Mizan'ul Hikmet-7.Cilt
 


2511. Bölüm İbretlerin Çokluğu ve İbret Almanın Azlığı


11770. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbretler ne de çok, ibret almalar ne de azdır."
11771. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbretler ne de çok, ibret alanlar ise ne de azdır."

11772. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Miskindir Ademoğlu! Kendisine her gün üç musibet çattığı halde onlardan birinden dahi ibret almaz. Eğer ibret alacak olsaydı, musibetler ve dünya işleri ona kolay ge-lirdi: İlk musibet, ömründen azaldığı gündür. Oysa telafi olması mümkün olduğu halde malından bir şey eksilecek olsaydı üzülürdü.

Ama kaybettiği ömrü asla telafi edilemez! İkinci musibet ise rızkını kamil olarak elde et-mesidir. Eğer bunu helal yoldan elde etmişse hesap verecek, eğer haram yoldan elde etmişse ceza görecektir. Üçüncü musibet ise bunlardan daha büyüktür." Kendisine, "O nedir?" diye arzedilince şöyle buyurdu: "Ge-çirdiği her gün ahirete bir menzil yakınlaşmış olur ama cennete mi ce-henneme mi olduğunu bilmiyor?!"

2512. Bölüm
İbret Almanın Faydası

11773. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbret almak (günah ve hatadan) korunmaya sebep olur."
11774. Misbah'uş Şeria'da İmam Sadık'tan Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuş-tur: "İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyadan ibret alan kimse dünyada, dünyayı uykuda gören ama ona dokunmayan kimse gibi yaşar. O dünyaya aldananların çirkin hareketlerini gördüğü için hesabı ve cezası olan (dünyanın helal ve haram) mallarının sevgisini kalbinden ve ruhun-dan silip atar."
11775. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbret al ki sakınasın."
11776. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim düşünecek olursa ibret alır ve herkim ibret alırsa sakınır."
11777. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sürekli ibret almak sağduyulu olmakla sonuçlanır ve (günah ve hatadan) sakınmaya sebep olur."
11778. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın rahmeti, düşünen, sonra ibret alan, ibret alıp basiret sahibi olan kimsenin üzerine olsun."
11779. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her ibret alışta basiret sahibi oluşu vardır."
11780. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim ibret alırsa aydın görüşlü olur."

11781. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim çok ibret alırsa daha az sürçer."
11782. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbret al ki kanaatkar olasın."
11783. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim değişikliklerden ibret alırsa, zamanın uyumluluğuna itimat etmez."
11784. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim akıllı olursa, dününden ibret alır ve her zaman hazırlıklı olur."
11785. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim işleri değerlendirirse ör-neklerine vakıf olur."

11786. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim dünyanın değişikliklerin-den ibret alırsa tamahı azalır."
11787. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbret almayan kimsenin düşünce-si olmaz ve sakınmayan kimse gerçekte ibret almamıştır."
11788. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendisine hikmet aşikar olan kimse ibreti tanır ve herkim ibreti tanırsa adeta öncekilerle birlikte olmuş olur."
11789. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Önündeki bela ve olaylardan ib-ret alan kimseyi şüpheli şeylere düşmekten takva alıkoyar."

333. Konu

el-Ucb
Kendini Beğen-mek

Bihar, 72/306, 117. bölüm; el-Ucb bi'l-A'mal
Vesail'uş Şia, 1/73, 23. bölüm; Tahrim-u İ'cab bi'n-Nefs ve bi'l-Ame ve'l-İdlal bihi
Bihar, 71/228, 67. bölüm; Terk-i Ucb ve'l-İhtiraf bi't-Teksir


bak.
el-İbadet, 2502. bölüm; er-Ruh, 1561. bölüm; er-Re'y, 1425. bölüm; el-Gurur, 3042. bölüm; el-Fıkh, 3242. bölüm
2513. Bölüm
Kendini Beğenmek

Kur'an:
"Kötü işi kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören kimse, kötülüğü hiç işlemeyene benzer mi? şüphesiz Allah dilediğini sap-tırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Artık onlara üzülerek kendi-ni harap etme; Allah onların yaptıklarını şüphesiz bilir."
11790. İmam Ali (a.s) Malik Eşter'i Mısır'a vali olarak tayin ettiğinde şöyle bu-yurmuştur: "Kendini beğenmekten, seni nefsinle böbürlenmeye sevk eden şeylere güvenmekten, aşırı övgüyü sevmekten sakın. Çünkü bunlar, ihsan sahiplerinin ihsanlarını helak etmek için şeytanın aradığı uygun fırsatlar-dır."

11791. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmişlikten daha korkunç bir yalnızlık yoktur."
11792. İmam Ali (a.s) "En korkunç yalnızlık kendini beğenmişliktir."
11793. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmişlikten daha zararlı bir cehalet yoktur."
11794. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmek şerafetin afe-tidir."

11795. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmek (insandaki) eksikliği açığa vurur."
11796. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir şey, kendini beğenmişlik gibi güzelliklere zarar vermez."
11797. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmişliğin meyvesi, düşmanlık ve kindir."

11798. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İsa b. Meryem'in yöntemlerin-den biri de şehirleri dolaşmaktı. Bir gün ashabından kısa boylu olan ve sürekli kendisiyle birlikte olan birisiyle gezmek için (şehirden) dışarı çıktı. İsa denize ulaşınca doğru bir yakinle, "Bismillah" (Allah'ın adıyla) diyerek suyun üstünde hareket etti.

Kısa boylu şahıs İsa'nın (a.s) suyun üstünde hareket ettiğini görünce kendisi de doğru bir yakinle, "Bismillah" diyerek hareket etti ve İsa'ya (a.s) yetişti. Bu esnada kendini beğenmişliğe kapıldı. . . Bunun üzerine suya battı. İsa'dan yardım istedi ve o da elinden tutarak onu sudan çıkardı."
bak. el-Ma'rifet (3), 2607. Bölüm

2514. Bölüm
Kendini Beğenmişlik Aklın Afetidir

11799. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmek doğruluğun düşmanı ve akılların afetidir."
11800. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın kendini beğenmesi aklını haset edenlerden biridir."
11801. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim yaptıklarından gurura kapılırsa aklı zarar görür."
11802. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendinden razı olman, aklının fesadındandır."

11803. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aklın afeti kendini beğenmişlik-tir."
11804. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aklınızı itham edin. Zira hatalar akıllara itimat etmekten kaynaklanır."
11805. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenen kimsenin aklı yoktur."

11806. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmek aklı bozar."
11807. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın nefsini ayıplaması aklının sabit olduğunun delili ve faziletinin çokluğunun göstergesidir. İnsanın kendini beğenmesi noksanlığının delili ve aklî zayıflığının göstergesi-dir"
bak. el-Akl, 2818-2820. Bölümler

2515. Bölüm
Kendini Beğenmek Ahmaklıktır

11808. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmek ahmaklık-tır."
11809. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmek ahmaklığın başıdır."
11810. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmek, cehaletin ba-şıdır."

11811. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmek, ahmaklığın göstergesidir."
11812. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendini beğenirse he-lak olur. Herkim de kendi görüşünü beğenirse helak olur. Şüphesiz İsa b. Meryem (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben hastaları tedavi ettim, Allah'ın iz-niyle onlara şifa verdim. Allah'ın izniyle anadan doğma kör ve abraş has-talığına yakalananları iyileştirdim.

Ölüleri tedavi ettim ve Allah'ın izniyle onları dirilttim. Ahmakı tedavi etmek istedim, ama onu ıslah edemedim." Kendisine şöyle arzedildi: "Ey Ruhullah! Ahmak kimdir?" O şöyle bu-yurdu: "Ahmak kendi görüşünü ve nefsini beğenen kimsedir. Tüm fazi-letleri kendisinde görür, varolan hak ve hukukları kendisi için gerekli bilir. Başkalarının kendisi üzerinde bir hakkı olduğuna inanmaz. Bu tedavisi için hiçbir yol ve çarenin olmadığı ahmaktır."

2516. Bölüm
Kendini Beğenmişlik İnsanı Helak Eder

11813. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendini beğenmişliğe kapılırsa helak olur."
11814. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "O helak edici üç haslet şunlar-dır: İtaat edilen cimrilik, tabi olunan heva ve heves ve insanın kendini be-ğenmesi."
11815. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmişlik helak sebe-bidir, sabır ise (işlerin) düzene girme sebebidir."

11816. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kim gidip Ebu Cehil'in ne ol-duğuna bakar?" İbn-i Mes'ud gitti, Efra'nın iki oğlunun, onu kılıç darbe-siyle yere serdiklerini gördü. İbn-i Mes'ud sakalından tuttu ve şöyle dedi: "Sen Ebu Cehil misin?" Ebu Cehil şöyle dedi: "Sen öldürdüğünüz birinin üzerinde misin?" -veya şöyle dedi: "Kavminin öldürdüğü." . . . - "Keşke beni çiftçiden başkası öldürseydi" "
bak. el-Helak, 4018. Bölüm

2517. Bölüm
Kendini Beğenmişlik ve İlerlememek

11817. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmişlik ilerlemeye ve kemale ermeye engeldir."
11818. İmam Hadi (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmişlik, insanı ilim taleb etmekten alıkoyar ve başkalarının aşağılamasına ve cehalete da-vet eder."
11819. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim halinin güzelliğinden kendini beğenmişliğe kapılırsa, işleri hususunda çare bulmaktan aciz ka-lır."

2518. Bölüm
Seni Rahatsız Eden Günah Seni Kendini Beğenmişliğe Sevkeden İyilikten Daha İyidir

11820. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan bir günah işler, ondan pişman olur. Sonra güzel bir iş yapar, sevinir ve bu sebeple içinde bulun-duğu haletten (günahtan pişmanlık duymaktan) uzaklaşır. Oysa eğer piş-manlık haletinde kalsaydı, bu kendisi için kendini beğenmişlik haletinden daha hayırlıydı."

11821. İmam Sadık (a.s), kendisine, "İnsan bir günah işler, bu sebeple korkuya kapılır, sonra güzel bir iş işler ve kendisini beğenmişliğe kapılır" diye söylenince şöyle buyurmuştur: "İlk halet üzere kalmak, yani korku içinde yaşamak kendisi için kendini beğenmişlik haletinde olmaktan daha iyidir."

11822. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biri adib, diğeri fasık iki insan camiye girer, ama mescitten dışarı çıkarlarken o fasık sıddık (gerçek mü-min) ve abid ise fasık olur. Sebebi şudur ki o abit camiye girince ibade-tiyle övünür ve tümüyle bunu düşünür. Ama fasık kötülüğünden pişman-lık düşüncesi içindedir ve bu yüzden de günahları için Allah'tan bağış-lanma taleb eder."

11823. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günahını itiraf edip gülen kimse rabbine karşı böbürlenip ağlayan kimseden daha üstündür."
11824. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Rahatsız olduğun günah, Allah nezdinde seni kendini beğenmişliğe düşüren iyilikten daha hayırlıdır."

11825. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "İsrailoğullarından birisi kırk yıl Allah Tebarek ve Teala'ya ibadet etti, ama ibadeti makbul olmadı. Kendi kendisine şöyle dedi: "Başına gelen sendendir ve senden başkası suçlu değildir." Bunun üzerine Allah Tebarek ve Teala ona şöyle vahyetti: "Bu kendini kınaman kırk yıllık ibadetinden daha üstündür."


2519.Bölüm Kendini Beğenmekten Sakındırmak


11826. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İşlerin en kötüsü nefsinden razı olmaktır."
11827. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sakın kendinden razı olma ki bu taktirde senden rahatsız olanlar çoğalır."
11828. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendinden razı oluşun, aklının fesadındandır."

11829. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendinden razı olma sebebiyle ayıplar ve kötülükler ortaya çıkar."
11830. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kulun kendinden hoşnut olması, rabbinin hoşnutsuzluğuyla beraberdir."
11831. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendinden hoşnut olan kimse zarar etmiştir. Nefsine itimat eden kimse ise aldanmıştır."
11832. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendisini büyük görürse Allah nezdinde küçüktür."
11833. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendinden razı olursa, ayıpları açığa çıkar."
11834. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer iyiliklerinin insanlar nezdinde büyük olmasını istiyorsan, kendi gözünde büyük görmemelisin."
11835. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendinden razı olan ve nefsinin kendisini süslediği şeylere itimat eden kimse helak olmuştur."

2520. Bölüm
Ben, Ben!!

11836. Cabir b. Abdullah şöyle diyor: "Allah Resulü'nün (s.a.a) kapısına vardım ve onu çağırdım. Allah Resulü (s.a.a), "Kim o?" diye seslendi. Ben, "Benim" dedim." Cabir daha sonra şöyle diyor: "Peygamber, (kına-yarak) benim! Benim!" diyerek dışarı çıktı."
11837. Cabir b. Abdullah şöyle diyor: "Peygamber'den (s.a.a) giriş için izin istedim. Bana sen kimsin?" diye buyurdu. Ben, "Benim" dedim. Allah Resulü (kınayarak) şöyle buyurdu: "Benim! Benim!"

2521. Bölüm
Nefsin İyiliklerini Az Görmeye Teşvik

11838. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefsin her ne kadar çok Al-lah'a itaat ederse etsin, yine de onu az say ki bu vesileyle nefsini zelil kı-larsın ve kendini (Allah'ın) affına maruz kılarsın."

11839. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah'ın öyle kulları vardır ki onun için fazlayı fazla saymazlar ve kendilerinden az bir ibadete razı olmazlar. Akıllı ve iyi insanlar oldukları halde kendilerini kötü görür-ler."
11840. Resulullah (s.a.a), akıllı insanların sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Başkalarının az bir iyiliğini çok, kendilerinin çok iyiliğini az sayarlar."
11841. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çok iyiliği, çok saymayınız."
11842. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İyiliği her ne kadar gözünüze çok gelse de çok saymayınız."
bak. el-Amel, 2953. Bölüm

2522. Bölüm
Nefsin İyiliğini Çok Görmekten Sakınmak

11843. İmam Ali (a.s), meleklerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Kendile-rini beğenip de geçmiş amellerini abartmamışlardır. Allah'ın azameti kar-şısında huşu içinde olmaları iyiliklerini büyük saymalarına neden olma-mıştır."
11844. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Üç şey bel kırıcıdır: "Amelini çok gören, günahını unutan ve görüşüyle mağrur olan kimse."

11845. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İblis -Allah'ın laneti üzerine olsun- ordularına şöyle dedi: "Eğer üç iş hususunda ademoğluna üstün gelirsem artık ne yapacağından korkum olmaz. Zira (yaptıkları) asla kabul edilmez: Amelini çok görmesi, günahlarını unutması ve kendini beğen-mesi hususunda."

11846. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Musa (a.s) oturduğu bir sırada İblis renkli bir derviş külahıyla yanına geldi. Musa ona şöyle buyurdu: "Bu dervişlik külahı da nedir?" O şöyle dedi: "Bu vesileyle ademoğullarının kalbini çalarım." Musa şöyle buyurdu: "Şimdi bana ademoğlunun yaptığı taktirde senin kendisine musallat olduğun bir günahı haber ver." İblis şöyle dedi: "Kendini beğendiğinde, amelini çok gördüğünde ve günahını gözünde küçük görüşünde."

2523. Bölüm
Hayırlı İşi Küçük Gördüğünden Dolayı Terketmekten Sakınmak

11847. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir hurmanın yarısı dahi olsa senin aziz ve celil olan Allah'a yakınlaşmana sebep olan hiçbir şeyi, küçük sayma."
11848. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah dört şeyi dört şeyde gizlemiştir: Hoşnutluğunu itaatinde gizlemiştir. O halde ona itaat hususunda hiçbir şeyi küçük sayma.

Zira belki de Allah'ın rızası o itaatte gizlidir ve sen bundan habersizsin. Gazabını isyanında gizlemiştir. O hal-de ona isyan hususunda hiçbir şeyi küçük görme. Zira belki de gazabını o günahta karar kılmıştır ve sen bundan habersizsin. İcabetini kendisini ça-ğırmada karar kılmıştır. O halde onun dergahına yapılan hiçbir duayı kü-çük görme. Zira belki o duaya icabet edilir de sen bundan habersizsin. Dost ve velisini kulları arasında gizlemiştir.

O halde Allah'ın kullarından hiçbirisini küçük görme. Zira (kendisini küçük gördüğün) o kimse Al-lah'ın dostu olabilir ve sen bundan habersizsin."
11849. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yaptığın iyi işi asla küçük say-ma. Zira onu seni sevindirecek bir yerde göreceksin."
11850. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bil ki kıyamet günü zarar veren her şey küçük değildir ve kıyamet günü fayda veren hiçbir şey de küçük değildir. O halde Allah'ın sizlere haber verdiği hususta (kıyamet hakkın-da) onu gören kimse gibi olunuz."
11851. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İyi işler yapınız ve hiçbir iyi işi küçük görmeyiniz. Zira iyiliğin küçüğü de büyük, azı da çoktur."
11852. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her ne kadar az da olsa sadaka verin. Zira Allah için olan her şey az bile olsa, doğru ve halis bir niyetle olduğu taktirde büyüktür."
bak. Vesail'uş Şia, 1/87, 28. Bölüm; el-Ma'ruf, 2681. Bölüm

2524. Bölüm
Kendini Beğenmişliğin Dereceleri

11853. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmişliğin dereceleri vardır. Onların biri, çirkin işlerinin insanın gözüne güzel gözükmesi ve iyi iş yaptığını zannetmesidir. Bir derecesi de kulun rabbine iman etmesi ve bu iş sebebiyle aziz ve celil olan Allah'a minnet etmeye kalkışmasıdır. Oysa bu işte Allah kendisine minnet etmiştir."

2525. Bölüm
Kendini Beğenmişlik ve İbadetin Fesadı

11854. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala şöyle buyurmuş-tur: "Ben hangi şeyin kulumun işine yaradığını daha iyi bilirim. Bazı mü-min kullarım vardır ki ibadet hususunda çaba gösterir, yatağından kalkar, lezzetli yatağından başını kaldırır, ibadetimde gayret gösterir, kendisini sı-kıntıya ve zahmete düşürür. Ama ben lütuf üzere ve onu korumak için bir iki gece uykuyu ona galebe çaldırırım ve neticede uyuya kalır.

Sabah uyanınca kendisine öfkelenir ve kendisini kınar. Eğer bana istediği kadar ibadet etmesi hususunda onu kendi haline bırakacak olursam amellerin-den dolayı kendini beğenmişliğe kapılır ve neticede helak edici şeylere düçar olur. Zira amellerinden dolayı gurura kapıldığı ve kendisinden hoş-nut olduğu için ibadet edenlerin en üstünü olduğunu ve ibadetlerinde ku-sursuz olduğunu zanneder. Bu sebeple de bana yakın olduğunu sandığı halde benden uzaklaşır."

11855. İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Te-barek ve Teala şöyle buyurmuştur: "Kullarımdan bazıları benden bir itaat hususunda başarı isterler ki bu vesileyle onları seveyim. Ama ben amelle-rinden dolayı gurura ve kendini beğenmişliğe kapılmasınlar diye onu ken-dilerine vermem."
11856. Mesih (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Havariler cemaati! Nice kandili rüzgar söndürmüş ve nice abidi kendini beğenmişlik helak etmiştir."

11857. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah Da-vud'a (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Davud! Gerçek müminleri (sıddıkları) uyar ki kendi amelleriyle gurura kapılmasınlar. Zira hesaba çekilen her kul helak olur."
11858. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Güzel işleri sebebiyle gurura kapılan her kul helak olur."

2526. Bölüm
Kendini Beğenmişliğin Tedavisi

11859. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini beğenmişlik yolunu kendini tanımakla kapat."
11860. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kudretin olduğu için kendini be-ğenmen artıp, yücelik ve bencillik duygusuna kapılınca Allah'ın mülkünün büyüklüğüne ve kendinden bir güce sahip olmadığın şeylerdeki kudretine bak. Şüphesiz bu isyanını yumuşatır, sertliğini engeller ve aklından uzak-laşan şeyleri sana geri teslim eder."

11861. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ademoğluna ne olmuş da kendi-ni beğeniyor. Başlangıcı kokmuş bir nutfe, sonu aşağılık bir leş, ortasında ise necaset taşır."
11862. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer sırattan geçmek hak ise o halde kendini beğenmişlik de niye?"
bak. 346. Bölüm, el-Ma'rifet, (2)

2527. Bölüm
Kendini Beğenmişlik (Çeşitli)

11863. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sebepsiz ulaştığın bir halet veya hiçbir üstünlük olmaksızın elde ettiğin bir mertebeyle övünme. Şüphesiz tesadüfün bina ettiği şeyi istihkak yok eder."

11864. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir gün Davud (a.s) geceyi Ze-bur okumakla geçirdi ve ibadetinden dolayı kendini beğendi. Bunun üze-rine bir kurbağa şöyle seslendi: "Ey Davud! Sen bir gece ibadetle sabah-ladığın için gurura kapıldın. Benim kırk yıldır, bu kayanın altında dilim Allah-u Teala'yı zikretmekten kurumadı."

11865. İmam Ali (a.s), Müminin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Onun görüşünde her iş kendi işinden daha halistir ve her nefis kendi nefsinden daha salihtir."
11866. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Başkalarına üstünlük tanıma-yan kimse, kendi görüşünü beğenen kimsedir."
11867. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Afiyete eriştiğinde kendini beğe-nen, musibete uğradığında ise ümitsiz olan kimselerden olma."

334. Konu

el-Aceb
Şaşkınlık-İlginçlik

bak.
el-Gaflet, 3093. bölüm; en-Necat, 3858. bölüm

2528.Bölüm Şaşılması Gereken Şey2519.Bölüm Kendini Beğenmekten Sakındırmak


11868. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zarar verici yiyecekten sakın-dığı halde daha zararlı günahından sakınmayan kimseye şaşarım."

11869. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendisinden kaçtığı yoksulluğa doğru koşan cimriye şaşarım! Talep ettiği zenginlik elinden çıkıp gider; dünyada fakirler gibi yaşar; ahirette zenginler gibi hesaba çekilir."

11870. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dün bir nutfe olan ve yarın da bir leş olacak olan kibirli insana şaşarım."
11871. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın yaratışını gördüğü halde Allah'ın varlığında şek eden kimseye şaşarım."
11872. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ölüleri gördüğü halde ölümü unutan kimseye şaşarım."

11873. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bu dünya hayatını gördüğü halde o dünya hayatını (ahireti) inkar eden kimseye şaşarım."
11874. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fani diyarı bayındır kılan ve beka yurdunu terkeden kimseye şaşarım."
11875. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her gün nefsinden ve ömründen azaldığını gördüğü halde ölüme hazırlanmayan kimseye şaşarım."

11876. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Lezzetlerin kötü sonuçlarını bil-diği halde onlardan sakınmayan kimseye şaşarım."
11877. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın kendisinden şiddetle in-tikam alacağını bildiği halde ısrarla (isyan eden) kimseye şaşarım."

11878. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendisi herkesten daha bozuk olduğu halde insanları islah etmeye çalışan ve kendisini ıslah etmeden ön-ce başkalarını ıslah etmeye koyulan kimseye şaşarım."
11879. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Derdinin ilacını bildiği halde onu aramayan, bulduğu taktirde ise kendisini onunla tedavi etmeyen kimseye şaşarım."

11880. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eceline malik olamadığı halde arzusunu uzatan kimseye şaşarım."
11881. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötü olduğunu bildiği halde kötü olduğu söylenince rahatsız olan kimseye şaşarım. "
11882. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendisinde hayır olmadığı halde hayır sahibi olduğu söylenince bundan hoşnut olan kimseye şaşarım."
bak. el-Gaflet, 3093. Bölüm

2529. Bölüm
Tam Bir İlginçlik

Kur'an:
"Şaşacaksan, onların: "Biz toprak olunca mı yeniden yaratılaca-ğız?" demelerine şaşmak gerekir. İşte onlar Rablerini küfredenler-dir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır. İşte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır."

11883. Misbah'uş Şeria'da yer aldığına göre İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıbetinin nasıl olduğunu bilmediği halde amelinden dolayı gurura kapı-lan kimseye çok şaşarım."
11884. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yaratışı gördüğü halde Allah'ın varlığı hakkında şek eden kimseye çok şaşarım."
11885. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünya hayatını gördüğü halde, o dünya hayatını (ahireti) inkar eden kimseye çok şaşarım."

11886. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fani yurt için çalıştığı halde ebedi yurdu terkeden kimseye çok şaşarım."
11887. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın yaratışını gördüğü hal-de Allah'ın kudreti hakkında şek eden kimseye çok şaşarım."

11888. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ebedi yurda inandığı halde al-danış yurdu için çalışan kimseye çok şaşarım."
11889. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nutfeden yaratılan, sonra leşe dönüşen ve bu arada nasıl davranılacağını bilmeyen üstünlük taslayıcı mütekebbire çok şaşarım."
bak. el-İman, 299. Bölüm; er-Ric'at, 1441. Bölüm

2530. Bölüm
En İlginç Şey

11890. Resulullah (s.a.a), kendisine, "Ben hayvanlarıyla eşit olan bir topluluktan senin huzuruna geldim" diyen birisine şöyle buyurmuştur: "Sana onlardan daha ilgincini haber vermeyeyim mi? Onların bilmediğini bildikleri halde, sonra onların cehaleti gibi cahillik eden topluluktur."

11891. Resulullah (s.a.a), diğer bir hadiste Ammar'a şöyle buyurmuştur: "Ey Ammar! Sana bunlardan daha ilginç bir topluluğu haber vermeyeyim mi? Onların bilmediğini bilen, ama buna rağmen onların istekleri gibi isteklere kapılan topluluktur."
11892. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlginçliklerin en ilginci Muaviye b. Ebu Sufyan ve Amr b. As es-Sehni gibi kimselerin, insanları dine teşvik etmeleridir."

11893. İmam Sadık (a.s), Lokman'ın vasiyetinin muhtevası hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Bu vasiyette ilginç konular vardır. En ilginç konu ise oğluna şöyle buyurmasıdır: "Aziz ve celil olan Allah'tan öyle bir kork ki, insanların ve cinlerin iyi amelleriyle de huzuruna varacak olsan (sanki) sa-na azap edecek ve ona öyle bir ümit bağla ki insanların ve cinlerin günah-larıyla da huzuruna varacak olsan (sanki) seni bağışlayacak."

11894. El-minhal b. Amr şöyle diyor: "Allah'a yemin olsun ki ben Di-meşk'teydim ve Hüseyin'in (a.s) taşınan başını gördüm. En önde birisi Kehf suresini okuyordu. "Yoksa sen Mağara ve Rakim ehlini şaşıla-cak ayetlerimizden mi zannettin?" ayetine gelince, Allah-u Teala kesik olan başı konuşturdu keskin ve yetkin bir dille şöyle buyurdu: "Ashab-ı Kehf'ten daha ilginç olanı benim taşınmam ve öldürülmemdir."
11895. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünya ilginçtir, ondan daha il-ginç olanı ise dünyadaki gafletimizdir."

2531. Bölüm
İnsanın İlginçlikleri

11896. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir yağ parçasıyla gören, bir et parçasıyla konuşan, bir kemikle işiten ve bir delikten teneffüs eden şu in-sana şaşırın doğrusu!"
bak. el-Kalb, 3382. Bölüm

335. Konu

el-Acz
Acizlik

Bihar, 173/159, 127. bölüm; el-Acz ve't-Teleb-u ma la Yudrik

bak.
460. konu, el-Kesel
2532. Bölüm
Acizlik ve Aciz Kimse

11897. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Acizlik zayi etme sebebidir."
11898. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Acizlik horluktur."
11899. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Acizliğin neticesi isteğin kaybol-masıdır."
11900. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Acizlik afettir."

11901. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala zekiliği övmekte, acizliği ise kınamaktadır. O halde sana bir şey galebe çalınca şöyle de: "Allah bana yeter ve o ne güzel vekildir."
11902. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gerçek acizlik sana garantilenmiş şeyle meşgul olup, farz kılınan şeyden gaflet etmen ve sana verilen şeye kanaat etmemendir."

11903. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hayırla birlikte olan acizlik şerre sebep olan kudretten daha hayırlıdır."
11904. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Denemeden önce birine itimat etmek acizliktir."
11905. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz münezzeh olan Allah acizlerin kusur ettiği yerde itaatini, zeki insanların ganimeti karar kılmış-tır."

11906. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gıybet etmek acizin çabası-dır."
11907. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki düşmanın saldırışına imkan veren kimseye düşman saldırır, etini kemiğinden sıyırır, kemiğini kırar, un-ufak eder, derisini yüzer gider. Böyle kişinin Aczi ve zayıflığı oldukça büyüktür."

11908. İmam Ali (a.s), oğlu Hasan'a (a.s) yaptığı vasiyetinde münezzeh olan Al-lah'ın sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "İlki olmaksızın her şeyden evveldir; nihayeti olmaksızın her şeyden sonradır. Allah, rububiyetinin kalp ve göz kuşatmasından daha büyüktür. Bunu kavradığın zaman, senin gibi gücü az, değeri küçük, aczi çok, rabbine ihtiyacı büyük kişinin; O'nun itaatini istemekte, nasıl davranması gerekiyorsa öyle davran."

2533. Bölüm
İnsanların En Acizi

11909. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefsini ihmal edip helak edenden daha aciz kimse yoktur."
11910. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en acizi nefsinden ek-sikliği giderebildiği halde bunu yapmayan kimsedir."
11911. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en acizi olayların mey-dana gelmesinden ve ecelin saldırısından en çok güvende olan kimse-dir."

11912. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en acizi nefsini islah etmekten aciz olandır."
11913. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en acizi, dua etmekten aciz olandır."
11914. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz acizlerin en acizi baş-ka birisiyle karşılaştığında onun davranışından hoşlandığı halde, adını, so-yunu ve yerini sormayan kimsedir."

11915. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en acizi kardeşleri ka-zanmaktan aciz olan kimsedir. Ondan daha acizi elde ettiği kardeşleri zayi eden kimsedir."

336. Konu

el-Mu'cize
Mucize

Bihar, 11/70, 3. bölüm; İllet'ul Mucize
Bihar, 17/159-421, 18/1-147; Mucizat'un-Nebi
Kenz'ul Ummal, 11/366, 12/347; Mucizat'un-Nebi
Bihar, 41-53; Mu'cizat'ul Eimme
Bihar, 92/121, 15. bölüm; Vucuh-u İ'caz'ul Kur'an

2534. Bölüm
Mucize

11916. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mucize Allah'ın nişanesidir. Onu sadece Peygamberlerine, elçilerine ve hüccetlerine verir ki onun ve-silesiyle doğru söyleyenin doğruluğu, yalan söyleyenin yalanından ayırt edilsin."

2535. Bölüm
Peygamberlerin Mucizelerinin Farklı Oluşunun Hik-meti

11917. İmam Hadi (a.s), Musa'nın asa, yed-i beyza ve sihir (karşıtı) aleti ile, İsa'nın tıp aleti ile, Muhammed'in Allah'ın selamı ona ehline ve bütün Peygamberle-rin üzerine olsun söz ve hitap ile gönderilişinin sebebini soran İbn-i Sikkit'e şöyle buyurmuştur: "Allah Musa'yı gönderdiğinde, asrındaki insanlara sihirbazlık üstün gelmişti. Dolayısıyla o Allah tarafından insanlara güçlerinin yetme-yeceği bir şey getirdi

ve bu vesileyle onların sihirini batıl kıldı ve kendile-rine hücceti sabit kıldı. İsa'yı (a.s) salgın hastalıkların yaygın olduğu ve in-sanların tıp ilmine muhtaç olduğu bir zamanda gönderdi. Dolayısıyla o Allah nezdinden benzerini bilmedikleri şeyleri getirdi. O Allah'ın izniyle ölüleri diriltti, anadan doğma körleri

ve abraş hastalığına yakalananları te-davi etti. Bu vesileyle onlara hücceti sabit kıldı. Muhammed'i (s.a.a) de hi-tabet ve konuşmanın -zannedersem şiir de dedi- yaygın olduğu bir za-manda gönderi. O daAllah tarafından bir takım öğüt ve hikmetler getirdi ve bu vesileyle onların sözlerini çürüterek kendilerine hücceti sabit kıl-dı."

2536. Bölüm
Kur'an Mucizesi

Kur'an:
"De ki: "İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu Kur'an'ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, An-dolsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar."

"Senin için: "Onu uydurdu" diyorlar, öyle mi? De ki: "Öyleyse iddianızda samimi iseniz, onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin, Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın. Söylediğinizi yapamazlarsa, bilin ki o, ancak Allah'ın ilmiyle indi-rilmiştir. O'ndan başka ilah yoktur, artık siz Müslüman olmuyor musunuz?"

"Kulumuza indirdiğimizden şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure getirin; eğer doğru sözlü iseniz Allah'tan başka, şahitlerinizi de (yardıma) çağırın. Yapamazsanız, ki asla yapama-yacaksınız, o halde, kafirler için hazırlanan ve yakıtı insanlarla taş olan ateşten sakının."

bak. Al-i İmran 72, 93 Nisa 81, 82 En'am 37, 91, 92, 114 A'raf 146; Enfal 31; Tevbe 127; Yunus 15, 16, 37, 38 Hud 49; Ra'd 7. a yet; Nahl 24, 101-103 İsra 88; Kehf 1, 2 Enbiya 2, 5 Furkan 1, 4-6, 32 Şuara 192-201 Neml 76; Ankebut 48; Sebe 6; Zumer 23, 27-28 Tur 34; Saf 8, 9 Hakka 40-43 Murselat 5.

11918. İmam Askeri (a.s), Allah-u Teala'nın, "Elif Lam Mim, Bu ki-tap…" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani ey Muhammed! Bu sana in-dirdiğimiz kitap, elif, lam ve mim gibi mukattaa harflerinden oluşmuştur. Bu Kur'an sizin diliniz ve alfabeniz üzeredir. Eğer doğru sözlü iseniz, onun bir benzerini getiriniz ve bu konuda diğer şahitlerinizden de yardım alınız."

11919. Şüphesiz İbn-i Ebi'l-Evca ve Mekke dehrilerinden (ateistlerin-den) üç kişi her birisi Kur'an'ın dörtte biriyle savaşmayı üstlendi ve gele-cek yıl Mekke'de işlerinin sonucunu birbirine anlatmayı kararlaştırdı. Er-tesi yıl dört kişi İbrahim'in makamında bir araya geldiler. Onlardan biri şöyle dedi: "Ben, "Ve denildi ki: Ey yeryüzü suyunu yut ve ey gök yağışını kes, su diz çöktü ve iş sona erdi" ayetini görünce, savaşmak-tan vaz geçtim."

Diğeri ise şöyle dedi: "Ben de, "Ondan ümitlerini ke-since sırdaşlar (meşveret için) kenara çekildiler" ayetine rastlayınca savaştan ümidimi kestim." Onlar bu konuyu kendi aralarında yavaşça ko-nuşuyorlardı. İmam Sadık (a.s) yanlarından geçti ve onlara dönerek şu ayeti tilavet buyurdu: "De ki:

"Eğer insanlar ve cinler bu Kur'an'ın benzerini getirmek için bir araya gelseler, her ne kadar birbirine yardıma da koşsalar bunun benzerini getiremezler." O dört kişi şaşı-rıp kaldılar."
bak. Et-Takva, 4174. Bölüm; el-Bihar, 17/159, 1. Bölüm; 92/1, 1. Bölüm


2537.Bölüm Kur'an'ın Mucize Oluşunun Nişanesi İçinde İhtilafın Olmayışıdır


Kur'an:
"Kur'an'ı durup düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah'tan başkasın-dan gelseydi, onda çok aykırılıklar bulurlardı."
11920. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah bizzat şöyle buyurmaktadır: "Kitapta biz hiç bir şeyi eksik bırakmadık." Hakeza onda her şeyin açıklamasının olduğunu, kitabın bazısının diğer bazısını tasdik ettiğini ve onda hiç bir ihtilafın olmadığını bildiriyor. Nitekim şöyle buyuruyor: "Eğer o Allah'tan başkasından gelseydi, onda çok aykırılıklar bulurlardı."

337. Konu

el-Acele
Acele

Kenz'ul Ummal, 3/512, el-Acele
Bihar, 75/138, 53. bölüm; en-Nehy an Te'cil-i Recul an Ta'amihi ev Haceti-hi

bak.
109. konu, el-Hezm; ed-Dua, 1200. bölüm, el-Ukubet, 2780. bölüm
2538. Bölüm
Acele

Kur'an:
"İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Size ayetlerimi göstereceğim, bunu benden acele istemeyin."
"İnsan iyiliğin gelmesine dua ettiği gibi, kötülüğün gelmesine de dua eder. Esasen insanoğlu acelecidir."
11921. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Acele, sürçmeye sebep olur."
11922. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aceleyle sürçmeler çoğalır."

11923. İmam Ali (a.s), vefat anında oğlu Hasan'a (a.s) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Seni söz ve fiillerinde acele etmekten sakındırıyorum."
11924. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanları gerçekte acele helak etmiştir. Eğer insanlar sakin ve aceleden uzak olsalardı helak olmazlar-dı."
11925. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Acele eden insan maksadına ulaş-sa bile hata eder. Sakin bir şekilde hareket eden kimse ise, helak olsa bile hedefine ulaşır."

11926. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Metanetle hareket eden kimse hedefine ulaşır veya yakın olur. Acele eden kimse ise hata eder veya hataya yakın olur."
11927. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim metanet ile hareket ederse, maksadına ulaşır veya ona yakın olur. Herkim de acele ederse, hata eder veya hataya yakın olur."
11928. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İşlerde sakin olmak insanı hata-lardan korur ve düşünerek konuşmak, insanı hatalardan güvende kılar."

11929. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Metanet ile hareket etmek Al-lah'tan, acele ile hareket etmek ise şeytandandır."
11930. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sakin olmak esenlikle, acele etmek ise pişmanlık ile birliktedir."
11931. İmam Ali (a.s), oğlu Hasan'a (a.s) yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Kötülüğü ertele. Zira istediğin zaman onu öne salabilirsin."
11932. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülüğü ertelemek de bir tür iyilik ulaştırmak sayılır."
11933. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Allah'ın kulu! Günahı sebe-biyle hiç kimsenin ayıbı hususunda acele etme. Zira o bağışlanabilir. Kendin hakkında ise yaptığın en küçük günahtan bile güvende olma. Zira o günah sebebiyle azap görebilirsin."

11934. İmam Ali (a.s) Mısır'a vali olarak tayin ettiğinde Malik Eşter'e yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: "Laf taşıyıcının sözünü onaylamada acele davranma. Zira laf taşıyan kimse hayır ehli olarak gözükse de aldatıcı-dır."
11935. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cezayı ertelemek hilmin kema-lindendir."

2539. Bölüm
Hayırlı İşlere Koşmak

11936. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Babam şöyle buyururdu: "Bir iyilik yapmak istediğinde acele et. Zira neyin ortaya çıkacağını bilemez-sin."
11937. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri iyilik yapmak veya bir bağışta bulunmak isterse, sağ ve solunda iki şeytan karar kılar. Dolayı-sıyla o iki şeytanın kendisini kararından vazgeçirmemesi için acele dav-ranmalıdır."

11938. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim hayırlı bir işe kasteder-se onu çabuk yapsın. Zira ertelenen bir şeyde şeytan mühlet ve fırsat elde eder."

11939. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah acele yapılan hayırlı işi sever."
bak. el-Musabeka, 1737. Bölüm; el-Hayr, 1163. Bölüm

2540. Bölüm
Güzel Fırsatlardan İstifade Etmekte Acele Davranmaya Teşvik

Kur'an:
"Mûsa! Seni milletinden daha çabuk gelmeye sevk eden nedir?" dedik.
"Mûsa: "Onlar ardımdadır, Rabbim! Hoşnut olman için sana acele geldim" dedi."
11940. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahiret işinden bir şey ortaya çı-kınca ona başla. Dünya işlerinden biri ortaya çıkınca onda durakla ki doğ-ruluğundan emin olasın."

11941. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hayırlı fırsatlar dışında her işte gecikme övülmüştür."
11942. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hayırlı fırsatlar dışında gecikmek acele etmekten daha iyidir. Kötülüğü uzaklaştırmak dışında her işte acele davranmak kınanmıştır."

11943. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ahiret işleri dışında her işte ge-cikmek güzeldir."
11944. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şu üç şey dışında her işte ge-cikmek güzeldir: Allah yolunda cihada davet edildiğinde dışarı çıkan ilk kimse olmak, namaz için seslenildiğinde ona doğru çıkan ilk kimse olmak ve cenaze teşyi edildiğinde ona doğru koşmak dışında. Bu üç şey dışında her işte metanetle hareket etmek güzeldir."

11945. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Üç şeyin ertelenmemesi gere-kir: Vakti geldiğinde namazın, teşyii hazırlandığında cenazenin ve eş bul-duğunda dulun evlenmesinin."

11946. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İhtiyaçların karşılanması sadece şu üç şeyle doğrulur: "(Allah nezdinde) büyük sayılmak için onu küçük saymak, (ecir günü) ortaya çıkması için onu gizlemek ve (isteyene) tatlı olması için de onu karşılamada acele etmek."

11947. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İhsanı ertelemek yüce insanların adetlerinden değildir."
11948. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Muhtaca yardım etmeyi yarına erteleme. Çünkü yarın senin ve onun başına ne geleceğini bilemezsin."
bak. Vesail'uş Şia, 1/84, 27. Bölüm