Mizan'ul Hikmet-11.Cilt
 



3528.Bölüm Allah'ın Veli Kullarının Suskunluğu


17932. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz Allah'ın velileri susarlar ve bu suskunlukları da Allah'ı zikretmektir, bakarlar ve bakışları ibrettir ve konuşurlar ve konuşmaları hikmettir."

17933. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Allah'ın, Allah korkusu-nun kalplerini kırdığı dillerini ko-nuşmaktan alıkoyduğu kulları vardır. Oysa onlar konuşan ko-nuşmacı ve akıllı kimselerdir. Temiz işlerle Allah'a doğru yarı-şırlar, Allah nezdinde ameli fazla görmezler ve az amellerinden hoşnut olmazlar."
bak. en-Nazar, 3883. Bölüm; el-Hayr, 1157. Bölüm; 5325. Bölüm


3529. Bölüm
En İyi Söz

17934. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "En iyi söz kulakların işitmekten usanmadığı ve düşün-celeri sıkıntıya sokmayan söz-dür."
17935. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "En iyi söz güzel düzeni-nin süslediği ve özel ve genel herkesin anladığı sözdür."
17936. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "En iyi söz bezdirmeyen ve az olmayan sözdür. "
17937. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "En iyi söz Allah'ın sözüdür."
bak. el-Kur'an; 3293. Bölüm

3530. Bölüm
Kapsamlı Söz (Lafzı Az Anlamı Çok Olan Söz)

17938. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ben kapsamlı kelime-ler ile gönderildim ve (Allah'ın kafirlerin kalbine attığı) korku ve dehşetle üstün geldim.)"
17939. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ben (Allah'ın kafirle-rin kalbine attığı) korku ve dehşet ile düşmana galip geldim ve bana kapsamlı söz verilmiştir."

17940. İmam Bakır'ın (a.s) babala-rından naklettiğine göre Allah Resulu (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benden önce hiçbir peygambere verilme-yen beş şey bana verilmiştir: Ben beyaz, zenci ve kızıldereliye (tüm insanlara) gönderildim. Yeryüzü bana secde yeri olarak karar kı-lınmıştır. Ben korku ve dehşetle galip geldim ve bana ganimetler helal kılınmıştır.

Oysa hiç kimse için -veya şöyle buyurdu: Benden önce hiçbir peygamber için helal kılınmamıştır- ve bana kapsamlı söz verilmiştir. Ata şöyle diyor: İmam Bakır (a.s) 'a şöyle sordum: "Kapsamlı söz nedir?" İmam şöyle buyurdu: "Kur'an."
17941. "Resulullah (s.a.a) kendisi-ne "Bana kapsamlı söz öğret diyen" bir bedeviye şöyle buyurdu: "Sana öf-kelenmemeni tavsiye ederim." O bedevi isteğini üç defa tekrarladı ve aynı cevabı işitti. Sonunda o şahıs kendine geldi ve şöyle dedi: "Bundan sonra artık sormayaca-ğım."

17942. Resulullah (s.a.a) kendisin-den kapsamlı söz öğretmesini isteyen Yezid Cu'fiye şöyle buyurmuştur: "Bildiğin şeyler hususunda Al-lah'tan kork."
bak. el-İslam, 1872. Bölüm; el-Hayr, 1157, 1158. Bölümler

3531. Bölüm
Güzel Konuşmanın Fa-zileti

Kur'an:
"…İnsanlarla güzel konu-şun, "
"Kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apa-çık düşmanıdır."
"Ey iman edenler! Allah'tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur."
"Onlar, boş söz işittikleri vakit ondan yüz çevirirler. Bi-zim işlediğimiz bize, sizin iş-lediğiniz sizedir. Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz" derler."

17943. Resulullah (s.a.a) kendisine, "İşlerin en üstünü hangisidir?" diye soran birine şöyle buyurmuştur: "Ye-mek yedirmek ve güzel konuş-mak."
17944. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Üç şey iyilik kapıların-dandır: "Nefsin cömertliği, güzel söz ve eziyetler karşısında sab-retmek."
17945. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz cennette iç-leri dışlarından ve dışları içlerin-den gözüken odalar vardır. Bu odalarda ümmetimden güzel ko-nuşan, insanlara yemek yediren, selamı yayan, oruç tutmaya de-vam eden ve insanlar gece uyur-larken namaz kılan kimseler oturmaktadırlar."

17946. İmam Bakır (a.s) aziz ve ce-lil olan Allah'ın "İnsanlarla güzel konuşun" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Sizler hakkında söy-lenmesini istediğiniz en iyi sözleri söyleyiniz."
17947. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Şialar! Bizim için süs sebebi olun utanç ve ar sebebi olmayın. İnsanlarla güzel ko-nuşun, dillerinizi koruyun, boş konuşmaktan ve çirkin sözler söylemekten alıkoyun."
17948. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'tan korkun ve insanları omuzlarınıza bindirme-yin. Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "İnsanlara güzel söz söyleyiniz."

17949. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel söz var-lığı artırır, rızkı çoğaltır, eceli er-teler, insanı Allah nezdinde se-vimli kılar ve (sahibini) cennete götürür."
17950. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Canım elinde olana andolsun ki insanlar güzel sözden daha sevimli bir infakta bu-lunmamışlardır."
17951. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Güzel söz söyleyiniz ki onunla tanınasınız, güzel amelde bulununuz ki ehlinden olası-nız."

17952. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Güzel söz söyleyiniz ki güzel cevap işitesiniz."
17953. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Cevabın çirkinliği sözün çirkinliğindendir."
17954. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Her kimin sözü güzel olursa zafer, karşısında yer alır."
17955. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Kendine, en küçük ve çirkin söz söyleme veya çirkin amelde bulunma iznini verme."
17956. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Dilini güzel konuşmaya alıştır ki kınanmadan güvende olasın."
17957. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Dilini yumuşak konuş-maya ve selam vermeye alıştır ki dostların çoğalsın ve kötülüğünü isteyenler azalsın."
17958. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Her kimin dili tatlı olursa kardeşleri çok olur."

3532. Bölüm
Söz Çeşitli

17959. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Sözün bir takım afetleri vardır."
17960. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Söz üç kısımdır: Fay-dalı, salim ve bitkin söz. Faydalı olan söz Allah'ı zikreden kimse-nin sözüdür. Salim söz ise Al-lah'ın sevdiği şeyi söyleyen kim-senin sözüdür. Bitkin söz ise in-sanları kınama ve alay ile meşgul olan kimsenin sözüdür."

17961. İmam Ali (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "En kötü söz bir bö-lümünün diğer bölümünü yalan-ladığı sözdür."
17962. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Lafızlar anlamların kalıp-larıdır."
17963. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Her yerin bir sözü var-dır."

17964. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Sözün için yer bulamaz-san konuşma."
17965. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Sözlerin değişmesi anla-yış sahibi kimseler içindir."
17966. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Hal dili söz dilinden da-ha çok doğru söyler."
17967. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Sözü hoşuna giden kim-se aklını batırmış olur."

467. Ko-nu

el-Kemal
Kemal

Bihar, 4/70, 40. Bölüm; ma bi kemal'ul-İnsan

bak.
el-İman, 267-270. Bölümler; el-Bela, 407. Bölüm

3533. Bölüm
Kemal

17968. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Akıllı kimse kemali talep eder, cahil insan ise mal talep eder."
17969. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsan, akıl ve suretten ibarettir. O halde her kimin aklı kendisinden uzaklaşır ve sureti kendisiyle birlikte olursa kamil değildir. Ruhsuz bir beden gibidir.

Her kim de bildik ve aşina bir akıl talep ederse usul ve detayları tanımalıdır. Zira insanlardan bir çoğu detayların peşinden koşmaktadır. Temel ilkeleri ise terk etmektedirler.

O halde her kim temelini ve aslını elde ederse detaylardan mustağni olur. Dinde işlerin temeli namazlara dayan-mak, büyük günahlardan uzak-laşmak ve bunların hepsinden önemlisi göz açıp kapanıncaya kadar dahi kendisinden mustağni olunmayan şeye bağlılıktır. Eğer ondan mahrum kalırsan helak olursun. Eğer onu anlayış ve iba-detle yerine getirirsen nasiplen-miş olursun."
bak. el-Feraiz, 3191. Bölüm

3534. Bölüm Kemalin Azlığını Bilmenin Önemi

17970. İmam Ali (a.s) kendisine is-nat edilen bir şiirinde şöyle buyurmuş-tur: "İnsanların en kamili kusuru-nu en iyi bilen kimsedir.
Şehvet ve ihtirasını en çok ezen kimsedir.
Esenliğini hiçbir değere sat-mayandır.
Küçük de olsa her acıyı kü-çümsemeyen kimsedir."
17971. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Sadece kamil insan ken-disini nakıs sayar."
17972. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsanın noksanlıklarının olduğunu bilmesi kemalinin ve fazilet çokluğunun nişa-nesidir."
17973. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Kemal dünyada kayıp-tır."

3535. Bölüm
Kamil Kadınlar

17974. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Erkeklerinizden bir çoğu kemale erişmiştir. Ama ka-dınlardan sadece dördü kemale erişmiştir. Firavın'un karısı, Asiye binti Müzahim, Meryem binti İmran ve Fatıma binti Muha-memd ."
17975. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Cennet kadınlarının en üstünü Hatice Bint-i Hüveylid, Fatıma Bint-i Muhamemd, Meryem Bint-i İmran ve Fira-vun'un karısı Asiye Bint-i Müza-him'dir."

3536. Bölüm
Kemale Erişme Sebepleri

17976. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Erkeğin kemali altı haslet iledir: İki küçük uzvu ve iki büyük uzvu ve iki heyeti ile. İki küçük uzvu kalbi ve dilidir. Eğer savaşırsa kalbi ile savaşır eğer konuşursa da diliyle konuşur. İki büyük uzvu ise aklı ve himmetidir. İki heyeti (dış görümü) ise malı ve güzelliğidir."
bak. el-İnsan, 318. Bölüm

17977. Resulullah (s.a.a) uzun boylu ve güzel endamlı Abbas'ı (İbn-i Abdulmuttalib) görünce tebessüm etti ve şöyle buyurdu: "Ey amca! Sen yakışıklısın." Abbas şöyle dedi: "Erkeğin yakışıklılığı ve güzelliği ne iledir?" Peygamber şöyle buyurdu: "Hak sözü doğru söylemekledir." Abbas, "Kemali ne iledir?" diye sorunca, Peygamber şöyle buyurdu: "Aziz ve celil olan Allah'tan korkmak ve güzel ahlak sahibi olmakla."
17978. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Gerçek kemal, dinde anlayış, zor belalar karşısında sa-bır ve geçimde ölçülü olmak-tır."

17979. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Kemal üç şeydedir: Mu-sibetler karşısında sabır, istek ve arzulardan sakınmak ve yardım isteyen kimseye yardım etmek-te."
17980. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Nefis, akıl ile kemale eri-şir ve nefis mücahade (nefis ile mücadele) ile ıslah olur."
17981. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsanın kemali aklıdır, değeri ise faziletidir."
17982. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsanın kemali aklıdır."

3537. Bölüm
Kamil İnsanın Özellik-leri

17983. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsanın iyilikleri kötülüklerinden çok olursa o kamildir. İyilikleri ve kötülükleri eşit olursa o kendini helak olmaktan korumuştur. Ve eğer kötülükleri iyiliklerinden daha fazla olursa o helak olmuştur."

17984. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Kamil insan ciddiliği şa-kasından üstün olan kimsedir."
17985. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsana yakışmayan şeyle-ri terketmesi kemalindendir."
17986. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Şu üç haslet kime ve-rilirse o insan kamildir: Akıl, gü-zellik ve güzel konuşmak"

17987. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Alim olmayan kimse-nin mutlu sayılması doğru değil-dir. Sevgisi olmayan kimsenin övünmüş sayılması doğru değildir ve çok sabırlı olmayan kimsenin kamil sayılması doğru değil-dir."
17988. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Haya elbisesini örtün, vefa zırhına bürün, kardeşini ko-ru ve kadınlarla az konuş ki yüce merteben kemale erişsin."
bak. el-Eh, 54. Bölüm

468. Ko-nu

el-Kiyaset
Akıllı-lık-Zekilik

bak.
el-İğtinam, 3108. Bölüm; el-Himmet, 4027. Bölüm; el-Gadr, 3037. Bölüm
3538. Bölüm
Akıllı ve Zeki Kimse

17989. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimse kendisini ta-nıyan ve amellerini halis kılan kimsedir."
17990. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimse, kökü aklı, mürüvveti ahlakı ve dini hasebi (soy güzelliği) olan kimsedir."

17991. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimse, bugünü dü-nünden daha iyi olan ve kınan-mayı kendisinden uzaklaştıran kimsedir."

17992. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimse, faziletlerini ihya eden ve şehvet ve nefsani is-teklerini söküp atarak ahlaki reza-letlerini öldüren kimsedir."
17993. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimse, kendisinden başkasından gafil olan ve nefsini çok sorguya çeken kimsedir."

17994. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimse, şehvetinin dizginlerini elinde bulunduran kimsedir."
17995. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimse haya elbise-sini giyen ve sabır zırhına bürü-nen kimsedir."
17996. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zeki kimse nefsini mahkum eden ve ölümden son-rası için çalışan kimsedir. Aciz kimse ise heva ve heveslerine uyan ve aziz ve celil olan Al-lah'tan arzuları ve yersiz beklenti-leri olan kimsedir."
17997. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki insanın dostu hak, düşmanı ise batıldır."

17998. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki insan şehvetini ön-leyen ve gazap anında hiddetini kontrol eden kimsedir."
17999. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimse gerçekte kö-tülük ettiğinde mağfiret dileyen ve günah işlediğinde pişman olan kimsedir."
18000. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Güzel namaz kılınız, ahiretiniz için çalışınız ve kendi-niz için biriktiriniz. Zira bazen insan dünya işlerinde uyanık olur ve bu yüzden de kendisine, "Fa-lan kimse ne de zekidir" denir ama hakikatte zeki insan ahiret işlerinde zeki olandır."
18001. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zekilik münezzeh olan Allah'tan sakınmak, haramlardan uzak durmak ve ahireti düzelt-mek iledir."
18002. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Müminlerin en şerafetlisi en zeki olanlarıdır."

3539. Bölüm
Uyanıklık

18003. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Uyanıklıkla salaklığa kar-şı savaşınız."
18004. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsan uyanıklığı iledir şekli ile değil."
18005. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Anlayış uyanıklık iledir."

18006. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Uyanıklık hidayete sebep olur."
18007. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Yakin de idrak etmede basiretli olmak, hikmeti incelikle-riyle kavramak, ibretlerden öğüt almak ve öncekilerin sünnetlerine uymak olmak üzere dört kısımdır. O halde idrak etmede basiretli olana, hikmet açıklanır; hikmeti açık olarak gören, ibreti tanır; ibreti tanıyan, öncekilerle yaşamış gibi olur."

3540. Bölüm
Zeki İnsanların Özel-likleri

18008. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zeki kimseler dünyayı düşman bilen, dünyanın debde-besine gözlerini yuman, kalpleriy-le dünyadan yüz çeviren ve ebedi yurda aşık olan kimselerdir."
18009. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Dünya zeki insanların boşadığı kadındır."
18010. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Allah itaati, acizlerin (za-yıf iradelilerin) kusur ettikleri bir zamanda zekilere ganimet kıl-dı."

18011. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Nice oruç tutan kimse-nin, oruçtan elde ettiği ancak aç-lık ve susuzluktur. Nice gece namazı kılan kimsenin gece na-mazından elde ettiği, ancak uy-kusuzluk ve yorgunluktur. Akıllı-ların uykusu ve iftarları ne güzel-dir!"

18012. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Çünkü, itaat için belirli alametler, aydınlık yollar, apaçık deliller ve arzu edilen bir sonuç vardır; zeki olanlar o yoldan gi-der, kötü kişilerse ona muhalefet ederler."
bak. el-İ'ğtinam, 3108. Bölüm

3531. Bölüm
İnsanların En Zekisi
18013. Resulullah (s.a.a) kendisine, "Müminlerin en zekisi kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "On-lardan en çok ölümü hatırlayan ve kendisini ölüme daha çok ha-zırlayan kimsedir."

18014. Resulullah (s.a.a) kendisine, "İnsanların en zekisi ve uzak görüşlü olanı kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Herkesten daha çok ölümü hazırlan ve herkesten daha çok kendisini ölüme hazırla-yandır. Onlar zeki kimselerdir. Onlar dünyanın şerafetine ve ahi-retin yüceliğine sahip olmuş kim-selerdir."

18015. İmam Ali (a.s) kendisine, "İnsanların en zekisi kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Hida-yet yolunu sapıklıktan ayırt eden ve hidayet ve kurtuluşuna yöne-len kimsedir."
18016. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsanların en zekisi dün-yayı kenara iten kimsedir."
18017. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Sizlerin en zeki olanınız günahlardan en çok kaçınanınız-dır."
18018. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsanların en üstünü en çok yumuşak davrananı ve insan-ların en zekisi hak yolunda sab-reden kimsedir."

3542. Bölüm
Zekilerin En Zekisi

18019. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zekilerin en zekisi dün-yayı düşman bilen, dünyaya olan arzu ve ümidini kesen, dünyaya olan ihtiras ve arzusunu yok eden kimsedir."
18020. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zekiliğin en zekisi takva sahibi olmaktır. Ahmaklığın en ahmaklığı da günah işle-mektir."

18021. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Zekiliğin en zekisi takva sahibi olmaktır."
18022. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Zekilerin en zekisi nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için amel eden kimsedir. Ahmakların en ahmağı ise kendi-sini nefsine tabi kılan ve (buna rağmen) Allah'tan arzuları bulu-nan kimsedir."

3543. Bölüm
İnsana Zekilik Olarak Yeten Şey

18023. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsana zekilik olarak ayıplarını tanıması yeter."
18024. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsana zekilik olarak nefsani isteklerine üstün gelmesi ve iradeli olması yeter."
18025. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsana zekilik olarak ayıplarından haberdar olması ve istekleri hususunda itidalli bu-lunması yeter."
18026. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsana zekilik olarak ih-tiyaçlarında ılımlı olması ve istek-lerinde itidal yolunu tutturması yeterlidir."
Lam Harfi

" el-Lu'm (Aşağılık)
" el-Libas (Elbise)
" el-Lecac (İnatçılık)
" el-Lihye (Sakal)
" el-Lisan (Dil)
" el-Len (Lanet)
" el-Leğv (Boş Şey)
" el-Lukata (Bulunmuş Eş-ya)
" el-Lika (Görüşmek)
" el-Lehv (Oyalanma)
" el-Livat (Homoseksüellik)
" el-Melamet (Kınamak)

469. Ko-nu

el-Lu'm
Aşağılık


bak.
458. konu, el-Kerem; el-Afv (1) , 2767. Bölüm

3544. Bölüm
Soysuzluk-Aşağılık

18027. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kötülüğün temelidir (başıdır. )"
18028. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kınanmaların toplamıdır."
18029. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık bütün faziletle-rin düşmanıdır ve bütün rezalet, kötülük ve alçakları toplayıcı-dır."

18030. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık çirkindir. O halde onu elbisen karar kılma."
18031. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık, mal sevgisini övgü ve sena lezzetine tercih et-mektir."
18032. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılığın nişanelerinden biri de kötü huylu olmaktır."

18033. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılığın nişanelerinden biri de söz ve anlaşmalara hıyanet etmektir."
18034. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılığın nişanelerinden biri de kötü komşuluk etmektir."
18035. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılığın en çirkini iyi-lerin arkasından kötü söz söyle-mektir."
18036. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Her kimin dünyaya ihti-ras ve dünyaya oranla cimriliği bir araya toplanırsa aşağılığın iki sütununa sarılmış olur."
18037. İmam Hasan (a.s) aşağılın ne olduğunu soran birisine şöyle bu-yurmuştur: "Az bağışlamak ve kö-tü söz söylemektir."
18038. İmam Hasan (a.s) aşağılığın anlamı hakkında şöyle buyurmuştur: "İnsanın canını koruyup eşini te-cavüz eden kimseye teslim etme-sidir."
bak. 3546. Bölüm 18053. Hadis

3545. Bölüm
Aşağılık Kimsenin Özellikleri

18039. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kimse ölçüsünü aşınca hali ve davranışları deği-şir."
18040. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kimse utanç zır-hına bürünür ve özgür kimselere eziyet eder."
18041. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kimsenin hayrı umulmaz, kötülüğünden güvende olunmaz ve zararından esende olunmaz."

18042. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık insanın utanma-sı olmaz."
18043. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık insan güç elde edince tecavüz eder (veya kötü söz söyler) ve söz verdiğinde sö-zünde durmaz."

18044. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık insan bağışla-yınca kin besler bağışlandığı za-man ise inkar eder( nankörlük eder) ."
18045. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık insanın ihsanda bulunması rezaletlerin en çirkini-dir."
18046. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kimsenin en iyi ihsanı eziyet etmemesi ve en çir-kin işi ise bağışını esirgemesi-dir."

18047. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Sakın aşağılık kimseye itimat etme. Zira aşağılık kimse kendisine itimat eden herkesi yalnız bırakır."
18048. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık insanın makamı her ne kadar yücelse insanlar onun gözünde o kadar alçalır, ama yüce insan bunun tam tersi-dir."
18049. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık insanın nişanesi kötü iş yapması, çirkin huya sahip olması ve kınanmış cimrilik has-letidir."

18050. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Selman-i Farisi (r. a) ve bir şahıs tartıştı. O şahıs Sel-man'a, "Sen kimsin, sen nesin?" dedi. Selman şöyle dedi: "Biz her ikimizde başlangıçta aşağılık bir nütfe idik ve her ikimiz de so-nunda kokuşmuş bir leşe dönü-şeceğiz. Kıyamet günü olduğunda ve amel terazisi kurulduğunda kimin tartısı ağır gelirse o yücedir ve kimin de amel tartısı hafif ge-lirse o aşağılıktır."
bak. 3547. Bölüm

3546. Bölüm
İnsanların En Aşağılık Olanı

18051. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnsanların en aşağılık olanı gıybet eden kimsedir."
18052. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "En aşağılık ahlak kin beslemektir."
18053. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "En büyük aşağılıklardan biri de insanın kendisini koruma-sı ama eşini saldırgana teslim et-mesidir."

3547. Bölüm
Aşağılık Kimseler

18054. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kimselerin be-denleri daha sabırlıdır, yüce in-sanların ise ruhları daha sabırlı-dır."
18055. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık ve cahil insanla-rın adeti yüce insanlara ve özgür kimselere eziyet etmektir."
18056. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kimselerin önünde yüzsuyunu dökmek en büyük ölümdür."
18057. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık kimselerden rı-zık talep eden kimse mahrum kalmaktan hoşnut olmuştur."
18058. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Aşağılık insanların yanı-na varınca oruçlu olduğun baha-nesini öne sür."
18059. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Taş kalplilik, aşağılık in-sanların hasletindendir."

470. Ko-nu

el-Libas
Elbise

Bihar, 79/295-324; Ebvab'uz-Ziyy ve't-Tecemmül
Vesail'uş-Şia, 3/340; Eb-vab'ul-Ahkam'ul-Melabis
Mustedrek'ul-Vesail, 3/206, 11. Bölüm
Kenz'ul-Ummal, 15/308-326; fi Mehzurat'il-Libas

bak.
257. konu, et-Teşebbuh; 74. konu, el-Cemal
el-Halik, 1083. Bölüm; en-Nezafet, 3898. Bölüm; el-Kibir, 3441. Bölüm; et-Takva, 4159. Bölüm

3548. Bölüm
Elbise
Kur'an:
"Ey insanoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gön-derdik. Takva elbisesi ise bun-lardan daha hayırlıdır. Allah'ın bu ayetleri öğüt almanız içindir."
"Her birinden taze balık eti yersiniz; takındığınız süsler çıkarırsınız.
bak. Nahl, 14; A'raf, 27; Enbiya, 80

18060. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Elbiseni giyin ve çıp-lak olarak yol yürüme."
18061. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Beyaz elbise giyinin, şüphesiz beyaz elbise en iyi elbi-selerinizdendir. Ölülerinizi de beyaz parça ile kefenleyin."

18062. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Mezarlarınızda ve mescitlerinizde aziz ve celil olan Allah'la mülakat ettiğiniz en gü-zel elbiseniz beyaz elbisedir."
18063. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah nezdinde elbise-lerin en sevimlisi beyaz elbisedir. O halde beyaz elbise içinde na-maz kılınız ve ölülerinizi beyaz parça ile kefenleyiniz."

18064. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Beyaz elbise giyininiz, zira beyaz elbise daha güzel ve daha temizdir. Ölülerinizi de be-yaz parça içinde kefenleyiniz."
18065. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Pamuk elbise giyininiz, şüphesiz pamuk elbise Allah re-sulünün ve bizim elbisemiz-dir."

18066. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Pamuk elbise giyininiz, şüphesiz beyaz elbise Allah Resu-lünün ve bizim elbisemizdir. Al-lah resulü (s.a.a) bir özrü olma-dıkça yün ve kürkten elbise giy-mezdi."
18067. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Keten elbiseler pey-gamberlerin elbiselerindendir ve keten elbisesi et bitirir (insanı ge-liştirir.)"

3549. Bölüm
Giyimde Ölçülü Olmak

18068. İmam Ali (a.s) takva sahip-lerinin sıfatı hakkında şöyle buyur-muştur: "Sözleri hak ve doğrudur, elbiseleri ise ılımlı ve iktisatlı-dır."
18069. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İmran oğlu Musa, karde-şi Harun ile birlikte, sırtlarında yünden elbiseler, ellerinde asalar olduğu halde Firavun'un yanına gittiler. Ona, eğer hakka teslim olursa saltanatının süreceğini ve kudretinin devam edeceğini söy-lediler. Firavun: "Fakirlik ve ça-resizlik içinde olduklarını gördü-ğünüz

şu ikisinin bana saltanatı-mın ve üstünlüğümün devam edeceğini söyleyip şart koşmala-rına şaşmıyor musunuz?" dedi. Altın sahibi olmayı bir büyüklük, yün giyinmeyi alçaklık saydı da "Neden onlara altın bilezikler ve-rilmemiş?" dedi."
18070. İmam Ali (a.s) İsa'nın (a.s) sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "İstersen İsa b. Meryem hakkında söz söyleyeyim. O da taşı yastık yapıyor, sert şeyler giyiyordu"

18071. İmam Ali (a.s) Peygamberin (s.a.a) sıfatı hakkında şöyle buyur-muştur: "Peygamber (s. a. a) yerde yemek yer, kul gibi otururdu. Ayakkabısını kendisi tamir eder, elbisesini kendisi yamardı."
18072. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ben kaba elbise giyer, yere oturur, semeri olmayan eşeğe binerim, arkama da birini bin-diririm. O halde her kim sünne-timden yüzçevirirse benden de-ğildir."

18073. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ey Ebuzer! Kaba el-bise, kalın ve sert giysi giyin ki övünmeyesin."
18074. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Ali (a.s) yün parça ile yamanmış kaba yün elbise giymiş bir halde insanlara hutbe oku-yordu. Bu konuda kendisine iti-raz edilince şöyle buyurdu: "Bu elbise kalbi mütevazi kılar ve mümin de ona uyar."
18075. Bir rivayette şöyle yer almak-tadır: "Ali'yi (a.s) eski ve yamalı bir elbise içinde gördüler ve ona bu sebeple itiraz ettiler. İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Bu elbise kalbi huşu içinde kılmakta, nefsi zelil etmektedir ve müminler ona iktiza uymaktadırlar."

18076. Akabe bin Alkame şöyle di-yor: "Müminlerin Emiri'nin (a.s) yanına vardım. İmam'ın karşısın-da ekşi olduğu kokusundan anla-şılan bir ayran ve birkaç parça kuru ekmek vardı. Ben şöyle ar-zettim: "Ey Müminlerin Emiri! Böyle yiyecekler mi yiyorsunuz?" Bana şöyle buyurdu: "Ey Ebu'l Cunud! Ben bizzat Allah Resulü-nün de bundan daha kuru ekmek yediğine ve bu elbiseden daha kaba elbiseler giyindiğine tanık oldum. O halde Allah resulünün metodunu takip etmezsem ona katılmamaktan korkarım."

18077. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İki elbiseyi giymek ya-saklanmıştır: Güzelliğiyle meşhur ve çirkinliğiyle meşhur olan elbi-se."
18078. Resulullah (s.a.a) iki şöh-retli elbiseyi yasaklamıştır; inceliği ve kalınlığı, yumuşaklığı ve kaba-lığı uzunluğu ve kısalığı meşhur olan elbise. Aksine bu özelliklerin ortasını ve iktisatlı olanını gi-yinmek gerekir."

18079. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Mal; Allah'ın malıdır ve Allah onu insana emanet ver-mektedir ve insanlara bu maldan ılımlı bir şekilde yemeleri ve ılımlı bir şekilde giymeleri için izin vermiştir."
18080. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Öyle elbise giy ki ne kendisiyle meşhur olasın ve ne de küçümsenmene sebep olsun."
bak. eş-Şuhre, 2127. Bölüm

3550. Bölüm
Her Zamanın En Ha-yırlı Elbisesi O zamanın İnsanlarının Giydiği Elbi-sedir

18081. Hammad bin Osman şöyle diyor: "İmam Sadık'ın (a.s) yanın-daydım. Bir şahıs İmam'a (a.s) şöyle arzetti: "Allah seni ıslah et-sin! Sizler Ali bin Ebi Talib'in (a.s) kaba elbise giydiğini, dört dirhemlik elbise giydiğini ve ben-zeri şeyler söylüyorsunuz. Oysa sizin güzel elbise giydiğinizi gö-rüyorum!" Hammad şöyle diyor:

"İmam (a.s) ona şöyle buyurdu: "Ali bin Ebi Talib (a.s) o elbiseyi ayıp olmadığı bir zamanda giyi-yordu. Eğer o elbiseyi bugün gi-yecek olsaydı şöhrete sebep olur-du." O halde her zamanın en iyi elbisesi o zamanın insanlarının giydiği elbisedir. Kaimimiz kıyam edince Ali'nin (a.s) elbisesine benzer elbiseler giyer ve onun gibi davranır."

18082. İmam Sadık (a.s) Ubeyd bin Ziyad'a şöyle buyurmuştur: "Allah nezdinde, nimeti aşikar kılmak onu elbise içinde saklı tutmaktan daha sevimlidir. O halde en iyi elbiseler dışında halkın içinde gö-zükme." Ravi şöyle diyor: "On-dan sonra Ubeyd hayatta kaldığı müddetçe insanlar arasında sü-rekli en güzel elbiseler içinde gö-ründü."

18083. İmam Sadık (a.s) İmam Ali'nin (a.s) giyimini zikrettikten sonra şöyle buyurmuştur: "Bu sizin de giyinmeniz gereken elbisedir. Ama bugün biz böyle elbise gi-yemeyiz. Zira eğer bu işi yapar-sak, "delidir" veya, "riyakardır" derler. Ama Kaimimiz zuhur edince o elbiseyi giyecektir."

18084. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Tavaf ile meşgul iken, birinin elbisemden çektiğini gör-düm. Dönüp baktığımda onun Abbad Basri olduğunu gördüm. O şöyle dedi: "Ey Cafer bin Mu-hammed! Sen Ali'nin yerine oturduğun halde böyle elbise mi giyiyorsun?" Ben şöyle dedim: "Eyvahlar olsun sana! Bu bir bu-çuk dinara aldığım kuhi (bir tür beyaz giysi) elbisedir. Ali (a.s) kendi zamanıyla uyumlu elbise giyiyordu. Ama bu zamanda ben öyle bir elbise giyecek olursam insanlar, "Bu da Abbad gibi riya-kardır" derler."

18085. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Benim fakir dostlarım keçenin üzerinde oturmamı, kaba elbise giymemi seviyorlar. Oysa zamanımız bunları kabul etme-mektedir."
18086. İmam Rıza (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah'a yemin olsun ki eğer bu işe (veliahtlığa) ulaşacak olursam lezzetli yemekler yerine güzel olmayan yemekler yiyece-ğim, yumuşak elbiseler yerine ka-ba elbiseler giyeceğim ve rahatlık yerine kendimi sıkıntıya sokaca-ğım."

18087. İmam Rıza (a.s) Ahmed bin Muhamemd bin Ebi Nasr'a şöyle bu-yurmuştur: "Kaba elbise hakkında görüşü nedir?" Ben (Ahmed bin Muhammed bin Ebi Nasr) şöyle arzettim: "Duyduğuma göre Ha-san (a.s) kaba elbise giyiniyordu, Cafer bin Muhammed (a.s) yeni elbise alıyor ve onu suya koyma-larını emrediyordu."

İmam Rıza (a.s) bana şöyle buyurdu: "Giy ve süslü ol, zira Ali bin Hüseyin (a.s) beşyüz dirhemlik kürkten cübbe giyiniyordu. Kışın da beş-yüz dirhemlik desenli kürkten bir elbise giyiniyordu. Kış bittiğinde onu satıyor ve parasını sadaka veriyordu." İmam daha sonra şu ayeti okudu: "De ki: Allah'ın kullarına çıkardığı zineti ve temiz rızıkları kim haram kıl-mıştır?"

18088. Süfyan es'Sevri şöyle diyor: "İmam Sadık'a (a.s) şöyle arzet-tim: "Sen Ali bin Ebi Talib'in (a.s) kaba elbise giydiğini rivayet ediyorsun, oysa kendin kuhi ve mervi elbiseler giyiyorsun." İmam bana şöyle buyurdu: "Eyvahlar olsun sana! Ali bin Ebi Talib (a.s) ekonomik sıkıntılar içinde yaşıyordu, ama ekonomik durum düzeldiğinde iyilerin bolluktan istifade etmesi daha evladır."
bak. el-Cemal, 534. Bölüm; et-Tevazu', 4094. Bölüm

3551. Bölüm
Zinet Elbisesi ve İba-det Elbisesi

18089. Ebi Abbad şöyle diyor: "İmam Rıza (a.s) yazın hasırın, kışın ise palasının üzerinde otu-ruyordu. Elbiseleri kalın ve ka-baydı. ama insanların arasına gi-rince kendisini süslerdi."
18090. Şöyle rivayet edilmiştir: "İmam Rıza (a.s) yün elbisesinin üzerinden kürkten bir elbise gi-yerdi. Cahil sufilerden birisi İmam'ın üzerindeki kürkten elbi-seyi görünce şöyle dedi: "Bu kürkten elbise içinde yaşadığın halde nasıl oluyor da kendini züht ehli zannediyorsun?" İmam elbisesini açınca altında yünden elbise giydiğini gördüler. İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Bu Allah içindir bu da (kürkten elbise) in-sanlar için."

18091. Kamil bin İbrahim şöyle di-yor: "Efendim Ebu Muham-med'in huzuruna vardım. Beyaz ve ince bir elbise giydiğini gör-düm. Kendi kendime şöyle de-dim: "Allah'ın velisi ve hücceti yumuşak ve latif elbiseler giydiği halde bizlere kardeşlerin dertle-riyle dertlenmeyi emretmekte ve bizleri böyle elbiseler giymekten sakındırmaktadır." İmam tebes-süm etti ve şöyle buyurdu: "Ey Kamil! -kollarını çemreyince al-tında siyah ve kaba palastan bir elbise olduğunu gördüm, İmam daha sonra şöyle buyurdu-: "Bu Allah içindir ve bu da sizler için."

18092. (Şöyle nakledilmiştir) : "Sufyan-i Sevri Mescid'ul Ha-ram'dan geçerken İmam Sadık'ın (a.s) güzel ve değerli bir elbise giydiğini gördü ve (kendi kendi-sine) şöyle dedi: "Allah'a yemin olsun ki gidip onu kınayacağım." İmam'ın yanına yaklaştı ve şöyle dedi: "Ey İbn-i Resulillah! Ne Al-lah resulü (s.a.a) böyle bir elbise giymiştir, ne Ali (a.s) ve ne de babalarından hiç biri." İmam (a.s) ona şöyle buyurdu:

"Resulullah (s.a.a) çok zor ve darlıkta yaşıyordu ve bu zor şartlarla uyum içinde bulunuyordu, ama daha sonra zorluklarını giderdi ve böylece dünya kırbasının ağzını açtı. Nimet seli aktı. O halde in-sanlardan, dünyadan nasiplenme-ye en evla olanı iyilerdir." Daha sonra İmam şu ayeti okudu: "De ki: Allah'ın kullarına çıkardığı zineti ve temiz rızıkları haram kılan kimdir?" Biz Allah'ın ver-diği nimetlerden istifade etmeye en layık kimseleriz.

Ey Sevri! El-bette üzerimde gördüğün bu el-biseleri insanlar için giyindim." İmam daha sonra Sufyan'ın elin-den tuttu ve onu kendisine doğru çekti ve üstündeki elbiseyi kenara çekti ve altına giydiği ve bedeniy-le temas eden kalın elbiseyi dışarı çıkardı ve şöyle buyurdu: "Onu da kendim için giyindim. Gördü-ğün şeyi ise insanlar için giyiniyo-rum." İmam daha sonra Sufyan'ın kalın elbisesini kenara itti ve altındaki yumuşak ve latif elbiseyi dışarı çıkardı ve şöyle buyurdu: "Sen de bu kaba elbiseyi insanlar için giyinmişsin ve altındaki elbiseyi ise kendi nefsini se-vindirmek için."

3552. Bölüm
Sarık

18093. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sarıklar Arapların ta-cıdır."
18094. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Resulü (s. a.a) kendi eliyle Ali'nin (a.s) bağına sarığı taktı ve köşesini önünden saldı, başının arkasından da dört parmak kısalttı ve, "Arkanı dön" diye buyurdu. Ali (a.s) arkasını döndü. Peygamber, "Yüzünü ba-na dön" diye buyurdu. Ali (a.s) yüzünü Peygambere çevirdi ve Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyur-du: "Meleklerin tacları işte böy-ledir."

18095. İmam Bakır (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Bedir günü melekler, arkasından kuyruğu salıverilen beyaz sarıklar takmışlardı."
18096. Cabir şöyle diyor: "Allah resulü (s.a.a) Mekke'nin fethedil-diği gün başında siyah sarık ol-duğu halde Mekke'ye girdi."
18097. Amr bin Haris babasından naklen şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a.) başında siyah sarık olduğu ve bir ucunu iki omuzun arasına saldığı bir halde minberde konu-şurken gördüm."
18098. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Güler yüz ve sarıkla camilere giriniz zira sarıklar Müs-lümanların taclarıdır."

18099. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Sarıklar müminin va-kar sebebi ve Arapların izzetidir. O halde Araplar sarıklarını kena-ra bırakınca izzetlerini kenara bı-rakmış (terk etmiş) olurlar."
18100. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Allah Huneyn ve Be-dir savaşında başlarında bu sarık-lar bulunan meleklerle yardım et-ti. Sarık küfür ve imanın arasında engeldir."

18101. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Bizimle müşriklerin farkı takkenin üzerine giyilen sa-rıktır."
18102. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Ümmetim takkenin üzerine sarık sardıkları müddetçe sürekli fıtrat (tevhid) dini üzere olacaktdır."
18103. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Gündüz başını ört-mek alimliğin nişanesidir, gece başını örtmek ise şüphe uyandırı-cıdır."

3553. Bölüm
Yasak Elbiseler

Kur'an:
"Bunlar, Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler, oradaki elbiseleri de ipektir."
"İnce ipekten ve parlak at-lastan giyinerek karşılıklı otu-rurlar."
bak. Kehf suresi, 31. ayet; hac su-resi, 23. ayet

18104. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Eğer süs ve cennet ipeğini seviyorsanız onu dünyada giymeyiniz."
18105. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim dünyada ipek giyerse ahirette onu giyemez."
18106. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim Allah'ın gün-lerine ümit bağlarsa ipek kullan-maz."
18107. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İpek giyinmek ve altın takmak ümmetimin erkekleri için haram ve kadınları için helal kı-lınmıştır."
18108. İmam Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur: "Erkek savaş dışında ipek ve diba (renkli bir tür ipek elbise) giymemelidir."
18109. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Kalın ve kaba elbise gi-yiniz zira ince elbise giyenin dini de ince olur (zayıflar) ."

18110. Aişe şöyle diyor: "Ebu Be-kir'in kızı Esma üzerinde ince bir elbise olduğu halde Allah Resu-lünün yanına vardı Allah resulü ondan yüz çevirerek şöyle bu-yurdu: "Ey Esma! Kadının adet çağına erişince artık bedeninden (yüzüne ve avuçlarına işaret ede-rek) bunlar dışında görülmesi doğru değildir."

18111. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanlar ken-disine baksın diye bir elbise gi-yerse Allah o elbiseyi bedeninden çıkarmadıkça ona asla nazar et-mez."
18112. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim insanlar ken-disine baksın diye bir elbise gi-yerse Allah o elbiseyi bedeninden çıkarıncaya kadar ona bakmaz."
18113. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "Her kim meşhur (göz alıcı) elbiseler giyerse Allah kıya-met günü ondan yüz çevirir."
bak. el-Kibr, 3435. Bölüm; 17246. Hadis

471. Ko-nu

el-Lecac
İnatçı-lık

Bihar, 71/338, 83. Bölüm, Terk'ul-Lecacet

3554. Bölüm
İnatçılık

18114. Resulullah (s.a.a) şöyle bu-yurmuştur: "İyilik adettir, kötülük ise inattır."
18115. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnat, insanın görüşünü gevşetir."
18116. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçı kimsenin görüşü ve yoktur."
18117. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık düşünceyi yok eder."
18118. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçı kimsenin tedbiri yoktur."

18119. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık kötülüğün to-humudur."
18120. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık nefsi kötüler."
18121. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık savaşlara neden olur ve kalpleri kin ile doldurur."
18122. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık savaşlara neden olur."
18123. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "Kınanmış inatçılık hasle-tinden sakın. Zira ki inatçılık sa-vaş ateşlerini alevlendirir."

18124. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık dünya ve ahiret-te en çok zarar verici şeydir."
18125. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık insanın asla ih-tiyaç duymadığı bir şeyi vücuda getirir."
18126. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık bineğine bin-mek, insanı bela ve sıkıntılara maruz bırakır."
18127. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık merkebinin seni helak etmesinden sakın."
18128. İmam Ali (a.s) şöyle buyur-muştur: "İnatçılık merkebinin huysuzluk ederek seni helak ol-maya doğru götürmesinden sa-kın."