Mizan'ul Hikmet 6.Cilt
 


1961.Bölüm Cesaret(Çeşitli)


9173. İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz cesaretin bir ölçüsü vardır; eğer o ölçü aşılırsa o çılgınlık olur."
9174. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cesaretin meyvesi gayrettir."

9175. Lokman (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cesur kimse sadece savaşta tanınır."
9176. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Üç kimse sadece şu üç yerde tanınır: Halim (yumuşaklık) kimse kızdığında cesur kimse sadece savaşta ve kardeş ise sadece ihtiyaç anında."

9177. İmam Ali (a.s) Malik Eşter'e yazdığı mektupta şöyle buyurmuştur: "Yanında en çok itibar gören kumandanların, askerine yardımda cömert davrananlar… O halde arzularını yerine getir, onlara güzel övgüde bulun, tahammül ettikleri zorlukları sürekli dile getir. Çünkü, yaptıkları güzel işleri çokça zikretmek, yiğitleri hareketlendirir, geri kalmış olanları işe teşvik eder inşallah!"

260. Konu

eş-Şuh
Tamahkarlık


bak.
29. konu, el-Buhl; 104. konu, el-Hırs
el-İnsaf, 3877. bölüm

1962. Bölüm
Tamahkarlık


Kur'an:
"Nefsinin tamahkarlığından korunabilmiş kimseler, işte onlar saadete erenlerdir."
9178. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Tamahkarlıktan sakının, zira sizden öncekiler bu tamahkarlık sebebiyle helak oldular. Bu onları yalana zorlayınca yalan söylüyor, zulüm ve haksızlığa zorlayınca, hakkı çiğniyorlardı. Onları akrabalarıyla ilişkilerini kesmeye zorladığında akrabalık ilişkilerini kesiyorlardı."

9179. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hiç bir şey tamah kadar imanı kökten söküp atmaz." Daha sonra şöyle buyurdu: "Bu tamahkarın karıncanın hareketi gibi bir hareketi ve şirkin şubeleri gibi şubeleri vardır."

9180. İmam Ali (a.s), tamahkar insanın özrü zalimin özründen daha makbuldür" diyen birini duyunca ona şöyle buyurmuştur: "Yanlış söylüyorsun, zira zalim kimse tövbe edip mağfiret dileyebilir ve hakkı haklıya geri çevirebilir. Ama tamahkar insan zekat ve sadaka vermekten sakınır. Tamahkar insanın cennete girmesi haramdır."

9181. Fazıl b. Ebi Karre şöyle diyor: "İmam Sadık'ın (a.s) akşamın ilk saatlerinden sabaha kadar tavaf ederken sürekli olarak, "Allahım! Beni nefsimin tamahkarlığından koru." diye dua ettiğini işittim. Kendisine şöyle arz ettim: "Fedan olayım. Bütün bu süre zarfında senden bu duayı işittim." İmam şöyle buyurdu: Nefisten daha kötü olan nedir? Allah-u Teala şöyle buyuruyor: "Nefsinin tamahkarlığından korunabilmiş kimseler işte onlar saadete erenlerdir."

9182. İmam Ali (a.s) "Siz bu makama daha çok hak sahibi olduğunuz halde, kavminiz nasıl oldu da sizi bu makamdan uzaklaştırdı?" diye soran birisine şöyle buyurmuştur: "Peygamber'e (s. a. a) soy olarak daha yüce ve akrabalık olarak en güçlü/yakın olduğumuz halde bu makamla ilgili bize zorbalık edildi. Çünkü bu makam üstün ve özgü bir makamdır. Bir grup ona tamahlandılar. Başkaları ise (Biz Peygamber'in Ehl-i Beyt'i de) cömertçe ondan vazgeçti. Hakim Allah'tır, (hüküm yeri ise kıyamettir.)"

1963. Bölüm
Tamahkarlık ve Tamahkar İnsanın Anlamı


9183. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tamahkar Allah'ın hakkını ödemeyen ve aziz ve celil olan Allah'ın hakkı dışındaki yollarda harcayan kimsedir."
9184. İmam Hasan (a.s) kendisine, tamahkarlığın ne olduğunu soran babasına şöyle buyurmuştur: "Tamahkarlık, sahip olduğun her şeyi şerafet sebebi, infak ettiğin her şeyi ise rüzgara savurduğunu ve yok ettiğini sanmandır."

9185. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tamahkarlık cimrilikten daha kötüdür. Zira cimri kimse elinde olan şeyler hususunda cimrilik eder ama tamahkar kimse hem insanların malına göz diker ve hem de malı hususunda tamahkarlık eder. Öyle ki insanların elinde gördüğü her şeyi helal veya haram kendisinin olmasını arzular ve Allah'ın kendisine rızık olarak verdiği şeye doymaz ve hiç bir fayda elde etmez."


1964.Bölüm İnsanların En Tamahkarı


9186. İmam Ali (a.s) kendisine, "İnsanların en tamahkarı kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Malını helal olmayan yoldan elde eden ve haksız yere harcayan kimsedir."


261. Konu

eş-Şer
Kötülük-Şer


Bihar, 72/202, 106. bölüm; Şirar'un-Nas

bak.
155. konu, el-Hayr; el-Hacet, 973. bölüm; ed-Devlet, 1281. bölüm; es Sedik, 2205; es Sadaka, 2228. bölüm; el-İlm, 2901. bölüm; el-Adet, 3001. bölüm; el-Vezaret, 4065. bölüm

1965. Bölüm
Hayır ve Şerrin Ölçüsü


Kur'an:
"Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir."

"Allah'ın bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah işlediklerinizden haberdardır."

"İnsan iyiliğin gelmesine dua ettiği gibi, kötülüğün gelmesine de dua eder. Esasen insanoğlu acelecidir."
9187. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sonrası ateş olan hayır, hayır değildir; sonrası cennet olan şer de şer değildir. Cennetsiz her nimet değersiz, cehennemsiz her bela da afiyettir."

9188. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şerle ulaşılan hayır, hayır değildir. Güçlükle ulaşılan kolaylık da kolaylık değildir."
9189. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah, hayrı ve şerri açıklayan, doğru yolu gösteren kitabı indirdi. Hidayete ermek için hayır yolunu tutun ve hedefe ulaşmak için de şer cihetinden yüz çevirin."

1966. Bölüm
İnsanların En Kötüsü


Kur'an:
"Allah katında, yeryüzündeki canlıların en kötüsü gerçeği akıl etmeyen sağırlar ve dilsizlerdir."
"Allah katında yeryüzünde yaşayanların en kötüsü, küfredenleredir. Onlar artık iman etmezler."
9190. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah katında insanların en şerlisi, sapmış ve halkın da ona uyarak sapıttığı zalim imamdır."

9191. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü ahiretini dünyaya satan ve ondan da kötüsü ahiretini başkalarının dünyası için satandır."
9192. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü Allah indinde insanların en kötüsü insanların korkudan kendilerine saygı gösterdiği kimselerdir."

9193. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü, insanların kötülüğünden korktuğu için kendisinden sakındıkları kimsedir."
9194. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü, onlara zulmedendir."
9195. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü insanları aldatan kimsedir."

9196. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü özür kabul etmeyen ve (birisinin) günahını affetmeyen kimsedir."
9197. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü insanların kendisini kötü bilmesine önem vermeyendir."
9198. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü nimete şükretmeyen ve insanlara saygı göstermeyen kimsedir."

9199. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü kardeşlerinin dedikodusunu yapan ve ihsanı unutan kimsedir."
9200. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü hayrı ümit edilmeyen ve kötülüğünden güvende olunmayan kimsedir."

9201. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü emanete riayet etmeyen ve hıyanetten sakınmayan kimsedir."
9202. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü sürçmeleri bağışlamayan ve ayıpları örtmeyen kimsedir."
9203. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü mazlumun aleyhine yardımda bulunan kimsedir."

9204. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü aşağılık zırhını bürünen ve zalime yardımcı olan kimsedir."
9205. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü başkalarının ayıbını araştıran ve kendi ayıplarını görmeyen kimedir."
9206. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü, insanların kötülüğünü isteyen kimsedir."
9207. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü Rabbinin işleri hususunda insanlardan korkan, ama insanların işleri hususunda Rabbinden korkmayan kimsedir."

9208. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü kötümserlik sebebiyle hiç kimseye güvenmeyen ve kötülükleri sebebiyle de hiç kimsenin kendisine güvenmediği kimsedir."

9209. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü, kendisini insanların en iyisi sanan kimsedir."
9210. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü arzusu uzun amelleri kötü olan kimsedir."

9211. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü iyiliğe kötülükle karşılık verendir."
9212. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü Allah'ın kitabını okuyup Allah'ın dininde bilgin olan fasık kimsedir. Bu kimse kendisini sarhoş olduğunda Kur'an okuyan facir kimseye teslim eder ve onunla konuşmaktan lezzet alır. Böylece Allah söyleyen ve dinleyenin kalbini mühürler."

9213. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü üç yönlüdür." Ey Allah'ın Resulü! "Üç yönlü kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurdu: "Kardeşini sultan nezdinde kötüleyen, neticede hem kendisini hem kardeşini ve hem de sultanı helak eden kimsedir."

9214. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü aziz ve celil olan Allah nezdinde insanların en kötülerinden biri de iki yüzlü olan kimsedir."
9215. Resulullah (s.a.a) insanların en kötüsü sorulunca şöyle buyurmuştur: "Bozulduğu zaman alimler."

9216. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü hain tüccarlardır."
9217. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü aziz ve celil olan Allah nezdinde insanların en kötüsü ilimden faydalanmayan kimsedir."

9218. Resulullah (s.a.a) Muaz'a şöyle buyurmuştur: "Sana insanların en kötüsünü haber vermeyeyim mi?: Yalnız yiyen, bağışta bulunmayan, yalnız yolculuk eden ve kölesini döven kimsedir. Sana bundan daha kötüsünü haber vermeyeyim mi: İnsanları düşman bilen, inanların da kendisini düşman bildiği kimsedir. Bundan daha kötüsünü haber vermeyeyim mi:

Kötülüğünden korkulan ve iyiliği ümit edilmeyen kimsedir. Sana ondan daha kötüsünü haber vermeyeyim mi: Ahiretini başkasının dünyasına satan kimsedir. Sana ondan daha kötüsünü haber vermeyeyim mi? Dünyayı dini ile satın alan kimsedir."
Bak. Et-Ticaret, 447. Bölüm

9219. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü Allah nezdinde insanların en kötülerinden biri de ahiretini başkalarının dünyası sebebiyle kaybeden kimsedir."
9220. İmam Sadık (a.s) babalarından (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizlere insanların en kötüsünü haber vermeyeyim mi?" Ashab, "Haber ver ey Allah'ın Resulü!" deyince şöyle buyurdu: "İnsanlara buğzeden ve insanların da kendisinden buğzettiği kimsedir." Daha sonra şöyle buyurdu: "Size ondan daha kötüsünü haber vermeyeyim mi?"

Ashab, "haber ver ey Allah'ın Resulü!" deyince Allah Resulü şöyle buyurdu: Başkalarının sürçmesini affetmeyen, özürlerini kabul etmeyen ve günahlarını bağışlamayan kimsedir." Daha sonra şöyle buyurdu: "Sizlere bundan daha kötüsünü haber vermeyeyim mi?" Ashab, "Haber ver ey Allah'ın Resulü!" deyince şöyle buyurdu: Şerrinden güvende olunmayan ve hayrı umulmayan kimsedir."
9221. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah kullarının en kötüsünden biri de hiç şüphesiz sövgüsü sebebiyle hiç kimsenin kendisiyle oturmaktan hoşlanmadığı kimsedir."
9222. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü çabuk öfkelenen ve geç hoşnut olan kimsedir."

1967. Bölüm
Yaratıkların En Kötüsü


9223. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Biliniz ki şüphesiz bu zamanınızdan sonra sizlere çok zor bir zaman gelip çatacaktır. Güçlü kimse infak korkusundan elinde olana sımsıkı sarılacaktır. Oysa Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: "Eğer bir şeyi infak ederseniz (Allah) karşılığını verir." Kötü yaratıkların başı ise muhtaç durumda kalan kimseyle alış veriş yapandır. Bilin ki zorda kalan kimseyle alışveriş yapmak haramdır."

9224. Resulullah (s.a.a) Ali'ye (a.s) şöyle buyurmuştur: "De ki: "Allah'ım! Beni yaratıklarının en kötüsüne muhtaç kılma." Ben, " Ey Allah'ın Resulü! Allah'ın yaratıklarının en kötüsü kimdir?" diye sorunca şöyle buyurdu: "Kendilerine ihsanda bulunulunca onu (başkalarından) esirgeyen ve kendisinden bir şey esirgeyince de kınayıp eleştiren kimsedir."
bak. el-Bid'at, 328. Bölüm

1968. Bölüm
İnsanların En Kötüsü


9225. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötülerinden biri de Allah-u Teala'nın kitabını okuduğu halde hiçbir şeyinde öğüt almayan küstah ve kötü kimsedir."
9226. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü insanları alıp satan kimsedir."
9227. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en kötüleri nimetler içinde yüzen ve bedenleri nimetler sebebiyle gelişip serpilen kimsedir."

Bak. El-İlm, 2901. Bölüm
9228. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en kötüsü, insanlar arsında alimlerin en kötü olanıdır."


1969.Bölüm Müslümanların En Kötüleri


9229. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizlere erkeklerinizin en kötüsünü haber vermeyeyim mi?" Ashab "haber ver ey Allah'ın Resulü!" deyince şöyle buyurmuştur: "Erkeklerinizin en kötüsü sürekli olarak insanlara iftira eden, küstah olan, dili kötü olan, yalnız yiyen, bağışlayıcı eli olmayan, kölesini döven ve ailesini (geçimini sağlamak için) başkasına sığınmak zorunda bırakan kimsedir."

9230. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizlere en kötünüzü haber vermeyeyim mi?" Ashab, "Haber ver ey Allah'ın Resulü!" diye söyleyince şöyle buyurdu: "Laf taşıyanlar, dostlarının arasını ayıranlar ve günahsız kimsede ayıp bulmaya çalışanlardır."


1970. Bölüm
Kötüden Daha Kötü


9231. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötüden daha kötü, onun cezasıdır. İyiden daha iyisi ise onun mükafatıdır."
9232. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülük yapan kimse kötülüğün kendisinden daha kötüdür."
bak. el-Hayr, 1174. Bölüm


1971. Bölüm
Her Kötülükten Daha Üstünü


9233. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şu iki hayırdan daha üstün bir hayır yoktur: "Allah'a iman etmek ve Allah'ın kullarına fayda vermek. İki hasletde vardır ki onların üstünde bir kötülük düşünülemez: Allah'a şirk koşmak ve Allah'ın kullarına zarar vermek."
bak. el-Birr, 344. Bölüm

1972. Bölüm
Huyların En Kötüsü


9234. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefislerin huyların en kötüsü zulümdür."
9235. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Erkeğin en kötü huyu kendisini tahammülsüz kılan cimrilik ve kalbini parçalayan korkudur."
bak. el-Hulk, 1118, 1119, 1120. Bölümler

1973. Bölüm
Kötülüklerin Anahtarları


9236. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gazap her kötülüğün anahtarıdır."
9237. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah kötülükler için kilitler karar kılmış bu kilitlerin anahtarını ise şarap kılmıştır ve yalan şaraptan daha kötüdür."

9238. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülükle sonuçlanan huylar şunlardır: Yalan, cimrilik, zulüm ve cehalet."
bak. Eş-Şereh, 2001. Bölüm; el-Kizb, 3459. Bölüm


1974. Bölüm
İşlerin En Kötüsü


9239. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En kötü rivayet, yalan rivayettir. İşlerin en kötüsü bidattır. Körlüklerin en kötüsü kalp körlüğüdür. Pişmanlıkların en kötüsü kıyamet gününün pişmanlığıdır. Kazançların en kötüsü faizdir. Yiyeceklerin en kötüsü ise yetim malını haksız yere yemektir."
bak. el-Hayr, 1164. Bölüm


1975. Bölüm
Kötülüklerin Toplamı


9240. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötü arkadaşla oturup kalkmak kötülüklerin toplamıdır."
9241. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fırsatlara aldanmak ve amele güvenmek kötülüklerin toplamıdır."
9242. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnatçılık ve fazla cedelleşmek kötülüklerin toplamıdır."

9243. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İblis şeytanlarına şöyle dedi: Et, sarhoş edici maddeler ve kadınlardan ayrılmayın. Şüphesiz ben, bunlar dışında kötülüklerin toplandığı başka bir şeyi bulamıyorum."
Bak, el-Hayr, 1157. Bölüm


1976. Bölüm
Kötülük İnsanın İçindedir


9244. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülük her insanın tabiatında gizlidir. Eğer insan ona galip gelirse içinde kalır. Eğer galip gelmezse ortaya çıkar."
9245. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefsini faziletleri kabule zorla. Zira rezaletler üzere yoğrulmuşsun."
9246. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Güzel iş için kendinizi sıkıntıya düşürün ve bu yolda nefislerinizle savaşın. Zira insan kötülük üzere yaratılmıştır."

9247. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın nefsi kötü edep üzere yaratılmıştır. Kul, güzel edebleri kazanmakla görevlidir. Nefis doğal olarak muhalefet meydanına koşar ve kul kötü isteklerini defetmeye çalışır. O halde nefsinin dizginlerini salıverirse fesadına ortak olur. Ve her kim de nefsine isteklerinde yardımcı olursa kendini öldürmede nefsine ortak olur."

1977. Bölüm
Kötülük (Çeşitli)


9248. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim kendisini üç şeyin kötülüğünden korursa kendisini her türlü kötülükten korumuş olur: Dil, karın ve şehvet."
9249. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer kötülük bir şeyde olsaydı dilde olurdu."

9250. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülüğü ertele, zira onu istediğin zaman öne alabilirsin."
9251. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülükle birlikte olmayan hayır ve dikensiz yaprak ol, yapraksız diken ve hayırsız kötülük olma."
9252. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim başkaları için kötülük düşünürse o kötülüğe kendisinden başlamıştır."
9253. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülük etmekten sakın. Zira düşmanına kötülük etmeden önce kendine kötülük etmiş olursun. Başkasına kötülük etmeden önce dinini bununla helak etmiş olursun."

9254. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülükten uzak duran hayırlı iş yapan kimse gibidir."
9255. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aşağılık insanlarla oturup kalkmak kötülüktür."
9256. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Taşa taşla karşılık verin; Zira kötülük, kötülükten başka bir şeyle def edilemez."
9257. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötülük vebaya yakalanmış bir dildir."

262. Konu

eş-Şeriat
Şeriat


Bihar, 68/317, 26. bölüm, eş-Şerayi'
Bihar, 6/58, 23. bölüm; İlel'uş Şerayi' ve'l Ahkam

bak.
167. konu, ed-Din; 293. konu, es Sırat; 331. konu, el-İbadet; 464. konu et-Teklif
es Sebil, 1739. bölüm

1978. Bölüm
Şeriat


Kur'an:
"Her biriniz için bir yol ve bir yöntem kıldık..."
"Sonra seni de din konusunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy; bilmeyenlerin heveslerine uyma."
9258. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şeriat insanların ıslah nedenidir."

9259. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alem duvarı şeriat olan bir bahçedir. Şeriat ise itaati farz olan bir sultandır. İtaat ise padişahın kendisi ile ayakta durduğu siyasettir. Sultan ise ordunun yardım ettiği bir yöneticidir. Ordu ise malın temin ettiği dostlardır. Mal ise halkı toplayan bir rızıktır. Halk ise adaletin kölesi olan kalabalıktır. Adalet ise alemin kıvamı olan bir temeldir."


1979.Bölüm Şeriat ve Tarikat


9260. "Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Şeriat benim sözlerimdir. Tarikat ise benim amellerimdir. Hakikat ise benim ahvalimdir. Marifet benim sermayemdir. Akıl dinimin köküdür. Muhabbet/sevgi benim temelimdir. Şevk/iştiyak benim bineğimdir. Korku benim arkadaşımdır. İlim benim silahımdır. Hilim benim yardımımdır (dostumdur).

Tevekkül benim yol azığımdır (veya örtümdür). Kanaat benim hazinemdir. Doğruluk benim makamımdır. Yakin benim sığınağımdır (Allah'a), fakirlik ise benim diğer enbiya ve peygamberlere karşı övündüğüm övünç kaynağımdır."

bak. Mustedrek'in muellifi Nuri (r.a) bu hadisi naklettikten sonra şöyle yazmaktadır: Arif ve araştırmacı alim Seyyid Haydar Amuli, Envar'ul Hakikat, Etbau't Tarikat, ve Esrar'uş Şeriat kitabında bu hadisi rivayet ettikten sonra şöyle demiştir: "Bütün bunlar, peygamberin, "Şeriat benim sözlerimdir…" buyruğu teyit etmekte ve güçlendirmektedir.

1980. Bölüm
Din Şeriatlarının Birliği


Kur'an:
"Sana vahyettik; İbrahim'e, Mûsa'ya ve İsa'ya da buyurduk ki: "Dine bağlı kalın, onda ayrılığa düşmeyin." Şirk koşanlari çağırdığın şey onların gözünde büyümektedir. Allah dilediğini kendine seçer, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir. "
9261. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Tebarek ve Teala Nuh, İbrahim, İsa ve Musa'nın (a.s) şeriatlerini Muhammed'e (s.a.a) verdi."

9262. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki dinin şeriatları birdir. Yolları düz ve dosdoğrudur. Her kim bu yolları katederse maksadına (hakka) ulaşır ve ganimet elde eder. Her kim de bu yolu katetmekten sakınırsa sapıklığa düşer ve pişman olur."

1981. Bölüm
Din Şeriatlerinin Tefsiri


9263. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) dinin bütün şeriatları hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Hakkı söylemek, adil bir tarzda hükmetmek ve ahde vefadır."

1982. Bölüm
Şeriatların ve Hükümlerin Felsefesi


Kur'an:
"Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, Allah sizi arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister."
"Onlar bir fenalık yaptıkları zaman, "Babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah fenalığı emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"

"Gerçekten Kitab'ı ve ölçüyü indiren Allah'tır. Ne bilirsin, belki de kıyamet saati yakındır."
"O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur. Artık tartıda tecavüz etmeyin."


9264. İmam Rıza (a.s) Fazl b. Şazan'a şöyle buyurmuştur: "Eğer birisi, "Söyle bakayım hikmet sahibi olan Allah'ın, kulunu sebepsiz yere fiillerden biriyle mükellef kılması doğru mudur?" diyecek olursa ona cevap olarak şöyle demek gerekir: "Doğrudur, zira o faydasız bir iş yapmayan ve cahil olmayan bir hikmet sahibidir." Eğer o,

"O halde söyle bakayım, neden Allah insanları mükellef kılmıştır?" diyecek olursa cevap olarak şöyle demek gerekir: "Bir takım sebeplerden dolayı." Eğer, o söyle bakayım, bu sebepler tanınmış ve mevcut sebepler midir yoksa tanınmamış ve mevcut olmayan sebepler midir?" diye soracak olursa ona da cevap olarak şöyle denir:

"Bu sebepler ehli için tanınmış ve onlar nezdinde mevcut olan sebeplerdir." Eğer o, " Sizler bu sebepleri biliyor musunuz yoksa bilmiyor muzunuz" diye soracak olursa ona şöyle cevap verilir: "Onlardan bazısını biliyoruz ve bazılarını da bilmiyoruz."
9265. İmam Sadık (a.s) bazı helal ve haramların sebebi sorulunca şöyle buyurmuştur: "Hiçbir hüküm hikmetsiz olarak yasanmamıştır."

9266. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cenabet guslünün sebebi bunlardır: Temizlik, insanın kendisine bulaşmış pisliklerden temizlenmesi ve diğer geri kalan bedenini temizlemesidir."

9267. Fatımat'uz Zehra (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah imanı şirk pisliğinden temizlenmek, namazı kibirden uzak durmak, zekatı rızkın artması, orucu ihlasın sabit kılınması, haccı dinin tesellisi, adaleti kalplerin birlikteliği, itaati dinin düzeni, imameti ayrılıktan sakınmak, cihadı İslam'ın izzeti, sabrı sevap elde etmeye hak kazanmaya yardım,

iyiliği emretmeyi halk kitlesinin ıslahı, anne ve babaya iyiliği, Allah'ın gazabından korunma, sıla-ı rahimde bulunmayı sayının artması, kısası kanların korunması, adaklara vefa göstermeyi bağışlanmak, ölçü ve teraziyi tam tutmayı alış verişte az ölçüp tartmayı ortadan kaldırmak,

iffetli kadınlara iftiradan sakınmayı lanete engel olmak hırsızlıktan sakınmayı iffetli olmak, yetim malını yemekten uzak durmayı zulme engel olmak, hakemliklerde adaleti insanların huzuru için farz kıldı. Aziz ve celil olan Allah'a şirk koşmayı rububiyeti halis kılmak için haram kıldı."

9268. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah imanı şirki temizlemek, namazı kibirden uzak tutmak, zekatı rızka bir sebep, orucu yaratıkların ihlasını denemek, haccı inananların din için yakınlaşmalarını sağlamak, cihadı İslam'ı yüceltmek, iyiliği emretmeyi cahil halkın maslahatı, kötülükten nehyetmeyi akılsızların engellenmesi, sıla-i rahimi akraba sayılarının artması, kısası kanların korunması, haddi (şer'i cezayı) uygulamayı haramların küçük görülmemesi,

şarabın içilmemesini aklın korunması, hırsızlıktan uzak durmayı iffetin gerekliliği, zinanın terk edilmesini soyu korumak, eşcinselliğin terkini nesli çoğaltmak, tanıklığı inkar edilen hakların elde e-dilmesi, yalan konuşmaktan sakınmayı doğruluğu şereflendirmek, selamı korkulardan güvende olmak, imameti ümmetin düzene girmesi, itaati de imamet makamını ululamak için farz kıldı."

9269. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Cebrail benim yanıma geldi ve şöyle dedi: "Ey Ahmed! İslam on paydır her kim bu paydan birine sahip olmazsa ziyan etmiştir: İlk pay Allah'ın birliğine şahadette bulunmaktır. İkinci pay, temizlik olan namazdır. Üçüncü pay, fıtrat (İslam) olan zekattır. Dördüncü pay kalkan olan oruçtur.

Beşinci pay şeriat olan hacdır. Altıncı pay izzet olan cihattır. Yedinci pay vefa göstermek olan iyiliği emretmektir. Sekizinci pay hüccet/delil olan kötülükten sakındırmadır. Dokuzundu pay ülfet ve dayanışma olan cemaattır. Onuncu pay ise (günah ve hatalardan) korunma olan itaattir."
bak. Er-Riba, 1434. Bölüm el-Hacc, 694. Bölüm; ez-Zekat, 1577. Bölüm; ez-Zina, 1598. Bölüm; es-Selat (1), 2274. Bölüm; es-Sevm, 2352. Bölüm; et-Taat, 2427. Bölüm; el-İbadet, 2486. Bölüm; el-Levat, 3589. Bölüm, 268. Konu, eş-Şeref

1983. Bölüm
Şeref ve Büyüklük


9270. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şeref meziyettir."
9271. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şeref aşiretine iyilik etmektir."
9272. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şeref akıl ve edep iledir; mal ve soy ile değil."
9273. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim hikmet öğrenirse kendisini şerefli kılmış olur."

1984. Bölüm
Şerefli İnsan



9274. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şerefli insan şerefli huylara sahip olan kimsedir."
9275. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Giderler/masraflar şerafetli ruhlara ağır gelmez."

9276. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şerefli insan her ne kadar büyükte olsa bir makama ulaştığında şımarmaz. Hiçbir rüzgarın hareket ettiremediği bir dağ gibidir. Ama aşağılık insan en küçük bir makama ulaştığında şımarır ve hafif bir rüzgarın harekete geçirdiği bir ot gibidir."
9277. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ruh şerafeti elde ederse sevgi ve ihsanı çoğalır."
9278. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ruh şerafetine erişirse bu kendisini aşağılık isteklerden münezzeh kılar."


1985.Bölüm En Üstün Şeref


9279. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir şeref ilim gibi değildir."
9280. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir şeref İslam'dan yüce değildir"
9281. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün şeref eziyet etmek ve ihsanda bulunmaktır."

9282. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İsraftan ve savurganlıktan sakınmak en üstün şerafettendir."
9283. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şerafet çok tevazu sayesinde kemale erişir."
9284. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şerefin tümü tevazudur."
9285. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Faziletin tümünü elde etmek şerafetin kemalindendir."
9286. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şerafet sadece cömertlik ve alçak gönüllülük ile kemale erer."
bak. 421. Konu, el-Fazilet

1986. Bölüm
Müminin Şerefi


9287. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müminin şerefi gece namaz kılması ve izzeti ise insanlara eziyetten sakınmasıdır."
9288. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müminin şerefi (ibadet için) gece kıyam etmesi ve izzeti ise insanlardan müstağni oluşudur."
9289. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müminin şerefi imanı izzeti ise itaatidir."
9290. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en şereflileri Kur'an'ı yüklenenler ve gece ashabıdır (geceleyin ibadet edenlerdir)."
bak. 300. Konu, es-Selat (3)


264. Konu

eş-Şirk
Şirk



Bihar, 72/74, 98. bölüm; Esnaf'uş Şirk
Kenz'ul Ummal, 3/816, Şirk'ul Hefa

bak.
el-İbadet, 2496. bölüm; er-Riya, 1412, 1413. bölümler; eş-Şerr, 1971; ez-Zenb, 1368. bölüm; el-Küfr, 3492. bölüm; el-Emsal, 3610. bölüm; el-Hediye, 4008. bölüm

1987. Bölüm
Şirkten Sakındırmak


Kur'an:
"Lokman, oğluna öğüt vererek: "Ey oğulcuğum! Allah'a eş koşma, doğrusu eş koşmak büyük zulümdür" demişti."
"Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse, şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur."

"Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse derin bir sapıklığa sapmış olur."
"Allah'a ortak koşmaksızın O'na yönelerek pis putlardan kaçının. Allah'a ortak koşan kimse, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın bir uçuruma attığı şeye benzer."

9291. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey İbn-i Mes'ud! Testereyle biçilsen, parça parça doğransan, dar ağacına asılsan veya ateşte yakılsan bile sakın bir an olsun Allah'a şirk koşma."

9292. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bağışlanmayan zulüm, Allah'a şirk koşmaktır. Yüce Allah: "Allah kendisine şirk koşulmasını kesinlikle bağışlamaz" buyurmuştur."
bak. Ez-Zenb, 1368. Bölüm

1988. Bölüm
Şirki Öğretmek


9293. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ümeyye oğulları insanlara imanı öğretmeyi serbest bıraktılar, ama şirki öğretmeyi yasakladılar ki onları şirke düşürdüklerinde bunun farkına varmasınlar."

1989. Bölüm
Şirkin En Küçük Mertebesi


9294. İmam Bakır (a.s), şirkin en küçük mertebesi hakkında şöyle buyurmuştur: "(Şirkin en küçük mertebesi) birinin meyve çekirdeğine, "Bu bir çakıl taşıdır" ve çakıl taşına da, "bu bir meyve çekirdeğidir" demesi ve bu sözüne inanmasıdır."
9295. İmam Sadık (a.s) hakeza bu konuda şöyle buyurmuştur: "Birinin bid'at olan bir görüş ortaya koyması, sonra da bu görüş sebebiyle sevmesi veya nefret etmesidir."

9296. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer insanlar tek ve ortağı olmayan Allah'a ibadet edip namaz kılsalar, zekat verseler, hacca gitseler, Ramazan ayı orucunu tutsalar, ama (ihtiras ederek) Allah veya Peygamberinin (s.a.a) yaptığı bir iş için, "Neden bunun aksini yapmadı derse"

veya kalbinde böyle bir ihtirasda bulunursa ama bunu diline getirmezse bu sebeple müşrik olur." İmam daha sonra bu ayeti tilavet buyurdu: "Hayır; Rabbine And olsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdiğin hükmü içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen kabul etmedikçe iman etmiş olmazlar." İmam Sadık (a.s) daha sonra şöyle buyurdu: "O halde Allah'a teslim olun."

9297. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şirkin en düşük mertebesi insanın bid'at bir görüş ortaya koyması ve bu sebeple sevmesi veya nefret etmesidir."
bak. el-İman, 285. Bölüm; el-Kufr, 3495. Bölüm

1990. Bölüm
Müşriklerden Yardım Almak


9298. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Biz müşriklerden yardım almayız."
9299. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Biz müşrikler karşısında müşriklerden yardım almayız."
9300. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Onlara geri dönmelerini emredin, zira biz müşrikler karşısında diğer müşriklerden yardım almayız."

9301. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Geri dön çünkü biz müşriklerden yardım almayız."
9302. Vakidi şöyle diyor: "Hubeyb b. Yisaf oldukça kahraman biriydi. Ama Müslüman değildi. Peygamber (s.a.a) Bedir'e doğru çıkınca o ve Kays b. Muharris (bir görüşe göre ise İbn-i Haris) de yola düştüler ve Akik vadisinde Allah Resulüne ulaştılar.

Hubeyb tümüyle zırha bürünmüştü. Allah Resulü onu miğferinin altından tanıdı ve yanında hareket etmek üzere olan Sa'd b. Muaz'a dönerek şöyle buyurdu: "Bu Hubeyb b. Yisaf değil midir?" O, "Evet odur" dedi. Bunun üzerine Hubeyb öne çıktı. Allah Resulü'nün (s.a.a) devesinin dizginlerinden tuttu. Peygamber ona ve Kays b. Muharris'e şöyle buyurdu:

"Sizler neden geldiniz?" Hubeyb şöyle dedi: "Sen bizim komşumuz ve yiyenimizsin ve biz ganimet için geldik." Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Bizimle aynı dinden olmayanlar bizimle birlikte savaşa gelemezler." Hubeyb şöyle dedi:

"Kavmin benim nasıl bir savaşçı olduğumu ve ne kadar şiddetli çarpıştığımı bilmektedir. Bu yüzden senin yanında ganimet için savaşacağım, ama Müslüman olmayacağım." Allah Resulü şöyle buyurdu: "Hayır, önce Müslüman ol sonra savaş" Ravha denilen yerde yeniden Peygamber'in yanına gelerek şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü!

Ben alemlerin rabbine iman ettim ve senin Allah'ın Resulü (s.a.a) olduğuna şahadette bulunuyorum." Peygamber (s.a.a) buna çok sevindi ve şöyle buyurdu: "Şimdi yoluna devam et." O Bedir'de ve diğer yerlerde kendinden büyük bir cesaret gösterdi. Ama Kays b. Haris Müslüman olmaktan sakındı ve Medine'ye geri döndü. Peygamber (s.a.a) Bedir'den geri dönünce o da Müslüman oldu ve Uhud savaşına katılarak şehit oldu."

9303. Vakidi Uhut savaşı hakkında şöyle diyor "Peygamber (s.a.a) Re's'us Seniyye denilen bölgeye ulaşınca geri döndü. Arkasına baktı, gözleri mızrakla silahlanmış bir ordu gördü ve "Bunlar kimdir" diye sordu? Onlar, "İbn-i Ubeyy'in sözleştiği Yahudilerdir" dediler. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: "Biz müşrikler karşısında müşriklerden yardım almayız."
9304. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müşriklerin ateşinin aydınlığından istifade etmeyin."

1991. Bölüm
Müşrikler Diyarında İkame Etmek


9305. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim müşriklerle bir yerde yaşarsa üzerinde zimmet yoktur."
9306. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim müşriklerle bir arada bulunur ve onunla birlikte yaşarsa şüphesiz onlar gibidir."
9307. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim müşrikler diyarında onlarla yaşarsa üzerinde zimmet yoktur (emanda değildir)."
bak. 45. Konu, el-Beled; es-Sefer, 1829. Bölüm

1992. Bölüm
Gizli Şirk


Kur'an:
"Onların çoğu, ortak koşmadan Allah'a iman etmezler."
9308. İmam Bakır (a.s), Allah-u Teala'nın, "Onların çoğu iman etmezler" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Şirkten biri de insanın, "Hayır canına and olsun ki" demesidir."

9309. İmam Sadık (a.s), hakeza bu ayet hakkında şöyle buyurmuştur: "Eğer falan kimse olmasaydı ben yok olurdum, eğer falan kimse olmasaydı şöyle böyle olurdum, eğer falan kimse olmasaydı ailem yok olurdu" demesi gibidir.

Onun bu sözlerle Allah'ın mülkünde, kendisine rızık veren, onu savunan, zorluklarını defeden bir ortak koştuğunu görmüyor musun?" Ravi şöyle diyor: Ben şöyle arz ettim: "O halde insan, "Eğer Allah falan kimse vasıtasıyla bana ihsanda bulunmasaydı ben yok olurdum" diyebilir mi?" Peygamber şöyle buyurdu: "Evet bunun sakıncası yoktur."


9310. İmam Sadık (a.s), hakeza aynı ayetin tefsirinde şöyle buyurmuştur: "Bilmeden şeytana uyuyor ve bu vesileyle müşrik oluyor."
9311. İmam Sadık (a.s), hakeza bu ayetin tefsirinde şöyle buyurmuştur: "Ayetteki şirkten maksat, itaat hususundaki şirktir; ibadet hususundaki şirk değildir."
bak. el-Kufr, 3492. Bölüm

1993. Bölüm
Gizli Şirk


9312. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz şirk, karıncanın hareketinden daha gizlidir. Bir şeyi hatırlamak için yüzük veya benzeri bir şeyi hareket ettirmek de gizli şirkten sayılır."

9313. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Özür dilemeyi gerektirecek işten sakın. Zira o işte gizli şirk vardır."
9314. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Şirkten uzak durun. Şüphesiz ki şirk karıncanın hareketinden daha gizlidir." Daha sonra şöyle buyurdu: "Birisi şöyle sormak isteyebilir:

"Ey Allah'ın Resulü! Karıncanın hareketinden gizli olan şirkten nasıl uzak duralım?" Siz şöyle deyin: "Allah'ım! Bilinçli şirkten sana sığınırız. Gizli şirkten de senden mağfiret dileriz."

1994. Bölüm
Gizli Şirk


9315. İmam Sadık (a.s), kendisine, Şirkin karıncanın karanlık bir gecede siyah bir taş üzerinde hareket etmesinden daha gizli olması" cümlesi sorulunca şöyle buyurmuştur: "Kul Allah'tan başkası için namaz kılmadıkça, Allah'tan gayrisi için kurban kesmedikçe ve Allah'tan başkası için davet etmedikçe müşrik olmaz."

9316. İmam Sadık (a.s), kendisine Resulullah'ın (s.a.a), "Şüphesiz ki şirk karanlık bir gecede siyah bir kaya parçası üzerinde hareket eden karıncanın yol yürümesinden daha gizlidir" sözü sorulunca şöyle buyurmuştur: "Müminler müşriklerin ilahlarına kötü sözler söylüyor ve müşrikler de buna karşılık olarak Müslümanların mabuduna sövüyorlardı.

Bu yüzden müşrikler müminlerin mabuduna sövmesin diye Allah onları müşriklerin ilahlarına sövmekten sakındırdı. Dolayısıyla müminler bilmeden Allah'a şirk koşmuşlardı."

9317. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Onların çoğu iman etmezler" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Onlar: "Falan yıldızın bakmasıyla" veya "falan yıldızın doğmasıyla yağmur yağıyor" diyorlar veya "kahinlere müracaat ediyor ve onların sözlerine inanıyorlardı." (Bunların hepsi gizli şirktir.)"

265. Konu

eş-Şirket
Ortaklık-Şirket



Kenz'ul Ummal, 7/30, Kitab'uş Şirket
Vesail'uş Şia, 13/174, Kitab'uş Şirket

1995. Bölüm
Ortaklık


9318. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mülkte ortaklık insanı ıstıraba düşürür. Görüşte ortaklık ise insanı doğruya ulaştırır."

1996. Bölüm
Müslümanların Birbiriyle Ortak Olduğu Hususlar



9319. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Suyun fazlasını otlağı satmak amacıyla satmamak gerekir."
9320. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Başkalarının suyun fazlalığından ve kuyu suyundan istifade etmesine engel olmamak gerekir."
9321. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslümanlar üç şeyde ortaktır: Suda, otlakta ve ateşte (yakıcı maddelerde)"
9322. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Üç şey geneldir: su, otlak ve ateş."

9323. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İki şeyde başkalarının istifadesine engel olmamak gerekir: Su ve ateş."
9324. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim başkalarını suyun fazlalığından veya otlaktan istifade etmesine engel olursa Allah kıyamet günü ondan fazlını ve ihsanını esirger."

9325. İmam Kazım (a.s), vadilerin suyu hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Müslümanlar su, ateş ve otlak hususunda ortaktırlar."
9326. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tuz ve ateşten istifade etmeye engel olmak doğru değildir."

9327. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) nitaf ve erbiadan sakındırmıştır." İmam Sadık (a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur: "Erbia, birinin bir baraj yapıp barajın arkasına toplanan sularla toprağını sulaması ve suyun geriye kalanına ihtiyaç duymamasıdır." İmam daha sona şöyle buyurmuştur: "Suyun fazlasını satma, komşuna ödünç ver.

Nitaf ise insanın ihtiyaç duymadığı bir su deposuna sahip olmasıdır." İmam saha sonra şöyle buyurmuştur: "Onu (suyu) satma kardeşine veya komşuna ödünç ver."
9328. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) hurmalıkların suyu hakkında Medine halkı arasında "suyun fazlasını başkalarından esirgememek gerekir" diye hüküm verdi. Bedeviler arasında ise şöyle hüküm verdi:

"Fazla otlaktan istifade edilmesine engel olmak için fazla sudan istifade etmelerine engel olmamak gerekir." Ve daha sonra Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Birbirine zarar vermek yasaktır."
9329. Masum (a.s) şöyle buyurmuştur: "Peygamber bedeviler hakkında şöyle hüküm vermiştir: Suyun fazlasını birbirlerinden esirgememeli ve fazla otlakları satmamalıdırlar."