Mizan'ul Hikmet-14.Cilt
 



4190.Bölüm Allah'tan Gayrisine Yönelmek


Kur'an :
"Gerçek dua ve ibadet an-cak O'nadır. O'ndan başka çağırdıkları putlar kendilerine hiç bir cevap vermezler. Du-rumları, suyun ağzına gelme-si için avuçlarını ona açmış bekleyen adamın durumu gi-bidir. Hiç bir zaman suya ka-vuşamaz. İşte kâfirlerin yalva-rışı da böyle, boşunadır. De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" , "Allah'tır" de. Onu bırakıp, kendilerine bir fayda ve zararı olmayan dostlar mı edindiniz?"

"Allah'ın peygambere dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse, yukarı bağladığı bir ipe ken-dini asıp, boğsun; bir düşün-sün bakalım, bu hilesi kendi-sini öfkelendiren şeye engel olabilir mi?"
bak. Nahl, 73, İsra, 2, 56, Kehf, 26, Hac, 12, Secde, 4
22590. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyaya yö-nelirse Allah onu kendi haline bırakır."
22591. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'tan başka hiç kimseye dayanma, aksi taktirde Allah seni o kimseye havale eder."
22592. İmam Cevad (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah'tan gayrisine yönelirse Allah onu kendisine (o kimseye) havale eder."
22593. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah şöyle buyurmuştur: "Bir ya-ratık benim yerime başka bir ya-ratığa sarılırsa gök ve yerin kapı-larını yüzüne kaparım. Böylece beni çağırdığında ona icabet et-mem ve benden dilerse ona ih-sanda bulunmam."
22594. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah şöyle buyurmuştur: Benden başkasına sığınan her yaratığın elini göklerin ve yerin iplerinden ve sebeplerinden mahrum kıları. O halde eğer benden dilerse ona bağışta bulunmam ve beni çağır-sa ona icabet etmem."
22595. Aziz ve celil olan Allah'ın Davud'a şöyle vahyettiği rivayet edil-miştir: "Kullarımdan bir kul be-nim yerime yaratıklarımdan biri-ne sarılır bende bunu niyetinden anlarsam elini semavi nimetler-den mahrum kılarım. Yeryüzünü ayağının altından çekerim ve hangi vadide helak olacağını önemsemem."

22596. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Davud'a şöyle vahyetmiştir: ... Her kul benim yerime bir başka yaratığa sığınır ve ben de bunu niyetinden bilir-sem elini semavi nimetlerden keser havayı ayaklarının altından çekerim."
22597. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: Aziz ve celil olan Allah Dabud'a şöyle vahyetmiştir: "Kulla-rımdan bir kul yaratıklarımdan birine yönelir ve ben de bunu niyetinden anlarsam elini gökle-rin ve yerlerin sebeplerinden ke-ser ve yeryüzünü ayaklarının al-tından çekerim ve hangi vadide helak olacağını önemsemem."

22598. Muahamemd b. Aclan şöyle diyor: "Şiddetli bir fakirliğe düş-tüm. Perişanlık zamanında elim-den tutacak bir dostum yoktu. Boynumda büyük bir borç vardı ve alacaklı alacağını alma husu-sunda israr ediyordu. Sonunda o zaman Medine'nin valisi olan ve birbirini tanıdığımız Hasan b. Yezid'in evine doğru yola koyul-dum. Eskiden tanıştığımız ve ha-limden haberdar olan Muha-memd b. Abdillah b. Ali bin Hüseyin'i yolda gördüm. Elim-den tuttu ve bana şöyle buyurdu: "Senin durumundan haberdar oldum. Şimdi sıkıntılarından kurtulman için kime ümit bağla-dın."Ben şöyle dedim:

"Hasan b. Zeyd'e" o şöyle buyurdu: "Bu taktirde bil ki hacetin verilmeye-cektir ve isteğine ulaşamayacak-sın. Bu işi yapabilecek ve bağış-layanların en çok bağışlayanına yönel, isteklerini ondan iste. Zira ben amcam oğlu Cafer b. Mu-hamemd'in babasından, onun da ceddinden, onun da babası Hü-seyin b. Ali'den,

onun babası Ali'den, onun da Peygamberden şöyle buyurduğunu işittim: "Aziz ve celil olan Allah Peygamberine yaptığı vahiylerinden birinde şöyle buyurmuştur: İzzet ve celalime yemin olsun ki her kim benden başkasına ümit bağlarsa ümidini ümitsizliğe çeviririm, ona ateşten zillet elbisesi giydiririm ve onu genişliğimden

ve ihsanımdan uzak kılarım. Acaba kulum zorluklar ve sıkıntılar elimde olduğu halde zorluklarda ve sıkıntılarda acaba benden başkasına mı umut bağlar. Acaba ben zengin ve bağışlayan bir kimse olduğum halde benden başkasına mı gözünü diker. Oysa kapalı kapıların anahtarları be-nim yanımdadır. Ve benim ka-pım bana dua edenlere açıktır. Her sıkıntı ve müşkülatın benim elimde olduğunu ve benden başka hiç kimsenin bu sıkıntıları gideremeyeceğini bilmiyor mu?

O halde ne olmuş da ümidini benden çevirmiş bulunmaktadır. Oysa ben yüceliğim ve kere-mimden dolayı ona istemediği şeyleri de verdim. Şimdi benden yüzçevirmiş ve benden isteme-mektedir. Sıkıntılarda ellerini benden başkasına uzatmaktadır. Ben istenmeden bağışta bulunan bir Allah olduğum halde benden istendiği halde icabet etmez mi-yim? Asla.

(Muhakkak icabet ederim.) Bağış ve keremim bana ait değil midir? Dünya ve ahiret benim elimde değil midir? Eğer yedi gök ve yerin ehli tümüyle benden isterse isteklerinin tü-münü gideririm. Bütün bunlar mülkümden sivri sineğin kanadı kadarını bile eksiltmez. Maliki-nin ben olduğu bu mülk nasıl azalır? Bana isyan eden ve beni gözetlemeyen kimse ne de çare-sizdir.
Ben (Muhamed bin Aclan) ona şöyle arzettim: "Ey İbn-i Resulil-lah! Bu hadisi benim için yeniden söyle."O üç defa bana tekrarladı. Ben şöyle dedim: "Allah'a yemin olsun ki bundan sonra ihtiyacımı hiç kimseden istemeyeceğim." Çok geçmeden Allah kendi nezdinden bana rızık verdi ve bağışta bulundu."
bak. el-Bihar, 7/130/71

4191. Bölüm
Tevekkülün Dereceleri

22599. İmam Kazım (a.s) Allah-u Teala'nın "Her kim Allah'a te-vekkül ederse o kendisine ye-ter" ayeti hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Allah'a tevekkül etmenin dereceleri vardır. On-lardan biri tüm işlerinde Allah'a tevekkül etmen, sana yaptığı her şeyden hoşnut olman ve senin hakkında hiç bir hayrı ve lütfu esirgemediğini bilmen ve bu ko-nuda hükmün onun hükmü ol-duğunu bilmendir. O halde işle-rini Allah'a havale ederek ona tevekkül et.

O ve diğer işlerinde ona itimat et."
22600. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tevekkülün derecele-ri vardır. Bir derecesi; bütün işle-rinde O'na güvenmen, O'dan tüm işlerinde razı olman, hiçbir hayır ve hiçbir hususta senin hakkında kusur (haksızlık) et-mediğini ve hükmün de O'nun elinde olduğunu bilmendir. Öy-leyse O'na tevekkül et ve işleri O'na bırak. Diğer bir derecesi de; ilminin kuşatmadığı gayb-ı ilahi'ye iman etmendir; o gaybın ilmini Allah'a ve O'nun eminle-rine bırakman, gayb ve gayb ol-mayan her şeyde Allah'a güven-mendir"
bak. el-İman, 273. Bölüm

4192. Bölüm
Kendine Güven

22601. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendine itminan et-mek şeytan için en güvenilir fır-satlardan biridir."
22602. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendine itminan et-menden sakın; zira o şeytanın en büyük tuzaklarından biridir."
22603. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ın yaratıkların-dan en fazla buğzettiği/sev-mediği iki kişidir. Birincisi Al-lah'ın (günahları sebebiyle) kendi başına bıraktığı ve dolayısıyla doğru yoldan çıkan kimse-dir…İkinci kimse ise bilgisizlik-leri kendinde toplayıp ümmetin bilgisizleri arasında kendine bir yer edinmiş kimsedir."


22604. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ın en hoşlan-madığı kişi, kendi başına bıraktı-ğı kimsedir. O, doğru yoldan sa-par, delilsiz, kılavuzsuz olarak gider. Dünya nimetini devşirme-ye çağrılsa çalışır; ahiret ekinini biçmeye çağrılsa tembellik eder."
bak. 33. Konu, el-Ucub, el-Gurur, 3042. Bölüm, en-Nübüvvet (4), 3847. Bölüm, el-Amel (1), 2952, 2953. Bölümler

559. Ko-nu

el-Valid ve'l-Veled
Baba ve Oğul

Bihar, 74/22, 2. Bölüm; Birr'il-Valideyn ve'l-Evlad
Bihar, 104/77-106; Ebvab-u Evlad ve Ahkamuhum
Vesail'uş-Şia, 15/204, 92. Bölüm; Vucub-u Birr'il-Valideyn
Kenz'ul-Ummal, 16/417, 583; fi Birr'il-Evkad ve Hukukihim
Kenz'ul-Ummal, 16/461, 557; fi Birr'il-Valideyn

bak.
el-Edeb, 70, 71. Bölümler; el-Kaza (2), 3377. Bölüm; en-Nazar, 3884. Bölüm

4193. Bölüm
Doğum

Kur'an :
"Doğurana ve doğurduğu-na and olsun ki"
22605. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan için en büyük gün, annesinden doğduğu gündür."
22606. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsan için en büyük gün doğduğu gündür. İnsan için en küçük gün ise öldüğü gün-dür."

22607. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bu yaratık için en korkunç zaman üç yerdir: Do-ğup, annesinin karnından çıkıpta dünyayı gördüğü gün, öldüğü ahiret ve ehlini gördüğü gün ve dirildiği ve dünyada görmediği hükümleri gördüğü gün."

4194. Bölüm
Evladın Değeri

22608. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her ağacın bir mey-vesi vardır, kalbin meyvesi ise çocuktur."
22609. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Evlat (insanın) iki düşmanından biridir."
22610. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Çocuğunu kaybetmek ciğer yakıcıdır (içler acısıdır.)"

22611. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Çocuğunun yaratılı-şının, ahlakının ve davranışları-nın kendine benzemesi insanın mutluluğundandır."
22612. İmam Seccad (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın mutlulukla-rından biri de kendisine yardımcı olacak bir çocuğunun olması-dır."
22613. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz falan kimse -ki İmam adını da zikretmiştir- şöyle demiştir: "Ben çocuk sahibi olmaya ilgi duymuyordum, sonunda bir gün Arefe'de dua eden, ağlayan ve şöyle diyen bir genç gördüm: "Allah'ım! Babam ve annem! Babam ve annem!" Onu işittiğim zamandan beri ço-cuk sahibi olmaya ilgi duydum."
bak. Vesail'uş Şia, 15/94, 1. Bölüm

4195. Bölüm
Evlat İmtihan Sebebi-dir

Kur'an :
"Mallarınızın ve çocukla-rınızın, aslında bir sınama ol-duğunu ve büyük ecrin Allah katında bulunduğunu bi-lin."
"Ey iman edenler! Sizi, mallarınız ve çocuklarınız Al-lah'ı anmaktan alıkoymasın; böyle olanlar hüsrana uğra-yanlardır."
"Ey iman edenler! Eşleri-niz ve çocuklarınızdan size düşmanlık edenler olur,

onlardan sakının; ama, siz affe-der, suçlarını örter ve bağış-larsanız bilin ki Allah da ba-ğışlar ve acır. Doğrusu malla-rınız ve çocuklarınız bir imti-handır. Büyük ecir ise Allah katındadır."

22614. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Çocuklarımız ciğerle-rimizdir, küçüklerimiz emirleri-mizdir, büyüklerimiz ise düş-manlarımızdır, eğer yaşarlarsa bize imtihan olurlar ve eğer ölürlerse bizi üzerler."
22615. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Evlat imtihan sebe-bidir."

22616. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Çocuklarımız korku-tucu, eritici ve hüzün vericidir."
22617. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İşlerinin çoğunu eşi-ne ve çocuklarına ayırma. Zira ehlin ve çocukların Allah'ın dostları ise Allah onları zayi et-mez, yok eğer Allah'ın düşman-ları ise o halde neden Allah'ın düşmanlarına üzülüyor ve çalışı-yorsun?"

22618. Abdullah b. Bureyde şöyle diyor: "Babamdan şöyle dediğini işittim: "Resulullah (s.a.a) min-berde hutbe okuyordu, Hasan ve Hüseyin kırmızı renkli bir göm-lek giymiş bir halde, düşüp kal-karak geliyorlardı. Resulullah (s.a.a) minberden indi, onları kaldırdı, önüne oturttu ve şöyle buyurdu: "Hakikatte malları-nız ve evlatlarınız imtihan-dır."
22619. İmam Ali (a.s), Mesih'in sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Ne onu imtihana düşürecek bir hanımı, ne hüzünlendirecek bir çocuğu vardı."
bak. el-Fitne, 3150. Bölüm

4196. Bölüm
Evlat Sevgisi

22620. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Çocukları seviniz ve onlara karşı merhametli olunuz"
22621. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Musa b. İmran (a.s) şöyle arzetti: "Ey Rabbim! Senin nezdinde hangi amel daha üs-tündür?" Allah şöyle buyurdu: "Çocukları sevmek. Zira onların tabiatı tevhidim üzeredir. Eğer onlar ölürlerse, onları rahmetim-le cennete götürürüm."

22622. Resulullah (s.a.a), yanında bir çocuk olan ve onu öpen Osman b. Maz'un'a şöyle buyurmuştur: "Bu çocuk senin midir?" O şöyle de-di: "Evet." Peygamber şöyle bu-yurdu: "Onu seviyor musun ey Osman?" O şöyle arzetti: "Evet ey Allah'ın Resulü! Onu seviyo-rum" Peygamber şöyle buyurdu: "Senin ona olan sevgini arttır-mayayım mı?" O şöyle arzetti: "Artır, babam ve annem sana feda olsun."Peygamber şöyle buyurdu: "Her kim, kendi nef-sinden bir genci sevindirirse, Al-lah da kıyamet günü onu sevin-dirir..."

22623. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah kula çocuğuna karşı beslediği aşırı sevgi dolayısıyla merhamet eder."
22624. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim evladını öperse, aziz ve celil olan Allah ona bir sevap yazar. Her kim ev-ladını sevindirirse, Allah da kı-yamet günü onu sevindirir, her kim ona Kur'an öğretirse (kıya-met gününde) anne ve babası çağrılır ve onlara öyle bir elbise giydirilir ki parıltısından cennet ehlinin yüzü aydınlanır."

22625. Resulullah (s.a.a) kendisine, "Ben asla bir çocuğu öpmedim" diyen ve sonra da giden birisi hakkında şöyle buyurmuştur: "Bu adam benim nezdimde ateş ehlindendir."

22626. Resulullah (s.a.a), Hasan ve Hüseyin'i (a.s) öpünce Ekre' b. Ha-bis'in, "Benim on çocuğum var, şu ana kadar birini dahi öpmedim" de-mesi üzerine şöyle buyurmuştur: "Eğer Allah merhametini senden almışsa bu beni ilgilendirmez-veya buna benzer bir söz söyle-di-!"

22627. Ebu Hureyre şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a) Hasan ve Hü-seyin'i öpüyordu, Uyeyne -başka bir rivayete göre ise Ekre' b. Habis-şöyle dedi: "Ben on çocu-ğum arasından birini dahi öp-medim." Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Her kim merhamet etmezse, ona da merhamet edilmez."

Hafs-i Ferra'nın rivayetinde ise şöyle yer almıştır: "Resulullah (s.a.a) öyle bir kızdı ki, rengi de-ğişti ve o şahsa şöyle buyurdu: "Eğer Allah kalbinden merha-metini çekip almışsa, ben sana ne yapayım? Küçüklerimize merhamet etmeyen ve büyükle-rimize saygı göstermeyen kimse bizden değildir."
bak. el-Halik, 1070. Bölüm, Vesaiil'uş Şia, 15/201, 88. Bölüm ve s. 202, 89. Bölüm

4197. Bölüm
Çocuklarla Çocuk Ol-mak

22628. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin çocuğu varsa ona çocukça davranmalı-dır."
22629. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin çocuğu olursa, onunla çocuk olsun."
22630. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin çocuğu varsa, çocukluk etsin."

22631. Cabir şöyle diyor: "Resu-lullah (s.a.a)'ın huzuruna vardım. Hasan ve Hüseyin'in Peygambe-rin sırtına bindiğini ve peygam-berin de onlar için diz çöküp eğildiğini ve onlara şöyle buyur-duğunu gördüm: "Ne de iyi bi-neğiniz var ve sizler ne de iyi bi-nicilersiniz."

22632. Ömer b. Hattab şöyle diyor: "Hasan ve Hüseyin'i Peygam-ber'in (s.a.a) omuzuna binerken gördüm, şöyle dedim: "Sizlerin ne de iyi bir atı var."Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Bu ikisi ne de iyi süvaridir."

22633. Ebu Hureyre şöyle diyor: "Bu iki kulağımla işittim ve bu iki gözümle de gördüm ki Resu-lullah (s.a.a) her iki eliyle Hasan ve Hüseyin'i (a.s) omuzlarından tutmuştu, ayakları, Resulullah'ın (s.a.a) ayakları üzerindeydi ve Peygamber (s.a.a) şöyle buyuru-yordu: "Terakka ayne bekka" (yukarı çık.) Ebu Hureyre şöyle diyor: "Çocuk Peygamber'in be-deninden yukarı çıktı, ayaklarını Resulullah'ın (s.a.a) göğsüne bı-raktı, Peygamber şöyle buyurdu: "Ağzını aç." Onu öptü ve şöyle buyurdu: "Allah'ım! Ben bunu seviyorum, sen de onu sev."

Allame Meclisi bu hadisin al-tında şöyle diyor: "İbn-i Beyyi', İbn-i Mehdi ve Zemahşeri'nin kitabında ise şöyle buyurduğu yer almıştır: "Huzukkete, Hu-zukkete terekke eyne bekke" Allah'ım ben bunu seviyorum, sen de onu ve onu seveni sev..."
Cezeri ise şöyle diyor: "Resu-lullah (s.a.a) Hasan ve Hüseyin'i oynatıyor ve şöyle buyuruyordu: "Huzukkete, huzukkete, terekke eyne bekke" Çocuk Peygamberin bedeninden yukarı çıktı, öyle ki ayaklarını Peygamberin (s.a.a) göğsüne bıraktı."

4198. Bölüm
Salih Evlat

Kur'an :
"Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Ya Rabbi! Bana kendi katından temiz bir soy bahşet, doğrusu sen duayı işi-tirsin."
"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı."
"Onlar: "Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocukları-mızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bi-zi, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder yap" der-ler."

bak. Meryem, 5, Enbiya, 90
22634. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Salih çocuk cennet güllerinden bir güldür."
22635. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Salih çocuk Allah ta-rafından kulları arasında bölüş-türülen bir demet güldür."

22636. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Salih evlada sahip olmak insanın mutluluğundan-dır."
22637. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Salih evlat, iki ünden en güzelidir."

22638. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Resulullah (s.a.a) şöy-le buyurmuştur. "Aziz ve celil olan Allah'ın mümin kulundan mirası ölümünden sonra Allah'a ibadet eden evladıdır."İmam Sa-dık (a.s) daha sonra Zekeriyya ayetini tilavet buyurdu: Bana ve Al-i Yakub'a varis olacak kendi nezdinden bana bir veli bağış-la!"
22639. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ın mümin ku-lundan mirası kendisi için (mü-min kul) mağfiret dileyen salih evlattır."

22640. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ben Rabbimden ne güzel yüzlü ve ne de boylu boslu bir çocuk istedim. Ben rabbim-den Allah'a itaat eden, ondan korkan ve kendisine baktığımda Allah'a itaat ettiğini görünce gö-zümün aydınlanacağı bir çocuk istedim."

22641. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İsa b. Meryem sahi-binin azap çektiği bir mezarın yanından geçti, ertesi yıl o meza-rın yanından geçti ve o şahsın azap çekmediğini görünce, şöyle arzetti: "Ey rabbim! Geçen yıl bu mezarın yanından geçtim, sahibi azap görüyordu, bu yıl buradan geçtim, artık azap görmüyor?" Azameti yüce olan Allah ona şöyle vahyetti: "Ey Ruhullah! Onun salih oğlu büyüdü, bir yol yaptı, bir yetimin sorumluluğunu üstlendi, ben de oğlunun bu işleri sebebiyle onu bağışla-dım."
bak. Vesail'uş Şia, 15/97, 2. Bölüm

4199. Bölüm
Kötü Evlat

22642. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kötü evlat, şerafeti yok eder ve ataları kötüler."
22643. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kötü evlat, ataları le-keler, sonradan gelen evlatları ise bozar."
22644. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Musibetlerin en kö-tüsü kötü haleftir (kötü evlat-tır.)"
22645. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Evlatların en kötüsü, itaat etmeyendir."

4200. Bölüm
Kızı Sevmemekten Sa-kındırmak

Kur'an :
"Aralarından birine bir kızı olduğu müjdelendiği za-man içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir. Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalışır; onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü hükmediyorlar."
22646. Hamza b. Humran merfu bir hadiste şöyle diyor: "Bir şahıs Peygamberin (s.a.a) huzurunda iken çocuğunun dünyaya geldi-ğini ona haber verdiler. Bunun üzerine rengi soldu.

Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Ne oldu?" O şöyle arzetti: "Hayırdır" Peygamber şöyle buyurdu: "Söy-le." O şöyle arzetti: "Evden dı-şarı çıkınca eşim doğum sancısı-na tutuldu, şimdi de bana bir ha-yır getirmiş ve bir kız doğurmuş-tur." Peygamber şöyle buyurdu: "Ağırlığını yeryüzü taşır, gökyü-zü ona gölge eder, Allah rızkını verir ve o kokladığın bir demet güldür."

22647. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: Resulullah'a (s.a.a), bir kızının dünyaya geldiğini haber ver-diklerinde şöyle buyurmuştur: "O bir demet güldür, rızkını aziz ve celil olan Allah verir."

22648. İbrahim Kerhi, güvenilir as-habınızdan birinin şöyle dediğini naklediyor: "Ben Medine'de iken evlendim, İmam Sadık (a.s) bana şöyle buyurdu: "Nasıl gördün?" Ben şöyle arzettim: "Her erkeğin kadında bulduğu hayrı ben de onda buldum, lakin bana hıyanet etti."İmam şöyle buyurdu: "Nasıl hıyanet etti?" O şöyle arzetti:

"Kız doğurdu." İmam şöyle bu-yurdu: "Öyle anlaşılıyor ki kızı sevmiyorsun, oysa Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Babalarınız ve evlatlarınız-dan menfaatçe hangisinin si-ze daha yakın olduğunu siz bilmezsiniz."

22649. İmam Sadık (a.s), kız çocu-ğu dünyaya geldiği için rahatsız olan birine şöyle buyurmuştur: "Bana de bakayım! Acaba Allah Tebareke ve Teala sana vahyedip de, "ben mi senin için seçeyim, yoksa kendin mi seçeceksin?" diye sor-sa ne söylerdin?" O şöyle arzetti: "Ben şöyle derdim: "Ey rabbim! Sen benim için seç."İmam şöyle buyurdu: "O halde şimdi Allah senin için seçmiştir."

22650. İmam Sadık (a.s), Carut b. Münzir'e şöyle buyurmuştur: "İşitti-ğime göre bir kızın doğduğu için rahatsız olmuşsun! Ondan sana bir zarar gelmez, o kokladığın bir demet güldür, rızkı temin edilmiştir, Peygamber (s.a.a) de bir kaç kızın babasıydı.""

22651. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kız çocuklarını kötü görmeyin. Zira onlar değerli ün-siyet edilen kimselerdir."
22652. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin kızı olur, onun eğitimini ve öğretimini gü-zel yapar, Allah'ın kendisine verdiği nimetlerden onu bol bol nasiplendirirse, o kız kendisi için cehennem ateşi karşısında bir engel ve perde olur."

22653. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bu kızlar şefkatli, yardımcı ve bereketlidirler."
22654. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin bir kızı dünyaya gelir de ona eziyet et-mez, aşağılık saymaz ve erkek çocuklarını ona tercih etmezse, Allah o kız vasıtasıyla onu cen-nete götürür."
22655. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kız çocukları iyilik, erkek çocukları ise nimettir. İyi-liklere mükafat verilir, nimetlerin ise hesabı sorulur."

22656. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Erkek çocukları nimet, kız çocukları ise iyiliktir. Allah nimetlerin hesabını sorar iyilikler için ise mükafat verir."

22657. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Perde gerisindeki kız çocukları ne de güzel çocuklar-dır. Her kim bunlardan birine sahip olursa, Allah onu kendisi için cehennem ateşi karşısında bir perde karar kılar."
22658. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Tebarek ve Te-ala kadınlara erkeklerden daha merhametlidir. Erkek, mahremi olan kadınlardan birini sevindi-recek olursa Allah da kıyamet günü onu sevindirir."

4201. Bölüm
Çocuklar Arasında Adalete Teşvik

22659. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'tan korkunuz ve çocuklarınız arasında adaletli davranınız."
22660. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Çocukların senin üzerindeki hakları, aralarında adaletli davranmandır. Nitekim senin de onlar üzerindeki hakkın, onların sana iyilik etmeleri-dir."

22661. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Çocuklarınız arasın-da, onların saygı ve muhabbet hususunda sizler arasında adil davranmasını istediğiniz gibi, sizler de bağış ve ihsan husu-sunda aralarında adaletli davra-nın."
22662. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'tan korkunuz ve çocuklarınız arasında (size karşı) iyilikle davranmalarını sevdiğiniz gibi siz de onlara karşı adaletli olunuz."

22663. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Çocuklarınız arasında (size karşı) iyilik ve sevgide adalet üzere davranmalarını sevdiğiniz gibi siz de onlara karşı adaletli olunuz."
22664. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Çocuklarınıza bir şey vermek hususunda aralarında adaletli olun. Eğer ben birine üs-tünlük verecek olusaydım, ka-dınlara üstünlük verirdim."

22665. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah-u Teala çocuk-lar arasında öpme hususunda bi-le eşit davranılmasını sever."
22666. Resulullah (s.a.a) iki çocu-ğundan birini öpüp diğerini öpmeyen bir adamı görünce şöyle buyurmuştur: "Neden o ikisi arasında eşit dav-ranmadın."
22667. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'a yemin olsun ki ben bazen diğer çocuğumun hakkı olduğu halde, çocuklarım-dan (başka) biriyle oynar, onu dizlerimin üzerine oturtur, çok sevgi gösterir, çok taktir ederim. Ama bu işi yapmamın sebebi onu, diğer çocuklarımın zararın-dan korumam ve onun kardeşle-rinin Yusuf'a yaptıklarını yapma-larına engel olmak içindir."

22668. Nu'man b. Beşir şöyle diyor: "Babam bana bir mükafat verdi, annem Amra binti Revaha şöyle dedi: "Bu işe Peygamberi (s.a.a) de şahit tutmadıkça razı olmam."Babam Peyamberin huzuruna gitti ve şöyle arzetti: "Ben, eşim Amra'nın çocuğuna mükafat verdim, annesi bana sizi şahit tutmamızı emretti."Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Bütün çocuklarına böyle mükafat verdin mi?" Ben, "Hayır" diye arzettim. Peygamber şöyle buyurdu: "Allah'tan kork ve çocukların arasında adaletle davran, ben zulme tanıklık etmem."
bak. el-Keza (2), 3377. Bölüm, Vesail'uş Şia, 13/343, 11. Bölüm

4202. Bölüm
Anne Babaya İyiliğe Teşvik

Kur'an :
"Rabbin, yalnız O'na tap-manızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarla-yacak olursa, onlara karşı "Of" bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin. Onlara acıyarak alçak gönüllülük ka-natlarını ger ve de ki: "Rab-bim! Küçükken beni yetiştir-dikleri gibi sen de onlara merhamet et!"

22669. Resulullah (s.a.a) kendisine anne babanın çocuklar üzerindeki hakkı sorulunca şöyle buyurmuştur: "O ikisi senin cennet ve cehen-nemindir."
22670. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Baba ve anneye iyi-lik ediniz" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "İyilik etmek, onlara güzel davranman ve her ne kadar ihtiyaçsız olsalar da ihtiyaçlarını bildirmek ve senden istemek mecburiyetinde kalmalarına izin vermemendir."

22671. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim ömrünün uzun ve rızkının çok olmasını is-tiyorsa, anne ve babasına iyilik etsin ve sıla-i rahimde bulun-sun."

22672. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Anne babaya iyilik en üstün hasletlerdendir."
22673. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Anne babaya iyilik en büyük görevdir."

22674. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Babalarınıza karşı iyi davranın ki evlatlarınız da size iyi davransın."
22675. Resulullah (s.a.a) kendisine Allah nezdinde en sevimli şeyin ne ol-duğunu soran İbn-i Mes'uda şöyle bu-yurmuştur: "Namazı vaktinde kılmaktır."Ben (İbn-i Mes'ud) şöyle arzettim: "Daha sonra ne-dir?" Peygamber şöyle buyurdu: "Anne babaya iyilik etmek-tir."

22676. Resulullah (s.a.a), huzuruna gelerek, "Hicret etmek için geldiğim zaman anne babam ağlıyorlardı" diyen birisine şöyle buyurmuştur: "Onların yanına geri dön, onları ağlattığın gibi sevindir."
22677. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim anne baba-sına iyilik ederse ne mutlu ona. Allah ömrünü artırmıştır."

22678. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah kendisine, anne ve babaya şükranda bulunulmasını emret-miştir. O halde her kim anne babasına şükranda bulunmamış-sa Allah'a şükranda bulunmamış olur."
22679. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Resulullah'ın süt kız kardeşi yanına geldi, Peygamber ona çok saygı gösterdi, daha sonra onun kardeşi geldi, ama Peygamber ona kızkardeşine davrandığı gibi davranmadı.

Şöy-le arzedildi: "Ona kardeşine dav-randığınız gibi davranmadı-nız."Peygamber şöyle buyurdu: "Çünkü, kız kardeşi ondan daha çok babasına iyilik etmiştir."
22680. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ın hoşnutluğu babanın hoşnutluğundadır ve Allah'ın hoşnutsuzluğu babanın hoşnutsuzluğundadır."

22681. İmam Seccad (a.s), anne ba-baya yaptığı duasında şöyle buyur-muştur: "Allah'ım, öyle et ki, za-lim sultandan korkar gibi onlar-dan (anne ve babadan) korkayım; şefkatli anne gibi onlara iyilik edeyim. Anne ve babama itaatimi ve onlara iyi davranmamı, uyku düşkünü kimsenin uykusundan daha göz aydınlatıcı ve çok susamış kimsenin içtiği sudan daha yürek serinletici kıl ki onların isteğini kendi isteğime tercih edeyim."

4203. Bölüm
Her Ne Kadar Kötü de Olsa Anne Babaya İyiliğe Teşvik

22682. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah şu üç şey hakkında muhalefet etmeye izin vermemiştir: İyi ve kötü de olsa sahibine emaneti geri çevirmek, iyi ve kötü de olsa ahdine vefa göstermek, iyi ve kötü de olsa anne babaya iyilik etmek."

22683. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Anne babaya iyilik farzdır, ama eğer müşrik olurlar-sa, isyan hususunda onlara ve diğer hiçkimseye itaat etme. Zira yaratıcıya isyan hususunda hiç bir yaratığa itaat etmemek gere-kir."
22684. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her ne kadar müşrik de olsa anne babaya (itaat) farz-dır ama Allah'a isyan hususunda onlara itaat etmemek ge-rekir."

22685. İmam Sadık (a.s) babası muhaliflerden olan birine şöyle bu-yurmuştur: "Onlara dostlarımız-dan olan müslümanlara iyi dav-randığın gibi iyi davran."

4204. Bölüm
Ölümlerinden Sonra Anne Babaya İyilik Et-meye Teşvik

22686. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kıyamet günü iyilerin efendisi, anne babasına ölümlerinden sonra da iyilik edendir."
22687. Resulullah (s.a.a), bir şahsa yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Anne ve babana itaat et, diri de olsalar, ölü de olsalar onlara iyilikde bulun. Hatta eğer aileni ve varlığını terk etmeni isteseler dahi bu işi yap. Zira bu da imanın bir parçasıdır."

22688. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz insan bazen anne babası hayattayken onlara iyilik eder ama öldüklerinde ne onların borcunu öder ve ne on-lara mağfiret diler. Bu durumda Allah onu (anne babaya) karşı isyankar olarak yazar. Bazen de insan anne babası hayattayken onlara itaat etmez ve iyilikte bu-lunmaz ama öldükleri taktirde borçlarını öder, onlara mağfiret diler, bu yüzden de aziz ve celil olan Allah onu iyilerden yazar."

22689. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizden birinin ölü veya diri, anne babasına iyilik etmesine ne engel olabilir? Onlar adına namaz kılsın, onlar adına sadaka versin, onlar adına hacca gitsin, onlar adına oruç tutsun ki sevabı hem onlara ulaşsın, hem de aynı ölçüde kendisi için yazıl-sın. Aziz ve celil olan Allah iyili-ği ve sıla-i rahimi için kendisine bir çok hayır ve bereketi arttı-rır."

22690. Resulullah (s.a.a) anne ba-banın ölümünden sonra iyilik etme hakkında sorulunca şöyle buyurmuş-tur: "Evet onlar için dua etmek, onlar için mağfiret dilemek, ve-fatlarından sonra vasiyetlerini yerine getirmek,onların akrabala-rına sıla-ı rahimde bulunmak ve dostlarına saygı göstermekledir"

4205. Bölüm
Cennet Annelerin Ayakları Altındandır

22691. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cennet annelerin ayakları altındadır."
22692. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Musa b. İmran şöyle arzetti: "Ey rabbim! Bana tavsi-yede bulun."Allah şöyle buyur-du: "Sana kendim hakkında tav-siyede bulunuyorum."O şöyle arzetti:

"Ey rabbim! Bana tavsi-yede bulun."Allah şöyle buyur-du: "Sana kendim hakkımda tav-siyede bulunuyorum."-bu cüm-leyi üç defa buyurdu-Musa şöyle arzetti: "Ey rabbim! Bana tavsi-yede bulun."Allah şöyle buyur-du: "Sana annen hakkında tavsi-yede bulunuyorum."O şöyle ar-zetti: "Ey rabbim! Bana tasiyede bulun."Allah şöyle buyurdu: "Sana annen hakkında tavsiyede bulunuyorum."O şöyle arzetti: "Ey rabbim! Bana tavsiyete bu-lun."Allah şöyle buyurdu: "Sana baban hakkında tavsiyede bulu-nuyorum."

22693. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Birisi Allah Resulü-nün huzuruna vardı ve şöyle ar-zetti: "Ey Allah'ın Resulü! Kime iyilik edeyim" peygamber: "An-nene." O şahıs şöyle arzetti: "Daha sonra kime iyilik ede-yim."Peygamber şöyle buyurdu: "Annene." O şahıs şöyle arzetti: "sonra kime?" Peygamber şöyle arzetti: "Annene." O şahıs daha sonra kime iyilik edeyim diye so-runca Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Babana."

22694. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ama, annenin senin üzerindeki hakkı, hiç kim-senin hiç kimseyi taşıyamayacağı bir yerde seni taşıdığını ve hiç kimsenin hiç kimseye vereme-yeceği kalbinin meyvesini sana verdiğini bilmendir. Seni bütün organlarıyla korudu, aç olduğuna önem vermedi, ama seni doyur-du, kendisi susuz kaldı, ama seni suya kandırdı, kendisi çıplak kal-dı ama seni giydirdi, kendisi gü-neş altında durdu, ama seni göl-geye attı, senin için uykuyu ken-dine haram kıldı, seni sıcaktan ve soğuktan korudu ki sana sahip olsun ve seni kaybetmesin. O halde Allah'ın başarısı ve yardımı olmaksızın onun hakkını eda edemezsin."

22695. Ömer b. Hattab şöyle diyor: "Biz Allah Resulü (s.a.a) ile bir-likte bir vadinin tepesine çıktık, orada koyunlarını otlatan bir genç gördüm ve onun gençliği ve diriliği beni aldı. Ben şöyle arzettim: "Ey Allah'ın Resulü! Keşke onun gençliği Allah yo-lunda harcansaydı" Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu:

"Ey Ömer! Belki de Allah'ın yollarından bir yoldadır da sen bilmiyorsun?" Peygamber o genci çağırdı ve şöyle dedi: "Ey genç! Senin ge-çimini üstlenen biri var mı?" O şöyle dedi: "Evet." Peygamber şöyle buyurdu: "O kimdir?" Genç şöyle arzetti: "Annem." Peygamber şöyle buyurdu: "Ona sahip çık zira cennet onun ayak-larının altındadır."

22696. Resulullah (s.a.a), cihada katılmak isteyen ama annesinin engel olduğu bir şahsa şöyle buyurmuştur: "Annenin yanında kal, onun ya-nında kalmanın, cihada katılarak elde edeceğin sevabın benzeri bir sevabı vardır."
22697. Resulullah (s.a.a), cihada katılmak hususunda görüşünü soran birine şöyle buyurmuştur: "Annen var mıdır?" O şöyle arzetti: "Evet!" Peygamber şöyle arzetti: "O halde onunla kal. Çünkü cennet onun ayaklarının altında-dır."Bu hadisi İbn-i Mace ve Nesai kendileri ve Hakim rivayet etmişlerdir ve Hakim şöyle de-miştir: "Senedi doğrudur."

Taberani de diğer bir senet zinciriyle bunu rivayet etmiştir ve ifadesi şöyledir: "Peygamberin huzuruna gelerek, cihada katılma hususunda görüşünü sordum. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Anne baban hayatta mıdırlar?" Ben şöyle arzettim: "Evet." Peygamber şöyle buyurdu: "Onların yanında kal. Zira cennet onların ayakları altında-dır."

22698. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cennette aniden bir karinin (Kur'an okuyan kimse-nin) sesini işittim ve, "bu kim-dir?" diye sordum, şöyle dediler: "Harise b. Nu'man'dır." Resu-lullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Anne babaya iyiliğin neticesidir. (bu) anne babaya iyiliğin netice-sidir ve o annesine karşı insanla-rın en iyi davrananıydı."

22699. İbrahim b. Muhzim şöyle diyor: "Gece geç vakitte İmam Sadık'ın (a.s) huzurundan ayrılıp Medine'deki evine gittim. An-nem benimle yaşıyordu. Ben onunla tartıştım ve ona kaşrı ka-ba davrandım. Sabah olunca namaz kıldım ve İmam Sadık'ın (a.s) yanına vardım. Yanına var-dığımda hemen şöyle buyurdu: "Ey Ebi Muhzim! Neden dün annene kabalık ettin? Onun kar-nının içinde yer ettiğin bir ev ol-duğunu, eteğinin içinde uyudu-ğun bir beşik olduğunu,

göğsü-nün kendisinden içtiğin bir kap olduğunu bilmiyor musun?" Ben şöyle arzettim: "Biliyorum" İmam şöyle buyurdu: "O halde onunla barış, ona kabalık et-me."
22700. Resulullah (s.a.a) kendisine gelerek yapmadığım çirkin bir iş kal-mamıştır acaba tövbe etme imkanım var mıdır? Diyen birisine, "Acaba anne ve babandan biri hayatta mı-dır?" diye sordu. Ben (o şahıs) şöyle arzettim: "Babam hayattadır." Pey-gamber şöyle buyurdu: Git ve ona iyi-lik et." O şahıs gittikten sonra şöyle buyurmuştur: "Keşke annesi de hayatta olsaydı."

4206. Bölüm
Anne Babaya Eziyet Etmek

Kur'an :
"Rabbin, yalnız O'na tap-manızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarla-yacak olursa, onlara karşı "Of" bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin."
22701. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın, "Senin yanında yaşlı-lığa erişince" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Eğer seni inicitir-lerse, onlara "of" bile deme. Eğer sana vururlarsa, onları azarlama."

22702. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Anne babaya en kü-çük saygısızlık onlara "öf" de-mektir. Aziz ve celil olan Allah "öf" demekten daha basit bir şey görmüş olsaydı şüphesiz ondan da sakındırırdı."
22703. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer Allah, "of" ke-limesinden daha az bir şey bul-saydı, şüphesiz ondan da sakın-dırırdı. "Öf" demek anne babaya karşı saygısızlığın en küçük mer-tebesidir."

22704. İmam Sadık (a.s) Allah-u Teala'nın "Onlara rahmet ka-natlarını ger" ayeti hakkında şöy-le buyurmuştur: "Onlara sadece rahmet ve şefkat gözüyle bak. Onlara sesini yükseltme. Elini onların elinden üstün tutma ve onlardan öne geçme."
22705. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Babam oğluyla yolda giden ve oğlunun kendisine da-yandığı bir şahsı gördü. Babam (a.s) o çocuktan çok rahatsız ol-du. Hayatta olduğu müddetçe de onunla konuşmadı."

22706. İmam Bakır (a.s), ""Of" bile demeyesin"ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Bu üzmenin en küçüğüdür; Allah onu ve on-dan daha fazlasını haram kılmış-tır."
22707. İmam Sadık (a.s) Allah-u Tealanın "Onlara yüce sözler söyle" ayeti hakkında şöyle buyur-muştur: "Eğer seni dövseler "Al-lahım! Onları bağışla" de."

22708. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "Babam bana bir ev bağışladı ve şimdi de kararından vazgeçip onu geri almak istiyor" diyen birisine şöyle bu-yurmuştur: "Baban kötü bir iş yapmıştır, ama eğer onunla tartı-şırsan, sesini yükseltme. Eğer o sesini yükseltirse, sen sesini al-çalt."
22709. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın anne babası-na sövmesi büyük günahlardan-dır. İnsan, birinin babasına sö-ver, o da buna karşılık onun ba-basına söver veya birinin anne-sine söver ve netice olarak o şa-hıs da kendisinin annesine sö-ver."

4207. Bölüm
Anne Babaya İsyan

22710. Resulullah (s.a.a), Yemen ehline yazdığı bir mektupta şöyle bu-yurmuştur: "Allah nezdinde kıya-met günü günahların en büyüğü, Allah'a şirk koşmak, mümin in-sanı haksız yere öldürmek, Allah yolunda yapılan savaş meydanla-rından kaçmak ve anne babaya isyan etmek."
22711. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İtaat etmeyen evlada şöyle denir: "İstediğin şeyi yap ama şüphesiz seni bağışlamaya-cağım."
22712. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Anne babaya isyan etmek büyük günahlardandır. Zira Allah-u Teala itaat etmeyen evladı mutsuz ve isyankar olarak karar kılmıştır."

22713. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Havayı karartan (top-lumu bozan) günahlardan biri de anne babaya isyandır."
22714. İmam Hadi (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Anne babaya isyan fakirliğe sebep olur ve zillete sü-rükler."
22715. İmam Hadi (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Anne babaya isyan, acı görmemiş kimse için evlat acısıdır."
22716. İmam Askeri (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gençlik zamanında çocuğun babasına küstahlığı, bü-yük yaşta ona itaatsizlikle sonuç-lanır."

22717. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim evladına beddua ederse fakirliğe mübtela olur."
Bak. Ed-Dua, 1203. Bölüm
22718. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah iki işin cezasını dünyada verir: Taşkınlık ve anne babaya isyan."
22719. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah, anne babaya isyanı, şu açıdan haram kılmıştır: Aziz ve celil olan Allah'a itaat başarısından mahrumiyete, anne babaya saygısızlığa,

nimete nan-kör olmaya, şükür ve hamdın or-tadan kalkmasına, neslin azalma-sına ve kesilmesine sebep olur. Zira anne babaya itaatsizlik, anne babaya saygısızlığa, hak ve hukuklarının tanınmamasına ve akrabalık bağlarının kesilmesine, anne babanın evlada rağbetsiz olmasına sebep olur. Çocuğun anne babasına iyilik etmemesi onların da kendisini terbiye işini terk etmesine sebep olur."
bak. Ez-Zenb, 1384. Bölüm, Vesail'uş Şia, 15/216, 104. Bölüm

4208. Bölüm
Anne Babaya İtaatsiz-lik Örnekleri

22720. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Anne babaya isyan-dan biri de insanın onlara sert bakmasıdır."
22721. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim anne baba-sına onlar kendisine zulmetseler bile öfkeli bir bakışla bakarsa Al-lah onun namazını kabul et-mez."

22722. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim anne baba-sını üzerse onlara isyan etmiş olur."
22723. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her anne babaya saygısızlığın üzerinde anne ba-baya bir saygısızlık vardır. Şahıs anne babasından birini öldürürse artık onun üzerinde anne babaya daha kötü bir isyan yoktur."

4209. Bölüm
Babanın Çocuk Üze-rindeki Hakkı

22724. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Babanın evlat, evla-dın da baba üzerinde bazı hakla-rı vardır. Babanın evlat üzerin-deki hakkı, (evladın) Allah'a is-yan dışında her şeyde ona (baba-sına) itaat etmesidir."
22725. Resulullah (s.a.a) babanın evlat üzerindeki hakkı sorulunca şöy-le buyurmuştur: "Onu adıyla ça-ğırmasın, ondan öne geçmesin, ondan öne oturmasın ve ona sö-vülmesine sebep olmasın."

22726. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Babanın evlat üze-rindeki haklarından biri de ba-banın kızdığı zaman evladın tes-limiyet göstermesidir."
22727. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Baba ve annenin ev-lat üzerinde üç hakkı vardır: Her haliyle onlara teşekkür etmesi, kendisine yaptığı emir ve yasak-larda Allah'a isyan dışında onlara itaat etmesi, gizli ve aşikar, onla-rın hayrını dilemesidir."

22728. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Babanın hak-kına gelince, o senin aslın ve kö-kündür. Zira eğer o olmasaydı, sen de olmazdın. O halde bil ki kendinde beğendiğin her hasle-tin, senin varlığındaki kökü ve menşei babandır. O halde Al-lah'a hamd et ve o nimet için babana teşekkür et ve (bil ki) Al-lah'tan başka güç yoktur."

4210. Bölüm
Hem Evlat ve Hem de Malı Babaya Aittir

22729. Resulullah (s.a.a), babasını şikayette bulunan birine şöyle buyur-muştur: "Hem sen, hem varlığın babana aittir."
22730. Resulullah (s.a.a) kendisine, "Babam malımı almak istiyor" diyen birisine şöyle buyurmuştur: "Sen ve malın babana aitsin."
22731. Resulullah (s.a.a), birisinin kendisine, "Babam varlığımı gasbet-miştir" demesi üzerine şöyle buyur-muştur: "Hem sen hem de malın babana aittir."

22732. Resulullah (s.a.a), kendisi-ne, "Kendime ait malım ve ailem var-dır. Babamın da kendisine ait malı ve ailesi vardır. Şimdi malımı almak istiyor" diyen birisine şöyle buyurmuştur: "Hem kendin hem de malın babana aittir."
22733. İmam Sadık (a.s), kendisi-ne, "evladın ne kadar malı babaya helaldır?" diye sorulunca şöyle buyur-muştur: "Mecbur kaldığı zaman günlük yiyeceğini israf haddinde olmamak şartıyla alabilir."Ravi

şöyle diyor: "Ben şöyle arzettim: "O halde, babasını yanına geti-ren birisine Peygamberin şöyle buyurması nedendir: Sen ve var-lığın babana aittir" İmam şöyle buyurdu: "O babasını Peygam-berin yanına getirdi ve şöyle de-di: "Ey Allah'ın Resulü! Bu ba-bam annemden kalan miras pa-yımı bana vermiyor.

"Babası Re-sulullah'a onu oğluna veya ken-disine harcadığını arzetti. İşte burada Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Hem sen hem varlığın babana aittir." O adamın bir şeyi yoktu (ki oğluna versin) çünkü bütün malı evladına ve kendisine harcanmıştı. Acaba Resulullah babayı evladı için hapseder miy-di?"