Mizan'ul Hikmet-10.Cilt
 


KONUNUN DEVAMI




Hakeza o alim şöyle diyor: "Elbette eğer çoğunluk boyutunu göz önünde bulun-duracak olursak, fakir şahıs tehlikeden daha uzaktır. Zira servet fitnesi ve tehlikesi fakirlik tehlikesinden daha şiddetlidir."

Başka bir alim ise şöyle demiştir: "Alimler bu konunun aslı hakkında ihtilaf etmişlerdir, bazısı fakirliği tercih etmiş, bazısı zengiliği ve serveti, bazısı da yeterlilik ve kifayet miktarını. Bunların hepsi de ihtilaf konusundan uzaktır. Biz daha çok bu haletlerden hangisinin Allah nezdinde kul için daha iyi ve

üstün olduğunu ve böylece kulun o durumu ve hali elde etmesi gerektiğini soruyoruz. Yani mal ve servetin az olması mı iyidir, ki bu durumda insan kalbini Allah'ı zikretmekten alıkoyan işlerden uzak tutsun, münacat lezzetini tatsın, mal ve servet elde etmeye koyulmasın ve böylece kıyamet günü, uzun hesaba çekilme zahmetinden kurtulsun. Yoksa, mal elde etmek mi daha iyidir, ki böylece de insan iyilik ederek, fakirlere hizmette bulunarak Allah nezdinde daha fazla yakınlık elde etsin. Elbette bunun yanısıra mal ve servetin, insanlara yardım ve ihsanda bulunma karşılığında elde edilecek bir faydası da vardır.

O şöyle diyor: "Bu durumda elbette Peygamber'in (s.a.a) ve ashabın genelinin ter-cih ettiği metot, yani dünya malının azlığı ve dünya debdebesinden uzak bulunma durumu daha üstündür. Burada başka bir varsayım da söz konusudur ve o da şudur: "Birisi hiç zahmet çekmeden mesela, miras veya ganimet payı sebebiyle, bir dünya malı ve serveti elde ederse, bu durumda bu şahıs bütün malını ve servetini ihsan ve hayır yolunda mı harcamalı ve böylece kendisi için hiçbir şey kalmamalı mı yoksa sermaye yatırımında mı bulunmalı ve ondan faydalanmaya mı koyulmalı ve böylece malını ikiye mi katlamalıdır?"
Bu alim şöyle cevap veriyor: "Bu durum da ilk iki kısım gibidir."

İbn-i Hacer şöyle diyor: "Bu durum kifayet (yeterlilik) haline ulaşıncaya dek ma-lını bağışlamasını gerektirmektedir ve eğer bu metodu devam ettirir ve yeniden bir servet elde ederse, hiçbir zarar görmez. Ama sahabenin çoğunun fakir ve zahit olduğu iddiası ise doğru değildir. Zira onların durumu ve hali hakkında yaygın olan inanç Allah'ın kendilerine nasip ettiği fetihlerden sonra iki kısma ayrıldığıdır. Bir kısmı elde ettiği serveti ellerinde tutmuş,

iyi işler yaparak insanlara yardımda bulunarak ve fakirlere mali katkılarda bulunarak Allah'a yakınlaşmaya çalışıyorlardı." Aynı zamanda nefis zenginliğine sahip olup her türlü hırs ve ihtirastan uzak idiler. Bir grubu ise, daha önce sahip olduğu metodunu sürdürerek, elde ettiği ganimetler ve fetihlerden nasiplendikleri nimetleri kendileri için bırakmıyorlardı. Bu grubun sayısı ise çok az idi.

Bu konuda birbiriyle çelişen rivayetler mevcuttur. Hakkında şüphe olan ve tartı-şılması gereken konulardan biri de hiçbir şeyi olmayan ve tümüyle yoksul olan kim-sedir. Böyle bir kimse, kendi haysiyetini korumak ve dilenmenin zilletinden kurtul-mak için, kazanç peşinde mi koşturmalı, yoksa sabredip Allah'ın dilencilik dışında kendi yüzüne bir kapı açmasını mı beklemelidir." (İbn-i Hacer'in sözü burada bit-mektedir)

Şöyle diyorum: Velhasıl, bu konuda var olan hadislerin arasını bulmak, şu yo-rum ile mümkündür: Fakirlik de servet de kendi yerinde ilahi bir nimet mesabesin-dedir. Allah-u Teala insanın tam maslahatına teveccüh ederek, onlara bu iki nimet-ten birini taktir etmektedir ve kul fakirlik durumunda sabretmeli, hatta şükretmeli-dir.

Eğer Allah kendisine bir mal ve servet bağışlarsa şükrünü eda etmeli ve bunun gereği ile amel etmelidir. O halde fakirlik ve zenginliğin gerekleriyle mutlaka amel etmelidir. Elbette genelde sabreden fakirlerin sevabı, şükreden zenginlerden daha çok-tur. Ama her ikisinin de durumları her ikisinden tümüyle farklıdır ve her iki taraf-tan biri hakkında genel bir hüküm vermek doğru değildir. Şüphesiz yetecek kadarıy-la yetinmek, daha sağlıklı ve fakirlik ve zenginliğe oranla daha az tehlikelidir. Bu yüzden bir çok dualarda, Allah'tan kifayet derecesi istenmiş, Peygamber (s.a.a) de onu kendi Ehl-i Beyt'i için Allah'tan dilemiştir. Bu konuda daha fazla açıklama Allah'ın izniyle Mekasib kitabında yapılacaktır.

3221. Bölüm
Fakirliği Kınama

15987. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik büyük ölümdür."
15988. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik, zeki insanın dilini, delilini beyan etmekten keser ve fakir insan kendi şehrinde bile gariptir."
15989. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik her iki dünyada da in-sanın yüz karasıdır."
15990. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik borç ile birlikte en büyük bir mutsuzluktur."
15991. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik öldürülmekten daha kötü ve zordur."
15992. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik nefsi hor kılar, aklı deh-şete düşürür ve (insan için) bir çok hüzün getirir."

15993. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kabir, fakirlikten daha iyidir."
15994. İmam Ali (a.s), oğlu Hasan'a şöyle buyurmuştur: "Günlük rızkını elde etmenin peşinde olan kimseyi kınama. Zira günlük yiyeceği olmayan kim-senin hataları çok olur. Ey oğulcağızım! Fakir insan hordur, sözlerine iti-na edilmez, makam ve mertebesi tanınmaz ve bilinmez, fakir eğer doğru sözlü olursa onu yalancı sayarlar. Eğer zahit ve dünyadan yüz çeviren biri olursa, onu cahil kabul ederler. Ey oğulcağızım! Herkim fakirliğe düçar olursa, dört haslete düçar olmuş olur: "Yakinde gevşekliğe, akılda eksikli-ğe, dinde kırgınlığa ve yüzde hayanın azlığına.

O halde fakirlikten Allah'a sığınırız."
15995. İmam Ali (a.s), Oğlu Muhammed b. Hanefiyye'ye şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Fakirliğe düşmenden korkarım. Ondan Allah'a sığın; çünkü fakirlik, dini noksanlaştırır, aklı şaşkınlığa düşürür ve düşmanlığa sebep olur."
15996. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala İbrahim'e (a.s) şöyle vahyetti: "Seni yarattım ve Nemrud'un ateşine mübtela kıldım. Eğer seni fakirliğe düçar kılsaydım ve senden sabrı alsaydım ne yapardın?" İb-rahim şöyle buyurdu: "Fakirlik benim için Nemrud'un ateşinden daha zordur." Allah-u Teala şöyle buyurdu: "İzzet ve celalime andolsun ki gök ve yer arasında fakirlikten daha zor bir şey yaratmadım."

15997. Lokman (a.s), oğluna şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Bil ki ben sabrı ve bir çok zorlukları tattım. Ama fakirlikten daha acı bir şey bulma-dım. O halde eğer bir gün fakir olursan, fakirliği kendinle rabbin arasında (gizli) tut ve yoksulluğunu insanlara söyleme. Aksi taktirde insanlar nez-dinde hor ve değersiz olursun."
15998. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Dört şey bel kırıcıdır: …Sahibinin tedavisi için hiçbir çözüm bulamadığı fakirlik."
15999. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik vatanda bile gurbet-tir."
16000. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakir insanın heybeti (azameti) imkansızdır."
bak. 3230. Bölüm

3222. Bölüm
Fakirliği Övmek

16001. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik benim övüncümdür."
16002. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik benim övüncümdür ve ben fakirlikte övünüyorum."
16003. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik insanlar nezdinde çir-kinlik sebebidir. Allah nezdinde ise kıyamet günü süstür."
16004. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Musibetler Allah'ın hediyeleri-dir, fakirlik Allah'ın hazinesinde korunur, (onu herkese vermez.)"
16005. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik, şehadet gibi Allah'ın ha-zinesinde korunur ve onu istediğine verir."
16006. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik mümin için atın yanağın-daki gemden daha süslüdür."
16007. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirler Allah'ın dostlarıdır-lar."

16008. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik rahatlık, zenginlik ise cezadır."
16009. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim esenliği seviyorsa, fakirli-ği seçmelidir. Herkim rahatlığı seviyorsa, dünyadan yüz çevirmeyi seçme-lidir."
16010. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Allah'ım! Beni fakir olarak yaşat, fakir olarak öldür ve fakirler topluluğuyla birlikte haşret."
16011. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Allah'ım! Beni fakir olarak öldür zengin olarak öldürme. Kıyamet günü beni fakirler topluluğu ile haşret."
16012. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah yolunda tattığım korku hiç kimseye tattırılmaz ve Allah yolunda gördüğüm eziyeti hiç kimse görmez. Ben ve Bilal otuz gün geçtiği halde her canlının yediği (günlük) yiyeceğe bile sahip değildik. Sadece Bilal'ın koltuğunun altında gözükmeyecek şekilde bir şeye sahiptik."
16013. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Muhammed'in canı elinde ola-na andolsun ki Al-i Muhammed'in nezdinde ne bir ölçek tane (buğday veya arpa) ve ne de bir ölçek hurma vardı."

16014. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Peygamberler, peygamberlerin çocukları ve peygamberlerin takipçileri üç şeye özgün kılınmışlardır: Be-densel hastalık, hakim sınıftan korku ve fakirlik."

16015. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah Resulü'ne (s.a.a), "Fakir-lik nedir?" diye sorulunca şöyle buyurdu: "Fakirlik Allah'ın hazinelerin-den bir hazinedir." Yeniden, "Ey Allah'ın Resulü! Fakirlik nedir?" diye soruldu. Peygamber şöyle buyurdu: "Allah tarafından keramet ve yücelik-tir." Üçüncü defa soruldu, "Fakirlik nedir?" Peygamber şöyle buyurdu: "Allah'ın sadece mürsel Peygambere veya Allah-u Teala nezdinde değerli olan mümine bağışta bulunduğu bir şeydir."
bak. 3224. Bölüm

3223. Bölüm
Fakirliğin Zenginlikten Üstünlüğü Hakkındaki Riva-yetler

16016. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah Musa b. İmran'a şöyle vahyetti: "Ey Musa! Kendisiyle açlığını giderdiğin bir parça arpa ekmeği ve kendisiyle çıplaklığını örttüğün bir parça kumaş ile hoşnut ol, musibet-ler ve zorluklar karşısında sabret. Dünyanın sana yöneldiğini görünce, "İnna lillah ve inna ileyhi raciun. Bu dünyada bana ulaşan bir cezadır" de. Dünyanın sana sırt çevirdiğini ve fakirliğin sana yöneldiğini görünce de şöyle de: "Hoş geldin ey salihlerin örtüsü."

16017. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala Musa'ya şöyle buyurmuştur: "Ey Musa! Fakirliğin sana yöneldiğini görünce şöyle de: "Hoş geldin ey salihlerin örtüsü" Zenginliğin sana yöneldiğini görünce de şöyle de, "Bu zenginlik, cezası bana doğru hızla gelen bir günahtır."
16018. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Cezasını ödemeyi üstlenen ve zorluklarda başkalarına yardım eden kimse dışında, fakirlik zenginlikten daha hayırlıdır."

16019. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirliğin zenginlikten üstün ol-duğunun delili
Ve fakirin zenginden daha hayırlı olduğunun delili
İnsanların zenginlik sebebiyle Allah'ı unuttuğunu görmemdir
Ama hiçbir yaratığın fakirlik sebebiyle Allah'a isyan ettiğini göremez-sin."

16020. Resulullah (s.a.a), müminin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Fakirli-ğine sevinir."
16021. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirliğin zararı, zenginliğin sar-hoşluğundan daha beğenilmiştir."
16022. Resulullah (s.a.a), kendisine, "Hangi durumda olduğumu nereden bile-yim?" diye soran birisine şöyle buyurmuştur: "Dünya işlerinden birini istediğin halde (ona ulaşmak) senin için zor olursa, bil ki hayır ve iyilik içindesin. Dünya işlerinden birini istediğin halde ona kolayca ulaşırsan (bu durumda da) bil ki o şey senin için kötüdür."

3224. Bölüm
Fakirliğin Anlamı

16023. İmam Hasan (a.s), kendisine, "Fakirlik nedir?" diye sorulunca şöyle bu-yurmuştur: "Nefsin her şeye ihtiras duymasıdır."
16024. İmam Hasan (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "İhtiras ve aç gözlülük-tür."
16025. İmam Hadi (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik nefsin aç gözlülüğü ve şiddetli ümitsizliğidir."
16026. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en fakiri tamahkar kimsedir."
16027. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en fakiri, zengin ve imkan sahibi olduğu halde hayatı kendisine daraltan ve malını başkaları için elinde bırakan kimsedir."

16028. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cehalet gibi bir fakirlik yoktur."
16029. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahmaklıktan daha büyük bir fa-kirlik yoktur."
16030. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice fakir kimse, her zenginden daha zengindir."
bak. 3222. Bölüm; 161015. Hadis; 3230. Bölüm, 321. Konu, et-Tema' 266, eş-Şereh; el-Gına, 3212. Bölüm; el-Hırs, 789. Bölüm

3225. Bölüm
Fakir Kimse Kimdir?

16031. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Size göre fakir kimdir?" Kendisine şöyle arzettiler: "Serveti olmayan kimsedir." Pey-gamber şöyle buyurdu: "Hayır, gerçek fakir, her ne kadar kendisinden sonra çok mal bıraksa da Allah nezdinde hesaba katacak hiçbir şeyi ön-ceden göndermeyen kimsedir."

16032. İmam Sadık (a.s), Hüseyin b. Osman'a şöyle buyurmuştur: "Kibirli fakirin kim olduğunu biliyor musun?" Hüseyin b. Osman şöyle diyor: "Ben şöyle arzettim: "Malı az olan kimsedir." İmam Sadık şöyle buyurdu: "Hayır, kibirli fakir, kendi malından hiçbir şeyiyle aziz ve celil olan Allah nezdinde yakınlık dilemeyen kimsedir."

16033. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Acaba iflas edenin kim olduğu-nu biliyor musunuz?" Şöyle dediler: "Bize göre iflas eden kimse, ne dir-hemi ne de malı olan kimsedir." Resulullah şöyle buyurdu: "Ümmetimin iflas edeni, kıyamet günü kendisiyle birlikte, namaz, zekat ve oruç getiren, ama bazen buna söven, iftirada bulunan, malını yiyen, falanın kanını dö-ken ve birini dövendir. Neticede iyilikleri ona buna verilir, eğer iyilikleri biterse, henüz hataları tamamlanmadan onların günahları alınır ve buna verilir ve ateşe atılır ve sonra şöyle denilir: "Gerçek iflas eden kimse bu şahıstır."

3226. Bölüm
İnsanların En Fakiri

16034. İmam Ali (a.s), kendisine, "En zor fakirlik hangisidir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "İmandan sonra küfür."
16035. İdris'in suhufunda şöyle buyurulmuştur: "Benden müstağni olduğunu izhar eden kimseye zenginlik yoktur ve bana muhtaç olduğunu izhar eden kimseye de fakirlik yoktur."
bak. el-Gına, 3114. Bölüm

3227. Bölüm
Nefsin Fakirliği

16036. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Gerçek fakirlik kalp fakirliği-dir."
16037. İmam Bakır (a.s), Cabir b. Yezid Cu'fi'ye yaptığı tavsiyesinde şöyle bu-yurmuştur: "Hiçbir fakirlik kalp fakirliği gibi değildir ve hiçbir zenginlik nefis zenginliği gibi değildir."
16038. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En büyük bela nefsin fakirliği-dir."
16039. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefsin fakirliği en kötü fakirlik-tir."
bak. el-Gına, 3115. Bölüm

3228. Bölüm
Zenginlik ve Fakirliğin Ölçüsü

16040. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zenginlik ve fakirlik ameller Al-lah'ın dergahına sunulduğu zaman belli olur."
16041. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cennet olduğu taktirde fakirlik yoktur ve cehennem olduğu taktirde ise zenginlik yoktur."
16042. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirler arasında kendiniz için bir takım eller (makamlar) elde ediniz. Zira kıyamet günü onlar için bir güç vardır."

16043. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik iki çeşittir: Dünya fa-kirliği ve ahiret fakirliği. Dünya fakirliği ahiret zenginliğine sebep olur. Dünya zenginliği ise ahiret fakirliğine neden olur. Helak olmak ise dün-yanın süslerine ve mallarına aşık olmaktır. Ahiret fakirliği ve ahiret azabı da budur."
16044. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali'den sonra Ali'nin itretinden ve Şiilerinden fakirleri küçük görmeyin. Zira onlardan her biri, Rabia ve Muzer kabilesi sayısınca (insanlar hakkında) şefaatte bulunurlar."

3229. Bölüm
Övülmüş ve Kınanmış Fakirlik

16045. İmam Sadık (a.s), kendisine, Ebuzer'in, "Üç şey vardır ki insanlar ondan nefret eder ama ben onları severim: Ben ölümü, fakirliği ve belayı severim" sözü soru-lunca şöyle buyurmuştur: "Bu konu insanların anladığı şekilde değildir. Aksi-ne maksat şudur: Ben Allah'a itaat yolunda ölümü, Allah'a isyan ile iç içe olan hayattan daha çok severim. Ben Allah'a itaat yolunda fakirliği Allah'a isyan ile birlikte olan zenginlikten daha çok severim ve ben Allah'a itaat yolunda hastalık ve belayı Allah'a isyan ile birlikte olan sağlıktan daha çok severim."

16046. İmam Sadık (a.s), Müminlerin Emiri'ne, "Ben seni seviyorum" diye arze-den birine, "O halde fakirlik için bir örtü hazırla" sözü sorulunca şöyle buyurmuş-tur: "Müminlerin Emiri böyle buyurmamıştır. O şöyle buyurmuştur: "Yoksulluğun için, yani kıyamet günü için bir örtü hazırla."

16047. "Fuzeyl b. Yesar, İmam Bakır'ın (a.s) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Sizden hiç birisi, şu üç haslete sahip olmadıkça, imanın hakikatine eri-şemezsiniz. Ölüm onun nezdinde hayattan, fakirlik zenginlikten ve hasta-lık sağlıktan daha sevimli olmalıdır." Ben şöyle arzettim: "Kim böyledir?" İmam şöyle buyurdu: "Hepiniz." Daha sonra şöyle buyurdu: "Bu ikisin-den hangisini daha çok seviyorsunuz: Bizim sevgimiz yolunda ölmeyi mi, yoksa bize düşmanlık yolunda yaşamayı mı?" Ben şöyle arzettim: "Allah'a andolsun ki sizin sevginiz üzere ölmeyi daha çok seviyorum.

İmam şöyle buyurdu: "Fakirlik, zenginlik, hastalık ve sağlık da aynı şekildedir." Ben şöyle arzettim: "Allah'a yemin olsun ki evet öyledir."
16048. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bizimle olmakla birilikte fakir olmak, bizden gayrisiyle birlikte olmakla beraber zengin olmaktan ve bi-zimle birlikte olmakla öldürülmek, bizden başkasıyla hayatta olmaktan daha iyidir."
16049. Lokman (a.s), oğluna şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Fakirlik, (servet sahibi olup bu sebeple) zulüm etmenden ve azmandan daha hayır-lıdır."

16050. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Seni zulümden alı koyan ser-vet, seni günaha sürükleyen fakirlikten daha iyidir."
16051. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bel kıran fakirlik, rüsva eden zenginlikten daha iyidir."
16052. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik kızıl ölümdür." Ben (ravi), Ebu Abdillah'a (a.s) şöyle arzettim: "Maksadınız, dinar ve dirhem fakirliği midir?" İmam şöyle buyurdu: "Hayır, dini fakirliktir."

16053. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mümin için fakirlik, birinin geçimini üstlenmek veya zorluklarda insanlara yardım etmek dışında, zen-ginlikten daha hayırlıdır."
16054. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İzzetle birlikte olan fakirlik karşısında sabretmek, zilletle birlikte olan zenginlikten daha güzeldir."
16055. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirliğin zararı, zenginliğin sar-hoşluğundan daha çok beğenilmiştir."
16056. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice eksikliği olan insan kar elde eder ve nice zengin kimse hüsrana uğrar."

3230. Bölüm
Dini Fakirlik Kızıl Ölümdür

16057. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik kızıl ölümdür." Şöyle arzedildi: "Dirhem ve dinardan doğan fakirlik mi?" İmam şöyle buyurdu: "Hayır, dini fakirlik."
16058. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dini, fakirlik, (ya da borçla birlikte olan fakirlik) kızıl ölümdür."
16059. Resulullah (s.a.a), Ali'ye (a.s) yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Fa-kirlik en büyük ölümdür. Şöyle arzedildi: "Dirhem ve dinar fakirliği mi?" Peygamber şöyle buyurdu: "Dini fakirlik."
bak. 3221. Bölüm; 3224. Bölüm; ed-Din, 1305. Bölüm

3231. Bölüm
Fakiri Aşağılamak

Kur'an:
"Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O'na yalvaranlarla berâber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi anmasını kendisine unuttur-duğumuz ve işinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma."

"Sabah akşam, Rablerinin rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovma. Onların hesabından sana bir sorumluluk yoktur, senin he-sabından da onlara bir sorumluluk yoktur ki onları kovarak zulme-denlerden olasın."
16060. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakir kardeşlerinizi aşağılamayın. Zira herkim bir mümini aşağılarsa aziz ve celil olan Allah cennette, tövbe etmedikçe o ikisinin arasını birleştirmez."

16061. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim fakir bir Müslümanı aşağılarsa Allah sürekli, mümine karşı aşağılayıcı bakışından vazgeçinceye kadar ona aşağılayıcı ve gazap edici bir gözle bakar."
16062. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim kadın veya erkek bir mümini fakirlik ve elinde az şeyin olması sebebiyle aşağılar veya hor gö-rürse, Allah-u Teala da kıyamet günü onu (bu çirkin işiyle) meşhur kılar ve sonra da rezil eder."
16063. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala Musa'ya şöyle buyurmuştur: "Ey Musa! Fakiri hor görme ve az bir şeye sahip olması ha-sebiyle zengin bir kimseye imrenme."

16064. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim fakir bir Müslümanla karşılaşır ve ona zengine verdiği selamdan farklı bir selam verirse kıyamet günü aziz ve celil olan Allah onu kendisine gazaplandığı bir halde karşı-lar."
16065. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Biliniz ki her kim fakir bir müslümanı hafife alırsa, Allah'ın hakkını hafife almış olur ve Allah da kıyamet günü onu hafife alır; meğer ki tövbe etmiş olsun."
Peygamber hakeza şöyle buyurmuştur: "Herkim fakir bir Müslümanı yüce tutarsa kıyamet günü Allah'ı kendisinden hoşnut bir şekilde karşılar."

3232. Bölüm
Fakirliği Ortadan Kaldıran Şey

16066. İmam Ali (a.s) Münezzeh olan Allah'tan yardım dileme hakkında şöyle buyurmuştur: "Yeterliliğine (kifayetine) olan ihtiyacımdan dolayı O'ndan yardım dilerim. Allah'ın hidayet ettiği sapmaz, kendisine düşmanlık eden kurtulmaz, kendisine yeterli olduğu (kifayet ettiği) kimse yoksul ol-maz."
16067. İmam Ali (a.s), oğlu Hasan'a (a.s) yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: "Herkim iktisatlı hareket ederse, asla helak olmaz ve herkim de züht için-de yaşarsa asla fakir düşmez."

16068. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben iktisatlı davranan kimseye fakir olmayacağı hususunda kefilim."
16069. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İyilik etmek ve gizli sadaka vermek, fakirliği ortadan kaldırır."
16070. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirliği sadaka ve bağışta bu-lunmakla tedavi ediniz."
16071. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sıla-i rahim ömrü uzatır ve fa-kirliği ortadan kaldırır."
16072. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günlük yiyeceğinden hoşnut ol-mak ve kanaat gibi hiçbir şey, fakirliği ortadan kaldırmaz… Sabır yoksul-luk karşısında bir kalkandır."

16073. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkimden fakirlik el çekmezse sürekli şu cümleyi söylesin: "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" (azim ve yüce olan Alla'tan başka bir güç ve kuvvet yoktur.)"
bak. el-Hac, 695. Bölüm

3233. Bölüm
Fakirlik Getiren Şey

16074. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendisini fakir gösterirse fakir olur."
16075. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hırsını ortaya vurmak fakirlik getirir."
16076. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyadan fazlalık isteyen kimse fakirliğe mahkumdur. Dünyadan yüz çeviren kimseyle ise rahatlık ve hu-zur arkadaş olur."

16077. İmam Sadık (a.s), babalarından şöyle nakletmiştir: "Herkim Allah'ın fazlından dilemezse, fakir olur."
16078. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Emanete riayet etmek zenginlik getirir, emanete hıyanet etmek ise fakirliğe sürükler."
16079. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her şeyin çiftleştiği bir zamanda tembellik ve acizlik de çiftleşti ve onlardan fakirlik meydana geldi."

16080. İmam Bakır (a.s), Ebu Nu'man'a şöyle buyurmuştur: "Bizleri insanları sömürme aracı kılma. Zira bu durumda Allah fakirliğini arttırır."
16081. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim kendi yüzüne dilenme-den bir kapı açarsa, Allah da onun yüzüne fakirlikten bir kapı açar."

16082. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çocuğuna beddua eden kimse, kendisine fakirliği miras bırakır."
16083. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Odalarda örümcek ağlarının var olması fakirlik getirir. Hamamda idrar etmek fakirlik getirir. Cenabet ha-linde yemek fakirlik getirir.

Dişleri ılgın ağacının dallarıyla temizlemek fa-kirlik getirir. Ayakta durarak saçı taramak fakirlik getirir. Evde çerçöp bı-rakmak fakirlik getirir. Yalan yere yemin etmek fakirlik getirir. Zina etmek fakirlik getirir. İhtirası açığa vurmak fakirlik getirir. Akşam ve yatsı arasında uyumak fakirlik getirir.

Güneş doğmadan önce uyumak fakirlik getirir. Geçiminde planlı olmamak fakirlik getirir. Akrabalık bağlarını kesmek fakirlik getirir. Yalan söylemeyi adet edinmek fakirlik getirir. Çok şarkı dinlemek fakirlik getirir. Gece erkek bir dilenciyi reddetmek fakirlik getirir."
16084. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice zenginlik kalıcı fakirliğe se-bep olur."
bak. el-Bihar, 76/74, 86, 117, 121, 144, 165, 175, 315,

3234. Bölüm
Münezzeh Olan Allah'ın Fakirlerden Özür Dilemesi

16085. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah fakirlere özür dileyen bir bakışla bakar ve şöyle buyurur: "İzzet ve celalime andol-sun ki ben sizleri dünyada hor gördüğüm veya itina göstermediğim için fakir kılmadım. Şüphesiz bu gün sizlere nasıl davrandığımı görüyorsu-nuz."

16086. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "(Kıyamet günü) Övgüsü yüce olan Allah kardeşin kardeşten özür dilediği gibi, dünyada fakir olan mü-min kulundan özür diler ve şöyle buyurur: "İzzet ve celalime andolsun ki ben seni dünyada hor gördüğüm için muhtaç kılmadım. Şimdi bu örtüyü kaldır ve dünyanın yerine sana verdiğimi gör." O örtüyü kaldırır ve şöyle der: "Dünyada benden aldıysan da verdiğin bu karşılık sebebiyle zarar etmiş sayılmam."

3235. Bölüm
Fakirliğin Süsü

Kur'an:
"(İnfaklarınızı) Allah yolunda mahsur kalanlara, yeryüzünde dolaşamayanlara, hayalarından dolayı, kendilerini tanımayanların zengin saydıkları yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın, in-sanlardan yüzsüzlük ederek bir şey istemezler."
16087. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İffetli olmak fakirliğin süsüdür."
16088. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin kendi dininde güçlü-dür…Zenginlik zamanında ılımlı, fakirlik zamanında ise süslüdür."

16089. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Herkim fakirliğini izhar ederse, kendi değerini düşürmüş olur."
16090. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İşlerin en zoru ve zahmetlisi, fakirliğini gizli tutmaktır."
16091. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yoksulluk ve hastalıkları gizli tutmak mürüvvettendir."

16092. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah fakirliği yaratıklarına emanet olarak vermiştir. O halde herkim onu gizli tutarsa, Allah, gündü-zü oruç tutan, geceyi ibadetle geçiren kimsenin sevabını ona verir."
16093. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlik emanettir. O halde her-kim onu gizli tutarsa bu işi ibadettir. Herkim onu aşikar kılarsa, Müslü-man kardeşlerinin boynuna tasma takmıştır (onların boynuna sorumluluk yüklemiştir. )"
16094. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala iffetli fakir mümini sever."
bak. 210. Konu, ez-Zinet, 360. Konu, el-İffet; es-Sual (2), 1712. Bölüm; es-Sedaka, 2240. Bölüm; el-Cemal, 539. Bölüm; Vesail'uş Şia, 3/342, 3. Bölüm

3236. Bölüm
Fakirler Cennetin Hükümdarlarıdır

16095. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fakirler cennet ehlinin hüküm-darlarıdır. İnsanların tümü cennete iştiyak duyar ve cennet ise fakirlere iş-tiyak duyar."
16096. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünya ve ahiretin hükümdarları (Allah'tan) hoşnut olan fakirlerdir."
16097. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cennetin kapıları fakirlerin yüzü-ne açıktır."

16098. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cennete bir başvurdum. Ehlinin çoğunun fakirler olduğunu gördüm. "
16099. Resulullah (s.a.a), kendisine, "Acaba Allah'tan korkanlar, Allah karşı-sında huşu ve tevazu içinde olanlar ve Allah'ı çok zikredenler, diğer insanlardan da-ha önce mi cennete girerler?" diye soran Ebu Zer'e şöyle buyurmuştur: "Hayır, fakir müminler gelir ve insanların omuzlarının üzerinden geçip (cennete) gider-ler."

16100. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Herkim ölür de kendisinden geriye dirhem ve dinar bırakmazsa, hiç kimse ondan daha zengin olarak cennete giremez."

16101. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakir Müslümanlar, zenginler-den kırk sonbahar önce cennet bahçelerinde gezinip dururlar." İmam daha sonra şöyle buyurdu: "Bu konuda senin için bir örnek vereyim. Bu gru-bun hikayesi vergi alan birinin yanından geçen iki gemiye benzer. Vergi alan kimse, o ikisinden birine bakar, onda bir şey görmez ve şöyle der: "Bunu serbest bırakın gitsin" Diğerine bakar ve onu yük dolu bir halde görür ve şöyle der: "Bunu tutun."

16102. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü tam bir aydınlık-la sizlere müjdeler olsun ey fakir muhacirler! Sizler zenginlerden yarım gün daha önce cennete gireceksiniz ve o yarım gün beş yüz yıla denktir."
16103. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslüman fakirler zenginler-den beş yüz yıla denk olan yarım günden daha önce cennete girerler."
16104. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bütün peygamberler Süleyman b. Davud'dan kırk yıl daha önce cennete girerler."
16105. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cennete giren en son peygam-ber Süleyman'dır ve bu da kendisine verilen dünya sebebiyledir."
bak. el-Cennet, 561. Bölüm; el-Hisab, 842. Bölüm

3237. Bölüm
Ne Mutlu Fakirlere

Kur'an:
"Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O'na yalvaranlarla berâber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi anmasını kendisine unuttur-duğumuz ve işinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma."
bak. . Furkan suresi, 10. ayet; Zuhruf suresi, 33-35. ayetler
16106. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey fakirler grubu! Allah benden sizin meclislerinize katılmamı istemiş ve şöyle buyurmuştur: "Sabah akşam Rablerini çağıranlarla birlikte sabret." Zira sizin meclisleriniz sizden önceki peygamberlerin meclisleridir."

16107. Resulullah (s.a.a) kendisine, "Pazarda çeşitli meyveler görüp canımız çekti-ği halde alamıyoruz bunun için bir sevabımız var mıdır?" diye soran fakirlere şöyle buyurmuştur: "Sevap bundan başka bir şey midir?"
16108. İmam Sadık (a.s) Muhammed Hezzaz'a şöyle buyurmuştur: "Pazara gitmiyor musun? Satılan meyveleri ve canının çektiği şeyleri görmüyor musun?" Ben (Muhammed Hezzaz) şöyle arzettim: "Elbette görüyorum." İmam şöyle buyurdu: "Görüp de alamadığın şeyin karşılığında senin için bir iyilik vardır."

16109. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ne mutlu sabırlı fakirlere! On-lar göklerin ve yerin melekutunu görenlerdir."
16110. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey fakirler grubu! Allah'tan kalben hoşnut olun ki fakirliğin sevabına erişesiniz, aksi taktirde erişe-mezsiniz."

16111. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey fakirler topluluğu! Nefsinizi temiz tutun ve Allah'tan kalben hoşnut olun ki aziz ve celil olan Allah fa-kirliğiniz karşısında sizlere ecir versin. "
16112. İmam Ali (a.s) peygamberlerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Eğer istiyorsan, Musa Kelimullah'ın şöyle dediğini i-kinci örnek olarak sunabi-lirim; "Ya Rabbi! Bana indireceğin iyiliklere ihtiyacım var." Allah'a yemin olsun ki o, yiyeceği ekmekten başka bir şey istemedi."

16113. Resulullah (s.a.a) Ebuzer'e şöyle buyurmuştur: "Cuayl'i nasıl görüyor-sun?" Ben Ebuzer şöyle arzettim: "O kendi benzerleri gibi bir fakirdir." Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Falan kimseyi nasıl görüyorsun?" Ben şöyle arzettim: "O da insanların büyüklerinden bir büyüktür." Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu:

"Cuayl ondan bir dünya daha iyidir." Ben şöyle ar-zettim: "Ey Allah'ın Resulü! Bu şahsın şöyle bir durumu vardır ve siz ona şöyle davranıyorsunuz." Peygamber şöyle buyurdu: "O kendi kavminin başkanıdır ve ben onların kalbini elde etmek için bu işi yapıyorum."
16114. Ümeyye bin Halit Ebi'l Ays şöyle diyor: "Peygamber (s.a.a) fakir Müslümanların yardımıyla fetih ve zafer elde etti. "
16115. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah nezdinde kulun en değerli haleti bir dirhem aradığı halde elde edemediği halettir." Abdullah bin Sinan şöyle diyor: "İmam Sadık (a.s) bu sözü buyurunca benim yüz bin dirhemim vardır ama bugün bir dirhemim bile yoktur."
bak. el-Mehebbet (4), 681. Bölüm

3238. Bölüm
Fakirlik (Çeşitli)

16116. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İsteklerini azalt ki fakirliğe ta-hammül sana kolaylaşsın."
16117. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirliği kendinize telkin et-meyin. Zira kendisine fakirliği telkin eden kimse cimri olur."

16118. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice fakir kimse aslandan daha izzetlidir."
16119. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirin dirhemi Allah nezdinde zenginin dinarlarından daha değerli ve üstündür."
16120. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Amelsiz ahireti ümit eden kimse gibi olma…eğer zengin olursa azgınlığa ve günaha düşer ve eğer fakir olursa ümitsizliğe ve gevşekliğe kapılır."

16121. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fakirlerin, miskinlerin, muhtaçla-rın, hakkından mahrum kalanların, borçluların ve yolda kalmışların Allah katında düşman olduğu kimsenin vay haline!."

16122. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın mükafatını elde etmek için, zenginin fakire gösterdiği tevazu ne kadar da güzeldir. Bundan daha güzeli ise, fakirlerin Allah'a dayanarak zenginlere karşı alçalmamaları-dır."
16123. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zenginliğinden dolayı ihsanda bulunan kimse fakirliği dolayısıyla alan kimseden daha üstün değildir."
16124. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz mutsuzların en mut-suzu kendisinde dünyanın fakirliği ile ahiretin azabı bir araya gelen kim-sedir."


423. Konu

el-Fıkh
Fıkıh

bak. .
98. konu, el-Hadis; 365. konu, el-Akl; 367. konu, el-İlm; 424. konu, el-Fikr; 158. konu, ed-Diraset; er-Riba, 1435. bölüm; el-İbadet, 2491. bölüm; el-İlim, 2918. bölüm

3239. Bölüm
Dinde Fakih Olmak

Kur'an:
"İman edenler toptan savaşa çıkmamalıdır. Her topluluktan bir taifenin dini iyi öğrenmek ve milletlerini geri döndüklerinde uyar-mak üzere geri kalmaları gerekli olmaz mı? Ki böylece belki yanlış hareketlerden çekinirler."
16125. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer fakih olmak istersen Al-lah'ın dininde fakih ol."

16126. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın dininde fakih olunuz, zira fıkıh basiretin anahtarı, ibadetin kemal sebebi ve dini ve dünyevi yüce makamlara ulaşma vesilesidir. Fakihin abid kimseye üstünlüğü güneşin yıldızlara üstünlüğü gibidir. Her kim kendi dini hakkında fakih olmazsa Allah onun hiçbir amelinden hoşnut olmaz."
16127. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah bir kulun iyiliğini dileyince onu dinde fakih kılar ve doğru yolunu ona ilham eder."

16128. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah bir kulun iyiliğini isterse onu dinde fakih kılar, onu dünyaya itinasız eder ve ona ayıplarını göste-rir."
16129. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah bir kulun hayrını dileyince onu dinde fakih kılar ve kalbine yakin ilham eder."
16130. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Küçüğünüz, büyüğünüze uysun; büyüğünüz de küçüğünüze merhamet etsin. Allah hakkında düşünmeyen, dinde kavrayış sahibi olmayan cahiliye zalimleri gibi olmayın."

16131. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kur'an'ı öğrenin, çünkü o sözle-rin en güzelidir. Onda anlayışınızı derinleştirip kavrayışınızı genişletin. Çünkü o gönüllerin baharıdır."
16132. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala'ya dinde fakih olmaktan daha üstün bir şeyle ibadet edilmemiştir."

16133. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En üstün ibadet fıkıhtır (dini tanımaktır)."
16134. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz her şeyin bir dayanağı vardır, bu dinin dayanağı da fıkıhtır."
16135. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim dinde fakih olursa (yar-dımcıları) çoğalır."

16136. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Haftada bir gününü dini işleri öğrenmeye ve dini meseleleri sormaya ayırmayan Müslüman'a of olsun."
Bazısı ise şu şekilde rivayet etmiştir: "…Her Müslüman erkeğe of ol-sun."
16137. İmam Ali (a.s) oğlu Hasan'a yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Hakkı bulmak için nerede olursa olsun en zor girdaplara dal ve dinde fakih ol."