Mizan'ul Hikmet-14.Cilt
 



Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuş-tur: "Mizan'ul Hikmet (hik-metin ölçüsü) benim, Ali de onun dilidir." (İhkak'ul Hak, 6/46)



Mizan'ul Hikmet-14.Cilt


Muhammed Muhammedi REYŞEHRİ

Çeviri Kadri ÇELİK

Tatbik Nuri DÖNMEZ 533. Konu

el-He-diyye
Hedi-yeArmağan

Bihar, 75/44, 38. Bölüm; el-Hediye
Bihar, 103/188, 3. Bölüm; el-Hediye
Kenz'ul-Ummal, 5/817, el-Hediye
Vesail'uş-Şia, 12/212, 88. Bölüm; İstihbab'ul-İhda

bak.
458. Konu, el-Kerem; el-Ayb, 3016. Bölüm; el-İd, 3006. Bölüm; el-Akl, 2816. Bölüm; el-Hadis, 13538. Bölüm

4006. Bölüm
Hediyenin Sevgideki Rolü

Kur'an :
"Ben onlara bir hediye göndereyim de, elçilerin ne ile döneceklerine bakayım" dedi."
21172. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Hediyeleşin ki birbi-rinizi sevesiniz ve birbirinize he-diye verin, zira hediyeleşmek kini giderir."
21173. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Birbirinizle hediyele-şin ki kalpleriniz birbirine karşı sevgiyle dolsun. Zira hediye kin-leri ortadan kaldırır."
21174. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Birbirinize hediye götürünüz. Zira hediye kötülük dilemeleri kalpten çıkarır, düşmanlık kinlerini ve nefreti yok eder."

21175. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Hediye vermek kinle-ri göğüslerden çıkarır."
21176. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Hediyeleşmek sevgi doğurur, kardeşliği korur, kinleri ortadan kaldırır. Birbirinizle he-diyeleşin ki birbirinizi sevesiniz."
21177. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer Müslüman kar-deşime kendisine fayda verecek bir hediyede bulunacak olursam bu benim nezdimde o hediyenin benzerini sadaka vermekten daha sevimlidir"

4007. Bölüm
Hükümet Yöneticileri-ne Hediye Vermenin Ha-ram Oluşu

21178. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İmama hediye ver-mek hıyanettir."
21179. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Valilere hediye ver-mek, bütünüyle haramdır."
21180. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Memurlara verilen hediye tümüyle haramdır."

21181. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim kardeşi için aracılık eder ve o da bu aracılığı sebebiyle kendisine bir hediye götürür, o da bu hediyeyi kabul ederse, şüphesiz faiz kapıların-dan büyük bir kapıya girmiş olurlar."
21182. Ebu Hamid es-Saidi şöyle diyor: "Peygamber (s.a.a) Ben-i Esed kabilesinden İbn-i Utbiyye adlı birini zekat toplamakla gö-revlendirdi.

O zekat mallarını getirince şöyle arzetti: "Bu sizin içindir, bu da bana hediye
edil-miştir."Allah Resulü (s.a.a) min-bere çıktı… Allah'a hamdu sena ettikten sonra şöyle buyurdu: "Ne olmuş da memur gönderi-yorum geri geldiğinde şöyle di-yor: "Bu sana aittir, bu da bana! Neden anne babasının evinde oturduğu takdirde kendisine he-diye getirilip getirilmediğine bakmıyor. Canım elimde olana yemin olsun ki o memur aldığını kıyamet gününde her ne kadar güçlü bir deve böğüren bir inek veya meleyen bir koyun da olsa sırtında taşıyacaktır."

21183. İmam Ali (a.s) zulümden beri olduğunu belirterek şöyle buyur-muştur: "Bundan daha da ilginç bir şey oldu: Bir gece yarısı, birisi (Eşas b. Kays el-Kindi ki dinden döndüğü, sonradan Harici oldu-ğu rivayet edilir) kapımızı çalarak kapalı bir kab içinde helva getirdi. O helvadan tiksindim. Adeta yılan kusmuğu veya zehiriydi.

"Bu hediye midir, yoksa zekat veya sadaka mıdır?" diye sordum. "Eğer sadaka veya zekat ise bu biz Ehl-i Beyt'e haram kılınmıştır"dedim. "Bu ne zekattır ve ne de sadakadır; bu bir hediyedir" dedi. "Anan, ağlasın sana! Allah'ın diniyle gelip beni tuzağa mı düşüreceksin? Aklını mı kay-bettin, şeytan mı çarptı, yoksa sayıklıyor musun!" dedim. "Val-lahi, karıncanın ağzındaki arpa-nın kabuğunu alarak Allah'a is-yan etmem için bana yedi iklim ve göklerin altında-kiler verilse gene de kabul etmem."

21184. İmam Ali (a.s), Şam'a gi-derken kendisini görmeye gelen kendi-leriyle birlikte birkaç tatar atı getiren ve yanısıra yaya olarak koşan Enbar çiftçilerine şöyle buyurmuştur: "Bu beraberinizde getirdiğiniz atlar niçindir ve yaptığınız bu işten maksadınız nedir?" Onlar şöyle arzettiler: "Bu bizim emirlerimi-ze saygı ve ihtiram olarak yaptı-ğımız resmi bir iştir. Bu atları da size hediye için getirdik. Müslü-manlar için de yiyecek temin ettik, hayvanlarınız için de bol miktarda ot getirdik."İmam şöyle buyurdu: "Bunun saygı ve ih-tiram olarak yaptığınız resmi bir iş olduğu sözünüze gelince bili-niz ki Allah'a yemin olsun ki bu davranışınızın emirlere hiç bir faydası yoktur. Sizde bu iş sebe-biyle can ve ruhunuzu sıkıntıya düşürmektesiniz. O halde artık bu işi tekrar etmeyin.

Ama atlara gelince, eğer isterseniz onları sizden kabul ederim ve vergile-rinizin yerine sayarım, onları siz-den alırım. Ama bizler için ha-zırladığınız yemeğe gelince, biz sizin malınızdan değerini öde-medikçe bir şey yemeyi hoş görmeyiz." Onlar şöyle arzetti-ler: "Ey Müminlerin Emiri! Biz ona kıymet koyarız, daha sonra da değerini sizden alırız."İmam şöyle buyurdu: "Bu taktirde siz-ler gerçek kıymetini söylemezsi-niz. O halde biz beraberimde olan azık ile yetiniriz.

"Onlar şöyle arzettiler: "Ey Müminlerin Emiri! Bizim araplar arasında dostlarımız ve tanıdıklarımız vardır. Acaba bizi onlara hediye vermekten veya onları bizim hediyelerimizi kabul etmekten sakındırıyor musun?" İmam şöyle buyurdu: "Bütün araplar, dostlarınızdır. Hiç bir müslüman sizin hediyenizi kabul etmemelidir. Eğer birisi sizden zorla alırsa bize haber verin."Onlar şöyle arzettiler: "Ey Müminlerin Emiri! Biz hediye ve ikramımızı kabul etmenizi istiyoruz."İmam şöyle buyurdu: "Eyvahlar olsun size! Biz sizden müstağni-yiz."Daha sonra onları terk etti ve yoluna devam etti."
Bak. Et-Tazim, 2753. Bölüm

21185. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir hükümdar, sorunlarını ve ihtiyaçlarını kendisine iletmeleri için halka imkan ve izin vermediği taktirde, kıyamet günü de Allah ihtiyaçlarını kendisine iletmesine izin vermez. Eğer bir hükümdar hediye kabul ederse o hıyanet etmiş olur. Eğer rüşvet alırsa, müşriktir."
21186. İmam Ali (a.s), Allah-u Teala'nın, "Çok haram mal yerler" ayeti hakkında şöyle buyurmuş-tur: "Bu kimseden maksat, kar-deşinin sorununu gideren ve ar-dından onun hediyesini kabul eden kimsedir."

21187. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ali! Bu kavim mallarıyla aldanacak, dinleriyle Rablerine minnet etmeye kalkı-şacak, rahmetini dileyecek, aza-bından emin olacak, haramını yalancı şüpheler ve gaflete düşü-rücü isteklerle helal kılacaklar. Böylece içkiye nebiz (şıra), rüş-vete hediye, faize alışveriş adını takarak helal sayacaklar."
bak. 188. Konu, er-Rüşvet

4008. Bölüm
Müşriğin Hediyesini Kabul Etmekten Sakın-mak

21188. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Biz hiç bir müşriğin hediyesini kabul etmeyiz."
21189. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Biz müşriklerin hedi-yesini kabul etmeyiz."
21190. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ben müşriklerin ih-sanını hoş görmem."
21191. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulü (s.a.a) müşriklerin hediyesini kabul-lenmekten sakındırdı. Maksadı Müslümanlara savaş açan müş-riklerin hediyeleriydi."

21192. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Mülaib'ul-Esinne (adındaki meşhur bir savaşçı) Al-lah Resulü (s.a.a) için bir hediye getirdi. Peygamber ona İslam'ı kabul etmeyi teklif etti, ama o müslüman olmaktan sakındı, Peygamber şöyle buyurdu: "Ben bir müşriklerin hediyesini kabul etmem."

21193. Resulullah (s.a.a), kendisine bir hediye getiren İyaz b. Himar'il-Mücaşi'i'ye şöyle buyurmuştur: "Müslüman oldun mu?" O, "ha-yır" dedi. Peygamber şöyle bu-yurdu: "Ben müşriğin bağışını kabullenmekten sakındırıldım."
21194. Resulullah (s.a.a), müslü-man olmadan önce kendisine bir at hediye etmek isteyen birine şöyle bu-yurmuştur: "Ben müşriklerin bağı-şını hoş görmem."

21195. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İyaz, cahiliye zama-nında önemli ve makam sahibi birisiydi. Ukaz ehli için hakimlik ediyordu. O Mekke'ye girdiği zaman, günahla kirlenmiş pis el-biselerini bedeninden çıkarıyor, Resulullah'ın (s.a.a) elbiselerini temiz olduğu için alıyor, giyini-yor ve Ka'beyi tavaf ediyor, tavafı bittiği zaman da Peygam-ber'e (s.a.a) geri veriyordu. Pey-gamber (s.a.a) güçlenince de İyaz kendisi için bir hediye getirdi ve Resulullah (s.a.a) onun hediyesi-nin kabulden sakındı ve şöyle buyurdu: "Ey İyaz! Eğer müs-lüman olsaydın, hediyeni kabul-lenirdim. Aziz ve celil olan Allah benim müşriklerin hediyesini kabulümü hoş görmez."Daha sonra İyaz İslam'ı kabul etti iyi ve gerçek bir müslüman oldu. Peygamber'e bir hediye takdim etti, Peygamber de onu kabul buyurdu."

21196. İbrahim Kerhi şöyle diyor: "İmam Sadık'a (a.s) şöyle sor-dum: "Bir şahıs, büyük bir bel-denin sahibidir, mehregan, veya nevruz bayramı olduğunda bü-yükleri ona bir takım hediyeler getiriyorlar, elbette onlar bu iş ile mükellef değillerdir, aksine bu işleriyle kendilerini ona yakınlaş-tırmak istiyorlar.

(bu hediyelerin hükmü nedir?)" İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu: "Onlar namaz kılan kimseler değiller midir?" Ben şöyle arzettim: "Evet." İmam şöyle buyurdu: "O halde hediyelerini kabullenmeli ve bu-na karşılık da onlara hediye ver-melidir. Zira Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer bir Müslüman bir koyunun paçasını dahi hediye getirse onu kabul ederim. Bu dinin bir parçasıdır. Eğer kafir ve münafık birisi, ba-na bir deve dolusu hediye getire-cek olursa, onu kabul etmem. Bu da dinin bir parçasıdır. Aziz ve celil olan Allah, benim için müşriklerin ve münafıkların ba-ğışlarını ve yiyeceklerini kabul etmeme rızayet göstermemiş-tir."

21197. Hekim b. Hizam şöyle di-yor: "Yemen'e yolculuk ettim, bir Zuyezen elbisesini aldım ve onu Resulullah (s.a.a) ile Kureyş ara-sındaki ilişkilerin bozulduğu bir dönemde kendisine hediye ettim. Peygamber şöyle buyurdu: "Ben hiç bir müşriğin hediyesini kabul etmem."Böylece onu redetti, ben o elbiseyi sattım, Peygamber onu aldı ve giydi."

4009. Bölüm
Hediye Kabul Etmeye Teşvik

21198. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bana her ne kadar bir ineğin veya koyunun paçası he-diye edilse de onu kabul ede-rim."
21199. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer bir inek veya koyun paçasını yemeye bile davet edilsem kabul ederim, eğer bana bir paça bile hediye edilse onu kabul ederim."
21200. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer bana bir paça bile hediye edilse onu kabule de-rim. Eğer bir kol bile yemeye davet edilsem kabul ederim."

21201. Ayşe şöyle diyor: "Pey-gamber hediyeyi kabul ediyor ve ona karşılık ödül veriyordu."
21202. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın kardeşine saygısı onun hediyesini kabul etmesi, nezdinde olan şeyleri ona hediye etmesi ve ona bir şey hediye etmek için kendisini zahmete düşürmemesidir."
21203. Resulullah (s.a.a) acıdığın-dan dolayı fakir bir kadının hediyesi-ni kabul etmeyen Aişe'ye şöyle bu-yurmuştur: "Neden onu kabul etmedin ve kendisini aşağıladığı-nı düşünmemesi için ona müte-kabilen hediyede bulunmadın? Ey Aişe mütevazi ol! Zira Allah tevazu sahiplerini sever ve mü-tekebbir kimselerden nefret eder."
bak. el-Kerem, 3478. Bölüm

4010. Bölüm
Hediye Çeşitleri

21204. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Hediye üç çeşittir: Telafi eden hediye, rüşvet ve dalkavukluk hediyesi ve aziz ve celil olan Allah için hediye."
21205. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hediye üç çeşittir: Telafi etme hediyesi, rüşvet ve dalkavukluk hediyesi ve aziz ve celil olan Allah için hediye."

4011. Bölüm
En İyi Hediye

21206. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "En iyi hediye veya en iyi bağış kulun işittiği daha sonra öğrendiği daha sonra da başkala-rına öğrettiği hikmetli sözdür."
21207. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Müslümanın kardeşi-ne verdiği en iyi hediye, Allah'ın kendisiyle hidayetini artırdığı ve onu helak olmaktan kurtardığı hikmet dolu sözdür."

21208. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Müslümanın kardeşine verdiği en iyi hediye, Allah-u Teala'nın kendisiyle hidayetini arttırdığı veya helak ve yok ol-maktan koruduğu hikmet dolu sözdür."
21209. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İşittiğin hikmet dolu söz, ne de güzel bir bağış ve ne-de güzel bir hediyedir!"
21210. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Öğüt ne de güzel bir hediyedir."
21211. Cebrail (a.s) Peygamber'e (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Al-lah'ın Resulü! Allah Tebareke ve Teala beni daha önce hiç kimseye vermediği bir hediyeyle sana doğru göndermiştir."Resulullah şöyle buyurdu: "Ben şöyle de-dim: "O nedir?" Cebrail şöyle buyurdu: "Sabır ve ondan daha iyisi."Ben şöyle dedim: "O diğeri nedir?"

Cebrail şöyle buyurdu: "Mutluluk ve ondan daha iyisi." Ben şöyle dedim: "O diğeri ne-dir?" Cebrail şöyle buyurdu: "Zühd ve ondan daha iyisi."Ben şöyle dedim: "O nedir?" Cebrail şöyle buyurdu: "İhlas ve ondan daha iyisi" Ben, "O nedir?" diye sordum. Cebrail, "yakin ve on-dan daha iyisi" diye buyurdu. Ben, "O nedir?" diye sordum. Cebrail, "Basamakları aziz ve ce-lil olan Allah'a tevekkül etmek-tir."diye buyurdu. Ben, "Aziz ve celil olan Allah'a tevekkül ne-dir?" diye sordum. Cebrail şöyle buyurdu: "Yaratığın ne zarar ve-rebildiğini, ne fayda verebildiği-ni, ne bir şey verebildiğini, ne bir şeyi engelleyebildiğini, bilmek ve insanlardan ümidini kesmek-tir…"
bak. el-ayb, 3016. Bölüm

4012. Bölüm
Bağışı Geri Almak

21212. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bağışladığı şeyi geri alan kimse kustuğunu yutan kimse gibidir."
21213. Resulullah (s.a.a) Müslü-man savaşçılarından birine Allah yo-lunda cihat etmesi için at bağışlayan ve sonra da onu ucuz bir fiyata sata-cağı düşüncesiyle ondan geri almak isteyen Ömer b. Hattab'a şöyle buyur-muştur: "Onu alma, verdiğin sa-dakanın bir dirhemini bile sana verecek olsa dahi geri alma. Zira sadakasını geri alan kimse, kus-tuğunu yiyen kimse gibidir."

21214. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim sadaka verir de o sadaka kendisine geri çevi-rilirse, onu ne satsın, ne de ken-disi istifade etsin. Çünkü o mal ortağı olmayan bir mal olacak kadar verilmiş şeylerdendir. Zira o sadaka hakikatte azad edilmiş bir köle gibidir. Onu azad ettik-ten sonra artık onu alması, onu köle edinmesi ve onu geri çe-virmesi doğru değildir."
21215. İmam Sadık (a.s) fakire vermek için kapının önüne çıktığında fakirin gittiğini gören kimse hakkın-da şöyle buyurmuştur: "Onu başka bir fakire vermeli ve (o malı) malına geri çevirmemelidir.""
bak. Vesail'uş Şia, 13/337-341, 5-9. Bölümler

4013. Bölüm
Hediye Vermenin Adabı

21216. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Seni ziyaret etmeyen kimseyi ziyaret et ve sana hediye vermeyen kismeye hediye ver."
bak. el-İhsan, 866. Bölüm, el-Hayr, 1170. Bölüm; el-Hulk, 1102. Bölüm; en-Nübüvvet, 3831. Bölüm; el-Mukafat, 3505. Bölüm; er-Rahim, 1466. Bölüm; el-İnsaf, 3876. Bölüm

4014. Bölüm
Mübarek Mekanlara Hediye Vermek

21217. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer iki akan nehir altın ve gümüşüm de olsa Ka'be'ye en küçük bir şey hediye etmem. Çünkü bu hacılara nasip olmaktadır, fakirlere değil."
21218. Yasin şöyle diyor: "İmam Bakır'ın (a.s) şöyle buyurduğunu işittim: "Bir grup Mısır'dan gel-diler, bu esnada onlardan biri vefat etti, ama ölmeden önce bir şahsa malından bin dirhemi Ka'be'ye takdim etmesini vasiyet etti. O şahıs Mekke'ye girdiğinde o parayı kime vereceği hakkında araştırmada bulundu. Ona Beni Şeybe'yi tanıttılar. O şahıs Beni Şeybe'nin yanına gitti, konuyu ona söyledi, beni Şeybe şöyle dedi:

"Sen görevini yerine getirdin, dirhemleri bize ver."O şahıs kalktı, insanlardan soruşturdu, ona Ebu Cafer Muhammed b. Ali'yi (a.s) gösterdiler."İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdu: "O şahıs yanıma geldi, o dirhemlerin teklifini bana sordu. Ben de ona şöyle dedim: "Ka'be'nin böyle şeylere ihtiyacı yoktur. Bu evi zi-yarete gelen ve yolda kalan veya harçlığı biten veya devesini kay-beden veya ailesinin yanına dö-necek bir şeyi olmayan kimseyi bul.

O dirhemleri sana bu zikret-tiğim kimselere ver."O şahıs Ebu Şeybe'nin yanına geri dön-dü. Ebu Cafer'in (a.s) sözünü onlara bildirdi. Beni Şeybe şöyle dedi: "O şahıs sapık ve bid'at ehlidir, bilgisi yoktur. Onun söz-lerine kulak vermemek gerekir. Bu evin ve falan falan şeylerin hakkı için sana ant içiriyoruz ki bu sözlerimizi ona bildir.

"O şahıs şöyle diyor: "Ebu Cafer'in (a.s) yanına döndüm ve şöyle dedim: "Ben Beni Şeybe'yi görmeye gittim, sizin sözlerinizi onlara ilettim. Ama sizin şöyle şöy-le olduğunuzu, birşey bilmediği-nizi söyledi. Sonra da bana Allah'a ant içirerek söyledikleri şey-leri sizlere ulaştırmamı isted."

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdu: "Ben de sana onların ant içirdiği şeye ant içiriyorum ki onların yanına gidip şöyle de: "Ben şu kadar biliyorum ki eğer müslü-manların işinden bir işin idareci-liğini üstlenecek olursam, onların (Beni Şeybe'nin) ellerini keserim, Ka'be'nin perdelerine asarım, kendilerini bir platformun üstüne çıkarırım. Sonra da bir münadiye söyle nida etmesini emrederim: "Bilin ki bunlar, Al-lah'ın (malının) hırsızlarıdır, on-ları tanıyınız."
bak. el-Bihar, 99/66. Bölüm; 6. Bölüm, İlel'uş Şerai, 408, 147. Bö-lüm

534. Konu el-Herem İhtiyar-lık

bak.
255. Konu, eş-Şibab; 283. Ko-nu, eş-Şeyb

4015. Bölüm
İhtiyarlık

21219. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanoğlu düz dur-muştur. Doksan dokuz ölüm se-bebi yanına dizilmiştir. Bu ölüm sebepleri ona isabet etmediği taktirde yaşlılık çağına ulaşır."
21220. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Uzun hayatın ürünü hastalık ve yaşlılıktır."

21221. İmam Ali (a.s), nimetlerin çeşitlerini hatırlama konusunda şöyle buyurmuştur: "Sizlere müddetini gizlediği ömürler tayin ve takdir etmiştir. Sizden önce gelip ge-çenlerin yaşayıp ömür sürdükleri alanlarda, ölüm kemendi boğaz-larına atılıp yok edilmeden önce mühlet bulup yaşadıkları mekan-larda sizler için ibretler bırakmıştır.

Ölüm onları muratlarına erişmeden sürüp götürdü. Ecel-leri dağıtıp perişan etti. Onlar bedenleri sağ salimken, gençlik fırsatı ellerindeyken ibret alma-mışlardı. Acaba gençliklerinin en güzel çağlarını yaşayanlar ihtiyar-lıklarının düşkünlüğünü; afiyet içinde yaşayanlar hastalık zama-nını mı beklerler?"

21222. İmam Ali (a.s), cennetin sı-fatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Orada birbirinden üstün dere-celer, birbirinden ayrı, durulacak menziller vardır. Ne nimetleri biter tükenir, ne de halkı başka yere göçer. Orada ebedi kalan yaşlanmaz."

4016. Bölüm
Yaşlılık Zamanında Gençleşen Şey

21223. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsan yaşlandığı hal-de onda iki şey gençleşir: İhtiras ve arzu."
21224. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanoğlu yaşlandık-ça onda iki şey gençleşir: Mal servet ihtirası ve yaşama hırsı."
bak. Eş-Şeyb, 2145. Bölüm; 9920. Hadis

4017. Bölüm
Yaşlılığa Sebep Olan Şeyler

21225. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hüzün yaşlılığın yarı-sıdır."
21226. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hüzün iki yaşlılıktan biridir."
21227. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hüzün bedeni eritir."

21228. İmam Ali (a.s), Şıkşıkiye hutbesinde şöyle buyurmuştur: "Baş-ladım düşünmeye; kesilmiş elim-le atağa mı geçeyim, yoksa kap-karanlık körlüğe sabır mı ede-yim? Öyle bir karanlık ve körlük ki bu, büyüğü tamamıyla yıpratır, küçüğü tümüyle ihtiyarlatır, mümin kimse de Rabbine ula-şıncaya dek bu karanlık körlükte zahmetten zahmete düşer."

21229. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah da onlara elçiler gönderdi ve insanlardan fıtri sözlerini tutmalarını istemek, üstlerinde yüksekçe bir tavan, altlarında serilmiş bir döşek ihya eden bir rızık, öldüren zaman ve ihtiyarlatan zorluklar. Bu kudret ayetlerindendir."

21230. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dört şey erken yaşlılığa sebep olur: "Kurutulmuş et yemek, nemli yere oturmak, merdivenlerden yukarı çıkmak ve yaşlı kadınlarla cimada bu-lunmak."
bak. 110. Konu, el-Huzn

535. Ko-nu

el-Helak
Helak-Yok Ol-mak

Bihar, 70/5, 41. Bölüm; el-Münciyyat ve'l-Muhlikat

bak.
425. Konu, el-Felah; 508. Ko-nu, en-Necat; 314. Konu, ez-Zalalet

4018. Bölüm
Helak Olma Sebepleri (1)
Kur'an :
"Rabbin kasabaların hal-kına, onlara ayetlerimizi oku-yacak bir peygamber gön-dermedikçe onları yok etmiş değildir. Zaten biz yalnız, halkı zalim olan kasabaları yok etmişizdir."

"Onlardan önce nice nesil-leri yok ettiğimizi görmediler mi? Onları, sizi yerleştirme-diğimiz bir şekilde yeryüzüne yerleştirmiş, gökten bol yağ-mur yağdırmış, altlarından ırmaklar akıtmıştık. Fakat onları günahlarından ötürü yok ettik ve artlarından başka bir nesil yetiştirdik."

"Sonra biz onlara verdiği-miz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri ise yok ettik."
bak. Yunus, 13. Hac, 45, Enfal, 54, Kehf, 59, Şuara, 139, Duhan, 37, İbrahim, 13
21231. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Helak edici şeyler şunlardır: İtaat edilen cimrilik, tabi olunan heva ve heves ve in-sanın kendisini beğenmesi."
21232. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç şey helak edicidir: Kadınlara itaat etmek, gazaba boyun etmek ve şehvete tabi olmak."

21233. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hak kılıfı giydirilmiş bidatler Allah'ın koruduğu kim-seden başkasını helak edicidir."
21234. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hasadet, yalan ve kini terk et. Bu üçü dini lekeler ve insanı helak olmaya sürükler."
21235. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İki şey helak edicidir: Kendi görüşün esasınca insanla-ra fetva vermen veya bilmeden bir şeye tabi olman."

21236. İmam Sadık (a.s) Abdur-rahmam Haccac'a şöyle buyurmuştur: "Şu iki işten sakın. Şüphesiz he-lak olan bu iki işle helak olmuş-tur: Kendi görüşünle insanlara fetva vermekten veya bilmeden bir şeye tabi olmaktan.
21237. İmam Sadık (a.s) Mufazzal b. Yeviz'e şöyle buyurmuştur: "Seni iki işten sakındırıyorum ki insan-lar bu iki şey sebebiyle helak ol-muşlardır: Batıl yere (sözde) Al-lah'a itaat etmenden ve bilmeye-rek halka fetva vermendir."

21238. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Gerçekten de dirhem ve dinar sizden öncekileri helak etmiştir ve bu ikisi sizleri de he-lak edecektir."
21239. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanlar farklı olduk-ları müddetçe hayır üzeredirler ve eşit olduklarında ise helak olmuşlardır."
21240. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bedenin hizmeti mutluluk, istek ve mal hususun-da istediklerini ona vermendir ve bu da ruhun helak olma sebebi-dir."

21241. İmam Hasan (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların helak olması üç şeydedir: Tekebbür, hırs ve haset. Zira tekebbür dinin yok olmasına sebep olur ve bu haslet sebebiyle iblis lanetlenmiştir. Hırs ise ruhun rüşmanıdır ve bu haslet sebebiyle Adem cennetten kovulmuştur.

Haset etmek de kötülüğe kılavuzluk eder ve bu sebeple Kabil Habil'i öldürmüştür."
21242. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah altı grubu altı haslet sebebiyle helak eder: Yö-neticileri zulümleri sebebiyle, Arapları taassupları sebebiyle, çiftçileri kibir sebebiyle, tacirleri hıyanet sebebiyle, köylüleri ceha-let sebebiyle ve fakihleri de he-sadet sebebiyle."

21243. İmam Sadık (a.s), Abdul-lah b. Cündeb'e yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Ey İbn-i Cün-deb! Ameline güvenen kimse he-lak olur, günahlar hususunda korkusuz olup Allah'ın rahmeti-ni ümit eden kimse ise kurtuluşa ermez."O, (Abdullah b. Cündeb şöyle diyor: "Ben şöyle arzettim: "O halde kim kurtuluşa erer.

İmam Sadık şöyle buyurmuştur: "Korku ve ümit arasında yaşa-yanlar kurtuluşa erer. Bunların kalpleri cennet şevki ve azap korkusuyla adeta bir kuşun pen-çesinde gibidir."
21244. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah hak-kında konuşursa helak olur. Herkim riyaset düşkünü olursa helak olur ve kendini beğenmeye düçar olursa helak olur."

21245. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah ancak fakir kardeşlerinin haklarına itina et-meyen ümmete azap etmiştir."
21246. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ümmetimin helak olması üç şeydedir: Asabiyette, kabile bağnazlığı (milliyetçilik), kaderiye mezhebi (ne tabi olma-da) ve muteber olmayan temelsiz rivayetlerde."
21247. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sanıyorum Ebu Ubeyde'nin Bahreyn'den bir şey getirdiğini işitmişsiniz. Müjdeler olsun size ve sizi bekleyen mutlu geleceğe! Ümitli olun.

Zira Al-lah'a yemin olsun ki ben sizin hakkınızda fakirlikten korkmu-yorum. Benim sizler hakkındaki korkum dünyanın sizden önceki-lerin yüzüne açıldığı gibi sizin yüzünüze de açılması ve onlar gibi dünya hakkında birbirinizle yarışmanız ve neticedede dünya-nın sizi onlar gibi helaka sürük-lemesidir."
21248. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bu ümmet başlangıçta züht ve yakin sebebiyle düzel-di. Sonunda ise cimrilik ve arzu sebebiyle helak olacaktır."

21249. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Acizlik helak olmaya sebep olur."
21250. İmam Kazım (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üç şey helak edicidir: Ahdi bozmak, sünneti terk et-mek ve cemaatten ayrılmak."
21251. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tamah bineğiyle yola çıkmaktan sakın! Çünkü o, seni süratle helak suyunun başına gö-türür."
21252. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizden öncekiler, an-cak uzun-uzak emellere kapılma-ları, ecellerinden gafil olmaları yüzünden helak oldular."
21253. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizden önce helak olanlar gerçekte günahlara düş-tükleri halde alimleri kendilerini sakındırmadıkları için helak ol-muşlardır."

21254. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizden öncekiler he-lak oldular. Onlar rüşvet vererek elde etmek için insanları hakla-rından mahrum kıldılar. İnsanla-rı batıl yola sürüklediler, onlar da peşleri sıra gittiler."

21255. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz bilirsiniz, namuslar, kanlar, ganimetler ve hükümler hususunda velayet sa-hibi olanların ve Müslümanlara önderlik edenlerin cimri olması doğru değildir...

Sünneti terk eden de olmamalıdırlar; aksi tak-tirde ümmeti helake sürükler-ler."(Bunların hiç birisi Müslü-manların önderi ve lideri olmaya layık değildir. )"
21256. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Nebinizin Ehl-i Beyt'ine bakın, yollarına uyun, izlerini takip edin. Sizi asla doğru yoldan çıkarmazlar, sapıklığa itmezler. Durduklarında durun, hareket ettiklerinde hareket edin. Onlardan öne geçmeyin ki dala-lete düşersiniz ve onlardan geri kalmayın ki helak olursunuz."

21257. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kılavuzun sapık olu-şu yolu arayan kimsenin helak oluş sebebidir."
21258. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En helak edici şey sapıklığın devam etmesidir."
21259. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Birisinin, "Bütün in-sanlar helak olmuştur" diye söy-lediğini işittiğinizde (bilinki), kendisi herkesten daha çok helak olmuştur."
bak. el-: Ucub, 2516. Bölüm; er-Riase, 1394. Bölüm; er-Rahmet, 1457. Bölüm; el-Mal, 3753. Bölüm

4019. Bölüm
Helak Olma Sebepleri (2)

Kur'an :
"De ki: "Allah'ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalimlerden başkası mı yok olur, bana bildirin?"
"Peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret; küfredenler için acele etme; onlar, kendi-lerine söz verileni gördükleri gün dünyada sadece gündü-zün bir müddeti eğlendikleri-ni sanırlar. Bu bir bildiridir; yoldan çıkmış olanlardan başkası mı yok edilir?"

21260. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendi ölçüsünü bilmeyen kimse helak olmuştur."
21261. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendi işini düzenlemeyen kimse helak olmuştur."
21262. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Heva ve hevesin saptırdığı ve şeytanın körlük yoluna süreklediği kimse helak olmuş-tur."

21263. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendinden razı olan ve nefsinin kandırıcı vesveseleri-ne itimat eden kimse helak ol-muştur."
21264. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yakıni şekke, hakkı batıla ve ahireti dünyaya değişen kimse helak olmuştur."
21265. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Dünyaya güvenen dinini dünyaya mehir kılan ve neticede de dünyanın döndüğü her yere kendisi de dönen kimse helak olmuşur. O dünyayı kendisine hedef ve mabud edinmiştir."
21266. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "(Haksız yere) iddia da bulunan kimse helak olmuştur ve yalan söyleyen kimse mutsuz olmuştur."

21267. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendisine kılavuzluk eden bir hekimi (hikmet sahibi) olmayan kimse helak olmuştur ve kendisini savunan bir ahmakı olmayan kimse horluğa düşer."
21268. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Kumeyl! Mal biriktirenler, diri oldukları halde helak olmuşlardır. Ama ulema, zaman (dünya) baki kaldıkça bakidirler."

21269. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kadrini ve değerini bilmeyen kimse helak olur."
21270. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Benim yolumda iki grup helak olur: Aşırı giden dost ve kin besleyen düşman."
21271. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hakkın karşısında duran helak olur."
21272. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kendi başına buyruk hareket eden, helak olur."
21273. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Herkim dünya ve ahiretinin yok olmasına boyun eğerse, dünya ve ahirette helak olur."

21274. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Toprak imar olma-dan vergi isteyen kimse ülkeyi harap ve halkı helak eder. Böyle-sinin işi, pek az devam eder."
21275. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sabrın kurtaramadığı kimseyi, sabırsızlık helak eder."
21276. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bu yüzden, kim kendisini başkalarıyla oyalarsa ka-ranlıklarda şaşkın şaşkın dolaşır, belalar içerisinde kaybolur gider."
21277. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın azametini aklınla ölçmeye kalkışma, sonra helak olanlardan olursun."
21278. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Peygamberi emri yürürlükte olan, konuşan bir kitapla yol gösterici olarak gönderdi. O, ancak helak olacak kimseyi helak eder."

21279. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Sizleri öyle bir açık yola koydum ki onda sadece he-lak ehli olanlar helak olurlar."
21280. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Size yönelen fitne ateşine dalmayın, yollarından uzaklaşın, ona varacak yola gir-mekten sakının."

4020. Bölüm
Kendini Yok Etmeye AtmanınHaram Oluşu

Kur'an:
"Allah yolunda infak edin. Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İhsan edin zira Allah ihsan edenleri şüp-hesiz sever.
21281. İmam Rıza (a.s), kendisini veli ahtlığını kabul etmeye zorladığın-da, "Seni sürekli bana karşı hoşlan-madığım tavırlar sergiliyor, kendini benim gazabımdan güvende biliyorsun. Allah'a yemin olsun ki eğer veli ahtlığı kabul etmezsen, seni kabul etmeye zorlarım. Eğer yine kabul et-mezsen boynunu vururum" diyen Memun'a şöyle buyurdu: "Aziz ve celil olan Allah beni kendi elimle helak etmekten sakındırmıştır. Böyle olduğuna göre artık bana istediğin şeyi yap ve ben hiçkim-seyi azledip tayin etmemek şar-tıyla veli ahtlığı kabul ediyo-rum."

21282. İmam Rıza (a.s), kendisine, "Neden dünya hakkında züht izha-rında bulunduğun halde veliahtlığı kabul ettin?" diye soran İbn-i Selt'e şöyle buyurmuştur: "Allah da bili-yor ki ben de bu işi hoş görmü-yorum. Ama veliahtlığı kabul etmek ile öldürülmek arasında serbest bırakıldığım için onu ka-bul etmeyi öldürülmeye tercih ettim..."

21283. İmam Rıza (a.s), veliahtlığı kabul ettiği zaman şöyle buyurmuş-tur: "Allah'ım! Sen beni, kendi elimle kendimi ölüme atmaktan nehy etmişsin. O, beni zorlamış ve mecbur etmiştir. Eğer onun veliahtlığını kabul etmezsem Abdullah Memun tarafından ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalacağım. Yusuf ve Danyal'ın mecbur olarak zamanlarındaki tağutların hükümetine girmek zorunda kalmaları gibi, ben de bu işi kabullenmeye mecbur edildim."

21284. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer bir kimse varını, yoğunu Allah'ın yollarından bir yolda infak ederse doğru bir iş yapmamıştır. Allah-u Teala da şöyle buyurmamış mıdır: "Ken-di ellerinizle kendinizi tehli-keye atmayın ve iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik sahiple-rini sever" Yani orta yolu tuttu-ranları"

21285. Eslem Ebu İmran şöyle di-yor: "Biz Kostantiniye'de iken Mısır ordusunun komutanı Ukbe b. Amir, Şam ordusunun komutanı ise Fezale b. Ubeyd idi. Rum ordusundan büyük bir saf dışarı çıktı ve biz de onlar karşısında sıraya dizildik. Bu es-nada Müslüman askerlerden biri Rum askerlerine saldırdı, kendi-sini onların kalbine attı. Müslü-manlar feryat ederek şöyle dedi-ler: "Sübhanallah! Kendi eliyle kendini helak etti."Resulullah'ın sahabisi olan Ebu Eyyub ayağa kalkıp şöyle dedi: "Ey insanlar! Sizler bu ayeti nasıl da tevil edi-yorsunuz.

Oysa bu ayet biz En-sar cemaati hakkında nazil ol-muştur. Zira Allah dinine güç verip dostlarını çoğaltınca biz-den bir grubu Resululullah'tan (s.a.a) gizlice diğer bir grubuna şöyle dedi: "Mal ve mülkümüz ortadan gitti, oysa Allah İslam'a kudret verdi ve dostlarını arttır-dı. O halde mal ve mülkümüze yönelmek ve kaybettiğimiz şeyle-ri telafi etmek daha iyidir."Bu esnada Allah dediklerimize ce-vap olarak bu ayeti Peygamberine nazil buyurdu: "Allah yo-lunda infak ediniz, kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayınız."Böylece helak ol-maktan maksat, mala yönelmek, mülkünü bayındır kılmak ve sa-vaşı terk etmemizdi."

21286. İmam Ali (a.s), oğlu Ha-san'a (a.s) yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Şunu bil ki... Sen, korkan kimse-nin kurtulamayacağı ölümün avı-sın... Seni helak etmesinden kork; günah bir işle uğraşıp tevbe ederim ümidinde iken ölümün tevbe ile arana girmesinden ve kendini böylece helak etmekten sakın."

536. Konu
el-Him-met
Himmet-Gayret
bak.
ed-Dua, 1199. Bölüm; ed-Dünya, 1243. Bölüm
4020. Bölüm
Himmeti Yüce Olmak

21287. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmetlerin en iyisi, en yüce olanıdır."
21288. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hiç bir şerafet ve övünç yüce himmet gibi değildir."
21289. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hasletlerin en güzeli, himmetlerin yüceliğidir."
21290. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şerafet himmetlerin yüceliği iledir, çürümüş kemiklerle değil."

21291. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim himmetle merdivenlerden yukarı çıkarsa milletler onu yüce tutar."
21292. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Bizleri ruhlarını yüceliğe doğru hızlandırdığın ve himmetlerini insanlar arasında izzet aramaktan alıkoyduğun kimselerden kalpleri nimet bahçelerine ininceye kadar sürekli şaşkınlık içinde uçup du-ran kimselerden kıl."


21293. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bir şeyi talep eder-ken, yüce himmetli ol."
21294. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah-u Teala yüce ve şerafetli şeyleri sever, aşağılık ve hor şeylerden hoşlanmaz."
21295. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah rahmet etsin, Ebu Zer aziz ve celil olan Al-lah'ın korkusundan o kadar ağ-ladı ki göz hastalığına düçar ol-du. Ona şöyle denildi: "Ey Ebu-zer! Kendin için, Allah'ın gözlerine şifa vermesi için dua etmen iyi olur."Ebu Zer şöyle dedi: "Ben bu işi o kadar önemsemiyorum."Şöyle dediler: "Hangi şey seni bundan gafil kılmış-tır."O şöyle buyurdu: "İki büyük şey: cennet ve cehennem"

21296. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hal/durum açısından insanların en darı, şehveti çoğa-lan, himmeti büyüyen, masrafı artan ve geliri az olan kimse-dir."
21297. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kalbi hüzün ile dolan kimse himmeti yüce, mürüvveti çok ve malı az olan kimsedir."
21298. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmet hususunda orta yollu ol ki, senin sürçmeni takip eden kimseden güvende kalasın."

4022. Bölüm
Himmetin Şerafetteki Rolü

21299. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın değeri him-meti iledir, serveti ile değil."
21300. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın değeri himmeti miktarıncadır."
21301. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin himmeti yüce olursa değeri de yüce olur."
21302. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanı hiç bir şey himmeti kadar yüceltmez ve onu hiç bir şey şehveti kadar alçalt-maz."

4023. Bölüm
Önem Verilmesi Gere-ken Şey

21303. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmetini ahiretine özgü kıl, hüznünü nefsine ayır. Nice hüzünlü insan vardır ki hüznü onu ebedi sevince boğar. Nice hüzünlü kimse emeline ulaşır."
21304. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tüm gayretini ve himmetini mutsuzluk ve ceza yerinden kurtuluş ile bela ve azap makamından kurtuluşta ka-rar kıl."
21305. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmet ve çabanı ahiretine özgü kıl."
21306. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bütün gayretiyle dünyada yüce makamlara erişen mağrur kimse, ahiretten en kü-çük bir nasip elde eden kimse gibi değildir."

21307. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey insanlar! Mükellef olduğunuz ahireti bayındır kıl-maya yöneliniz... Himmetinizi Allah'a itaata yakınlaşmaya harcayınız."
21308. Allah-u Teala'nın Musa ile yaptığı münacaatta şöyle yer almıştır: "Nasıl olur da himmetin benim nezdimde olan şeye yönelik ol-maz. Oysa ki şüphesiz bana geri dönmektesin."
21309. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmetin ölümden sonraki alem için olsun."
21310. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin himmeti münezzeh olan Allah nezdindeki şeyler için olmazsa arzularına ulaşamaz."
bak. el-Ahiret, 32. Bölüm

4024. Bölüm
Himmetinin Doruğuna Ulaşan Kimse
Kur'an :
"Bizim uğrumuzda cihat edenleri elbette yollarımıza eriştireceğiz. Allah şüphesiz, iyi davrananlarla berâberdir."
21311. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin fikir gö-zünü geceler uyanık tutarsa himmetinin zirvesine ulaşır."
21312. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim tüm gücünü kullanırsa, isteğinin zirvesine ulaşır."
21313. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tüm himmeti ahiret için olan kimse hayırdan arzula-rının nihayetine erişmiştir."

4025. Bölüm
Himmetlerin En Yüce-si

21314. İmam Seccad (a.s) bir dua-sında şöyle buyurmuştur: "Allahım! Senden şahadetin en adil olanını, ibadetin en neşatlı olanını… ve himmetlerin en yüce olanını di-lerim."
21315. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s), hakeza bir duasında şöyle buyurmuş-tur: "Himmetim tümüyle sana yöneliktir ve rağbetim sadece sanadır, sen benim muradımsın, başkası değil. Uykusuzluğum ve gece (ibadet için) ayakta duru-şum senin içindir, senden başkası için değil."
21316. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Bana ruhani bir beden, semavi bir kalp, sana bağlanmış bir himmet ve muhabbetinde sadık bir yakin bağışla."

21317. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Ey arif-leri münacatının uzunluğuyla (veya güzel kokusuyla) menus kılan ve (kendisinden) korkanlara velayet ve dostluk elbisesini giydiren! Himmeti senden baş-kasına yönelen kimse ne zaman sevinebilir ve azmi ve iradesi senden başkasını dileyen kimse ne zaman rahatlığa erişebilir?!"
21318. İmam Zeyn'ül-Abidin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Arzu beni sana doğru sürdü! Ey ihti-yaçsız ve güçlü mabudum! Himmetim sana vakfoldu ve se-nin yanındaki şeylere rağbetim çoğaldı."

21319. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmetlerin en yü-cesi sözleşmelerine bağlı kal-maktır (veya başkalarının hak ve saygınlığını gözetmektir)."
21320. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmetlerin en gü-zeli ahde vefa göstermektir."

4026. Bölüm
Yüce Himmetli Olma-nın Sonuçları

21321. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hilim ve vakar himmetin yüceliğinden doğan ikizlerdir."
21322. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Yücelik, himmet yü-celiğinin neticesidir."
21323. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Himmetlerin en yü-cesi kereme en yakın olanıdır."
21324. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Güzel amel, yüce himmetten haber verir."

21325. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların elinde olan şeylerden sakınmak izzet ve himmet büyüklüğüdür."
21326. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanların elinde olanlardan ümidini kesme, izze-tini, yüce himmetle elde et."
21327. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Kanaata bağlılık himmetin yüceliğindendir."
21328. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İhsan etmek himme-tin yüceliğindendir."
21329. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Üzüntüler himmetler ve istekler miktarıncadır."

21330. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın hüzünleri himmeti miktarıncadır."
21331. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Hüzünler himmetler miktarıncadır."
21332. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "(Çirikinliklerden) utanç, himmet miktarıncadır."
21333. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin himmeti büyük olursa hüzün ve gamı da büyük olur."
21334. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Her kimin himmeti büyük olursa maksadı eşsiz olur."
21335. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "İnsanın cesareti himmeti miktarıncadır."