Mizan'ul Hikmet.3.Cilt
 



Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mizan'ul-Hikmet (hikmetin öl-çüsü) benim, Ali de onun dilidir" (İhkak'ul-Hak, 6/46)


Mizan'ul Hikmet.3.Cilt


Muhammed Muhammedi REYŞEHRİ


Çeviri Kadri ÇELİK

Tatbik Nuri DÖNMEZ


Ha Harfi Konular


" el-Hacc (Hac)
" el-Huccet (Hüccet-Delil)
" Hadis (Hadis)
" el-Hudud (Hudud-Ceza Hukuku)
" el-Harb (savaş)
" el-Muharib (Muharip-İsyancı)
" el-Hars (Korumak)
" el-Hurriyet (Hürriyet-Özgürlük)
" el-Hırs (Hırs-İhtiras)
" el-Hirfe (Sanat-Meslek)
" et-Tehrif (Tahrif)
" el-Haram (Haram)
" el-Hizb (Hizip-Parti)
" el-Hezm (Uzak Görüşlülük)
" el-Huzn (Hüzün-Keder)
" el-Hisab (Hesab-Muhasebe)
" el-Hased (Haset-Çekememezlik)
" el-Hasret (Hasret-Özlem)
" el-Hasene (İyilik)
" el-İhsan (İhsan-Bağış)
" el-Hifz(Ezberlemek)
" el-Hikd (Kin)
" et-Tahkir (Aşağılamak-Hakir Görmek)
" el-Hakk (Hakk-Doğru)
" el-Hukuk (Haklar-Hukuk)
" el-İhtikar (Stoklamak-İhtikar)
" el-Hikmet (Hikmet)
" el-Helf (Yemin)
" el-Helal (Helal)
" el-Hilm (Hilim-Yumuşak Huyluluk)
" el-Hemd (Hamd-Övgü)
" el-Humk (Ahkamlık)
" el-Hammam (Hamam-Banyo)
" el-Hacet (Hacet-İhtiyac)
" el-İhtiyat (İhtiyat-Tedbir)
" el-Hile (Çare)
" el-Heyat (Hayat-Yaşam)
" el-Hayevan (Hayvanlar)
" el-Haya (Haya-Utanç)

96.Konu el-Hacc Hac


el-Bihar, 99; Kitab'ul-Hac ve'l-Umre
Vesail'uş-Şia, 8-10; Kitab'ul-Hac
Kenz'ul-Ummal, 5/4-300, 7/91-93,el- Hac
El-Bihar, 21/378, 36. Bölüm; Hiccet'ul-Veda

693.Bölüm Hac


Kur'an:
"Yoluna gücü yetenlerin o evi (Kabe'yi) haccetmesi Allah'ın in-sanlar üzerinde bir hakkıdır."
"İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler."
3257. İmam Ali (a.s), vefat esnasında ettiği vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Allah için, Allah için Rabbinizin evinin hakkını gözetin! Hayatta olduğunuz müddetçe onu boş bırakmayın. Şüphesiz eğer terk edilirse sizlere (ilahi azap hususunda) mühlet verilmez."

3258. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hac her zayıfın cihadıdır."
3259. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hacda bir dirhem harcamak (sevap hususunda) bin dirheme eşittir."
3260. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hac ve Umre ziyaretçisi Allah'ın mi-safiridir. Ona hediye olarak mağfiret verir."
3261. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim haccetmek isterse, kendi-sini buna hazırlasın. Eğer gidemezse bir günah yüzünden gidememiştir."
3262. İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz İbra-him insanları hacca çağırdı ve şöyle dedi: "Ey insanlar! Ben İbrahim Hali-lullahım! Şüphesiz Allah bu evi haccetmenizi emretmiştir; o halde hacce-din." Kıyamete kadar haccedenler onun sesine icabet etmiş olurlar. Onun çağrısına ilk icabet eden Yemen ehlinden biriydi."

694. Bölüm Haccın Felsefesi


3263. Fazl b. Yunus şöyle diyor: "İbn-i Ebi'l Evca meslektaşlarından bir grupla birlikte İmam Sadık'ın (a.s) yanına geldi ve şöyle dedi: "Ey Eba Abdillah! Şüphesiz meclisler emanettir. Öksürüğü olan öksürmelidir. Konuşmama izin verir misin?"İmam Sadık (a.s) "İstediğini konuş"diye buyurdu. İbn-i Ebi'l Evca şöyle dedi:

"Daha ne zamana kadar bu harmanı dövecek, bu taşa sığınacak, bu harç ve kiremitten yükseltilmiş eve tapacak ve ürkmüş deve gibi etrafında koşturup duracaksınız? Her kim bu işi düşünür ve bir değerlendirmesini yapacak olursa bunu hikmet sahibi olmayan düşüncesiz birinin ortaya koyduğunu anlayacaktır. Şüphesiz sen bu işin başı ve zirvesisin. Baban da bu işi tesis eden ve düzenleyen kimsedir. O halde bana cevap ver."

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah her kimi saptırırsa ve kalp gözünü kör ederse hakkı tatsız bulur ve hakkın tatlı tadını asla ala-maz. Şeytan dostu olur, onu helaket kaynağına götürür ve artık, asla geri döndürmez. Bu ev Allah'ın kullarını orada hazır bulunmakla, itaatlerini denemek için o ev vasıtası ile ibadete yönlendirdiği bir evdir. Bu yüzden onları onu ululamaya ve ziyaret etmeye teşvik etmiş;

Peygamberlerin yeri ve namaz kılanların kıblesi karar kılmıştır. Bu ev Allah'ın rızasından bir dal ve mağfiretine uzanan bir yoldur. Kemal üzere dikilmiş ve azamet merkezi haline gelmiştir."
3264. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Haccın hedefi Allah-u Teala'nın hu-zuruna varmak, bir çok sevap elde etmek, tüm günahlardan temizlenmek ve geçmişine tövbe ederek gelecek ile ilgili hayata yeniden başlamaktır. Hakeza mal harcamak, bedeni zorlayarak istek ve lezzetlerden sakındır-maktır... Alemin doğu ve batısında,

denizde ve karada, hac eden veya et-meyen, tacir, mal getiren, satan, alan, sanatkar ve fakir olan insanlara bir fayda vermektir. Etrafta ve insanların toplandığı yerlerde bir araya gelen insanların ihtiyacını karşılamak ve kendilerinin olan menfaatlerini elde etmelerini sağlamaktır."

3265. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah nezdinde hiçbir yer Mes'a'dan (sa'y edilen yerden) daha sevimli değildir. Zira şüp-hesiz her kibirli zorba orada zelil duruma düşer."

3266. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın Adem'in (a.s) zamanından buyana ilk ve son bütün insanları ne zararı ve ne de faydası olan, görme-yen ve duymayan taşlarla denediğini görmüyor musunuz? O taşları ken-dine saygın bir ev ve evini de insanlar için kıyam yerikıldı. Sonra onu, yeryüzünün taşı en çok, ot bitmez,

dar bir vadide, sarp dağlar arasında, savrulan kumlar içinde, suyu az pınarların ve birbirinden kopuk köylerin bulunduğu bir bölgede kurdu. Orada ne deve, ne at, ne inek ve ne de ko-yun barınırdı.

Sonra, Adem ve evladına oraya yönelmelerini emretti. Böylece orası seyahatlerin konağı, kervanların durağı oldu. Gönüllerin seyri orayadır. İnsanlar, çölleri aşarak, yükseklerden inerek, geniş yolları, yurtlarını, ada-larını bırakarak oraya gelirler. Omuzlarını oynatarak, eziklikle hoşnutlu-ğunu isteyerek lailahe illallah diyerek yürürüler,

koşuşurlar. Saçları dar-madağın, toz toprak içinde kalırlar, elbiselerini çıkarıp arkalarına atarlar, yaratılışlarındaki güzelliklerden olan saçlarını kestirirler. Bunlar büyük bir deneme, çetin bir imtihan, apaçık bir seçim, güzel bir arıtmadır. Allah, onu rahmetine vasıta, cennetine ulaşmaya sebep kılmıştır.

Allah dileseydi, hürmetli evini büyük yerleşim yerlerine yakın, bahçeler ve nehirler arasında; düz, kolay ve istikrarlı bir yerde; ağacı çok, meyvesi bol, binaları sık, köylerin bitişik ve yakın olduğu bir yerde kurardı. Kızıla çalan buğdayların, yemyeşil çayırların yetiştiği, sulak bir yerde; taze bitki-lerin, güzelim suların, bayındır yolların bulunduğu bir mevkide bina eder-di. Böyle yapsaydı imtihanların azlığına karşı mükafatın da az olması ge-rekirdi.

Kabe eğer yeşil zümrüt, kırmızı yakutla süslü, nurlu ışıklar saçan, parıl parıl parıldayan bir bina olarak yapılsaydı, gönüllerdeki şüphe azalır, iblisin kalplerdeki savaşı biter, insanların arasında dalgalanıp duran vesve-seler giderilmiş olurdu. Lakin kalplerindeki kibri çıkarsın, yerine ruhlarına huzu ve huzuru yerleştirsin, yüzlerine rahmet kapılarını açsın ve onlara bağışlama araçlarını kolayca versin diye Allah, kullarını çeşitli zorluklarla imtihan etmekte, sorunlarla ibadete davet etmekte ve çeşitli belalara düçar kılmaktadır."

3267. İmam Sadık (a.s), Hişam b. Hakem'in Haccın ve Kabe'yi tavaf etmenin sebebi-ni sorması üzerine şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teala yaratıklarını yarattı... ve onlara dinde itaat ve dünyada maslahat hususlarında (bir takım şeyler) emretti ve (bir takım şeyler de) yasakladı.

Böylece bir şehirden di-ğer şehire mal götüren tüccarlar kar etsin, kiraya verenler ve deve sahipleri bir faydaya ulaşsın, Resulullah'ın (s.a.a) eserleri tanınsın, rivayetleri bi-linsin, hatırlansın ve unutulmasın diye haccı dünyanın doğusundan ve ba-tısından tüm insanların toplanmasına ve birbirleriyle tanışmasına neden kıldı."

Eğer her kavim kendi şehri ve memleketiyle yetinseydi yok olurdu ve şehirleri harabeye dönerdi. Gelirler ve faydalar düşer haberler örtülü kalır ve hiç kimse ondan haberdar olmazdı. İşte haccın sebepleri bunlardır.
3268. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah insanlara kıble kıldığı Beyt'ül Haram'ını (Kabe'yi) ziyaret edip haccetmeyi farz kıldı. İnsanlar, (suya ko-şan susuz) hayvanlar gibi oraya koşuşurlar, güvercin kafilesi gibi oraya sı-ğınırlar. Münezzeh olan Allah Beyt'ül Haram'ı kendi azameti karşısında insanların tevazu ve alçak gönüllülüğüne bir işaret ve izzetini (yüceliğini) kabul için bir gösterge kıldı."

3269. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sürekli haccedin ve ziyaret edin. Şüphesiz sürekli haccı yerine getirmeniz sizden dünyanın tatsızlıklarını ve kıyamet gününün korkularını giderir."
3270. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hac kalpleri sakinleştirir."
3271. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Haccedin ve Umre yapın ki cisimleriniz sağlıklı kalsın, rızıklarınız genişlesin, imanınız düzelsin. İnsanların ve kendi evinizin masraflarını temin edesiniz."

3272. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer, "Neden hac emredilmiş?"diye sorulacak olursa şöyle cevap verilir: Aziz ve celil olan Allah'ın huzuruna varmak ve artış dilemek için... Ayrıca hacda dini meselelerden haberdar olmak, imamların (a.s) rivayetlerini her tarafa ve her bölgeye ulaştırmak da vardır. Nitekim Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır: "Her topluluktan bir taifenin dini iyi öğrenmek için göç etmesi gerekmez mi? Ta ki kendi menfaatlerine şahit olsunlar"
bak. ed-Dunya, 1251. Bölüm


695.Bölüm Hacc'ın Fakirliği Ortadan Kaldırması


3273. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim iki defa hacca giderse ölünceye kadar hayır üzere kalır."
3274. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim üç defa hacca giderse ebe-di olarak fakirliğe düşmez."
3275. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hac fakirliği yok eder."
3276. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çok çabuk zengin olmak ve fakirli-ği gidermek hususunda bu evi ziyaret etmek gibi bir şey görmedim."

3277. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hac edin ki ihtiyaçsız olasınız."
3278. İmam Sadık (a.s), "Ben her yıl hacca gitmeye veya kendi ailemden birini kendi paramla hacca göndermeye hazırladım"diyen İshak b. Ammar'a şöyle buyurmuştur: "Bu hususta kesin kararlı mısın?" O, "Evet" deyince de şöyle buyurdu: "Eğer böyle yaparsan servetin çoğalacağına yakin et ve (o zaman) sana zenginliği müjdeliyorum."
bak. el-Fekr, 3232. Bölüm

696.Bölüm Haccın Günahları Temizlemesi


3279. İmam Zeyn'ul-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Haccın hakkı, bu vesileyle Rabbinin huzuruna varacağını, günahlarından O'na doğru kaçtığını, onunla tövbenin kabul olduğunu ve Allah'ın sana farz kıldığı farzını yeri-ne getirdiğini bilmendir."
3280. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hac ve Umre yapmak fakirliği orta-dan kaldırır, günahları siler ve cennete girmeye sebep olur."
bak. ez-Zunub, 1387. Bölüm

697.Bölüm Haccın Kamil Olmasına Sebep Olan Şey


Kur'an:
"(Başladığınız) hac ve umreyi Allah için tamamlayın."
3281. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hacc'ın tamamı İmamla görüşmek-tir."
3282. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın "Sonra kirlerini giderip temiz-lensinler"ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Maksat imamı görmektir."

3283. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın evini ziyaret için çıktığınızda Haccınızı Resulullah (s.a.a) (ziyareti) ile tamamlayın. Zira bunu terk et-mek cefadır ve buna emredilmişsiniz.

Haccınızı aziz ve celil olan Allah'ın sizlere hakkını ve ziyaretini gerekli saydığı kabirleri ziyaret ederek tamam-layın ve bu kabirlerin (bereketi ile) rızık taleb edin."
3284. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden birisi haccedince haccını bi-zi ziyaret etmek ile tamamlasın. Zira bu haccın tamamlanmasındandır."

3285. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz insanlar bu taşlara gelip onları tavaf etmekle, sonra bize gelip velayet ve dostluk izharında bulun-makla ve bize yardımlarını açıklamakla emrolunmuşlardır."
bak. 3297. Hadis; Vesail'uş-Şia, 1/252, 2. Bölüm

698.Bölüm Haccı Terketmenin Akıbeti


Kur'an:
"Oraya yol bulabilen insana Allah için Kabe'yi haccetmesi Al-lah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır."
3286. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Bu ümmetten on kişi yüce olan Allah'a küfretmiştir: ... Geniş imkanlar bulunduğu halde hac etmeden ölen kimse."
3287. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ölünceye kadar sürekli Hacc'ı ertelerse Allah onu kıyamet günü Yahudi veya Nasrani (Yahudi) olarak haşreder."

3288. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim haccı dünya hacetlerinden bir hacet sebebiyle terk ederse hacıları görmediği müddetçe (hacılar hac-dan dönmedikçe veya bizzat hacca gitmedikçe) ihtiyacı giderilmez."
3289. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim kendisini engelleyen şid-detli bir fakirlik, hacca tahammül edemeyeceği bir hastalık veya kendisini engelleyen bir sultan olmaksızın hacca gitmediği halde ölürse ister Yahudi veya isterse de Nasrani olarak ölsün."

3290. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Her kim bu dünyada kör olursa ahirette de kör ve yol açısından daha da sapık olur"ayeti hakkında şöy-le buyurmuştur: "Bu kimse haccı erteleyen ve "Bu yıl hacca gideceğim, ge-lecek yıl gideceğim"diyerek kendisine ölüm gelip çatan kimsedir."
bak. Vesail'uş-Şia, 8/19, 7. Bölüm

699.Bölüm Haccı Tatil Etmek


Kur'an:
"Allah, hürmetli ev Kabe'yi, insanların işlerinin düzene girmesi için sebep kıldı."
3291. İmam Sadık (a.s), kendisine bu hikayecilerden bir grup, "Eğer birisi bir defa hacca giderse ve sonra (yeniden hacca gitmek yerine) sadaka verip sıla-i rahimde bu-lunursa daha iyi iş yapmıştır"demektedir diyen Abdurrahman'a şöyle buyurmuştur: "Yalan söylüyorlar, eğer halk bunu yapacak olursa bu ev tatil olur. Şüphe-siz Allah-u Teala bu evi insanların işinin düzene girmesi için bir sebep kıldı."

3292. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer insanlar hacca gitmeyi tatil edecek olursa ister istesinler, ister istemesinler İmam onları hacca gitmeye zorlamalıdır. Zira bu ev hac ve ziyaret için bina edilmiştir."
bak. Vesail'uş-Şia, 8/13, 4. Bölüm

700. Bölüm Yetmiş Hacdan Üstün Olan Şey


3293. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz eğer Müslümanlardan bir aileye bakacak, açlığını gidererek, çıplak bedenlerini örtecek ve insanlar arasında yüzünün suyunu koruyacak olursam bu benim için yetmiş defa hacca gitmekten daha sevimlidir."

701.Bölüm Gerçek Hacılar Azdır


3294. Abdurrahman b. Kesir şöyle diyor: "İmam Sadık (a.s) ile hacca gittim. Bir yoldan geçerken İmam (a.s) dağın başına çıktı ve o yukarıdan insanlara bakarak şöyle buyurdu: "Bağırıp çağıranlar ne çok ve gerçek hacılar ne de azdır!"
3295. Ebu Basir şöyle diyor: "İmam Sadık (a.s) ile hacda birlikte idim.

Tavaf esnasında ona şöyle dedim: "Fedan olayım ey İbn-i Resulillah! Allah bu insanları bağışlayacak mı?"İmam şöyle buyurdu: "Ey Ebu Basir! Gördü-ğün insanların çoğu domuz ve maymundurlar."Ben, "onları bana gös-ter"deyince İmam kendi kendine bir şeyler söyledi, elini gözlerime sürdü ve o an onları maymunlar ve domuzlar şeklinde gördüm! Çok korktum, İmam (a.s) yeniden ellerini gözüme sürdü ve ben yeniden onları ilk ol-dukları haliyle gördüm."

702. Bölüm Hacca Gidenin Edebi


Kur'an:
"Hac bilinen aylardadır. O aylarda hac farizasını eda eden kim-se bilmelidir ki, hacda kadına yaklaşmak, günah sayılan davranış-lara yönelmek, kavga etmek yoktur"
3296. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bu evi ziyaret eder de onda şu üç haslet olmazsa hiç bir değeri yoktur: "Allah-u Teala'ya isyandan alı koyan bir ver'â, öfkesini dizginleyecek bir hilim ve kendisi ile arkadaşlık edene güzel arkadaşlık etmek."

3297. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İhrama giyince Allah'ın takvasına bürün, Allah'ı çok zikret ve hayır dışında bir şey konuşma. Şüphesiz hac-cın ve umrenin kemali aziz ve celil olan Allah'ın da buyurduğu gibi insa-nın dilini sadece hayır üzere koruması ile mümkündür. Nitekim aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "O aylarda hac farizasını eda eden kimse bilmelidir ki, hacda kadına yaklaşmak yoktur..."

703. Bölüm Kendine Dikkat Edenlerin Adabı


3298. Misbah'uş-Şeria'da yer aldığına göre İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hac etmek istersen kalbini Allah-u Teala'dan başka her meşguliyetten ve her engelden arındır. İşlerini tümüyle yaratıcına havale et. Tüm hareket ve sükunetlerinde Allah'a tevekkül et, kaza, hüküm ve kaderine teslim ol.

Dünyayı rahatlığı ve insanları terket. Boynunda olan insanların haklarını öde. Azığına, bineğine, arkadaşlarına, gücüne, gençliğine ve malına da-yanma. Zira bunun sana düşman ve vebal olmasından korkulur. Herkim Allah'ın rızasını iddia eder ve buna rağmen başka bir şeye güvenirse Allah o şeyi ona düşman ve vebal kılar ki kendisinin ve başkasının Allah'ın ko-ruması ve tevfiki olmaksızın bir gücü ve çaresi olmadığını bilsin.

Dönüşü olmayan kimse gibi hazırlıklı bulun, iyi arkadaşlık et, Allah'ın farzlarının ve Resulünün (s.a.a) sünnetlerinin vakitlerine ve sana farz olan edep, sabır, şükür, şefkat, cömertlik ve azığından fedakarlık etmeye tüm vakitlerde riayet et. Sonra günahlarını halis tövbe suyuyla yıka; doğruluk, sefa, huzur ve huşu elbisesini giyin. Seni Allah'ın zikrinden ve itaatinden alı koyan her şeyden kaçın. Allah'ın çağırdığında halis, temiz ve saf bir şekilde aziz ve celil olan Allah'a Lebbeyk de ve O'nun sağlam kulpuna sa-rıl.

Müslümanlarla Allah'ın evini tavaf ettiğin gibi meleklerle arşın etrafın-da kalbinle tavaf et. Hervele ederken nefsinin isteklerinden kaçın, tüm güç ve kudretinden el çek. Mina'ya doğru çıkarken gafletten ve sürçmele-rinden uzaklaş, sana helal olmayan ve yakışmayan şeyleri temenni etme. Arafat'ta hatalarını itiraf et.

Allah ile vahdaniyeti üzere yeniden sözleş. Müzdelife'de güvenle Allah'a yaklaş. Meş'êr dağından yukarı çıkınca ru-hunu da yüce aleme gönder. Kurban keserken istek ve ihtirasının boğazını kes. Şeytanı taşlar iken isteklerini, düşüklüğünü, alçaklığını ve kınanmış işlerini taşla. Başını tıraş ederken zahiri ve batıni ayıplarını tıraş et.

Hare-me girince isteklerine uymak yerine Allah'ın emanına, sığınağına, örtüsüne ve himayetine gir. Ev sahibinin azametine yakin ederek ve onun kudret, azamet ve saltanatını tanıyarak evini ziyaret et. Hacer'ül-Esved'e Allah'ın kısmetine razı olarak ve izzetine boyun eğerek el sür. Veda tavafını yaparken de O'ndan başka her şeye veda et. Sefa'da vakfe durunca ruhunu ve içini Allah ile görüşeceğin gün için temiz kıl. Merve'de mürüvvet sahibi ol, vasıflarını yok bilerek ilahi takvaya bürün. Bu haccında şart koş-tuğun, Rabbin ile sözleştiğin ve kıyamete kadar kendine farz kıldığın şey-ler hususunda mukavemet göster."


704.Bölüm İhram Giymenin Adabı


3299. Malik b. Enes şöyle diyor: "İmam Sadık (a.s) ile bir yıl hacca gittim. Bi-neği ihram yerinde durunca her ne kadar telbiye (lebbeyk) söylemek iste-diyse de sesi boğazında kesildi ve neredeyse bineğinden yere düşecek ol-du."Ben şöyle dedim: "Ey İbn-i Resulillah! Lebbeyk demek gerekir."İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu: "Ey İbn-i Ebi Amir! Nasıl cesaret edip de lebbeyk Allahumme lebbeyk"diyeyim? Zira aziz ve celil olan Allah'ın bana cevap olarak lebbeyk değil, sa'deyk değil!" demesinden (davetimi reddetmesinden) korkuyorum."

3300. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim helal olmayan bir mal ka-zanır da hacca gider ve lebbeyk derse kendisine "lebbeyk değil, sa'deyk değil"denir. Ama helal olan bir mal ile hacca gider ve lebbeyk derse o zaman da kendisine "lebbeyk ve sa'deyk"denir."
3301. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim haram bir mal ile hacca gi-der ve "lebbeyk Allahumme lebbeyk"derse Allah da ona şöyle der: "Leb-beyk değil, sa'deyk değil. Haccın reddedilmiştir."

3302. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz insanlar Allah'ın haremine ve güvenlik bölgesine girmeden önce kalpleri huşu içine girsin, dünya iş-leri, süsleri ve lezzetlerine gönül vermesin, içinde bulundukları halde cid-di ve gayretli olsun, O'na yönelsin, tüm varlıklarıyla ona teveccüh etsinler diye ihrama girmekle emrolunmuşlardır."

705. Bölüm Hac Çeşitleri


3303. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hac iki çeşittir: Allah için hac ve insanlar için hac. Her kim Allah için hac ederse Allah katındaki sevabı cennettir. Her kim de insanlar için hac ederse kıyamet günü sevabı insan-lara kalmıştır."
3304. İmam Sadık (a.s), Mehdi'nin (a.s) zuhur alametleri hakkında şöyle buyurmuş-tur: "Allah'tan başkası için hac ve cihadı taleb etmeyi gördün... O halde sakın ve aziz ve celil olan Allah'tan kurtuluş taleb et."

3305. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim aziz ve celil olan Allah'ı is-ter, riya ve meşhur olma kastı olmaksızın haccederse Allah şüphesiz onu bağışlar."

706. Bölüm Hac Yolunda Ölen Kimsenin Sevabı


3306. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim giderken veya gelirken Mekke yolunda ölürse kıyamet günü büyük korkudan güvende olur."

3307. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ihramda iken ölürse Allah onu Lebbeyk diyen bir halde diriltir."
3308. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim iki haremden birinde (Mekke veya Medine'de) ölürse Allah onu azabından güvende olan kim-seler ile birlikte haşreder. Her kim de iki harem arasında ölürse onun için divan kurulmaz. (hesaba çekilmez)"

707. Bölüm Haremin Hürmeti


Kur'an:
"Kim oraya girerse, güvenlik içinde olur;"
3309. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın "Kim oraya girerse, güvenlik içinde olur"Ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "İnsanlardan her kim Allah'a sığınarak hareme girerse Allah'ın gazabından güvende olur. Oraya giren hayvan ve kuşları da haremden çıkıncaya kadar ürkütmemek ve eziyet etmemek gerekir."

3310. Hakeza İmam Sadık (a.s) ayetin tefsirinde şöyle buyurmuştur: "Eğer bir hır-sız Mekke dışında bir yerde hırsızlık veya bir suç işler de Mekke'ye kaçar-sa Harem'de olduğu müddetçe tutuklanmamalıdır. Ama pazara gitmesi engellenmeli ve haremden çıkıncaya kadar kendisi ile alış veriş edilmemeli, arkadaşlık yapılmamalıdır. Haremden çıkınca tutuklanmalıdır. Ama o işi haremde yapmışsa onu tutuklamak gerekir."

3311. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizden hiç birine Mekke'de silah ta-şıması helal değildir."
3312. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mekke'yi saygın kılan şüphesiz in-sanlar değildir, orayı Allah saygın kılmıştır. Bu yüzden de saygınlığı kıya-mete kadar sürecektir. İnsanlardan Allah'a en çok isyan eden kimse ha-remde bir insanı öldüren, canına kastetmeyen birini öldüren veya cahiliyye kini üzere birine saldıran kimsedir."

3313. Ebu Hureyre şöyle diyor: "Allah Mekke'yi Peygamberine fethedince ayağa kalkarak Allah'a hamd-u senada bulundu ve şöyle buyurdu: "Allah Fil ashabına Mekke'ye saldırma hususunda engel oldu; Peygamberini ve müminleri onlara hakim kıldı. Bu şehir günün belli bir vakti bana helal kı-lındı ve sonra kıyamete kadar haram (saygın) kılındı. Ağaçlarını kesmemek gerekir ve avını ürkütmemek icab eder."

708. Bölüm Hac Mevsiminde Gaip İmamın Hazır Oluşu


3314. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar imamını kaybedecektir, ama o hac mevsiminde hazır bulunur ve insanlar kendisini görmediği halde o insanları görür."


97. Konu el-Huccet Hüccet-Delil


El-Bihar, 5/298, 14. Bölüm, Yelzimu Alallahi et-Ta'rif
El-Bihar, 5/288, 13. Bölüm, el-Etfalu ve men lem yetimmu aleyhim huccet fi dunya
El-Bihar, 7/285, 13. Bölüm, ma yehtaccullahu bihi alel ibadi yevm'ul-kıyamet
El-Bihar, 9/2, 1. Bölüm, ihtacullahi Teala alel erbab'ul-milel
El-Bihar, 9/255, Ebvab-u İhticacat'ir Resul (s.a.a)

bak.
37. Konu, el-Burhan
el-İmamet (1), 138-140 Bölümler; el-İmamet (3), 179. Bölüm; eş-Şükr (1), 2061. Bölüm; el-Akl, 2790. Bölüm; el-İlm, 2891. Bölüm; el-Amel (1), 2936. Bö-lüm; en-Nubuvvet (1), 3770. Bölüm



709.Bölüm Hüccet


Kur'an:
"Biz peygamber göndermedikçe kimseye azâb etmeyiz."
"Fakat Allah, helak olanın, apaçık bir delille helak olması yaşa-yanın da apaçık bir delille yaşaması için (böyle yaptı.)"
bak. Bakara, 256, 286; A'raf, 42; Enfal,

42; Tevbe, 115; Ta-Ha, 134; Hac, 71; Şuara, 208, 209; Kasas, 46, 59; Talak, 7
3315. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz aziz ve celil olan Allah in-sanlara verdiği ve onlara tanıttığı şeyleri hüccet (delil) gösterir."
3316. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın "Allah, bir milleti doğru yola eriştirdikten sonra, sakınacakları şeyleri onlara açıklamadıkça, sa-pıklığa düşürmez" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Hoşnut olduğu veya öfkelendiği şeyi onlara tanıtmadıkça..."

710. Bölüm Allah'a Marifet İsnad Etmek


Kur'an:
"Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir."
"Sizi imana eriştirmekle Allah sizi minnet altında bırakır."
"Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?"diye sor-san, "Allah'tır"derler. De ki: "hamt Allah'a mahsustur", ama çoğu bilmezler."
3317. İmam Ali (a.s), "Marifet kimin işidir?"diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Al-lah'ın işidir, kulların marifetin ortaya çıkışında hiçbir etkisi yoktur."

3318. Sefvan b. Yahya şöyle diyor: "İmam Rıza'ya (a.s) "İnsanların marifeti vü-cuda getirmekte bir etkisi var mıdır?" diye sordum. , "Hayır"dedi." İnsan-ların marifet hususunda bir sevabı var mıdır? diye sorunca da şöyle bu-yurdu: "Evet, Allah fazlından onlara doğruyu göstermiştir."

3319. İmam Sadık (a.s), "insanlar için marifete erişecek vesileler var mıdır?"diye soran Abdulala'ya "Hayır"diye buyurdu."O halde inanlar marifet elde etmekle mükellef midir?"diye sorunca da şöyle buyurmuştur: "Hayır! Şüphesiz Allah beyan eder. Allah insanları sadece güçleri oranında mükellef kılmıştır. Allah insanları sadece kendilerine verdikleriyle mükellef kılmıştır."
bak. el-Bihar, 5/220, 9. Bölüm

711. Bölüm Kesin Hüccet Allah'a Mahsustur


Kur'an:
"De ki: Kesin delil Allah'a mahsustur. O dileseydi hepinizi doğ-ru yola eriştirirdi."
3320. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın "Kesin hüccet Allah'a mahsus-tur." ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teala kıyamet gü-nü kuluna şöyle diyecektir: "Ey kulum! Sen biliyor muydun?" Eğer "Evet!"derse ona: "Bildiğin şeyle amel ettin mi?" diye sorar. Eğer: "Ben cahil idim"derse o zaman da: "Neden amel etmek için öğrenmedin?" diye sorar. Böylece o mahkum olur. Kesin hüccet işte budur!"

3321. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın hücceti yaratılıştan önce de vardı, yaratılış ile birlikte olmuştur ve yaratılıştan sonra da olacaktır."
bak. el-İlm, 2891. Bölüm, el-Hicret, 3989, Bölüm


712. Bölüm Hüccet Sultanının Gücü


Kur'an:
"Allah, "Andolsun ki Ben ve peygamberlerim üstün gelece-ğiz"diye yazmıştır. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür."
3322. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hüccet sultanının gücü kudret sulta-nının gücünden daha büyüktür."

713. Bölüm En Kesin ve Yetkin Hüccet


Kur'an:
"Müjdeleyici ve sakındırıcı peygamberler gönderdik ki insanla-rın peygamberlerden sonra Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Al-lah izzet ve hikmet sahibidir."

3323. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Şüphesiz münezzeh olan Allah'ın yeryüzünde Muhammed'den (s.a.a) daha güçlü bir hücceti ve Kur'an-ı Azim'den daha yetkin bir hikmeti yoktur."
3324. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Tebarek ve Teala'nın yeryüzün-de Kitab'ından daha yetkin bir hikmeti ve hücceti yoktur."

714. Bölüm Hadis Ravilerinin Hüccet Oluşu


3325. İmam Mehdi (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ortaya çıkan olaylarda (gaybet dö-neminde) hadislerimizin ravilerine müracaat edin. Şüphesiz onlar sizlere hüccetimdir ve ben de Allah'ın hüccetiyim!"
bak. el-Keza (2), 3357. Bölüm

715. Bölüm Hüccet (Çeşitli)


Kur'an:
"Allah'ın çağrısına icabet eden bulunduktan sonra, O'nun hak-kında tartışmaya girişenlerin delilleri Rableri katında hükümsüz-dür. Onlara bir gazâb vardır, çetin bir azâb da onlar içindir."
"İşte siz böyle kimselersiniz. Hadi bilginiz olan şey üzerinde tartıştınız ama bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsu-nuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz."

bak. En'am suresi, 80-83. ayetler; Şura suresi, 15. ayet; Al-i İmran suresi, 20. ayet
3326. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim şek veya zanna kapılır da bu esas üzere hareket ederse Allah amelini batıl eder. Şüphesiz Allah'ın hücceti apaçık hüccettir."

3327. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kimin sözü doğru olursa hücceti de güçlü olur."
3328. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah kullarına verdiği ve tanıttığı şeyleri hüccet gösterir."
3329. İmam Bakır (a.s), Allah'ın kulları üzerindeki hücceti sorulunca şöyle buyur-muştur: "Bildiklerini söylemeleri ve bilmedikleri hususunda durmalarıdır."

3330. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Delaleti hidayet sanıp ona doğru yü-rüyen veya bir hakkı dalalet sayıp onu terk eden ve bu sebeple de helak olan kimsenin özrü hiç kimse tarafından kabul edilmez."
3331. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kulun üzerinde gerek işlediği günahta ve gerekse de şükründe kusur ettiği nimette Allah'ın bir hücceti vardır."


98.Konu el-Hadis Hadis


El-Bihar, 2/144, 19. Bölüm, Fezlu Kitabeti'l-Hadisi ve rivayetih
Kenz'ul-Ummal, 10/220, Rivayet'ul-Hadis ve Adab'ul-Kitabet
El-Bihar, 2/158, 21. Bölüm, Adab'ur-Rivaye

bak.
el-Kitab, 3448. bölüm; es-Sıdk, 2192. bölüm
el-Fıkh, 3239. bölüm; el-Kur'an, 3293. bölüm


716. Bölüm Hadis


3332. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sözümü işitip ezberleyen ve benden taraf başkalarına ulaştıranı Allah mutlu kılsın."
3333. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz hadislerimiz kalpleri ihya eder."
3334. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz doğru konuşan birinden bir tek hadis alman senin için dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır."

3335. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Birbirinizle (ilmi) müzakerelerde bulunun, görüşün ve hadis söyleyin. Şüphesiz hadis kalplerin cilasıdır. Kı-lıçlar paslandığı gibi kalpler de paslanır. Cilası ise hadistir."

3336. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim elde etmekte yarışın. Nefsim elinde olan (Allah'a) andolsun ki helal veya haram hususunda doğru sözlü bir insandan aldığın hadis senin için dünyadan ve içinde taşıdığı altın ve gümüşten daha hayırlıdır."

3337. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a yemin olsun ki doğru sözlü birinden helal veya haram hususunda öğrendiğin bir tek hadis güneşin üzerine doğduğu ve battığı her şeyden senin için daha hayırlıdır."
3338. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İki hadis öğrenen ve o iki hadisten faydalanan veya başkalarına faydalanacağı iki hadis öğreten kimsenin ameli, altmış yıl ibadetten daha hayırlıdır."

3339. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların nezdimizdeki makamını bizden rivayet ettikleri kadar bilin."
3340. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ümmetime kendisiyle bir sünneti ikame edecek veya bir bidatı delecek bir hadis öğretirse ona cen-net vardır."
3341. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hıfzetmek rivayetin süsüdür. Delil-leri hıfzetmek ise ilmin süsüdür."

717. Bölüm Muhaddis


3342. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allahım halifelerime rahmet et."(Üç defa bunu tekrarladı) kendisine: "Ey Allah'ın Resulü! Halifelerin kimler-dir?"benden sonra gelecek, hadislerimi ve sünnetimi rivayet edecek ve benden sonra insanlara onları öğretecek kimselerdir diye buyurdu."

3343. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allahım halifelerime rahmet et!" di-ye sorulunca (Üç defa bunu tekrarladı) "Ey Allah'ın Resulü! Halifelerin kimlerdir?"diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Hadis ve sünnetimi tebliğ edenler ve sonra da ümmetime onları öğretenlerdir."

3344. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hadislerimizi insanlar arasında ri-vayet eden ve bu vesileyle Şiilerimizin (taraftarlarımızın) kalbini güçlü kı-lan kimse bin abidden daha üstündür."

3345. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hadis rivayet den ve dinde derinleşen kimse dinde derinleşmeyen ve rivayet etmeyen bin abidden daha üstün-dür."
3346. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim ümmetime bir sünneti ikame edecek veya bidatı delecek bir hadis ulaştırırsa o kimse cennette-dir."

718. Bölüm Kırk Hadis Ezberleyen Kimsenin Sevabı


3347. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimden her kim kırk hadis ezberlerse Allah kıyamet günü onu fakih ve alim olarak diriltir."

3348. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimden her kim kırk hadis ezberleyip bununla sadece aziz ve celil olan Allah ve ahiret yurdunu diler-se Allah da kıyamet günü onu Peygamberler, doğrular, şehitler ve salihler-le birlikte haşreder. Bunlar ne de güzel arkadaştır! "

3349. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bizden helal ve haram ile ilgili hadislerimizden kırk hadis ezberlerse Allah kıyamet günü onu fakih ve alim olarak haşreder ve ona azap etmez."

3350. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim dinleri hususunda faydala-nacakları kırk hadisi ümmetim için ezberlerse Allah onu kıyamet günü fa-kih ve alim olarak diriltir."
bak. el-Bihar, 2/153, 20. Bölüm; Kenz'ul Ummal, 10/224

719.Bölüm Hadis Anlamak


Kur'an:
"Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve anlayan kulaklar onu bellesin diye."
3351. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Anladığın bir hadis naklettiğin bin hadisten hayırlıdır."
3352. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şiilerin (taraftarların) makamını ri-vayetleri ve marifetleri ölçüsünce bil. Hiç şüphesiz marifet rivayeti der-ketmektir."

3353. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sözümüzü işitip ezberleyen, sonra bizim adımıza onu insanlara ulaştıran kimseyi Allah mutlu kılsın. Bir çok kimse fakih olmadığı halde fıkhı yüklenir. Bir çok kimse de fıkhı kendi-sinden daha fakih olan kimseye nakleder."

3354. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bizden bir hadis işiten ve onu işitti-ği gibi başkalarına ulaştıran kimseyi Allah mutlu kılsın. Zira çoğu zaman kendisine hadis ulaşan kimse, onu duyandan daha iyi derk eder."

3355. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Siz (hadisleri) derk etmeye bakın; ri-vayet etmeye değil."
3356. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Beyinsizlerin himmeti rivayet etmek-tir. Alimlerin himmeti ise (hadisleri) anlamaktır."
3357. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alimlerin hüznü dirayet (anlamak); Cahillerin hüznü ise rivayettir."
bak. el-Fıkh, 3243. Bölüm, 345. Konu, el-Ma'rifet (1)

720. Bölüm Rivayet Etmek ve Anlamak


3358. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hak bir sözü işittiğinizde ona bağlı olma düşüncesi ile algılamaya çalışın; rivayet etme düşüncesi ile değil. Şüphesiz kitabın ravileri çoktur, ama riayet edenleri çok azdır."

3359. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir rivayeti işittiğinizde ona bağlı ol-ma düşüncesi ile algılamaya çalışın; rivayet etme düşüncesi ile değil. Şüp-hesiz kitabın ravileri çoktur,

ama riayet edenleri çok azdır."
3360. İmam Bakır (a.s), Sa'd'ul-Hayr'a yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: "Cahiller rivayeti ezberlemekle hoşnut olurlar; alimler ise (rivayetlere) ria-yet etmeyi terk ettikleri için hüzünlenirler."
bak. el-İlm, 2894. Bölüm

721.Bölüm Peygamber Hayattayken O'na Yalan Şeyler İsnad Edenlerin Çokluğu


3361. İmam Ali (a.s), uydurma hadisler hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz insanların elinde hak ve batıl, yalan ve doğru, nasih ve mensuh, genel ve özel, muhkem ve müteşabih, ezberlenen ve vehm edilen (ravinin hadis sandığı) sözler vardır. Resulullah (s.a.a) zamanında Resulullah'a

o kadar yalan şeyler isnad ettiler ki sonunda okuduğu bir hutbesinde şöyle buyurdu: "Her kim bana yalan yere bir şey isnad ederse ateşteki yerini hazırlasın."Şüphesiz hadisi sana sadece dört kişi getirir..."

3362. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah'ın (s.a.a) hayatında kendi-sine öyle yalan şeyler isnad ettiler ki sonunda hutbesinde şöyle buyurdu: "Ey İnsanlar! Bana çok yalan şeyler isnad ediyorlar. Her kim bilerek bana yalan şeyler isnad ederse ateşteki yerini hazırlasın."Buna rağmen Pey-gamber'den sonra da kendisine yalan şeyler isnad ettiler."
bak. el-Bihar, 2/214, 28. Bölüm; Kenz'ul Ummal, 10/295


722.Bölüm Resulullah'a (s.a.a) Yalan Şeyler İsnad Etmekten Sakındırmak


3363. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bilerek bana yalan şeyler isnad ederse ateşteki yerini hazırlasın."
3364. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim yalan olduğunu bildiği hal-de benden bir hadis naklederse iki yalancıdan biridir."
3365. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bana yalan bir şeyi isnad ederse kendisine cehennemde içinde otlayacağı bir ev bina edilir."

3366. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bilerek insanları saptırmak için bana yalan bir şey isnad ederse ateşteki yerini hazırlasın."
3367. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Bana yalan bir şey isnad etmelerini helal görmüyorum."
3368. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz büyük günahların en bü-yüğü biri de birinin demediğim şeyleri bana isnad etmesidir."
bak. el-Bihar, 2/250

723. Bölüm Yalan Olduğu Belli Olmayan Bir Şeyi Yalanlamaktan Sakındırmak


Kur'an:
"Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz yorumu da kendileri-ne bildirilmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böy-lece yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak."
bak. Nisa, 94; Kehf, 66, 67; Nur, 15; Ahzab, 22, 35

3369. İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mürcie, Kade-riye veya Haricilerden olan birisi bize isnad ettiği bir hadisi size nakl eder-se onu yalanlamayın, zira siz bilemezsiniz, belki de onda hak bir söz var-dır. Onu yalanlamakla arş üzerindeki aziz ve celil olan Allah'ı yalanlamış olursunuz."

3370. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bizden kendisine ulaşan bir hadisi reddederse kıyamet günü ben onun hasmı olacağım. Benden size oanlamadığınız bir hadis ulaşırsa, "Allah daha iyi bilir"deyin."
3371. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim benden kendisine bir hadis ulaşır da onu yalanlarsa şüphesiz şu üç şeyi yalanlamış olur: Allah, Resulü ve o hadisi kendisine nakleden kimseyi."


724. Bölüm Temel İlkeleri Açıklamak Bize, Detayını Bulmak İse Size Kalmıştır


3372. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Temel ilkeleri açıklamak bize, detay-ları bulmak ise size kalmıştır."
3373. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz sizlere temel ilkeleri açık-lamak bizim, detaylarını bulmak ise sizin görevinizdir."
bak. 14. Konu, el-Usul

725. Bölüm Hadisin Sıhhati ve Kur'an İle Uyumluluğu


3374. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hadisimi Kur'an'a arz ediniz, eğer Kur'an ile uyum içindeyse o bendendir ve onu ben demişimdir."

3375. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz her hakkın bir hakikati vardır. Her doğru şeyin de bir nuru vardır. Allah'ın kitabı ile uyuşan şeyi alınız, Allah'ın kitabına muhalif olan şeyleri ise terk ediniz."
3376. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hadislerden Kur'an'la uyuşmayan şey uydurmadır."
bak. El-Bihar, 2/242, 243