Mizan'ul Hikmet-7.Cilt
 


2484. Bölüm Zan (Çeşitli)


11594. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim sana güzel zanda bulu-nursa zannını doğrula."
11595. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kime güzel zanda bulunulursa insanların gözü ona dikilir."

11596. İmam Ali (a.s) Kur'an'da yer alan zanların tefsiri hakkında şöyle buyur-muştur: "Zan iki çeşittir. Bir zan şektir ve bir zanda yakindir. Ahiret ile il-gili her zan yakindir. Dünya ile ilgili her azan ise şek üzeredir."

Ayn Harfi

Konular:
" el-İbadet (İbadet)
" el-İbret (İbret)
" el-Ucb (Kendini Beğenmek)
" el-Aceb (Şaşkınlık)
" el-Acz (Acizlik)
" el-Mu'cize (Mucize)
" el-Acele (Acelecilik)
" el-Adl (Adalet)
" el-Adavet (Düşmanlık)
" el-Azab (Azab)
" el-İ'tizar (Özür Dilemek)
" el-Arabiyye (Arapça)
" el-Mirac (Mirac)
" el-Irz (Irz-Namus)
" el-Marife (1) (Marifet)
" el-Marifet (2) (Marifet)
" el-Marifet (3) (Marifet)
" el-Maruf (1) (İyilik)
" el-Maruf (2) (İyilik)
" el-İzzet (İzzet)
" el-Uzlet (Uzlet-İnziva)
" el-Azm (Azmetmek)
" et-Taziye (Baş Sağlığı Dilemek)
" el-İşre (Muaşeret)
" Aşura (Aşura)
" el-İşk (Aşk)
" et-Tassub (Bağnazlık- Taassub)
" el-İsmet (Masumiyet)
" et-Tazim (Ululamak)
" el-İffet (İffet)
" el-Afv (1) (Af, Bağışlamak)
" el-Afv(2)(Af, Bağışlamak)
" el-Afiyet (Sağlık)
" el-Ukubet (Ceza)
" el-Akl (Akıl)
" el-İtikaf(İtikaf)
" el-İlm (İlim)
" el-Umr (Ömür)
" el-Amel (1) (Amel)
" el-Amel (2) (Amel)
" el-Amel (3) (Amel)
" el-Muaneke (Boynuna Sarılmak)
" el-Ahd (Ahid, Söz)
" el-Mead (1) (Ahiret)
" el-Mead(2) (Ahiret)
" el-Mead (3) (Ahiret)
" el-Adet (Adet- Alışkanlık)
" el-İyd (Bayram)
" el-İstiaze (Sığınmak)
" el-Ayb (Kusur-Ayıp)
" et-Ta'yir (Kınamak)
" el-Ayş (Yaşamak)
331. Konu

el-İbadet
İbadet

Bihar, 70/251, 55. bölüm; el-İbadet ve'l-İhtifa fiha
Bihar, 3/244, 7. bölüm; İbadet'ul Esnam ve'l-Kevakib
Bihar, 71/209, 66. bölüm; İktisad fi İbadet ve'l-Müdavemet ileyha

bak.
183. konu, er-Ruhset; 192. konu, er-Rıfk; 323. konu, et-Taet; 140. konu, el-Huşu'; el-İmamet (3), 206 ve 210. bölüm
el-Bid'at, 331. bölüm; er-Riya, 1420. bölüm; eş-Şebab, 1946. bölüm; eş-Şuhret, 2127-2128. bölüm; es-Selat (1), 2266. bölüm; el-Ucb, 2525. bölüm; el-İlm, 2841-2843. bölüm; el-Fikr, 3253, 3254. bölüm el-Mukarrebun, 3326. bölüm; el-Kalp, 3292. bölüm
2485. Bölüm
İbadet

Kur'an:
"Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb'inize ibadet ediniz; umulur ki takva sahibi olursunuz."
11597. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Tebarek ve Teala şöyle buyurmuştur: "Ey sıdık (dosdoğru) kullarım! Dünyada bana ibadet et-mekle nimetlenin. Zira ki ahirette ibadet vesilesiyle nimete erişirsiniz."

11598. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en üstünü ibadete aşık olup sarmaş dolaş olan, kalbi ile onu seven, bedeni ile ona yapışan ve kendisini ona vakfedendir. Böyle bir kimse artık dünyanın kolay mı zor mu geçeceğinden hiç korkmaz."
11599. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Meşguliyet olarak ibadet ye-ter."
11600. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Öğüdüyle sizlere fayda veren, ri-saletiyle sizlere nasihat eden ve nimetleriyle size ihsanda bulunan Al-lah'tan korkun. Ruhlarınızı O'na ibadet için hazırlayın ve itaat hakkını ye-rine getirin."
11601. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbadet kurtuluştur."

11602. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Büyüklerin üstünlüğü ibadetin güzelliğindendir."
11603. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah bir kulu severse, ona güzel ibadeti ilham eder."
11604. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbadetin devamlılığı insanın saa-dete erdiğinin delilidir."

11605. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a ibadet halvetinde kar ha-zineleri vardır."
11606. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir yakınlaştırılmış kimse Al-lah'a ibadet gibi bir şeyle yakınlaştırılmamıştır."
bak. En-Nubuvvet (1), 377. Bölüm; el-Edeb, 68. Bölüm, 385. Hadis; Vesail'uş Şia, 1/61, 19. Bölüm

2586. Bölüm
İbadetin Hikmeti

11607. İmam Rıza (a.s) ibadetin sebebinin beyanı hususunda şöyle buyurmuştur: "Ta ki insanlar Allah'ın zikrini unutmasınlar ve adabını terketmesinler. Emir ve nehiylerinden gaflet etmesinler, zira onların doğruluğu ve kıvamı bundadır. Eğer ibadette bulunmaksızın kendi hallerinde bırakılmış olsa-lardı bir müddet sonra kalpleri katılaşırdı. "
bak. eş-Şeriat, 1982. Bölüm; el-İnsan, 314. Bölüm; el-Kalb, 3402, 3410. Bö-lümler

2487. Bölüm
Kendini İbadete Vakfetmek

11608. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Rabbiniz şöyle buyuruyor: "Ey ademoğlu! Kendini ibadete vakfet ki kalbini zenginlikle ve ellerini rızıkla doldurayım. Ey ademoğlu! Benden uzaklaşma. Aksi taktirde kalbini fakir-likle ve ellerini meşguliyetle doldururum. "

11609. İmam Sadık (a.s) Tevrat'ta şöyle yazıldığını buyurmuştur: "Ey ademoğ-lu! Kendini bana ibadete ada ki kalbini (benden) korkuyla doldurayım. Eğer kendini bana ibadete vakfetmezsen ben de kalbini dünya meşguliye-tiyle doldururum, ihtiyacını karşılamam ve seni talep ettiğin şeyle baş başa bırakırım."

11610. İmam Sadık (a.s) Tevrat'ta şöyle yazılmıştır: "Ey ademoğlu kendini ibadette bana vakfet ki kalbini zenginlikle doldurayım. Ve seni talep etti-ğin şeyle baş başa bırakmayayım. Böylece ihtiyacını karşılar ve kalbini benden korkuyla doldururum. Eğer kendini bana ibadete vakfetmezsen kalbini dünya meşgalesiyle doldururum sonra ihtiyacını karşılamam ve seni talep ettiğin şeye havale ederim."

11611. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizleri ibadetten engelleyen bela nazil olmadan önce kendinizi Allah'a itaat ve ibadete vakfedin."

2488. Bölüm
İbadetin Tefsiri

11612. İmam Sadık (a.s) ibadet hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "İtaatte kendileriyle Allah'a itaat edilen yüzlerden (maksat masum imamdır) güzel niyet içinde olmaktır."

11613. Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: "Ey Ahmed! Kulumun bana ne zaman ibadet ettiğini biliyor musun?" O şöyle arzetti: "Hayır ey Rab-bim!." Allah şöyle buyurdu: "Onda yedi haslet bir araya gelince: Kendisini haramlardan koruyan sakınma, kendisini ilgilendirmeyen şeylerden alı-koyan bir suskunluk, her gün ağlamasını artıran bir korku,

halvet halinde benden haya etmesini sağlayan bir haya, zaruret miktarınca yemek, ben dünyadan nefret ettiğim için dünyadan nefret etmek ve ben iyileri sevdi-ğim için iyileri sevmek hasıl olduğunda."
11614. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a ibadetin evveli O'nu ta-nıma ve O'nu tanımanın esası ise O'nu birlemektir."

2489. Bölüm
Kulluğun Hakikati

11615. İmam Sadık (a.s) kulluğun hakikati hakkında sorulunca şöyle buyurmuş-tur: "Kulluğun hakikati üç şeydir: Kulun Allah'ın kendisine bağışladığı şeyde kendisi için bir malikiyeti olduğunu görmemesidir. Zira kullar hiç bir şeye malik değildir. Ve malın Allah'a ait olduğunu kabul etmektedirler.

Ve onu Allah-u Teala'nın emrettiği yerde harcarlar. Kul kendisi için tedbir ve çare bulmaya çalışmaz ve tüm gayreti Allah-u Teala'nın yapmasını emrettiği veya kendisini alıkoyduğu şeyler hakkındadır. Bu takva sahiplerinin ilk derecesidir."
bak. el-İlm, 2875. Bölümdeki bütün söze bak.

11616. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kulluk beş şeydedir: Karnı yiye-cekten boş bırakmak, Kur'an okumak, geceyi ibadetle geçirmek, sabah vakti yakarmak ve Allah korkusundan ağlamakta."


2490. Bölüm Tekamülde İbadetin Rolü


Kur'an:
"Hani Rabbin meleklere "Ben yeryüzünde bir halife var edece-ğim" demişti de melekler: "Orada fesat yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve seni devamlı takdis ediyoruz" dediler. Allah: "Ben şüphesiz sizin bil-mediklerinizi bilirim" dedi."

"Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarat-tım."
11617. Misbah'uş Şeria'da İmam Sdık'ın (a.s) şöyle buyurduğu yer almıştır: "Ubudiyet, batını rububiyet olan bir cevherdir. O halde ubudiyette yok olan şey rububiyette bulunur ve rububiyette gizlenen şey ubudiyetle elde edilir."

11618. Allah-u Teala'nın kitaplarının birinde şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Ey ademoğlu! Ben asla ölmeyen diriyim. O halde emirlerime itaat et ki seni de asla ölmeyecek bir diri kılayım. Ey ademoğlu! Ben her neye ol dersem o da oluverir. O halde emirlerime itaat et ki seni de böyle kılayım ve her neye ol dersen o da olu versin."
11619. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim kulluğun şartlarını yerine getirirse özgürlüğe layıktır."

2491. Bölüm
İbadette Derinleşmenin Rolü

11620. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a kulluğun başlangıcı, onu tanımaktır."
11621. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ruhlarınızda taptığınız Allah'ın marifetine yer verin ki tanıdığınız kimseye ibadet için organlarınızı hare-ket ettirmeniz, sizlere fayda versin."

11622. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Marifetle iç içe olmayan ibadette hayır yoktur."
11623. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İçinde ilim olmayan ibadette ha-yır yoktur."
11624. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Derinleşme olmadığı taktirde asla ibadet olmaz."
bak. el-Fıkh, 3246. Bölüm; el-Fikr, 3253. Bölüm; , el-Vera', 4060. Bölüm

2492. Bölüm
İbadette Yakinin Rolü

11625. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir ibadetin yakin olmaksı-zın değeri yoktur."
11626. İmam Ali (a.s) "Hururalı bir adamın teheccüd namazı kıldığını ve Kur'ân okuduğunu işitince şöyle buyurdu: "Yakîn üzere olan uyku, şüphe ha-linde kılınan namazdan daha hayırlıdır."
bak. 564. Konu, el-Yakin

2493. Bölüm
İbadetin Adabı

Kur'an:
". . . Ne yaparsanız yapın; yaptıklarınıza daldığınız anda, mut-laka biz sizi görürüz."
11627. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'a onu görüyormuşsun gi-bi ibadet et. Şüphesiz sen O'nu görmesen de O seni görmektedir."

11628. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'a ibadet et ve ona hiçbir eş koşma ve O'nu görüyormuşsun gibi kendisi için amel et."
11629. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İhsan Allah'ı görüyormuş gibi kendisine ibadet etmendir. Zira şüphesiz sen O'nu görmesen de O seni görmektedir."

11630. İmam Sadık (a.s), Yusuf ve Züleyha kıssası hakkında şöyle buyurmuştur: "Züleyha Yusuf'u, Yusuf da Züleyha'yı kastedince, Züleyha şöyle dedi: "Biraz bekle." Yusuf: "Neden?" diye sordu. Züleyha şöyle dedi: "Bizi görmesin diye putun yüzünü örteyim." Bu esnada Yusuf Allah'ı hatırladı ve Allah'ın kendisini gördüğünü bildi

ve bu yüzden Züleyha'dan kaçtı."
11631. İmam Bakır (a.s), bir başka rivayette ise şöyle buyurmuştur: "Yusuf Zü-leyha'ya, "Ne yaptın?" diye sordu. Züleyha şöyle dedi: "Putun yüzüne bir bez attım, zira bizi görmesinden utanıyorum." Yusuf şöyle dedi: "Sen işitmeyen ve görmeyen putundan utanıyorsun, ben Rabbimden utanma-yayım mı?"

11632. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Yaptığınız her amele şüp-hesiz ki biz şahidiz" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) bu ayeti okuyunca şiddetle ağlıyordu."
bak. el-Ma'rifet (3), 2658, 2659. Bölümler

2494. Bölüm
İbadetin Çeşitleri

11633. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gök ve yerlerin melekutu hak-kında düşünmek ihlas sahiplerinin ibadetindendir."
11634. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın nimeti hakkında düşün-mek ne güzel bir ibadettir."
11635. Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: "Ey Ahmet! İbadet on kısımdır ki dokuz kısmı helal rızık taleb etmektedir. O halde eğer yiyeceğin ve içece-ğin temiz olursa benim korumam ve sığınmam altındasın."

11636. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İbadet on kısımdır ki dokuz bölümü helal rızık taleb etmektedir."
11637. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İbadet yetmiş cüzdür. En üstün parçası ise helal rızık taleb etmektir."
11638. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yumuşak konuşmak ve insanlara selam vermek şüphesiz ibadettendir."

11639. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Çocuğun kendilerine olan sevgi üzere anne babasına bakması ibadettir."
11640. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her ibadetin üstünde bir ibadet vardır ve biz Ehl-i Beyt'in sevgisi en üstün ibadettir."

11641. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Alime bakmak ibadettir. Adil imama bakmak ibadettir. Rahmet ve yumuşaklıkla anne babaya bakmak ibadettir. Aziz ve celil olan Allah için sevdiğin kardeşe bakmak ibadet-tir."
11642. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'a güzel bir zanda bulun-mak, Allah-u Teala'ya ibadettendir."
11643. Cebrail (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Muhammed! Eğer biz yeryü-zünde ibadet etmiş olsaydık üç şeyi yapardık: Müslümanlara su vermek, ailesi olana yardımcı olmak ve günahları örtmek."

11644. Hz. Mesih (a.s) bir şahsa şöyle buyurmuştur: "Sen ne iş yapıyorsun?" O şöyle arzetti: Ben ibadet ile uğraşıyorum." İsa şöyle buyurdu: "O halde senin masraflarını kim karşılıyor? O şöyle arzetti: "Kardeşim". İsa (a.s), "Kardeşin senden daha çok ibadet edendir" diye buyurdu. "
bak. el-İlm, 2845. Bölüm; el-Yakin, 4245, 4246. Bölümler

2495. Bölüm
İbadet Edenlerin Çeşitleri

11645. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlardan bir grup, Allah'a rağbet (mükafat) için kulluk eder; bu tüccarların ibadetidir. Bir grup da Allah'tan korkarak kulluk eder, bu da kölelerin kulluğudur. Bir grup da Allah'a şükür etmek için kulluk eder, bu da hürlerin ibadetidir."

11646. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbadet edenler üç kısımdır. Bir grup aziz ve celil olan Allah'a korkudan ibadet ederler ki bu kölelerin ibadetidir. Bir grup ise Allah Tebarek ve Teala'ya sevap talep ederek iba-det ederler ki bu ibadette işçilerin ibadetidir. Ve bir grup da aziz ve celil olan Allah'a aşk ve muhabbet üzere ibadet derler ki bu ibadet de özgürle-rin ibadetidir ve bu ibadet en üstün ibadettir."

11647. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar aziz ve celil olan Al-lah'a ibadette üç gruptur: Bir grubu sevaba rağbet ederek ibadet ederler. Bu ihtiraslı kimselerin ibadetidir ve de tamahtır. Diğer bir grubu ise ce-hennem ateşinin korkusundan ibadet eder ki bu da kölelerin ibadetidir. Bu da korkudur. Ama ben aziz ve celil olan Allah'a aşk ve muhabbet üze-re ibadet ediyorum ki bu yüce insanların ibadetidir ve o da güven ve emandır.

Nitekim aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Onlar o günün korkusundan güvendedirler." Hakeza aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "De ki eğer Allah'ı seviyorsanız. . ." O halde her kim Allah'ı seviyorsa aziz ve celil olan Allah da onu sever. Ve aziz ve celil olan Allah her kimi severse onu kıyamet gününün dehşetinden güvende kılar."

11648. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben sadece sevap hedefiyle Al-lah'a ibadet etmeyi hoş görmüyorum. Zira bu taktirde tamahkar köle gibi olurum. Eğer bir şeye göz dikerse çalışır aksi taktirde çalışmaz. Hakeza Allah'a cezasının korkusuyla ibadet etmeyi hoş görmüyorum.

Zira bu tak-tirde de kötü işli köleye benzerim ki eğer korkmazsa çalışmaz." Kendisine şöyle arzedildi: "O halde niçin ibadet ediyorsun?" İmam Seccad şöyle buyurdu: "Zira O, bana bağışta bulunduğu lütufları ve nimetleri sebebiyle ibadete layıktır."

11649. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer Allah insanlara cennet ve cehennemi vaad etmeseydi yine de ona itaat etmemiz ve isyanından sa-kınmamız gerekirdi. Zira Allah müstahak olmadıkları halde insanlara ba-ğış ve iyilikte bulunmuş ve nimetlerini bağışlamıştır."
bak. el-Mehabbet (2), 665. Bölüm; eş-Şukr, 2061. Bölüm

2496. Bölüm
Allah'tan Başkasına İbadet

11650. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kullar üç kısımdır: Altınla alınan köle, şehvet kölesi ve tamah kölesi."
11651. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbadet, secde ve rükuyla değil, büyüklere itaatledir. Herkim yaratıcıya isyan hususunda yaratığa itaat ederse şüphesiz ona ibadet etmiştir."

11652. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim bir konuşanı dinlerse, ona kulluk etmiştir. Eğer o konuşan aziz ve celil olan Allah adına konu-şuyorsa, dinleyici de Allah'a ibadet etmiş olur. Eğer o konuşmacı, şeytan adına konuşuyorsa, şeytana ibadet etmiş olur."

11653. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim dünyaya kulluk eder ve onu ahirete tercih ederse, akıbeti tatsız olur."
11654. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Dinar ve dirheme kulluk eden kimse Allah'ın rahmetinden uzaktır, Allah'ın rahmetinden uzaktır."

11655. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim Allah'a isyan hususun-da birine itaat ederse, şüphesiz ona kulluk etmiştir."
11656. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim hakkını eda etmeyenin hakkını eda ederse, ona ibadet etmiştir."
11657. İmam Sadık (a.s), kendisine, Allah-u Teala'nın, "Onlar bilginlerini ve rahiplerini Allah'tan başka rab edindiler" ayetini soran Ebu Basir'e şöyle buyurmuştur: "Allah'a yemin olsun ki Yahudi alimleri ve

ruhbanları onları kendilerine ibadete çağırmıyorlardı. Eğer onları kendilerine ibadete çağırmış olsalardı, şüphesiz davetini kabul etmezlerdi. Onlar kendileri için bir helali haram kılmış ve bir haramı helal kılmıştır ve böylece de bilmeyerek alim ve ruhbanlarına ibadet etmiş oldular."

11658. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın azaba ve belaya uğrattığı sizden önceki büyüklenen ümmetlerin başlarına gelenlerden ve uğradıkları cezadan ibret alın… Firavunlar, onları kul ediniyor, en kötü şekilde iş-kence ediyor, defalarca acılığı tattırıyorlardı."
bak. Ed-Dunya, 1239, 1240. Bölüm eş-Şeytan, 2010. Bölüm; , 103. Konu, el-Huriyye, 446. konu, et-Taklit

2497. Bölüm
En Üstün İbadet

11659. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet Allah'ı bilmek ve Allah için tevazu göstermektir."
11660. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet, Allah ve kud-reti hakkında sürekli düşünmektir."
11661. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

"En üstün ibadet "la ilahe illal-lah ve la hevle vela kuvvete illa billah" (Allah'tan başka ilah yoktur ve Al-lah'tan başka güç ve kudret yoktur) cümlesini demektir. En hayırlı dua ise istiğfardır. Allah Resulü (s.a.a) daha sonra şu ayeti tilavet buyurdu: "Bil ki Allah'tan başka ilah yoktur ve günahlarından dolayı mağfiret di-le."
11662. İmam Cevad (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet ihlastır."

11663. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet iffettir."
11664. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet adetlere galebe gelmektir."
11665. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet dünyadan gön-lünü çekip almaktır."
11666. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet düşünmektir."

11667. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet fıkıhtır (dini anlamaktır)"
11668. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah akıldan daha üstün bir şeyle ibadet edilmemiştir."
11669. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a yemin olsun ki Allah, müminin hakkını eda etmekten daha üstün bir şeyle ibadet edilmemiş-tir."

11670. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah karın ve namus iffetin-den daha üstün bir şeyle ibadet edilmemiştir."
11671. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a suskunluk ve evine gitmekten daha üstün bir şeyle ibadet edilmemiştir."

11672. Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: "Ey Ahmet! Benim nezdimde hiç-bir şey suskunluk ve oruçtan daha sevimli değildir."

11673. İmam Bakır (a.s), kendisine "En üstün ibadet hangisidir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah nezdinde, kendi nezdinde olan bir şeyi istemekten ve talep etmekten daha sevimli bir şey yoktur."
11674. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah'ın haramlarına karşı gözünü yummak (bakmamak), en üstün ibadettir."

11675. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sevap açısından en üstün iba-det en gizli olanıdır."
11676. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet amelin ihlası-dır."
11677. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en abit olanı kalben insanlara en çok hayırsever olanı ve tüm Müslümanlara karşı halis ve te-miz kalpli olandır."

11678. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Huzu içinde olmak gibi bir ibadet yoktur."
bak. el-Fikr, 3253. Bölüm; el-Ma'rifet, 2622. Bölüm


2498.Bölüm İnsanların En Abit Olanı


11679. İmam Seccad (a.s) Allah'ın şöyle buyurduğunu buyurmuştur: "Ey Ade-moğlu! Sana farz kıldığım şeylerle amel et ki insanların en abidi olasın."
11680. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyi yerine getirirse, insanların en abit olanı sayılır."
11681. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en abit olanı farzları yerine getirendir."

11682. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın farzlarıyla amel ediniz ki insanların en takvalısı olasınız."
11683. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Farzları yerine getirmek gibi hiç-bir ibadet yoktur."
11684. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbadet oruç ve namazın çoklu-ğuyla değil, Allah'ın işi hususunda çok düşünmekledir."
11685. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bil ki Allah katında Allah'ın kul-larının en eftali; hidayete ermiş hidayete çağıran adil imamdır."
bak. el-İmamet (2), 206. Bölüm

2499. Bölüm
Kötü Kullar

11686. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İki yüzlü olan kul ne de kötü bir kuldur: Bir yüzle bakar, bir yüzle sırt döner. Eğer Müslüman kardeşi-ne bir nimet verilirse ona haset eder, eğer müptela olursa onu yalnız bıra-kır."
11687. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Başlangıcı nutfe, sonu leş ve bu arada kendisine nasıl davranılacağını bilmeyen kul, ne dekötü bir kul-dur."

11688. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İbadet için yaratıldığı halde dünya kendisini ahiretten gafil kılmış, dünyevi geçici arzulara ulaşmış ve neticede mutsuz olmuş kul, ne de kötü bir kuldur."
11689. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Tekebbür ve gurura kapılan ve büyük ve yüce mertebe sahibi Allah'ı unutan kul, ne de kötü bir kul-dur."

11690. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İsyan ve tuğyan eden, cabbar ve en üstün Allah'ı unutan kul ne de kötü bir kuldur."

11691. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Saptırıcı bir hevesi ve hor kılıcı nefsi olan kul ne de kötü bir kuldur."
11692. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kendisini utanç ve aşağılığa sü-rükleyen tamaha sahip olan kul ne de kötü bir kuldur."

2500. Bölüm
Makbul Olmayan İbadet

11693. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Haram yemekle iç içe olan bir ibadet, kum üzere kurulu bir bina gibidir. (Bir rivayete göre de, su üzerine ku-rulu.)"
11694. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın her gece Beyt'ül Mu-kaddes'in üzerinden, "Herkim haram bir mal yerse Allah onun ne bir müstahabını ve ne de farzını kabul eder" diye feryat eden meleği vardır."

11695. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan, haramdan bir mal edi-nirse, ne bir haccı kabul edilir, ne bir umresi ve ne de sıla-i rahimde bu-lunması. Hatta nutfe üzerinde bile kötü etkisi vardır."

11696. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer kul haram bir mal elde eder ve onu sadaka verirse kendisine bir ecir verilmez. Eğer onu infak ederse, Allah onun için kendisine bereket vermez ve kendisinden sonra sevk edicinin (yol azığının) kendisini ateşe davet etmesi dışında bir hak geride bırakmaz."

11697. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kulun alacaklılarına bir dirhem geri çevirmesi, bin yıl ibadet etmekten, bin köle azad etmekten, bin hac ve umre yerine getirmekten daha üstündür."

11698. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim haram bir mal kazanır-sa Allah ondan ne bir zekat, ne bir köle azad etmek, ne bir hac, ne bir umre kabul eder. Aziz ve celil olan Allah bu işlerin sevabı miktarınca ona günah yazar ve bu maldan ölümden sonra kendisi için baki kalan şey ce-hennem ateşine doğru azık olur. Her kim de haram bir mal elde edebildiği halde, aziz ve celil olan Allah'ın korkusundan onu terkederse, aziz ve celil olan Allah'ın rahmet ve sevgisine mazhar olur ve cennete götürülmesi emredilir."

11699. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dört yoldan mal elde eden kimseden dört şey kabul edilmez: Herkim ganimet çalmak, faiz, (emanete) hıyanet etmek veya hırsızlık sebebiyle bir mal elde ederse, ondan ne zekat kabul edilir, ne sadaka, ne hac ve ne de umre."
bak. el-Bid'at, 332. Bölüm; el-Amel, 2947. Bölüm

2501. Bölüm
İbadette İstekli Olmak

11700. İmam Ali (a.s), Haris Hemdani'ye yazdığı mektubunda şöyle buyurmuş-tur: "Nefsini kulluğa alıştır, ona yumuşak davran, ezip azarlama; sana ki-tapta farz kılınmış olanlar dışında onu hoş tut ve istekli zamanında (müs-tahap ameller için) faydalan. Çünkü farzların, vaktinde ve yerinde eda edilmesi gerekir."

11701. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İbadetin afeti gevşekliktir."
11702. İmam Seccad (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Senden şahadetin en adil olanını ve ibadetin en şevkli olanını dilerim."
11703. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İbadetten gücünüz yettiğince alınız. Zira Allah siz yorulmadıkça asla yorulmaz."
11704. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbadeti nefislerinize zorla yük-lemeyin."
bak. 82. Konu, el-Cihad (3); el-Amel, 2943. Bölüm; Vesail'uş Şia, 1/63, 20. Bölüm ve s. 82, 26. Bölüm; Kenz'ul Ummal, 3/28

2502. Bölüm
Allah'a İbadet Hususunda Kusur Etmek

11705. İmam Ali (a.s), melekleri nitelendirirken şöyle buyurmuştur: "Onlar se-nin katındaki yerlerindedir, yerleri senin yanındadır. İstekleri sende topla-nır. İbadetlerinin hepsi sanadır. Emrinden gafletleri azdır. Eğer kendileri-ne gizli olan hakikatinin künhüne erseler, amellerini hiçe sayıp kendilerini kınarlar, kendilerinin sana gereği gibi ibadet ve itaat etmediklerini anlar-lar."

11706. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Benim sevabım için amel edenler, yaptıkları amele da-yanmamalıdırlar. Zira eğer bütün bir ömür boyu benim ibadetim husu-sunda çaba gösterseler ve kendilerini sıkıntıya atsalar, yine de hakkımı eda edemezler. Kerametimden diledikleri hususta ibadetimin künhüne (haki-katine) ulaşamazlar."

11707. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sürekli olarak çalış ve kendini aziz ve celil olan Allah'a ibadet ve itaat hususunda kusursuz sanma. Zira Allah ibadete layık olduğu şekilde ibadet edilmemektedir."

11708. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sürekli şöyle de: "Allah'ım! Beni emanetçilerden kılma ve beni kusur sınırından çıkarma." (Ravi şöyle diyor: ) "Ben şöyle arzettim: "Buradaki emanetçiden maksadın, dini emanet olarak alıp sonra dinden dışarı çıkan kimseler olduğunu biliyorum, ama,

"Beni kusur sınırından çıkarma" cümlesinin anlamı nedir?" İmam şöyle buyurdu: "Allah için yaptığın bir işte kendini kusurlu görmendir. Zira insanlar Allah için yaptıkları işlerde, aziz ve celil olan Allah'ın koru-dukları dışında tümü kusur içindedirler."

11709. İmam Bakır (a.s), Cabir'e şöyle buyurmuştur: "Ey Cabir! Allah seni noksanlık ve kusurdan dışarı çıkarmasın. (yani kulluk hususunda kendini hep kusurlu göresin, kibirlenmeyesin.)"
11710. İmam Ali (a.s), meleklerin yaratılışı hakkında şöyle buyurmuştur: "Onlar nezdindeki bütün makamlarına, yaptıkları itaate ve

yanında sahip oldukları yere ve senden çok az gafil olmalarına rağmen eğer azametin hususunda kendilerine örtülü kalan şeyleri müşahede edecek olurlarsa, şüphesiz amellerini değersiz görür, kendilerini kınar ve sana hakkıyla kulluk etmediklerini derk ederler. Sen münezzehsin ey yaratıcı ve mabut."

11711. İmam Ali (a.s), bir münacatında şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Sen sa-dece itaatinde çaba gösterenlere merhamet edecek olursan, o halde kusur edenler nereye kaçsın! Eğer sadece büyük bir çaba içinde olanlardan kabul edecek olursan o halde tefrit edenler kime sığınsın!"
bak. 333. Konu, el-Ucb; el-Cihad (3), 596. Bölüm; Vesail'uş Şia, 1/71, 22. Bölüm


2503.Bölüm İbadette İhlasın Sevabı


11712. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim Allah'a hakkıyla iba-det ederse, Allah ona arzu ettiğinden daha üstününü ve kendisine yetecek olandan daha fazlasını bağışta bulunur."

11713. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kul, "Sadece sana ibadet ediyoruz" deyince aziz ve celil olan Allah kendisine şöyle buyurur: "Kulum doğru söylüyor. O sadece bana kulluk etmektedir. Sizleri de şahit tutuyorum ki ibadeti hususunda muhalefet edenlerin, gıpta edeceği bir sevap vereceğim."

11714. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kul bütün yaratıklardan kes-medikçe ve sadece Allah'a yönelmedikçe ona layıkıyla ibadet edemez ve bu esnada (layıkıyla ibadet ettiğinde) Allah şöyle buyurur: "Bu benim ha-lis kulumdur." Böylece keremiyle onu kabul eder."
bak. Ed-Dua, 1201. Bölüm; el-Cihad (3), 591. Bölüm

2504. Bölüm
İbadetten Lezzet Almanın Engelleri

11715. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Heva ve hevesinden geri kalma-yan kimse nasıl ibadetin lezzetini tatsın?"
11716. Mesih (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizlere hakikati söylüyorum: Hasta insanın güzel ve tatlı yiyeceklere bakması ve şiddetli ağrısı sebebiyle on-dan lezzet almaması gibi dünya sahipleri de kendilerindeki mal sevgisi se-bebiyle ibadetten lezzet almaz ve onun güzel tadına varmazlar."

11717. Mesih (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizlere hakikati söylüyorum: Sizden ekininin otlarını ayıklamayan kimsenin otları çoğalır ve sonunda bütün ekinini kaplar ve ekini ortadan yok olur gider. Aynı şekilde kalbinden dünya sevgisini söküp atmayan kimsenin kalbini de dünya sevgisi kaplar ve sonunda ahiret sevgisinin tadını alamaz."

11718. Davud'un (a.s) haberlerinde şöyle yer almıştır: "Dostlarımın dünya ga-mıyla işleri ne? Dünya gamı münacatın tatlığını kalplerden çıkarır. Ey Davud! Ben dostlarımın ruhani olduğu halde dünya gamını yememelerini seviyorum."
bak. el-Mehebbet (1), 659. Bölüm; el-İman, 282. Bölüm; ed-Dunya, 125. Bölüm

2505. Bölüm
İbadeti Terketmek

11719. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zenginlikten sonra fakirlik ne de çirkindir! Dervişlikten (zayıflıktan) sonra günah ne de çirkindir. Bun-lardan daha çirkini ise Allah'a ibadet eden ve sonra onu terkeden kimse-dir."

11720. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zenginlikten sonraki fakirlik ne de çirkindir! İbadetin ardından günah ne de çirkindir! Bundan daha çirkini ise Allah'a ibadet eden ve sonra ibadetten el çeken kimsedir."

2506. Bölüm
Bütün İnsanlar Allah'ın Kuludur

11721. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sakın sizden biri, "Kulum, cariyem" demesin. Hepiniz Allah'ın kulusunuz ve kadınlarınız Allah'ın cariyesidir. O halde şöyle desin: "Kölem, halayığım, hizmetçim ve uşağım."

2507. Bölüm
İbadet (Çeşitli)

11722. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Huzur, ibadetin süsüdür."
11723. İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ibadeti taleb eden kimse kendisini ibadet için temiz kılmalıdır."
11724. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz en zor ibadet günah-lardan sakınmaktır."
11725. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice ibadet eden kimsenin dini yoktur."

11726. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Halis ibadet, insanın Rabbinden başkasına ümit bağlamaması ve sadece günahından korkmasıdır."

332. Konu

el-İbret
İbret Almak

bak.
39. konu, el-Besiret; 551. konu, el-Mevize; eş-Şeytan, 2005. bölüm

2508. Bölüm
İbretlerden Öğüt Almak

Kur'an:
". . . Ey akıl sahipleri! İbret alın."
11727. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Allah'ın kulları! Fayda veren nimetlerden öğüt, apaçık delillerden ibret alın. Açıkça anlatılarak korku-tulduğunuz şeylerden etkilenerek günahlardan sakının."
11728. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Amelsiz ahiretten ümidi olan kimseden olma… İbret alınacak şeyler anlatır; fakat kendisi ibret almaz. Çok öğüt verir; fakat kendisi öğüt almaz."

11729. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İbret alınız. Şüphesiz sizden öncekiler arasında ibret alınacak dersler vardır."
11730. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Düşünen ve ibret alan kula Allah rahmet etsin. O halde insan sırt çeviren şeyin sırt çevirmesi ve ulaşan şe-yin ulaşmasını görmelidir."

11731. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki ibret verici şeyler açıklandı, zahir kılındı size. Sakıncalı şeylerden de menedildiniz. Gök elçi-lerinden (meleklerden) sonra da Allah'ın hükümlerini ancak bir insan ulaştırır size."

11732. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin dünyaya ibret gözüyle bakar, karnının ihtiyacı miktarınca ondan azık alır."
11733. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün akıl ibret almak, en üs-tün uzak görüşlülük ihtiyat etmek ve en büyük ahmaklık aldanmaktır."
11734. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Basiret ile ibret olmak hasıl olur."
11735. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aklın kazancı ibret almak ve ihti-yat etmektir. Cehaletin kazancı ise gaflet ve aldanıştır."

11736. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim cahil olursa ibret alması az olur."
11737. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim günlerin değişikliklerin-den (olaylarından) ibret almazsa kınama ona etki etmez."
11738. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Size Allah'tan korkmayı tavsiye ediyorum… hastalıkları onunla tedavi edin, ölümü onunla karşılayın! Takvayı kaybedenden ibret alın, takvaya riayet eden kimselere ibret olacak duruma asla düşmeyin."
bak. el-Mev'ize, 4120 ve 4121. Bölümler

2509. Bölüm
İbretlerin Uyarıcılığı

11739. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbret almak hayırsever bir uyarı-cıdır."
11740. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbret almak insanı doğru yola sü-rükler."
11741. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İbret almanın faydası doğru yola ulaşmaktır."

11742. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim ibret alırsa, basiret sahibi olur. Basiret sahibi olan kimse anlar ve anlayan kimse bilir."
11743. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Boynum söylediğim sözün rehi-nidir ve ben doğruluğunu garantiliyorum. Herkim olaylara ibret gözüyle bakarsa takva kendisini şüphelere düşmekten alıkoyar."

2510. Bölüm
İbret Alma Sebepleri

Kur'an:
"Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı. Doğ-rusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır."
"Andolsun ki, peygamberlerin kıssalarında, aklı olanlar için ib-retler vardır. Kur'an uydurulabilen bir söz değildir. Fakat kendin-den önceki (Kitapları) tasdik eden, her şeyi açıklayan, iman eden toplum için doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmettir."

"Allah geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Doğrusu, göre-bilenler için bunda ibretler vardır."
11744. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zaman sana ibretleri gösterir."
11745. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki geçmiş devirlerde si-zin için ibretler vardır. Nerede Amalike ve Amalike'nin oğulları? Nerede Firavunlar ve Firavunların oğulları? Nerede nebilerini öldüren, nebevi sünnetleri söndüren ve zorbaların sünnetini ihya eden Ress şehirlerinin halkı?"

11746. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İşler karıştığında sonları evvelle-riyle mukayese edilir. (Zira işin evveli iyi veya kötü olursa, sonu da iyi ve-ya kötü olur.)"
11747. İmam Ali (a.s) "Çoklukla övünmek sizi o derece oyaladı ki, kabirleri dahi ziyaret ederek oradakileri de sayacak gibi oldunuz" ayetini okuduktan sonra şöyle buyurmuştur: "Atalarının mezarlarıyla mı övü-nüyorlar… Onlarla öğüneceklerine onlardan ibret almaları daha güzel olmaz mıydı? İzleri kaybolsa da, haberleri gelmese de, şüphesiz ibret alan gözler onları görmekte, akıl kulakları seslerini duymakta ve konuşma aracı olmaksızın (lisan-ı hal ile) konuşmaktalar."

11748. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz dünya, sıkıntı, yokluk, ibret ve değişiklik yurdudur. . . İbretlerden biri de (düne kadar) kendisine gıpta ettiğin, ama bugün acıdığın kimsedir. Bu iki hal arasında tek fark, zail olan bir nimet veya nazil olan bir fakirlik ve meşakkattir. Dünyanın değişikliklerinden bir örnek de insanın arzularına yaklaştığı bir anda ani-den ölümün kendisine gelip çatması ve onu alıp götürmesidir."

11749. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sonra dünya yokluk, zahmet, de-ğişiklik ve ibret yurdudur… Zira dünyanın değişikliklerine bir örnek de (düne kadar) acıdığın kimseye gıpta edersin, gıpta ettiğin kimseye de acır-sın. Çünkü dünyada nimetler çabucak kaybolur, sıkıntılar birden bire bas-tırır. Dünyanın ibretlerinden bir örnek de ibret yurdudur; zira insan eme-line ulaşmak üzereyken, birden ölümün onu alıp götürmesidir."

11750. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müddet ne kadar uzun da olsa kısadır. Giden şey henüz var olan için ibret sebebidir ve ölü diri için öğüt vesilesidir."
11751. Rivayet edildiği üzere Müminlerin Emiri (a.s) Medain'den geçer-ken Kisra'nın eserlerini gördü, o harabeye yaklaştı. İmam'ın ashabından biri şu şiiri okudu:

"Rüzgarlar evlerinin kalıntılarına esti
Onlar adeta vaad edilen yerde idiler."
Müminlerin Emiri (a.s) ise şöyle buyurdu: "Neden şöyle demiyorsun: "Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı. Bu böyledir; onları başka bir millete miras bıraktık. Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, on-lar mühlet verilenlerden değilleri."

11752. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gidenler kalanlar için ibret sebe-bidir. İlk, son için (dünyayı istemekten ve Allah'a isyandan) sakındırıcıdır. '"
11753. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Geçmişten ibret almayan kimse, var olan şeyden ibret almaz."
11754. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyanın geçmişi geleceğini ha-ber verme hususunda yeterlidir."

11755. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıllı insanların ibret alması için tanıdıkları şey yeter."
11756. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyanın değişikliklerinde ibret dersi vardır."
11757. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kaza ve kaderin değişikliklerinde akıl ve gönül sahipleri için ibret dersleri vardır."
11758. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günlerin birbiri ardınca gelişinde insanlar için ibret vardır."
11759. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer zayi ettiğin geçmişinden ib-ret alırsan, şüphesiz ömründen geri kalanını korursun."
11760. İmam Ali (a.s), Muyaviye'ye yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: "Eğer geçmişten ibret alsaydın, kalan şeyleri korurdun."
11761. İmam Ali (a.s), Haris Hemdani'ye yazdığı mektubunda şöyle buyurmuş-tur: "Hak olarak geçmişe dair anlatılanları tasdik et. Dünyadan geçenleri, geriye kalanları ile kıyas et. Çünkü onun bir kısmı diğerine benzer; sonude ilkine katılmıştır. Hepsi de geçici, yok olucudur."

11762. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Değişikliklerden ibret alın, uyarı-lardan faydalanın."
11763. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden önceki toplulukların başı-na gelenlerden ibret alınız; eklemleri darmadağın, olmuş gözleri ve kulak-ları yok olmuş, şanları-şerefleri gitmiş, neşeleri ve nimetleri kesilmiştir."
11764. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "O halde Allah'ın İblis'e yaptığın-dan ibret alın. Öyle ki uzun amelini, yoğun çabalarını boşa çıkardı."

11765. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın azaba ve belaya uğrattığı sizden önceki büyüklenen ümmetlerin başlarına gelenlerden ve uğradıkları cezalardan ibret alın."

11766. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İsmail'in (a.s) evladından, İsha-koğullarından, İsrail -(Yakub)oğullarından ibret alın. Hallerinin benzerliği ne kadar çok, durumları birbirlerine ne kadar da yakındır."
11767. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden öncekilerin yaşadığı evler-de yaşamaktan ve en yakın kardeşlerinizden ayrılmaktan ibret alın."

11768. İmam Ali (a.s) şahadetinden önce vasiyette bulunarak şöyle buyurmuştur: "Dün ben sizlerle birlikteydim; bugün sizlere bir ibretim ve yarın da siz-lerden ayrılacağım."
11769. İmam Ali (a.s) İslam'ın niteliği hakkında şöyle buyurmuştur: "Doğru yolu arayana ayet, azmedene basiret, öğüt almak isteyene ibrettir."