Mizan'ul Hikmet 6.Cilt
 



Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mizan'ul Hikmet (hikmetin ölçüsü) benim, Ali de onun dilidir" (İhkak'ul Hak, 6/46)


Mizan'ul Hikmet 6.Cilt


Muhammed Muhammedi REYŞEHRİ

Çeviri Kadri ÇELİK

Tatbik Nuri DÖNMEZ

Sin Harfi Konular


" el-Mesken (Ev-Mesken)
" es Silah (Silah)
" es Sultan (Sultan-Padişah)
" el-İslam (İslam )
" es Selam (Selam)
" et-Teslim (Teslimiyet)
" es-Semt (Metod-Tarz)
" el-İstima' (Dinlemek)
" el-Esma (İsimler)
" Esmaullah (Allah'ın İsimleri)
" es-Sünnet (Sünnet)
" es-Seher (Sabahlamak)
" es-Seyyid (Seyyid)
" es-Siyaset (Siyaset)
" et-Tesvif (Başından Salmak-Ertelemek)
" es-Suk (Pazar)
" es-Sivak (Misvak-Dişlerini Fırçalamak)

238. Konu


el-Mesken Ev-Mesken

Bihar, 76/148, Ebvab'ul Mesakin
Vesail'uş Şia, 3/557, Ebvab-u Ahkam'il Mesakin
Mustedrek'ul Vesail, 3/451, Ahkam'ul Mesakin
Bihar, 74/389, 27. bölüm; Men Eskene Muminen Beyten

1844. Bölüm
Evin Genişliği


Kur'an:
"...Hoşunuza giden evler..."
8694. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Evin geniş olması Müslüman insanın saadetindendir."
8695. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Evin dar oluşu hayatın mutsuzluğundandır."
bak. Vesail'uş Şia, 3/557, 1. Bölüm

1845. Bölüm
İhtiyaçtan Fazla Bina Etmekten Sakındırmak


8696. İmam Hüseyin (a.s), bir ev yapıp kendisini çağıran birinin evine girip eve baktıktan sonra şöyle buyurmuştur: "Evini yıktın ve başkasının evini bayındır kıldın. Yerde olan seni kandırdı, gökte olan ise sana düşman oldu."

8697. Enes şöyle diyor: "Allah Resulü (s.a.a) yüksek kubbeli bir evi görünce sahibini sordu. Kendisine, "Ensar'dan olan falan şahsın evidir" denildi. O şahıs geldi, Peygamber'e selam verdi. Ama Allah Resulü (s.a.a) ona itina göstermedi. O şahıs Peygamber'in ashabına durumu şikayette bulununca şöyle dediler:

"Peygamber senin yüksek kubbeli evini gördü." Ensar'dan olan o şahıs evini yıktı, yerle bir etti. Peygamber (s.a.a) bunu duyunca şöyle buyurdu: "Mecburi olan evler dışında her ev sahibi için vebaldir."

8698. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İhtiyaçtan fazla olan her bina kıyamet günü sahibi için vebaldir."

8699. İmam Ali (a.s) tuğladan yapılmış bir evin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: "Bu ev kimindir?" Kendisine, "Falan aldanmış kimsenindir" denildi. Daha sonra sahibinin tuğladan yaptığı başka birinin evinin yanından geçince şöyle buyurdu: "Bu da başka bir aldanmış kimsedir."

8700. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim sükunet edeceği miktardan fazla bina yaparsa kıyamet günü onu taşımakla mükellef olur."
8701. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Allah'tan sakının. Bir çok arzulayanlar arzusuna ulaşamaz, birçok bina eden binasında oturamaz, birçok toplayan kısa bir süre sonra onu terk eder."

8702. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zahmetlerden biri de kişi yemeyeceği malı yığar, oturmayacağı evleri yapar. Sonra da gider Allah'ın huzuruna çıkar. Ne yanında taşıdığı bir malı vardır, ne de naklettiği bir bina."

8703. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim gösteriş ve şöhret için bir ev yaparsa kıyamet günü onu yedi arz kadar taşır. Sonra ateşten bir çember şeklinde boynuna asılır ve onunla ateşe atılır." Kendisine, "Ey Allah'ın Resulü! İnsan nasıl gösteriş ve şöhret için bir ev yapar?" denildiğinde ise şöyle buyurmuştur: "İhtiyacından fazla veya övünmek için bir ev yapar."
bak. ed-Dunya, 1214-1216. Bölümler

1846. Bölüm
Ev Satışı


8704. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir ev satar ve o parayla benzeri bir ev almazsa malı bereket bulmaz."
8705. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri bir ev veya mülk satarsa bilsin ki benzerinde kullanmadığı taktirde parası berekete layık değildir."

1847. Bölüm
Mümini Yerleştirmekten Sakınmak


8706. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kimin bir evi olur, bir müminin de o eve ihtiyacı bulunduğu halde onu kendisinden esirgerse aziz ve celil olan Allah şöyle buyurur: "Ey meleklerim! Bir kulum bir kulumu dünyaya yerleştirmek hususunda cimrilik etti. İzzetime and olsun ki o asla cennetlerime yerleşmeyecektir."

239. Konu

es-Silah
Silah


Bihar, 103/61, 8. bölüm, Bey'us Silah min Ehl'il Harb

bak.
100. konu, el-Harb; ed-Dua, 1190. bölüm; el-Adavet, 2565. bölüm; el-Ma'ruf (2), 2700. bölüm

1848. Bölüm
Silah ve Savaş Araçları


Kur'an:
"Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış; dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır."

"Ona, (Davud'a) sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik, artık şükreder misiniz?"
"Ey dağlar ve kuşlar! Davud tespih ettikçe siz de onu tekrarlayın" diyerek and olsun ki, ona katımızdan lütufta bulunduk; "Geniş zırhlar yap, dokumasını sağlam tut" diye ona demiri yumuşak kıldık. Salih amel işleyin; doğrusu ben yaptıklarınızı görenim."

"And olsun ki peygamberlerimizi belgelerle gönderdik; insanların doğru hareket etmeleri için peygamberlere kitab ve ölçü indirdik; pek sert olan ve insanlara bir çok faydası bulunan demiri var ettik. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeksizin yardım edenleri meydana çıkarması içindir. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür."
bak. el-Bihar, 100/43, 4. Bölüm

1849. Bölüm
Silah Yapımının Sevabı


8707. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah bir ok vesilesiyle üç kişiyi cennete götürür: Hayır niyeti üzere yapan yapıcısını, atıcısını ve oku kendisine veren kimseyi"
bak. 195. Konu (er-Rimaye)


1850. Bölüm
Silah ve Hayır


Kur'an:
"Kâfirler, (size ansızın saldırmak için), silah ve eşyanızdan ayrılmış bulunmanızı dilerler."
8708. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kılıç yarıcı ve din ise bir araya getiricidir. Din iyiliği emreder, kılıç ise kötülükten alıkoyar. Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: "Sizler için kısasta hayat vardır."

8709. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kılıçlar mücahitlerin elbiseleridir."
8710. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah Peygamberini (s.a.a) on yıl boyunca İslami tebliğ için insanlara gönderdi. Onlar bunu kabul etmeyince kendileriyle savaşmasını emretti. O halde hayır kılıçta ve kılıcın altındadır. Başlangıçta böyle olduğu gibi yeniden böyle olacaktır."

8711. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hayır kılıçtadır, hayır kılıç iledir ve hayır kılıç sebebiyledir."
8712. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hayır tümüyle kılıçta ve kılıcın gölgesindedir. İnsanlar sadece kılıçla doğrulur. Kılıçlar cennet ve cehennemin kilitleridir."

8713. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Cennet kılıçların gölgesi altındadır."
8714. İmam Ali (a.s) hilafetindeki ilk hutbesinde şöyle buyurmuştur: "Allah bu ümmeti iki ilaçla tedavi etmiştir. Kırbaç ve kılıç. İmam bu ikisi hususunda göz yummaz."

8715. İmam Ali (a.s) Muhammed b. Ebi Bekir öldürülünce şöyle buyurmuştur: "Allah Muhammed'e rahmet etsin, çok genç biriydi. Ben Mirkal Haşim b. Utbe'yi Mısır'a vali tayin etmek istiyordum. Allah'a yemin olsun ki eğer o Mısır valisi olsaydı Amr İbn-i As ve yardımcılarına meydanı boş bırakmaz ve elinde kılıç olan kimse dışında hiç kimse öldürülmezdi."

8716. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer İslam'dan başka bir dine sığınırsanız kafirler sizinle savaşırlar. O zaman artık Allah aranızda hükmedinceye kadar kılıçla vuruşmak dışında ne Cebrail, ne Mikail, ne Muhacirler ve ne de Ensar size yardım eder."

8717. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kılıçtan artakalanlar sayı açısından daha artıcı ve çocuk açısından daha çoktur (haksız öldürülenlerin soyu artar, çoğalır. )"
8718. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kılıç, şahit olarak yeter."

8719. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim kılıcını Allah yolunda çekerse şüphesiz Allah'a biat etmiştir."


1851.Bölüm Beş Kılıç


8720. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Muhammedi (s.a.a) beş kılıçla gönderdi. Bu kılıçlardan üçü çekilmiş ve savaş, aletlerini bırakıncaya (bırakıncaya) dek kılıfa girmezler... Bir kılıç ise korunmuştur. Kılıfında olan diğer bir kılıcı çekmek ise bizden başkasının görevidir, ama hükmü bize aittir.

O çekilmiş üç kılıç şunlardır: Arap müşriklerine çekilmiş kılıç...Zimmilere çekilmiş kılıç ve Acem olan müşriklere çekilen kılıçtır. Korunmuş kılıç isyancılara ve te'vil ehline karşı çekilen kılıçtır. Kılıfında olan kılıç ise kendisiyle kısas uygulanan kılıçtır. Bu kılıcı çekmek öldürülenin velilerinin elindedir, hükmü ise bize aittir."
bak. el-Bihar, 19/181/30, el-Kafi, 5/10/2

1852. Bölüm
Resulullah'ın (s.a.a) Kılıcının Kabzasına Yazılan Şey


8721. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Resulü'nün (s.a.a) kılıcını aldım ve kabzasına şu üç cümlenin yazılı olduğunu gördüm: Senden kopana sen bağlan, sana kötülük edene sen iyilik et ve zararına da olsa hakkı söyle."
8722. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Allah Resulü'nün (s.a.a) kılıcının kınının ucunda şu cümleler görülmüştür: Allah'a insanlardan en çok isyan eden üç kimsedir: Katili olmayanı öldüren, kendisini dövmeyeni döven veya bir olay yaratana (katile) sığınak veren Allah böyle bir kimseden ne bir farz ne de bir müstahap amel kabul eder. Her kim kendisini bağlı olmadığı birine isnad ederse, Allah'ın Resulüne (s.a.a) indirdiği şeye (vahye) kafir olmuştur."

8723. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Resulü'nün (s.a.a) kılıcının kınında ağzı mühürlü yazılı bir sayfa görüldü. Onu açtıklarında şunların yazılı olduğunu gördüler: Katili olmayanı öldüren, kendisini dövmeyeni döven, bir olay yaratan (cinayet işleyen), bir olay yaratana (cinayet işleyene) sığınak veren kimse,

Allah'a en çok isyan edenlerdendir. Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti böyle bir kimsenin üzerine olsun. Allah onun hiçbir farz ve müstahap amelini kabul etmez."

8724. "Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib'in (a.s) kılıcının kabzasında bir yazı bulundu. Bu yazı Allah Resulü'nün (s.a.a) kılıcının kabzasında da vardı ve o yazı şuydu: Rahman ve Rahim olan Allah'ın Adıyla! Allah'ın yardımıyla, Allah'ın yardımıyla ve Allah'ın yardımıyla! Ey hükümdarların hükümdarı, ilk, ezeli ve ebedi olan Allah! Senden beni, bana zarar vermek isteyen herkesin zararından korumanı dilerim."

1853. Bölüm
Din Düşmanlarına Silah Satmaktan Sakınmak


8725. Resulullah (s.a.a), Ali'ye (a.s) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Bu ümmetten on kişi Allah'a kafir olur...ve savaş ehline (düşmanlara) silah satan kimse."
8726. İmam Sadık (a.s), birbiriyle savaşan iki batıl gruba silah satmanın hükmü sorulunca şöyle buyurmuştur: "Onlara, kendilerini koruyan zırh, ayakkabı ve benzeri şeyler sat."

8727. İmam Bakır (a.s), Şamlılara (Muaviye'ye ve ashabına) silah satmayı soran Hint Serrac'a şöyle buyurmuştur: "Onlara doğru silah taşı ve onlara sat. Zira Allah onlar vesilesiyle bizim ve sizin düşmanlarınızı (yani Rumları) defetmektedir. Ama eğer aramızda savaş olursa onlara doğru silah taşıma. Zira her kim düşmanımıza aleyhimize kullanacağı bir silah taşırsa müşriktir."
8728. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Silahını facir/kötü insana verme. Aksi takdirde seni sapıklığa düşürür."
bak. Vesail'uş Şia, 12/69, 8. Bölüm; el-Bihar, 103/61, 8. Bölüm

240. Konu

es-Sultan
Sultan-Padişah



Bihar, 75/335, 81. bölüm; Ehval'ul Muluk ve'l Umera
Kenz'ul Ummal, 6/5, kitab'ul Emare

bak.
19. konu, el-İmare; 22. konu, el-İmamet; 172. konu, er-Riyaset; 494. konu, el-Mülk; 560. konu, el-Velayet (1)
Rıza (2) 1526. bölüm; ez-Zulüm, 2465, 2467. bölümler; el-Akl, 2812. bölüm; el-İlm, 2905. bölüm

1864. Bölüm
Zalim Sultana Gidip Gelmek


Kur'an:
"Saltanatım da benden yok olup gitti."
8729. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sultana gidip gelmekten sakının. Şüphesiz bu dini yok eder. Sultana yardım etmekten sakının. Şüphesiz siz onun işini övmezsiniz."

8730. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sultana bağlanan kimse fitneye düşer. Sultana yakınlığı artanın, Allah'a uzaklığı artar."
8731. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sultanın kapılarından ve etrafından geçmekten sakının. Sultanın kapısına ve etrafına en yakın olanınız, aziz ve celil olan Allah'a en uzak olanınızdır. Sultanı aziz ve celil olan Allah'a tercih eden kimseden Allah, günahlardan sakınmayı giderir ve onu şaşkınlık içinde bırakır."

8732. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sultanın arkadaşı aslana binen kimse gibidir; başkaları ona gıpta ederken, o ne kadar tehlikeli yerde olduğunu bilir."
8733. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sultandan uzaklaş ki şeytanın hilelerinden güvende olasın."
bak. el-Mulk, 3702. Bölüm

1855. Bölüm
Zalim Sultana Boyun Bükmek


8734. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim zalim sultanın karşısında bir ihtiyacı sebebiyle küçülürse ateşte onunla birlikte olur."
8735. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim zalim sultanı över, kendisini küçültür ve bir ihtiras sebebiyle ona boyun bükerse ateşte onunla birlikte olur."

8736. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin kul bir güç sahibine veya din düşmanına karşı, elindeki dünyalıktan bir şeyi elde etmek için boyun bükerse Allah onu adsız, şansız kılar. Bu iş sebebiyle ona gazab eder ve onu kendi haline terk eder. Dünyalığından bir şeye erişir ve elindeki bir şeye erişirse Allah ondan bereketi giderir."
bak. et-Ta'zim, 2753. Bölüm; ed-Dunya, 1248. Bölüm

1856. Bölüm
Adil Sultanın Fazileti


8737. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mütevazi ve adil sultan Allah'ın yeryüzündeki gölgesi ve mızrağıdır."
8738. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "(Adil) Sultan Allah'ın yeryüzündeki gölgesidir. Zayıf insan ona sığınır ve mazlum onun vesilesiyle yardım görür."

8739. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "(Adil) Sultan Allah'ın yeryüzündeki gölgesidir. Her kim ona hile yaparsa sapıklığa düşer ve her kim de hayrını dilerse hidayet bulur."

8740. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Adil yönetici Allah'ın yeryüzündeki gölgesi ve mızrağıdır. O halde her kim kendisi ve Allah'ın kulları hususunda onun hayrını dilerse Allah onu kendi gölgesinde gölgelendirir. Her kim de kendisi ve Allah'ın kulları hususunda ona hıyanet ederse Allah kıyamet günü onu yardımsız bırakır."
8741. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sultanlar yeryüzünde Allah'ın hükümlerinin bekçileridir."

1857. Bölüm
Sultana İtaatin Farz Oluşu Hakkındaki Uydurma Hadisler


8742. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sultana itaat farzdır. Her kim sultana itaati terk ederse şüphesiz aziz ve celil olan Allah'a itaati terk etmiş ve yasaklarına düşmüş olur. Şüphesiz aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Kendinizi ellerinizle tehlikeye atmayın."

8743. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Şialarım! Sultanınıza itaati terk ederek kendinizi zillete atmayın. Şüphesiz sultan adil olursa Allah'tan onun bekasını dileyin. Sultan zalim olursa Allah'tan onun ıslah olmasını isteyin."
8744. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Azameti yüce olan Allah şöyle buyurmuştur: Kendinizi sultanlara sövmekle meşgul etmeyin. Bana tövbe edin ki kalplerini sizlere karşı merhametli kılayım."

8745. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim zalim sultana ilişir ve bu sebeple bir belaya uğrarsa bundan dolayı sevap görmez ve bu belaya sabrettiği için rızıklanmaz."
8746. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sultana kötü laf etmeyin. Şüphesiz sultan Allah'ın yeryüzündeki gölgesidir."
bak. el-İmamet (1), 155. Bölüm

1858. Bölüm
Zalim Sultana Takvalı Olmasını Emreden Kimsenin Sevabı


8747. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim zalim sultana gider, ona Allah'tan sakınmasını emreder, onu (Allah'ın azabından) korkutur ve ona öğüt verirse sevabı insan ve cinlerin sevabı ve ameli onların ameli gibi olur."
bak. el-Ma'ruf (2), 269. Bölüm; el-Hakk, 892. Bölüm


1859.Bölüm Allah'ın Sultanını Yüce Tutmaya Teşvik


Kur'an:
"Allah: "Seni kardeşinle destekleyeceğiz; ikinize bir kudret vereceğiz ki, onlar size el uzatamayacaklardır. Ayetlerimizle ikiniz ve ikinize uyanlar üstün geleceklerdir" dedi."
8748. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim dünyada Allah'ın sultanını yüce tutarsa Allah da kıyamet günü onu yüce tutar. Her kim dünyada Allah'ın sultanını küçümserse Allah da kıyamet günü onu küçümser."

8749. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim zelil kılmak için Allah'ın sultanının yanına giderse Allah da kıyamet günü kendisine biriktirdiği azapla birlikte onu zelil kılar."

8750. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın sultanına sığınmak işlerinizi korur. Bıkıp usanmadan, isteyerek ve arzuyla ona itaat edin Vallahi ya böyle yaparsınız, ya da Allah sizden İslam kuvvetini alır da ebediyen onu size geri döndürmez ve böylece hüküm başkalarının eline geçer."
bak. Kenz'ul Ummal, 14587, 14589, 14598

1860. Bölüm
Sultan (Çeşitli)


8751. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sultan değişince zaman da değişir."
8752. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah Peygamberlerinden birine şöyle buyurmuştur: "...Bu zorbanın yanına git ve ona şöyle de: "Şüphesiz ben seni kan dökmek ve malları yağmalamak için iş başına geçirmedim.

Seni mazlumların sesini benden alı koyman (yükseltmemen) için iş başına geçirdim. Zira her ne kadar kafir de olsa onlara yapılan zulmü bağışlamam."
8753. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şu üç şey bel kıran belaların anası (esası) sayılır: Kendisine iyilik edilince teşekkür etmeyen ve kötülük edilince bağışlamayan sultan…"

241. Konu

el-İslam
İslam


Bihar, 68/309, 25. bölüm; Nisbet'ul İslam
Kenz'ul Ummal, 1/23, el-İslam ve'l İman
Kenz'ul Ummal, 1/276, fi Hakiket'ul İslam

bak.
23. konu, el-İman; 167. konu, ed-Din; 440. konu, el-İktisad; er-Ruhbaniyet, 1552. bölüm; el-İlm, 2823. bölüm
1861. Bölüm
İslam
Kur'an:
"Allah katında din, şüphesiz İslam'dır. Ancak, Kitab verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür."

"Kim İslam'dan başka bir dine yönelirse, ondan kabul edilmeyecektir. O ahirette de kaybedenlerdendir."
8754. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bu İslam, Allah'ın kendisi için seçtiği, inayetiyle bakıp büyüttüğü bir dindir."

8755. İmam Ali (a.s), Resulullah'ın (s.a.a) sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah onu yeterli delille, şifa veren öğütle, halkı düzene sokacak bir davetle gönderdi. Cahil oldukları ilahi hükümleri onunla bildirdi,

(dine) girmiş bidatları onunla söküp attı, uyulması gereken hükümleri onunla açıkladı. Kim İslam'dan başka din ararsa zararı kesinleşir; kurtuluş bağları kopar, baş aşağı düşmesi şiddetli olur. Dönüş yeri upuzun bir hüzün ve şiddetli bir azap olur."

8756. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'dan daha yüce bir şerafet yoktur."
8757. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın zahiri nurlu ve batını ilginçtir."
bak. ed-Din, 1316. Bölüm; el-Hulk, 1102. Bölüm

1862. Bölüm
İslam Allah'ın Boyasıdır.


Kur'an:
"Allah'ın rengi (ile renklenin); rengi Allah'ınkinden daha güzel olan kim vardır? Biz O'na ibadet edenleriz."
"Hakka yönelerek kendini Allah'ın insanlara yaratılışta verdiği dine ver. Zira Allah'ın yaratışında değişme yoktur; işte dosdoğru din budur, fakat insanların çoğu bilmezler."

8758. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Allah'ın boyası" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Bu İslam'dır."
8759. İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Allah'ın boyası İslam'dır"
8760. İmam Sadık (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Allah müminlerden söz alınca onları velayet boyasıyla boyamıştır."
bak. el-Halik, 1070. Bölüm; el-Cebr, 480. Bölüm

1863. Bölüm
İslam Yücelir ve İslam'dan Yüce Din Yoktur


Kur'an:
"Müşrikler hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere, peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah'tır."
8761. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam yücelir ve İslam'dan yüce din yoktur."
8762. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam yücedir ve ondan daha yüce olacak bir din yoktur."
8763. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam artar, eksilmez."

8764. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bu İslam, Allah'ın kendisi için seçtiği, inayetiyle bakıp büyüttüğü, tebliği için yarattıklarının en hayırlılarını seçtiği, direklerini sevgiyle ayakta tutup yücelttiği bir dindir. Dinleri onun üstünlüğü ile alçaltmış, onu yükselterek diğer şeriatleri indirmiştir."

8765. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah azize izzet ve zelile zillet vererek yeryüzünde İslam kelimesinin girmediği bir tek ev ve çadır bırakmaz. Ya Allah o ev ve çadırların sahiplerine izzet vererek onları İslam kelimesinin ehlinden kılar, ya da onları zillete düşürür de böylece İslam kelimesi karşısında boyun bükerler."

1864. Bölüm
İslam Müslümanlar için Barış Sebebidir


8766. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hamd, İslam'ı şeriat kılan, uyanlara dinini kolaylaştıran, karşı duranlara erkanını üstün ve güçlü kılan Allah'a mahsustur. Onu sarılanlara emniyet, girenlere selamet, anlatana delil kıldı."

8767. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah size İslam'ı seçti ve onunla sizi halis kılmak istedi. Çünkü İslam, bütün yücelikleri toplayan, esenlik bildiren bir addır. Allah İslam yolunu seçti, delillerini açıkladı…Hayırlar ancak onun anahtarlarıyla açılır. Karanlıklar ancak onun meşalesiyle aydınlanır."

1865. Bölüm
İslam En Aydın Yoldur


8768. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam en aydın yoldur."
8769. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz aziz ve celil olan Allah İslam'ı nişaneleri nurlu ve meşalesi aydınlık olan bir yol kılmıştır. Kalpler İslam'da birbirine ısınır ve kardeşler İslam üzere birbiriyle kardeşlik bağını kurarlar."

8770. İmam Ali (a.s) İslam'ın niteliği hakkında şöyle buyurmuştur: "Yolu en aydın yol, geçitleri en açık geçit, yolunun nişaneleri yüksek ve yüce, meşaleleri de aydınlatıcıdır."

1866. Bölüm
İslam En Sağlam Kaledir


8771. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah işlere başladı ve kendisi için istediğini seçti. Sevdiği şeyi kendine halis kıldı. Sevdiği şeylerden biri de İslam'dan hoşnut olması, onu kendi adından türetmesi ve onu sevdiği kimselere hediye etmesidir.

Allah daha sonra İslam'ı yardı kaynaklarına giriş yollarını oraya girmek isteyenler için kolay kıldı ve kendisiyle savaşan kimselere karşı temellerini güçlü kıldı. Hiç kimse onu kökünden söküp atamaz."
8772. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'dan daha sağlam bir kale yoktur."

8773. İmam Ali (a.s) Kur'an'ın niteliği hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah, Kur'an'ı alimlerin susuzluğunu giderici ve anlayış, kavrayış sahibi kalplere bahar kıldı...Düğümü sağlam bir ip, sağlam ve yüce bir sığınaktır"
bak. et-Takva, 4160. Bölüm

1867. Bölüm
İslam Kendinden Önceki Şeyleri Yok Eder


Kur'an:
"Küfredenlere, eğer savaştan vazgeçerlerse, geçmişlerinin bağışlanacağını ve tekrar başlarlarsa evvelkilerin hükmünün uygulanacağını söyle."
8774. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam kendinden önceki şeyleri yok eder."
8775. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kul Müslüman olup İslam'ını güzelleştirince Allah önceden yaptığı bütün günahlarını ona bağışlar ve kısas ondan sonra vardır."

8776. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın kendinden önceki her şeyi yok ettiğini ve hicretin kendinden önceki her şeyi sildiğini ve haccın kendinden önceki her şeyi yıktığını bilmiyor musun?"

8777. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim İslam'ını güzelleştirirse cahiliye döneminde yaptığı şeylerden sorguya çekilmez. Her kim de İslam'ını kötüleştirirse yaptığı ve yapacağı her işten dolayı sorguya çekilir."
bak. Vesail'uş Şia, 1/97, 31. Bölüm


1868.Bölüm Müslüman Kimdir?


8778. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslüman Müslümanların kendi elinden ve dilinden güvende oldukları kimsedir."
8779. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslüman müslümanın kardeşidir ona zulmetmez ve ona kötü söz söylemez."
8780. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslüman Müslümanın kardeşidir ona hıyanet etmez, ona yalan söylemez ve onu yardımsız bırakmaz."

8781. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslüman müslümanın aynasıdır."
8782. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslüman müslümanın kardeşidir. Birlikte su ve ağaçtan istifade eder ve fitneler karşısında birbirine yardımcı olurlar."

8783. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müslüman insanların elinden ve dilinden emniyette olduğu kimsedir. Mümin ise insanların kendisine mal ve canları hakkında güvendiği kimsedir."
bak. el-İman, 291, 292. Bölüm

1869. Bölüm
Müslümanlar Kimlerdir?


8784. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslümanlar başkalarının karşısında tek bir eldirler. Kanları birdir, onlardan en küçüğü bile düşmana eman verecek olursa diğerleri ona riayet ederler."
8785. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslümanlar kendileri dışındakilere karşı tek eldirler. Onların en yakını en uzaktakilere savaşa gideni savaşa gitmeyene ve güçlü olanı zayıf olana fayda verir."

8786. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslümanların kanları eşittir. Yabancılar karşısında tek eldirler. Hepsi en düşük fertlerinin verdiği emana bağlıdır ve en uzaktakileri kendilerine fayda verir."
8787. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslümanlar birbirinin kardeşidir. Takva dışında hiçbirisi diğerinden üstün değildir."
8788. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslümanlar tek bir fert gibidir. Bedeninin organlarından biri acırsa diğer organları da onunla aynı acıyı paylaşır."
bak. el-İman, 297. Bölüm

1870. Bölüm
İslam Açısından En Güzel Müslüman


8789. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam açısından Müslümanların en üstünü tek derdi ahireti olan, korku ve ümidi mutedil/eşit olandır"
8790. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam üç evdir, evin altı, üstü ve en üstü. Evin altı: bütün Müslümanların girdiği İslam'dır. Öyle ki onlardan birine soracak olursan, "Ben Müslümanım" der.

Evin üstü amellerinin birbirinden üstün oluşudur. Evin en üstü ise Allah yolunda yapılan cihaddır. En iyi Müslümanlardan başkası bu makama erişemez."
8791. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hak ve hürmet açısından insanların en güzeli İslam'ı en güzel olandır."
bak. el-İman, 274, 298. Bölümler

1871. Bölüm
İslam'ın Sütunları


8792. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın sütunları yedi tanedir. Onların ilki akıldır. Onun üzerine sabır bina edilmiştir. İkinci sütun ise yüzsuyunu korumak ve doğru konuşmaktır. Üçüncü sütun ise Kuranı olduğu gibi tilavet etmektir. Dördüncü sütun ise Allah için dost ve düşman olmaktır.

Beşinci sütun ise al-i Muhammed'in (s.a.a) hakkı ve velayetlerini tanımaktır, altıncı sütun kardeşlerin hakkı ve onları savunmaktır. Yedinci sütun ise insanlarla iyi komşulukta bulunmaktır."
bak. el-İman, 276. Bölüm

1872. Bölüm
İslam'ın Özeti


8793. İmam Ali (a.s) Muhammed b. Ebi Bekir'e yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Sana İslam'ın özeti olan yedi şeyi tavsiye ediyorum: Allah'tan kork ve Allah yolunda insanlardan korkma. En güzel söz amelinin tastik ettiği sözdür. Bir konuda iki farklı hüküm verme. Aksi taktirde bu işini çelişkiye sürükler ve haktan sapmış olursun.

Kendin için beğendiğin şeyi yönettiğin insanlar için de beğen kendin için beğenmediğin bir şeyi onlar için de beğenme. Yönettiğin halkın işlerini ve durumunu düzelt,

hakka ulaşmak için kendini zorluklara ve müşkülatlara düşür. Hiç bir kınayıcının kınamasından korkma. Seninle meşveret edene doğru bir şekilde kılavuzluk et. Kendini uzak ve yakın Müslümanlar için örnek kıl."
8794. Resulullah (s.a.a) kendisine, İslam hakkında kesin bir söz sorulunca şöyle buyurmuştur: "Allah'a iman ettim" de ve bu yolda dosdoğru ol."

1873. Bölüm
İslam'ın Temelleri


8795. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam beş temel üzere kurulmuştur: Namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan ayı orucunu tutmak, Beytullah'il Haram'ı haccetmek ve biz Ehl-i Beyt'in velayeti."
8796. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın temelleri üç tanedir. Namaz zekat ve velayet. Bu üçünden hiç birisi o ikisi olmaksızın düzelmez."

8797. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Daha sonra, ona ışığı sönmeyen bir nur, parıltısı tükenmez bir ışık olan Kitab'ı indirdi...O imanın madeni ve orta yolu, ilmin pınarları ve deryalarıdır. Adaletin bahçeleri ve havuzları, İslam'ın temel taşı ve esasıdır."

8798. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bu İslam Allah'ın dinidir. Allah onu kendine seçmiş, kendi gözetimi altında terbiye etmiş, onun için yaratıklarının en hayırlısını seçmiş ve onun sütunlarını muhabbet üzere yükseltmiştir."
8799. İmam Ali (a.s) Al-i Muhammed'in (s.a.a) niteliği hakkında şöyle buyurmuştur: "Onlar İslam'ın dayanakları ve sığınaklarıdır."

8800. İmam Sadık (a.s) kendisine "İslam'ın dayanakları nedir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Evet, İslam'ın dayanakları Allah'ın birliğine tanıklık etmek, Resulüne (s.a.a) iman etmek, Allah nezdinden getirdiği her şeyi ikrar etmek, mallarının zekatını vermek, Allah'ın emrettiği Al-i Muhammed'in velayetine bağlı olmaktır."

8801. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bu ümmetten hiç kimse Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'iyle mukayese edilemez...Onlar dinin esası, yakinin direğidir"

8802. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam beş temel üzere kuruludur: Allah'ın birliği, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucu tutmak ve haccetmek."
bak. Sahih-i Müslim, 1/45; el-İman, 276. Bölüm

1874. Bölüm
İslam'ın Esası


8803. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam çıplaktır. O halde örtüsü haya, süsü vefa, mürüvveti salih amel ve sütunu günahlardan sakınmaktır. Her şeyin bir esası vardır. İslam'ın esası ise biz Ehli Beyt'i sevmektir."

8804. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam çıplaktır elbisesi ise takvadır. İç elbisesi hidayet dış elbisesi haya, esası günahlardan sakınmak, kemali dindarlık ve meyvesi salih ameldir. Her şeyin bir esası vardır. İslam'ın esası ise biz Ehl-i Beyt'i sevmektir."
8805. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın esası beni ve Ehl-i Beytimi sevmektir."
8806. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "İmamet İslam'ın büyüyen kökü ve uzun dalıdır."

1875. Bölüm
İslam'ın Manası


8807. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam sıfatının anlamı tüm ilahi hüküm ve itaatleri zahiri (dil ile) ikrar etmek anlamındadır. O hale her kim zahirde bütün itaatleri ikrar ederse her ne kadar kalben inanmazsa bile İslam adına layıktır ve bu adı taşır. Zahiri dostluğa hak kazanır, şahadeti caizdir ve miras alır. Müslümanların lehine veya aleyhine olan şey onun da lehine ve aleyhinedir."

8808. İmam Sadık (a.s) kendisine bir takım sorular soran ve cevabını aldığında ise, "Şimdi Allah'a teslim ve Müslüman oldum" diyen birisine şöyle buyurmuştur: "Hayır sen şu anda Allah'a iman ettin. İslam imandan öncedir. İslam vesilesiyle birbirinden miras alır ve birbiriyle evlenirler ama iman vesilesiyle sevap elde ederler."

8809. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam vesilesiyle insanların kanı korunur, emaneti eda edilir ve evlilik helal olur ama sevap iman karşısında verilir."
bak. el-İman, 255. Bölüm


1876.Bölüm İslam'ın Manası


8810. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'ı öyle bir anlatayım ki benden önce hiç kimse anlatmamış ve benden sonra da hiç kimse anlatmayacaktır: İslam teslimden ibarettir teslim ise tasdiktir. Tasdik ise yakin ve yakin ise görevini yapmak ve görevini yapmak ise ameldir."

8811. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam, (Allah karşısında) teslimiyettir; teslimiyet yakîndir; yakîn tasdik etmektir; tasdik ikrar etmektir; ikrar eda etmektir; eda etmek ise ameldir."

8812. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın nihayeti teslimdir. Teslimin nihayeti ise nimet yurduna nail olmaktır"
8813. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam yüzünü aziz ve celil olan Allah'a teslim etmen ve Allah'tan başka bir ilah olmadığına tanıklık etmendir."

8814. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam kalbini teslim etmendir. Müslümanların senin elinden ve dilinden güvende olmasıdır."
8815. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam güzel ahlaktır."
bak. el-Bihar, 68/309, 25. Bölüm; et-Teslim, 1894. Bölüm

1877. Bölüm
İslam ve Teslim


Kur'an:
"Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır."

8816. İmam Ali (a.s) Muaviye'nin ve Şam ordusunun bayraklarını görünce şöyle buyurmuştur: "Taneyi yaran ve insanı yaratan Allah'a yemin olsun ki onlar Müslüman olmadılar onlar sadece teslim oldular ve kalplerinde kötülük gizlediler ve kalplerine gizledikleri şeye taraftar bulunca da bize olan düşmanlıklarını baştan aldılar ve sadece namazı terk etmediler."

8817. İmam Ali (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Tohumu yarana, insanı yaratana and olsun ki onlar (Muaviye ve taraftarları), Müslüman olmadılar, belki zahiren teslim oldular. Küfürlerini gizlediler, kendilerine yardımcılar bulunca da açığa vurdular."

8818. İmam Ali (a.s) Muaviye'ye yazdığı mektupta şöyle buyurmuştur: "Müslüman olanların istemeden teslim oldular."

1878. Bölüm
İslam'a Muhalif Olan Şey


8819. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hıyanetten sakının. Şüphesiz hıyanet İslam'dan uzaktır."
8820. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir müslümanın aleyhine yardım ederse, şüphesiz İslam'dan beri olmuştur."
bak. el-İman, 286. Bölüm

1879. Bölüm
İslam'ın Gurbeti


8821. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam garip başladı ve çok geçmeden başladığı gibi garip olacaktır. O halde ne mutlu gariplere."

8822. İmam Sadık'tan (a.s) Ali'nin (a.s) "İslam garip başladı ve çok yakında eskiden olduğu gibi garip olacaktır" sözü sorulunca şöyle buyurmuştur: "Davetçimiz, Resulullah'ın (s.a.a) yeni bir davete başladığı gibi yeni bir davete başlayacaktır."

8823. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam garip başladı çok yakında yine garip olacaktır. O halde ne mutlu gariplere!" Kendisine, "Ey Allah'ın Resulü! Garipler kimlerdir?" diye sorulunca şöyle buyurdu: "İnsanların bozuk olduğu zaman salih olanlardır."
bak. Kenz'ul Ummal, 1/238

1880. Bölüm
İslam'ın Tahrifi


8824. İmam Ali (a.s) gelecekte olan fitne fesat ve kan dökücülüğe işaret ettiği bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: "İşte o zaman batıl yerine yerleşir… Bu zamanın halkı kurt, sultanları yırtıcı, orta hallileri yiyici,

fakirleri ise ölülerdir. Doğruluk batıp gider, yalan çoğalıp yayılır, dilleriyle sever, kalpleriyle düşmanlık ederler. Fısk, bir asalet; iffetli ve namuslu olmak ise acayip işlerden sayılır ve İslam, ters giyilen bir elbise gibi giyilir."

1881. Bölüm
Müslüman Olmayan Kimse


8825. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabahlar da Müslümanların işlerine önem vermezse Müslüman değildir."
8826. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim Müslümanların işini önemsemeden sabahlarsa Müslümanlardan değildir. Her kim bir müslümanın, "Ey Müslümanlar!" diyen feryadını duyar da ona icabet etmezse Müslüman değildir."
bak. Vesail'uş Şia, 11/559, 18. Bölüm; el- Emanet, 302. Bölüm

1882. Bölüm
İslam (Çeşitli)


8827. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam ramdır ve ram olandan başkasını bindirmez."
8828. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İslam insanları ateşin demir, altın ve gümüşün pisliklerini temizlediği gibi insanları temizleyip ayrıştırır."
8829. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphe yok, sizin için yola işaretler konulmuştur; onlarla hidayete erin. İslam için bir nihai hedef vardır; ona yürüyün."

8830. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın başı emanete riayet ve nifakın başı ise hıyanettir."
8831. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın ölçüsü doğru sözlü olmaktır."
8832. Resulullah'a (s.a.a), "İslam'ın en üstün şeyi nedir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Müslümanların elinden ve dilinden güvende oldukları kimsedir."

8833. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz İslam'ın kulpları tek tek açılacaktır. Bir kulpu açılınca insanlar başka bir kulpuna sarılacaktır. İlk açılan kulp adil hakemliği ayaklar altına almaktır. Son çözülecek kulp ise namazdır."

242. Konu

es-Selam
Selam


Bihar, 76/1, 97. bölüm, İfşa'us Selam
Kenz'ul Ummal, 9/113-128, 214-220
Vesail'uş Şia, 8/437, 32-36, 38-50, 52-55. bölümler
Kenz'ul Ummal, 9/28, Mehzurat'us Selam
Bihar, 76/13, 98. bölüm, Selam'ul İzn

1883. Bölüm
Selam Vermek


Kur'an:
"İman eden ve iyi işler yapanlar, içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Orada karşılaştıklarında söyledikleri: "Selam!"dır."
"Oradaki duaları: "Münezzehsin ey Allah'ım", dirlik temennileri: "Selam size" ve dualarının sonu da: "Âlemlerin Rabbi Allah'a hamt olsun"dur."

Bak. Nisa, 86, Hud, 69, Hicr, 52, Nahl, 32, Meryem, 47, 62, Nur, 61, Furkan, 63, 75, Ahzab, 44, Zariyat, 25, Vakıa, 26
8834. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Selam dinimizin ve eman ise ahdimizin göstergesidir."
8835. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Birbirinizle karşılaşınca selam vererek ve tokalaşarak görüşün. Ayrılınca da birbiriniz için mağfiret dileyerek ayrılın."

8836. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mağfiretin sebeplerinden biri de şüphesiz selam vermek ve güzel söz söylemektir."
8837. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz insanların en cimrisi selam vermek hususunda cimrilik edendir."
8838. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cimri kimse selam vermekte cimrilik edendir."

1884. Bölüm
Konuşmadan Önce Selam Vermek


8839. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Önce selam verip sonra konuşmaya başlayın."
8840. İmam Sadık (a.s), babalarından (a.s) naklen şöyle buyurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim selam vermeden konuşmaya başlarsa ona cevap vermeyin." İmam Sadık (a.s) daha sonra şöyle buyurdu: "Selam vermedikçe hiç kimseyi yemeğe davet etmeyin."

8841. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Selam vermedikçe hiç kimseye (eve) giriş izni vermeyin."
bak. Kenz'ul Ummal, 9/122

1885. Bölüm
Selamı Yaymak


8842. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah insanlara yedirmeyi ve selamı yaymayı sever."
8843. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Selamı yay ki evinin hayır ve bereketi çoğalsın."

8844. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizlere dünya ve ahiret ehlinin en güzel ahlakını haber vermeyeyim mi?" Ashap, "Evet ey Allah'ın Resulü!" deyince şöyle buyurdu: "Dünyada selamı yaymaktır."
8845. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Selam Allah-u Teala'nın isimlerinden biridir. O halde selamı kendi aranızda yayınız."
bak. el-Bihar, 76/1, 97. Bölüm

1886. Bölüm
İlk Önce Selam Vermek


8846. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanlardan Allah'a ve Resulü'ne en yakın olan kimse ilk önce selam veren kimsedir."
8847. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'a en çok itaat edeniniz, selam vermek hususunda dostundan önce davranandır."

8848. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İlk önce selam veren tekebbürden uzaktır."
8849. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Selamın yetmiş sevabı vardır ki altmış dokuz tanesi ilk önce selam verene, bir tanesi ise selamı alanadır."
8850. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her içeri giren insan bir şaşkınlık içindedir. O halde (söze) selam ile başlayın."