Mizan'ul Hikmet 6.Cilt
 



Sad Harfi Konular

" es Subh (Sabah)
" es Sebr (Sabır)
" es Suhbet (Arkadaşlık)
" es Sıhhe (Sıhhat-Sağlık)
" es Sıdk (Doğruluk)
" es Siddik (Sıddık-Çok Doğru)
" es Sedik (Arkadaş)
" es-Sedeke (Sadaka)
" es-Sırat (Sırat)
" es-Siğer (Küçük)
" el-Musafehe (Tokalaşmak)
" es-Sulh (1) (Barış)
" es-Sulh (2) (Barış)
" es-Selat (1) (Namaz)
" es-Selat (2) (Namaz)
" es-Selat (3) (Namaz)
" es-Selat (4) (Namaz)
" es-Selat (5) (Namaz)
" es-Semt (Susmak)
" es-Senae (Sanat)
" el-Musibet (Musibet)
" es-Sevt (Ses)
" es-Suvfiyye (Sufi-Derviş)
" es-Sevm (Oruç)

285. Konu es-Subh Sabah


Bihar, 76/15, 99. bölüm, Fi Cevab: Keyfe Esbehet?


2160. Bölüm

Sabah

Kur'an:
"Ağarmakta olan sabaha andolsun."
"Ağarmaya başlayan sabaha andolsun."
"Tanyerini ağartan, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakit ölçüsü kılandır. Bu, güçlü olanın, bilenin nizamıdır."
"De ki: "Söyler misiniz? Eğer Allah geceyi üzerinize kıyamete kadar uzatsa, Allah'tan başka hangi ilah size bir ışık getirebilir? Dinlemez misiniz?"
9987. İmam Sadık (a.s), gece ve gündüzü zikrettikten sonra şöyle buyurmuştur: "Eğer bu ikisinden biri ebedi olsaydı, insanların hayatı asla düzene girmezdi. Bu yüzden bu yaratıcısı ve yöneticisi, gündüzü aydınlık, geceyi ise sükunet sebebi kıldı."

2161. Bölüm
Nasıl Sabahladın Sorusuna Verilen Cevap


9988. Mesih (a.s), "Nasıl sabahladın?" sorusunun cevabında şöyle buyurmuştur: "Ümid ettiğim şeye ulaşamadım, korktuğum şeyden sakınamadım, itaate emredildim ve günahtan sakındırıldım. Dolayısıyla kendimden daha fakir bir kimse görmüyorum."
9989. Resulullah (s.a.a), hakeza şöyle buyurmuştur: "Gündüze oruçla başlamayan, bir hastayı ziyarette bulunmayan ve bir cenazeyi teşyi merasimine katılmayan kimseden daha iyi bir şekilde (sabahladım. )"
9990. İmam Ali (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Uykum tehlikeler, uyanıklığım korku ve endişe, düşüncelerim ise ölüm günü olduğu halde sabahladım."
9991. İmam Ali (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Allah'ın üzerimizde sayısız ihsanı ve nimetleri olduğu halde sabahladık. Onların çoğunu saydığımız halde, hangi nimeti için şükredeceğimizi bilemiyoruz; bizim adımıza insanlar arasında yaydığı iyiliklere mi, yoksa örttüğü çirkinliklere mi?"
9992. İmam Ali (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Kardeşini ziyaret etmeyen ve bir mümini sevindirmeyen kimseye Allah'ın verdiği fazlı ve nimetle sabahladım." Ravi (Cabir) şöyle arz etti: "O sevinç nedir?" İmam şöyle arz etti: "Bir hüznü gidermen, bir borcunu ödemen veya bir ihtiyacını gidermendir."
9993. Bir sabah Abdullah b. Cafer hasta olan Ali'yi (a.s) ziyarete gitti ve, "Nasıl sabahladın?" diye sordu. İmam şöyle buyurdu: "Oğulcağızım! Hayatı yok olmak üzere olan, ilacı hastalığına sebep olan ve güvendiği yerden ölüm kendisine gelip çatan kimse nasıl sabahlasın ki?"
9994. İmam Ali (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Allah tarafından üzerinde iki melek tayin edilen ve günahlarının amel defterine yazıldığını bilen kimse nasıl sabahlasın ki? Eğer rabbi ona merhamet etmezse varacağı yer cehennem ateşidir."
9995. Fatimat'uz Zehra (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Dünyanızdan hoşlanmadığım, erkeklerinizden nefret ettiğim ve onları deneyip kenara ittiğim bir halde sabahladım."
9996. İmam Hasan (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Başımın üstünde bir rab, karşımda ateş olduğu ve etrafımı hesap/sorgu çepeçevre kapladığı halde sabahladım. Ben kendi amelinin rehiniyim, sevdiğim şeyi bulamıyorum, sevmediğim şeyi kendimden uzaklaştıramıyorum. İşler benden başkasının elindedir. Eğer isterse bana azap eder, eğer isterse beni bağışlar. Bu durumda hangi fakir benden daha fakirdir."
9997. İmam Hüseyin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Başımın üstünde bir rab...olduğu halde sabahladım (ve İmam Hasan'ın söylediği şeyleri tekrarladı)"
9998. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s), hakeza, "Nasıl sabahladın?" sorusuna şöyle cevap vermiştir: "Benden sekiz şey istendiği halde sabahladım: Allah-u Teala benden farzlarla amel etmeyi, Peygamber (s.a.a) sünnetle amel etmeyi, ailem rızık, nefsim şehvet, şeytan günah, amelleri kaydeden iki melek dürüst ameller, ölüm meleği ruhumu ve kabir cesedimi istediği bir halde sabahladım. Ben bu istekler arasındyım."
9999. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Sen sabah akşam günümüzün ve halimizin ne olduğunu bilmeden, şiilerimizden olduğunu sanıyorsun. Biz kavmimiz arasında Firavun ailesi arasındaki İsrail oğulları gibiyiz, erkekleri öldürüyorlar, kadınları diri bırakıyorlar, Resulullah'tan (s.a.a) sonra yaratıkların en iyisi olan kimseye minberlerde lanet ediliyor ve ona sövmek için mal ve mülkünü veriyorlar."
10000. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nimete boğulduğum ve bir çok günaha bulaştığım bir halde sabahladım. Rabbimiz nimetleriyle bize sevgi izharında bulunuyor, biz ise ona günahlarımızla düşmanlık ediyoruz. Oysa biz ona muhtacız, o bizden müstağnidir."


2162.Bölüm Sabah Yapılması ve Yapılmaması Gereken Şeyler


10001. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tevrat'ta şöyle yer almıştır: Her kim sabaha dünya gamıyla başlarsa Allah'tan hoşnutsuzluk ve öfkeyle başlamış olur."
10002. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Tevrat'ta şöyle yer almıştır: Her kim sabaha dünyaya hırsla başlarsa Allah'tan hoşnutsuzlukla başlamıştır. Herkim de sabaha kendisine gelip çatan musibetten şikayetle başlarsa hakikatte rabbini şikayette bulunmuştur."
10003. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabaha dünya hüznü ile başlarsa Allah'ın kaza ve kaderine öfkelenmiş olur. Ve her kim kendine inen bir beladan şikayet ederek sabaha başlarsa, Allah'ı şikayet etmiş sayılır."
10004. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabahlar ve Müslümanların işlerine önem vermezse Müslüman değildir."
10005. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim sabaha ahiret hüznü ve gamıyla başlarsa, malı ve mülkü olmadığı halde müstağni olur, ehli ve ailesi olmadığı halde yalnızlıktan çıkar, soy ve sopu olmadığı halde güçlü olur."
10006. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim sağlık ve huzurlu olduğu ama bir günlük rızkı bulunduğu halde sabahlayan kimse dünyaya sahip olmuş gibidir."
10007. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim üç şeye sahip olduğu halde sabahlarsa, kendisine, dünya nimeti tamamlanmıştır: Herkim sağlıklı ve huzurlu olduğu ve yanında bir günlük yiyeceği bulunduğu halde sabahlarsa (dünya nimeti kemale ermiştir. ) dördüncü nimete de sahip olursa, dünya ve ahiret nimeti kemale ermiştir ve o dördüncü nimet de imandır."
10008. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim Allah'tan başka düşünceleri olduğu halde sabahlarsa, saldırgan ziyana uğramışlardan olur."
10009. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimden biri Allah'tan başka bir düşüncesi olduğu halde sabahlarsa Allah'tan (ilahi) değildir ve her kim de müminlerin işlerine (sorunlarına) önem vermezse müminlerden değildir."
10010. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendini (ateşten kurtarma) dışında bir düşünceyle sabahlarsa büyük bir işi (ahireti) küçümsemiş ve az bir nasip (dünya) için rabbinden yüz çevirmiştir."
bak. el-Ahiret, 32. Bölüm

2163. Bölüm
Sabaha Başlarken Müminin Özellikleri


10011. İmam Ali (a.s), takva sahiplerinin niteliği hakkında şöyle buyurmuştur: "İşi Allah'ı anmak olduğu halde sabahlar, hüznü ve gamı Allah'ı şükretmek olarak akşama erişir. Geceyi gaflet uykusundan korkuyla geçirir, gündüz kendisine erişen Allah'ın rahmet ve ihsanından dolayı sevinçli olur."
10012. İmam Ali (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Gündüz akşama kadar düşüncesi şükür, gece sabaha kadar işi zikirdir. Korkuyla geceler, neşeyle sabahlar, gaflete düşmekten çekinerek korkar, rahmet ve fazilete nail olduğundan sevinir."
10013. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin her ne kadar iyilik sahibi olsa da korku içinde sabahlar ve iyilik ettiği halde korku içinde akşama erişir. Zira o iki zaman arasındadır: Bir zaman geçmiş ve Allah'ın kendisine o hususta ne yapacağını bilmemektedir ve (diğeri) eceli ise yakındır, hangi helak edici hususlara düçar kalacağını bilmemektedir."
10014. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Ebuzer! Sabahlayınca kendine akşam sözünü verme. Akşama erişince kendine sabah sözünü verme. Hastalanmadan önce sağlığından istifade et, ölmeden önce hayatından faydalan. Zira yarın hangi ismi alacağını, (ölüp ölmeyeceğini, sağlam kalıp kalmayacağını) bilemezsin."
10015. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın kulları! Bilin ki müminler ancak sabah akşam endişe içinde yaşarlar, sürekli nefislerini ayıplar, dururlar. Bu yüzden de sürekli kendi nefislerini elerştirirler ve kendilerinden sürekli iyi işleri arttırmalarını isterler."

2164. Bölüm
Sabah Duası


10016. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her sabah ve akşam bu duayı üç defa oku: Allah'ım! Beni istediğini koyduğun sağlam zırha büründür." Zira babam şöyle buyurmuştur: "Bu dua hazinelenmiş dualardandır."
10017. İmam Ali (a.s), sürekli okuduğu bir duasında şöyle buyurmuştur: "Hamd; ölmeden, hastalanmadan, damarlarım afete uğramadan, kötü işlerimden dolayı cezalandırılmadan, soyumu kesmeden, dinimden çıkmadan, Rabbime inkarcı olmadan, imanımda paniğe kapılmadan ve aklımı kaybetmeden beni sabaha çıkaran Allah'a mahsustur."
10018. İmam Ali (a.s), Kumeyl b. Ziyad'a tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Ey Kumeyl b. Ziyad! Her gün Allah'ın adını zikret, "La havle vela kuvvete illa billah" (Allah'tan başka bir güç ve kudret yoktur) de, Allah'a tevekkül et, bizi hatırla, adımızı an ve bize selavat gönder. Rabbimiz olan Allah'a sığın. Böylece kendini ve elinin altında olan her şeyi o günün (ahiretin) kötülüğünden güvende kılmış olursun."
bak. Vesail'uş Şia, 4/1235, 49. Bölüm

286. Konu es-Sebr Sabır


Bihar, 71/56, 62. bölüm, es Sabr
Kenz'ul Ummal, 3/271, 744, es Sabr
Vesail'uş Şia, 2/902, 76. bölüm; İstihbab'us Sabr Ale'l-Bela

bak.
50. konu, el-Bela; 277. konu, eş-Şekva; 305. konu, el-Musibet; 65. konu, el-Cez'; el-Hisab, 842. bölüm; el-Hak, 889. bölüm; eş-Şucaet, 1957. bölüm; ed-Dehr, 1272. bölüm; el-Yakin, 4258. bölüm

2165. Bölüm
Sabrın Fazileti


Kur'an:
"Nice peygamberlerin yanında pek çok rabbani kimse savaşmıştır. Allah yolunda başlarına gelenlerden ötürü gevşememişler, yılmamışlar ve boyun eğmemişlerdi. Allah, sabredenleri sever."
"Allah'a ve peygamberine itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle berâberdir."
10019. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır imanın en iyi koruyucusu ve insanın en değerli huyudur."
10020. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizlere en az verilen şey yakin ve azimle sabretmektir. Herkime bu ikisinden nasibi verilirse artık gece ibadetini veya gündüz (müstahap) orucunu yitirmesi önemli olmamalıdır. Eğer sahip olduğunuz duruma sabrederseniz, bu benim için, sizden birinin herkesin ameliyle yanıma gelmesinden daha sevimlidir."
10021. Mesih (a.s) şöyle buyurmuştur: "Siz sevmediğiniz şeyler karşısında sabretmedikçe sevdiğiniz şeylere ulaşamazsınız."
10022. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabırlı olmayan kimsenin kamil sayılması doğru değildir."
10023. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Tatsız olaylar karşısında sabretmekte bir çok hayır gizlidir."
10024. Resulullah (s.a.a), kendisine, "İman nedir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Sabırdır."
10025. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabır en iyi binektir. Allah hiçbir kuluna sabırdan daha iyi ve geniş bir rızık vermemiştir."
10026. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır cesarettir."
10027. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cesaret bir anlık sabırdır."
10028. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır zamane karşısında en iyi yardımcıdır."
10029. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır yokluğun kalkanıdır."
10030. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabır hüzünlere örtü ve zorluklara karşı dosttur."
10031. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır alaşağı olmayan bir binektir."
10032. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır belaların süsüdür."
10033. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sıkıntılar karşısında sabretmenin sonu fırsatlara (zafere) ulaşmaktır."
10034. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hüzünlerin acısı karşısında sabretmek fırsatlara (zafere) ulaşmaya sebep olur."
10035. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır düşmanın burnunu yere sürter."
10036. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır fakirliğin teçhizatıdır."
10037. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır her işin yardımcısıdır."
10038. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır büyük musibetin şiddetini azaltır."
10039. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır belaları en iyi defeden etkendir."
10040. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır zararı en iyi defetme vesilesidir."
10041. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır musibeti kolaylaştırır."
10042. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır en iyi teçhizattır."
10043. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zorluklar karşısında sabretmek genişlik halinde afiyet içinde yaşamaktan daha üstündür."
10044. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabır imanın yarısıdır."
10045. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şükür gibi hiçbir şey sevilen şeyleri çoğaltmaz ve sabır gibi hiçbir şey sevilmeyen şeyleri azaltmaz."
10046. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabrı kaybetmenin musibeti, musibetlerin en büyüğüdür."
10047. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabırla mihnet azalır."
10048. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabırla olayların zorluklarına karşı koymak mümkündür. Tahammülsüzlük mahrumiyet türlerinden biridir."
10049. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıl insanın arkadaşı, hilim insanın yardımcısı, iyi geçinmek insanın babası ve sabır orduların en iyisidir."
10050. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin zorluklar karşısında sabretmek üzere yaratılmıştır."
10051. İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendisini zamanın musibetleri karşısında sabretmeye hazırlamazsa aciz kalır."
10052. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel yakin ve sabır azmiyle hüzünleri kendinizden uzaklaştırın."
10053. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim sabrı kendine hakim kılarsa hiçbir soruna itina göstermez."
10054. Resulullah (s.a.a), Ebuzer'e yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Eğer gücün yetiyorsa sevinç ve yakinle Allah için çalış, eğer yapamazsan bil ki sevmediğin şeyler karşısında sabretmekte bir çok hayır gizlidir."
10055. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zorlukları, gecenin karmaşık rüyaları gibi geçip giden dünya karşısında sabret."
10056. İmam Cevad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Musibetler karşısında sabretmek, musibet gören kimsenin sıkıntısına sevinen kimse için bir musibettir."
10057. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah bir topluluğa nimet verdi. Onlar şükretmediler ve bu sebeple o nimet kendileri için vebal oldu. Allah bir topluluğu da musibete düçar kıldı. Onlar sabrettiler ve neticede o musibet kendileri için nimet oldu."


2166.Bölüm Sabır ve Yüce Makamlara Ulaşmak


Kur'an:
"Rabbinin İsrail oğullarına verdiği güzel söz, sabırlarına karşılık yerine geldi."
"Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık."
"Bu, ancak sabredenlere vergidir ve bu ancak o büyük hazzı tadanlara vergidir."
10058. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabırla isteklere ulaşılır."
10059. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabırla yüce makamlara ulaşmak mümkündür."
10060. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim Allah için sabrederse sonunda Allah'a ulaşır."
10061. İmam Ali (a.s), Şıkşıkiyye hutbesinde şöyle buyurmuştur: "Başladım düşünmeye; kesilmiş elimle atağa mı geçeyim, yoksa kapkaranlık körlüğe sabır mı edeyim?...Gördüm ki sabretmek akla daha yatkın, sabrettim. Ama gözümde diken vardı, boğazımda kemik...Ama ben bu uzun zaman boyunca bir çok zahmet, ve şiddetli mihnete yine de sabrettim."
10062. İmam Ali (a.s), Kureyş'i şikayette bulunarak şöyle buyurmuştur: "Hakkı alabiliyorsan al; ama haktan mahrum kılınırsan ister keder içinde sabret, istersen üzgün olarak öl."... Böylece gözüme çer-çöp dolduğundan gözlerimi yumdum, boğazına kemik saplanan kimse gibi yavaş yavaş yutkundum. Bu işin zehirden acı olan, bıçaklarla doğranmaktan daha elem verici olan kederli öfkesine sabrettim."
10063. İmam Ali (a.s), Cemel ashabı Basra'ya doğru hareket ederken şöyle buyurmuştur: "Bunlar, benim hükümetim aleyhinde birlik oldular. Cemaatiniz için korkmadıkça sabredeceğim"


2167. Bölüm
Sabır ve İman


10064. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İşlerde sabretmek bedendeki baş gibidir. Baş bedenden ayrılınca beden bozulacağı gibi sabır da işlerden ayrıldığı takdirde işler de bozulur."
10065. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır imanın başıdır."
10066. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İman için sabır beden için baş gibidir. Baş yok olduğunda beden de yok olacağı gibi sabır yok olduğunda da iman da yok olur."
10067. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Sabırlı olun, zira herkimin sabrı olmazsa dini de olmaz."

2178. Bölüm
Sabır ve Yardım


Kur'an:
"Ey Peygamber! Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan iki yüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, küfreden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir topluluktur."
"Nice az topluluk çok topluluğa Allah'ın izniyle üstün gelmiştir, Allah sabredenlerle berâberdir."
"Size bir iyilik gelse, onların fenasına gider; başınıza bir kötülük gelse buna sevinirler. Sabreder ve takva sahibi olursanız onların hilesi size hiçbir zarar vermez. Allah işlediklerinin hepsini ilmiyle kuşatmıştır."
"Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız, onlar hemen üzerinize gelirlerse Rabbiniz size, nişanlı beş bin melekle yardım edecektir."
10068. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz zafer sabırla ve sıkıntı da genişlikle birliktedir. Şüphesiz her zorlukla birlikte kolaylık da vardır."
10069. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim sabır bineğine binerse, zaferin zirvesine ulaşır."

2169. Bölüm
Sabır ve Zafer


10070. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabırlı insan her ne kadar zaman uzasa da sonunda mutlu olur."
10071. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabrın hayırlı neticeleri vardır. O halde sabredin ki zafere ulaşasınız."
10072. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır zaferin garantisidir."
10073. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabret ki zafere erişesin."
10074. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hüzünlerin sıkıntısı karşısında sabretmek fırsatlara (zafere) ulaşma nedenidir."
10075. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zaferin tatlılığı sabrın acılığını ortadan kaldırır."
10076. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabırla kurtuluş umulur. Bir kapıyı sürekli çalan kimseye (sonunda) o kapı yüzüne açılır."
10077. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır (isteklerine) ulaşmanın anahtarıdır. Mutluluk sabreden kimsenin akıbetidir."
bak. 327. Konu, ez-Zafer

2170. Bölüm
Sabreden Kimsenin Sevabı


Kur'an:
"Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenlere müjdele. Onlara bir musibet geldiğinde: "Şüphesiz biz Allah'ınız ve elbette O'na döneceğiz" derler. Rablerinin mağfiret ve rahmeti onlaradır. Hidayeti bulanlar da onlardır."
10078. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Azameti yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ben dünyayı değiş-tokuş için kullarıma verdim...Herkim ondan bir şey bana borç vermezse bende onu zorla kendisinden alırım (ve sabrederse) üç nimet bağışlarım ki onlardan birini bile meleklerime verecek olursam sevinirler: Selam, hidayet ve rahmet." Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Kendilerine bir musibet ulaştığında..."
10079. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Karşılığında sana sabır nimeti verilen ve kendisi vesilesiyle ilahi sevaba hak kazandığın musibeti musibet sayma. Asıl musibet, musibet gören insanın tahammülsüzlük sebebiyle ecir ve sevabından mahrum olduğu musibettir."
10080. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şialarımızdan her biri musibete uğrayıp sabredince bin şehidin sevabını elde eder."
10081. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mümine ve hastalıkları karşısındaki tahammülsüzlüğüne şaşırıyorum. Eğer mümin hastalığının kendisi için ne kadar sevabı olduğunu bilecek olursa şüphesiz rabbiyle görüşünceye kadar sürekli hasta olmayı severdi."
10082. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer mümin musibetlerde ne büyük bir sevabın gizli olduğunu bilseydi, makasla parça parça olmayı arzu ederdi."
10083. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim bir derde müptela olup onu Allah yolunda sayarsa Allah kendisine bin şehidin sevabını yazar."


2171. Bölüm
Davud'un Eşi Cennettedir


10084. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala Davud'a şöyle vahyetmiştir: "Hellade binti Evs'e cenneti müjdele ve ona eşinin cennette olduğunu haber ver." Davud Hellade'ye doğru gitti ve evinin kapısını çaldı. Hellade dışarı çıktı ve şöyle arz etti: "Benim hakkımda bir şey mi nazil oldu?" Davud, "Evet" diye buyurdu. Hellade, "Ne nazil oldu?" diye sordu. Davud, "Allah-u Teala bana cennette eşim olduğunu bildirdi ve seni cennetle müjdeliyorum." Hellade şöyle dedi: "Belki benimle birinin adı karıştırılmıştır." Davud şöyle buyurdu: "O Hellade sensin." Hellade şöyle dedi: "Ey Allah'ın Peygamberi! Seni yalanlamıyorum, ama Allah'a andolsun ki kendimde böyle bir liyakat göremiyorum." Davud şöyle buyurdu: "Batınında ve içinde neler olduğunu bana haber ver." Hellade şöyle arz etti: "Ben şüphesiz her zaman müptela olduğum her türlü belanın acısına, sıkıntıya, ihtiyaca, açlığa sabrettim. Allah'tan kendisi benden uzaklaştırmadıkça o sıkıntıları benden gidermesini ve bana afiyet ve genişlik vermesini istemedim. Bunun yerine Allah'tan hiçbir şey dilemedim ve sürekli olarak bu şeyler hakkında Allah'a şükrettim." Davud (a.s) şöyle buyurdu: "İşte bu sebeple bu makama eriştin." İmam Sadık (a.s) daha sonra şöyle buyurdu: "İşte bu Allah'ın salih ve seçkin kulları için beğendiği dinidir."
bak. 190. Konu, er-Rıza(1)

2172. Bölüm
Az Sabreden Kimse


10085. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim sabrederse az sabretmiştir ve herkim sabırsızlık gösterirse az sabırsızlık göstermiştir (zira ömür kısadır ve musibetler geçicidir.)"
10086. İmam Kazım (a.s), Hişam b. Hakem'e yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Ey Hişam! Allah'a itaat hususunda sabret ve günahlarını terk etmek hususunda tahammül göster. Zira dünya sadece bir andır. Geçen şeyler hususunda sevinç ve hüzün göremezsin. Gelecek olan şeyler hususunda ise haberdar değilsin. O halde içinde yaşadığın an sabret. Sanki mutluymuşsun gibi."
10087. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim bir saat sabrederse, saatlerce övülür."
10088. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice bir anlık sabır, uzun süre sevinci doğurur ve nice bir anlık lezzet ise uzun hüzünlere sebep olur."
10089. İmam Ali (a.s), takva sahiplerinin niteliği hususunda şöyle buyurmuştur: "Birkaç sabah sabrettiler ve sonunda uzun bir rahatlığa ulaştılar"

2173. Bölüm
Sabrın Anlamı


10090. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Cebrail! Sabrın anlamı nedir?" Cebrail şöyle dedi: "Sabır, rahatlıkta sabrettiğin gibi sıkıntıda da sabretmendir. Zenginlikte sabrettiğin gibi fakirlikte de sabretmendir. Afiyet ve sağlık durumunda sabrettiğin gibi hastalıkta da sabretmendir. Sabırlı insan kendisine ulaşan belalardan dolayı yaratıklar nezdinde şikayette bulunmaz."
10091. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır, insanın bir musibete düçar olduğunda tahammül etmesi ve öfkesini yenmesidir."
10092. Resulullah (s.a.a), kendisine, "Sabırlılar kimlerdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Sabırlılar, Allah'a itaat ve günahları terk etme hususunda sabredenlerdir. Onlar, helal ve temiz mal elde ederler, iktisatlı harcarlar, fazlasını Allah yolunda bağışta bulunurlar ve bu sebeple de kurtuluşa ve mutluluğa erişirler."
10093. İmam Sadık (a.s), sabredenler ve sabretmeye çalışanlar hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Sabredenler farzları eda etme hususunda sabredenlerdir, sabretmeye çalışanlar ise haramlardan kaçınma hususunda sabredenlerdir."
10094. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabır hoşnutluktur."
10095. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Sabredin ve sebat gösterin" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Farzları eda etme hususunda sabredin ve musibetler karşısında sebat gösterin."
10096. İmam Sadık (a.s), bu ayet hakkında şöyle buyurmuştur: "Musibetler karşısında sabredin."
10097. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Sabırdan yardım dileyin" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Sabırdan maksat oruçtur. İnsan bir bela ve zorluğa düçar olduğunda oruç tutmalıdır. Zira Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: "Sabırdan yardım dileyin" yani oruçtan."

2174. Bölüm
Sabrın Çeşitleri


10098. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır iki çeşittir: Musibetler karşısında sabretmek. Bu iyi ve güzel sabırdır. Bundan daha iyisi ise aziz ve celil olan Allah'ın sana haram kıldığı şeylerden sakınma hususunda sabretmendir."
10099. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır iki türlüdür: Hoşlanmadığın şeylere karşı sabır ve sevdiğin şeylere karşı sabır."
10100. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabır üç çeşittir: Musibet anında sabır, itaat hususunda sabır ve günahları terketme hakkında sabır."
10101. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabır ya musibetler karşısında sabretmektir, ya itaat hususunda sabretmektir, ya da günahları terk etme hususunda sabretmektir. Üçüncüsü ilk ikisinden daha üstündür."
10102. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şehvet karşısında sabretmek iffet, gazap karşısında sabretmek cesaret ve günahlar hususunda sabretmek ise sakınmaktır."
10103. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkime Allah bir servet verirse akrabalarına yardımcı olmalıdır...Hakları eda etme ve musibetler hususunda nefsini sabretmeye zorlamalıdır."
10104. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün sabır musibetin acılığı hususunda sabretmektir."
10105. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün sabır sevilen şey karşısında sabretmektir."

2175. Bölüm
Güzel Sabır


Kur'an:
"Şimdi sen güzelce sabret."
"Üzerine başka bir kan bulaşmış olarak Yusuf'un gömleğini de getirmişlerdi. Babaları: "Sizi nefsiniz bir iş yapmaya sürükledi; artık bana güzelce sabır gerekir. Anlattıklarınıza karşı ancak Allah'tan yardım istenir" dedi."
10106. İmam Bakır (a.s), güzel sabır hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Güzel sabır, içinde insanlara şikayette bulunmanın olmadığı sabırdır."
10107. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Artık bana güzel sabır..." ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani şikayetsiz sabır."
bak. 277. Konu, eş-Şekva


2176.Bölüm Sabreden Kimsenin Nişanesi


Kur'an:
"Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenlere müjdele. Onlara bir musibet geldiğinde: "Şüphesiz biz Allah'ınız ve elbette O'na döneceğiz" derler."
10108. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabreden kimsenin üç nişanesi vardır. İlki tembellik etmemesi, ikincisi bitkin ve sıkıntılı olmaması, üçüncüsü ise rabbini şikayette bulunmamasıdır. Zira eğer tembellik ederse, hakkı zayi eder, eğer bitkin ve sıkıntılı olursa şükretmez ve eğer rabbinden şikayette bulunursa ona günahta bulunmuş olur."

2177. Bölüm
Ehl-i Beyt'in Şialarının Sabrı


10109. İmam Sadık (a.s), ashabından birine şöyle buyurmuştur: "Biz sabırlıyız, ama Şialarımız bizden daha sabırlıdır." Ben (ravi) şöyle dedim: "Fedan olayım! Nasıl olurda Şialarımız sizden daha sabırlı olur?" İmam şöyle buyurdu: "Çünkü biz bildiğimiz şeylere sabrederiz, Şialarımız ise bilmedikleri şeylere sabrederler."
10110. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biz sabırlıyız, ama Şialarımız bizden daha sabırlıdırlar, zira biz bildiğimiz şeylere sabrederiz, onlar ise bilmedikleri şeylere sabrederler."

2178. Bölüm
Sabırsızlığın Etkileri


10111. İmam Kazım (a.s), Sema'a b. Mihran'a şöyle buyurmuştur: "Senin hacca gitmene ne engel olmuştur?" O şöyle diyor: "Ben şöyle arz ettim: "Kurbanın olayım. Çok borcum vardı ve malım da yok olmuştu. Boynumda olan borçlar ise malımın yok olmasından daha acıdır. Eğer dostlarımdan biri beni dışarı çıkarmasaydı, dışarıya çıkmaya bile gücüm yetmezdi." İmam şöyle buyurdu: "Eğer sabredersen, durumun iyileşir, eğer sabretmezsen hoşnut ol veya olma Allah mukadderatını (taktir ettiği şeyleri), uygular ve yürürlüğe koyar."
10112. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer sabredersen, Allah'ın senin hakkındaki taktir ettiği şeyler uygulanır ve sen sevap elde edersin. Eğer sabretmezsen yine de Allah'ın senin hakkındaki şeyleri uygulanır ve sen günahkar olursun."
10113. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim musibetler esasında sabreder ve istirca'da bulunur ve (inna lillah ve inna ileyhi raciun derse) Allah'a hamd ve şükürde bulunursa şüphesiz Allah'ın yaptığı şeylerden hoşnut olmuştur ve sevabı Allah iledir. Herkim de böyle yapmazsa yine ilahi taktir onun hakkında yürürlüğe koyulur. Ama bu durumda o kınanmış ve Allah da sevabını yok etmiştir."
10114. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "(Musibet ve belalarda) Özgür insanlar gibi sabreden (saadet bulur) Aksi taktirde ham cahiller gibi musibeti unutur gider."
10115. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer özgür insanlar gibi sabredersen, (şerafet elde edersin.) Aksi taktirde tecrübesiz cahiller gibi musibeti unutur gidersin."
10116. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer yüce insanlar gibi sabredersen (ne iyi). Aksi taktirde hayvanlar gibi (musibetleri) unutur gidersin."
10117. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim işine gücüne (ticaretine) sabretmezse, iflasına sabretmelidir."

2179. Bölüm
Sabırsızlığın Etkileri


10118. Resulullah (s.a.a), ashabından birine -çocuğunun ölümü üzerine- şu baş sağlığında bulundu: "Allah'a hamd-ü senadan sonra...Yüce olan Allah senin sevabını arttırsın ve sana sabır versin...Sakın sabırsızlığın sevabını yok etmesin. Yarın kıyamet günü musibetlerinin sevabını kaybettiğinden dolayı pişman olursun. Eğer sabretmenin sevabını görseydin, o musibetin sevap karşısında bir hiç olduğunu anlardın. Bil ki sabırsızlık etmek kaybedilen şeyleri geri çevirmez ve hiçbir hüzün ilahi taktiri ortadan kaldıramaz. O halde çocuğun yerine sana verilen şeyin, hüznünü gidermesi gerekir. Ve's-Selam."
10119. İmam Ali (a.s), oğlunu kaybeden Eş'as b. Kays'a tesellide bulunarak şöyle buyurmuştur: "Ey Eş'as, eğer oğluna üzülüyorsan, bu yakınlığın bir gereğidir. Eğer sabredersen Allah'ın her musibete karşı bir mükafatı vardır. Ey Eş'as! Eğer sabredersen hakkında ilahi takdir gerçekleşir ve ecrini alırsın; ama sabretmezsen yine ilahi takdir gerçekleşir ve sen günahkar sayılırsın. Ey Eş'as! Oğlun (dünyaya geldiğinde) seni sevindirdi; bu senin için bir imtihan ve denemeydi ve (ölümüyle) seni üzdü; bu da senin için sevap ve rahmettir."
bak. Er-Rıza (1), 1522. Bölüm

2180. Bölüm
Sabırsızlığın Etkileri


10120. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'tan korkunuz ve sabrediniz, zira herkim sabretmezse sabırsızlık onu helak eder ve sabırsızlığın sebebiyle helak oluşu da sabırsızlık ettiğinde sevap elde etmeyeceği anlamındadır."
10121. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkimi sabır kurtarmazsa sabırsızlık helak eder."
10122. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Az sabretmek insanı rezil rüsva eder."
bak. el-Ma'siyet, 2341. Bölüm

2181. Bölüm
Sıkıntılar Anında Sabretmek ve Çare Bulmak


10123. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz sıkıntıların bittiği bir sonu vardır. O halde sizlerden biri bir musibete düçar olursa, o musibetler geçinceye kadar teslim olmalı ve sabretmelidir. Zira sıkıntılar insana yöneldiğinde hemen çare peşinde koşmak, o sıkıntıları daha da tatsızlaştırır."
10124. İmam Ali (a.s), Mısır'dan yanına gelen Kays b. Sa'd'a şöyle buyurmuştur: "Ey Kays! Sıkıntıların bittiği bir son vardır. O halde akıllı insan sıkıntılar geçinceye kadar, sıkıntılara göz yuman insandır. Zira sıkıntılar insana yöneldiğinde onları çare bulmaya çalışarak karşılamak şiddetleri artırır."


2182.Bölüm İnsana Sabır Veren Şey


10125. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tersinin sıkıntısına tahammül etmedikçe, sabır gerçekleşmez."
10126. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkime zamanın sıkıntıları ardarda inerse (bu sıkıntılar) ona sabrın faziletlerini de kazandırır."
10127. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabrın kökü Allah'a gerçek yakin içinde olmaktır."
10128. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendini sabretmeye zorlarsa, Allah onu sabırlı kılar. Herkim de iffet taleb ederse, Allah onu iffetli kılar. Herkim ihtiyaçsız kılınmayı dilerse, Allah onu müstağni kılar. Hiçbir kula sabırdan daha iyi ve geniş bir nimet verilmemiştir."
bak. 2183. Bölüm; el-Yakin, 4258. Bölüm


2183. Bölüm
Sabretmeye Alışmaya Teşvik


10129. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini zorluklara karşı sabretmeye alıştır ki hak yolunda sabretmeye alışmak güzel bir huydur."
10130. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tatsız olaylar karşısında kendini sabretmeye alıştır. Zira ki sabır güzel bir huydur."
10131. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tatsız olaylar karşısında kendini sabretmeye zorlamak kalbi sağlam kılar."
10132. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En iyi sabır kendini sabretmeye zorlamaktır."
bak. el-Hadis, 10128. Bölüm


2184. Bölüm
Sabrın Dalları


10133. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabrın dört kolu vardır: Şevk, korku, züht ve bekleyiş. Herkim cennete şevk ve iştiyak duyarsa, şehvetten el çeker, herkim ateşten korkarsa kendini haramdan korur. Herkim de dünyaya itinasız (zahid) olursa sıkıntılarını görmezlikten gelir ve herkim de ölümü beklerse hayırlı işler için çalışır."
10134. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İman, dört esas üzerinde durur: Sabır, yakin, adalet ve cihat. Sabır da dört çeşit üzeredir: Şevk, korku, züht ve bekleyiş. Cennete şevk duyan, şehvetlerden uzak durur; cehennemden korkan, haramlardan sakınır; dünyada zahit olan, musibetleri hafif görür; ölümü bekleyen, hayırlı işlere koşar."
Ben diyorum ki: Gördüğünüz gibi bu hadis hem Peygamber'den ve hem de Ali'den (a.s) naklolmuştur. Ama Kenz'ul-Ummal'da (1389) da görüldüğü gibi Müminlerin Emiri onu Peygamber'den (s.a.a) nakletmiştir. Söz konusu kitaba müracaat ediniz.

2185. Bölüm
Allah'tan Sabır Dilemek


Kur'an:
"Calut ve ordusuna karşı çıktıklarında, "Rabbimiz! Bize sabır ver, sebatımızı artır, küfreden topluluğa karşı bize yardım et" dediler."
"Rabbimizin ayetleri gelince, onlara inanmamızdan ötürü bizden öç alıyorsun. Rabbimiz! Bize sabır ver ve canımızı müslüman olarak al" dediler."
10135. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah tarafından yardım ihtiyaç ölçüsünce iner. Allah tarafından sabır ise belalar miktarınca iner."
10136. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sabır musibetler ölçüsünce bağışlanır."
10137. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah kalplerinizi ve kalplerimizi hakka yöneltsin. Bizlere ve sizlere sabır ilham etsin."

287. Konu es-Suhbet Arkadaşlık


Kenz'ul Ummal, 9/3, Kitab'us Suhbet
Kenz'ul Ummal, 11/525, Zikr'us Suhbet'un-Nebi (s.a.a)
Kenz'ul Ummal, 12/145, Nisa'us Sehabiyyat
Kenz'ul Ummal, 13/250, Cami'us Sehabe


bak.
6. konu, el-Eh; 291. konu, es Sedik; 354. konu, el-Aşiretel-Eh, 49. bölüm; es Sefer, 1824, 1826. bölümler; es Sedik, 2216,

2217. bölüm 2186. Bölüm Arkadaşlık


10138. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülerle arkadaşlık, kötü koku üzerinden geçince onu kendisiyle taşıyan rüzgar gibi insana kötülük getirir."
10139. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahmakla arkadaşlık ruhun işkence görmesine sebep olur."
10140. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıllı insanla arkadaşlık ruhun hayatıdır."
10141. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülerle arkadaşlık iyilere kötü zanda bulunulmasına sebep olur."
10142. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her arkadaşlık bir tercihtir."
10143. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanları tanımak için arkadaşlık etmek yeter."
10144. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her ne kadar arkadaşlık uzarsa saygı bağı da güçlenir."
10145. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir şey iyilerle arkadaşlık gibi insanı iyiliğe çağırmaz ve kötülükten kurtarmaz."
10146. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hayrını başkalarından esirgemek, onun senden başkalarıyla arkadaşlık etmesine neden olur."


288. Konu es-Sıhhe Sıhhat-Sağlık


Bihar, 81/170, 44. bölüm; el-Afiyet ve'l Merez


bak.
317. konu, et-Tıt; 363. konu, el-Afiyet; 486. konu, el-Merez; es Sevm, 2254. bölüm; el-İlm, 2912, 2916. bölümler; el-Kalb, 3388. bölüm; el-Maraz, 3678. bölüm

2187. Bölüm
Sıhhat-Sağlık


10147. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sağlık nimetlerinen üstünüdür."
10148. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sağlık iki lezzetten en tatlısıdır."
10149. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bedenlerin sağlığı nasiplerin en tatlısındandır."
10150. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En olgun nasip sağlıktır."
10151. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sağlıkla lezzet kemale erer."
10152. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mizaç sağlığı ile yiyeceğin lezzeti hissedilir."
10153. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sağlığın zekatı Allah'a itaatte çaba göstermektir."
10154. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların çoğu iki şeyde ilahi imtihana maruz kalmıştır: Sağlık ve boş vakit!"
10155. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan şu beş şeyden birine dahi sahip olmazsa, hayatı kararır, aklı karışır ve kalbi sıkıntıya düşer. Bunların ilki sağlıktır."
10156. İmam Saduk (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyanın nimeti güvenlik ve bedenin sağlığıdır. Bu nimet ahirette cennete girmekle kemale erer."
10157. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biliniz ki belalardan biri yoksulluktur. Yoksulluktan daha kötüsü beden hastalığıdır. Beden hastalığından daha kötüsü ise kalp hastalığıdır. Biliniz ki nimetlerden biri malda genişliğe kavuşmaktır. Malda genişliğe kavuşmaktan daha üstünü beden sağlığıdır, beden sağlığından da üstünü kalbin takva sahibi olmasıdır."
bak. En-Ni'met, 3905. Bölüm