Mizan'ul Hikmet-7.Cilt
 


2419.Bölüm Tamah ve Aklın Aldanması


11225. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aklın en çok helak olduğu yerler, tamahların parlaklığı altındadır."
11226. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cahillerin aklı, tamahların ve ar-zuların aldatıcılığı anında aldanır ve insanların akılları imtihan edilir."
11227. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akılların zayi oluşu fazlalıkları aramadadır."

2420. Bölüm
Tamah ve Sakınma

11228. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günahlardan sakınmakla tamaha karşı savaşa girişin."
11229. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günahlardan sakınmanın başı, tamahı terketmektir."
11230. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tamahın azlığı bile bir çok sa-kınmayı zayi eder."

11231. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim tamaha sarılırsa günah-lardan sakınmayı kaybeder."
11232. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tamahın kölesi olan kimse gü-nahlardan sakınmaya nasıl malik olabilir."
11233. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sakınma ve tamah bir araya gel-mez."

2421. Bölüm
Tamahın Dalları

11234. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tamahın dört dalı vardır: Sevinç, nazlanma, inatçılık ve çoğu istemek. Sevinç aziz ve celil olan Allah nez-dinde mekruhtur, nazlanma tekebbürdür, inatçılık insanı günahın tuzakla-rına sürükleyen beladır, fazlalık istemek ise bir oyun, meşguliyet ve aşağı-lık şeyleri daha iyi şeylerin yerine geçirmektir."

2422. Bölüm
Övülmüş Tamah

Kur'an:
"Rablerini överek yüceltenler, vücutlarını yataklardan uzak tu-tup korkarak ve tamah ederek Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan infak edenler inanır."
"Rabbimizin bizi iyi milletle birlikte bulundurmasını tamah ederken (umarken) niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmaya-lım?" dediklerini görürsün."
11235. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Günahla-rıma bakınca dehşete kapılıyorum. Senin bağışına bakınca da tamaha ka-pılıyorum."

11236. İmam Seccad (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Ey Allah'ım! Eskiden beri sana olan ümidim sebebiyle ve sende var olan büyük tamahım nede-niyle ve kendine farz kıldığın yumuşaklık, merhamet ve rahmet sebebiyle senden diliyorum."
11237. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Ey efen-dim! Meyil ve rağbetim sanadır, korkum sendendir, senden ümitliyim, ümidim beni sana sevk etmiştir."

11238. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) bir duasında şöyle buyurmuştur: "Efendim! İhsanına ve iyiliğine olan zannımı yalanlama. Zira ki sen benim güvendi-ğim ve itimat ettiğimsin."
bak. el-İbadet, 2495. Bölüm

322. Konu

et-Teharet
Taharet-Temizlik

Bihar, 80, 81; Kitab'ut-Teharet
Kenz'ul Ummal, 9/276, Kitab'ut-Teharet
Vesail'uş Şia, 1/99; Kitab'ut-Teharet
Kenz'ul Ummal, 7/38; fi't-Teharet

bak.
516. konu, en-Nezafet; el-Usul, 92. bölüm; el-Vuzu, 4105. bölüm
2423. Bölüm
Taharet (Abdest-Gusül-Teyemmüm)

11239. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Taharet imanın bir cüzüdür (veya yarısıdır.)"
11240. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kulun hesaba çekileceği ilk şey taharettir."
11241. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir namaz taharetsiz kabul edilmez."

2424. Bölüm
Temiz Kılıcılar

Kur'an:
"Allah kendi katından bir güven işareti olarak sizi hafif bir uy-kuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti."
"Rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderen O'dur. Gök-ten tertemiz su indirmişizdir."
1-Su

11242. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her su necis olduğunu bilme-dikçe temizdir."
11243. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Su temizler, ama (eğer necis olursa) hiçbir su onu temizleyemez."
11244. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah suyu temiz ve temizleyici yaratmıştır ve hiçbir şey suyu, rengi, tadı veya kokusu değişmedikçe necis edemez."

2-Güneş
11245. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güneşin üzerine vurduğu her şey temizdir."
11246. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güneş alan her şey temizdir."
11247. İmam Bakır (a.s), damın üzerindeki veya namaz kılınan yerdeki idrarın hükmü sorulunca şöyle buyurmuştur: "Güneşin kuruttuğu yerin üzerinde na-maz kıl. Zira temizdir."
Bak. Vesail'uş Şia, 2/1042, 29. Bölüm
3-Toprak:
11248. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah toprağı da su gibi temizleyici karar kılmıştır."
11249. İmam Sadık (a.s) ayağını necis olan bir yere basan sonra da bu ayakla te-miz yerden yürüyen kimse hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "On beş zira' (bir zira' parmak uçlarından dirseğe kadardır) veya benzeri kadar yol yü-rümüşse sakıncası yoktur. "

bak. Vesail'uş Şia, 2/1046, 32. Bölüm
4-Ateş:
11250. İmam Kazım (a.s) alçı, necaset (kurumuş dışkı) ve ölünün kemiği ile pişirilir sonra onunla bir caminin alçısı yapılırsa üzerine secde edilebilir mi diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Su ve ateş o alçıyı temiz kılar."
bak. Vesail'uş Şia, 2/1099, 81. Bölüm

2425. Bölüm
Manevi Temizlik

Kur'an:
"Ey Ehl-i Beyt! Allah ancak sizden her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister."
"Hani Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah seni seçip temizledi. Alemlerin kadınlarından seni tercih etti."
"Mallarının bir kısmını, kendilerini temizleyip arıtacak sadaka olarak al, onlara dua et; senin duan onlar için bir huzurdur. Allah işitir ve bilir."

11251. İmam Ali (a.s) Peygamberlerin vasfı hakkında şöyle buyurmuştur: "Yüce sülblerden, temiz kılınmış rahimlere aktarmıştır.."
11252. İmam Ali (a.s) Peygamber'in (s.a.a) vasfı hakkında şöyle buyurmuştur: "Ahlak bakımından temizlerin en temiz kılınmışıydı. Cömertlik bakımın-dan kendisinden hayır umulanların en cömerti idi."
11253. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Öyleyse tertemiz olan Peygambe-rine (s.a.a) uy; çünkü, onda uyacak kimse için güzel örnekler, yaslanacak kişiye yaslanacak yerler vardır."

11254. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah imanı şirkten temizlenmek için farz kılmıştır."
11255. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ilahi takva kalpleriniz-deki hastalığın ilacıdır. . . ve nefislerinizin aşağılıklarının temizleyicisidir."
11256. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizler ki temizlenmekten kaça-mazsınız. O halde kendinizi ayıpların ve günahların aşağılığından temizle-yiniz."
11257. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kalplerinizi hasetten temizleyi-niz; zira çekememezlik kalpleri karartır ve hasta kılar."
11258. İmam Ali (a.s) Osman b. Huneyf'e şöyle buyurmuştur: "yeryüzünü şu aksi ve ters adamdan temizlemek için mü-cadele ederim"
bak. el-Kalb, 3393. Bölüm; en-Nefs, 3919, 3921, 3923. Bölümler

323. Konu

et-Taet
İtaat

Vesail'uş Şia, 11/184, 18. bölüm; Vucub-u Taetillah
Bihar, 70/91, 47. bölüm; Taetullah ve Resulihi ve Hucecihi
Bihar, 73/391, 142. bölüm; Men Eta'el-Mehluk fi Me'siyet'il Halik

bak.
446. konu, et-Taklit; 331. konu, el-İbadet
En-Nibve, 3770. bölüm; el-Muhabbet (4), 679. bölüm; er-Rıza (1), 1515. bölüm; el-Esbab, 1726. bölüm; el-İzzet, 2710. bölüm; el-İlm, 2834. bölüm
s 2426. Bölüm
Allah'a İtaat ve Etkileri

Kur'an:
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden emir sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz ve Allah'a ve ahiret gününe iman etmişseniz onun halini Allah'a ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibarıyla en güzeldir."

bak. Bakara, 285; Al-i İmran, 32, 132; Nisa, 13, 46, 69; Maide, 7, 92; En-fal, 1, 20.; Tevbe, 71; Nur, 47, 56; Lokman 15; Ahzab 36, 66. 71 Zuhruf 61, 63 Muhammed 21; Hucurat 1, 14 Mücadele 13; Saf 5; Tegabun 12, 16 Talak 1
11259. İmam Ali (a.s) münezzeh olan Allah'a hitaben şöyle buyurmuştur: "Yaratılmışları yalnızlık vahşetinden ötürü yaratmadın. Bir yarar uğruna kullanmadın… Sana karşı gelen saltanatını eksiltmez. Sana boyun eğen, senin hükümranlığını artırmaz."

11260. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mahlukatı yarattı; yarattığı za-man onların itaatlerinden mustağni ve günahlarından da güvende idi. Çünkü isyan edenin isyanı ona zarar vermediği gibi, itaat edenin itaati de ona fayda vermez."
11261. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aksine senin için yarattığı mağfi-reti, senden alıkoyduğu kötülüğü veya belayı fark ettiğinde, O'nun sana olan lütfünü göreceksin! Bir de Allah'a itaat etmiş olsaydın ne olacağını düşün!"
11262. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaat zeki insanların gani-metidir."

11263. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaat sağlam bir sığınak-tır."
11264. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaat en sağlam servettir."
11265. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaat gözün nurudur."
11266. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaat Allah'ın gazap ateşini söndürür."

11267. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaat fakirin izzetidir. Sa-daka ise zenginin hazinesidir."
11268. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaat her doğruluğun anahtarı ve her türlü fesadın ıslah sebebidir."
11269. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaat et ki ganimet elde edesin."
11270. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlardan Allah'ın rahmetine en layık olan kimse onların en çok itaat edenidir."

11271. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaatle talih yönelir."
11272. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaatle kurtuluş hasıl olur."
11273. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaate koş ki mutlu olasın."

11274. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaati iç giysin karar kıl, dış giysi değil."
11275. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz münezzeh olan Allah, acizlerin kusur ettiği yerde itaati, zeki insanların ganimeti kılmıştır"
11276. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güçlü olunca Allah'a itaat husu-sunda güçlü ol ve zayıf olunca da Allah'a isyan hususunda zayıf ol."

11277. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefsin, Allah'a itaat hususunda sana yardım ettikçe onu saygın tut."
11278. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a itaatte direniniz ve hayırlı işlere koşunuz."
11279. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en çok hayır dileyeni en çok kendi hayrını dileyen ve rabbine en çok itaat edendir"

11280. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefsini Allah'a itaat üzere tutar-san onu saygın bilmiş ve eğer isyanı üzere tutarsan onu hor kılmış olur-sun."
11281. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tüm hallerde Münezzeh olan Allah'a itaat et ve göz açıp kapatıncaya kadar kalbini O'nun ümidi ve kor-kusundan boş tutma."

11282. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hakkında cehalet özrünü getire-meyeceğiniz kimseye itaat ediniz."
11283. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah nezdinde olan şeylere, it-aat dışında bir şeyle ulaşılamaz."
11284. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) bir duasında şöyle buyurmuştur: "Allahım! Muhammed'e ve Al-i Muhammed'e selat gönder ve bizleri tevfikinle itaat yoluna, iyilerin makam ve menzillerine erişmeyi kolay kıldığın kimseler-den karar kıl. Onlar sana hizmetle hayat buldular, mukarrep oldular (ya-kınlaştılar) değerlendiler ve süslendiler."

11285. İmam Hadi (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim yaratıcıya itaat ederse yaratığın hoşnutsuzluğu ve gazabından dolayı korkuya kapılmaz."
11286. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Muhammed'in (s.a.a) dostu, Pey-gamber'le akrabalık bağı uzak olsa bile Allah'a itaat eden kimsedir; Mu-hammed'in düşmanı ise peygambere akrabalık bağı yakın olsa bile Allah'a isyan eden kimsedir."
11287. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gerçekten de siz, içinizden ölen kimselerin gördüğünü görseydiniz feryat eder, inleyip sızlardınız; korkar dinler, itaat ederdiniz."

11288. İmam Ali (a.s), Haris-i Hemdani'ye yazdığı bir mektupta şöyle buyurmuştur: "Bütün işlerinde Allah'a itaat et. Çünkü Allah'a itaat etmek, onun dışındaki her şeyden faziletlidir."

2427. Bölüm
Allah'ın Emrettiği Her Şey Güzeldir.

11289. Resulullah (s.a.a) Veda Haccında şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Al-lah'a yemin olsun ki sizleri cennete yakın ve cehenneme uzak kılacak her şeyi sizlere emrettim."
11290. İmam Ali (a.s) oğluna yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Çünkü O (Yani münezzeh olan Allah), sana ancak iyi şeyleri emreder ve sadece çir-kin şeylerden alı-koyar."

bak. eş-Şeria, 1982. Bölüm; el-Haram, 801. Bölüm; ez-Zenb, 1361. Bölüm


2428.Bölüm Allah'a İsyan ve Şeytana İtaat


11291. İmam Ali (a.s) delalet ehlinin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Rableri onları çağırdı ama onlar rablerine nankörlük edip gerisin geriye döndüler. Ama şeytan çağırdığında ise icabet edip isteklerini kabul ettiler."

11292. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah sizleri beka yurduna ebedi karar kılınacak yere, nimetlere, peygamberler ve mutlularla komşuluğa çağırdı. Sizler ise isyan edip yüz çevirdiniz. Dünya sizleri mutsuzluk yurduna, fena mahalline, çeşitli bela ve sıkıntılara çağırdı. Siz ise itaat edip öne geçtiniz ve koştunuz."
bak. 267. Konu, eş-Şeytan

2429. Bölüm
Resule ve Emir Sahiplerine İtaat

Kur'an:
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden emir sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz ve Allah'a ve ahiret gününe iman etmişseniz onun halini Allah'a ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibarıyla en güzeldir."
bak. Al-i İmran 32, 132 Nisa 13, 14, 59, 68 Maide 92; Enfal 1, 20 Tevbe 71; Nur 52, 54, 56 Ahzab 36, 66, 71 Zuhruf 33; Fetih 17; Hucurat 14; mücadele 21; Haşr 4, 7 Tegabun 12

11293. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah Pey-gamberini sevgisi ve muhabbeti altında yetiştirdi ve şöyle buyurdu: Şüp-hesiz ki sen yüce bir ahlak üzeresin." Sonra din ve ümmetin işini ona havale etti ve şöyle buyurdu: Peygamber'in sizlere getirdiği her şeyi alınız ve sizleri sakındırdığı her şeyden sakınınız.""

11294. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Peygamberi'ni (s.a.a) ter-biye etti ve Allah'ın istediği yere erişince de ona şöyle buyurdu: "İyiliği emret ve cahillerden yüz çevir." Allah Resulü de böyle yapınca Allah onu övdü ve şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki sen yüce bir ahlak üzere-sin." Onu böylece övünce dinini ona havale etti ve şöyle buyurdu: "Peygamberin size getirdiği her şeyi alınız ve sizi sakındırdığı her şeyden de sakınınız."

11295. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer bana itaat ederseniz Allah'ın izniyle meşakkatli ve acılarla dolu bile olsa, sizi cennet yoluna götürürüm."
11296. İmam Ali (a.s) Malik Eşter'i Mısır'a vali tayin ettiğinde yazdığı mektupta ona şöyle buyurmuştur: "Büyük işleri, zor durumları, seni şüpheye düşüren işleri Allah ve Resulüne döndür.

Allah, irşat etmeyi sevdiği top-luma şöyle buyurmuştur: "Ey İman edenler! Allah'a, Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin; eğer bir işte çekişir, ihtilafa düşerseniz, onu Allah'a ve Resulüne döndürün." Allah'a döndürmek, kitabının muhkem hükmünü almak; Resule döndürmek ise, (Müs-lümanları) toplayan, dağıtmayan sünnetine sarılmaktır."

11297. İmam Ali (a.s) Malik Eşter'i vali kıldığında Mısır halkına yazdığı mek-tubunda şöyle buyurmuştur: "Size Allah'ın kullarından; korku günlerinde uyumayan bir kulu gönderiyorum… Onu dinleyin, hakka uygun olan em-rine itaat edin. O, Allah'ın kılıçlarından bir kılıçtır."
bak. eş-Şura, 2142. Bölüm

2430. Bölüm
En Üstün İtaat

11298. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaatlerin en üstünü lezzetleri terketmektir."
11299. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaatlerin en üstünü lezzetlerden kenara çekilmektir."

11300. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günahlardan sakınmanın en üs-tünü şehvetlerden uzak durmaktır."
bak. Er-Rıza (2), 1524. Bölüm; el-Amel, 2945. Bölüm; 537. Konu, el-Heva

2431. Bölüm
İtaate Layık Olan Kimseler

11301. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıllıya itaat et; ganimetlen. Cahile isyan et; salim kal."
11302. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sana isyan etse bile kardeşine it-aat et ve o sana cefa bile etse sen onunla ilişki kur."
11303. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlme itaat et ve cehalete isyan et ki kurtuluşa eresin."
11304. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sana nefsini ıslah etmeyi emre-den kimse itaat etmene en layık kimsedir."
11305. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaat etmene en layık kimse sana sakınmayı emreden kimsedir. Seni heva ve hevesten sakındırandır."

11306. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaat etmene en layık kimse ken-disinden kaçamayacağın ve emrini reddedemeyeceğin kimsedir."
11307. İmam Hadi (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim dostluğunu ve düşün-cesini emrine verirse sende itaatini emrine ver."
11308. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Selim bir kalbe sahip olan kimse-ye ne mutlu ki hidayet edene uyar, kötülüğe sevk etmek isteyenden kaçınır, gözlerini açan kimsenin verdiği basiretle kurtuluş yolunu bulur, hidayeti emredene itaat eder."

2432. Bölüm
İtaate Layık Olmayan Kimseler


Kur'an:
"Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar." "Rabbimiz! Onlara iki kat azâb ver, onları büyük bir lânete uğrat" derler."

11309. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dikkat edin, dikkat edin! Maka-mıyla övünen, nesebiyle başkalarına karşı büyüklenen, kazasına karşı ko-yarak ve nimetlerini görmezlikten gelerek Rablerine çirkin şeyler isnad eden ve Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri inkar eden büyüklerinize ve idarecilerinize itaat etmekten sakının… Saf suyunuza bulanık sularını ka-tıp içtiğiniz, sıhhatinize hastalıklarını karıştırdığınız, hak inancınıza batıllarını girdirdiğiniz nesebi şüpheli kimselere uymayın. Onlar fıskın temelidirler."

11310. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim yaratığa itaate ve yaratı-cıya isyana boyun bükerse dini yoktur."
11311. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'ı hoşnutsuz kılacak bir iş yapmakla bir yöneticiyi hoşnut kılarsa aziz ve celil olan Allah'ın dininden dışarı çıkmıştır."
11312. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gevşek davranan, hakları zayi eder; söz taşıyana uyan da dostunu kaybeder."
bak. el-İmamet, 156. Bölüm

2433. Bölüm
İtaat (Çeşitli)

11313. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Birisi sana muhtaç olursa sana itaati de sana olan ihtiyacı miktarıncadır."
11314. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Üstündekine itaat et ki altındaki de sana itaat etsin."
11315. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İtaatler azalınca günahlar çoğa-lır."
11316. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kimin kalbi Allah karşısında mütevazi olursa bedeni Allah'a itaatten usanmaz."

324. Konu

et-Tiyb
Güzel Koku

Bihar, 76/140, 19. bölüm; et-Teyb
Bihar, 76/146, 24, 25. Bölümler; er-Riyahin
Vesail'uş Şia, 1/440, 89. bölüm, İstihbab'ut-Tetayyub



2434. Bölüm
Güzel Koku

11317. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel koku tılsımdır."
11318. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel koku sürmek Enbiyanın ahlakındandır."
11319. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Enbiyanın ahlakından biri de güzel koku sürmektir."
11320. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel koku sürmek Resullerin sünnetindendir."

11321. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) güzel koku için yemekten daha çok harcama yapıyordu."
11322. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Güzel koku kalbi güçlendirir."

11323. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Güzel koku kalbi güçlendirir ve cinsel gücü artırır."
11324. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsana her gün güzel kokudan istifade etmesi yakışır. Eğer her gün yapamazsa gün aşırı güzel koku sür-melidir bu da mümkün değilse her Cuma günü (güzel koku sürmeyi) ter-ketmemelidir."
11325. İmam Sadık (a.s) oruç tuttuğunda güzel koku sürüyor ve şöyle buyuruyor-du: "Güzel koku oruçlu kimsenin hediyesidir."
11326. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer oruçlu kimse günün baş-langıcında güzel koku sürerse aklını kaybetmez."
11327. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim günün başlangıcında güzel koku sürünürse akşama kadar aklı kendisi ile olur."

11328. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Osman b. Maz'un Allah Resu-lüne şöyle arzetti: "Güzel kokudan istifade etmeyi ve benzeri birkaç şeyi (ki adını zikretti) terketmek istiyorum. Allah Resulü şöyle buyurdu: "Gü-zel koku sürmeyi terketme. Zira melekler müminin güzel kokusunu kok-lar. O halde en azından Cuma günü güzel kokudan istifade et."
11329. Enes bin Malik şöyle diyor: "Allah Resulü'ne güzel koku verilince onu reddetmiyordu."

11330. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Peygamber güzel koku ve tatlıyı reddetmezdi."
11331. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müminlerin Emiri'ne (a.s) gü-zel kokulu bir yağ (krem) verildi. İmam yağ süründüğü halde yeniden yağ sürdü ve şöyle buyurdu: "Biz güzel kokuyu reddetmeyiz."

11332. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah-u Teala için kendisine güzel koku sürerse Kıyamet günü kokusu keskin miskten daha güzel olur ve her kim Allah'tan başkası için güzel bir koku sürünürse kı-yamet günü leşten daha kötü kokar."


2435.Bölüm Kadınların Güzel Kokusu



11333. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kadınların güzel kokusu rengi aşikar kokusu ise gizlidir. Erkeklerin güzel kokusu ise kokusu aşikar ve rengi gizlidir."
11334. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Güzel koku sürünen ve kokusu burunlarına gitsin diye bir grubun (erkek cemaatin) yanından geçen kadın zinakardır. "

11335. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Siz kadınlardan biri namaza hazır olunca güzel koku sürmesin."
bak. Ez-Zina, 1601. Bölüm

325. Konu

et-Tayere
Uğursuz Saymak

Vesail'uş Şia, 8/262, 8. bölüm; İstihbab-u Terk'ut-Teyere
Kenz'ul Ummal, 10/111, Kitab'ut-Teyere ve'l-Fal ve'l-Udva

bak.
402. konu, el-Fal
2436. Bölüm
Uğursuz Saymak

Kur'an:
"Doğrusu sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık; vazgeçmez-seniz andolsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size can yakıcı bir azab dokunacaktır" demişlerdi."
Bak. Neml, 47, A'raf, 131
11336. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Uğursuz saymak şirktir."

11337. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kimi, uğursuz saymak işin-den alıkoyarsa şirk koşmuştur."
11338. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir yolculuk için evini terk eder ve uğursuz saydığı için geri dönerse Muhammed'e nazil olan şe-ye küfretmiştir."

11339. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Uğursuz sayan veya kendisine uğursuz olduğu söylenen (başkalarının uğursuz saydığına inanan) kimse, kahinlik eden veya kendisine kehanette bulunulan kimse, (kehanete baş-vuran) sihirbazlık eden veya kendisine sihir yapılan (sihire başvuran) kim-se bizden değildir."

11340. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kuşların uçmasından yorum çıkarmak, uğursuz saymak ve falcılık puttandır."
11341. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En doğru fal güzel faldır."

11342. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En iyi fal güzel faldır."
11343. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kötüye yorumlayınca işini yap, yoruma itina etme, zanda bulununca hüküm verme ve sende hasadet hissi oluşunca aşırı gitme."

11344. Şüphesiz peygamber (s.a.a) güzele yorumlamayı seviyor, kötüye yorumlamayı hoş görmüyordu ve şöyle buyuruyordu: "Her kim tatsız bir olay görür de kendisine uğursuz gelirse şöyle desin: "Allahım! İyiliği senden başkası vermez. Kötülüğü senden başkası defetmez. Ve tüm güç ve kudret sendendir."

11345. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötüye yorumlamanın tesiri sana bağlıdır. Eğer onu kolaya alırsan kolaylaşır, sıkı davranırsan zorlaşır. Eğer onu bir şey saymazsan o da bir şey olmaz."
11346. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kötüye yorumlamanın kefareti tevekküldür."
11347. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ne (batıl yoldan) sirayet doğru-dur ne kötüye yorumlamak ve ne de uğursuzluk."

2437. Bölüm
Uğursuzluk

11348. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer uğursuzluk diye bir şey olsaydı dilde olurdu."
11349. Resulullah (s.a.a) kendisine, "Hangi şey uğursuzluktur?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Kötü huyluluk."
11350. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Yumuşaklık uğurlulukla birlik-tedir. Kabalık ise uğursuzlukla."

326. Konu

et-Tiynet
Tiynet-Tabiat

Bihar, 5/225, 10. bölüm; et-Tiynet ve'l-Misak
Bihar, 67/77, 3. bölüm; Tiynet'ul Mümin

bak.
60. konu, el-Cibr; 443. konu, el-Kaza (1); 431. konu, el-Kadr; 28. konu, el-Meşiyyet

2438. Bölüm
Tinet-Tabiat

Kur'an:
"O, sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel tayin edendir. Be-lirli bir ecel O'nun katındadır; sonra bir de şüphe edersiniz."
11351. İmam Ali (a.s) huzurunda insanların farklılıklarından bahsedilince şöyle buyurmuştur: "Onların arasındaki farklılıklar, yapılarındaki unsurların fark-lılığından kaynaklanmaktadır. Onlardan bazıları toprağın tuzlu, bazıları tatlı, bazıları sert ve bazıları da yumuşak parçalarından meydana gelmiş-lerdir.

Onlar, topraklarının birbirlerine yaklaştırdığı kadar birbirlerine yaklaşır ve topraklarının farklılığı kadar birbirlerinden farklı olurlar. Bu yüzden biri dış görünümü güzel, fakat aklı nakıs; biri boyu uzun, fakat himmeti az; biri amelleri iyi, fakat dış görünüşü çirkin; biri boyu kısa, fakat düşünceleri derin; biri fıtratı iyi, fakat ameli kötü; biri güzel ahlaklı, ama aklı karışık; bir diğeri ise aydın kalpli konuşkan biri olur."

Za Harfi

Konular:
" ez-Zefer (Zafer)
" ez-Zufr (Tırnak)
" ez-Zulm (Zulüm)
" ez-Zen (Zan)
327. Konu

ez-Zafer
Zafer

bak.
100. konu, el-Harb; es-Sebr, 2168, 2169. bölümler
2439. Bölüm
Zafer

11352. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zafer, kesin irade ve uzak gö-rüşlülüğün ipoteğindedir."
11353. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zafer, uzak görüşlülükle kazanı-lır; uzak görüşlülük, düşünüp taşınmakla mümkündür."

11354. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kahramanlığın kökü güçlülüktür, meyvesi ise zafer."
11355. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim halim olursa zafere erişir."
11356. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır iki zaferden biridir."
11357. İmam Ali (a.s) oğlu Hasan'a (a.s) yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Düşmanına iyilik ve lütufla üstün gel; bu, iki zaferin (intikam veya affın) en tatlısıdır."

11358. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Düşmana ihsan ve bağışta üstün gelmeye çalışmak iki zaferden biridir."
11359. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim iyiliği ararsa ona ulaşır. Her kim de kötülüğün merkebine binerse ona (kötülüğe) ulaşır."
11360. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim öfkesine galib gelirse şeytana karşı üstün gelir ve her kime de öfkesi malik olursa şeytan ona karşı galib gelir."

11361. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Düşmanına karşı koymak için ona üstün gelmeyi ve fırsat elde etmeyi bekle ki bu taktirde zafere erişir-sin."
11362. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zafere erişmekten dolayı azma. Şüphesiz zamanın sana galip gelmesinden güvende değilsin."

2440. Bölüm
Zafer Sayılmayan Şey

11363. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günahın kendisine galebe çaldığı kimse zafere erişmemiştir ve her kim de kötülüğe sarılarak üstün gelirse yenilgiye uğramıştır."
11364. İmam Sadık (a.s) huzurunda tartışan iki kişiye şöyle buyurmuştur: "Bili-niz ki her kim zulüm yoluyla galip gelirse hayra ulaşmaz."


2441.Bölüm Büyük ve Aşağılık İnsanın Zafer Sıfatı


11365. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yüce insanın zaferi affetme ve ihsandır. Aşağılık insanın zaferi ise zorbalık ve azgınlıktır."
11366. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yüce insanın zaferi kurtarıcıdır. Aşağılık insanın zaferi ise yok edicidir."
bak. 458. Konu, el-Kerem

328. Konu

ez-Zufr
Tırnak

Vesail'uş Şia, 1/433, 80. bölüm; İstihbab-u Teklim'ul Ezfar

2442. Bölüm
Tırnakları Kısaltmak

11367. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Tırnakları kısaltmak büyük has-talığı önler ve rızkı çoğaltır."
11368. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tırnakları şu sebeple kısaltmak gerekir ki şeytanın yuvaları ve unutkanlığın kökenidir."

11369. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şeytanın kendisiyle insanoğlu-na musallat olduğu en gizli ve gözükmeyen yol tırnakların altında yuva-lanmasıdır."
11370. Enes şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a) bizlere (nezafet) için şöyle vakit tayin etti: "İnsan kırk günde bir avret mahallindeki kılları ve uzadığında koltuk altındaki kıllarını kesmeli, bıyığını uzatmamalı ve her Cuma günü tırnaklarını kesmelidir."

2443. Bölüm
Kadınları Tırnak Uzatmaya Teşvik Etmek

11371. Resulullah (s.a.a) erkeklere şöyle buyurmuştur: "Tırnaklarınızı uzatma-yınız. Kadınlara ise şöyle buyurmuştur: "Tırnaklarınızı uzatınız zira bu si-zin için daha güzeldir."
bak. Vesail'uş Şia, 1/434, 81. Bölüm

2444. Bölüm
Tırnakları Haramdan Kısaltmak

11372. Aziz ve celil olan Allah'ın İsa'ya (a.s) verdiği öğütlerden biri de şuydu: "Ey İsa! (a.s) İsrail oğullarının zalimlerine şöyle de: "Tırnaklarınızı (elleri-nizi) haram gelirden kısaltın, kulaklarınızı sövgü işitmek hususunda sağır kılın ve kalplerinizle bana yönelin. Zira ben yüzlerinizi (şekillerinizi) iste-mem."

329. Konu

ez-Zulm
Zulüm

Bihar, 75/305, 79. bölüm; ez-Zulüm ve envauhu
Bihar, 75/17, 33. bölüm; Nesr'uz-Zuefa ve'l-Mezlumin
Bihar, 75/367, 82. bölüm; er-Rikun ila'z Zalimin
Bihar, 75/384, 84. bölüm; Redd'uz-Zulüm an'il Mezlumin
Kenz'ul Ummal, 3/498, 824, ez-Zulüm

bak.
42. konu, el-Beğy; 43. konu, el-Bağiy; el-Marifet(3), 2649-2651. bölüm el-İmamet (3), 193. bölüm; el-Hilef, 934. bölüm; ed-Dua, 1198. bölüm; el-Mescid, 1759. bölüm; es-Sultan, 1854, 1858; el-İlm, 2905. bölüm; es-Sırat, 2252. bölüm; el-Fesat, 3204. bölüm; el-Kaza(2), 3360. bölüm
s 2445. Bölüm
Zulümden Sakınmak (1)

Kur'an:
"Allah zulüm eden kimseleri doğru yola eriştirmez."
"Allah iman edip salih amel işleyenlerin ecirlerini ise eksiksiz verecektir. . Allah zalimleri sevmez."
"Zalimler bunun için saadete ulaşamazlar."
"İşte bu Allah'ın yaratışıdır. Ondan başkasının ne yarattığını Bana gösterin. Hayır; gösteremezler, zalimler apaçık sapıklık için-dedir."

"Allah şeytanın karıştırdığını, kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseleri sınamayı vesile kılar. Zalimler şüp-hesiz derin bir ayrılık içindedirler."
"Yere, "Suyunu çek!", Göğe, "Ey gök sen de tut!" Denildi. Su çekildi, iş de bitti; gemi Cudi'ye oturdu. "Haksızlık yapan Kavim Allah'ın rahmetinden uzak olsun" denildi."

11373. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm rezaletlerin en aşağılığı-dır."
11374. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm dünyada yokoluş ve ahi-rette ise helak olma sebebidir."
11375. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm ayağı kaydırır, nimeti el-den alır ve ümmetleri helak eder."
11376. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulmün helak edici sonuçları vardır."

11377. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın huzuruna mazlum olarak varın; zalim olarak varmayın."
11378. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'ın kullarına zul-mederse Allah, kullarının yerine bizzat onun hasmı ve iddiacısı olur."

11379. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kullara zulmetmek ahiret için ne de kötü bir azıktır."
11380. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyada haksızlık etmekten, ahi-rette zulmün vehametinden ve kibrin kötü akibetinden Allah'a sığının, Allah'a sığının."

11381. İmam Ali (a.s) zulümden usandığını beyan ettiği hutbesinde şöyle buyur-muştur: "Allah'a andolsun, deve dikenlerinin üzerinde gecelemem ve elim kolum bağlı olarak zincirlerle sürüklenmem; kıyamet günü kullarından bazılarına zulmetmiş ve dünya malından bir kırıntı bile olsa gasp etmiş olarak Allah'a ve Resulüne kavuşmamdan daha sevimlidir bana. Çabucak imtihan yerine dönecek ve uzun zaman toprak altında kalacak nefis için, bir kula nasıl zulmederim?!"

11382. İmam Ali (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Vallahi, karıncanın ağzın-daki arpanın kabuğunu alarak Allah'a isyan etmem için bana yedi iklim ve göklerin altındakiler verilse gene de onu yapmam."
11383. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah karıncanın ağzıyla ve ayağıyla taşıdığı bir şeyi yemekten sakındırmıştır."
11384. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Cennet ile kul arasında yedi ge-çit vardır ki en kolayları ölümdür." Enes şöyle diyor: "Ben şöyle arzettim: "Ey Allah'ın Resulü! O halde en zor olanı nedir?" Şöyle buyurdu: "Maz-lumların zalimlerin yakasını tuttuğu an, aziz ve celil olan Allah'ın huzu-runda durmaktır."

11385. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm doğru yoldan sapmak-tır."
11386. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm mahvedicidir."
11387. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizlerin en çok hüsranda olanınız en çok zulmedeninizdir."

2446. Bölüm
Zulümden Sakınmak (2)

11388. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulümden kaçın. Her kim zul-mederse günleri tatsız olur."
11389. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulümden sakın. Zira zulüm kendisine zulmettiğin kimseden zail olur ama senin üzerinde vebali baki kalır."
11390. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulümden sakın! Zira zülüm en büyük günahtır."
11391. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulümden sakın. Zalim cennetin kokusunu koklayamaz."
11392. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zulmetmekten sakının ki kalp-lerinizi viran eder."

11393. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü kul iyiliklerine sevinerek mahşere gelir. Birisi gelir ve şöyle der: "Ey Rabbim! Bu adam bana zulmetmiştir." Böylece onun iyiliklerinden alınır ve adalet isteyen kimsenin iyiliklerine katılır. Böylece haklarında zulmettiği kimseler gelirler ve sonunda o şahıs için hiçbir iyilik baki kalmaz. Ondan sonra birisi gelir ve hakkını isterse o şahsın (mazlumun) günahlarından alınır ve bunun (zalimin) günahlarına eklenir. Böylece insanların hakları ondan alınır ve sonunda ateşe girer."
bak. Kenz'ul Ummal, 7642-7644


2447. Bölüm
Zulüm ve Helak
Kur'an:
"Andolsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, zulmederek inanmadıkları zaman yok etmiş-tik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız."
"İşte, zulümlerine karşılık çökmüş bulunan evleri! Bunda, bilen bir Kavim için şüphesiz, ders vardır."
11394. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm iki helak oluştan biridir."

11395. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın nimetlerini değiştirme ve gazabını hızlandırma hususunda hiçbir şey zulüm kadar etkili değildir. Zira Allah darda kalanın (mazlumun) duasını işitir. Sürekli zalimler için pusuda durur."
11396. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim zulmederse ömrü parça-lanır (azalır.)"

11397. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim haksızlık ederse ömrü parçalanır (azalır)."
11398. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm merkebine binen helak olur."
11399. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm bineğine binen kimsenin merkebi onu yüzüstü yere serer."
11400. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zulüm sebebiyle nimetler orta-dan kalkar."

11401. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanoğlunun ölümüne bile uyur ama kendisine edilen zulme uyumaz."
11402. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz zulüm ve yalancılık in-sanın din ve dünyasını helak eder, kusur ve eksiklikleri kusur arayanlar için aşikar kılar."

11403. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim zulmederse zulmü ken-disini helak eder."
11404. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim zulmederse Allah onun helak oluşunu hızlandırır."
11405. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zorbalık ve zulümden sakın. Zira zorbalık insanların göçüne sebep olur ve zulüm ise kılıçlara vardırır."
bak. el-Fesad, 3201. Bölüm; ed-Devlet, 1282. Bölüm

2448. Bölüm
Zulüm ve Kıyamet Zulmetleri

11406. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zulmetmekten sakınınız ki zu-lüm kıyamet gününün zulmetleridir."
11407. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zulümden sakının. Zira Allah nezdinde zulüm kıyamet günündeki zulmetledir."
11408. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyada zulüm ahiretteki zul-met gibidir."
11409. Resulullah (s.a.a) kıyamet günü nur içinde haşrolmayı isteyen birine şöyle buyurmuştur: "Hiç kimseye zulmetme ki kıyamet günü aydınlıkta haşrola-sın."

2449. Bölüm
Mekke'de Zulümden Sakındırmak
Kur'an:
Doğrusu küfredenleri, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescidi Haram'dan alıkoyanları ve orada zulüm ile yanlış yola sapmak isteyeni, can yakıcı bir azaba uğratı-rız."
11410. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mekke'de her türlü zulüm hatta hizmetçiye sövmek bile doğru yoldan sapmaktır. Mekke'de yemek yiyen kimse diğer yerlerdeki oruç tutan kimse gibidir."

11411. İmam Sadık (a.s) aziz ve celil olan Allah'ın, "Zulmederek sapmak isteyeni" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Her türlü zulüm doğru yoldan sapmaktır. Hiçbir günah işlemediği halde hizmetçiyi dövmek de bu sap-madandır."

2450. Bölüm
İman ve Zulüm
Kur'an:
"İman edip imanlarına zulüm karıştırmayanlar onlaradır güven. Onlar doğru yoldadırlar."
11412. İmam Sadık (a.s) Allah-u Teala'nın "İman edip imanlarına zul-mü karıştırmayanlar" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani şekki karış-tırmayanlar."

11413. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Eba Basir!: "İmanlarını zu-lümle karıştıranlardan olmandan Allah'a sığınırım." Daha sonra şöyle bu-yurdu: "Bunlar Hariciler ve dostlarıdır."
bak. el-Bihar, 69/150, 31. Bölüm; el-Adl, 2545. Bölüm; eş-Şek, 2083. Bölüm

2451. Bölüm
Zulmün Çeşitleri

11414. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah nezdindeki amel defterle-ri üç çeşittir: "Bir çeşit amel defterine karşı Allah sıkı tutmaz, bir kısmın-da ise Allah hiç bir şeyi terketmez. Bir kısmını ise Allah asla bağışlamaz. Allah'ın bağışlamadığı amel defteri şirktir. Allah-u Teala şöyle buyurmuş-tur:

"Her kim Allah'a şirk koşarsa şüphesiz Allah ona cenneti ha-ram kılar." Allah'ın asla önem vermediği amel defteri ise insanın kendi-siyle Allah arasındaki hususlarda kendine zulmetmesidir. Örneğin oruç tutmaması veya namaz kılmamasıdır. Allah inşallah onları bağışlar ve af-feder. Allah'ın asla terketmediği (bağışlamadığı) amel defteri ise kulların birbirine zulmetmesidir ki mutlaka kısası gerektirir. "

11415. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zulüm üç çeşittir: Allah'ın asla bağışlamadığı zulüm, Allah'ın bağışladığı zulüm ve Allah'ın terketmediği (mutlaka hesaba çekeceği) zulüm."

11416. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki zulüm üç kısımdır: Bağışlanmayan zulüm, (cezası) terkedilmeyen zulüm ve bir de bağışlanan ve sorulmayan zulüm. Bağışlanmayan zulüm, Allah'a şirk koşmaktır… Bağışlanan zulüm, bazı küçük günahlarla kulun kendisine yaptıklarıdır. Terkedilmeyip cezalandırılan zulüm ise, kulların birbirine zulmüdür."
bak. Ez-Zenb, 1368. Bölüm