer çiğniyorsam senin nimetini çiğniyorum. Allahım! Her kim senin zikrinin iştiyakıyla meşgul olmazsa ve sana yakınlık makamına göçe hazırlanmazsa hayat kendisi için bir ölüm olur ve ölümü ise kendisine bir hasret olur."

13079. İmam Ali (a.s) bir münacaatında şöyle buyurmuştur: "Allahım! Günahtan korunmak için senin korumandan başka bir yol yoktur. Senin isteğin dı-şında iyi işlere ulaşmak mümkün değildir. O halde senin istemediğin bir paya nasıl ulaşabilirim? Eğer senin koruman bana yardım etmezse nasıl günahtan sakınabilirim? "

13080. İmam Seccad (a.s) hakeza münacaatında şöyle buyurmuştur: "Allahım! Bu dünyada hep gam, üzüntü, sıkıntı, bela; ahirette ise hesap ve ceza vardır. O halde huzur ve genişlik nerededir? Allahım! Emrim olmadan beni ya-rattın ve iznim olmadan beni öldüreceksin. Üzerimde, beni aldatarak be-lalara ve zorluklara sürükleyen güçlü bir düşman karar kıldın ve "Kendini koru" diye buyurdun. Eğer sen beni korumazsan ben nasıl korunayım? "

13081. İmam Seccad (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Allahım! Senin gücün dı-şında hiçbir gücüm ve kuvvetim yok. Dünyanın tatsızlıklarından sadece senin korumanla kurtulabilirim. O halde yetkin hikmetin ve etkili meşiy-yetin hakkı için senden diliyorum: "Beni kendi cömertliğinden başkasına havale etme. Beni belalardan koru ve günahlardan masum kıl."
13082. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur:

"Allah'ım! Bizi hi-mayetinden nasipsiz kılma ve bizi desteğinden uzak düşürme...Dergahının has varlıkları olan meleklerin ve iyi kulların hakkı için senden bizleri helak olmaktan kurtaracak ve afetler karşısında bize kalkan olacak bir koruyucu karar kılmanı diliyorum....Bizlere ismet ve korumanın sığınağında yer ver."

13083. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) bir münacatında şöyle buyurmuştur: "Allahım! Bizleri, hile ve aldatma çukurlarını bizler için hazırlayan bir yere yerleştir-din... bu yurdun debdebesinden ve süslerinden sana sığınırım... Allahım! Bizi bu yurda ve aldatıcılığına itinasız kıl. Başarı ve korumanla bizleri on-dan salim kıl."

13084. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) hakeza bir münacaatında şöyle buyurmuştur: "Allahım! Muhammed'e ve Ehl-i Beyt'ine selam gönder. Bizleri önden ve arkadan, sağdan soldan ve her taraftan sana isyandan alıkoyacak, bizlere sana itaate hidayet edecek ve bizleri senin muhabbetin yolunda işleyecek bir şekilde koru."
13085. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Beni tövbe ile te-mizle, ismet ile teyit et ve afiyetle (belalardan koruyarak) ıslah et."

13086. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Allahım! Nefsim-den, onu azaptan kurtaracak şeyleri kendine al, onu ıslah ve doğruluğa sürükleyecek şeyleri bana bırak. Zira sen korumadığın taktirde nefsim he-lak olmaya maruzdur."
13087. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) Arefe günü duasında şöyle buyurmuştur: "Bana, senin haşyetinden (heybet ve azametinden) beni sana yakınlaştıracak, ha-ramlarını işlemekten alıkoyacak, beni büyük günahların esaretinden özgür kılacak ve beni isyanın çirkinliklerinden temizleyecek bir ismet (korunma) bağışla."

bak. Ez-Zikr, 1340. Bölüm; ez-Zenb, 1388. Bölüm; eş-Şeytan, 2016. Bölüm; eş-Şeriet, 1982. Bölüm, 9268. Hadis; el-Aşk, 2742. Bölüm; en-Niyyet, 3982. Bölüm

2751. Bölüm
İmamın İsmeti

13088. İmam Sadık (a.s) İmam'ın sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "O sürçme-lerden korunmuştur. Her türlü çirkinlik ve kötülükten masumdur (ko-runmuştur)."
13089. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biz Allah'ın tercumanlarıyız. Biz masum bir topluluğuz."
13090. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "İmam günahlardan temiz, ayıplar-dan uzaktır."
13091. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "İmam masumdur, teyit edilmiştir, başarı verilmiştir ve sağlam kılınmıştır. Her türlü hata ve sürçmeden gü-vendedir. Allah, kulları üzerindeki hücceti ve yaratıkları üzerindeki şahidi olsun diye ona bu özellikleri bağışlamıştır."
bak. Eş-Şekk, 2083. Bölüm

2752. Bölüm
İsmet (Çeşitli)

13092. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günaha gücü yetmemek de bir tür ismettir."
13093. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İsmet ve temizlik ehli olanların ve kendilerine günahlardan kurtuluş nimeti verilen kimselerin, günahkarlara ve suçlulara acımaları gerekir."
13094. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü ben hiçbir günahım olmaksızın çağrılırım. Eğer bir günahım varsa da bunlarla -yani Nakisin, Cemel ashabıyla- savaşım günahlarımı temizlemiştir."

259. Konu

et-Ta'zim
Ululamak

Bihar, 76/62, 108. bölüm; ma Yecz-u fi Ta'zim'ul-Hulk
Kenz'ul-Ummal, 9/153; et-Ta'zim ve'l-Kıyam