Mizan'ul Hikmet-14.Cilt
 


4027.Bölüm Zekiİnsanların Himmeti


21336. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'a itaat, zekilerin himmetidir. Allah'a isyan ise aşağılık kimselerin himmetidir."
21337. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünya müminin eği-tim meydanı, amel himmeti, ölüm hediyesi ve cennet ödülü-dür. Dünya kafirin cenneti, geçici lezzetler himmeti, ölüm bed-bahtlığı ve ateş ise varacağı son-dur."
21338. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Marifeti doğru olan kimse nefsini ve himmetini bu fani alemden uzak tutar."
21339. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer insanları ıslah etmeye himmet gösterirsen, önce kendini ıslah etmeye başla. Zira kendin bozuk olduğun halde başkalarını ıslah etmeye çalışman en büyük ayıptır."
21340. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sadece himmeti nef-sini ıslah etmek olan, sürekli nefsini hesaba çeken, nefsini sorgulayan ve nefsiyle cihad eden kimse gıpta edilmelidir."

21341. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıllının rağbeti hikmette, cahilin himmeti ise ahmaklıktadır."
21342. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmetini sana la-zım olduğu şeylerle sınırla ve se-ni ilgilendirmeyen şeylere gir-me."
21343. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmetini sadece kendisini ilgilendiren şeylerle sı-nırlayan kimseye ne mutlu."
bak. 468. Konu, el-Kiyase

4028. Bölüm
Himmetin Kısalığı

21344. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç şey insanı yücelik-leri talep etmekten alıkoyar: Himmetin kısa oluşu, çareciliğin azlığı ve düşünce zayıflığı."
21345. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin himmeti küçük olursa fazileti yok olur."
21346. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aşağılık himmete sa-hip olan kimseyle oturup kalk-ma."
21347. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dostun nimetine ha-set etmek himmet küçüklüğün-dendir."
21348. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmeti olmayan kimsenin insanlığı da yoktur."

21349. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aşağılık insanın himmeti olmaz."
21350. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Arzular insanların himmetidir."
21351. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aşağılık tamahlardan ve beğenilmeyen himmetlerden Allah'a sığınırım."
21352. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Uzun boylu olanın (genelde) himmeti az olur."

21353. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Resulullah (s.a.a) İs-lam'ın zuhurundan önce Taif'de bir şahsın yanına vardı. O şahıs Peygamberi saygıyla ağırladı. Al-lah Muhammed'i (s.a.a) insanlara gönderdikten sonra da o şahsa şöyle denildi: "Aziz ve celil olan Allah'ın insanlara gönderdiği kimsenin kim olduğunu biliyor musun?" O, "hayır" dedi. Şöyle dediler: "O, Ebu Talib'in yetimi olan Muhammed b. Abdullah'tır. Falan ve filan günde Taif'de se-nin misafirin oldu, sen de ona ikramda bulundun."İmam Bakır (a.s) daha sonra şöyle buyurdu: "Ondan sonra o şahıs, Peygam-ber'in (s.a.a) huzuruna vardı, se-lam verdi, müslüman oldu ve şöyle arzetti: "Ey Allah'ın Resu-lü! Beni tanıyor musun?" Pey-gamber,

"sen kimsin?" Diye bu-yurdu. O şöyle arzetti: "Ben si-zin cahiliyye döneminde falan falan günde Taif'e geldiğinde evine girdiğiniz ve benim de saygıyla sizi ağırladığım evin sa-hibiyim."Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Hoş geldiniz! İhtiya-cını dile."O şöyle arzetti: "Bana, çobanlarıyla birlikte ikiyüz ko-yun bağışta bulun."Peygamber (s.a.a) ona bunu vermelerini em-retti ve daha sonra ashabına şöy-le buyurdu: "Bu şahsın, İsrailo-ğullarından olan yaşlı kadının is-tediği şeyi Musa'dan (a.s) istediği gibi benden isteyecek himmeti yoktu."Ashap şöyle arzetti:

"İs-railoğullarından olan yaşlı kadın Musa'dan ne istedi ki?" Pey-gamber şöyle buyurdu: "Aziz ve celil olan Allah Musa'ya şöyle vahyetti: "Mısır'ı Şam'daki mu-kaddes topraklara doğru terk etmeden önce, Yusuf'un kemik-lerini kendinle götür."Musa Yu-suf'un kabirni aradı, yaşlı bir adam ona şöyle dedi: "Eğer Yu-suf'un kabirni bilecek birisi var-sa, o da falan yaşlı kadındır." Musa (a.s) onun peşice adam gönderdi. Yaşlı kadın geldiği zaman Musa ona şöyle buyurdu: "Sen Yusuf'un kabirnin yerini biliyor musun?" O, "evet" diye arzetti: "Musa (a.s) şöyle arzetti: "O halde onu bana göster,

ne is-tersen sana veririm."Yaşlı kadın şöyle dedi: "İstediğim şeyi aynen bana vermedikçe sana göster-mem."Musa şöyle buyurdu: "Cennet senin olsun." Yaşlı ka-dın şöyle dedi: "Hayır, istediğim şeyi ben tayin edeceğim."Aziz ve celil olan Allah Musa'ya, "Endişe etme ve bırak o tayin etsin," diye vahyetti. Musa da ona şöyle buyurdu: "Tayin senin iledir."O şöyle arzetti: "Kıyamet günü cennette seninle aynı derecede olmayı istiyorum."Resulullah şöyle buyurdu: "İşte bu adamın himmeti onu İsrailoğullarından olan yaşlı kadının istediği şeyi is-temekten alıkoydu."

21354. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bu Bedevi'nin isteği ile İsrailoğullarından olan o yaşlı kadının isteği arasında ne kadar büyük fark vardır! Musa dereden geçmek ile emrolunduğunda ve denizin kenarına geldiğinde bi-nekleri yüzünü çevirdi ve geriye döndüler. Musa şöyle arzetti: "Ey Allah'ım! Ne oldu?" Allah şöyle buyurdu: "Sen Yusuf'un (a.s) kabirnin yakınlarındasın, o halde onun kemiklerini de ken-dinle götür."Ama kabir yerle bir olduğu için Musa onun yerini bulamadı. Bu yüzden de şöyle sordu: "Sizden birisi, Yusuf'un kabirini biliyor mu?" Şöyle arzettiler: "Eğer bilen birisi varsa da, falan yaşlı kadındır. O nerede olduğunu bilir."Musa yaşlı kadının peşice adam gönderdi.

O, Musa'nın elçilerine şöyle dedi: "Ne istiyorsunuz?" Onlar şöyle dediler: "Musa'nın yanına gel."Musa'nın yanına gelince de Musa ona şöyle buyurdu: "Sen Yusuf'un kabirnin nerede olduğunu biliyor musun?" O, "evet" dedi. Musa şöyle buyurdu: "O halde onu bana göster."Yaşlı kadın şöyle dedi: "Hayır Allah'a yemin olsun ki istediğim şeyi bana vermedikçe sana gösterme-yeceğim."Musa ona şöyle bu-yurdu:

"Vereceğim" Yaşlı kadın şöyle dedi: "Senden cennette se-ninle aynı derecede olmayı isti-yorum."Musa şöyle buyurdu: "Cenneti iste." Kadın şöyle ar-zetti: "Hayır, Allah'a yemin ol-sun ki sen olmadıkça razı ol-mam."Musa onu isteğinden alı koymak istediyse de Allah Mu-sa'ya şöyle vahyetti: "Onun iste-diği şeyi kendisine ver. Zira bu senden bir şeyi azaltmaz" Bunun üzerine Musa yaşlı kadının iste-ğini kabul etti. Yaşlı kadın da mezarı ona gösterdi. Daha sonra kemikleri getirip denizden geçti-ler."
bak. ed-Dua, 1199. Bölüm

4029. Bölüm
Himmeti Karnı Olan Kimse

21355. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin tek derdi karnına giren şey olursa değeri de karnında çıkan şey kadar olur."
21356. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin yiyeceği himmeti olursa değeri de yediği şey ölçüsünce olur."
21357. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Münezzeh olan Al-lah'ın kullarından en nefret ettiği kimse tek derdi karnı ve cinsel organı olan kimsedir."
21358. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tek derdi karnı ve cinsel organı olan kimse hayır ve iyilikten ne kadar da uzaktır."
Bak. El-Ekl, 99. Bölüm
4030. Bölüm
Himmeti Dünya Olan Kimse

21359. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin himmeti dünya olursa, dünyadan ayrılınca çok hasret yer."
21360. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmeti dünya olan kimse kaybettiği şeyler yerine hiçbir şey elde edemez ve hiçbir farzı eda edemez."

21361. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tek derdi dünya olan kimsenin kıyamet günü mutsuz-luğu ve hüznü uzar."
21362. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin himmeti münezzeh olan Allah nezdindeki şeyler olmazsa arzularına ulaşa-maz."

21363. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kalp üç çeşittir: Dünyaya mübtela olan kalp, ahi-rete mübtela olan kalp ve mevla-ya mübtela olan kalp. Dünyaya mübtela olan kalbin nasibi zor-luk ve sıkıntıdır. Ahirete mübtela olan kimsenin nasibi yüce dere-celerdir. Mevlaya mübtela olan kalbin ise hem dünyası, hem ahi-reti hem de mevlası vardır."
bak. ed-Dünya, 1243. Bölüm

537. Konu

el-Heva
Heva ve He-ves

Bihar, 70/73, 46. Bölüm; Terk'uş-Şehevat ve'l-Ehva
Bihar, 71/358, 88. Bölüm; Men melike nefsihi inde'r-Rağbet
Vesail'uş-Şia, 11/220, 32. Bölüm; Vucub'ul-İsar Rıza Allah ala heva'in-Nefs
el-Müheccet'ül-Beyza, 5/87, Kitab-u Riyazet'un-Nefs



bak.
81. Konu, el-Cihad (2); 246. Konu, el-Marifet (2); 519. Konu, en-Nefs; 404. Konu, el-Fitne; 445. Ko-nu, el-Kalb; 360. Konu, el-İffet; el-Hikmet, 923-927. Bölümler; el-Haram, 805. Bölüm; el-İhlas, 1039. Bölüm; el-Adavet, 2561. Bölüm; el-İffet, 2759. Bölüm; el-Akl, 2794, 2819, 2825. Bölümler; el-Mal, 3749. Bölüm; el-Kalb, 3392. Bölüm; el-Murakıbet, 1544. Bölüm



4031. Bölüm
Heva ve Heves Tehli-kesi

Kur'an :
"Hayır; zulmedenler, körü körüne kendi heveslerine uymuşlardır. Allah'ın saptır-dığı kimseleri kim doğru yola eriştirebilir? Onların yardım-cıları da yoktur."
"Rabbinin katından bir belgesi olan kimse, kötü işi kendisine güzel gösterilen kimseye benzer mi? Bunlar heveslerine uymuşlardır."
21364. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve heves mih-netlerin esasıdır."
21365. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz nefse itaat ve heva ve heveslere uymak her mihnetin esası ve her sapıklığın başıdır."
21366. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heves fitnenin mer-kebidir."
21367. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz fitnelerin başlangıç noktası hakikatte uyu-lan istekler ve bidat olarak çıka-rılan hükümlerdir…"
21368. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve heves aşağı-lıkların en aşağılığına yuvarlan-maktır."
21369. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz heva sahi-bini yere serdiği için heva olarak adlandırılmıştır."
21370. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve heves iki düşmandan en büyüğüdür."

21371. İmam Ali (a.s) "Sultanla-rın en galibi ve en güçlüsü sorulunca şöyle buyurmuştur: "Heva ve he-ves."
21372. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve heves helak edici bir arkadaştır."
21373. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve heves genç-lik cehaletidir."
21374. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heves insanı yok eder."
21375. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve hevesten Al-lah'a sığınınız."
21376. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aklın afeti heves-tir."
21377. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En helak edici şey hevestir."

21378. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İblis şöyle dedi: Ben günahlarla onları helak edeceğim ve onlar mağfiret dilemekle beni helak edeceklerdir. Dolayısıyla böyle gördüğüm için onları he-vesleri vasıtasıyla helak ettim, zi-ra bu taktirde kurtuluşa erdikle-rini sanıyorlar ve bu yüzden de mağfiret dilemiyorlar."
21379. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsine eziyet et-mekten çekin ve Allah'a isyan hususunda heva ve hevesine uyma. Zira aksi takdirde kıyamet günü nefsin seninle düşmanlığa kalkışır, birbirinizle lanetleşirsi-niz. Meğer ki Allah-u Teala rahmetiyle bağışlasın ve ört-sün."

4032. Bölüm
Şehvetlerin Tehlikesi

Kur'an :
"Onların ardından, nama-zı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir."
"Allah sizin tövbenizi ka-bul etmek ister, şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa girmenizi is-terler."
21380. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetler öldürücü zehirlerdir."
21381. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetler şeytanın tuzaklarıdır."
21382. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvet iki saptıran-dan biridir."

21383. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetlerden uzak durun, şüphesiz şehvetler sizleri günah işlemeye ve kötülüklere akın etmeye sürükler."
21384. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetler afetlerdir."
21385. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Herkim şehvetlere koşarsa afetler de ona doğru ko-şar."
21386. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsini şehvetlerden alıkoy ki afetlerden salim kala-sın."
21387. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvet ve gazabın hususunda aşırı gitme ki adını kötüye çıkarır."
21388. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetin tatlılığını re-zaletin utancı karartır."

21389. Allah-u Teala İsa'ya (a.s) şöyle öğüt vermiştir: "Ey İsa! Sakın uyanıkken günah işleme, farkın-dayken gafil olma, nefsini helak edici şehvetlerden ayır ve seni benden uzak tutan her istekten uzaklaş."
21390. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bilin ki Allah'a itaat zorluk ve isteksizlikle, Allah'a is-yan ise, lezzet ve isteklerle iç içedir."
21391. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cennet hoşa gitme-yen şeylerle sarılmıştır, cehen-nem ise isteklerle örtülmüştür."

4033. Bölüm
Lezzetlerin Tehlikesi

21392. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Lezzetler fesat çıkarı-cılardır."
21393. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Lezzetler gaflet etti-rirler."
21394. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Afetlerin başı lezzet-lere tutkunluktur."
21395. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Lezzetlere ihtiras duyduğu halde lezzetler vasıta-sıyla helak olmayan kimse çok azdır."
21396. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her lezzet miktarınca hüzün vardır."
21397. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir çok lezzette ölüm vardır."
21398. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah'a karşı işlenen günahlardan lezzet alırsa Allah onu hor kılar."

4034. Bölüm
Heva ve Heves İbadet Edilen Bir İlahtır

Kur'an:
"Hevesini kendine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?"
"Heva ve hevesini ilah edinen, bilgisi olduğu halde Allah'ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Ey insanlar! Anlamaz mısınız?"

21399. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve heves ibadet edilen bir ilah, akıl ise beğenilmiş bir dosttur."
21400. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bu göğün altında Al-lah'ın yerine kendine ibadet edi-len hiçbir ilah Allah nezdinde, tabi olunan nefsin isteklerinden daha büyük (nefret edilen) de-ğildir."
21401. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Cahil kimse şehveti-nin kölesidir."
bak. ed-Dunya, 1239, 1240. Bö-lüm

4035. Bölüm
Heva ve Heves Basire-ti Kör Eder

Kur'an :
"Ey Davud! Seni şüphesiz yeryüzünde hükümran kıldık, o halde insanlar arasında adaletle hükmet, hevese uyma yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah'ın yo-lundan sapanlara, onlara, he-sap gününü unutmalarına karşılık çetin azâb vardır."
21402. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizlere heva ve he-vesten uzak durmayı tavsiye edi-yorum. Zira heva ve heves insanı körlüğe çağırır ve heva ve heves dünya ve ahirette sapma sebebi-dir."

21403. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heves körlüğün or-tağıdır."
21404. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer sen heva ve he-vesine uyarsan heva ve heves seni sağır ve kör yapar. Ahiretini mahveder ve seni yok eder."
21405. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz heva ve he-vesinizi kendinize egemen kıla-cak olursanız sizi kör ve dilsiz kılar ve sizi yok eder."
21406. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim heva ve he-vesine uyarsa heva ve hevesi onu; kör, sağır, hor ve sapık yapar."
21407. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Allah'ın kulları! Allah'ın kullarından en sevdiği, nefsine karşı Allah'ın kendisine yardım ettiği kişidir... Şehvet el-biselerinden soyunmuş, bütün üzüntü ve kederlerinden kur-tulmuş da, tek bir üzüntüyle baş başa kalmıştır. Körlük sıfatından çıkmış, heva ve heves ehlinden ayrılmıştır."
bak. el-Muhabbet (1), 653. Bö-lüm; ed-Delalet, 2380. Bölüm

4036. Bölüm
Heva ve Hevesin Baş-langıcı ve Sonu

21408. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve hevesin siz-lere galip gelmesinden sakının. Şüphesiz bunun evveli fitne, so-nu ise mihnettir."
21409. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetin başlangıcı mestlik, sonu ise yok olmaktır."
21410. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetlerin kalpleri-nize üstün gelmesinden sakının, zira şehvetlerin başlangıcı kulluk, sonu ise helak olmaktır."

4037. Bölüm
Şehvetle Arkadaş Ola-nın, Nefsi Hasta Olur

21411. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetle arkadaş ola-nın ruhu hasta, aklı ayıplı olur."
21412. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetini, terk et-mekle tedavi etmeyen kimse sü-rekli hasta olur."
21413. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetler öldürücü hastalıklardır. En üstün ilaç ise şehvetler karşısında sabretmek-tir."
21414. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvete uymak en kötü hastalıktır."
bak. el-Kalb, 3403. Bölüm

4038. Bölüm
Şehvete Kulluktan Sa-kınmak

21415. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetler cahili köle eder."
21416. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetin kulu insana kul olan kimseden daha zelil-dir."
21417. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetinin kendisine galip geldiği ve tamahlara köle olmuş kimse nefsini lekelemiş olur."
21418. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetin kulu esaret-ten çıkmayan bir esirdir."
21419. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nice akıl, emir olan heva ve hevesin emri altında esirdir."
bak. el-Hurriye, 782. Bölüm

4039. Bölüm
Gizli Şehvetlerden Sa-kındırmak

21420. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Gizli şehvetten sakı-nınız. Tıpkı alimin mecliste (hal-kın) oturmasını sevmesi gibi."
21421. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ım gözlerimin işaretlerini, faydasız sözlerimi, kalbimin yersiz isteklerini ve di-limin sürçmelerini bağışlamanı diliyorum."
bak. Eş-Şirk, 1992. Bölüm; en-Nezer, 3886. Bölüm

4040. Bölüm
Heva ve Hevese Uy-mak

Kur'an :
"Onlara, şeytanın peşine taktığı ve kendisine verdiği-miz ayetlerden sıyrılarak az-gınlıklardan olan kişinin ola-yını anlat."
"Dileseydik, onu ayetleri-mizle üstün kılardık; fakat o, dünyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpe-ğin durumu gibidir. İşte ayet-lerimizi yalan sayan kimsele-rin hali böyledir. Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerin-de düşünürler."
bak. Kehf, 28, Ta-Ha, 16, Mu-hammed, 16, Rum, 29, Sad, 26, Kamer, 3
21422. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim nefsine şeh-vetler hususunda uyarsa ona he-lak olma hususunda yardım et-miş olur."
21423. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim heva ve he-vesine tabi olursa ahiretini dün-yasına satmış olur."
21424. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heve ve hevesine tabi olmaktan sakın. Zira bu seni her türlü sıkıntıya düşürür."
21425. İmam Rıza (a.s), şöyle bu-yurmuştur: "Çıkışı kolay, inişi zor olan yükseklikten sakın. Nefsinin heva ve hevesine uymaktan sakın. Zira nefsinin hevası onun helak olmasına sebep olur."
21426. İmam Kazım (a.s) Abdur-rahman b. Haccac'a şöyle buyurmuş-tur: "Çıkışı kolay, inişi zor olan yükseklikten sakın." Abdurrah-man şöyle diyor: "İmam Sadık (a.s) şöyle buyururdu: "Nefsini heva ve hevesine bırakma. Zira nefsinin hevası, nefsinin helak olmasına sebep olur ve nefsini heves ettiği şeye terk etmen, nefis için sıkıntı sebebi olur. Nefsini heves ettiği şeyden alı koyman ise, onun için derman olur."
21427. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bu nefisleri eziniz. Şüphesiz nefisler şehvetlere meyleder; eğer onlara itaat eder-seniz sizi en kötü akıbete sürük-lerler."

21428. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Düşmanınızdan sa-kındığınız gibi heva ve hevesle-rinizden de sakınınız. Zira insan için heva ve hevesine uymaktan ve dilinin biçtiklerinden daha kötü bir düşman yoktur."
21429. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Nice şehvet bir an bi-le sürmediği halde çok uzun hü-zünlere sebep olur."
21430. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nice bir anlık şehve-tin uzun hüzünler meydana geti-rir"
bak. el-Ummet, 127, 128. Bö-lümler

4041. Bölüm
Heva ve Hevese Mu-halefet Göstermek

Kur'an:
"Ama kim Rabbinin aza-metinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, va-racağı yer şüphesiz cennet-tir."
21431. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve hevese mu-halefet aklın şifasıdır."
21432. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve hevesine muhalefet eden kimse ilme itaat eder."
21433. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aklı korumak heva ve hevese muhalefet ve dünyadan yüz çevirmekledir."
21434. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dinin başı heva ve hevese muhalefet etmektir."
21435. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dinin esası heva ve hevese muhalefet etmektir."
21436. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aklın başı nefisle mücadele etmektir."

21437. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: ".Nefsine muhalefet et ki güvenlikte olasın"
21438. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsine muhalefet et ki doğru yolda karar kılasın."
21439. İmam Sadık (a.s) kendisine, "rahatlık yolu nerededir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Heva ve heveslere muhalefet etmektedir."Kendisine şöyle arzedildi: "O halde kul ne zaman rahatlığa erişebilir?" İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Cennete girdiği ilk gün."
21440. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıldan kılavuzluk dile ve isteklerine muhalefet et ki kurtuluşa erişesin."
21441. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsi isteklerinden alıkoymak en büyük cihattır."
21442. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Peşin olan şehveti görmediği vaad sebebiyle terk eden kimseye ne mutlu!"
21443. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "O halde nefsinin ar-zularından kaçan, nefsinin heva-sını kökünden söküp atan kim-seye Allah rahmet etsin. Çünkü nefsini heveslerden ayırmak en zor işlerdendir. Gerçekten de nefis insanı sürekli günaha ve heveslere sürükler."
21444. İmam Ali (a.s), dini karde-şini nitelendirirken şöyle buyurmuş-tur: "İki işle karşılaşınca, hangi-sinin nefsine daha yakın olduğu-na bakar, ona muhalefet eder-di."
21445. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıllı kimse şehvetini öldürendir."
21446. İmam Ali (a.s) takva sahiplerinin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Şehveti ölmüştür."
21447. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah nez-dinde insanların en üstünü aklını ihya eden, şehvetini öldüren ve nefsini ahireti için sıkıntıya so-kandır."

21448. İmam Ali (a.s), münezzeh olan Allah'ın yolunu kat eden kim-senin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "O, (seyr-u sülük ehli ilim ve fikirle donarak) aklını diriltmiş, şehvetlerini öldürmüş, böylece cismi incelmiş ve bir deri bir kemik kalmıştır."
21449. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetini öldürme-yen kimse zühdün gerçeğine na-sıl ersin."
21450. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Muhammed'e ve Al-i Muhammed'e selam gönder ve bizi kalplerini şehvet kapısının yüzüne kapatan, kendilerini gaf-letten kurtaran, hayatın acılığını kendilerine tatlandıran, yeryüzü-nü kendilerine yumuşak yatak kı-lan ve kurtuluş ipine ve esenlik kulpuna tutunan kimselerden kıl."

21451. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s), bir münacaatında şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Kalbim ve dilim sana aittir, kurtuluşum ve emanım senin elindedir. Gizli ve açığımı bilen sensin. O halde kalbimin sayfasını düşmanlık ve kinden temiz kıl, dilimi çirkin şey söy-lemekten suskun kıl. İçimi he-veslere bağlılıktan temizle, beni emanınla tatsızlıklardan koru, içimi seni gözetici kıl. Dışımı sa-na itaat ile uyumlu kıl, bana ru-hani bir beden, semavi bir kalp ve sana bağlı bir himmet bağış-la."

4042. Bölüm
Heva ve Hevesle Sa-vaşmak

21452. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İki zıddın bir biriyle zıtlaştığı gibi şehvet ile zıtlaşın ve düşmanın düşmanla savaştığı gibi şehvet ile savaşın."
21453. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Rakibin rakibine ga-lip geldiği gibi heva ve hevesine galip gel ve düşmanın düşmanıy-la savaştığı gibi onunla savaş."
21454. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Düşmanından önce isteklerine galip gelmesi akıllı kimse üzerinde bir haktır."
21455. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsinize adetleri terketme hususunda üstün gel-meye çalışını ki adetlere galip ge-lesiniz ve nefsani isteklere karşı savaş açın ki onlara musallat ola-sınız."

21456. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İsteklerine galip gelen ve arzularını yalanlayan kimseye Allah rahmet etsin."
21457. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve hevesine ga-lip olan ve dünyanın kandırıcı ip-lerinden kaçan kimseye Allah rahmet etsin."
21458. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve heveslerinize galebe çalın ve onlarla savaşın. Şüphesiz onlar sizi esir edecek olursa en uzak yok oluş yerlerine sokar."

21459. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İştiyakı güçlenmeden önce şehvetine üstün gel. Zira eğer kudret elde ederse sana mu-sallat olur, seni ardından sürük-ler ve artık onun karşısında di-renç gösteremezsin."
bak. 81. Konu, el-Cihad, (2)

4043. Bölüm
Kurtuluş Şehvetlere Muhalefettedir

21460. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsine, ona sırt çe-virerek yönel."
21461. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefse hizmet etmek, onu lezzetlerden ve azıklardan korumak, ilim ve hikmetler vesi-lesiyle nefsini ram etmek, ibadet ve itaatler vesilesiyle çaba gös-termektir. Nefsin kurtuluşu işte bundadır."
21462. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim nefsine is-teklerini vesmezse kurtuluşuna ulaşmış olur."
21463. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kurtuluş, şehvete muhalefettedir."

21464. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsin kurtuluşu, nefse muhalefettedir."
21465. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Senin için iki iş orta-ya çıkar ve hangisinin daha iyi ve doğru olduğunu bilmezsen on-lardan hangisinin heva ve heve-sine daha yakın olduğuna bir bak ve ona muhalefet et. Zira bir çok doğrular nefsin heva ve hevesine muhalefet etmekte gizlidir."

4044. Bölüm
Heva ve Hevesin Akla Galebe Çalması

21466. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin nefsani is-tekleri güçlenirse iradesi zayıf-lar."
21467. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve hevesin ga-lebe çalması, din ve aklı bozar."
21468. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kötülüğün sebebi, şehvetin galebesidir."

21469. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dizginini is-teklerinin eline verirse şeytan ona musallat olur."
21470. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kime şehveti ga-lebe çalarsa nefsi salim kalmaz."
21471. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ateşten kurtulanlar çok azdır. Çünkü heva ve dalalet galebe çalar."

21472. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetlere vurulan her kalpte takva ve sakınmanın yer etmesi haramdır."
21473. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvet zincirine vu-rulmuş her aklın hikmetten na-siplenmesi haramdır."
21474. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetlerle huzur bu-lan bir kalbin göklerin meleku-tunda gezmesi haramdır."
21475. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin aklına he-vası üstün gelirse rüsva olur."
21476. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Herkim şehvetine ta-bi olursa istekleri ona üstün ge-lir."
21477. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetin üstün gelişi günahtan korunmayı ortadan kaldırır ve insanı helake sürük-ler."

21478. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetin alevlenmesi canın helak olmasına neden olur."
21479. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetlerin hakimiyetinden sakının. Şüphesiz şehvet-lerin hazır olanı kınanmış, gele-ceği ise vahimdir."

21480. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Takva sadece şehve-tin galebesiyle bozulur."
21481. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların en mutsu-zu istekleri kendisine galebe ça-lan, böylece dünyasını helak eden, ahiretini ise bozan kimse-dir."

21482. İmam Ali (a.s) Peygamberin gönderilişi hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah onu insanlar şaşkınlık içinde delalete düşmüşken gönderdi. Fitneye dalmışlar, heva ve hevesleri onları azdırmıştı."

21483. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "İzzet ve celalime andolsun ki kul isteğini benim isteğime tercih ederse işini perişan eder, dünyasını kendisine karmaşık kılar, kalbini onunla meşgul ederim ve ona dünyadan sadece kendisine taktir ettiğim şeyi veririm."
bak. el-İnsan, 313. Bölüm, 1553. Hadis

4045. Bölüm
Aklın Heva ve Hevese Galebe Çalması

21484. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hilim, örten bir per-dedir. Akıl, keskin bir kılıçtır. Öyleyse ahlakî ayıplarını hilimle ört; heva ve hevesini ise aklınla öldür."
21485. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İsteklerine galip gelen kimse kurtuluşa ermiş ve nefsani güdülerine malik olmuştur."
21486. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yüce derecelere er-mek isteyen kimse isteklerine ga-lebe çalmalıdır."
21487. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aklın kılavuzluğuyla kendini isteklerin tehlikesinden koru ve istekler galebe çalınca da ilmin kılavuzluğu ile durup da-yan."
21488. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kul dinini şehvetine tercih etmedikçe asla imanının hakikati kemale ermez ve şehve-tini dinine tercih etmedikçe de asla helak olmaz."

21489. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Allah'ın kulları! Nefsine sahip olan, şehvetini yenen ve akıllarıyla bakanların sakındığı gibi sakının."
21490. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Fakat heyhat! Nefsi-min beni yenmesi, lezzetli ye-mekler yemeye götürmesi nasıl mümkün olabilir!"
21491. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Allah'ın kulları! Allah'ın kullarından en sevdiği, nefsine karşı Allah'ın kendisine yardım ettiği kişidir. O, Allah'ın dininin madenlerinden, arzının direklerindendir. Adaleti kendisi-ne farz kılmıştır. Adaletinin ilk uygulaması, kendisini heva ve heveslerinden uzaklaştırmasıdır."
bak. el-İnsan, 313. Bölüm;1553. Hadis

4046. Bölüm
İnsanların En Güçlüsü Heva ve Hevesine Galip Gelendir

21492. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim nefsine karşı güçlü olursa güçlülüğün zirvesi-ne ulaşmış olur."
21493. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların en cesuru isteklerine üstün gelen kimse-dir."
21494. Süleyman (a.s) şöyle buyur-muştur: "Şüphesiz nefsinin istek-lerine galip gelen kimse tek başı-na bir şehri fetheden kimseden daha güçlüdür."

21495. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların en güçlü-sü, ilmiyle isteklerine karşı üstün gelen kimsedir."
21496. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz güçlü kimse insanlara galip gelen kimse de-ğildir. Asıl güçlü kimse nefsine galip gelen kimsedir."

21497. Resulullah (s.a.a), araların-da, "pehlivanlar taşı" adındaki bir taşı kaldırmakta olanın bulunduğu ve kendilerinin de şaşkınlıkla izlediği bir gruba rastlayınca şöyle buyurmuş-tur: "Sizlere bu şahıstan daha pehlivan olanının kim olduğunu söyleyeyim mi? O kimse birisi kendisine sövdüğünde hilim gösterip, nefsine galebe çalan ve kendi şeytanına ve karşı tarafın şeytanına üstün gelen kimse-dir."
bak. el-Gazab, 3074. Bölüm

4047. Bölüm
Şehveti Güçsüz Kılan Şey

21498. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hikmet (akıl) ne ka-dar güçlü olursa şehvet de o ka-dar zayıf olur."
21499. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aklı kamil olan kimse şehvetleri hor ve hakir sayar."
21500. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "(Bir şeyi yapabilme hususunda) kudret çoğaldıkça (o şeye karşı) şehvet azalır."
21501. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Akıl kemale erince şehvet azalır."

21502. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İffet şehveti zayıfla-tır."
21503. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim nefsini yüce tutarsa şehvetler gözünde küçü-lür."
21504. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Allah'ın kulları! Allah'tan düşüncesiyle kalbini (korku) saran, akıllı kişinin kork-tuğu gibi korkun. Zühd ile şeh-vetlerini öldürmüş…"

21505. Allah-u Teala Musa'ya (a.s) şöyle vahyetmiştir: "Sonunda kabirde sukünet edeceğini hatır-la. Bu hatırlama seni bir çok şehvetlerden alıkoyar."
21506. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim kalıcı yurdu severse lezzetleri unutur."
21507. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim cennete işti-yak duyarsa şehvetlere gözünü kapar."

21508. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her lezzet ile zail oluşunu, her nimet ile intikal edişini, her bela ile kalkışını ha-tırla! Şüphesiz bu, nimet için da-ha kalıcı, şehveti kaldırıcı, yersiz sevinçleri giderici, kurtuluşa en yakın, hüzünleri dağıtmaya ve hedefe ulaştırmaya en layıktır."
bak. el-Mevt, 3728, 3729. Bö-lümler

4048. Bölüm
Aklı Güçlendiren Şey

21509. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsi ezerek şehvete karşı dayan ki zafere erişesin."
21510. İmam Ali (a.s), Şam'a doğ-ru gönderdiği orduya komutan tayin ettiği Şureyh b. Hani'ye şöyle buyur-muştur: "Bil ki eğer nefsini sevdi-ğin pek çok şeyden alıkoymaz-san, arzuların seni pek çok zarara sokar. Nefsine engel ol, onu (hatalara karşı) kontrol et…"

21511. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsini aldat ki sana itaat etsin."
21512. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İsmetin yardımcı ol-madığı kimse şehvete karşı nasıl sabredebilir?"
bak. el-Akl, 2814, 2820. Bö-lümler

4049. Bölüm
İtaatlerin En Üstünü Şehvetleri Terk Etmektir

21513. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En üstün sakınma şehvetlerden uzak durmaktır."
21514. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehveti terk etmek takvanın başıdır."
21515. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En üstün itaat lezzet-lerden uzak durmaktır."

21516. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetleri terk etmek en üstün ibadet ve en güzel adet-tir."
21517. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim öfkelendi-ğinde veya bir şeye rağbet gös-terdiğinde veya korktuğunda ve-ya bir şeye heveslendiğinde bun-dan sakınırsa Allah bedenini ate-şe haram kılar."
21518. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ruhunu şehvetlerin kirliliğinden temiz tut ki yüce derecelere ulaşasın."
21519. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların en iyisi ru-hunu şehvetlerden koruyan, öf-kesini ezen ve Rabbini hoşnut eden kimsedir."


4050. Bölüm
Her kim Şehvetine Ga-lebe Çalarsa, Aklı Aşikar Olur

21520. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim şehvetine galip gelirse aklı zahir olur."
21521. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve heves karşı-sında akla yardım et ki akla sahip olasın."
21522. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin ilmi, nef-sinin heva ve hevesine üstün ge-lirse, bu ilim faydalıdır. Her kim de şehvetini ayaklar altına alırsa, şeytan onun gölgesinden ka-çar."

21523. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim şehvetine malik olmazsa aklına da malik olamaz."
21524. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetine üstün gel ki hikmet senin için kemale er-sin."
21525. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetle akıl olmaz."
21526. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hiçbir kalpte hikmet şehvetle birlikte yer etmez."
21527. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvet ve hikmet bir araya gelmez."
bak. en-Nübüvvet (1), 3770. Bö-lüm

4051. Bölüm
Her kim Şehvetine Ga-lip Gelirse Nefsine Sahip Olur

21528. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsini lezzetlerin güdülerinden koruyan kimse nefsinin malikidir ve onu ihmal eden kimse ise helak olucudur."
21529. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehvetlerin galebesi en büyük helak ve şehvetlere egemen olmak ise en yüce ege-menliktir."

21530. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En büyük egemenlik nefse egemen olmaktır."
21531. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Emirlerin en yücesi isteklerinin kendisine emir ol-madığı kimsedir."
21532. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim nefsine ha-kim olursa işi yücelir ve herkime de nefsi malik olursa makamı al-çalır."

21533. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nefsine galebe çalan, nefsinin kendisine üstün gelme-diği, nefsine malik olan ve istek-lerinin kendisine malik olmadığı kimseye ne mutlu!"
21534. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her ayıptan münez-zeh olmak, şehvete hakim ol-makla hasıl olur."

4052. Bölüm
Her Kim Heva ve He-vesine Üstün Gelirse Dünya Mecburen Ona Yönelir

21535. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah şöyle buyurmuştur: "İzzet ve celalime andolsun ki... Kul kendi heva ve hevesini benim heva ve hevesime tercih etmeyinceye ka-dar meleklerimi ona koruyucu kılarım. Gökleri ve yeri onun rızkına kefil kılarım. Her tacirin ticaretinin ardından onu düşü-nürüm ve dünya isteyerek (veya zelilane) bir şekilde ona yönelir"

21536. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: "İzzetime andol-sun ki kul heva ve hevesini be-nim hevesime tercih etmediği taktirde ecelini gözünün önünde tutar, gök ve yerleri rızkına vekil kılar ve her tüccarın ticaretinin ardından onun düşüncesinde olurum."

21537. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allahu Teala şöyle buyurmuştur: "İzzetime andolsun ki kul heva ve hevesini benim hevesime tercih etmediği taktirde himmetini ahirete yöneltir, kalbini güçlü kılar, gök ve yerleri kendine kefil kılarım ve dünya isteyerek (veya zelil bir şekilde) ona yönelir."

21538. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah şöyle buyurmuştur: "İzzet, celal, azamet, büyüklük ve ma-kam yüceliğime andolsun ki kul, dünyalık bir iş hususunda benim isteklerimi kendi isteklerinden öne geçirirse, ona nefis zenginli-ği bağışlarım, himmetini ahirete yöneltirim, gökleri ve yeri rızkına kefil kılarım ve her tacirin ticare-tinin ardından onu düşünü-rüm."

21539. İmam "Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Aziz ve celil olan Al-lah şöyle buyurmuştur: İzzet, ce-lal, azamet ve makam yüceliğime andolsun ki kul benim isteğimi kendi isteğine tercih ettiği taktirde işini ve hayatını düzene koya-rım. Gökleri ve yeri rızkına kefil kılarım ve her tacirin ticaretinin ardından onu düşünürüm."

21540. İmam Kazım (a.s), Hişam b. Hakem'e yaptığı öğütlerinden bi-rinde şöyle buyurmuştur: "Ey Hi-şam! Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "İzzet ve ce-lalime andolsun ki kul benim is-teklerimi kendi isteklerine tercih edince ona nefis zenginliği ba-ğışlarım, himmetini ahirete yö-neltirim, işini düzene sokarım, gökleri ve yeri rızkına kefil kıla-rım ve her tüccarın ticaretinin ardından onu düşünürüm."
21541. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şehveti reddetmek şehvet için yok edicidir. Şehveti gidermek ise onun daha güçlü kılar."
bak. et-Ticaret, 445. Bölüm, ed-Dünya, 1217. Bölüm

538. Konu

el-Vedia
Ema-net

Bihar, 103/174, 12. Bölüm; el-Vedie
Vesail'uş-Şia, 13/218; Kenz'ul-Ummal, 16/631, Kitab'ul-Vedie
bak.
24. Konu, el-Emanet; 154. Konu, el-Hıyanet
4053. Bölüm
Emanet

Kur'an :
Kitab ehli arasında kantar-la emanet bıraksan onu sana ödeyen ve bir dinar emanet etsen tepesine dikilmedikçe onu sana ödemeyen vardır. Bu, onların, "kitapsızlara (Yahudi olmayanlara) karşı üzerimize bir yol (isteme hakkı) yoktur" demelerin-dendir. Onlar bile bile Allah'a karşı yalan söylemektedir-ler."
bak. Bakara, 283, Nisa, 58, Mü'minun, -8, Mearic, 32

21542. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kulun emaneti eda etme hususunda hırslı olduğu bi-lince Allah-u Teala onun adına emaneti eda eder. O halde eğer ölürse ve emanet geri çevrilme-mişse, Allah-u Teala onun ema-neti eda etme hususunda hırslı olduğunu bildiğinden, ölümün-den sonra emaneti onun adına eda edecek birini tayin eder."
21543. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sana hıyanet eden birine sen de hıyanet etme. Aksi taktirde onun gibi olursun."

21544. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendisine emanet verilen kimse ve ticaret için ken-disine sermaye teslim edilen kimse emindir. (Zarar gördükleri taktirde sorumlulukları yok-tur.)"
21545. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Emanet olarak bıra-kılan (ve altın ve gümüş cinsin-den olmayan) bir şeyin zarar gördüğü taktirde kefareti yok-tur."

21546. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Emin olarak görülen kimsenin zemaneti yoktur. So-rumluluğu yoktur."
21547. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Kendisine bir emanet verilen kimsenin o mala hıyanet etmedikçe sorumluluğu yoktur. Hakeza emanet alan kimse de hıyanet etmediği taktirde bir so-rumluluk taşımaz."
bak. el-Kafi, 5/238,

4054. Bölüm
Allah'ın Emanetleri

21548. İmam Ali (a.s), meleklerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah, onları vahyin eminleri olarak yaratmış, onlara peygam-berleri için emir ve nehiy ema-netleri yüklemiş…"
21549. İmam Ali (a.s), peygamber-lerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuş-tur: "Birbiri ardınca her dönem-de peygamberlerin velisiyle me-sajlarını insanlara ulaştırmış ve insanlarla ahitleşmiştir. Peygam-berimiz Muhammed (s.a.a) vesi-lesiyle de hüccet tamam ol-muş…"

21550. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey insanlar! Allah için olsun, korumasını emrettiği kitabını ve size emanet ettiği hakları korumaya çalışın. Çünkü şanı yüce olan Allah sizi boş yere yaratmadığı gibi, başıboş bırakıp atmadı."
21551. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'ım nefsimi; bahşettiğin nimetlerden alacakla-rının ilki, bana verdiğin emanet-lerden geri alacaklarının evveli karar kıl!"

21552. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah , kendine aklı emanet ettiği bir kimseyi, bir gün onunla kurtarır."
21553. İmam Ali (a.s), oğlu Ha-san'a (a.s) yaptığı vasiyetinin sonunda şöyle buyurmuştur: "Dinini, dünyanı Allah'a emanet et. Şu tez geçen dünyada da, az zaman sonra gelecek ahirette de akibetinin hayırlı olmasını dile. ve's-Selam."
bak. el-Emanet, 305. Bölüm

539. Konu

el-İrs
Miras

Bihar, 104/326, Ebvab'ul-Miras
Vesail'uş-Şia, 17/373, Ki-tab'ul-Feraiz ve'l-Mevaris
Kenz'ul-Ummal, 11/3-82; Ki-tab'ul-Feraiz
Kenz'ul-Ummal, 5/625, İrs'ul-Enbiya