Mizan'ul Hikmet 5.Cilt
 


1572.Bölüm Çiftçilik ve Ağaç Dik-menin Müstahap Oluşu


Kur'an:
"Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misi-niz, yok biz mi bitiriyoruz? Dilersek biz onu kuru çöp yaparız, şaşar kalırsınız da şöyle dersiniz: "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık."

7542. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mümin öldükten sonra da altı şeyden faydalanır: Kendisi için mağfiret dileyen sa-lih evlat, okuduğu Kur'an, kaz-dığı kuyu, diktiği ağaç, akıtıp vakfettiği su ve geride bırakıp kendisinden sonra amel edilen güzel bir sünnet."

7543. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulüne (s.a.a), "Hangi mal daha hayırlı-dır" diye sorulunca şöyle bu-yurmuştur: "Sahibinin ektiği, bakımını yaptığı ve hasat günü de hak ve hukukunu ödediği ekin."

7544. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulüne (s.a.a), "İnekten sonra hangi mal daha hayırlıdır?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Kökleri toprağın içinde olan ve kuraklık yıllarında da meyve veren (hur-ma ağaçları)."

7545. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Babam şöyle buyuru-yordu: "İşlerin en iyisi çiftçiliktir. Bir şeyi ekince ondan iyi ve kötü herkes yer. İyi insan yiyince senin için Allah'tan bağışlanma diler, kötü insan yiyince, yediği şey kendisine lanet eder. Otlayan ve uçan hayvanlar da ondan istifade ederler."

1573. Bölüm
Çiftçiler


7546. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Çiftçiler insanların hazineleridir: Aziz ve celil olan Allah'ın yarattığı temiz bir to-humu ekerler. Onların kıyamet günü makamı herkesten daha iyi ve yakınlıkları herkesten daha fazladır ve "mübarek" olarak çağrılırlar."

7547. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Müminler Allah'a tevekkül etmelidirler" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Mak-sat çiftçilerdir."
bak. el-Ucb, 2516. Bölüm

7548. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Müminlerin Emiri şöyle buyurmuştur: "Her kim su ve toprağa rağmen muhtaç olur-sa Allah onu rahmetinden uzak-laştırır."

7549. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim ağaç eker ve o ağaç yemiş verirse Allah o ağacın verdiği yemiş sayısınca kendisine mükafat verir."

7550. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bir Müslüman bir ağaç veya ekin eker de insan, kuş veya diğer hayvanlar ondan yerse kendisi için sadaka sayılır."

1574. Bölüm Peygamberler ve Çift-çilik


7551. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Peygamberleri-nin rızkını çiftçilikte ve hayvan-cılıkta karar kılmıştır ki semavi yağışları kötü bilmesinler."
7552. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah çiftçiliği Peygamberlerine seçti ki semavi yağışı kötü bil-mesinler."

7553. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İşler arasında hiç bir iş Allah nezdinde çiftçilikten da-ha sevimli değildir. Bir terzi olan İdris (a.s) dışında Allah'ın gön-derdiği bütün Peygamberler, çiftçi idi."

7554. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "çiftçiler" hakkında soru soran Yezid b. Harun Vasiti'ye şöyle bu-yurmuştur: "Onlar, Allah'ın hazi-nelerini yeryüzüne ekenlerdir. İş-ler arasında hiç bir iş Allah nez-dinde çiftçilikten daha sevimli değildir. İdris dışında Allah'ın gönderdiği bütün Peygamberler çiftçi idi."
bak. en-Nubuvvet, 3777. Bölüm

202. Ko-nu

ez-Zekat
Zekat

Bihar, 96/1-110, ez-Zekat
Vesail'uş-Şia, 6/2-255, ez-Zekat
Kenz'ul-Ummal, 6/292-336, ez-Zekat

bak.
292. konu, es-Sadaka; 521. konu, el-İnfak

1575. Bölüm Zekat


Kur'an:
"Mallarının bir kısmını, kendilerini temizleyip arıta-cak sadaka (zekat) olarak al, onlara dua et; senin duan on-lar için bir güvendir. Allah işiten ve bilendir."

7555. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat, İslam'ın köp-rüsüdür. Zekatı veren insan köprüden geçer. Her kim de ze-katı vermezse köprüden geçme-sine engel olunur. Zekat Allah'ın gazabını söndürür."

7556. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zikri aziz olan Allah bu ümmette zekattan başka bir şeyi daha şiddetli farz kılmamış-tır. Ümmetin geneli sadece bu hususta helak olur."

1576. Bölüm Namaz ve Zekatın Ya-kınlığı


Kur'an:
"Namazı kılın, zekatı ve-rin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah'ın katında bulacaksınız. Şüphe-siz Allah yapmakta oldukları-nızı noksansız görür."

7557. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah, üç şeyi başka bir şeyle ilişkisi olan üç şeyle birlikte emretmiş-tir: Namaz ve zekatı (birlikte) emretmiştir. Her kim namaz kı-lar ve zekat vermezse namazı kabul olmaz."
7558. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zekat ver-mezse namazı faydasızdır. Ha-ramdan kaçınması olmayan kim-senin de zekatı makbul olmaz."

7559. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mallarından sadaka olarak al" ayeti Ramazan ayında nazil oldu. Allah Resulü (s.a.a) münadisine insanların içinde, "Şüphesiz Allah Tebarek ve Teala sizlere namazı farz kıldığı gibi zekatı da farz kılmıştır" diye seslenmesini emretti...

Peygamber, gelecek yıl Ramazan ayına kadar onların malına karışmadı. Ertesi yıl Ramazan ayında Müslümanlar oruç tutar ve Fıtır bayramı erişince Allah Resulü (s.a.a) münadisine, "Ey Müslümanlar! Mallarınızın zekatını verin ki namazlarınız kabul olsun" diye nida etmesini emretti."

1577.Bölüm Zekatın Hikmeti


7560. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat fakirlerin yiye-ceğini temin etmek ve zenginle-rin malını korumak için taktir edilmiştir. Çünkü aziz ve celil olan Allah sıhhatli olanları hasta ve aciz insanların işini hallet-mekle mükellef kılmıştır. Nite-kim Allah Tebarek ve Teala şöy-le buyurmuştur: "Şüphesiz siz-ler mallarınız ve nefislerinizle imtihan edilirsiz." Mallarla im-tihan zekat ödemektir, canlarla imtihan ise nefisleri sabra zor-lamaktır.

Ayrıca zekat ödemekle aziz ve celil olan Allah'ın nimetlerine şükredilmiş olur, malın artışı ümit edilir, zayıf insanlar mer-hamete uğrar, fakirlere merha-met edilmiş olur. Zenginler ise yardımlaşmaya, fakirleri güçlen-dirmeye ve dini işlerine yardımcı olmaya teşvik edilir. Zekat zen-ginlere bir öğüt ve fakirler vası-tasıyla ahiret fakirlerini anlamaya bir ibrettir."

7561. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah zenginlerin mallarında fakir-lerin ihtiyacını temin edecek miktarda bir hak farz kılmıştır. Eğer Allah kendilerine taktir et-tiği miktarın, yetmeyeceğini bil-seydi, onlara daha fazla hak farz kılardı. O halde fakirlerin yok-sulluğu bu farzın (zekatın) az oluşu sebebiyle değil, zenginlerin haklarını vermemesi sebebiyle-dir."

7562. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah, tüm insanları yarattı ve onların kü-çüklerini, büyüklerini, zenginle-rini ve fakirlerini bilmektedir. O bin insandan yirmi beş kişiyi fa-kir kılmıştır. Dolayısıyla onların zekatının, bunların hayatını te-min etmeyeceğini bilseydi, onla-rın zekatını arttırırdı. Zira Allah hepsinin yaratıcısıdır ve onları kendilerinden daha iyi bilmekte-dir."

7563. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah insanların zenginlerine, mallarında fakirlere yetecek kadar zekatı farz kılmıştır. Dolayısıyla eğer bir fakir ölürse, rızkını temin yolunda can verirse ve çıplak kalırsa, bu zenginlerin hakkını ödemekten çekinmesindendir. Aziz ve celil olan Allah kıyamet günü zengin-leri bundan dolayı sorguya çeke-cek ve onları elemli bir azapla cezalandıracaktır."

7564. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat fakirlerin yiye-ceğini temin etmek ve zenginle-rin malını artırmak için taktir edilmiştir."

7565. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat zenginleri im-tihan etmek ve fakirlere yardımcı olmak için taktir edilmiştir. Eğer insanlar mallarının zekatını öde-seydi, hiç bir Müslüman muhtaç kalmazdı ve aziz ve celil olan Al-lah'ın kendileri için farz kıldığı şey sebebiyle müstağni olurlardı. İnsanlar sadece zenginlerin gü-nahları sebebiyle fakir olmuş, muhtaç düşmüş, aç ve çıplak kalmışlardır."


1578.Bölüm Zekatın Mal Artışın-daki Rolü


7566. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ın, malını art-tırmasını istiyorsan, zekatını öde."
7567. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat vermek rızkı arttırır."

7568. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah zekatı rızka se-bep olsun diye farz kılmıştır."
7569. İmam Hasan (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat asla malı azaltmaz."
7570. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Mufazzal! Dostla-rına de ki zekatı ehline versinler ve ben kaybettikleri şeyi telafi etmeyi garantiliyorum."

7571. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah zekatı fakirlerin yiyeceğini temin etmek ve sizlerin varlığını çoğaltmak için taktir etmiştir."

7572. İmam Bakır (a.s), Allah-u Teala'nın, "Ama bağışlayan, sakınan ve güzeli tasdik eden kimse..." ayeti hakkında şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah bir bağışa karşılık on ila yüz bin ara-sında ve daha fazla mükafat vermektedir. "Onu kolaya ha-zırlarız." İstediği her hayrı Al-lah kendisi için temin eder."
bak. el-İnfak, 3942. Bölüm

1579. Bölüm Malı Zekat İle Koru-mak


7573. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Karada ve denizde hiç bir şey zekat zayi edilmedik-çe zayi olmamıştır. O halde mal-larınızı zekatla koruyun."
7574. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat asla malı ek-siltmez. Zekatı ödenen her mal karada olsun veya denizde asla ortadan yok olmaz."

7575. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulünün (s.a.a) kitabında şöyle buldum: "İnsanlar zekat vermekten sakı-nınca, yeryüzü ekin, meyve ve tüm madenlerden bereketini alı-koymuştur."

7576. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat ödenmeyince hayvanlar ölüme düçar olur."
7577. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mallarınızı zekat vermekle koruyunuz."

1580. Bölüm
Zekat Vermeyen Kim-se


7578. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat vermeyen kim-se ölüm anında (hayata) geri dönmek ister. Aziz ve celil olan Allah'ın şu sözü de buna işaret etmektedir: "Onlardan birine ölüm gelince: "Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim" der."

7579. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kaim kıyam edince zekat vermeyeni tutar ve boynu-nu vurur."
7580. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hırsız üç çeşittir: Ze-kat vermeyen, kadınların mehi-rini kendine helal sayan ve öde-me niyeti olmadığı halde borçla-nan kimse."
bak. Vesail'uş Şia, 6/10, 3. Bö-lüm

1581. Bölüm Zekat Vermeyen Kim-senin Kafir Oluşu


Kur'an:
"Onlar zekât vermezler; ahireti küfredenler de yalnız onlardır."
7581. Resulullah (s.a.a), aziz ve celil olan Allah'ın, "Vay o müş-riklerin haline ki zekat ver-mezler" ayeti hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Allah müşrik-leri kınamaz, Allah'ın şöyle bu-yurduğunu duymadın mı:

"Vay o namaz kılanların haline ki, Onlar kıldıkları namazdan gafildirler. Onlar gösteriş ya-parlar. Onlar zekat vermez-ler." Bil ki ayette geçen "maun" zekattır." Daha sonra şöyle bu-yurdu: "Muhammed'in canı elinde olana andolsun ki malı hususunda Allah'a hıyanet eden herkes, Allah'a şirk koşmuştur."

7582. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ali! Ümmetim arasında on kişi büyük Allah'a karşı küfre düşer... Zekat verme-yen kimse."
7583. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim malının ze-katından az bir şey dahi öde-mezse ne mümindir ve ne de Müslüman. Onun hiç bir saygın-lığı yoktur."

7584. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim malından bir miktar dahi zekat vermezse ister Yahudi, isterse de Hıristiyan olarak ölsün."
bak. Vesail'uş Şia, 6/17 4. Bö-lüm

1582. Bölüm Zekat Vermeyenin Ce-zası


7585. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat ödemeyen kimsenin malını Allah kıyamet günü iki hörgücü bulunan ateş-ten bir engerek yılanı şekline dönüştürür ve boynuna asar. Sonra o yılana şöyle denir: "O dünyada sana sarıldığı gibi sen de etrafını sar. Allah'ın şu sözü de buna işarettir: "Çok yakında cimrilik ettikleri şeyi boyunla-rına asarlar."

7586. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat vermeyen kim-senin bağırsakları ateşe sürükle-nir. Malı iki dilli veya iki gözü-nün üzeri benli şiddetli zehirden tüyleri dökülmüş engerek yılanı şekline dönüşür. O kimse kendi-sinden kaçar, engerek yılanı ar-dından gider ve sonunda onu turp gibi parçalar ve şöyle der:

"Ben hakkında cimrilik ettiğin o malınım."
7587. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah kıyamet günü bir grubu elle-ri, parmak uçları kadar bir şey alamayacakları bir şekilde bo-yunlarına asılmış bir halde diril-tir. Onlarla birlikte bulunan bir grup melek sürekli kendilerini sert bir şekilde kınarlar ve şöyle derler: "Bunlar çok mallarından az bir bölümünü dahil esirgeyen kimselerdir. Bunlar aziz ve celil olan Allah'ın kendilerine ihsan ettiği ama, mallarından aziz ve celil olan Allah'ın hakkını ver-meyen kimselerdir."

1583. Bölüm Zekatı Gönüllü Öde-mek


7588. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Namazla beraber ze-kat da İslam ehline Allah'a yak-laşma vesilesi kılındı. Kim, zeka-tı gönül rızasıyla verirse zekat kendisi için bir kefaret olduğu gibi, ateşten koruyan bir engel de olur ve korur. Hiç kimsenin, verdiği zekat için gözü arkada kalmasın ve üzülmesin. Gönül hoşnutluğu duymadan veren ve ondan daha iyisini ümit eden kimse, sünneti bilmeyen, zekatın ecrini kaybeden, ameli boşa gi-den ve çok pişman olacak olan bir kimsedir."

1584.Bölüm Belirli Bir Hak Zekat-tan Ayrıdır


Kur'an:
"Mallarında isteyene ve yoksula belirli bir hak tanı-yanlar..."
7589. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Lakin aziz ve celil olan Allah zenginlerin malların-da zekat dışında bir takım haklar da farz kılmış ve şöyle buyur-muştur: "...

Mallarında isteyene ve yoksula belirli bir hak ta-nıyanlar..." O halde belirli bir hak zekat dışında bir haktır ve herkesin malından vermekle gö-revli olduğu bir haktır. Gücü ve mali imkanı miktarınca bir mik-tarı kendine farz saymalı, kendi isteği üzere her gün, her Cuma veya her ay ödemelidir.

7590. Bir adam İmam Sadık'ın (a.s) yanına gelerek şöyle dedi: "Ey Eba Abdillah! Mali durumum düze-lene kadar bana bir miktar borç ver." İmam şöyle buyurdu: "Yani ürünü-nü toplayana kadar mı?" O adam, "Hayır, Allah'a andolsun ki ürünüm yoktur" deyince İmam, "Ticaret malın geri dö-nünceye kadar mı?" diye sordu.

O adam, "Hayır, Allah'a andol-sun ki ticari malım yoktur" dedi. İmam, "Bir mülkün satılıncaya kadar mı?" diye sordu. O, "Al-lah'a andolsun ki hayır, mülküm yoktur." dedi. İmam şöyle bu-yurdu: "O halde sen Allah'ın mallarımızda kendisi için bir hak tayin ettiği kimselerdensin." Ar-dından İmam bir dirhem kesesi-ni getirmelerini emretti. Elini ke-seye sokarak bir miktar aldı ve ona vererek şöyle buyurdu: "Al-lah'tan kork, harcamada ifrat ve tefrite kaçma ve orta yolu tut."
Vesail'uş Şia, 6/27, 7. Bölüm
Sual, 1721. Bölüm


1585.Bölüm Zekatın Müstehakları


Kur'an:
"Zekâtlar; Allah'tan bir farz olarak yoksullara, düş-künlere, onu toplayan me-murlara, kalpleri Müslüman-lığa ısındırılacaklara verilir; kölelerin, borçluların, Allah yolunda olanların ve yolda ka-lanların uğrunda infak edilir. Allah bilendir, hakimdir."

7591. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Şüphesiz sadakalar fakirler içindir" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Fakir, insan-lardan bir şey dilemeyen kimse-dir. Miskin ise fakirden durumu daha kötü olan kimsedir. Bais ise hepsinden daha yoksul olan kimsedir."

7592. İmam Ali (a.s), insanların geçimini sağlayan sebepleri açıklaya-rak şöyle buyurmuştur: "Sadakalar (zekat), devlet işlerinde çalışma-yan, bir şey üretmeyen, ticaret ve işçilik için bir sermayesi olmayan ve işçilik hususunda bir bilgisi ve gücü olmayan kimseler içindir.

Bu yüzden Allah bunların geçi-mini sağlamak için zenginlerin mallarında bir hakkı farz kılmış-tır. Münezzeh olan Allah bu sa-dakaların kimlere verileceğini saymış ve şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz sadakalar..."
bak. Vesail'uş Şia, 6/143, 1. Bölüm; es-Sadaka, 2240. Bölüm

1586. Bölüm Zahiri ve Batıni Zekat


7593. İmam Sadık (a.s), "Malın farz olan zekatı ne kadardır" diyen birine şöyle buyurmuştur: "Maksa-dın zahiri zekat mıdır yoksa ba-tıni mi?" O, "Her ikisi de" de-yince şöyle buyurdu: "Zahiri ze-katta her bin dirhemde yirmi beş dirhem farzdır. Batıni zekatta ise kardeşin bir şeye senden daha fazla muhtaç olursa onu kendine tercih etmendir."


1587. Bölüm Her Şeyin Zekatı Var-dır


7594. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kudretin zekatı in-saflı olmaktır."
7595. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Güzelliğin zekatı if-fettir."
7596. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zaferin zekatı iyilik etmektir."
7597. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Affetmek zaferin ze-katıdır."

7598. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Güçlülüğün zekatı komşulara iyilik etmek ve sıla-i rahimde bulunmaktır."
7599. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sıhhatin zekatı Al-lah'a itaatte çaba göstermektir."

7600. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cesaretin zekatı Al-lah yolunda cihad etmektir."
7601. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nimetlerin zekatı ha-yırlı iş yapmaktır."
7602. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İlmin zekatı, onu il-me layık olan kimselere bağışla-mak ve o ilimle amel etmede nefsiyle cihad etmektir."

7603. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz her şeyin bir zekatı vardır, ilmin zekatı ise onu ehline öğretmektir."
7604. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her şeyin bir zekatı vardır, aklın zekatı ise cahillere tahammül etmektir."
7605. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah sizle-re sahip olduğunuz şeylerin ze-katını farz kıldığı gibi makamını-zın zekatını da farz kılmıştır."

7606. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İyilik etmek nimetle-rin zekatıdır. Aracılık etmek, makamın zekatıdır. Hastalıklar bedenlerin zekatıdır. Bağışlamak zaferin zekatıdır. Zekatını öde-diğin her şey yok olmaktan gü-vendedir."
7607. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur:

"Bedeninin her parça-sına, hatta her bir saç teline ve hatta her bir bakışa bile aziz ve celil olan Allah'ın farz kıldığı bir zekat vardır. Gözün zekatı ibret-le bakmak, şehvetlere ve benzeri şeylere gözünü kapamaktır. Ku-lakların zekatı ise ilim, hikmet ve Kur'an'ı dinlemektir."

1588. Bölüm Bedenin Zekatı


7608. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Oruç tutunuz, şüp-hesiz oruç bedenin zekatıdır."
7609. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Peygamber (s.a.a) bir gün ashabına şöyle bu-yurdu: "Zekatı ödenmeyen her mal lanetlidir, zekatı her kırk günde bir ödenmeyen her beden lanetlidir."

Kendisine, "Ey Al-lah'ın Resulü! Malın zekatını bi-liyoruz, ama bedenin zekatı ne-dir?" diye sorulduğunda şöyle buyurmuştur: "Hiç bir belaya düçar olmamasıdır."

İmam şöyle buyurdu: "Ashap bu sözü duyunca rengi soldu. Peygamber yüzlerinin rengini değiştiğini görünce şöyle buyurdu: Acaba benim maksadımın ne olduğunu biliyor musunuz?" Onlar, "Hayır, ey Allah'ın Resulü!" deyince, Peygamber şöyle buyurdu:

"Evet, insanın bir yeri çizilir, yere düşer, ayağı sürçer, hasta olur, ayağına bir diken batar ve benzeri şeyler. Sonunda şöyle buyurdu: "Gözleri elinde olmaksızın atıp durur."
7610. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hastalıklar bedenle-rin zekatıdır."
7611. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bedenin zekatı cihad ve oruçtur."
bak. es-Savm, 2354. Bölüm


1589. Bölüm Fitre Zekatı


7612. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Namazın kemalinin şartı, Peygamber'e (s.a.a) selam göndermek olduğu gibi, orucun kemalinin şartlarından biri de fitre zekatını vermektir. Zira eğer oruç tutar ve fitre zekatını bilerek vermezse oruçtan nasip-siz kalır."
7613. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim fitre zekatını verirse, Allah o zekat sebebiyle malından eksilen miktarını telafi eder."
bak. Vesail'uş Şia, 6/220; et-Tezkiye, 1590. Bölüm 7617. Bölüm

203. Ko-nu

et-Tezki-ye
Tezki-ye

bak.
202. Konu, ez-Zekat
en-Nefs, 3919, 3921, 3923. Bölümler; el-Medh, 3652. bölüm

1590. Bölüm Tezkiye


Kur'an:
"Nitekim biz size aranız-dan ayetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğrete-cek ve bilemediklerinizi bildi-recek bir Peygamber gönder-dik."

"Ümmiler arasından, ken-dilerine ayetlerini okuyan, on-ları arıtan, onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir peygam-ber gönderen O'dur. Onlar, daha önce, şüphesiz apaçık bir sapıklık içinde idiler."
"Nefsini tezkiye eden şüphesiz kurtuluşa ermiştir."
"Ona de ki: Arınmağa ni-yetin var mı?"

"Günahkar kimse diğeri-nin günahını çekmez. Günah yükü ağır olan kimse, onun taşınmasını istese, yakını olsa bile, yükünden bir şey taşı-maz. Sen ancak, görmediği halde Rablerinden korkanları, namazı kılanları uyarırsın. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş an-cak Allah'adır."

"Şüphesiz arınmış olan, saadete erişecektir."
7614. Allah Resulü (s.a.a), "Nefsini tezkiye eden şüphe-siz kurtuluşa ermiştir" ayetini okuyunca duruyor ve sonra şöyle bu-yuruyordu: "Allah'ım! Nefsime takva ver, sen benim velim ve mevlamsın. Nefsimi tezkiye et, şüphesiz sen nefsi tezkiye eden-lerin en hayırlısısın."

7615. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Nefis tezkiyesiyle se-fa hasıl olur."
7616. Resulullah (s.a.a), Allah-u Teala'nın, "Şüphesiz tezkiye eden kurtuluşa ermiştir" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Mak-sat Allah'tan başka ilah olmadı-ğına şehadette bulunan, Allah'a şirk koşmayan ve benim Allah'ın elçisi olduğuma tanıklık eden kimsedir."

7617. Ebu Said Hudri şöyle diyor: "Allah Resulü (s.a.a) Fıtır bay-ramı günü, "Şüphesiz kurtulu-şa ermiştir kendini tezkiye eden ve rabbinin ismini zik-redip sonra namaz kılan kim-se" ayetini okudu ve sonra na-maz kılınan yere gitmeden önce fitre zekatını bölüştürdü."


1591.Bölüm Tezkiyeye Engel Olan Şeyler


Kur'an:
"Allah'ın ahdini ve yemin-lerini az bir değere değişenle-rin, işte onların, ahirette bir payları yoktur. Allah onlarla kıyamet günü konuşmayacak, onlara bakmayacak, onları temizlemeyecektir. Elem ve-rici azab onlar içindir."
el-Bakara, 174

7618. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah kıyamet günü üç kimseyle konuşmaz, onlara bakmaz, onları tezkiye etmez, onlar için elim bir azap vardır: Zina eden yaşlı kimse, zalim hü-kümdar ve kibirli fakir."

7619. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah üç kimseyle kı-yamet günü konuşmaz, onlara bakmaz, onları temizlemez ve onlara acı bir azap vardır: Beyaz saçlarını koparan, kendi kendisi-ni tatmin (istimna-mastürbasyon) eden ve livata eden (homoseksüellik) kimse ile."

7620. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Üç kimseyle Allah kı-yamet günü konuşmaz, onları temizlemez ve onlar için acı bir azap vardır: Bir imama biat eden, biati sadece dünya için olan, kendisine dünyadan bir şey verince biatine vefalı kalan,

vermediği takdirde ise vefalı kalmayan kimseye, ikindi vakti bir mal satan ve falan miktara aldığına dair yemin eden kimse-ye; bunun üzerine alıcı da kabul edip malı alır, oysa satıcısı yalan söylemiştir ve bir çölde (kuyuda) suyu olduğu halde yolcuların ve oradan geçenlerin suyun fazla-sından istifade etmesine izin vermeyen kimseye."

7621. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç kimseyle Allah kı-yamet günü konuşmaz, onları temizlemez ve onlar için acı bir azap vardır: Zina eden yaşlı, gay-reti (kıskançlığı) olmayan adam ve kocasına ihanet eden kadı-na."

7622. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Üç kimseyle Allah kı-yamet günü konuşmaz, onlara bakmaz ve onlar için acı bir azap vardır: İlmini dünyanın dökün-tülerini elde etmekte kullanan alime, şüpheler sebebiyle haram-ları helal kılan kimseye ve kom-şunun karısıyla zina eden kimse-ye."

7623. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Üç kimseye Allah kı-yamet günü bakmaz, onları te-mizlemez ve onlar için acı bir azap vardır: Tekebbür yüzünden eteğini yerde sürükleyen kimseye, malını yalan yere öven kimseye ve yüzüne dostluk izharında bulunduğu halde arkanda kalbi hileyle dolu olan kimseye."
204. Ko-nu

ez-Zaman
Zaman

el-Bihar, 58/353-383, 59/1-143, ebvab'ul-ezmine
Kenz'ul-Ummal, 12/310-323, fezail'ul-Ezmine
el-Bihar, 58/353, 13. bölüm, es-Senin ve'ş-şuhur

bak.
10. konu, et-Tarih

1592. Bölüm
Zamanı Tanımak


7624. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zamanını tanıyan kimse şüphelerin saldırısına uğ-ramaz."
7625. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın marifet sahi-bi olması için zamanını tanıması yeter."
7626. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanlardan zamanı en iyi tanıyan olaylarda şaşırma-yan kimsedir."

1593. Bölüm
Zamana Güvenen Kimse


7627. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamana gü-venirse yere serilir."
7628. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamana gü-venirse zaman ona hıyanet eder. Her kim zamanı büyük görürse zaman onu hor kılar."

7629. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamana gü-venirse zaman ona hıyanet eder. Her kim zamanı büyük görürse zaman onu hor kılar. Her kim zamana gazap ederse, zaman da onu gazaplandırır. Her kim za-mana sığınırsa, zaman onu tes-lim eder. Her ok atan hedefine vuramaz ve devlet değişince za-man da değişir."

7630. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zaman sahibine hı-yanet eder ve kendisini kınayan-dan hoşnutluk dilemez."
7631. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamanla meşgul olursa zaman da onu meşgul eder."

1594. Bölüm
Zamanla Savaşan Kimse


7632. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamanı ayıplarsa kınaması uzar."
7633. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamanla inatlaşırsa zaman onu zillete dü-şürür. Her kim zamana teslim olursa güvende olmaz."
7634. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zamanla ça-tışırsa helak olur. Her kim za-manı kınarsa öfkelenir."

1595. Bölüm
Zamanın Ayıbı


7635. Reyyan b. Salt şöyle diyor: "İmam Rıza (a.s) şu şiiri Ab-dulmuttalib'den naklen bizlere okudu:
Bütün insanlar zamanı kınar
Oysa zamanın bizden başka ayıbı yoktur
Biz kendi zamanımızı kınıyoruz, oy-sa ayıp bizdedir
Eğer zamanın dili olsaydı
bizi kınardı
Kurt kurdun etini yemez
Oysa biz açıkça birbirimizi yiyoruz
Hilekarca ilginç postlara bürünüyo-ruz
Yanımıza gelen garibe eyvahlar ol-sun!"

205. Ko-nu

ez-Zina
Zina

Bihar, 79/17, 69. bölüm, ez-Zina
Vesail'uş-Şia, 18/346, Eb-vab-u hadd'iz-Zina

bak.
99. konu, el-Hudud
el-İman, 264, 265. bölümler; er-Riba, 1433. bölüm; eş-Şehadet, 2102. bölüm

1596. Bölüm
Zinadan Sakınmak


Kur'an:
"Sakın zinaya yaklaşma-yın; doğrusu bu çirkindir, kö-tü bir yoldur."
bak. Nur suresi, 33. ayet; Fur-kan suresi, 68. ayet

7636. İmam Bakır (a.s), Allah-u Teala'nın, "Sakın zinaya yak-laşmayın; doğrusu bu çirkin-dir" ayeti hakkında şöyle buyurmuş-tur: "Yani masiyet ve nefret dolu bir şeydir. Zira Allah zinaya düşmanlık etmekte ve ondan nefret etmektedir. Allah, "Doğ-rusu bu kötü bir yoldur" bu-yuruyor. Zinakar insanın azabı bütün günahkarlardan daha şid-detlidir ve zina en büyük günah-lardan biridir.

7637. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ademoğlunun hiç bir günahı Allah Tebarek ve Teala nezdinde bir Peygamber veya İmam'ı öldüren, aziz ve celil olan Allah'ın kullarına kıble kıldığı Kabe'yi yıkan veya haram olarak bir kadınla ilişkiye giren kimsenin günahından daha bü-yük değildir."

7638. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kıyamet günü azap açısından insanların en şiddetlisi nütfesini kendisine haram olan bir rahime döken kimsedir."
7639. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gayretli insan asla zina etmez."

1597. Bölüm
En Büyük Zina


7640. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Yabancı erkeğin gö-zünü dolduran evli kadın, aziz ve celil olan Allah'ın şiddetli ga-zabına uğrar. Zira böyle olduğu takdirde, Allah bütün amellerini batıl eder. Eğer kocasına hıyanet ederse Allah'a onu kabirde azap ettikten sonra cehennem ateşin-de yakması bir haktır."

7641. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Miraca götürüldüğüm gece göğüslerinden asılan kadınlar gördüm. "Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir?" diye sorunca şöyle buyurdu: "Bunlar, kocalarından başkalarının çocuklarını, kocala-rının malına varis kılanlardır."

7642. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç grupla Allah-u Teala konuşmaz, onları temiz-lemez ve onlar için acı bir azap vardır: O üç gruptan biri kocası-na hıyanet eden kadındır."

7643. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizlere en büyük zi-nayı haber vereyim mi?... Koca-sına hıyanet eden, yabancıdan çocuk doğuran ve onu kocasına isnad eden kadın. Allah kıyamet günü böyle bir kadınla konuş-maz, ona bakmaz, onu temizle-mez ve ona acı bir azap vardır."

7644. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim evli bir ka-dınla zina ederse beş yüz yıllık yol uzunluğunda irin dolu bir nehir avret yerlerinden dökülür. Cehennem onların kokusundan eziyet görür ve azapları bütün cehennem ehlinin azabından daha şiddetlidir."


1598.Bölüm Zinanın Haram Oluşunun Hikmeti


7645. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zina, canlara kıymak, soyların yokoluşu, çocuk terbi-yesinin terk edilmesi, miras me-selesinin bozulması ve benzeri kötü şeyler sebebiyle haram kı-lınmıştır."

7646. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Zina neden haram kılınmıştır?" diyen zındık birine şöyle buyurmuş-tur: "Çünkü fesada sebep olmak-ta, mirası yok etmekte ve nesli kesmektedir. Zinada kadın kim-den hamile olduğunu bilmez, çocuk babasının kim olduğunu bilmez, sıla-i rahim yapılmaz ve akrabalıklar belli olmaz."

7647. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah zinayı terk et-meyi nesli korumak için ve liva-tayı terk etmeyi ise neslin ço-ğalması için farz kılmıştır."
bak. 1602. Bölüm

1599. Bölüm Zinanın Sonuçları


7648. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ali! Zinanın altı sonucu vardır. Üç sonucu dün-yada, diğer üç sonucu ise ahiret-tedir: Dünyadaki sonuçları şudur ki yüz suyunu döker, ölümü hız-landırır ve rızkı keser. Uhrevi sonuçları ise çok şiddetli ve sıkı bir hesap, rahman olan Allah'ın gazabı ve ebedi ateşte kalıştır."

7649. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızkı engelleyen gü-nahlardan biri de zinadır."
7650. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zina fakirlik doğu-rur."

7651. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Dört şey vardır ki eğer onlardan biri bir eve girecek olursa viran olur ve bereket üzere bayındır olmaz: Hıyanet, hırsızlık, şarap içmek ve zina."

1600. Bölüm Zinanın Yaygınlaşması


7652. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulünün (s.a.a) kitabında şöyle gördüm: Benden sonra zina aşikar olunca ani ölümler çoğalır."
7653. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ali'nin (a.s) kitabında şöyle buyurduğunu gördüm: Al-lah Resulü (s.a.a) şöyle buyur-muştur: Zina çoğalınca ani ölümler de çoğalır."
7654. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zina yaygınlaşınca yeryüzünde zelzeleler meydana gelir."

1601. Bölüm Bedenin Her Organı-nın Zinadan Nasibi Var-dır


7655. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın organların-dan her birine zinadan bir nasip yazılmıştır ki mutlaka kendisine ulaşır. Örneğin, gözün zinası bakmaktır, ayağın zinası yol yü-rümek ve kulağın zinası işitmek-tir."

7656. Mesih (a.s) şöyle buyurmuş-tur: "Güzel kokular süren ve ko-kusu başkalarına gitsin diye evinden çıkan kadın zinakardır, ona bakan her göz de zinakar-dır."

7657. Mesih (a.s) şöyle buyurmuş-tur: "Sana ait olmayan bir şeye bakıp kalma, çünkü gözünü ko-ruduğun müddetçe asla zinaya düçar olmazsın. Eğer namahrem kadının elbisesine bile bakma-maya güç yetirebilirsen öyle yap."
bak. et-Tayyib, 2435. Bölüm

1602. Bölüm Zinanın Haddi


Kur'an:
"Zina eden kadın ve erke-ğin her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gü-nüne inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda o ikisine acımayın. Onların ceza gör-mesine, iman edenlerden bir topluluk da şahit olsun."
bak. Nisa 15, 16

7658. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zinakarın haddini vurmak zina iftirası atanın had-dini uygulamaktan daha şiddetli olmalıdır. Şarap içen kimsenin haddinin darbesi, şarap içme ifti-rasında bulunanın haddinin dar-besinden daha şiddetli olmalı-dır."

7659. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zinakara en şiddetli şekilde kırbaç vurmak ve iftira atana ise normal darbelerle had uygulamak gerekir."

7660. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zinakar insanın be-denine şiddetle kırbaç vurulması gerektiğinin sebebi bedenin zi-naya temasta bulunması ve bü-tün vücuduyla ondan lezzet al-masıdır. Bu yüzden kırbaç bede-nin cezası ve başkalarına ibret dersi olması için taktir edilmiştir ve zina suçların en büyüğüdür."
bak. el-Bihar, 79/30, 70. Bölüm

1603. Bölüm Zorla Zinanın Cezası


7661. İmam Bakır (a.s), kendisi-ne, "Zorla bir kadına tecavüz eden kimsenin cezası nedir?" diye sorulun-ca şöyle buyurmuştur: "Eşi olsun veya olmasın öldürülmelidir."
7662. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Birisi zorla bir kadına tecavüz ederse cezası bir kılıç darbesidir. O kılıç darbesiyle ölsün veya ölmesin fark etmez."
bak. Vesail'uş Şia, 18/381, 17. Bölüm

1604. Bölüm Zinazade


Kur'an:
"Günahkar kimse diğeri-nin günahını çekmez. Günah yükü ağır olan kimse, onun taşınmasını istese, yakını olsa bile, yükünden bir şey taşın-maz. Sen ancak, görmediği halde Rablerinden korkanları, namazı kılanları uyarırsın. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur; Dönüş an-cak Allah'adır."

"Eğer küfrederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir. Kullarının küfründen hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiç bir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonunda dönü-şünüz Rabbinizedir; yaptıkla-rınızı o zaman size haber ve-rir; çünkü O, kalplerde olanı bilir."

"Kim doğru yola gelirse ancak kendi lehine yola gel-miş ve kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmıştır. Kimse kimsenin günahını çekmez. Biz bir elçi gönder-medikçe kimseye azâb etme-yiz."

"De ki: "Allah, her şeyin Rabbi iken O'ndan başka bir rab mi arayayım? Herkesin kazandığı kendisinedir, kim-se başkasının yükünü taşı-maz; sonunda dönüşünüz Rabbinizedir, ayrılığa düştü-ğünüz şeyleri size bildirecek-tir."
"Yoksa Musa'nın ve vefa gösteren İbrahim'in kitapla-rında olanlar kendisine bildi-rilmedi mi ki? Hiç bir günah-kar başkasının günah yükünü yüklenmez."
7663. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zinazade insan anne ve babasının günahı karşısında hiç bir sorumluluk taşımaz."

1605. Bölüm Zinazadenin Nişanele-ri


7664. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zinazadenin bir ta-kım nişaneleri vardır. Evvela biz Ehl-i Beyt'e düşmanlık eder, ikinci olarak kendisi sebebiyle yaratıldığı iş ile (yani zinayla) il-gisi olur, üçüncü olarak dinine önem vermez, dördüncü olarak insanları kötü bir şekilde anar. Haram yolla veya aybaşı (adet) nütfesiyle dünyaya gelen kimse dışında hiç kimse kardeşlerini kötü anmaz."

7665. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zinazade insanın üç alameti vardır: Başkalarının ar-dından kötü konuşur, zinaya ilgi duyar ve Ehl-i Beyt'e düşman kesilir."

7666. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zinayı seven ve ken-disini helal zade sanan kimse ya-lan söylemektedir."
7667. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim harama ve zina şehvetine düşkün olursa, şeytanın ortağıdır."

1606. Bölüm Gayretsiz Erkek


7668. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah üç kişinin na-mazını kabul etmez: Onlardan biri, karısıyla zina edilen gayret-siz insanın namazıdır."

7669. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulüne, "Gayretsiz insan kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Karısı zina eden ve bundan ha-berdar olan kimsedir."
bak. el-Bihar, 79/114, 84. Bö-lüm; el-Gayret, 3144. Bölüm

1607. Bölüm Pezevenklik


7670. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Miraca götürüldüğüm gece, yüzü ve iki eli yanan ve bağırsaklarını yiyen bir kadın gördüm. Zira o pezevenklik (aracılık) etmişti."

1608. Bölüm Zina (Çeşitli)


7671. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim zina, hırsız-lık ve şarap içmeye alışırsa put-perest gibidir."
7672. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah üç kimseyle konuşmaz: Zina eden yaşlı, zalim hükümdar ve kibirli fakir."

7673. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Musa'ya (a.s) şöyle vahyetmiştir: "Zina etme-yin ki eşleriniz de zina eder. Her kim bir müslümanın eşine hıya-net ederse, kendi eşine de hıya-net edilir. Hangi elle verirsen, o elle geri alırsın."
7674. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların kadınlarına nispeten iffetli olun ki sizin kadınlarınıza da iffetli olunsun."
bak. el-İffet, 2756. Bölüm

206. Ko-nu

ez-Zuhd
Zühd

Bihar, 70/309, 58. bölüm, ez-Zuhd ve derecatuhu
Kenz'ul-Ummal, 3/181-246, ez-Zuhd
Kenz'ul-Ummal, 3/241, Zuhd'un-Nebi (s.a.a)
Kenz'ul-Ummal, 13/184, Zuhd-u Emir'il-Mü'minin (a.s)

bak.
5. konu, el-Ahiret; 161. konu, ed-Dünya; 519. konu, en-Nefs; 537. konu, el-heva; 500. konu, el-Mal
el-İman, 281. bölüm; el-Cah, 648. bölüm; el-İlm, 2898. bölüm; el-İbadet, 2504. bölüm; el-Muhabbet (2), 672. bölüm; el-Yakin, 4258. bölüm

1609. Bölüm Zühdün Fazileti


7675. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühd insanın tanıdığı en değerli ve az bulunur bir şeydir. Herkes onu över, ama insanların çoğu onunla amel etmez."

7676. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah hiç bir pey-gamberi zahit olmaksızın seç-memiştir."
7677. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'a, zühd (dün-yadan yüz çevirmek) gibi hiç bir şeyle ibadet edilmemiştir."

7678. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühd takva sahiple-rinin huyu ve tövbe edenlerin sürekli hasletidir."
7679. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Züht karlı bir ticaret-tir."

7680. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zühd bizzat servet-tir."
7681. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bütün hayırlar bir eve konulmuş ve anahtarı da zühd (dünyaya itinasızlık) olarak taktir edilmiştir."

7682. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ahiret mükafatına rağbet edenin nişanesi dünyanın debdebesine kapılmamaktır."
7683. Resulullah (s.a.a) "İbn-i Mes'ud'a şöyle buyurmuştur: "Ey İbn-i Mes'ud! Ateş haram işleyen kimsenindir, cennet ise helali terk eden kimsenindir. O halde sen zühtten ayrılma, zira zühd Allah'ın kendisiyle meleklere karşı övündüğü şeylerdendir. Allah zühd sebebiyle sana yönelir ve cebbar olan Allah sa-na selam gönderir."

7684. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'a zühtten (dünyaya itinasızlıktan) daha yü-ce bir şeyle ibadet edilmemiş-tir."

7685. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zikri yüce Allah için tevazu gösteren, kendisine helal kıldığı şeylerden sünnetimden yüz çevirmeksizin uzak duran ve sünnetimden sapmadan, dünya-nın debdebesini bir kenara iten kimseye ne mutlu!"