Mizan'ul Hikmet-14.Cilt
 


KONULARIN DEVAMININ DEVAMI



21719. İmam Sadık (a.s), Ruhun alınması hususunda şöyle buyurmuş-tur: "Ölüm meleği, ruhunu al-mak için insanın yanına gelir, ruh ona seslenir, ruh bedenden dışarı çıkar, mümin onun dışarı çıkışını hissetmez. Allah-u Teala'nın şu buyruğu da buna işaret etmektedir: "Ey itminana er-miş nefis..."İmam Sadık (a.s) daha sonra şöyle buyurmuştur: "Bu takvalı olan kardeşlerinin elinden tutan ve onlara bakan kimse içindir.

Ama eğer takvalı olmaz, kardeşlerine yardımcı olmazsa, ona şöyle denir: "Seni hangi şey, takvadan ve kardeşle-rine yardımcı olmaktan alıkoy-muştur? Sen dilinle dostluktan bahsediyor, ama amelinde bunu göstermiyorsun."Böyle bir kim-se, Allah Resulü (s.a.a) ve Mü-minlerin Emiri (a.s) ile karşıla-şınca o ikisi asık bir yüzle ondan yüz çevirirler."
21720. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin iki gömle-ği varsa birisini giymeli, diğerini de kardeşine giydirmelidir."

21721. İmam Sadık (a.s), insanın kardeşleri karşısındaki görevlerini di-le getirdiğinde bu konu İshak b. Ammar'a çok ağır gelince şöyle bu-yurmuştur: "Elbette bunlar Kaim'imiz zuhur ettiği zaman geçerlidir. O zaman kardeşlerini mücehhez kılması ve onları ağır-laması farzdır."
21722. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanlardan Allah'a en uzak olanı iki kişidir: Sultan-larla oturup kalkan, onların hak-sız ve zalimce söylediği sözleri onaylayan kimse ile çocuklar arasında eşitliğe rivayet etmeyen ve yetim hakkında Allah'ı göz önünde bulundurmayan öğret-mendir."

545. Ko-nu

el-Vasiy-yet (1)
Tavsiye
Mü-nezzeh Olan Al-lah'ın, Pey-gamberlerin ve İmamla-rın Vasiyet-leri

Bihar, 77 ve 78

bak.
551. Konu, el-Mevize

4074. Bölüm
Allah'ın İnsana Tavsi-yetleri

Kur'an :
"Allah Nuh'a buyurduğu şeyleri size de din olarak bu-yurmuştur. Sana vahyettik; İbrahim'e, Mûsa'ya ve İsa'ya da tavsiyede bulunduk ki: "Dine bağlı kalın, onda ayrı-lığa düşmeyin."Şirk koşanlar çağırdığın şey onların gözün-de büyümektedir. Allah dile-diğini kendine seçer, kendi-sine yöneleni de doğru yola eriştirir."

"Göklerde olanlar da, yer-de olanlar da Allah'ındır. And olsun ki, sizden önce kitab verilenlere ve size, Allah'tan sakınmanızı tavsiye ettik. Küfrederseniz bilin ki, gök-lerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah sınırsız zengindir ve övgüye layık-tır."

"Biz, insana, ana ve baba-sına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer ana baban, seni bir şeyi körü kö-rüne bana ortak koşman için zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dönüşünüz Bana-dır. Yaptıklarınızı size bildiri-rim."
"Biz insana, ana ve baba-sına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Annesi onu, güçsüzlükten güçsüzlüğe uğrayarak karnında taşımıştı. Çocuğun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. Bana ve ana babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş banadır."

"Biz insana, anne ve baba-sına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir."
"De ki: "Gelin size Rab-binizin haram kıldığı şeyleri söyleyeyim…Allah bunları si-ze düşünesiniz diye tavsiyede bulunmaktadır."

"Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün ye-teceği kadar yükleriz. Konuş-tuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır."
"Bu, dosdoğru olan yolu-ma uyun. Sizi Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uyma-yın. Allah size bunları sakına-sınız diye buyurmaktadır."
bak. et-Takva, 4157. Bölüm, el-Bihar, 77/1, 1. Bölüm ve s. 18, 2. Bölüm

4075. Bölüm
Allah'ın Musa'ya (a.s) Tavsiyeleri

21723. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Tebareke ve Teala Musa'ya (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Musa! Sana dört şey hakkında yaptığım bu tavsi-yeme kulak ver: Evvela günahı-nın bağışlandığını bilmedikçe başkalarının ayıplarına koyulma. İkinci olarak hazinelerimin ta-mamlandığını bilmediğin müd-detçe rızkın hakkında üzülme. Üçüncü olarak hükümdarlığımın bittiğini görmedikçe benden başka hiç kimseye ümit etme ve dördüncü olarak da şeytanın öl-düğünü görmedikçe, onun hile ve kandırmasından güvende ol-ma."

21724. Ali b. İsa'nın naklettiği merfu' bir hadiste şöyle yeralmıştır: "Allah Tebareke ve Teala Mu-sa'yla yaptığı münacatında şöyle buyurmuştur: "Ey Musa! Sana tavsiyede bulunuyorum: Mer-hametli ve şefkatli bir şekilde merkeb ve bornoz sahibi İbn-i Betul, İsa b. Meryem, yağ, zeytin ve mihrab sahibi hakkında tavsi-yede bulunuyorum. Ondan sonra da o kırmızı tüylü Dece sahibi hakkında sana tavsiyede bulunu-yorum. Onun adı Ahmet'tir, Muhammed Emin ve o nübuv-vet silsilesinden geriye kalanlar-dır."
bak. el-Bihar, 77/31, Tuhef'ul Ukul, 490-496

4076. Bölüm
Allah'ın İsa'ya (a.s) Tavsiyeleri

Kur'an :
"Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadı-ğım müddetçe namaz kıl-mamı, zekât vermemi ve an-neme iyi davranmamı tavsiye etti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı."
21725. Allah-u Teala münacatında İsa'ya (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey İsa! Merhametli bir kimse gibi, hoşnutluğumu talep ederek dostluğuma layık olman için sana merhametli olmanı tavsiye ediyorum. Sana küçükken ve büyükken bereket verilmiştir ve sen nerede olduysan hep bere-ketli oldun. Şehadette bulunu-rum ki sen benim kulum, cari-yemin çocuğusun.

Nafilelerle bana yaklaş ve bana tevekkül et ki, sana kifayet edeyim. Benden başkasını dost seçme ki seni yar-dımsız ve yalnız bırakırım. Sana ey Beyt'ul Bakire Meryem'in oğ-lu! Kırmızı tüylü dece sahibi ve nur yüzlü peygamberlerin efen-disi habibim olan Ahmed'i sana tavsiyede bulunuyorum."
bak. el-Bihar, 14/283, 21. Bö-lüm

4077. Bölüm
Hızır'ın (a.s) Musa'ya (a.s) Tavsiyeleri

21726. Hızır (a.s), kendisine, "ba-na tavsiyede bulun" diyen Musa'ya şöyle demiştir: "Sana varlığın sebe-biye zarar veremeyecekve o ol-maksızın hiç bir fayda ulaşmaya-cak bir şeye sarıl. Dik kafalılık-tan, ihtiyacın olmayan bir şeyin peşice gitmekten ve sebepsiz gülmekten uzak dur. Ey İbn-i İmran, hiç kimseyi hata ve gü-nahı sebebiyle kınama vek kendi günahına ağla."

21727. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kardeşim Musa (a.s) şöyle buyurdu: "Ey rabbim! Bana gemide gösterdiğin kimseyi, bana göster."Allah ona şöyle vahyetti: "Ey Musa! Çok geçmeden onu göreceksin."Çok geçmeden Hızır, güzel kokulu ve güzel elbiseler giymiş bir genç şeklinde onun yanına geldi ve şöyle dedi: "Allah'ın selamı ve rahmeti senin üzerine olsun ey Musa b. İmran! Rabbin sana rahmetini ve selamını göndermektedir"

Musa şöyle buyurdu: "Selam odur, selam ondandır, selam onadır, övgü ve hamd nimetleri sayılmayan ve yardımı olmaksızın şükrü eda edilemeyen Allah'ın rabbi Allah'a mahsustur. Bana kendisi sebebiyle Allah'ın beni bağışlayacağı bir takım tav-siyelerde bulun."Hızır şöyle bu-yurdu: "Ey ilim talibi! Söyleyen kimse, işiten kimseden daha az yorulur. Arkadaşlarınla konuş-maya oturunca, onları yorma ve bil ki senin kalbin bir tabak gibi-dir.

O halde tabağını neyle dol-durduğuna iyi bak. Dünyadan yüz çevir ve onu arkana at. Zira dünya senin yurdun değildir ve orası senin için bir huzur yeri değildir. Dünya, kullara ahiretle-rine bir azık almalarıı için geçici bir vesile kılınmıştır.
Ey Musa! Kendini sabra alış-tır ki hilme erişesin, kalbine tak-vayı giydir ki ilme ulaşasın ve nefsini sabra alıştır ki günahlar-dan kaçınasın.

Ey Musa! Eğer ilim ehli isen kendini ona vakfet. Zira ilim kendini ona vakfeden kimse içindir. Çok konuşan ve boş söz-ler söyleyen kimse olma. Zira çok konuşmak ilim sahiplerinin utanç sebebidir, cahillerin kötü-lüğünü aşikar kılar, aksine orta yolu takip et, zira ki o ilahi yar-dımdandır. Cahil ve batıla yöne-len kimselerden uzak dur ve be-yinsizler karşısında sabırlı ol. Zi-ra bu iş akıllı kimselerin işidir ve alimlerin süsüdür. Cahil seninle alay ettiğinde sabır, şefkat ve ih-tiram ile karşısında suskun dur. Zira sana karşı yaptığı cahilce hareketlerinden ve sana dediği kötü sözden sana kalan şey daha yüce ve daha büyüktür.

Ey İmran oğlu! Düşün ki ilimden sana çok az bir miktarı verilmiştir. Zira bilmeden bir işe kalkışmak, ayağını yorgandan fazla uzatmak, sıkıntı ve helak sebebidir.
Ey İmran oğlu! Asla nasıl ka-panacağını bilmediğin kapıyı açma ve hiç bir zaman nasıl açı-lacağını bilmediğin bir kapıyı ka-pama.
Ey İmran oğlu! Dünyaya doymayan ve dünyaya olan rağ-beti bitmeyen kimse nasıl abit olabilir? Kendi halinden razı ol-mayan ve Allah'ı kaza ve kader hususunda itham eden kimse nasıl zahit olabilir?! Heva ve he-vese mağlub olan kişi, heva ve hevesten nasıl uzak durabilir?! Her tarafını cehaletin kapladığı bir kişiye ilim nasıl fayda verir? Zira yolculuğu ahirete doğrudur, oysa bu haliyle dünyaya yönel-miştir.

Ey Musa! Öğrendiğin şeyleri amel etmek için öğren. Başkala-rına aktarmak için öğrenme, aksi taktirde bu senin için helak se-bebi olur ve aydınlığı ise başka-sına nasip olur.
Ey İbn-i İmran! Züht ve tak-vayı örtü edin, sözün ise ilim ve Allah'ın zikri olsun. İyi işlerde bulun, zira sen günah ve kötü iş-lerle karşılaşırsın. Kalbini Al-lah'ın korkusuyla sabırsız kıl. Zi-ra bu iş rabbini senden hoşnut eder. İyilik et, zira sen ister iste-mez kötü bir şey yaparsın. Şu anda eğer kulak verirsen, sana öğüt verildi."Bu esnada Hızır yüz çevirip gitti, Musa yalnız kaldı, hüzün ve üzüntü dolu bir şekilde ağlamaya başladı."

21728. Hızır (a.s) Musa'ya (a.s) yaptığı son tavsiyesinde şöyle buyur-muştur: "Hiç kimseyi günahından dolayı kınama. Bil ki aziz ve celil olan Allah nezdinde en sevimli şey üç şeydir: Genişlik halinde iktisatlı olmak, kudret halinde affedeci olmak ve Allah'ın kulla-rına yumuşak davranmak. Dün-yada birine karşı yumuşak dav-ranan kimseye mutlaka aziz ve celil olan Allah da kıyamet günü yumuşak davranacaktır. Allah Tebareke ve Teala'dan korkmak hikmetin başıdır."
bak. en-Nübüvvet (2), 3794. Bö-lüm

4078. Bölüm
Allah'ın (c. C) Mu-hammed'e (s.a.a) Tavsi-yeleri

21729. Resululullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Rabbim bana do-kuz şeyi tavsiyede bulunmuştur: Gizli ve açıkta ihlaslı olmayı, hoşnutluk ve gazap halinde ada-lete riayet etmeyi, zenginlik ve fakirlik halinde iktisatlı olmayı, bana zulmedeni bağışlamamı, beni mahrum kılana bağışta bu-lunmamı, benden kopan kimsey-le ilişki kurmamı, suskunluğum-da düşünmemi sözümün zikir olmasını ve bakışımın ibret ol-masını tavsiyede bulunmuştur."

21730. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Peygamber (s.a.a) mi-rac gecesi rabbine sordu ve şöyle arzetti: "Ey rabbim! Hangi amel daha üstündür?" Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Benim nezdimde, hiç bir şey, bana tevekkül etmekten ve be-nim bölüştürdüğüm şeyden hoşnut olmaktan daha üstün de-ğildir."

4079. Bölüm
Resulullah'ın (s.a.a) Tavsiyeleri

21731. Resulullah (s.a.a), kendisi-ne, "Bana ezberlemem için kısa tavsi-yelerde bulununuz" diye arzeden Ebi Eyyub Halid b. Zeyd'e şöyle buyur-muştur: "Sana beş şeyi tavsiye ediyorum: İnsanların elinde olan şeylerden ümidini kes. Zira bu zenginliktir, tamahtan sakın. Zira tamah peşin fakirliktir, namazı kendisiyle vedalaşan kimse gibi kıl, özür dileyeceğin bir işten uzak dur ve kendin için sevdiğin şeyi kardeşin için de sev."

21732. Resulullah (s.a.a), kendisi-ne, "Bana kısaca tavsiyede bulun" di-yen birine şöyle buyurmuştur: "İn-sanların sahip olduğu şeyden ümidini kes ve tamahtan sakın. Zira tamah peşin fakirliktir ve namazını da adeta kendisiyle ve-dalaşan kimse gibi kıl ve sonun-da özür dilemene sebep olan iş-lerden sakın."

21733. Resulullah (s.a.a), Esved b. Esrem'e şöyle buyurmuştur: "Acaba sen eline sahip misin?" Ben (Es-ved b. Es'em) şöyle arzettim: "Evet" Peygamber şöyle buyur-du: "Diline malik misin?" Ben, "Evet" diye arzettim. Peygamber şöyle buyurdu: "O halde elini sadece hayırlı işlere uzat ve dilini de sadece hayırlı şeylerde kullan."

21734. Resulullah (s.a.a), Enes'in annesine şöyle buyurmuştur: "Gü-nahlardan (hicret et) uzak dur ki bu en üstün hicrettir, farzları gö-zet ki bu da en üstün cihattır. Allah'ı çok zikret. Zira yarın kı-yamet gününe Allah'ın zikrinden daha sevimli bir şey götüremez-sin."
21735. Resulullah (s.a.a), Yemen ehlinden bir şahsa şöyle buyurmuştur: "Sana parça parça olsan veya ateşte yakılsan bile hiç bir şeyi Allah'a ortak koşmamanı tavsiye ediyorum. Hakeza anne babana isyan edip kötü davranma, eğer senden dünyadan çıkmanı isterse çık. (ölmeni isterse öl) İnsanlara sövme, kardeşlerinle karşılaştığın zaman güler yüzlü davran ve kovandaki suyun fazlasını onun için dök. (fazla şeylerinden kar-deşine ihsanda bulun.)"

21736. Sirgame b. Uleybe b. Her-mele şöyle diyor: "Babam, babasın-dan şöyle nakletmiştir: "Bir ker-vanla birlikte Peygamber'in (s.a.a) huzuruna vardım. Geri dönmek istediğimde şöyle arzet-tim: "Ey Allah'ın Resulü! Bana tavsiyede bulun."Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Allah'tan kork.

Bir toplulukla oturup, ora-dan kalkmak istediğinde güzel sözler söylediklerini işittiğin tak-tirde yeniden o meclise gel, ama kötü şeyler söylediklerini işitti-ğinde oraya adım atma."
21737. Resulullah (s.a.a) "Bana tavsiyede bulun" diye arzeden birisine şöyle buyurmuştur: "Dilini koru." O şahıs yeniden şöyle arzetti: "Ey Allah'ın Resulü! Bana tavsi-yede bulun!" Peygamber şöyle buyurdu: "Dilini koru." O şahıs yeniden şöyle arzetti: "Ey Al-lah'ın Resulü! Bana tavsiyede bulun."Peygamber şöyle buyur-du: "Eyvahlar olsun sana! İnsan-ları cehennem ateşine dillerinin biçtiklerinden başka bir şey mi yüz üstü düşürmektedir?!"

21738. Resulullah (s.a.a) mescitte Ali (a.s) ile birlikte oturmuşken, bu esnada Ebu Zer içeri girip, halveti ganimet sayarak Allah Resulünden faydalı tavsiyede bulunmasını isteyince Resulullah şöyle buyurmuştur: "Sana tavsiyede bulunacağım ey Ebuzer! Sen biz Ehl-i Beyttensin. Sana tavsiyede bulunuyorum ve bu tavsiyelere kulak ver. Zira bütün hayırlı ve iyi yolları kapsamaktadır. Eğer kulak verirsen bu sebeple iki nasibin olur."

21739. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Allah'a onu görüyormuşsun gibi ibadet et. Zira eğer sen onu görmüyor-san da o seni görmektedir ve bil ki Allah'a ibadetin ilk adımı onu tanımaktır, o evveldir ve herşey-den öncedir. O halde hiç bir şey ondan önce değildir, tek ve ye-ganedir, ikincisi yoktur, bakidir, belli bir zamana kadar değil, göklerin, yerin ve bu ikisinin ara-sında olan herşeyin yaratıcısıdır. Allah incelikleri bilir,

ilim sahi-bidir, haberdardır, o herşeye ka-dirdir. Bu aşamadan sonra bana iman et, Allah-u Teala'nın beni bütün insanlara gönderdiğine inan ki onun izniyle, sana müjde vereyim, tehlikeyi haber vereyim, Allah'a doğru çağırayım ve par-lak bir nur olayım. Daha sonra ise Ehl-i Beyt'imi sevmektir.

Allah onlardan, her türlü pisliği gi-dermiş, tümüyle tertemiz kılmış-tır. Bil ki ey Ebu Zer! Aziz ve celil olan Allah Ehl-i Beyt'imi ümmetim arasında Nuh'un ge-misi gibi kılmıştır. Her kim o gemiye binerse kurtulur ve her kim de o gemiye binmekten çe-kinirse boğulur. Hakeza (Allah Ehl-i Beyt'imi) İsrailoğulları arasında hitte kapısı gibi kılmış-tır. Her kim o kapıdan girerse güvenlik içinde olur."

21740. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Sana bir takım tavsiyelerde bulunacağım, buna kulak ver ki dünya ve ahi-rette saadete erişesin."
21741. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebu Zer! İki ni-met vardır ki insanların çoğu on-lar hakkında aldanmıştır: "Sıhhat ve feragat (boş vakit.)"
21742. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebu Zer! Beş şeyden önce beş şeyi ganimet bil: Yaşlılıktan önce gençliği, hastalıktan önce sıhhati, fakirlik-ten önce zenginliği, meşguliye-tinden önce boş vaktini ve ölü-münden önce hayatını ganimet bil."

21743. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Arzuların sebebiyle bugünün işini yarına bırakma. Zira sen bu gününle yaşıyorsun, yarınınla değil. Eğer senin için bir yarın olursa, o yarınında da bu gün olduğun gibi ol. Eğer yarın olmazsa pişman olmazsın ve bugünki işinde kusur etmiş sayılmazsın."
21744. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Bir çok kimseler güne başlar ve onu sona eriştiremez. Yarını bekler ama ona ulaşamaz."
21745. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Eğer ece-le ve ecelin hareketine bakacak olursan, şüphesiz ki arzu ve hile-lerine düşman kesilirsin."

21746. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Dünyada garipmişsin veya yolcuymuşsun gibi ol ve kendini mezarlarda uyuyan kimselerden say."
21747. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Sabaha başladığın zaman kendine akşamı vaad etme, akşama ulaştığın zaman da kendine yarını vaad etme. Hastalanmadan önce sağ-lıklı döneminden ve ölmeden önce hayatından nasiplen. Zira ki sen adının yarın ne olacağını bilmezsin."

21748. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Düştü-ğün zaman baş aşağı düşmekten sakın. Zira sürçme affedilmez. Senin için geri dönüş imkanı yoktur. Geride kalanların, geriye bıraktıkların hususunda seni övmezler. Huzuruna vardığın kimse (Allah) meşguliyetlerin sebebiyle seni mazur görmez."

21749. Ebu zer şöyle diyor: "Dos-tum Resulullah (s.a.a) bana ken-dimden aşağıdakilere bakmamı, kendimden üstündekilere bak-mamamı, fakirleri sevmemi, onlara yakın olmamı ve benden kopsalar ve beni sevmeseler dahi sılai rahimde bulunmayı, her ne kadar acı da olsa hakkı söyle-memi, Allah yolunda hiç bir kınayıcının kınamasından kork-mamamı, hiç kimseden bir şey istemememi, "la havle ve la kuv-vete illa billah" cümlesini çok söylememi tavsiye etmiştir. Zira ki bu (la havle ve la kuvvete illa billah) cennet hazinelerinden bir hazinedir."

21750. Hakeza Ebu zer şöyle di-yor: "Dostum Resulullah (s.a.a) bana yedi şeyi tavsiyede bulun-muştur: "Fakirleri sevmek, onla-ra yakın olmak, benden aşağıda-kilere bakmak, benden üsttekile-re bakmamak, her ne kadar ben-den uzaklaşsalar dahi sıla-i ra-himde bulunmak, la havle vela kuvvete illa billah cümlesini çok söylemek, acı hakikatleri söyle-mek, Allah yolunda hiç bir kına-yıcının kınamasından korkma-mak ve insanlardan hiç bir şey istememek."

21751. Ebu Zer şöyle diyor: "Re-sulullah (s.a.a) bana yedi şeyi tavsiye etti: Benden aşağıdakilere bakmamı, benden üstün olanlara bakmamamı, fakirleri sevmemi ve onlara yakın olmamı, her ne kadar acı da olsa hakikati söyle-memi, her ne kadar bana sırt çe-virseler de akrabalarımla ilişki kurmamı, Allah yolunda hiç bir kınayıcının kınamasından kork-mamamı, la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim cümlesini çok söylememi tavsiye etmiştir. Çünkü bu (la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim) cümlesi, cennet hazinelerinden bir hazi-nedir."

21752. Resulullah (s.a.a), Vuheyb'e şöyle buyurmuştur: "Sen tavsiye kabul eder misin? Sen tavsiye kabul eder misin? Bir iş yapmak istediğin zaman onun akıbetini düşün. Eğer sonunda kurtuluş olursa onu yap. Eğer bunun dı-şında bir şey olursa onu terk et."
21753. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir şahıs Peygambe-rin (s.a.a) huzuruna geldi ve şöy-le arzetti: "Ey Resulullah! Bana tavsiyede bulun."Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Eğer sana tavsiyede bulunursam, kulak asar mısın?" Peygamber bu cümleyi üç defa buyurdu ve her defasında o şahıs şöyle dedi: "Evet, ey Allah'ın Resulü!" Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Bir işi yapmak istediğinde o işin sonucunu düşünmeni, eğer kur-tuluş varsa onu yapmanı, sapıklık varsa onu terk etmeni tavsiye ediyorum."
21754. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sana kavminin temiz ve salih ferdinden utandığın gibi Allah-u Teala'dan da utanmanı tavsiye ederim."

21755. Resulullah (s.a.a), kendisine tavsiye etmesini isteyen Muaz'a şöyle buyurmuştur: "Allah'a onu görü-yormuşsun gibi ibadet et ve kendini ölülerden say. Her taş ve ağacın yanında Allah'ı hatırla, günah işlediğin zaman bunun yanısıra iyi bir iş de yap. Gizlilik gizliliğe ve açıklık da açıklığa karşıdır (gizli sevap, gizli gü-naha, açık sevap da açık günaha karşıdır.)"

21756. Resulullah (s.a.a), Muaz'ın elinden tutarak bir miktar yürümüş ve daha sonra şöyle buyurmuştur: "Sana Allah'tan korkmayı, doğru söylemeyi, ahde vefa göstermeyi, emaneti sahibine eda etmeyi, hı-yaneti terk etmeyi, yetime sevgi göstermeyi, komşu hakkına riayet etmeyi, öfkeni yutmayı, yumuşak bir şekilde konuşmayı, selam vermeyi ve imama uymayı tavsiye ediyorum."

21757. Resulullah (s.a.a), kendisine nasihat ve öğüt vermesini isteyen Muaz'a şöyle buyurmuştur: "Allah'a onu görüyormuş gibi ibadet et, kendini ölüler zümresinden say, eğer seni bütün bu şeylerden daha çok koruyacak bir şeyden haberdar kılmamı istiyorsan, -peygamber eliyle diline işaret ederek şöyle buyurdu: Şu.-"

21758. Resulullah (s.a.a), kendisine tavsiyede bulunmasını isteyen bir şah-sa şöyle buyurmuştur: "Asla öfke-lenme, zira öfkelenmede rabbinle çekişme gizlidir."O şöyle arzetti: "Bana başka tavsiyede bulun." Peygamber şöyle buyurdu: "Özür dileyeceğin bir işi yapma. Zira onda da gizli şirk vardır."O şöyle arzetti: "Yine bana tavsi-yede bulun. Peygamber şöyle buyurdu: "Namazını vedalaşan kimse gibi kıl. Zira bu tür namaz kılmakta (Allah'a) birleşme ve yakınlık vardır."O şöyle arzetti: "Yine bana tavsiyede bulun." Peygamber şöyle buyurdu:

"Salih komşularından utandığın gibi Allah'tan utan. Zira bu işte yaki-nin artması vardır. Allah-u Teala ilk ve son tavsiyede bulunanların tavsiyesini bir tek haslette bir araya getirmiştir ve o da takva-dır. Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "And olsun ki, sizden önce Kitab verilenlere ve size, Allah'tan sakınmanı-zı tavsiye ettik."Takva bütün salih ibadetlerin toplandığı yer-dir. Her kim yüce derecelere ulaşmışsa takva sebebiyle ulaş-mıştır ve her kim temiz ve Allah ile sürekli bir ünsiyet içinde ya-şamışsa, takva vesilesiyle yaşa-mıştır. Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz takva sahipleri, güçlü hü-kümdar (olan Allah) katında, doğruluk yerinde,

cennetler ve nehirler içinde-dirler."
21759. Ebu Said şöyle diyor: "Bir kimse Allah Resulü'nün yanına geldi ve şöyle arzetti: "Ey Al-lah'ın Resulü bana tavsiyede bu-lun!" Peygamber şöyle buyurdu: "Allah'tan sakın. Zira ki Al-lah'tan sakınmak, bütün iyilikle-rin toplamıdır. Allah yolunda ci-hat et, zira ki cihat müslümanla-rın ruhbaniyetidir. Allah'ı zikret ve kitabını tilavet buyur. Zira bu iş senin için yeryüzünde bir ay-dınlık, göklerde ise ün ve şöhret-tir. Dilini hayır dışındaki şeyler-den koru. Zira bu işle şeytana üstün gelirsin."

21760. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah için, Allah için komşularınızın hakkına riayet e-din. Onlar, size nebinizin vasiye-tidirler. O, komşular hakkında öylesine tavsiyelerde bulunurdu ki biz mirasa da da-hil olacaklar sandık."
Bak. El-Vasiyyet (2), 4091. Bölüm

21761. Resulullah (s.a.a), Ali'ye (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Seni üç hasletten sakındırıyorum: Haset, hırs ve yalan."
21762. Resulullah (s.a.a), Ali'ye bir takım tavsiyelerde bulunmuştur ki başlangıcı şöyledir: "Ey Ali! Her kim şu üç şeyle Allah ile görü-şürse, insanların en üstünü-dür..."
21763. Resulullah (s.a.a), Ali'ye (a.s) bir takım tavsiyelerde bulunmuş-tur ki başlangıcı şöyledir: "Ey Ali! Sana tavsiye ettiğim, üç şeyin ilki şudur, ona kulak ver. Zira tavsi-yeme kulak verdiğin müddetçe hayır ve iyilik üzere olursun."
21764. Resulullah (s.a.a), hakeza Ali'ye (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Allah'ı gazaplandırarak hiç kimseyi hoşnut etmemen yakinin nişanelerindendir."

21765. Resulullah (s.a.a), hakeza Ali'ye (a.s) bir takım tavsiyelerde bu-lunmuştur ki başlangıcı şöyledir: "Ey Ali! Senin hakkında bir kaç şey tavsiye ediyorum. Onları benden öğren ve bana kulak ver."
21766. Resulullah (s.a.a), Ali'yi (a.s) Yemen'e gönderince kendisine şöyle buyurmuştur: "Sana duayı tavsiye ediyorum, zira dua icabet ile birliktedir."
21767. Resulullah (s.a.a), Ali'ye a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Müminin üç nişanesi vardır. Oruç, namaz ve zekat."

4080. Bölüm
İmam Ali'nin (a.s) Tavsiyeleri
1-Hz. Ali'nin Oğlu Ha-san'a (a.s) Tavsiyeleri

21768. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey oğlum! Allah'tan korkup sakınmanı, emrine sü-rekli itaat etmeni, kalbini zikriyle imar etmeni, onun ipine sımsıkı sarılmanı tavsiye ederim. Eğer Allah'la arandaki bağa sımsıkı sarılacak olursan, bu bağdan da-ha sağlam bir bağ var mıdır? Kalbine öğütle hayat ver, züht ile onu öldür, yakinle kuvvetlen-dir, hikmetle nurlandır; ölümü zikrederek zelil kıl, yok olacağını ikrar ettir,

dünyanın feci olayla-rıyla basiret sahibi kıl…Ey oğ-lum! Şunu bil; vasiyetimden ala-cağın şeylerden benim için en sevimli olanı, Allah'tan korkman, sadece farz ettiği şeylerle yetinmen, senden önce gelip ge-çen atalarının ve hanedanından salih olanlarının yolundan git-mendir."
bak. el-Bihar, 77/196, 8. Bölüm, Tuhef'ul Ukul, 68. Bölüm

2-Oğlu Hüseyin'e (a.s) Tavsiyeleri

21769. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Oğulcağızım! Zen-ginlik ve fakirlikte Allah'tan sa-kınmanı, hoşnutluk ve gazap ha-linde hak söz söylemeni, fakirlik ve zenginlik halinde iktisatlı ol-manı, dost ve düşmanına adaletli davranmanı, neşat ve bitkinlik halinde amel etmeni, zorluk ve kolaylık halinde Allah'tan hoşnut olmanı sana tavsiye ediyorum."
bak. el-Bihar, 236/77, 9. Bölüm

3-Oğlu Hasan ve Hü-seyin'e (a.s) Vasiyetleri

21770. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'tan korkmanızı, dünya sizi istese bile onu iste-memenizi vasiyet ederim. Ona ait bir şeye ulaşmadığınız veya kaybettiğiniz için üzülmeyin. Hakkı söyleyin; ahiret ecri için çalışın. Zalime düşman, mazlu-ma yardımcı olun.Siz ikinize, bü-tün evlatlarıma, ehlime ve bu va-siyetin ulaştığı kimselere Al-lah'tan korkmayı, işlerinizde in-tizamlı olmayı vasiyet ederim"

4-Müslümanlara Tav-siyeleri

21771. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ölümü çokça hatır-lamanızı ve O'ndan gafletinizi a-zaltmanızı tavsiye ederim. Siz-den gaflet etmeyen bir şeyden nasıl gafil olabiliyorsunuz."
21772. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizi terk edecek olan bu dünyayı her ne kadar terk etmeyi istemesiniz de terk et-menizi tavsiye ederim."

21773. İmam Ali (a.s), savaşta ha-zır olduğunda müslümanlara bir ta-kım tavsiyelerde bulunuyordu. Bun-lardan biri şudur: "Namazı göze-tiniz, ona dikkat ediniz ve çok namaz kılınız."
21774. İmam Ali (a.s), kendisine nasihat etmesini isteyen birine şöyle buyurmuştur: "Kendine ne fakirli-ği telkin et ne de uzun ömrü."

21775. İmam Ali (a.s), kendisinden öğüt isteyen birine şöyle buyurmuştur: "Sana hayır işleri için nezdinde bir çokluk sınırının ve kötü iş içinde bir azlık sınırının olmamasını tavsiye ediyorum."

21776. İmam Ali (a.s), dostların-dan birine şöyle yazmıştır: "Sana ve kendime kendisine isyanın helal olmadığı, kendisinden başkasına ümit bağlanılmadığı ve kendi-sinden başka zenginliğin olma-dığı kimseden sakınmayı tavsiye ediyorum."
bak. et-Tekva, 4158. Bölüm, el-İslam, 1872. Bölüm, el-Mevize, 4125. Bölüm

4081. Bölüm
Vefat Anındaki Tavsi-yeleri

21777. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizlere vasiyetim: Al-lah'a hiçbir şeyle şirk koşmayın ve Muhammed'in (s.a.a) sünne-tini kaybetmeyin. Bu iki direği ayakta tutun ve bu iki lambayı yakıp aydınlatın. Böylece kınan-maktan uzak olursunuz."
21778. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey oğulcağızım! Sana namazı vaktinde kılmanı, zekatı zamanında ehline ulaştırmanı ve şüpheler anında susmanı tavsiye ediyorum. Seni söz ve amelinde acele etmekten sakındırıyorum ve sus ki esenlik içinde kala-sın."

21779. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Müminlere Allah'tan başka ilah olmadığına, onun eşi ve benzeri bulunmadığına ve şüphesiz Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna dair tav-siyede bulunuyorum. Sonra şüp-hesiz ben ey Hasan! Sana bütün evlatlarıma, Ehl-i Beyt'ime ve müminlerden bu mektubun kendisine ulaştığı kimselere rab-bimiz olan Allah'tan sakınmala-rını ve sadece Müslüman olarak ölmelerini tavsiye ediyorum.

Hepiniz Allah'ın ipine sarılınız, dağılmayınız, şüphesiz ben Re-sulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurdu-ğunu işittim: "İki kişinin arasını düzeltmek, bir yıllık namaz ve oruçtan daha üstündür. Dini bo-zan şey ise şüphesiz ihtilaf ve birbirine düşmanlıktır."Allah'tan başka güç ve kuvvet yoktur."

21780. İmam Ali (a.s), oğlu Ha-san'a yaptığı tavsiyesinde şöyle bu-yurmuştur: "Oğulcağızım! Sana ilahi takvayı ve namaz kılmayı tavsiye ediyorum. Sana insanların günah ve hatalarını görmezlikten gelmeyi, gazabını dindirmeyi, sıla-i rahimde bulunmayı, cahiller karşısında halim olmayı, din hususunda bilinçli olmayı, iş-lerinde yavaş davranmanı, Kur'an'a yönelmeyi, güzel kom-şuluk etmeyi, iyiliği emretmeyi, kötülükten sakındırmayı, Allah'a isyan sayılan her türlü çirkinlik-ten uzak durmayı tavsiye ediyo-rum."
bak. en-Necat, 3856. Bölüm, 20077. Hadis, el-Bihar, 78/98, 18. Bölüm

4082. Bölüm
İmam Zeyn'ül-Abidin'in (a.s) Vasiyetleri

21781. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s), vefat esnasında, oğlu Bakır'ı (a.s) ku-cağuna aldı ve şöyle buyurdu: "Oğul-cağızım! Sana babamın vefat anında bana yaptığı vasiyetleri tavsiye ediyorum: -İmam Zeyn'ül-Abidin daha sonra ba-basının kendisine şöyle tavsiye ettiğini beyan etmiştir : "-Ey oğulcağızım! Senin karşında Al-lah'tan başka yardımcısı olmayan birine zulmetmekten sakın."

21782. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'tan senin üzerindeki kudreti sebebiyle kork ve sana yakınlığı sebebiyle ondan utan. Her ne kadar sana zarar verdiğini bilsen de asla bir kimseye düşman olma ve her ne kadar sana faydalı olmadığını bilsen dahi hiç bir dostuna kaba davranma. Zira dostuna ne zaman muhtaç olacağını bilemezsin ve düşmanını ne zaman kor-kutacağını da bilemezsin. Her kim senden özür dilerse yalan söylediğini bilsen dahi özrünü kabul et. İnsanların aybını dile getirme."
bak. el-Mevize, 4128. Bölüm, el-Bihar, 78/128, 21. Bölüm

4083. Bölüm
İmam Bakır'ın (a.s) Tavsiyeleri

21783. İmam Bakır (a.s), kendisine tavsiyede bulunmasını isteyen birine şöyle buyurmuştur: "Sana Allah'tan korkmayı tavsiye ediyorum. Hakeza şaka etmekten sakın. Zira şaka insanın azametini ve yüz suyunu götürür. Hakeza sana kardeşlerin için gıyaplarında dua etmeni tavsiye ediyorum. Zira bu iş rızkı akıtır.

-İmam bu cümleyi üç defa buyurdular."
21784. İmam Bakır (a.s), Cabir b. Yezid Cu'fiye şöyle buyurmuştur: "Beş şeyi sana tavsiye ediyorum: Zulme uğradığında zulüm yap-ma; hıyanet edilirsen hıyanet et-me; tekzip edildiğinde sinir-lenme; methedildiğinde sevinme; ve kınandığında sabırsızlanma. Hakkında söylenen sözler husu-sunda düşün;

söyledikleri şeyleri kendinde bulursan, (bil ki) söy-lenen hak söze karşı öfkelendi-ğinde Allah'ın gözünden düşme-nin musibeti, seni kaygılandıran halkın gözünden düşmek musi-betinden daha büyüktür. Ama eğer sende olanın aksini söyler-lerse, (o zaman) zahmetsiz sevap elde etmiş olursun.
(Yine) bil ki, yaşadığın şehrin bütün halkı sana: "Sen kötü in-sansın"derlerse,

bu, seni üzme-meli; "Sen iyi insansın" derlerse de, bu, seni sevindirmemeli; böyle olmadıkça bizlerin dostu olamazsın. (Her halukârda) sen kendini Allah'ın kitabına sunma-lısın; eğer onun yolunda gidiyor, onun küçümsediğini küçümsü-yor, sevdirdiğini seviyor ve kor-kuttuğundan da korkuyorsan, o zaman sebat göster ve hakkında söylenen sözlerin sana bir zararı olmadığı için de kendini müjde-le. Ama eğer Kur'ân'dan uzak isen, (o zaman) neden kendini aldatasın? Mü'min heva ve he-veslerine galip gelmesi için dai-ma nefsine karşı cihad halinde-dir;

bazen nefsin eğriliklerini dü-zeltip Allah rızası için heva ve hevesine muhalefet eder; bazen de nefsi, onu mağlub eder ve kendi heva ve hevesine uydurur; ama Allah-u Teâla hemen onun elinden tutar ve o da kendine ge-lir. Allah onun sürçmesine göz yumar; o da Allah'ı anar, tövbe ve korkuya yönelir; (azap ve ce-zadan) korkusu arttığı için basi-ret ve marifeti de artar. Nitekim Allah-u Teâla şöyle buyuruyor: "Allah'tan korkanlara Şey-tan'dan bir vesvese eriştiğin-de (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki doğ-ru yolu görüp bilmişlerdir."

Ey Cabir! Allah'ın sana verdiği rızkın şükrünü yerine ge-tirebilmen için az rızkı çok say. Nefsinin ayıplarını görebilmen ve affolunman için Allah'a olan ibadet ve itaatini az bil. Karşılaş-tığın kötülüğü, edindiğin bilgiyle kendinden uzaklaştır; bilgiyi de halis amelle çalıştır; halis ameli de, tam bir uyanıklıkla büyük gafletlerden koru; kâmil olan uyanıklığı da, gerçek korkuyla elde et. Mevcut yaşantıya razı olarak gösterişten kaçın. Akla uyarak heva ve heves tehlikesin-den kendini koru. Nefsani istek-ler galip geldiğinde ilmin irşadıy-la kendini kontrol et. Halis amel-leri mükâfat günü için koru."

4084. Bölüm
İmam Sadık'ın (a.s) Vasiyetleri

21785. Yahya b. Ala ve İshak b. Ammar İmam Sadık'tan (a.s) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "İmam Sadık (a.s) asla bizlere bu iki tav-siyede bulunmadan vedalaşma-mıştır: "Sizlere doğru konuşma-yı, iyi ve kötü herkese emaneti geri çevirmeyi tavsiye ediyorum. Zira ki bu iki haslet rızkın anah-tarıdır."

21786. İmam Sadık (a.s), tavsiyede bulunmasını isteyen birisine şöyle bu-yurmuştur: "Sana Allah'tan sa-kınmayı, takvayı ve çok ibadette bulunmayı tavsiye ediyorum. Bil ki çok ibadet etmek, eğer takvay-la birlikte olmazsa, hiç bir fayda vermez."
21787. İmam Sadık (a.s), şöyle buyurmuştur: "En üstün ve gerekli tavsiyelerden biri de rabbini unutmaman, sürekli onu anman, ona isyan etmemen, otururken ve ayakta iken, Allah'a ibadet ve kulluk etmendir."
21788. Süfyan-i Sevri şöyle diyor: ""İmam Sadık (a.s)'ın huzuruna varıp: "Bana sizden sonra sarılacağım (amel edeceğim) bir tavsiyede bulunun"diye arzettim.


İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu: "Ey Süfyan, amel edecek misin?" buyurdu. Ben: "Evet, ey Resulullah'ın kızı-nın torunu, amel edece-ğim"dedim. İmam Sadık (a.s) buyurdular ki: "Ey Süf-yan, yalancının yiğitliği, kıskan-cın rahatlığı, sultanların kardeşli-ği, mütekebbirin dostluğu ve kö-tü ahlaklının da efendiliği ol-maz."İmam (a.s) bunları bu-yurduktan sonra sustu. "Ey Re-sulullah'ın kızının torunu, bi-raz daha nasihat edin."dedim.
İmam buyurdu ki:

"Ey Süfyan, arif olman için Allah'a güven. Zengin ol-man için kısmete razı ol. İmanı-nın artması için halkın sana dav-randığı gibi, onlara davran. Gü-nahkârla dost olma. Çünkü, kötü işlerinden sana da öğretir. İşle-rinde Allah'tan korkan kimseler-le istişare et."İmam (a.s) bunla-rı buyurduktan sonra yine sustu.

"Ey Peygamber'in kızının torunu, biraz daha nasihat edin"dedim. İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Ey Süfyan, kim kudretsiz izzet, arkadaşsız çok-luk ve malsız heybet istiyorsa, günah zilletinden itaat izzetine geçmelidir."İmam (a.s), bunları buyurduktan sonra yine sustu. "Ey Peygamber'in kızının torunu, biraz daha nasihat edin" dedim. İmam (a.s) buyurdular ki: Ey Süfyan, babam bana üç tane öğütte bulundu ve üç şey-den de sakındırdı.

Buyurduğu üç öğüt şunlardır: "Ey oğlum, kötü arkadaşla arkadaş olan salim kalmaz. Sözüne dikkat etmeyen pişman olur. Kötü yerlere giren suçlanır."Ey Resulullah'ın kızının torunu, seni sakındırdığı üç şey nelerdir? diye sorunca İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Babam beni, nimete haset eden, başa gelen musibete gülen ve söz taşıyan kimseyle arkadaş olmaktan sakındırdı."

21789. İmam Sadık (a.s), oğlu Mu-sa'ya (a.s) şöyle buyurmuştur: "Oğulcağızım! Tavsiyemi kabul et, sözlerime kulak ver. Zira eğer ona kulak verirsen mutlu yaşar-sın ve övülmüş olarak ölürsün. Oğulcağızım! Her kim Allah'ın kendisine kısmet ettiğinden hoş-nut olursa, müstağni olur ve her kim de başkasının elinde olana göz dikerse,

muhtaç olarak ölür. Her kim Allah'ın kendisine kıs-met ettiğinden hoşnut olmazsa Allah'ı kaza ve kader hususunda itham etmiş olur. Her kim baş-kasının sürçmesini küçük görür-se, kendi sürçmesini büyük gö-rür. Her kim de kendi sürçmesini küçük sayarsa, başkalarının sürçmesini büyük sayar.

Oğulcağızım! Her kim başka-sının perdesini yırtarsa, kendi evinin çirkinlikleri ortaya çıkar. Her kim zulüm kılıcını çekerse, kendisi de o kılıçla öldürülür. Her kim kardeşi için bir kuyu kazarsa, o kuyuya kendisi düşer. Her kim cahillerle oturursa, kü-çülür. Her kim alimlerle kayna-şırsa, saygınlık kazanır. Her kim adı kötü bilinen yerlere gidip ge-lirse ithama uğrar.

Oğulcağızım! Halkı aşağıla-maktan sakın. Aksi taktirde sen de aşağılanırsın. Boş ve faydasız işlere koyulma ki sürçersin.
Oğulcağızım! Kendi lehine veya zararına da olsa hakikati söyle ki arkadaşların arasında se-ninle meşveret edilsin.
Oğulcağızım! Allah'ın kitabı-na uy, İslam'ı tebliğ et, iyiliğe davetçi ol, kötülüklerden sakın-dır, senden kopan ile ilişki kur, senden küsenle barış, senden bir şey isteye bağışta bulun.

İnsanla-rın kalbine kin tohumunu eken dedikoduculuktan ve insanların ayıplarını araştırmaktan uzak dur. Zira insanların aybını araştı-ran kimse, hedef mesabesinde olur.
Oğulcağızım! Bağışlamak is-tediğinde, kaynaklarına müracaat et. Zira ki cömertlik ve bağışın madenleri vardır. Ve madenlerin kökleri vardır, köklerinin dalları vardır, dallarının meyveleri var-dır ve hiç bir meyve dal olmak-sızın ve hiç bir dal da kök ol-maksızın ve hiç bir kök de temiz bir maden olmaksızın yetişmez.

Oğulcağızım! Birini görmeye gidince, iyileri gör, kötülerle gö-rüşmekten sakın. Zira bunlar, kendilerinden çeşmenin akmadı-ğı kayalar, yaprakları yeşermeyen ağaçlar ve bitkileri bitmeyen top-raklardır."
Ali b. Musa (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Babam hayatta ol-duğum sürece bu tavsiyeleri asla terk etmedi."

21790. İmam Sadık (a.s), ashabına bir mektup yazdı, onlardan (bu mek-tubu) sürekli okumalarına dikkat etmelerini, anlamlarının içeriği ile amel etmelerini istedi. Ashabı da bu mektubu evlerindeki namaz kılınan yerlere bırakıp namazdan sonra onu mütalaa ediyorlardı. Bu mektubun metni işte şöyledir: "Rahman ve ra-him olan Allah'ın adıyla.

Rabbi-nizden afiyet ve esenlik dileyin, ağır, vakarlı, sakin ve hayalı olun. Sizden önceki iyilerin uzaklaştığı şeylerden, siz de uzaklaşın. Batıl ehline karşı iyi davranın. Onların sizin hakkınızdaki zulmüne ta-hammül edin, fazla çekişmekten sakının. Zira onlarla oturmaktan, onlarla kaynaşmaktan ve tartış-maktan başka çarenin olmadığı zaman da onlarla oturup kaynaş-tığınızda ve aranızda tartışma or-taya çıktığında Allah'ın sizlere ri-ayet etmenizi emrettiği takiyyeye riayet edin. Zira eğer onların kö-tülüğüne düçar olursanız, sizlere eziyet ederler, onların yüzünde kötümserlik ve kin görürsünüz. Eğer Allah onların şerrini sizden uzaklaştırmasaydı, şüphesiz siz-lere şiddetle saldırırlardı.

Göğüs-lerinde sizlere karşı taşıdıkları kin ve düşmanlık gösterdiklerin-den daha fazladır. Sizin yaşadı-ğınız yer onlarla birdir, ama sizin ve onların canları farklıdır. Birbi-riyle ünsiyet edinmezler. Sizler asla onları sevmezsiniz ve onlar da asla sizleri sevmez. Ama Al-lah-u Teala sizi hak ile yüceltmiş ve sizlere basiret vermiştir.

Lakin onları hak ehlinden karar kılmamıştır. Bu sebeple de sizler onlara iyi davranır, onlar karşı-sında sabredersiniz. Ama onlar size güzel davranmaktan uzaktır-lar ve hiç bir şey karşısında sabır ve tahammül içinde olmazlar. Aksine birbirlerine komplolarını ve hilelerini telkin ederler. Zira Allah'ın düşmanları yapabildikle-ri taktirde sizi hak ve hakikatten alıkoyarlar. Oysa Allah sizleri, bütün bunlardan korumuştur."

21791. İmam Sadık (a.s), Mufaz-zal'a şöyle buyurmuştur: "Sana Şii-lerime ulaştırman için şu altı şeyi tavsiyede bulunuyorum."Ben (Mufazzal) şöyle arzettim: "Ey efendim! O tavsiyeler nedir?" İmam şöyle buyurdu: "Emaneti sana emanet veren kimseye eda etmek, kendin için beğendiğin şeyi kardeşin için de beğenmek, bil ki şüphesiz işlerin sonuçları vardır ve sonuçlarından sakın ve şüphesiz işler bazen aniden orta-ya çıkabilir. O halde sürekli sa-kın. Çıkması kolay, ama inmesi zor olan dağa tırmanmaktan sa-kın ve asla yapamayacağın bir şeyi kardeşine vaad etme."

21792. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sana Allah'tan kork-mayı tavsiye ediyorum. Zira Al-lah kendisinden korkan kimseyi hoşlanmadığı durumdan hoşlan-dığı duruma çıkarmaya ve hiç hesaba katmadığı yerden rızkını vermeye kefil olmuştur."
bak. el-İlm, 2875. Bölüm, el-Vesiyyet (2), 4091. Bölüm, el-Bihar, 78/190, 23. Bölüm

4085. Bölüm
İmam Kazım'ın (a.s) Tavsiyeleri

21793. İmam Kazım (a.s), kendi-sinden öğüt dileyen, Ali b. Süveyd-i Sai'ye şöyle buyurmuştur: "Sana Al-lah'tan sakınmayı tavsiye ediyo-rum."İmam daha sonra sustu ve ben (Ali b. Suveyd-i Sai) fakirli-ğim hususunda kendisine şika-yette bulunarak şöyle dedim: "Allah'a yemin olsun ki üzerim-de elbise bile yoktu. Falan kimse üzerindeki iki elbiseden birini çıkarıp bana giydirdi."İmam da-ha sonra şöyle buyurdu: "Oruç tut ve sadaka ver" Ben şöyle ar-zettim: "Kardeşlerimin bana yaptığı az yardımı da sadaka mı vereyim?" İmam şöyle buyurdu: "Allah'ın sana verdiği rızıktan her ne kadar kendin ona muhtaç olsan da sadaka ver."
bak. el-Mevize, 4131. Bölüm, el-Bihar, 78/296, 25. Bölüm

4086. Bölüm
İmam Cevad'ın (a.s) Tavsiyeleri

21794. Tuhef'ul-Ukul'da şöyle yer almıştır: "Bir şahıs İmam Cevad'a (a.s) şöyle arzetti: "Bana tavsiye-de bulun."İmam şöyle buyurdu: "Kabul edecek misin?" O şöyle arzetti: "Evet! İmam şöyle bu-yurdu: "Sabrı yastık edin, fakirli-ği kucağına al, şehvetleri uzağa at, isteklerle savaş ve bil ki sen Allah'ın gözünden gizli değilsin. O halde nasıl olduğuna dikkat et."
21795. İmam Cevad (a.s), Sa'd'ul-Hayr'a yazdığı mektubunda şöyle bu-yurmuştur:

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Sana Al-lah'tan korkmayı tavsiye ediyo-rum. Zira takva insanı helak ol-maktan esenliğe çıkarır ve ahiret-te kendisine fayda verir. Aziz ve celil olan Allah takva sebebiyle kulunu aklının ulaşmasından uzakta bulunan şeylerden korur ve takva vasıtasıyla onun körlü-ğünü ve cehaletini ortadan kaldı-rır. Takvanın bereketiyle Nuh ve onunla gemide olanlar kurtuluşa erdiler, Salih ve onunla bulunan-lar yıldırımdan kurtuldular

ve takva sebebiyle sabredenler gali-biyete eriştiler ve o grup (Nuh, Salih ve kendilerine iman eden-ler) kurtuluşa eriştiler. Bunların aynı yolu ve metodu (yani takva-yı) kateden ve aynı fazileti arayan kardeşleri vardır. Bunlar önceki-lerin başına gelen ve Allah'ın ki-tabında beyan edilen cezaları ve belaları işitmekle şehvetlerinin tuğyanını engellemektedirler. Rablerine kendilerine rızık ola-rak verdiklerine karşılık hamde-der ve şükrederler.

Şüphesiz Al-lah hamd ve övgüye layıktır. On-lar kendilerini eksiklikleri sebe-biyle kınarlar ve kendileri de kı-nanmaya layıktır. Allah Tebareke ve Teala'nın, hilim ve ilim ehli olduğunu bildiler. Hakikatte Al-lah'ın gazabı hoşnutluğunu elde etmeye çalışmayanların üzerine-dir ve Allah sadece bağışını ka-bullenmeyen kimseden esirger ve sadece hidayeti istemeyen kimseyi sapıklığa terkeder.
Allah günahkarlara tövbe im-kanı vermiştir ki kötülüklerini iyiliklere çevirsinler ve Kur'an'da yüksek ve kesilmez bir sesle kul-larını tövbe etmeye çağırmış, kullarının duasını engellememiş-tir. O halde Allah'ın indirdiği şeyleri gizleyen kimselere Allah lanet etsin.