Mizan'ul Hikmet 5.Cilt
 


1610.Bölüm Zühd İle Süslenmek


7686. Resulullah (s.a.a), Allah-u Teala'nın, "Ona çocuklukta bilgi verdik" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani zühd (dünya-ya itinasızlık). Allah-u Teala Mu-sa'ya (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Musa! Süslenenler gözüme güzel görünen züht gibi başka bir süsle süslenmemişlerdir."

7687. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Musa'ya (a.s) şöyle buyurmuştur: …"Süslenenler müstağni olduk-ları şeylerde dünyadan yüz çe-virmek gibi bir süsle benim için süslenmemişlerdir."

7688. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ali! Allah seni kendi nezdinde kulların süslen-diği en sevimli süsüyle süslemiş-tir. Allah seni dünyadan yüz çe-virmekle süslemiş ve ne senin ondan ve ne de onun senden nasip elde etmeyeceğiniz bir şe-kilde karar kılmıştır."

7689. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ali! Allah-u Teala seni kendi nezdinde kulların süs-lendiği en güzel süsle süsle-miştir. Seni dünyaya itinasız kılmış ve ondan nefret ettirmiştir. Kalbine fakirlerin sevgisini yerleştirmiştir. Sen onlar gibi takipçilerin olduğu için mutlusun ve onlar da senin gibi bir imamları olduğu için hoşnutturlar."
bak. ez-Zinet, 1697. Bölüm

1611. Bölüm
Zühd ve Din


7690. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühd dinin kökü-dür."
7691. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühd dinin meyvesi-dir."
7692. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühd yakinin temeli-dir."
7693. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühtten ayrılma. Şüphesiz zühd dinin yardımcısı-dır."
7694. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dine en çok yardım eden huylardan biri de dünyadan yüz çevirmektir."
bak. ed-Din, 1294. Bölüm

1612. Bölüm
Gerçek Zühd


Kur'an:
"Hani Peygamber arka-nızdan sizi çağırırken, kimse-ye bakmadan (kaçarak dağa) çıkıyordunuz; kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeye-siniz diye Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah, işledik-lerinizden haberdardır."
"Bu, kaybettiğinize üzül-memeniz ve Allah'ın size ver-diği nimetlerle şımarmama-nız içindir. Allah, kendini be-ğenip öğünen hiç kimseyi sevmez."

7695. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühdün tümü Kur'an'da iki cümlede taktir edilmiş ve Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: "Bu kaybettiği-niz şeyler için üzülmemeniz ve elde ettiğiniz şeyler için sevinmemeniz içindir." O halde her kim geçmişine üzül-mez ve elde ettiği şey için se-vinmezse zahittir."

7696. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Züht iki cümle ara-sındadır. Allah-u Teala şöyle bu-yurmuştur: "Bu kaybettiğiniz şeyler için üzülmemeniz..." O halde her kim geçmişine üzül-mez ve geleceğiyle sevinmezse şüphesiz zühdü iki tarafıyla elde etmiştir."

7697. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) bir duasında şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Muhammed'e ve Ehl-i Beyt'ine selam gönder. Her haletimde övgümü, methimi ve hamdımı yalnız sana taktir et ki, dünyadan bana verdiğinle se-vinmeyeyim ve dünyadan benden esirgediğin sebebiyle üzülmeye-yim."

7698. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey insanlar! İnsanlar üç kısımdır: Dünyadan kaçan (zahid), dünyayı isteyen ve sabırlı kimse. Dünyadan kaçan kimse, dünyadan bir şey elde edince se-vinmez ve dünyadan bir şeyi kaybedince üzülmez.

Sabreden kimse kalbinde dünyayı arzu eder, ama dünyada bir şeye ula-şınca onun kötü akıbetini bildiği için ondan yüz çevirir. Dünyayı isteyen kimse ise, dünyanın helal yoldan mı yoksa haram yoldan mı eline ulaştığına önem ver-mez."
7699. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur:

"Ey Ademoğlu! Elin-den kaybettiğin ve bir daha geri dönmeyecek olan şey için üzül-me, elinde olan ama ölümün elinde baki bırakmayacağı şey için de sevinme."
7700. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyada züht içinde yaşamak; arzuları kısaltmak, her nimete şükretmek ve Allah'ın haram kıldığı her şeyden sakın-maktır."

7701. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zühd helal bir şeyi kendine haram kılmak değildir. Aksine insanın kendi elinde ola-na itminan etmekten çok, Al-lah'ın elinde olana itminan et-mesidir."

7702. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyada zühd içinde yaşamak, mal veya servetten isti-fade etmemek veya helal olan bir şeyi kendine haram etmek değildir. Aksine zühd, elinde olan bir şeye, Allah'ın elinde olan bir şeyden daha fazla gü-venmemendir."

7703. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyada züht içinde yaşamak helal olan bir şeyi ken-dine haram kılmak veya terk et-mek değildir, aksine züht elinde olan bir şeye, Allah'ın elinde olan bir şeyden daha fazla itmi-nan etmemendir ve sana ulaşan musibetin mükafatına, o musi-betin senin için baki kalmasını arzu edecek şekilde rağbet et-mendir."

7704. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Müminlerin Emiri'ne (s.a), "dünyada züht içinde ya-şamak nedir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Haramları terk etmektir."

7705. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Züht, elinde olan şey henüz yok olmadan, sahip ol-madığın şeyi talep etmemen-dir."
7706. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Züht, arzuları kısalt-mak ve amelleri halis kılmaktır."

7707. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühdün kökü Allah nezdine olan şeye güzel rağbet etmektir."
7708. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey insanlar! Züht ar-zuyu kısaltmak, nimetlere şük-retmek ve haramlarla karşılaştı-ğında onlardan sakınmaktır. Eğer bu züht ile amel edemez-seniz, en azından haram sabrını-za galebe çalmamalı ve nimetle-rin şükrünü unutmamalısınız."

7709. İmam Hasan (a.s), "Züht nedir?" diye sorulunca şöyle buyur-muştur: "Takvaya rağbet etmek ve dünyadan yüz çevirmek."
7710. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Züht ahiretin kapısı-nın anahtarı ve ateşten beraattir. Züht seni Allah'tan alıkoyan her şeyi kaybettiğin şeylere üzülme-meksizin terketmen,

onu terk et-tiğin için gurur ve kendini beğenmişliğe düşmemen, dünyadan bir genişlik gözetmemen, bu iş karşısında ne bir övgü, ne bir mükafat beklentisi içinde olma-mandır. Aksine onu kaybetmeyi rahatlık ve varlığını kendin için bir afet bilmen ve sürekli afetten kaçarak huzura sarılmandır."
bak. er-Rıza, 1521. Bölüm; el-Meheccet'ul Beyza, 7/345. Bölüm

1613. Bölüm
Zahit İnsanın Sıfatları


7711. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Dünyadan kaçan kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "He-sap korkusundan dünyanın hela-lini terk eden ve azap korkusun-dan haramından uzaklaşan kim-sedir."
7712. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyadan ka-çanların ve ahireti isteyenlerin nişanesi her birlikteliği ve dost-luğu terk etmek ve kendisiyle aynı istekleri paylaşmayan her arkadaşı bırakmaktır. Bilin ki ahiret sevabı için çalışan kimse dünyanın debdebesine asla rağ-bet etmeyendir."

7713. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyada züht içinde yaşayan kimse haramların sabrı-na galebe çalmadığı ve helal şey-lerin kendisini şükrü eda etmek-ten alıkoymadığı kimsedir."

7714. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ben, "Ey Cebrail! Zühdün anlamı nedir?" diye so-runca şöyle buyurdu: "Zahit, ya-ratıcısının sevdiğini seven ve ya-ratıcının sevmediğini sevmeyen, dünyanın helalından sakınan ve haramına teveccüh etmeyen kimsedir. Zira dünyanın helali-nin de bir hesabı ve haramının da bir cezası vardır.

Zahit insan kendisine merhamet ettiği gibi bütün Müslümanlara da merha-met eder. Kötü kokan bir leşten kaçındığı gibi (gereksiz) sözden de kaçınır. Ateşten kendisini yakmasın diye kaçındığı gibi dünyanın kırıntılarından ve süs-lerinden kenara çekilir, arzuları kısadır ve ecelini gözünün önünde tutar."

7715. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya itinasız olan kimse dünya her ne kadar kendi-sini süslese de ondan daha fazla yüz çeviren kimsedir."
7716. İmam Rıza (a.s), zahidin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Zahit az yiyeceği ile kanaat eden, ölüm gününe hazırlanan ve hayatta kalmaktan sıkılan kimsedir."

7717. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zahit, ahireti dünya-ya seçen, düşüklüğü büyüklüğe; çalışmayı rahatlığa, açlığı tokluğa ve ahiretin neticesini dünya mu-habbetine, Allah'ı ve ahireti zik-retmeyi gaflete tercih eden kim-sedir. Bedeni dünyada ama kalbi ahirettedir."

7718. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyadan kaçan kimseler kendilerine öğüt veri-lince öğüt alan, korkutulunca sa-kınan, öğretilince öğrenen bir rahatlığa erince şükreden ve bir sıkıntıya düşünce sabreden kim-selerdir."
7719. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsan, mütevazi ol-madıkça asla zahit olamaz."

1614. Bölüm
Zahitlerin Sıfatları


7720. İmam Ali (a.s), zahitlerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Onlar dünya insanlarından bir gruptur, ama dünya ehli değil-lerdir. Onlar bu dünyada ondan olmayan kimseler gibidir. Basiret üzere amel eder ve korktukları şeyden öne geçerler. Bedenleri ahiret ehli arasında dönüp dola-şır. Dünya ehlinin, bedenlerinin ölmesine önem verdiklerini gö-rürler, oysa onlar dostlarının kalplerinin ölümüne daha fazla önem verirler."

7721. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zahitler, dünyada gülseler bile kalpleri ağlar, se-vinçli olsalar da üzülür ve gıpta edilecek kadar lütfe erseler de az kulluk ettikleri için kendilerine kızarlar."

7722. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz zahitler ce-lal ve azamet nuruyla nurlanmış-lardır. Alınlarında hizmet nişa-nesi açıktır. Nasıl böyle olmasın-lar ki, insan kendisini dünya hü-kümdarlarından bir hükümdarın hizmetçisi kılarsa yüzünde etki-leri gözükür. O halde kendisini Allah-u Teala'ya hizmete vakfe-den kimsenin yüzünde etkisi na-sıl görülmesin?"

1615. Bölüm
Zühdün İlk Adımı


7723. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühde alışmaya ça-lışmak, gerçek zühdle sonuçla-nır."
7724. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühdün başlangıcı kendini zühde zorlamaktır."

1616. Bölüm
Zühdün Kökü


7725. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühdün kökü yakin-dir, meyvesi ise saadettir."
7726. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühdün kökü Allah nezdinde olan her şeye güzel iş-tiyak duymaktır."
7727. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Musa (a.s) ile yaptığı bir münacaatında şöyle buyurmuştur:

"Benim salih kul-larım, hakkımdaki marifetleri miktarınca dünyadan kalplerini çekip alırlar. Diğer yaratıklarım ise benim hakkımdaki cehaletleri ölçüsünce dünyaya yönelirler. Yaratıklarımdan hiç birisi dün-yanın kendisini yüce tutmasına sevinmemiştir. Kullarımdan hiç birisi dünyayı ululadığı için se-vinmemiştir."

7728. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın fani olan şey-lerden yüz çevirmesi kalıcı olan şeylere yakini miktarıncadır."
7729. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahiretin değerini bilmeyen kimse dünyaya nasıl sırt çevirsin?"
bak. el-Yakin, 4258. 1629. Bö-lümler


1617.Bölüm Zühdün Sebepleri


7730. İmam Ali (a.s), oğlu Ha-san'a (a.s) yaptığı tavsiyelerin birinde şöyle buyurmuştur: "Ahireti anma-yı, içindeki nimetleri ve acı azabı hatırlamayı çoğalt. Şüphesiz bu sana dünyadan yüz çevirtir ve dünyayı nezdinde küçük kılar. Şüphesiz Allah sana dünyayı ha-ber vermiş ve dünya da kendisini sana nitelendirmiştir."

7731. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ölümü fazla an, zira ölümü fazla anan her insan dün-yaya itinasız olur."
7732. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim ölümü göz önünde bulundurursa, dünya işi kendisine kolaylaşır."
7733. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların züht için-de yaşamaya en çok layık olanı, dünyanın ayıp ve noksanlıklarını tanıyandır."

7734. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyanın en az tatsızlıklarını ve zorluklarını müşahade etmek, insanı dünyayı terk etmeye çağırır ve kendisine zühdü emreder.
O halde çalış ve gafil olma ki sen de gidicisin ve ölüm yurduna göçeceksin.

Dünyayı talep etme. Zira eğer dünyadan bir şeye ulaşırsan so-nunda senin zararına tamamla-nır."
7735. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıllı insanlar dünya-ya rağbet etmez ve ahirete iştiyak duyarlar. Zira dünyanın isteyen ve istenilen olduğunu ve ahiretin de isteyen ve istenilen olduğunu bilirler. Her kim ahireti talep ederse, dünya da onu talep eder. Böylece ondaki rızkını tümüyle elde eder. Her kim de dünyayı talep ederse, ahiret onu talep eder ve hemen ölümü gelip çatar. Böylece dünya ve ahiretini zayi eder."

7736. İmam Askeri (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya ehli aklını kullanacak olsaydı, dünya viran olurdu."
7737. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizlerin en uzak gö-rüşlüsü, sizlerin en zahit olanı-dır."

7738. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Fani ve yok olacak hiç bir şeye gönül bağlamayın ki zarar verici olarak bu yeter."
7739. İmam Kazım (a.s), bir me-zarın başına vararak şöyle buyurdu: "Sonu bu olan bir şeye başta da bağlanılmaması gerekir. Başı bu olan şeyin akıbetinden de kor-kulması gerekir."
bak. el-Mevt, 3728, 3729. Bö-lümler

1618. Bölüm
Züht Yolu


7740. Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: "Ey Ahmet! Eğer insan-ların en çok günahtan kaçınanı seviyorsan, dünyaya sırt çevir ve ahirete yönel." Peygamber (s.a.a) şöyle arzetti: "Allah'ım! Dünyaya nasıl sırt çevirip ahirete yöneleyim?" Allah şöyle buyur-du: "Dünyadan az bir yiyecek, giyecek ve içecek al ve yarının için bir şey biriktirme."
bak. 1615, 1616, 1617. Bölüm-ler

1619. Bölüm
Zühdün Engelleri


7741. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahiretin değerini bilmeyen kimse dünyaya nasıl sırt çevirsin?"
7742. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetini öldürme-yen kimse zühdün gerçeğine na-sıl ulaşsın?"
7743. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya olan rağbe-tini kesmeyen ve dünyada dün-yevi şehvetleri sona ermeyen kimse ahiret için nasıl amel et-sin?"

1620. Bölüm
Zühdün Dereceleri


7744. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zühdün on derecesi vardır. Zühdün en üs-tün derecesi, sakınmanın en alt derecesidir. Sakınmanın en üst derecesi yakinin en alt derecesi-dir. Yakinin en üst derecesi ise hoşnutluğun en alt derecesi-dir."

7745. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zühdün on mertebesi vardır: Zühdün en üst derecesi, hoşnutluğun en alt de-recesidir. Biliniz ki zühd Allah'ın kitabında bir ayette şöyle yer almıştır: "Bu kaybettiğinize üzülmeyesiniz..."
bak. el-Yakin, 4247. Bölüm

1621. Bölüm
Zühd ve Zati Olan İlim


7746. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebu Zer! Dünya-dan yüz çeviren bir kulun kal-binde Allah hikmet bitirir, dilini hikmetle konuşturur. Ona dün-yanın ayıplarını, hastalığını ve ilacını tanıtır ve onu dünyadan esenlik yurduna salim bir şekilde götürür."

7747. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyaya yö-nelir ve arzusu uzun olursa, Al-lah dünyaya olan rağbeti mikta-rınca kalbini köreltir. Her kim dünyaya sırt çevirir ve dünyadaki arzusu kısa olursa Allah ona hiç kimseden öğrenmediği bir ilim ve hiç kimsenin göstermediği bir hidayet bağışlar.

Kalbinden kör-lüğü çıkarır ve onu basiretli kı-lar."
7748. Resulullah (s.a.a), bir gün evinden çıkarak şöyle buyurmuştur: "Sizden aziz ve celil olan Al-lah'tan vasıtasız olarak ilim öğ-renmek ve gösterilmeksizin hi-dayet bulmak isteyen kimse var mıdır?

Sizden Allah'ın kalbinden körlüğü gidermesini ve kendisini basiretli kılmasını isteyen kimse var mıdır? Biliniz ki her kim dünyada züht içinde yaşar ve ar-zusu kısa olursa Allah kendisine ders almaksızın bir ilim ve gös-terilmeksizin bir hidayet bağış-lar."

7749. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebu Zer! Karde-şinin dünyaya sırt çevirdiğini gö-rünce ona kulak ver! Zira o hikmet öğretmektedir."

7750. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyadan yüz çevirir, horluğuna taham-mülsüzlük etmez ve yüceliğine erişmek için yarışmazsa, Allah onu bir yaratığın hidayeti olmak-sızın hidayet eder, bir kimse öğ-retmeksizin ona ilim öğretir, göğsünde hikmeti güçlendirir ve hikmeti dilinde cari kılar."

7751. Bir duasında şöyle yer almıştır: "Allah'ım! Kendilerine zühdü şart koştuğun, onların da bu şartı kabul ettiği o şarta vefa edeceğini bildiğin, böylece kendilerini kabul ettiğin, kendilerine melekleri indirdiğin, vahy ile yücelttiğin ve kendilerine ilminden ba-ğışladığın, dostlarına cari kıldığın kaza ve kaderin sebebiyle sana hamdolsun."
bak. el-İlm, 292. Bölüm

1622. Bölüm
Zühd ve Göğüs Geniş-liği


7752. Resulullah (s.a.a), Allah-u Teala'nın "Allah'ın göğsünü İs-lam için açtığı ve neticede rabbinden bir nur üzere olan kimse" ayeti hakkında şöyle bu-yurmuştur: "Bu nur, bir kalbe dü-şünce kalp o nur için açılır ve genişler.

" Kendisine, "Ey Al-lah'ın Resulü! Bu işi tanımanın bir nişanesi var mıdır?" diye so-rulunca şöyle buyurmuştur: "Al-danma yurdundan uzak durmak, ebedi yurda yönelmek ve ölüm gelip çatmadan, ölüme hazırlıklı olmak."
bak. el-Kalb, 3394, 3389. Bö-lümler

1623. Bölüm
Zühd ve Mükaşefe


7753. Sellam şöyle diyor: "İmam Bakır'ın (a.s) huzurundayken, Humran b. E'yen geldi ve bir ta-kım sorular sordu. Kalkınca İmam'a (a.s) şöyle arzetti: "Allah sizlere uzun ömür versin ve biz-leri sizlerden faydalandırsın. Size bir şey sormak istiyorum. Sizin huzurunuza varınca, huzuru-nuzda olduğumuz müddetçe kalbimiz incelmekte, nefislerimiz dünyaya rağbetsiz olmakta ve in-sanların elinde olan malları de-ğersiz görmekteyiz.

Ama yanı-nızdan ayrılıp insanların arasına, tüccarların yanına dönünce ye-niden dünya sevgisine kapılmak-tayız." Sellam şöyle diyor: "İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdu: "Evet kalpler böyledir. Bazen, işler kendisine zor gelmekte ve bazen de kolaylaşmaktadır." İmam Bakır (a.s) daha sonra şöyle buyurdu:

"Allah Resu-lü'nün (s.a.a) ashabı da kendisine şöyle arzetmişti: "Ey Allah'ın Resulü! Kendimiz hususunda ni-faktan korkuyoruz." Allah Resu-lü şöyle buyurdu: "Neden nifak-tan korkuyorsunuz?" Onlar şöy-le dediler: "Biz, sizin huzuru-nuzdayken ve bize öğüt verirken, kalbimizi korku sarmaktadır. Dünyayı unutuyor ve ona karşı rağbetsiz oluyoruz.

Adeta ahireti, cenneti ve cehennemi gözlerimizle görüyoruz, ama evimize dönüp çocuklarımızı koklayıp, aile, çocuk ve malları-mızı görünce huzurunuzda sahip olduğumuz halden neredeyse tümüyle dönüyoruz. Adeta o halete sahip olmamış bir duruma düşüyoruz. Bu durum karşısında nifaka düşmemizden korkuyor musun?"

Allah Resulü (s.a.a) onlara şöyle buyurdu: "Asla! Bu şeytanın attığı adımlardandır. O sizi dünyaya rağbet ettirmek istemektedir. Al-lah'a andolsun ki eğer huzurumda sahip olduğunuz haleti evlerinizde de sürdürecek olsaydınız, meleklerle tokalaşır ve suyun üstünde yürür-dünüz."

bak. 6098. hadis
7754. Peygamber'in (s.a.a) katib-lerinden biri olan Hanzala Katib Useydi şöyle diyor: "Allah Resu-lü'nün (s.a.a) huzurundaydık. O bizlere cenneti ve cehennemi an-latıyordu. Öyle ki adeta onları gözlerimizle görüyorduk. Top-lantının sonunda ben kalktım. Kadın ve çocuklarımın yanına gittim. Yeniden konuşmaya, gülmeye, şakalaşmaya başladım. Aniden Peygamber'in sözlerini ve huzurundayken elde ettiğim haleti hatırladım. Evden çıktım, Ebu Bekir'i gördüm ve ona şöyle dedim: "Ey Ebubekir! Nifaka düştüm!" Ebu Bekir, "Hangi ni-fak?" diye sordu.

Ben şöyle de-dim: "Allah Resulü'nün (s.a.a) huzurundayken, bizlere cennet ve cehennemi anlatınca adeta cennet ve cehennemi görür bir halete bürünüyoruz, ama huzu-rundan ayrılıp, kadın, çocuk ve mallarımızla uğraşınca, tümünü unutuyoruz." Ebu Bekir şöyle dedi: "Biz de aynı halet içinde-yiz."

Ben Allah Resulü'nün (s.a.a) yanına vardım olanları anlattım ve o bana şöyle buyurdu: "Ey Hanzala! Eğer ailenizin ya-nında da benim yanımda oldu-ğunuz halet üzere olsaydınız, şüphesiz melekler yataklarınızda, sokaklarda ve geçitlerde sizlerle tokalaşırdı. Ey Hanzala! İnsanın her anda bir haleti vardır."

7755. Havariler Hz. Mesih'e (a.s) şöyle arzetti: "Neden sen suyun üstünde yürüyorsun da biz bunu beceremiyoruz?" Mesih (a.s) şöyle buyurdu: "Size göre dir-hem ve dinar nasıldır?" Onlar, "Güzeldir" dediler. Mesih (a.s) şöyle buyurdu: "Ama bana göre onların değeri, çamurun değeriy-le birdir."
bak. el-Kalb, 339. Bölüm; el-Yakin, 4260. Bölüm


1624.Bölüm Zühdün Meyveleri


7756. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Züht, bedenleri eski-tir, arzuları sınırlar, ölümü yakınlaştırır, arzuları uzaklaştırır. Her kim züht elde ederse (ahiret için) sıkıntıya düşer, her kim de zühtü kaybederse (dünya için) sıkıntı ve zorluğa düşer."

7757. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühd, doğruluk ve sakınmanın anahtarı, kurtuluşun meşalesidir."
7758. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İlim seni Allah'ın emirlerine hidayet eder. Zühd ona ulaşma yolunu sana kolay-laştırır."

7759. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyadan yüz çevir ki Allah sana ayıplarını ve çirkin-liklerini göstersin. Gafil olma ki zira Allah senden gafil değil-dir."

7760. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya karşı züht içinde yaşa ki sana rahmet in-sin."
7761. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer züht içinde ya-şarsanız dünyanın mutsuzluğun-dan kurtulur ve ebedi yurda eri-şirsiniz."

7762. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyadan yüz çevirirse kendini özgür kıl-mış ve rabbini razı etmiş olur."
7763. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Onlar dünyadan yüz çevirmek istiyorlar ki kalplerini ahiret için boş tutsunlar."
7764. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyadan yüz çevi-ren kimse kurtuluşa ermiştir. Böyle bir kimse hem dünyanın yüceliğinden nasiplenir ve hem de ahiretin mükafatından."

7765. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kalpleriniz dünyadan yüz çevirmedikçe imanın tatlılığını tatmak, kalplerinize haram kılınmıştır."
7766. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyadan yüz çevirirse musibetler ona ko-lay olur."
7767. İmam Seccad (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyadan yüz çevirirse musibetler ona ko-lay olur ve ondan rahatsız ol-maz."
7768. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyaya iti-na göstermezse musibetleri kü-çük görür."
7769. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyadan yüz çe-virmek büyük bir rahatlıktır."

7770. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Güvenlik yalnızlıkta-dır. Rahatlık ise zühttedir."
7771. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim züht içinde yaşarsa, asla fakir olmaz."

7772. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hikmet züht ile mey-ve verir."
7773. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah insanları yarattı ve onlara olan lütfünden dolayı dünyayı dar kıldı. Böylece onları dünyaya ve dünyanın kırıntılarına rağbet-siz kıldı ve neticede onlar da kendilerini davet ettiği esenlik yurduna yöneldiler."

7774. İmam Ali (a.s), oğlu Ha-san'a (a.s) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Kalbini öğüt ve nasihatla dirilt ve dünyaya itinasızlıkla öldür."
bak. el-Musibet, 2344. Bölüm

1625. Bölüm
Dünyayı Talep Etme-nin Zararları


7775. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya rağbet et-mek sıkıntıların anahtarıdır."
7776. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyadan yüz çe-virmek beden ve kalbe huzur verir, dünyaya rağbet etmek ise beden ve kalbi sıkıntıya düşü-rür."

7777. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya meyletmek hüzün ve gam verir. Dünyaya itinasız olmak ise beden ve ru-hun rahatlığıdır."

7778. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyadan yüz çevi-ren kimse ümitli olur. Kalp ve bedenini dünya ve ahirette ra-hatlığa erdirir. Her kim de dün-yaya rağbet ederse kalp ve bede-nini dünya ve ahirette sıkıntıya düşürmüş olur."
bak. er-Rahat, 1567. Bölüm

1626. Bölüm
İnsanların En Zahidi


7779. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların en zahidi haramlardan uzak durandır."
7780. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hiç bir züht haram-lardan yüz çevirmek gibi değil-dir."
7781. İmam Seccad (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah şöyle buyur-muştur: "Ey Ademoğlu! Sana verdiğim şeylerden hoşnut ol ki insanların en zahitlerinden ola-sın."

7782. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz sizlerin be-lalar karşısında en sabırlı olanı dünyaya karşı en zahit olanınız-dır."

7783. Resulullah (s.a.a), kendisi-ne, "İnsanların en zahidi kimdir?" diye soran Ebu Zer'e şöyle buyurmuştur: "Mezarları ve çürümeyi unutmayan, dünyanın fazla süslerini terk eden, kalıcı şeyleri fani olan şeylere tercih eden, yarını ömrünün günlerinden saymayan ve kendini ölülerden bilen kimsedir."

1627. Bölüm
Zühdü Kabul Etmeye-ne Bir Öğüt


7784. İmam Ali (a.s), oğlu Ha-san'a (a.s) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Eğer seni kendisinden yüz çe-virmeye çağırdığım şeylerden yüz çevirir ve sakınırsan çok uy-gun bir şey yapmış olursun.

Eğer dünya hakkındaki nasihatımı ka-bul etmezsen, yakinen bil ki sen asla arzuna ulaşamazsın ve ece-linden ileri gidemezsin. Çünkü sen de öncekilerin gittiği yoldan gidiyorsun. O halde dünyayı ta-lep hususunda sakin ol ve rızık elde etme hususunda ılımlı ol."

1628. Bölüm
Züht Rızkı Azaltmaz


7785. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyaya iti-nasız olursa, dünyayı kaybetmez ve her kim de dünyaya yönelirse dünya onu sıkıntıya ve zorluğa düşürür."

7786. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zahidin bu dünyaya itinasızlığı, her ne kadar dünya-dan yüz çevirtse de aziz ve celil olan Allah'ın kendisi için taktir ettiği rızıktan bir şey eksiltmez. Her ne kadar hırslı olsa da bu geçici dünya hakkında ihtiraslara kapılanın ihtirası da, kendisi için taktir edilen rızkı arttırmaz. O halde gerçek hüsrana uğramış kimse ahiret nasibinden mahrum kalan kimsedir."
bak. ed-Dunya, 1217. Bölüm

1629. Bölüm
Zühd ve Marifet


Kur'an:
"Ona değer vermedikleri için ucuz bir fiyata, bir kaç dirheme sattılar."
7787. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir şeyi tanımadıkça o şeye itinasız olma."
7788. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Marifetin azı bile dünyaya itinasızlığa sebep olur."

7789. İmam Ali (a.s), aniden ölümün pençesine düşen kimseler hakkında şöyle buyurmuştur: "Ölüm anında kendisine açığa çıkan işlerden dolayı pişmanlık duyarak ellerini ısırmaktadır. Hayattayken istediklerinden vaz geçer, başkalarının gıpta ettiği ve kıskandığı şeylerinin kendisinin değil de onların sahip olmasını arzu eder."
bak. 1616. Bölüm

7790. Resulullah (s.a.a), duasında "Allah'ım! Bana dünyayı gördüğün gibi göster" diyen birisine şöyle bu-yurmuştur: "Böyle söyleme, aksine şöyle söyle: "Allah'ım! Kulla-rından salih kimselere dünyayı gösterdiğin gibi bana da gös-ter!"
bak. en-Nur, 3960. Bölüm

1630. Bölüm
Züht (Çeşitli)


7791. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sakın ahireti dünya ameliyle isteyen kimselerden olma… O, dünyada zahitler gibi konuşur ve dünyayı talep eden kimseler gibi davranır."
7792. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En üstün züht, züh-dü gizlemektir."

7793. Mesih (a.s) şöyle buyurmuş-tur: "Ey İsrailoğulları! Dininiz salim olduğunda dünyayı kaybet-tiğiniz için üzülmeyin. Nitekim dünyaya tapanlar da dünyaları salim olduğu takdirde dinlerini kaybettikleri için üzülmezler."
7794. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bu kaç günlük dün-yada sabreden yüce bir insan var mıdır?"
7795. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zahit insan halktan kaçınca sen onu talep et. Zahit insan halkı talep edince sen on-dan kaç."

207. Ko-nu

ez-Zevac
Evlilik

Bihar, 103/216, ebvab'un-nikah
Vesail'uş-Şia, 14, 15/1-265, en-Nikah
Bihar, 74/356, 22. bölüm, tezvic'ul-mu'min
Kenz'ul-Ummal, 16/271-611, en-Nikah

bak.
73. konu, el-Cima'


1631.Bölüm Evlenmeye Teşvik


Kur'an:
"İçinizdeki bekarları, köle-lerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lüt-fü ile zenginleştirir. Allah lüt-fü bol olandır, bilendir."
"İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen Kavim için dersler vardır."

"Andolsun ki, senden önce nice peygamberler gönderdik; onlara eşler ve çocuklar ver-dik. Allah'ın izni olmadan hiç bir peygamber bir ayet geti-remez. Her şeyin vakti ve sü-resi yazılıdır."
bak. Al-i İmran suresi, 39. ayet, Nahl suresi, 72. ayet, Furkan suresi, 74. ayet

7796. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer evlilik ve da-matlık hususunda muhkem bir ayet ve uyulan sünnet (Allah Re-sulü'nden) olmasaydı bile, yine de Allah'ın bu işte karar kıldığı akrabalara iyilik etmek ve yaban-cılarla kaynaşmak konusu, kalp ve gönül sahibi kimselerin evlili-ğe rağbet etmesine ve doğru dü-şünen akıl sahibinin evliliğe yö-nelmesine yeterli bir sebep sayı-lırdı."

7797. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah ile tertemiz bir şekilde görüşmek istiyorsa, eşiyle (evli bir halde) birlikte mülakatetmelidir."
7798. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah nezdinde evlilikten daha se-vimli ve değerli bir bina inşa edilmemiştir."

7799. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Evlenin ki sayınız artsın. Şüphesiz ben kıyamet gü-nü diğer ümmetlere karşı düşük yapılanlar da dahil sizinle övünürüm."
7800. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah için evlenir ve Allah için birini ev-lendirirse Allah'ın dostluğuna la-yıktır."

1632. Bölüm
Evlilik Sünnettir


7801. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Evlenmek benim sünnetimdir. Her kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz, zira ben diğer ümmetlere karşı sizin çok-luğunuzla övünürüm."
7802. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Evlilik benim sünne-timdir. O halde her kim sünne-timden yüz çevirirse benden de-ğildir."

7803. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Evleniniz, zira Allah Resulü bir çok defa şöyle bu-yurmuştur: "Her kim sünnetime uymak istiyorsa evlenmelidir. Zi-ra evlenmek benim sünnetim-dendir."
7804. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Evlenmek benim sünnetimdir. Her kim benim di-nimi seviyorsa, sünnetimle amel etmelidir."

1633. Bölüm
Genç Yaşta Evlenen Kimse


7805. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Genç yaşta evlenen gencin şeytanı şöyle feryat eder: "Vay olsun ona! Dininin benden korudu."

7806. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Genç yaşta evlenen her gencin şeytanı şöyle feryat eder: Vay olsun ona, vay olsun ona! Dinini üçte ikisini benden korudu." O halde kul dinin diğer üçte birisi için de Allah'tan korkmalıdır."

1634. Bölüm
Evlenen Kimse Dini-nin Yarısını Korumuştur


7807. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kul evlendiği zaman dininin yarısını kemale erdirmiş olur. Dininin diğer yarısını ko-rumak için de Allah'tan korkma-lıdır."

7808. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim evlenirse kendisine ibadetin yarısı verilmiş olur."
7809. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim evlenirse, dininin yarısını sağlam kılmış olur. Diğer yarısı için de Al-lah'tan korkmalıdır."
bak. ed-Din, 1300. Bölüm

1635. Bölüm
Namaz ve Evli İnsanın Uykusu


7810. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Evli insanın kıldığı iki rekat namaz, geceyi ibadetle geçiren ve gündüz oruç tutan bekar kimseden daha hayırlıdır."

7811. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Evli insanın kıldığı iki rekat namaz, bekar insanın kıldığı yetmiş rekat namazından daha hayırlıdır."

7812. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Uyuyan evli kimse Allah nezdinde, oruç tutup gece ibadetle sabahlayan bekardan daha üstündür."

1636. Bölüm
Rızkın Evlilikle Art-ması


Kur'an:
"İçinizdeki bekarları, köle-lerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lüt-fü ile zenginleştirir. Allah lüt-fü bol olandır, bilendir."
7813. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Evlenin, zira evlen-mek rızkınızı artırır."
7814. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bekarlarınızı evlendi-rin, zira bu işle Allah onların ah-lakını güzelleştirir, rızıklarını ar-tırır ve mürüvvetlerini çoğal-tır."

7815. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim fakirlik kor-kusuyla evlenmeyi terk ederse bizden değildir."
7816. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim kendini Al-lah'ın haram kıldığı şeylerden temiz tutmak için evlenirse, ona yardım etmesi Allah'a bir hak-tır."

7817. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim fakirlik kor-kusuyla evlenmezse aziz ve celil olan Allah'a kötü zanda bulun-muştur. Oysa aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Eğer yoksul iseler Allah onları lütfü ile zengin kılar."
7818. Resulullah (s.a.a), ashabın-dan birine şöyle buyurmuştur: "Ev-lendin mi?"

O, "Hayır, evlenecek bir şeyim yok" deyince Pey-gamber şöyle buyurdu: "Kul hu-vallahu Ahad" ayetine sahip de-ğil misin?" O, "Evet" deyince Peygamber şöyle buyurdu: "Kur'an'ın dörtte birine sahip-sin?" Daha sonra şöyle buyurdu: "Kul ya eyyuhel kafirun" suresi-ne sahip değil misin?" O, "Evet sahibim" deyince Peygamber şöyle buyurdu:

"Kur'an'ın diğer dörtte birine sahipsin?" Daha sonra şöyle buyurdu: "İza zulzi-letil arzu" suresine sahip değil misin?" O, "Evet sahibim" de-yince Peygamber şöyle buyurdu: "Kur'an'ın diğer dörtte birine sahipsin?" Daha sonra şöyle bu-yurdu: "Evlen! Evlen! Evlen!"
bak. Vesail'uş Şia, 14/2410. Bölüm 25, 11. Bölüm; er-Rizk, 1494. Bölüm

1637. Bölüm
Evliliği Terk Etmekten Sakındırmak


7819. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir kadın İmam Ba-kır'a (a.s) şöyle arzetti: "Allah beni sana feda etsin, ben dünyayı terk eden bir kadınım." İmam şöyle buyurdu: "Dünyayı terk etmekten maksadın nedir?" O, "Asla evlenmek istemiyorum." İmam, "Neden?" diye sorunca o şöyle dedi: "Ben fazilet elde et-mek istiyorum." İmam şöyle bu-yurdu: "Bundan el çek, eğer bu bir fazilet olsaydı, Fatıma (a.s) ona daha müstahak olurdu. Hiç kimse fazilet hususunda ondan öne geçemez."

7820. Resulullah (s.a.a) Akkaf adında birisine şöyle buyurdu: "Eşin var mıdır?" O, "Hayır, ey Al-lah'ın Resulü" dedi. Peygamber, "Bir cariyen var mıdır?" diye sordu. O, "Hayır, ey Allah'ın Resulü!" dedi. Peygamber, "Mali imkanın var mıdır?" diye sordu. O, "Evet" dedi. Peygamber şöyle buyurdu: "Evlen, aksi takdirde günahkarlardan olursun."


1638.Bölüm Bekarlar


7821. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ölülerinizin en kötü-sü bekarlardır."
7822. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aşağılık ölüleriniz, bekarlarınızdır."

7823. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "En kötüleriniz bekar-larınızdır. En aşağılık ölüleriniz, bekarlarınızdır."
7824. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "En kötüleriniz, be-karlarınızdır. Evli insanın iki re-kat namazı, evli olmayan insanın kıldığı yetmiş rekat namazdan daha hayırlıdır."

1639. Bölüm
Dini Kardeşleri Evlen-dirmenin Sevabı


7825. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir bekarı evlendirirse, aziz ve celil olan Allah kıyamet günü ona lütfüyle bakar."
7826. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim mümin kar-deşini bir kadınla evlendirirse, o kadın onun arkadaşı, desteği ve huzur kaynağı olduğu müddetçe Allah onu hur'ul-ayn ile evlendi-rir, ailesi ve kardeşlerinin doğru olanlarından sevdiği kimselerle onu arkadaş ve dost kılar. Onları da kaynaştırır."

7827. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç kimse, Allah'ın arşının gölgesinden başka hiç bir gölgenin olmadığı günde, arşın gölgesi altında olur: Müslüman kardeşini evlendiren, ona hizmet eden ve sırrını örten kimse."
7828. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En iyi aracılık evlilik hususunda düzene girsinler diye iki kişi arasında aracılık etmek-tir."

1640. Bölüm
Kızları Çabuk Evlen-dirmeye Teşvik


7829. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cebrail Peygamber'e (s.a.a) nazil oldu ve şöyle buyur-du: "Ey Muhammed! Rabbin sana selam gönderdi ve şöyle buyurdu: "Bakire kızlar, ağaç üzerindeki meyveler gibidir. Meyve yetişince, onu toplamak-tan başka bir ilaç yoktur. Aksi takdirde güneş ve rüzgar sebe-biyle bozulur.

Bakire kızlar da ergenlik çağına erince onlara ko-cadan (evlendirmekten) başka ilaç yoktur. Aksi takdirde, sapık-lık ve fesattan güvende olamaz-lar." Daha sonra Allah Resulü (s.a.a) minbere çıktı, insanları topladı, aziz ve celil olan Al-lah'ın emrettiği şeyi onlara bil-dirdi."
bak. Vesail'uş Şia, 14/38, 23. Bölüm

1641. Bölüm
Evlilikte Kadının Din-dar Olmasına Önem Vermek


7830. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim helal bir malla bir kadınla evlenmek ister, ama onunla evlenmekten hedefi, böbürlenmek veya gösteriş yapmak olursa, aziz ve celil olan Allah onun ancak horluğunu ve zilletini arttırır."
7831. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim bir kadınla güzelliği sebebiyle evlenirse on-da istediğini bulamaz. Her kim bir kadınla malı için evlenirse, Allah onu o mala havale eder. O halde dindar kadınlarla evle-nin."

7832. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Adamın biri Pey-gamber'in (s.a.a) huzuruna vardı ve evlilik hususunda kendisinden izin istedi. Peygamber ona şöyle buyurdu:

"Evet evlen, dindar kadınlarla evlen ki ellerin hayır görsün."
7833. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kadınlarla güzellikle-ri için evlenmeyin, zira bazen güzellikleri onların helak oluşuna sebep olur. Malları için de kadınlarla evlenmeyin, zira bazen malları onları isyana sürükler. O halde onlarla dindarlıkları sebebiyle evlenin."

7834. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dindarlığı ve güzelliği sebebiyle bir kadınla evlenirse bu iş onun fakir düş-mesine engel olur."

7835. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kadının yüz güzelli-ğini, din güzelliğine tercih et-memek gerekir."
7836. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bir kadınla dört şey sebebiyle evlenilir: Mal, güzellik, dindarlık ve soy. Sen dindar ka-dınlarla evlen."
bak. Vesail'uş Şia, 14/30, 14. Bölüm