Mizan'ul Hikmet 5.Cilt
 



Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuş-tur: "Mizan'ul-Hikmet (hik-metin ölçüsü) benim, Ali de onun dilidir" (İhkak'ul-Hak, 6/46)


Mizan'ul Hikmet 5.Cilt


Muhammed Mu-hammedi REYŞEHRİ

Çeviri Kadri ÇELİK


Tatbik Nuri DÖNMEZ 184. Konu


el-İrtidad İrtidat-Dinden Dön-mek

Vesail'uş-Şia, 18/544, Eb-vab-u Had'il-Murted
Kenz'ul-Ummal, 1/311-316, el-İrtidad-u ve Ahkamuhu
el-Bihar, 79/215/97. bölüm Hadd'ul-Mürtedi ve Ahkamuhu

1471. Bölüm İrtidad ve İrtica


Kur'an:
"Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Ölür veya öldürülürse gerisin geriye mi döneceksiniz? Ge-riye dönen, Allah'a hiç bir za-rar vermez.

Allah şükredenle-rin mükafatını yakında vere-cektir."
7092. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ben öldüğüm zaman sizin öncünüz olacağım ve vaa-dedilen yeriniz (Kevser) havu-zudur..." Ben şöyle derim: "Ey Rabbim! Bunlar benim ümme-timdir." Bana şöyle denir: "Sen-den sonra neler yaptıklarını ve gerisin geriye dönerek mürted olduklarını sen bilmiyorsun."

7093. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz ben havu-zun kenarında sizleri beklerim. Allah'a yemin olsun ki önümden bazı kimseler geçer ve ben şöyle derim: "Rabbim, bunlar benim ümmetimdendir." Allah şöyle buyurur: "Senden sonra neler yaptıklarını ve sürekli gerisin ge-riye döndüklerini bilmiyorsun."

7094. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulü'nü bu dünyadan aldıktan sonra bir bö-lük topukları üzerinde geri dön-düler. Helak edici çeşitli yollarda yürüdüler. İçlerinden geçen batıl inançlara dayandılar."

7095. İmam Ali (a.s), Muaviye'ye yazdığı bir mektubunda şöyle buyur-muştur: "İnsanların bir çoğunu azgınlığınla aldatıp helak ettin, daldığın fitne denizinin dalgala-rına attın. Böylece zulüm karan-lıklarına, şüphenin azgın dalgala-rına daldılar. Onlar, doğru yol-dan ayrılıp, topukları üzerinde gerisin geriye döndüler."

7096. İmam Ali (a.s), Hariciler'e hitaben şöyle buyurmuştur: "Yürü-düğünüz en kötü yoldan geri dö-nün. Ayak izinize gerisin geriye dönüş yapın. (yerinize dönün, hakka itaat edin.)"

1472. Bölüm Dinden Dönmenin Cezası


Kur'an:
"İçinizden dininden dö-nüp kâfir olarak ölen olursa, bunların amelleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, on-lar orada temellidirler."

bak. Al-i İmran, 86, 91; Nisa, 137; Maide, 54; Muhammed, 25
7097. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dinini değiş-tirirse onu öldürün."

7098. İmam Bakır (a.s), kendisi-ne, dinden dönenin hükmünü soran Muhammed b. Müslim'e şöyle bu-yurmuştur: "Her kim İslam'dan yüz çevirir ve Allah'ın Muham-med'e (s.a.a) nazil buyurduğu şeyi inkar ederse tövbesi kabul edilmez, öldürülmesi gerekir, eşi kendisinden boşanmış olur ve mirası çocukları arasında bölüş-türülür."

7099. İmam Ali (a.s), kendisine, "Ben Zındık olan bir grup Müslü-manla ve zındık olan bir grup Hıris-tiyan'la karşılaştım. (Ne yapmam ge-rekir?)" diye yazan valilerinden birine şöyle buyurmuştur:

"Dünyaya Müslüman gelen, ama sonradan dinden dönen mürtedlerin boynunu vur ve onlardan tövbe etmelerini isteme. Ama Müslüman olarak dünyaya gelmeyen (sonradan İslam'ı kabul ettikleri halde irtidad eden) kimseleri tövbeye zorla. Eğer tövbe etmezlerse boyunla-rını vur. Ama Hıristiyanların inançları Zındıkların inancından daha kötüdür."

7100. Ebu Osman Nehdi şöyle di-yor: "Ali (a.s) Müslüman olduk-tan sonra kafir olan birine tövbe etmesi için bir ay izin verdi. Ama o tövbe etmeyince Ali (a.s) onu öldürdü."

7101. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ali (a.s) Zın-dık olanları tövbeye zorluyordu. Ama Müslüman olarak dünyaya gelen (sonradan zındık olan) kimselerin tövbesini kabul etmi-yor ve şöyle buyuruyordu: "Biz sadece dinimizi sonradan kabul edip dinden dönen kimseleri tövbeye davet ederiz, ama Müs-lüman olarak dünyaya gelen kimseleri tövbeye davet etme-yiz."

7102. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sadece bir dini kabul eden ve sonra da ondan dönen kimseler tövbeye davet edilir, ama Müslüman olarak doğup ir-tidad eden kimseleri öldürürüz ve tövbelerini de kabul etme-yiz."

7103. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İslam'dan irtidad eden kimsenin karısı ondan bo-şanmış olur (kendiliğinden bo-şanır), onun kestiği hayvan yen-mez ve tövbe etmesi için kendi-sine üç gün mühlet verilir. Eğer tövbe eder ve dönerse tövbesi kabul edilir. Eğer tövbe etmez ve aziz ve celil olan Allah'ın em-rine dönmezse dördüncü gün öldürülür."
bak. Vesail'uş Şia, 18/544, 1. Bölüm

1473. Bölüm Tövbeden Sonra Mür-ted


7104. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İman sahibi olduğu dönemde hayırlı iş yapan, fitneye düştüğü için kafir olan ve sonra da tövbe eden kimseye imanı zamanında yaptığı her hayırlı iş yazılır ve hesaplanır, sonradan tövbe ettiği küfrü o amelleri batıl etmez."

7105. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim mümin olur, hacca gider, imanı zamanında güzel işler yapar, ama sonra imanından bir fitneye düşer, ka-fir olur ve sonra da tövbe ederek tekrar iman ederse, ilk iman etti-ği zamanda yaptığı tüm salih ameller kendisi için hesaplanır ve onlardan hiç bir şey (küfrü sebebiyle) batıl olmaz."
bak. Vesail'uş Şia, 1/96, 30. Bölüm


1474.Bölüm Küfür ve İrtidada Se-bep Olan Şeyler


7106. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah-u Teala'yı yaratıklarına benzetilirse müşriktir. Her kim de Allah'ın nehyettiği bir şeyi kendisine is-nad ederse kafirdir."

7107. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah'ı, in-sanların yüzü gibi bir yüzle nite-lendirirse kafirdir."
7108. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cebre inanan kimse kafirdir. Tefvize inanan kimse ise müşriktir. "
7109. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim tenasüh inancına (reankarnasyona) ina-nırsa yüce Allah'a karşı kafir olur, cennet ve cehennemi ya-lanlamış sayılır."

7110. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim ehli olmadı-ğı halde imamet iddiasında bu-lunursa kafirdir."
7111. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah ve Re-sulü (s.a.a) hakkında şekkederse kafirdir."
7112. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bizim sevgimiz iman, düşmanlığımız ise küfürdür."

7113. İmam Bakır(a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah nezdinde deği-şikliği olmayan kesin işlerden bi-ri de Kaim'imizin (Hz. Meh-di'nin) kıyamıdır. Her kim bunda şekkederse münezzeh olan Allah'ı kafir ve inkarcı olarak karşılar."
bak. Vesail'uş Şia, 18/557, 10. Bölüm; er-Ruşvet, 151. Bölüm; el-Kufr, 3493. Bölüm

185. Konu er-Rizk Rızık


el-Bihar, 5/143, 5. bölüm, el-Erzak ve'l-Es'ar
Kenz'ul-Ummal, 4/22, el-İcmal fi Taleb'ir-Rizk
El-Bihar, 103/1, Ebvab'ul-Mekasib ve s. 90; Ebvab'ut-Ticarat ve'l-Buyu'

bak.
54. konu, et-Ticaret; 107. ko-nu, el-Haram; 124. konu, el-Helal; 450. konu, el-Kanaat; 459. konu; el-Kesb; 500. konu, el-Mal; 230. İsraf
el-Hırs, 792. bölüm; et-Tevekkül, 4187. bölüm

1475.Bölüm Rızıklandıran


Kur'an:
"Şüphesiz rızıklandıran ve kuvvet sahibi olan da ancak Allah'tır."
7114. Eski vahiyde (önceki Pey-gamberlere vahyedilenler arasında) şöyle yer almıştır: "Ey Ademoğlu! Ben seni topraktan, sonra nutfe-den yarattım ve seni yaratmakta aciz kalmadım. Sana bir parça ekmek vermekten mi aciz kala-cağım?"

7115. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Lokman oğluna şöyle öğüt vermiştir: "Ey oğulcağızım! Her kimin rızık elde etmekte ya-kini az ve niyeti gevşek olursa, hiç bir kazanç ve tedbiri olmak-sızın Allah Tebarek ve Teala'nın kendisini, yaratılıştaki üç merha-lede de rızıklandırması nükte-sinden ibret almalıdır.

O halde Allah Tebarek ve Teala dördün-cü aşamada da ona rızkını vere-cektir... Annesinin rahminde, annesinin sütünden ve anne ba-basının kazancından rızkını tayin etti. Sonunda büyüdü, aklı ke-male erdi ve bağımsız olarak kendi kazancını elde etmeye ça-lıştı. Bu durumda kendini sıkın-tıya saldı, rabbine kötümser ol-du;

fakirlikten korktuğu ve Allah Tebarek ve Teala'nın vaadine yakini az olduğu için mali hakla-rını görmezlikten geldi, kendisini ve ailesini zorluğa düşürdü."
7116. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kızlarının durumu-nun ıslah olması için, iyiliklerinin kat kat artması ve kötülüklerinin ortadan kalkması için kendisine ümit bağladığın Allah'a ümit bağla."

1476. Bölüm Rızkın Azalması ve Çoğalması


Kur'an:

"Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını ge-nişletir ve bir ölçüye göre ve-rir. O kullarını gören ve ha-berdar olandır."
"Daha dün onun yerinde olmayı dileyenler: "Demek Allah kullarından dilediğinin rızkını genişletip bir ölçüye göre veriyor. Eğer Allah bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki küfredenler başarıya ere-mezler" demeye başladılar."

"De ki: "şüphesiz Rabbim rızkı dilediğine genişletir ve bir ölçüye göre verir, fakat in-sanların çoğu bilmezler."
bak. Rad, 26; Ankebut, 62; Rum, 37. Zumer, 52; Şura; 12.

7117. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gerçekten de rızık yağmur damlaları gibi gökyüzün-den yere iner, herkese ayrılan miktar eksiksiz-artıksız gelir ça-tar. Dolayısıyla birinizin kardeşi-nizin aile veya malında, ya da bizzat kendi üzerinde bir fazlalık görmesi fitne-fesada düşmesine neden olmamalıdır."

7118. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızkı azaltmak veya çoğaltmak sadece rezzak olan Allah'ın elindedir."
7119. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah rızıklarını bö-lüştürdü; eserlerini, amellerini ve sayılarını saydı."

1477.Bölüm Rızkın Azalma ve Ço-ğalma Hikmeti


Kur'an:
"Eğer Allah rızkı kulları-nın hepsine bol bol verseydi, yeryüzünde azgınlık ederler-di. Ama O, dilediğini bir öl-çüye göre indirir. Doğrusu O, kullarından haberdardır, on-ları görendir."

"Allah rızıkta kiminizi di-ğerlerine üstün tutmuştur. Üstün kılınanlar, emirleri al-tında bulunanların rızıklarını vermezler. Oysa rızıkta hepsi eşittir. Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?"

"Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri temenni etmeyin. Erkeklere, kazan-dıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan bol nimet is-teyin. Doğrusu Allah her şeyi bilir."

7120. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "O, rızkı azaltıp çoğaltarak düzenlemiş; dar ve geniş olarak bölmüştür. Bu düzeni; kolayını ve zorunu isteyecek olanları tespit etmek, zengin ve fakirin şükrünü ve sabrını denemek için adalet üzere kurmuştur."

7121. İmam Ali (a.s), Allah-u Teala'nın, "Bilin ki mallarınız ve evlatlarınız ancak bir fit-nedir" ayeti hakkında şöyle buyur-muştur: "Bu ayetin manası da şu-dur: Allah-u Teala, rızkına karşı çıkanlarla, kendi payına rızayet gösterenlerin açıkça ortaya çık-ması için evlat ve mallarla insan-ları imtihan etmektedir."
bak. Bela, 396. Bölüm

1478. Bölüm Rızkı Garantilemek


Kur'an:
"Nice canlılar vardır ki, rı-zıklarını kendileri elde ede-mezler. Sizin de onların da rızkını Allah verir. O, işiten ve bilendir."
"Yeryüzünde yaşayan bü-tün canlıların rızkı ancak Al-lah'a aittir. O, canlıları baba-ların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaş-makta iken de bilir. Her şey apaçık bir kitaptadır."

7122. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her canlının rızkı vardır."
7123. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir baksanıza şu ka-rıncanın o küçücük cüssesine, şeklinin inceliklerine! Neredeyse gözler onu göremiyor... Oysa ki rızkı garanti altına alınmış, ken-disine gereken uygun rızıklarla rızıklandırılmıştır. Bol bol veren ve mutlak kudret sahibi Allah, sarp bir kayanın içinde veya sert taşların üzerinde bile olsa onları ihmal etmez, mahrum bırak-maz."

7124. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İşte şu karga, şu kar-tal, şu güvercin, şu da devekuşu! Her kuşu bir isimle çağırdı ve her birinin rızkını üstlendi."
7125. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yaratıkları, onun rız-kını yiyenlerdir. Onların rızkını garantilemiş, yiyeceklerini takdir etmiştir."

7126. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Onlardan her bir ruh için paylaştırılmış belli bir rızk tayin etti. O, birine çok rızk verdi mi kimse onu azalta-maz; birine de az verdi mi kimse onu çoğaltamaz."
bak. el-Bihar, 103/36 ve 14/363

1479. Bölüm Rızkı Arayana Rızkın Garantilenmesi


7127. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızkı taleb edin. Şüphesiz rızık, talibine garanti-lenmiştir."
7128. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Dua et ki Allah rızkımı kulla-rının elinde karar kılmasın" diyen Ebu Ubeyde'ye şöyle buyurmuştur: "Allah böyle bir şey yapmaz,

Al-lah kullarının rızkını birbirlerinin elinde karar kılmıştır. Ama Allah'tan rızkını hayırlı kimselerin elinde karar kılmasını dile. Şüphesiz bu da insanın saadetindendir."

7129. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Helal rızık taleb et-mekten el çekme. Zira helal rızık taleb etmek, sana dininde yardım eder. Devenin ayağını bağla ve Allah'a tevekkül et."

1480. Bölüm Garantilenmiş Rızık Sizi Farzlardan Alıkoy-masın


7130. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sakın garantilenmiş rızkı kazanmaya çalışmak seni farzlardan alıkoymasın. Zira na-sibin olan rızkın sana ulaşır. Na-sibin olmayan rızkın ise eline geçmez."

7131. İmam Askeri (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sakın garantilenmiş olan rızık seni farz olan amelden alıkoymasın."
7132. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah sizin rızkınızı üstlenmiştir. Sizler (farz kıldık-larıyla) amel etmekle emrolun-dunuz. Onun size üstlendiği şey için çalışmayı, size farz kılınanla amel etmekten daha üstün tut-mayın.

Bununla beraber Allah'a yemin olsun ki şüpheler doğmuş, kesin şeyleri bürümüştür. Hatta sanki, üstlenilen şey (rızık) size farzmış; farz kılınan (amel) da sizden kaldırılmış gibi telakki edilmeye başlanmıştır."


1481.Bölüm Hırs ve Rızkın Artışı


7133. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Müminlerin Emiri (a.s) defalarca şöyle buyurmuş-tur: "Yakin bir ilimle biliniz ki şüphesiz Allah-u Teala, her ne kadar çok sıkı çalışsa, bütün gü-cüyle çare bulmaya koşsa ve bü-yük düzenler de kursa,

kulun hikmet dolu Kur'an'da kendisi için taktir edilenden öne geçme-sine izin vermez… Ey insanlar! Hiç bir insan akıl ve zekasıyla rızkını arttırmada bir değişiklik icad edemez. Hiç bir fakirin rızkı aklı az olduğu için azalmaz. Bu nükteyi bilen ve bununla amel eden kimse herkesten çok huzur içinde yaşar ve faydalanır."

7134. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nice insanlar kendi-sini zorluğa saldığı halde yine de zorluk ve fakirlik içinde yaşar. Nice kimseler de rızık taleb et-mekte itidalli olduğu halde taktir eli kendilerine yardım eder."

7135. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bilin ki Allah'ın kula taktir ettiği her şey, her ne kadar çare bulması zayıf ve rızık ka-zanma yollarını bilmede hilesi gevşek olsa da hiç bir azalma ve eksiklik olmaksızın kendisine ulaşır. Her ne kadar kul çareci-likte ve düzeninde kuvvetli olsa da Allah'ın kendisi için taktir ettiğinden fazlası kendisine ulaş-maz."

7136. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz haris insa-nın hırsı rızkı kendine çekmez ve rızıktan hoşlanmayan kimsenin hoşnutsuzluğu rızkı geri çe-virmez."
7137. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Oturduğu halde ken-disine rızık bağışlamayan kimse-ye, ayakta olduğu halde de rızık bağışlanmaz."

7138. İmam Ali (a.s), Abdullah b. Abbas'a yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz sen ölü-münden öne geçemez ve rızkın olmayan şeyden nasiplenemez-sin."

1482. Bölüm Rızkın Taktir Edildi-ğine İman Etmenin Fay-dası


7139. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer rızık taktir edilmişse o halde bu hırs niye? "
7140. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya ihtirasla bağlanmayı terk et ve hayata ta-mah ederek bağlanma. Zira rızık bölüştürülmüştür ve insanın ça-bası faydasızdır. Her kim ihtirasa kapılırsa fakirdir, her kim de ka-naat ederse zengindir."

7141. İmam Hüseyin (a.s), Müs-lim'in şehadet haberini işittikten son-ra şöyle buyurmuştur: "Eğer dünya değerli sayılırsa şüphesiz Allah'ın mükafat yurdu daha yüce ve daha değerlidir. Eğer rızıklar taktir edilmişse o halde insanın rızık hususunda ihtirasını azaltması daha güzeldir."


1483. Bölüm Rızkın Genişliği ve Ahmaklık


7142. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Te-ala, akıl sahipleri ibret alsınlar ve dünyanın çalışma ve hileyle elde edilmeyeceğini bilsinler diye ahmakların rızıklarını geniş kıl-mıştır."

7143. Allah-u Teala Peygamberle-rinden birine şöyle vahyetmiştir: "Ahmak insana neden rızık ver-diğimi biliyor musun?" O, "Ha-yır" deyince şöyle buyurdu: "Akıl sahibi kimse, rızık taleb etmenin çare bulmayla ilgisi ol-madığını bilsin diye."
7144. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızık ahmaklığa, mahrumiyet akıllılığa ve bela sabra bağlıdır."

7145. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer rızıklar zeka ve akılla elde edilmiş olsaydı hay-vanlar ve ahmaklar yaşayamaz-dı."

1484. Bölüm Rızık Taleb Etmede Ilımlı Olmaya Teşvik


7146. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Cebrail kal-bime şunu attı: "Herkes rızkını tümüyle elde etmedikçe ölmez. O halde Allah'tan korkun, rızık talep etmede ılımlı olun, rızkın gecikmesi sizi helal olmayan yoldan rızık aramaya sevketme-sin. Zira Allah nezdinde olan şeyler sadece O'na itaat ile elde edilebilir."
bak. Kenz'ul Ummal, 9290, 9310, 9311, 9312, 9314, 9316

7147. İmam Ali (a.s), oğlu Ha-san'a şöyle buyurmuştur: "Oğulca-ğızım! Benim dünyaya itina gös-termeme hususundaki nasihatimi dinlemen, dünyadan gönlünü koparıp alman ve dünyadan uzak durman en doğru olanıdır. Eğer bu konudaki nasihatimi kabul etmezsen yakinen bil ki sen asla arzuna ulaşamaz ve ölümden kaçamazsın.

Zira sende öncekilerin gittiği yoldan gider-sin. O halde dünyayı talep et-mekte sakin ol, rızık tahsili için itidalli davran. Nice çaba vardır, sermayeyi yok eder, her arayan kimse bulup mutlu olamaz. Her kim de itidal yolunda olursa asla muhtaç olmaz."

7148. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyadan sana gele-ni al; senden yüz çevirenden ise yüz çevir. Böyle yapmazsan, o halde (en azından) dünya tale-binde itidalli davran."

7149. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya elden ele ge-zer durur. O halde dünyadan na-sibini en güzel şekilde dile."
Bak, el-Bihar, 103/18, 2. Bö-lüm; Vesail'uş Şia, 12/27, 12. Bö-lüm ve s. 30, 13. Bölüm

1485. Bölüm Rızık Talebinde Ölçü


7150. İmam Hasan (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızık talep etmekte düşmana galip gelmeye çalışan savaşçı gibi çaba gösterme ve iş ve çabadan el çekecek kadar da kadere dayanma. Zira Allah'ın fazlını dilemek sünnettendir. Rı-zık talebinde itidal yolunu ka-tetmek iffettendir. Ne iffet rızkı insandan uzaklaştırır ve ne de hırs rızkı fazlalaştırır! Çünkü rı-zık bölüştürülmüştür ve hırs in-sanın günah işlemesine sebep olur."

7151. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Geçimini talep et-men, geçimini terk eden kimse-nin kazancından daha üstün ve dünyadan hoşnut olup ona gü-venen ihtiraslı kimsenin talebin-den daha aşağı olmalıdır. Ilımlı ol, iffetli ol, gevşeklik ve tembel-likten uzak dur ve mümin için gerekli olan rızkı kazanmaya ça-lış."

1486. Bölüm Rızık ve Rızkı Taleb Eden


7152. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızık, kendisini ara-mayan kimseyi arar."
7153. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsan ölümden kaçtı-ğı gibi rızkından kaçsaydı, ölüm kendisine gelip çattığı gibi rızkı da kendisine gelip çatardı."

7154. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz rızık, ölü-mün kulu talep ettiği gibi kulu talep eder."
7155. İmam Ali (a.s), kendisine, "Eğer bir adamın kapısını kapatır-larsa, rızkı nereden gelir?" diye sorul-duğunda şöyle buyurmuştur: "Eceli-nin geldiği yerden."
7156. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Rızık kulu ecelinden daha şiddetli bir şekilde arar."

1487. Bölüm Rızkın Çeşitleri


7157. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızık iki kısımdır: Bi-rini sen istersin, diğeri ise seni is-ter; ardından gitmezsen peşinden gelir. O halde yılının hüznünü gününe yükleme.

Her günün rızkı sana yeter. Eğer o yıl ömründen ise, Allah her yeni günde taksim ettiği rızkı sana ve-recektir. Yok eğer o yıl ömrün-den değilse, o halde senin olma-yan şeyler için neden üzülüyor-sun? Hiç bir isteyici, rızkını al-madan senden öne geçemez ve hiç kimse bunda sana galip ola-maz; sana takdir edilen şey, asla senden gecikmez."

7158. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızık iki kısımdır: Talep eden ve talep edilen. O halde kim dünyayı talep ederse, ölüm onu talep eder ve sonunda onu dünyadan çıkarır. Kim de ahireti talep ederse, dünya onu talep eder; öyle ki o rızkını tamamıyla dünyadan almış olur."

7159. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızık iki çeşittir: Bir rızkı sen talep edersin ve bir rı-zık ise seni talep eder. Eğer sen peşisıra gitmezse o senin peşin-den gelir."

1488. Bölüm Beklemediği Yerden Rızıklanan Kimse


7160. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kim-seye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık ve-rir" ayetini soran Muhammed b. Müslim'e şöyle buyurmuştur: "Bu dünyadadır."
7161. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah müminlerin rızkını ancak beklemediği yerden taktir etmeyi dilemiştir."

7162. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz aziz ve celil olan Allah müminlerin rızkını beklemedikleri yerden karar kıl-mıştır. Sebebi ise kulun, rızkının nereden geldiğini bilmediği tak-tirde çok dua etmesidir."

7163. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Siz gerektiği şekilde Allah'a tevekkül ederseniz, Allah uçan kuşa rızık verdiği gibi size de rızık verir. Kuşlar aç gider tok dönerler."

7164. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Elde etmek için bir adım atmaksızın, elini uzatmak-sızın, bir söz konuşmaksızın, te-şebbüste bulunmaksızın ve meş-gul olmaksızın aziz ve celil olan Allah'ın rızkını ulaştırdığı kimse aziz ve celil olan Allah'ın kita-bında zikrettiği şu kimselerden-dir: "Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona bek-lemediği yerden rızık verir."

7165. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kim-seye kurtuluş yolu sağlar..." ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Bunlar zayıf Şialarımızdan (ta-raftarlarımızdan) bir gruptur. Onlar yanımıza gelip hadisleri-mizi duymaya ve ilmimizden is-tifade etmeye güç yetiremeyen-lerdir.

Dolayısıyla malları onlar-dan daha iyi olanlar yola düşü-yor, büyük bir para harcıyor, yo-lun zorluklarına katlanarak ya-nımıza geliyor, hadislerimizi işi-tiyor, geri dönüyor ve öğrendik-lerini onlara (zayıf taraftarlarımı-za) naklediyorlar. Onlar hadisle-rimizi anlıyor, bunlar ise zayi ediyorlar. Bu grup aziz ve celil olan Allah'ın darlıktan kurtuluş yolu sağladığı ve beklemediği yerden rızık verdiği kimseler-dir."

7166. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Ona beklemediği yerden rızık verir" ayeti hakkın-da şöyle buyurmuştur: "Yani kendi-sine bağışladığı şeye bereket ve artış verir."

7167. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) bir duasında şöyle buyurmuştur: "Allahım! Muhammed'e ve Ehl-i Beyt'ine selam gönder. Beni rızık elde etmenin zorluğundan müstağni kıl. Beni beklemediğim yerden rızıklandır. Böylece rızık talep etmekle ibadetinden mah-rum kalmayayım ve tatsız olayla-rın ağır yükünü yüklenmeye-yim."
bak. Tevekkul, 4187 ve 4288. Bö-lümler


1489.Bölüm Yarının Rızkını Dü-şünmek


7168. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Rızık için endişelen-me. Zira Allah-u Teala şöyle bu-yurmuştur: "Yeryüzünde bu-lunan tüm canlıların rızkını Allah üstlenmiştir." Hakeza şöyle buyurmuştur: "Sizin rız-kınız ve size vadedilen her şey göklerdedir." Hakeza şöyle buyurmuştur: "Eğer Allah sana bir zorluk vermek isterse O'ndan başka hiç kimse onu defedemez. Eğer sana bir ha-yır vermek isterse şüphesiz O her şeye gücü yeter."

7169. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Yarınki rızkının ga-mını yeme. Şüphesiz her yarın kendi rızkını getirir."
7170. Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: "Ey Ahmed! Üç kula şa-şarım...Bir günlük sebze veya benzeri yiyeceği olduğu halde yarını dert eden kula."
7171. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim rızkı için üzülürse kendisine günah yazı-lır."


1490. Bölüm Rızkın Ertelenmesi


7172. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah'ı tanırsa rızkın ulaşmasında onu yavaş görmemeli, kaza ve kaderine kötümser olmamalıdır."

7173. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Münezzeh olan Al-lah, "Rızık vermede beni yavaş gören kulum beni gazaplandır-maktan ve yüzüne dünyadan bir kapı açmamdan korkmalıdır" di-ye buyurmuştur."
7174. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah'ın hakkında, "Altında onlar için bir hazine vardı" diye bu-yurduğu hazinede şöyle yazılıydı: "Her kim Allah'ı tanırsa kaza ve kaderine kötümser olmamalı ve rızık vermede O'nu yavaş say-mamalıdır."

1491. Bölüm Rızkın Ertelenmesi Esnasında Yapılması Ge-reken Şey


7175. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah-u Teala her kime bir nimet verirse Allah'a hamd etmelidir. Her kimin de rızkı ertelenirse Allah'tan bağış-lanma dilemelidir."

7176. İmam Ali (a.s) Kumeyl'e yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Rızkın ertelenip geciktiğinde, rızkının genişlemesi için Al-lah'tan mağfiret dile."

7177. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızkın ertelenip ge-ciktiğinde çok istiğfar et. Şüphe-siz aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Rabbinize istiğfar edin. Şüphesiz rabbiniz çok bağışlayıcıdır ve gökten üzerinize yağmur gönderir ve sizlere mal ve çocuklarla yardım eder." Yani dünyada (yardım eder.) "Sizlere cenneti takdir eder" Yani ahirette (taktir eder)"

7178. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim rızkının er-telendiğini görürse çok tekbir getirmelidir. Kimin de hüznü ve gamı çok olursa, çok bağışlanma dilemelidir."
bak. el-İstiğfar, 3086. Bölüm

1492. Bölüm Rızık Talebinde Dua


Kur'an:
"Gece ve gündüzü (varlı-ğımıza) birer delil (ayet) kıl-dık. Bir delil olan geceyi kal-dırıp yine bir delil olan gün-düzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydın-lık kıldık. Her şeyi uzun uza-dıya açıkladık."

"Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde do-laşacak olan kimseleri..."
bak. Nahl, 14; İsra, 66
7179. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah rızık-ları kulları arasında bölüştürmüş, fazla gelen çok büyük miktarını ise hiç kimse arasında bölüştür-memiştir. Bu yüzden Allah şöyle buyurmuştur: "Allah'tan fazlını dileyin."

7180. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızıklar belirlenmiş ve bölüştürülmüştür. Allah'ın bir de şafak söktükten güneş do-ğuncaya kadar bölüştürdüğü faz-lı vardır. Nitekim Allah şöyle buyurmuştur: "Allah'tan fazlını dileyin." Şafaktan sonra Allah'ı zikretmek rızık elde etmek için yeryüzünü gezmekten daha etki-lidir.


1493. Bölüm Rızkın Azına Kanaat Etmek


7181. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Geçim hususunda Allah'ın verdiği rızkın azına hoşnut olan kimsenin Allah da az amelinden hoşnut olur."

7182. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tevrat'ta şöyle yazıl-mıştır: "Her kim Allah'ın az rız-kından hoşnut olursa Allah da onun az amelini kabul eder, her kim az bir helal maldan hoşnut olursa zahmeti azalır, kazancı temizlenir ve kötülük sınırından çıkar."

7183. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah'ın verdiği rızıktan hoşnut olursa gözleri aydın olur."
7184. Allah-u Teala Uzeyr'e (a.s) şöyle vahyetmiştir: "Sana benden bir rızık verildiğinde azlığına bakma, onu sana hediye edene bak."

1494. Bölüm Rızkı Ulaştıran ve Art-tıran Sebepler


7185. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim ailesine karşı iyi olursa rızkı artar."
7186. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz iyilik rızkı arttırır."
7187. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Güzel ahlak rızkı art-tırır."

7188. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rızıkların hazineleri ahlak genişliğindedir."
7189. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sıkı tutmak ahlakı bozar, kolaya almak ise rızkları akıtır."
7190. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Yemek yediren kim-senin rızkı, bıçağın devenin hör-gücüne girmesinden daha hızlı bir şekilde ulaşır."

7191. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah için dini karde-şine mali yardımda bulunmak, rızkı artırır."
7192. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Emanete riayet rızkı artırır."

7193. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kardeşlerinin gıya-bında dua et. Bu iş sana rızkı akıtır."
7194. Resulullah (s.a.a), kendisi-ne, "Rızkımın artmasını istiyorum" denilince şöyle buyurmuştur: "Sürekli temizlik içinde ol ki rızkın genişlesin."

7195. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Çok sadaka verin ki rızıklanasınız."
7196. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sadaka vererek rızkı indirin."
7197. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Zekat rızkı artırır."

7198. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin niyeti gü-zel olursa rızkı artar."
bak. ez-Zevac, 1636. Bölüm; es-Sadekat, 2226. Bölüm

1495. Bölüm Rızkı Yok Eden Se-bepler


7199. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kul günah işler ve bu sebeple de rızkı elinden alınır."
7200. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Müslüman kardeşinin hakkından bir şeyi alıkoyarsa Allah da tövbe edin-ceye kadar rızkının bereketini haram kılar."

7201. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Çok haram yemek rızkı yok eder."
bak. el-Bereket, 353. Bölüm

1496. Bölüm Helal Rızık Talep Et-mek


7202. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İbadet on parçadır, dokuz parçası helal rızık talep etmektedir."
7203. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ailesinin geçimini kazanmak için zahmet çeken kimse Allah yolunda cihad eden kimse gibidir."

7204. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ailesinin geçimini sağlamak için Allah'ın fazlını ta-lep eden kimsenin mükafatı, Al-lah yolunda cihad eden kimsenin mükafatından daha büyüktür."
7205. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim geçimini el-de etmekten utanmazsa zahmeti azalır, rahata kavuşur ve ailesi nimete kavuşur."

7206. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Onurunu korumak ve borçlarını ödemek için helal mal elde etmeyi sevmeyen kim-sede hayır yoktur."
7207. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanlardan müstağni olmak ve komşularına bakmak için dünyayı talep ederse Allah ile yüzü ayın ondördü gibi parlak bir halde görüşür."

7208. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim helal rızık elde etmek için kendini sıkıntıya koyarsa bağışlanmıştır."
7209. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah kulunu helal rı-zık elde etme yolunda yorgun görmek ister."

7210. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kul bir dirhem helal mal talep ettiği halde ona ulaşa-mazsa Allah katında büyük bir yüceliğe erişir."

1497. Bölüm Helal Rızık Talep Et-mek Farzdır


7211. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Helal rızık talep et-mek, kadın ve erkek her müslü-mana farzdır."
7212. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Helal talep etmek farzlardan sonra farzdır."

7213. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Helal rızık talep et-mek her müslümana farzdır."
7214. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Helal rızık talep et-mek cihattır."


1498. Bölüm Kendi Elemeğini Ye-meye Teşvik


7215. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "El emeğini yiyen kimse şimşek gibi sırat köprü-sünden geçer gider."
7216. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim el emeğini yerse Allah ona rahmet gözüyle bakar ve asla azap etmez."
7217. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim el emeğini yerse yüzüne cennet kapıları açı-lır ve istediği kapıdan girer."

7218. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim el emeğiyle geçinirse kıyamet günü Peygam-berler arasında yer alır ve pey-gamberlerin sevabını elde eder."
7219. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Müminlerin Emiri (a.s) kürek salıyor ve çiftçilik yapıyor ve fidan ekiyordu. O kendi malıyla bin köleyi satın aldı ve özgür kıldı."

7220. Nakledildiği üzere efen-dimiz Müminlerin Emiri savaş-tan dönünce insanların eğitimine ve aralarında yargı işine bakıyor-du. Bu işi bitirince de sahip ol-duğu bağında çalışıyor ve o hal-de azameti büyük Allah'ı zikre-diyordu.
7221. Fazl b. Ebi Kurre şöyle di-yor:

"Bağında çalıştığı bir esnada İmam Sadık'ın (a.s) yanına var-dım ve şöyle arzettim: "Allah bi-zi sana feda etsin, izin verin de biz sizler için çalışalım veya kö-leler bu işi yapsınlar." İmam şöyle buyurdu: "Hayır, beni bı-rakın. Zira aziz ve celil olan Al-lah'ın beni helal kazanç için zahmet çekerken ve çalışırken görmesini istiyorum."
bak. el-Kesb, 3484. Bölüm; Ve-sail'uş Şia, 12/22, 9. Bölüm


1499.Bölüm Başkalarına Yük Olmak ve Ailesini Zayi Etmekten Sakınmak


7222. Mufazzal b. Ömer şöyle di-yor: "Dünyanın bazı şeylerinden ahiret yolunda yardım alınız. Zi-ra İmam Sadık'ın (a.s) şöyle bu-yurduğunu duydum: "Dünyanın bazı şeylerinden ahiret yolunda yardım alın ve insanlara yük ol-mayın."

7223. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ailesinin geçimini temin etmeyen kimse mel'undur, mel'undur!"
7224. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın, ailesini baş-sız bırakıp zayi etmesi kendisine günah olarak yeter."
bak. Vesail'uş Şia, 12/9, 4. Bö-lüm

1500. Bölüm İnsanlardan Müstağni Olmak


7225. İmam Ali (a.s), oğlu Ha-san'a (a.s) yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Eğer güç ye-tirebilirsen, Allah'la aranda bir velinimetin olmamasını sağla. Çünkü sen, kısmetine ulaşacak, payını alacaksın. Hepsi de Allah katında olmakla beraber, Al-lah'tan gelen az şey halktan gelen çok şeyden daha büyük ve daha yücedir."

7226. Al-i Sam'ın kölesi Abdu-la'la şöyle diyor: "Çok sıcak bir yaz günü Medine yollarının birinde İmam Sadık (a.s) ile karşılaştım ve şöyle arzettim: "Fedan ola-yım, aziz ve celil olan Allah nez-dindeki makamına ve Allah Re-sulü (s.a.a) ile olan yakınlığına rağmen böyle bir günde kendini neden zahmete atıyorsun?" Şöyle buyurdu: "Ey Abdula'la! Rızkımı elde etmek için dışarı çıktım ki senin gibilerden müstağni olayım."

1501. Bölüm Rızıkların Takdiri He-lal Yoldandır


7227. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah herkes için he-lal rızık taktir etmiştir ki afiyet içinde ona ulaşır. Öte yandan kendisine haram rızık da sun-muştur. Eğer insan rızkını ha-ram yoldan elde ederse, buna karşılık kendisi için taktir ettiği helal rızkı Allah ondan geri alır. Bu iki rızkın dışında Allah nez-dinde başka rızıklar da vardır."

7228. Ali (a.s) mescide girdi ve birine şöyle buyurdu: "Bu bine-ğime sahip çık." Ama o şahıs bi-neğin gemini çıkararak götürdü. Ali (a.s) namazı kıldıktan sonra o şahsa mükafat olarak vermek için iki dirhemi elinde tuttuğu bir halde mescitten dışarı çıktı. Ama bineğin Salı verildiğini gör-dü.

O iki dirhemi kölelerinden birine, bineğine gem alması için verdi. Köle pazara gitti ve orada çalınan gemi bir adamın iki dir-heme aldığını gördü. Onu tekrar iki dirheme aldı ve efendisinin yanına geri döndü. Ali (a.s) şöyle buyurdu: "Kul sabırsızlık sebe-biyle kendini helal rızıktan mah-rum kılmaktadır, oysa kendisi için taktir edilen rızıktan fazlası-nı elde edemez."

7229. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Helaldan utanan her kulu Allah harama mübtela kı-lar."
7230. Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: "Karşılarında temiz et-ten bir sofra ve kirli etten bir sofrada bulunan kimselerin kar-şısından geçtim. Onlar kirli etten yiyor, temiz ete karışmıyorlardı. "Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir?" diye sorunca şöyle buyurdu: "Bunlar helal rızkı bırakıp haram yiyenlerdir."

1502. Bölüm Helal Rızık Seçilmiş İnsanların Azığıdır


7231. Ahmed b. Muhammed b. Ebi Nasr şöyle diyor: "İmam Rı-za'ya (a.s) şöyle arzettim: "Fedan olayım! Ben aziz ve celil olan Al-lah'a, bana helal rızık vermesi için dua ediyorum." İmam şöyle buyurdu: "Helal rızkın ne oldu-ğunu biliyor musun?" Ben, "Fe-dam olayım! Bildiğimiz kadarıyla temiz kazançtır." İmam şöyle buyurdu: "Ali b. Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Helal rızık, Allah'ın seçkin kullarının azığı-dır." Sen duanda şöyle de: "Al-lah'ım! Senin geniş rızkından di-lerim."

1503. Bölüm En İyi Rızık İnsana Yetendir


7232. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Müslüman olup yete-cek kadarıyla yaşayan kimseye ne mutlu!"
7233. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ım! Muham-med'e ve Al-i Muhammed'e, Muhammed ve Al-i Muham-med'i sevene, iffet ve yeterli ka-dar rızık ver. Muhammed'e ve Al-i Muhammed'e düşman olana ise mal ve evlat ver."

7234. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Övgüsü yüce Allah'a beni seven kimseye yeterli kadar rızık vermesi ve düşmanıma ise çok mal ve evlat bağışlaması için dua ettim."

7235. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ım! Sana iman eden ve benim senin resulün ol-duğuma şahadette bulunan kim-seye seninle görüşmeyi sevdir. Kaza ve kaderini ona kolay tut. Dünyadan ona az bir şey bağışla.

Sana iman etmeyip, benim resu-lün olduğuma şahadette bulun-mayan kimseye görüşünü sev-dirme, kaza ve kaderini kolay kılma ve ona dünyadan çok ver."
7236. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Yahudi ve Hıristiyan için dua etmek istediğinizde şöy-le deyin: "Allah malını ve çocuk-larını çoğaltsın."

7237. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "En hayırlı rızık yete-cek kadar olanıdır."
7238. İmam Ali (a.s), bir duasın-da şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Beni güçlü kılmakla yüzsuyumu koru, yoksullukla saygınlığımı yok etme ki senin rızkını yiyen-lerden rızık dileyeyim, kötü yara-tıklarından merhamet dileyeyim, bana bir şey vereni övmek zo-runda kalayım ve bağışlamayan kimseleri kınayayım. Oysa bütün bunların ötesinde bağışlamak veya bağışlamamak senin elin-dedir ve senin gücün her şeye yeter."

7239. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s), ahlaki yücelikler ve beğenilmiş fiiller ile ilgili bir duasında şöyle buyurmuş-tur: "Allah'ım! Beni müstağni kıl, bana rızkını geniş tut ve beni bekleyişle zorluğa düşürme."

7240. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) hakeza şöyle buyurmuştur: "Al-lah'ım! Başıma ihtiyaçsızlık tacını giydir ve bana güzel velayeti na-sip eyle. Bana gerçek hidayeti ih-san et, imkanlarım sebebiyle beni saptırma. Bana rahat ve sıkıntısız bir hayat bağışla. Hayatımı sıkıntı ve zorluklar üzere karar kılma."

7241. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) hakeza bir duasında şöyle buyurmuş-tur: "Allah'ım! Beni güçlü kıl-makla yüzsuyumu koru ve yok-sullukla yüzsuyumu dökme ki bu sebeple senin rızkını yiyenlerden rızık dileyeyim, kötü ve aşağılık yaratıklarından bağış isteyeyim ve neticede bana bağışta bulu-nanı öveyim ve benden esirge-yeni kınayayım. Oysa bağışlamak veya bağışlamamak gerçekte se-nin elindedir."

7242. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Az ve yeterli rızık çok ve engelleyici rızıktan daha hayırlıdır."
bak. ed-Dunya, 1214-1216. Bö-lüm

1504. Bölüm Yeteri Kadarıyla Kifa-yet Etmek


7243. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yeteri kadarıyla kifa-yet eden kimse huzura kavuşur, kolay ve hoş bir hayat yaşar."
7244. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İncil'de yer aldığına göre İsa (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Bana sabah ve akşam bir parça arpa ekmeği nasip et ve bundan daha fazlasını nasip et-me ki tuğyan ve aşırılığa düşme-yeyim."

186. Konu er-Rustak Köy


bak.
45. Konu, el-Beled; 549. konu, el-Vatan

1505. Bölüm Köy ve Cehalet


7245. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ali! Sakın köyde yaşama. Zira köyün yaşlıları cahil gençleri ise kötü ve kabadır. Ka-dınları hayasız ve örtüsüzdür. Alimin onların arasındaki duru-mu köpekler arasındaki leş gibi-dir."

7246. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah'ın di-ninde takva sahibi olmazsa Allah onu üç şeye mübtela kılar: "Ya genç yaşta öldürür ya bir sultana hizmetçi kılar veya onu köylerde oturtur."

7247. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Altı grup altı haslet sebebiyle hesapsız cehenneme atılır... Köylüler cehalet sebebiy-le."

7248. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Köy cehennem ahır-larından bir ahırdır ve orada ne bir had uygulanır, ne Cuma na-mazı kılınır ve ne de cemaat namazı ikame edilir. Çocukları kötü ve eziyet edicidir. Gençleri şeytan sıfatlı, yaşlıları ise cahildir. Onlar arasında müminler leşten daha kötü kokar."
bak. el-Hicret, 3992, 3993. Bö-lüm

187. Konu er-Resul Resul-Elçi


el-Bihar, 20/377, 21. bölüm; Murselat'un-Nebi (s.a.a) ila me-luk'ul-Acem ve'r-Rum ve Gayruhum
Kenz'ul-Ummal, 10/602-636, Meraselatehu ve uhuduhu ale'n-Nas
Kenz'ul-Ummal, 13/185, Murselam-u İmam Ali (a.s)

bak.
47. Konu, et-Tebliğ; 454. ko-nu, el-Kitab; 455. konu, el-Mukatebe; en-Nübuvvet, 3826. bö-lüm