Mizan'ul Hikmet 5.Cilt
 


1747.Bölüm Secde İzi


Kur'an:
"...Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar..."
8287. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ben, insanın alnının dümdüz olmasını ve üzerinde secde izinin görülmemesini hoş görmem."

8288. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Babamın secde ye-rinde nasır izleri vardı. Yılda iki defa ve her defasında beş nasırı kesiyordu. Bu yüzden o "Za's Sefinat" (nasırlar sahibi) olarak adlandırılmıştır."

1748. Bölüm
Secde Gösterişinde Bulunmayı Kınamak


8289. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) alnı yaralanmış birini gördü ve şöyle buyurdu: "Her kim Allah-u Teala'ya üstün gelmeye çalışırsa, Allah ona üstün gelir. Her kim Allah'a düzen kurmaya çalışırsa, Allah da ona düzen kurar. Ne-den alnını yerden kaldırmıyor ve yaratılışını (yüzünü) çirkinleştiri-yorsun?"
bak. er-Riya, 1411. Bölüm

1749. Bölüm
Yerden Başkasına Secdenin Caiz Olmadığı-nın Delili


8290. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Nelerin üzerine secde etmek ca-izdir ve nelere secde etmek caiz değil-dir bana bildir?" diyen Hişam b. Hakem'e şöyle buyurmuştur: "Yeni-lecek ve içilecek şeyler dışında yere ve yerden biten şeylere sec-de etmek caizdir." Hişam şöyle arzetti: "Fedan olayım! Bunun sebebi nedir?"

diye sorunca İmam şöyle buyurdu: "Çünkü secde aziz ve celil olan Allah karşısında huzu ve teslimiyet göstermektir. O halde yiyilecek ve giyilecek şeylere secde etmek doğru değildir. Zira dünyaya ta-panlar yiyecek ve giyeceklerin kuludur.

Oysa secde eden kimse, secde halinde Allah-u Teala'ya tapar. Dolayısıyla insanın secde-de alnını dünyaya aldanmış dün-ya oğullarının (kullarının) mabu-dunun (ilahının) üzerine koyma-sı doğru değildir. Toprağa secde etmek daha iyidir. Zira bu aziz ve celil olan Allah karşısında te-vazu ve huzu göstergesi için da-ha etkilidir."

1750. Bölüm
İmam Hüseyin'in (a.s) Toprağının Üzerine Sec-de Etmek


8291. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İmam Hüseyin'in (a.s) toprağının üzerine secde etmek yedi perdeyi (manevi per-deyi) yırtar."

220. Konu el-Mescid Mescid-Cami


Vesail'uş-Şia,3/477-557, ah-kam'ul-mesacid
Kenz'ul-Ummal, 7/648-678, fezail'ul-Mescid
Kenz'ul-Ummal, 8/313-328, fima yetealleku bil mescid

Bihar, 84/19, 9. bölüm, ediyet-u duhul'il-mescid
Bihar, 100/385, 6. bölüm, fe-zail'ul-Kufe ve mescidihe'l-A'zam
Bihar, 100/434, 7. bölüm, mescid'us-sehlet
Bihar, 21/252, 30. bölüm, mescid'uz-zırar

bak.
el-Gaflet, 3102. bölüm

1751. Bölüm
Mescit Allah'ın Evidir


Kur'an:
"Mescitler şüphesiz Al-lah'ındır, öyleyse oralarda Al-lah'la birlikte başkasını ça-ğırmayın."
"Hani Kabe'yi, insanlar için dönüş/toplanma ve gü-ven yeri kılmıştık. İbrahim'in makamını namaz yeri edinin, dedik. Evimi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için temiz tutun diye İbrahim ve İsmail'le ahitleştik."

8292. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Tevrat'ta şöyle yazıl-mıştır: "Şüphesiz yeryüzündeki evlerim, mescitlerdir. Evinde kendisini temizleyen, sonra beni görmeye, evime gelen kula ne mutlu! Bilin ki ziyaret edene ik-ram etmek ziyaret edilenin boy-nunadır ve yine bilin ki gece ka-ranlıklarında mescitlere gidenleri kıyamet günü parlak bir nurla müjdele!"

8293. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mescitlere gidiniz, şüphesiz mescitler Allah'ın yer-yüzündeki evleridir. Her kim ter-temiz bir şekilde mescitlere gi-derse, Allah onu günahlardan temizler ve onu kendisini ziyaret edenlerden yazar. O halde mes-citlerde çok namaz kılın ve dua edin."

1752. Bölüm
Mescit Yapmanın Se-vabı


8294. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir kuş yu-vası kadar da olsa mescit yaparsa Allah cennette kendisine bir ev yapar."
8295. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir mescit yaparsa Allah ona cennette bir ev yapar."

1753. Bölüm
Evde Mescit Edinmek


8296. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ali'nin (a.s) içinde sadece bir sergi, bir kılıç ve bir Kur'an bulunan bir odası vardı. Orada namaz kılardı. (Veya şöy-le buyurmuştur:) Orada öğlen vakti istirahat ederdi."
8297. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ali'nin (a.s) evinde bir odası vardı. Ne büyük ve ne de küçüktü. Orayı namazı için ayırmıştı."

8298. İmam Sadık (a.s), Misme' için yazdığı bir mektupta şöyle bu-yurmuştur: "Evinin odalarından birini mescit edinmeni, orada iki eski ve kaba elbise giyinmeni ve Allah'tan seni ateşinden kurtarıp cennete götürmesini dilemeni batıl ve günah olan hiç bir sözü söylememeni senin için seve-rim."

8299. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Bu mes-cidimde bir rekat namaz kılmak, diğer mescitlerde kılınan yüz bin rekat namaza eşittir. Mescid'ul-Haram müstesna Mescid'ul Ha-ram'da kılınan bir rekat namaz kılınan yüz bin rekat namaza denktir. Bütün bunlardan daha üstünü ise insanın aziz ve celil olan Allah'tan başka hiç kimse-nin görmediği ve sadece Allah-u Teala'nın rızasını taleb ettiği evinde kıldığı namazdır."
bak. Vesail'uş Şia, 3/554, 69. Bölüm


1754.Bölüm Mescidi Bayındır Kılmak


Kur'an:
"Allah'ın mescitlerini sa-dece, Allah'a ve ahiret günü-ne iman eden, namaz kılan, zekât veren ve ancak Al-lah'tan korkan kimseler ona-rır. İşte onlar doğru yolda bu-lunanlardan olabilirler."

8300. Resulullah (s.a.a), kendisi-ne, Mescidin nasıl bayındır kılınaca-ğını soran Ebu Zer'e şöyle buyurmuş-tur: "Mescitlerde yüksek sesle konuşmamalı, batıl sözler konu-şulmamalıdır. Onlar da alışveriş yapılmamalıdır. Mescitte oldu-ğun müddetçe boş şeylerle uğ-raşmayı terk et. Eğer böyle yap-mazsan kıyamet günü kendinden başkasını kınamamalısın."

8301. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Mescitlerinizi delile-rinizden ve çocuklarınızdan uzak tutun. Allah-u Teala'nın zikri dışında sesinizi yükseltmeyin. Mescitlerde alışveriş etmekten ve silah taşımaktan sakının. Haftada bir gün mescitleri güzel kokularla doldurun. Kapılarının önüne temizlik araçlarını koyun."

1755. Bölüm
Mescitlere Gitmek


8302. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim cemaat na-mazını kılmak için mescide gi-derse attığı her adıma karşılık yetmiş bin iyilik yazılır. Aynı miktarda derecesi yükselir. Eğer orada ölürse Allah kabrinde zi-yaret etsinler, yalnızlığında me-nusu (arkadaşı) olsunlar ve diri-linceye kadar kendisine mağfiret dilesinler diye kendisine yetmiş bin melek tayin eder."

1756. Bölüm
Mescitlerde Oturmak


8303. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebu Zer! Mescitte oturduğun müddetçe Allah-u Teala aldığın her nefes sayısınca sana cennette bir makam bağışlar. Melekler sana selam gönderir. Mescitte aldığın her nefese karşılık sana on iyilik yazılır. On günahın da silinir."

8304. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Mescitlerde namazı beklemek için oturmak bir "ha-des" ortaya çıkmadıkça ibadet-tir" Kendisine, "Ey Allah'ın Re-sulü! Hades nedir?" diye soru-lunca şöyle buyurdu: "Gıybet etmek!"
8305. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Üç oturma dışında mescitteki oturma boşunadır: Namaz kılan kimsenin kıraati, Allah'ın zikri veya ilim dileyen kimsenin oturması."

1757. Bölüm
Mescitlerin Şikayeti


8306. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mescitler komşula-rından kendisine gelmeyenleri Allah-u Teala'ya şikayette bu-lundular. Aziz ve celil olan Allah onlara şöyle vahyetti: izzetime ve celalime andolsun ki onların hatta bir tek namazını bile kabul etmem, halk arasında onların bir adaletini aşikar kılmam, onları rahmetime erdirmem ve onları cennette kendime komşu kılmam."

8307. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç şey aziz ve celil olan Allah'a şikayette bulundu: Ehlinin içinde namaz kılmadığı viran cami, cahiller arasında ka-lan alim ve üzerinde toz konup okunmayan asılı Kur'an."

1758. Bölüm
Cami Komşuluğu ve Camide Namaz Kılmak


8308. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer mescidin kom-şusu olan kimse işsiz ve salim olduğu halde farz namazını kıl-mak için camide hazır bulun-mazsa namazı kabul olmaz."

8309. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir özrü ve sebebi olmadığı taktirde mescide komşu olanın namazı sadece camide makbul olur." Kendisine, "Ey Müminlerin Emiri! Mescidin komşusu kimdir?" diye sorulun-ca şöyle buyurmuştur: "Caminin sesini duyan kimse!"
8310. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mescidin haremi (sı-nırı) kırk zir'a (dirsek boyu) ve komşusu ise dört taraftan kırk evdir."
bak. Vesail'uş Şia, 3/478, 2. Bölüm

1759. Bölüm
Boynunda Bir Kul Hakkı Olanın Camiye Gitmesi


8311. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah bana şöyle vahyetti: "Ey Peygamberlerin kardeşi! Ey uyarıcıların kardeşi! Kavmini uyar ki boynunda kul hakkı olan birisi evlerimden

(mescitlerimden) bir eve girme-sin. Zira önümde namaza dur-dukça kul hakkını iade etmediği müddetçe ona lanet ederim. Hakkı ödediği taktirde ise onun duyan kulağı, gören gözü olu-rum. O benim dost ve seçtiğim kimselerden olur. Cennette Pey-gamberler, doğrular ve şehitlerle birlikte benim komşum olur."
bak. 329. Konu, "ez-Zulm"; ez-Zikr, 1339. Bölüm

1760. Bölüm
Mescitlerin Adabı


8312. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bu kötü ko-kan taneyi (sarımsağı) yerse mescidimize yaklaşmasın. Her kim onu yer de mescide gelmez-se sakıncası yoktur."
8313. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Mescitleri içinde iki rekat namaz kılmadıkça yol edinmeyin."
bak. Kenz'ul Ummal, 7/648

1761. Bölüm
Murakabe Adabı


8314. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mescide ulaşınca te-miz olanlardan başkasının mül-küne ayak bile basamadığı ve doğrulardan başkasına oturma izninin verilmediği büyük bir hükümdarın evinin eşiğine var-dığını bil. Öyle ki sen hükümda-rın hizmetçiliğini yapmak için gelmişsin. O halde eğer hüküm-darın heybet ve azametinden ga-fil kalırsan büyük bir tehlikeye düşmüş olursun. Bil ki sana is-terse adalet ve isterse de faz-lı/keremiyle, istediği gibi davra-nır...

O'nun huzurunda aczini, kusu-runu ve fakirliğini itiraf et. Zira sen şüphesiz O'na ibadet ve ün-siyet edinmek için yönelmişsin. Sırlarını ona açıkla. Bil ki yaratıklarının sırları ve açıkları O'na gizli değildir. O'nun huzu-runda en fakir kulu gibi ol. Kal-bini seni Rabbinden alıkoyan her işten boş tut. Zira Allah sadece en temiz ve en halis olanları ka-bul eder.

Adının hangi divandan çıktığına bir bak. Eğer onunla münacaatta bulunmanın tatlılığını ve ko-nuşmanın lezzetini tattıysan, O'nun sana güzel yönelişi ve icabeti sebebiyle rahmet ve ke-ramet kadehini içtiysen şüphesiz O'na hizmete layıksın demektir. Şimdi mescide gir ki güven ve esenlik içinde olursun. Aksi tak-tirde çare kapısı kapanan,

ümit-leri kısalan ve ölüm hükmü veri-len çaresiz insan gibi biraz dur! Aziz ve celil olan Allah, kalbinin gerçekten kendisine sığındığını bilirse sana sevgi, yumuşaklık ve muhabbet gözüyle bakar. Sevdiği ve beğendiği işlerde sana başarı verir. Zira o bağışlayıcı ve kerimdir. Hoşnutluğunu elde etmek için kullarından kapısında yanan çaresizlere yüce-lik/büyüklük göstermeyi sever. Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "...veya dua etti-ğinde çaresiz kalana icabet eden mi?"

1762. Bölüm
Mescitlere Gidip Gelmenin Neticesi


8315. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim mescide gi-dip gelirse sekiz şeyden birine erişir: Allah yolunda faydalı bir din kardeşi, yeni bir ilim, muh-kem bir ayet, beklenilen bir rahmet, kendini helak olmaktan kurtaran bir söz, kendisini doğru yola hidayet eden bir cümle veya korku ve hayadan dolayı bir gü-nahı terk etmek."

8316. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim sürekli camiye giderse, sekiz şeye kavuşur: "Muhkem bir ayet, amel edilen bir farz, ikame edi-len bir sünnet, yeni bir ilim, fay-dalanılan bir kardeş, kendisini doğru yola hidayet eden bir cümle, kendisini helak olmaktan kurtaran bir söz veya korku yada haya sebebiyle terk edeceği gü-nah."

8317. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Mescide bağlı olan kimse en azından şu üç şeyden biriyle (evine) döner: Allah'ın dergahına bir dua eder ki Allah onu, o duası sebebiyle cennete götürür. Veya Allah'ın dergahına bir dua eder ki Allah o duası se-bebiyle kendisinden dünya bela-larını def eder. Ya da aziz ve ce-lil olan Allah yolunda kendisin-den istifade edeceği bir kardeş edinir."
bak. Vesail'uş Şia, 3/480, 3. Bölüm

1763. Bölüm
Övülmüş Mescitler


8318. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hiç bir şehitliği ziya-reti terk etme. İlk günden beri takva temeli üzere kurulan Kuba mescidi, Meşrebet-u Ümm-i İb-rahim, Mescid-i el-Fezih, şehitle-rin mezarları, Mescid-i Ahzab ki Mescid-i Feth diye de bilinir."

8319. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kufe mescidi Nuh'un evidir. Oraya her kim yüz defa girerse Allah onun yüz günahını bağışlar. Zira Nuh (a.s) orada şöyle dua etti: "Rabbim beni, anne ve babamı ve evime iman ile giren herkesi bağışla."

8320. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kufe mescidinde yetmiş Peygamber ve yetmiş vasi namaz kılmıştır ki onlardan (va-silerden) biri de benim."
8321. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kufe'de Mescid-i Sehle denilen bir mescit vardır. Eğer amcam Zeyd oraya gidip namaz kılsaydı ve Allah'tan sı-ğınma dileseydi Allah ona yirmi yıl sığınak verirdi."

Ben şöyle diyorum: Kufe mescidinin fazileti hakkında bir çok rivayet var-dır. Bu rivayetlerden anlaşıldığı üzere burası İdris Peygamberin eviydi. Ora-da terzilik yapıyor ve namaz kılıyor-du. Daha sonra oradan Amalika kavmiyle savaşa giden İbrahim'in evi oldu. Aynı zamanda o binicinin yani Hızır'ın (a.s) ikamet ettiği yerdi. Davut oradan Calud'la savaşa gitti ve Allah'ın gönderdiği her Peygamber orada namaz kıldı. Bu mescitte olan kimse

Allah Resulü'nün (s.a.a) çadırında olan kimse gibidir. Sahibimiz (Hz. Mehdi (a.s) ailesiyle kıyam edince oraya yerleşecektir. Allah bu mescide gelen her hüzünlü insanın hüznünü giderir. Orada zebercet (krizalit) taşı vardır ki her Peygam-ber ve vasinin resmi üzerine çizilmiş-tir. Sur'a orada üfürülür, yaratıklar orada mahşur olur, onun kenarından mahşer sahnesine gelen yetmiş bin kişi sorgusuz sualsiz cennete gider."

1764. Bölüm
Mescid-i Dırar


Kur'an:
"Zarar vermek, küfretmek, müminlerin arasını ayırmak, Allah ve Peygamberine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere bir mescit kurup: "Biz sadece iyilik yapmak istedik" diye yemin edenlerin yalancı ol-duklarına şüphesiz ki Allah şahittir."

8322. Mecme'ul-Beyan'da Allah-u Teala'nın, "Allah ve Peygambe-rine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere" ayetinin tefsiri hakkında şöyle yazmıştır: "O mescidi Ebu Amir Rahib'in dönüşü için yapıp hazırlamışlardı. Ebu Amir daha önce Allah ve Resulüyle savaşan kimseydi. Onun hikayesi şöyle-dir: Ebu Amir cahiliye döne-minde yünden elbise giyinmiş ve ruhbanlığı seçmişti. Ama Pey-gamber (s.a.a) Medine'ye gidince onu kıskandı ve grupları

onun aleyhine seferber kıldı. Mekke fethinden sonra Taif'e kaçtı. Taif halkı Müslüman olunca oradan Şam'a ve oradan da Rum'a gide-rek Hıristiyan oldu. Ebu Amir meleklerin yıkadığı Hanzala'nın babasıdır... Allah Resulü (s.a.a) onu "Fasık Ebu Amir" diye ad-landırdı. O münafıklara kendile-rini hazırlamalarını ve bir mescit yapmaları için haber göndermiş-ti. Güya Kayser'in yanına gidip ordularıyla gelerek Peygamberi Medine'den dışarı çıkaracaktı. Bu münafıklar Ebu Amir'in dö-nüşünü

bekliyorlardı. Ama o, Rum padişahının nezdine var-madan öldü... Allah Peygambe-rini münafıkların kirli batınından ve aşağılık niyetinden haberdar kıldı... Allah Resulü (s.a.a) Tebuk gazvesinden döndükten sonra Asım b. Avf el-Eclani ve Malik b. Dehşemi'yi göndererek şöyle buyurdu:

"Taraftarları zalim olan bu mescide gidin ve onu yerle bir ederek yakın." Başka bir rivayete göre ise Peygamber, Ammar b. Yasir ve Vahşi'yi gönderdi ve onlar da bu mescidi yaktılar. Peygamber oranın çöplük ve leşlerin atıldığı bir yer haline dönüştürülmesini emretti."
bak. el-Bihar, 21/252, 30. Bö-lüm

221. Konu es-Sicn Zindan-Hapis


bak.
12. konu, el-esir; 93. konu, el-Habs; ed-Dünya, 1421 ve 1242. bö-lümler; el-İmamet (3), 216, 219, 224, 226. bölümler


1765.Bölüm Zindan


Kur'an:
"Yusuf: "Rabbim! Hapis benim için, bunların istedik-lerini yapmaktan daha iyidir. Eğer tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan onlara mey-leder ve cahillerden olurum." Dedi."
8323. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zindan iki mezardan biridir."

8324. "Rivayet edildiği üzere Yusuf zindandan salıverilince zindandakiler hakkında dua ede-rek şöyle buyurdu: "Allah'ım! Onlara iyilerin kalbini merha-metli kıl. Onları olaylardan ha-bersiz kılma." Bu yüzden zin-dandakiler her şehirde diğer in-sanlardan daha çok olayları bil-mektedir. Zindanın kapısına da şöyle yazılmıştı: "Burası dirilerin mezarıdır, hüzünler evidir, dos-tun denendiği ve düşmanların sevindiği yerdir."

bak. el-Mehabbet (1), 654. Bölüm
8325. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, zindandaki Yusuf olayıyla ilgili, "Bizlere onun tevilini bildir, şüphesiz biz seni iyi-lerden biliyoruz" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yusuf hastaları iyileştiriyor, muhtaç olanların halini soruyor ve zindandaki insanların sıkıntılarını gideriyordu."

8326. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yusuf zindana düş-tüğünde on iki yaşındaydı. On sekiz yıl hapiste kaldı, özgür ol-duktan sonra ise seksen yıl yaşadı ki toplam yüz on yılı bulmak-tadır."

1766. Bölüm
Nefsin Zindanı


8327. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hastalık iki zindan-dan biridir."
8328. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mahkum dünyası, ahiretine engel olan kimsedir."
bak. ed-Dunya, 1241 ve 1242. Bölümler


222. Konu es-Suht Haram Mal


bak.
107. konu, el-Haram; 124. konu, el-helal; 523. konu, el-Hediyyet; 188. konu, er-rişve

1767.Bölüm
Haram Mal


Kur'an:
"Onlar hep yalana kulak verirler, durmadan haram yerler. Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet, yahut onlardan yüz çevir; yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında ada-letle hüküm ver. Allah adil olanları sever."
bak. Maide, 62, 63

8329. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Haram malın kapıları sekiz tanedir: Yargı işinde rüşvet almak, fuhuş yoluyla para ka-zanmak, çiftleştirmek için erkek hayvanı kiraya vermek, leş/murdar satışından elde edi-len para, şarap satışından elde edilen para, köpek satışından elde edilen para,

hacamat yoluyla elde edilen para ve kahinin elde ettiği para."
8330. İmam Ali (a.s), haram mal sorulunca şöyle buyurmuştur: "Rüş-vet." Kendisine, "yargıda mı?" diye sorulunca da şöyle buyur-muştur: "Yargı işinde rüşvet al-mak küfürdür."

8331. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Haram mal şunlardır: Leş/murdar satışından elde edi-len para, köpek satışından elde edilen para, şarap satışından elde edilen para, zinadan elde edilen para, yargıda alınan rüşvet ve kahinin elde ettiği para."
8332. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Haram malın bir çok çeşidi vardır. Bunlardan biri de zalim yöneticiler için çalışmak-tan elde edilen para."


223. Konu es-Sihr Sihir-Büyü


Bihar, 63/1, 1. bölüm; es-sihr ve'l-Ayn
Bihar, 79/205, 96. bölüm, es-sihr ve'l-kehane
Vesail'uş-Şia, 12/105, 25. bölüm, tahrim-u taallum'is-Sihr ve ec-rih
Kenz'ul-Ummal, 6/742-753, kitab'us-Sihr ve'ayn ve'l-kehanet

bak.
Belagat, 386. bölüm; 1857. Hadis

1768. Bölüm
Sihir


Kur'an:
"Attıklarında, Musa: "Yaptığınız sihirdir, fakat Allah onu boşa çıkaracaktır. Allah bozguncuların işini elbette düzeltmez" dedi."
bak. Bakara, 102, A'raf, 116, Yunus, 77, Ta-Ha, 66, 69 Felak, 3,4
8333. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim sihirden az veya çok bir şey öğrenirse şüp-hesiz kafir olur ve bu Rabbiyle son ahdi olur. Cezası ise tövbe etmediği takdirde öldürülmek-tir."

8334. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nazar gerçektir, tıl-sım gerçektir, sihir gerçektir ve uğur gerçektir. Ama uğursuzluk gerçek değildir, batıl yoldan etki-leme gerçek değildir."
8335. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Müneccim kahin gibi, kahin sihirbaz gibidir ve sihirbaz ise kafirdir, kafir ise ateştedir."

8336. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kadının biri Allah Resulü'nün (s.a.a) huzuruna var-dı ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü! Kocam bana çok sert davrandı. Ben, bana yumuşak davransın diye ona (sihirimsi) bir şeyler yaptım.

" Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: "Vay olsun sana! Dinini kararttın. İyi melek-lerin laneti sana olsun! İyi me-leklerin laneti sana olsun! İyi meleklerin laneti sana olsun! -Peygamber bu cümleyi üç defa buyurdu.- Gökteki meleklerin laneti sana olsun! Yeryüzündeki meleklerin laneti sana olsun!"

1769.Bölüm
Müslüman Sihirbazın Cezası


8337. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Müslüman sihirbaz öldürülür, kafir sihirbaz öldü-rülmez." Kendisine, "Ey Al-lah'ın Resulü! Sebebi nedir?" di-ye sorulunca şöyle buyurdu: "Çünkü şirk ve sihir birbirine yakındır. Birinde şirk olması on-da sihir olmasından daha kötü-dür."

8338. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer iki adil insan bir müslümanın sihir yaptığına tanıklık ederse o Müslüman öldürülür."

8339. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bir sihirbaz yakaladı-ğınızda onu öldürün." Daha sonra şu ayeti tilavet buyurdu: "Sihirbaz nerede olursa kur-tuluşa ermez." Peygamber daha sonra şöyle buyurdu: "Sihirbaz nerede yakalanırsa emanda değildir."
bak. Mustedrek'ul Vesail, 18/191, 1. Bölüm; Vesail'uş Şia, 18/576, 1. Bölüm

1770. Bölüm
Sihir Çeşitleri


8340. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Sihirin aslı nedir? Sihirbaz nasıl bir takım ilginç şeyler yapmaktadır?" diye soran bir zındıka şöyle buyurmuştur: "Sihirin çeşitleri vardır. Bir çeşiti tıp ilmi makamındadır. Hastalığa bir ilaç yaptıkları gibi sihir ilminde de sihirbazlar her sıhhat için bir afet, her afiyet için bir dert ve her

iş için bir çare bulmuşlardır. Bir başka çeşidi ise illizyon, el çabukluğu, beceri ve el ustalığıdır. Başka bir çeşidi ise şeytanların dostlarının onlardan aldıkları şeylerdir... Sihir husu-sunda doğruluğa en yakın görüş sihirin tıp ilmi makamında olma-sıdır. Sihirbaz kadınlarla cima etmekten alıkoyacak şekilde bi-rine sihir yapar. Doktor ise gelip onu ilaçla tedavi eder ve o şahıs iyileşir."

1771. Bölüm
Harud ve Marud'dan Daha Sihirbaz


8341. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyadan sakının, ruhum elinde olana andolsun ki dünya Harud ve Marud'dan daha sihirbazdır."
bak. ed-Dunya, 1227, 1228, 1229. Bölümler

224. Konu es-Sehk Lezbi-yenlik


Bihar, 79/75, 72. bölüm, es-suhku ve hadduhu
Vesail'uş-Şia, 18/424-430, ebvab-u Had'is-Suhk ve'l-kiyadet

1772. Bölüm
Lezbiyenlik


8342. İmam Sadık (a.s), lezbiyen-liğin hükmünü soran bir kadına şöyle buyurmuştur: "Cezası zinakarın cezasıdır" O kadın, "Aziz ve celil olan Allah Kur'an'da bunu beyan etmiş midir?" diye sorunca İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Evet!" Kadın, "Nerede?" diye sorunca İmam şöyle buyurdu: "Ress ashabı hikayesinde"

8343. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bu işi yapan ilk kimse Lut kavmiydi, zira erkekler erkeklere yönelince, kadınlar erkeksiz kaldılar Neticede onlar da erkekleri gibi bir birlerine yöneldiler."

8344. İmam Sadık (a.s), cariyesiy-le birlikte yanına gelerek, "Lezbiyen-lik hakkında ne buyuruyorsunuz?" diye soran bir kadına şöyle buyurmuştur: "Yerleri ateştir. Kıyamet günü bu tür kadınlar getirilir, onlara ateşten bir elbise, ateşten bir ayakkabı ve ateşten bir başörtüsü giydirilir."

225. Konu

es-Suh-riyye
Alay Etmek


Bihar, 75/142, 56. bölüm; men ezille' müminen ev ihanet ev ha-karat ev istehzee bihi
Bihar, 75/292, 73. bölüm, el-gamz ve'l-hemz ve'l-lemz ve's-Suhriyye ve'l-istihza


bak.
118. konu, et-Tahkir; 280. konu, el-Ayb; 381. konu, et-Ta'yir


1773.Bölüm Alay Etmek


Kur'an:
"Ey iman edenler! Bir top-luluk bir diğerini alaya alma-sın, belki de onlar kendilerin-den daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya al-masınlar, belki onlar kendile-rinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbi-rinizi kötü lakaplarla çağır-mayın; inandıktan sonra yol-dan çıkmış olmak ne kötü bir addır.

Tövbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir."
"Siz ise, onları alaya alı-yordunuz. Bu yaptıklarınız size beni anmayı unutturu-yordu. Onlara hep gülüyor-dunuz."
"Onları alaya alırdık; yok-sa şimdi gözlere görünmezler mi?"

"İman edenlere rastladık-ları zaman, "İman ettik" der-ler, şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında, "Biz şüphesiz sizinleyiz, onlarla sadece alay etmekteyiz" derler."
8345. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey İbn-i Mes'ud! Onlar sünnetime uyarak Allah'ın farzlarını yerine getiren kimseleri ayıplamaktadırlar. Oysa Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: "Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size beni anmayı unutturuyordu. Onla-ra hep gülüyordunuz. Bugün ben onların sabrının mükafa-tını vereceğim."

8346. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cennet kapısı alaycı-ların birinin yüzüne açılır ve ona, "Gel" denir. O hüzün ve keder içinde ileriye doğru yürür. Yaklaşınca kapı yüzüne kapanır, sonra yüzüne başka bir kapı açılır... Bu iş defalarca tekrarlanır. Öyle ki artık yüzüne bir kapı açılır, gel gel denir, ama o artık gitmez."

8347. İmam Bakır (a.s), Allah-u Teala'nın, "İman edenlere rast-ladıkları zaman" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Kahinleri müminlerle karşılaşınca, "Biz si-zinleyiz", yani sizin dininiz üze-reyiz" diyorlardı.

Ama (şeytanla-rıyla baş başa kaldıklarında), "Şüphesiz biz alay edicileriz" di-yorlardı. Yani, "Muhammed'in ashabıyla alay ediyoruz, "İman ettik" sözümüzde onları alaya almaktayız."
8348. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanları alaya alırsa, onların doğru sevgi-sini ümit etmemelidir."

226. Konu es-Seha Cömertlik


Bihar, 71/350, 87. konu, es-seha ve's Semaha ve'l-cud
Kenz'Ul-Ummal ,6/337-393, 570-588, es-seha
Bihar, 41/24, 102. bölüm, es-seha'ul-İmam Ali (a.s)

bak.
1. konu, el-İsar; 29. konu, el-Buhl; 86. konu, el-Cud; 292. konu, es-sadaka; 348. konu, el-Ma'ruf (1)

1774. Bölüm
Cömertlik


8349. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik Allah'ın en büyük hasletidir."
8350. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik dalları dünyaya uzanan cennet ağaçla-rından bir ağaçtır. O halde her kim cömert olursa, onun dalla-rından birine asılmıştır ve o dal-lar kendisini cennete doğru çe-ker."

8351. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik Peygam-berlerin ahlakından ve imanın sütunudur. Mümin mutlaka cö-merttir. Sadece yakin sahibi ve himmeti yüce kimse cömert olur. Zira cömertlik yakin nurunun yansımasıdır. Her kim hedefini tanırsa cömertlik etmek kendisine kolaylaşır."

8352. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik (Allah'a ve insanlara) yakınlık sebebidir."
8353. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Tebarek ve Te-ala İslam'ı dininiz olarak seçmiş-tir. O halde cömertlik ve güzel ahlakla İslam'a bağlı kalın."

8354. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En iyileriniz en cö-mertlerinizdir ve en kötüleriniz en cimrilerinizdir."
8355. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyada insanların efendisi cömertler ve ahirette ise takva sahipleridir."
8356. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik ve sakın-manın süsüyle süslen. Şüphesiz bunlar imanın süsü ve senin en üstün hasletindir."

1775. Bölüm
Cömertlik Peygamber-lerin Huyudur


8357. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah, dostunu cö-mertlik karakteri üzere yaratmış-tır."
8358. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik bir haslet-tir."

8359. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik ahlaktır."
8360. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik peygam-berlerin ahlakıdır."
8361. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik ve cesaret münezzeh olan Allah'ın sevdiği ve denediği kullarına taktir ettiği üstün içgüdülerdir."

8362. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların en cesuru en cömert olanıdır."
8363. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En yüce ahlak cö-mertlik ve faydası en kapsamlı ahlak ise adalettir."
bak. en-Nubuvvet (1), 3778. Bö-lüm

1776. Bölüm
Cömertlik Aklın Mey-vesidir


8364. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik zekilik-tir."
8365. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akla yardım etmek için sadece cömertlikten yardım alınır."
8366. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik aklın mey-vesi, kanaat ise şerafetin delili-dir."
bak. el-Akl, 2824. Bölüm

1777. Bölüm
Cömertlik Ayıpların Örtüsüdür


8367. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik ayıpların örtüsüdür."
8368. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ayıpların örtüsü cö-mertlik ve iffettir."
8369. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ayıplarınızı cömert-likle örtün. Şüphesiz cömertlik ayıpların örtüsüdür."

1778. Bölüm
Cömertlik Sevgi Eker


8370. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik sevgi eker."
8371. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik sefa ve samimiyet doğurur."
8372. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik sevgi ka-zandırır ve ahlakı süsler."

8373. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik günahları temizler ve kalplerin sevgisini elde eder."
8374. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlikten ve gü-zel ahlaktan ayrılmayın. Şüphesiz bunlar rızkı arttırır ve sevgi ka-zandırır."
8375. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Çok cömert olmak dostları çoğaltır ve düşmanları barıştırır."
8376. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hiç bir şey cömertlik, yumuşaklık ve güzel ahlak gibi sevgi kazandırmaz."
bak. el-Mehebbet (1), 650. Bö-lüm; es-Seyyid, 1925. Bölüm

1779. Bölüm
Cömert Kimse


8377. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cömert kimse Al-lah'a, insanlara ve cennete ya-kındır."
8378. Aziz ve celil olan Allah Musa'ya (a.s) şöyle vahyetmiştir: "Samiri'yi öldürme, şüphesiz o cömerttir."
8379. Resulullah (s.a.a), Adiyy b. Hatem-i Tai'ye şöyle buyurmuştur: "Baban cömert olduğu için şid-detli azabı def edildi."

8380. Şöyle rivayet edilmiştir: "Bir grup esiri Allah Resulü'nün (s.a.a) huzuruna getirdiler. Pey-gamber, Müminlerin Emiri'ne (a.s) boyunlarını vurmasını em-retti. Sonra da onlardan birinin ayırt edilmesini ve öldürülme-mesini istedi. O şahıs, "Neden beni dostlarımdan ayırdın, oysa günahlarımız eşittir" deyince Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu:

"Aziz ve celil olan Allah bana senin kabilenin cömerdi olduğu-nu ve öldürmememi vahyetti." O şahıs şöyle dedi: "O halde ben de şehadet ediyorum ki, Al-lah'tan başka ilah yoktur ve sen Allah'ın elçisisin."
8381. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömert cahil, cimri abitten daha üstündür."
8382. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Günaha bulaşmış cömert bir genç aziz ve celil olan Allah katında cimri yaşlı abitten daha sevimlidir."

8383. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Güzel ahlaklı cömert genç Allah nezdinde kötü ahlak-lı, cimri, yaşlı abitten daha se-vimlidir."
8384. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cömert insanın hata-larını bağışlayın. Zira o sürçtüğü zaman Allah elinden tutar."

1780. Bölüm
Cömert İnsanın Yiye-ceği ve Yedirmesi


8385. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömert insan, kendi yiyeceğinden yesinler diye insan-ların yiyeceğinden yer. Cimri in-san ise, insanlar kendi yiyeceğin-den yemesin diye onların yiyece-ğinden yemez."
8386. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cömert insanın ye-meği ilaçtır. Cimri insanın yeme-ği ise hastalıktır."


1781.Bölüm Cömertliğin Sınırı


Kur'an:
"Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın."
8387. İmam Askeri (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz cömertliğin bir sınırı vardır, ondan yukarı gi-dildi mi israf olur."
8388. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömert ol ama sa-vurgan olma. İktisatlı ol ama sıkı tutucu olma."

8389. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Malını yersiz yere harcayan savurgan kimse cömert değildir. Aksine cömert aziz ve celil olan Allah'ın kendisine farz kıldığı malındaki zekatı ve diğer hakları ödeyen kimsedir."
8390. İmam Sadık (a.s), cömertli-ğin sınırı hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Allah'ın malına farz kıldığı hakları ayırman ve onu kendi yerine koymandır."

8391. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömert ve kerim in-san malını hak üzere harcayan kimsedir."
8392. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik kulun nef-sinin haramı taleb etmesinden yüz çevirmesidir. Helal bir mala ulaştığı zaman gönül hoşnutluğu içinde onu aziz ve celil olan Al-lah'a itaat yolunda harcaması-dır."

8393. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik istenme-den yapılandır. İstenildikten sonra yapılan ise hayadır ve kı-nanma korkusudur."
8394. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cömert kimse malın-da Allah'ın hoşnutluğu için cö-mert davranandır. Her kim Al-lah'a isyan yolunda cömertlik yaparsa, Allah'ın gazabını ve öf-kesini taşır. Bu insan bırakın başkalarını, kendisi hakkında bile insanların en cimrisidir."

8395. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mümin dinde güçlü... hakta ise cömerttir."
bak. es-Sadaka, 2240. Bölüm

1782. Bölüm
İnsanların En Cömerdi


8396. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların en cömer-di malının zekatını verendir."
8397. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cömertlik malını Al-lah için bağışlaman ve başkaları-nın malı karşısında sakınman-dır."
bak. es-Sadaka, 2229. Bölüm

1783. Bölüm
Ölüm Anında Cömert Olan Cimriyi Kınamak

8398. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah hayatında cimri olan, ama ölümü gelip çatınca cömert davranan kimseden nef-ret eder."
bak. es-Sadaka, 2229. Bölüm; ez-Zikr, 1347. Bölüm, 6481. Hadis

227. Ko-nu

es-Sır
Sır


Bihar, 75/68, 45. bölüm, kit-man'us-sırr
Vesail'uş-Şia, 8/608, 157. bölüm, tahrim-u izaet'us-sırr'ul-mumin

bak.
456. konu, el-Kitman

1784. Bölüm
Sırrı Saklamak


8399. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mümin kendisinde şu üç haslet olmadıkça mümin olamaz: Rabbinden bir sünnet, Peygamberinden bir sünnet ve velisinden bir sünnet. Rabbinden bir sünnet sırrını saklamasıdır. Nitekim aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Gaybı bilir ve beğendiği peygamber dışında hiç kimseyi gay-bından haberdar kılmaz."
8400. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırrını saklayanın, iradesi elinde olur."

8401. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zafer, uzak görüşlü-lükle kazanılır; uzak görüşlü ol-mak düşünüp taşınmakla müm-kündür; bu da sırları korumakla mümkün olur."
8402. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırrın esirindir, şüp-hesiz onu ifşa edersen sen onun esiri olursun."
8403. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırrını gizlersen senin sevincindir. Onu ifşa edersen senin yokluğun olur."
8404. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsan kendi sırrını daha iyi korur."

8405. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırrı ifşa etmek çö-küştür."
8406. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıllının göğsü, sırrı-nın sandığıdır."
8407. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Senin göğsün sırrını daha iyi alır."
8408. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırların hazinedarları çoğaldıkça zayi edenleri çoğa-lır."

8409. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Göğsü sırrını alama-yan kimsenin koruması yoktur."
8410. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tüm sevgini arkada-şına bağışla. Ama ona tümüyle itminan etme."
8411. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En başarılı iş, en gizli iştir."

8412. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırrını sadece güveni-lir insana emanet et."
8413. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırrın bilinmeyince korku yoktur."
8414. İmam Cevad (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir şey sağlamlaşma-dıkça aşikar kılmak bozuluşuna sebep olur."
8415. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırrını korumakta za-yıf olan, başkasının sırrını koru-maya güç yetiremez."

1785. Bölüm
Sırrını Sadece Kendin Bil


8416. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Senin sırrın senin ka-nındandır. O halde senin damar-larından başkasında akmamalı-dır."
8417. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sırrını sadece kendin bil, onu uzak görüşlü insana söy-leme ki sürçer ve cahile söyleme ki sana hıyanet eder."
8418. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İşini koru ve sırrını her görücüyle evlendirme."

1786. Bölüm
Sırrı Korumanın Ölçü-sü


8419. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dostunu, düşman haberdar olduğunda sana zarar vermeyeceği sır dışındaki sırla-rından haberdar kılma. Zira dos-tun da bir gün düşmanın olabi-lir."

1787. Bölüm
Sırrın Söylenmemesi Gereken Kimseler

8420. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cahile gizlemeye güç yetiremeyeceği bir sırrı söyle-me."
8421. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Emanete riayet et-meyen kimseye sırrını söyleme."

8422. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç kişiye sır söylen-mez: Kadına, laf taşıyan kimseye ve ahmağa."
8423. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dört şey zayi olup gider: ...Aklı olmayan kimseye söylenen sır."

228. Konu es-Serire İçBatın


Bihar, 71/362, 90. bölüm, es-Salah'us-Serire

bak.
Er-Riya, 1406. bölüm; el-Cemal, 538. bölüm; el-İhtilaf, 1051. bölüm; en-Niyet, 3985, 3986. bö-lümler

1788. Bölüm
Batınların Temizliği


8424. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Batınların temizliği, basiretlerin sıhhatinin delilidir."
8425. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Batını salih, zahiri güzel ve insanlara kötülükten çekinen kimseye ne mutlu!"
8426. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Batını güzel olan kimse hiç kimseden korkmaz."

8427. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Batınların sıhhati en üstün stoklardandır."
8428. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Salim batınlar, fasih dillerin şahadetinden daha doğ-rudur."
8429. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Batınları düzeltince içlerdeki hınç aşikar olur."

1789. Bölüm
Batınların Aşikar Olu-şu


Kur'an:
"Batınların aşikar olduğu günde…"
8430. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir kul gizlice bir ha-yır işlerse günler geçtikten sonra da olsa Allah o işini açığa vurur. Bir kul gizlice kötülük yaparsa, günler geçtikten sonra da olsa Allah onun kötülüğünü açığa vurur."

8431. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin aziz ve ce-lil olan Allah'ı hoşnut eden gizli bir şeyi olursa, Allah da onu se-vindirecek bir işini açığa çıkarır. Her kimin de Allah-u Teala'yı öfkelendiren gizli bir işi olursa, Allah da onun utanacağı bir işini açığa vurur."

8432. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kul içinde bir niyeti-ni gizlerse Allah on niyetini ör-ter. Eğer güzel olursa, güzel bir örtüyle ve eğer kötü olursa, kötü bir örtüyle örter."

8433. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ömer b. Yezid İmam Sadık (a.s) ile akşam yemeğini yerken İmam şu ayeti okumaya başladı: "İnsan kendisini (da-ha iyi) görür." Daha sonra şöy-le buyurdu: "Ey Eba Hafs! İnsa-na Allah-u Teala'nın bildiğinin aksi bir şeyle O'na yakın olmaya çalışmasının ne faydası vardır! Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyu-rurlardı:

"Kul içinde bir niyetini gizlerse Allah on niyetini örter. Eğer güzel olursa, güzel bir ör-tüyle ve eğer kötü olursa, kötü bir örtüyle örter."

8434. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim az da olsa aziz ve celil olan Allah için amel ederse, Allah ona istediğinden daha fazlasını açığa çıkarır. Her kim de çok bile olsa, bir çok be-densel sıkıntıya katlanarak ve geceleri sabahlayarak insanlar için amel ederse, aziz ve celil olan Allah amellerini işitenlerin gözünde küçük göstermekten başka bir şey yapmaz."

8435. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sizden biri hiç bir kapısı ve deliği olmayan sert bir kayanın bağrında dahi bir iş ya-pacak olursa, insanlar her ne olursa olsun, ondan haberdar olurlar. "
8436. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her zahirin benzeri bir batını vardır. O halde zahiri güzel olanın batını da güzeldir, zahiri pis olanın batını da pis-tir."

8437. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Münezzeh olan Al-lah'a dosdoğru davranan kimse hiç kimseyle bozulmaz. Allah'la arası bozuk olan kimsenin hiç kimseyle arası doğru olmaz."

8438. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim kendisiyle Allah arasındaki şeyi ıslah eder-se, Allah da onunla insanlar ara-sındaki şeyi ıslah eder. Her kim batınını ıslah ederse, Allah da zahirini ıslah eder. Her kim Al-lah'ın rızayetini taleb ederse, Al-lah da kendisinin ve insanların rızayetini ona nasip kılar."

8439. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Batını güzel olanın, zahiri de güzel olur."
8440. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zahir bozuk olunca, batın da bozuk olur."
8441. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Güzel hareket, güzel batının göstergesidir."

8442. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zahirin doğruluğu, batının sıhhatinin göstergesi-dir."
8443. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kim kalbinde bir şey gizlerse, o şey ya onun dilinin kaymasında veya yüzünün ren-ginde ortaya çıkar."

8444. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zahirin bozukluğu, batın bozukluğundandır ve batı-nını ıslah edenin, Allah da zahi-rini ıslah eder... En büyük bo-zukluk, insanın Allah'tan gafil olmasından hoşnut olmasıdır ve bu bozukluk, uzun emel, hırs ve kibirden kaynaklanmaktır. Nite-kim Allah-u Teala Karun'un hi-kayesinde şu ayetinde bundan söz etmektedir:

"Ve yeryüzün-de fesat çıkarmaya çalışma, şüphesiz Allah fesat ehlini sevmez." Bu hasletler Karun'un hasletleri ve inançlarıydı. Hepsi-nin kökü de dünya sevgisidir."