Mizan'ul Hikmet 1.Cilt
 


193.Bölüm İmam Ali'nin (a.s) Mazlumiyeti


1073. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Muhammed'i (s.a.a) Peygam-ber olarak gönderdiği günden beri rahat bir yüz görmedim (İslam yolun-da çok çile çektim ama), Allah'a hamd olsun! Allah'a yemin olsun ki ço-cukluğumu korkuyla, büyüklüğümü cihadla geçirdim"

1074. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) vefat ettiği günden beri ben mazlumum. ."
1075. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Benim gördüğüm zorlukları kimse görmemiştir."
1076. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben yöneticinin halka zulmettiğini sanıyordum. Ama şimdi halkın yöneticiye (bana) zulmettiğini görüyo-rum."

1077. İmam Ali (a.s) Muaviye'ye yazdığı bir mektubunda şöyle buyurmuştur: "Beni dizginlenmiş deve gibi biat etmek için sürüklediklerini söylüyorsun. Allah'a yemin olsun ki beni kınamak isterken övdün, beni rüsva etmek is-terken kendin rüsva oldun. Müslüman dininde şüpheye ve yakininde şekke düşmediği

müddetçe mazlum olması kendisi için ayıp değildir.
1078. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a yemin olsun ki annemden doğduğum günden beri mazlumum; öyle ki Akil'in gözü ağırdığında ilaç damlatmak istediklerinde şöyle diyordu: "Ali'nin gözüne ilaç damlatma-dıkça benim gözüme de damlatmayın."Böylece gözüm ağrımadığı halde ilaç damlatırlardı."

1079. İmam Ali (a.s), kendisine "sen hilafet hususunda hırslısın"dediklerinde şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki siz daha hırslı ve (Peygambere) daha uzaksınız. Ben ise daha layık ve (Peygambere) daha yakınım. Şüphesiz ben hakkı istedim, siz hakka ulaşmama engel oluyorsunuz!

Beni bulunmam gereken makamdan aşağı indiriyorsunuz. Allahım! Ben Kureyş ve Kureyş'in yardımcıları hakkında senden yardım diliyorum. Zira onlar be-nimle akrabalık bağını kestiler, yüce makamımı küçümsediler ve hakkım olan hilafet hususunda benimle savaşmak için elele verdiler."

İbn-i Ebil Hadid şöyle diyor: "Bil ki hiç şüphesiz Hz. Ali'den (a.s) bunun ben-zeri, tevatür derecesinde bir çok rivayetler nakledilmiştir. Örneğin "Allah Resulü-nün canını aldığı günden bu güne kadar sürekli mazlum oldum."
Hakeza: Allah'ım! Kureyş'i hor ve hakir kıl, şüphesiz Kureyş beni hak-kımdan alıkoydu ve hilafetimi gasbetti."


Hakeza: "Allah Kureyş'in cezasını versin. Zira hakkımı zulümle aldılar, annemin çocuğunun hükümetini benden gasbettiler."
Hakeza: (Birsinin "bana zulmedildi."diye bağırdığını duyunca şöyle buyurdu:) "Gel birlikte feryat edelim, zira ben de sürekli mazlum oldum."

Hakeza: "O benim hilafete oranla yerimin değirmenin milinin değir-men taşına oranla yeri gibi olduğunu bilmektedir."
Hakeza: "Mirasımın yağmalandığını gördüm."
Hakeza: "O ikisi kaplarımızı tersine çevirdiler ve halkı boynumuza bindirdiler."

Hakeza: "Bizim bir hakkımız var; verirlerse alırız vermezlerse her ne kadar gece uzun sürse de devenin sırtına biner gideriz. (almak için savaşı-rız.)
Hakeza: "Her zaman benden cimrilikle aldılar. Layık ve hakkım olduğu şeyden mahrum kaldım."

1080. İmam Ali (a.s), Akil'e yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: "Kureyş'i bırak da sapıklıkta koştursunlar. Onlar benden önce Resulullah (s.a.a) ile savaştıkları gibi benimle savaşmak hususunda elele verdiler. Allah Ku-reyş'in cezasını versin, benimle akrabalık bağlarımı kestiler annemin ço-cuğunun hakkı olan hükümeti benden aldılar."
Bak, Şerh-u Nehc'il Belağa-i İbn-i Ebi'l Hadid, 4/63
ed-Dünya, 1225. Bölüm


194.Bölüm Ali'nin Diliyle Ali


1081. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Muhammed'in (s.a.a) ashabından sırdaşı olanların da bildiği gibi bir an olsun Allah'a ve Peygamberine red cevabı vermedim. Kahramanların kaçtığı, adımların gerilediği yerlerde ca-nımla Peygambere yardım ettim. Bu cesaret ve yiğitliği Allah bana lütfet-miştir."
1082. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Asla yalan atmadım ve (Peygamber tarafından) bana yalan söylenmedi. Asla sapmadım ve hiç kimse benim vasıtamla sapıklığa düşmedi."

1083. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her ne zaman Peygambere sorduy-sam bana cevap verirdi ve her ne zaman sustuysam benimle konuşmaya başlardı."
1084. İmam Ali (a.s), "Şüphesiz sen uyarıcısın ve her kavmin bir yol göstericisi vardır"ayetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur: "Uyarıcı Resulul-lah'tır, yol göstericisi ise benim."

1085. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah aralarında hükmetmem için beni Yemen'e gönderdi. Ben şöyle dedim: "Ey Resulullah! Benim gibi genç ve hakemlik ilmine sahip olmayan birini mi gönderiyor-sun?"Peygamber (s.a.a) elini göğsüme vurarak şöyle buyurdu: "Allah'ım! Onun kalbini hidayet et, dilini sağlam güçlendir.

"O zamandan, burada durduğum ana kadar iki kişi arasındaki hakemlik hususunda asla şek ve şüpheye düşmedim."
1086. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Sen olmasaydın benden sonraki müminler tanınmazdı."

1087. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nabığa'nın oğlu benim boş işlerle oynadığımı, mizahçı olduğumu, el ve dil şakası yaptığımı, oyalandığımı söylüyor. Ne kadar uzak! Ölüm korkusu kıyameti hatırlama ve hesap en-dişesi beni bu işlerden alı koyar."

1088. İmam Ali (a.s), hilafetinin ikinci günü okuduğu bir hutbesinde şöyle buyur-muştur: "Şüphesiz ben de sizlerden biriyim, sizin lehinize olan şey benim de lehimedir ve sizin aleyhinize olan şey benim de aleyhimedir."

1089. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Asla sapmadım ve asla kimseyi sap-tırmadım. Bana tavsiye edilen şeyi asla unutmadım. Ben peygamberi için açıkladığı ve benim için izah ettiği Rabbimden bir delil üzereyim ve şüp-hesiz ki ben (doğru) yoldayım."

1090. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bana biatiniz düşüncesizce yapılan bir biat değildir. Benim ve sizin işiniz aynı değildir. Ben sizleri Allah için istiyorum. Siz ise beni kendiniz için istiyorsunuz. Ey insanlar! Bana ken-diniz için yardım edin. Allah'a yemin olsun ki mazlumun hakkını alacağım ve zalimi kendisi gelmese de hak kaynağına sürüp götüreceğim."

1091. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki kıyamet günü Allah ve Peygamberinin yanına zalim olarak gitmek, gece deve dikeni üzerinde sabahlamaktan ve prangalara vurulup zincirler ile sürüklenmek bana daha sevimli gelir.

Allah'a andolsun ki bana karıncanın ağzındaki arpa kabuğunu almakla da olsa Allah'a isyan etmem için yedi iklimi ve göklerin altındaki her şeyi verseler yine de yapmam."
1092. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz benim aranızdaki örne-ğim, huzuruna geleni aydınlatan karanlıktaki kandil örneğidir."

1093. İmam Ali (a.s) sürekli şöyle buyururdu: "Aziz ve celil olan Allah'ın ben-den daha büyük olan bir ayeti ve Allah'ın benden daha büyük bir haberi yoktur."

1094. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ı tanıdığım günden beri onu inkar etmedim."
1095. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bana hak gösterildiği günden beri onda şüpheye düşmedim."
bak. ed-Dünya, 1225. Bölüm
el-Edeb, 73. Bölüm

22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(2) Ümm'ul-Eimme Hz. Fatıma (a.s)

Özel İmamet
Hz. Fatıma


el-Bihar, 43/2-236, Tarih-u Seyyidet-i Nisa'il Alemin
Kenz'ul Ummal, 13/674-687

bak.
et-Teşebbuh 257. Konu

195. Bölüm Fatıma Peygamberin Bir Parçasıdır


1096. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Fatıma benden bir parçadır. Onu sevindiren, şüphesiz beni sevindirmiştir. Ona kötülük eden, şüphesiz bana kötülük etmiştir. Fatıma benim için insanların en azizidir."

1097. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Fatıma benim bir par-çamdır, gözümün nurudur ve kalbimin meyvesidir. Ona kötülük eden, bana kötülük etmiştir. Onu sevindiren beni sevindirmiştir. Şüphesiz Ehl-i Beyt'imden bana ilk katılacak olan Fatıma'dır."


196.Bölüm Fatıma Alemlerin Kadınlarının Efendisidir


1098. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teala kadınlar-dan dört kişiyi seçmiştir: "Meryem, Asiye, Hatice ve Fatıma"

1099. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hasan ve Hüseyin benden ve ba-balarından sonra yeryüzü ehlinin en hayırlısıdır. Anneleri de yeryüzü ehli kadınlarının en üstünüdür."

1100. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kızım Fatıma alemdeki kadınların efendisidir."
1101. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kızım Fatıma baştan sona kadar, alemdeki tüm kadınların efendisidir."

197. Bölüm
Fatıma Gazablanınca Allah da Gazablanır.

1102. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Fatıma gazablanınca Al-lah da gazablanır. O razı olunca Allah da razı olur."
1103. Resulullah (s.a.a) kızı Fatıma'ya (a.s)şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah senin gazabınla gazablanır ve senin rızanla razı olur."

22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(3) İmam Hasan ve Hüseyin (a.s)

Özel İmamet
İmam Hasan ve Hüseyin

el-Bihar, 43/237, Ebvab-u Tarih'il İmameyn'il Humameyn, el-Hasan ve'l-Hüseyin (a.s)
Kenz'ul Ummal, 13/658-671, Fezl'ul Heseneyn (a.s)

bak.
Tarih-u Dimeşk, Tercümet'ul İmam Şehid, el-Huseyn b. Ali (a.s)

198. Bölüm İsimlerinin Seçiliş Niteliği


1104. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hasan dünyaya gelince adını "Harb"koydum. Resulullah geldi ve şöyle buyurdu: "Oğlumu bana göste-rin. Onun adını ne koydunuz?"Ben, "Harb"deyince şöyle buyurdu: "Ha-yır, o Hasan'dır."Hüseyin dünyaya gelince, adını "Harb"koydum. Resu-lullah (s.a.a) geldi ve şöyle buyurdu: "Oğlumu bana gösterin, adını ne koydunuz?"Ben, "Harb"deyince Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Hayır, o Hüseyin'dir."

1105. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fatıma (a.s) Hasan'ı (a.s) dünyaya getirince Ali'ye (a.s), "Adını koy."dedi. Ali (a.s), "Ben Peygamber'den ön-ce bir isim vermem."dedi. Peygamber (s.a.a) geldi ve Ali'ye (a.s), "adını koydunuz mu?"dedi. O, "Ona ad koymada senden öne geçmek isteme-dik."deyince Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Ben de ona ad koymada Allah'tan önce geçmek istemem."Sonra Allah Tebarek ve Teala Cebrail'e şöyle vahy etti:

"Muhammed'in bir oğlu olmuştur. Git ona selam söyle ve kutlayarak şöyle de: "Ali senin için, Musa'ya Harun gibidir. O halde Ha-run'un çocuğunun adını ver."Cebrail inerek aziz ve celil olan Allah tara-fından Peygamberi kutladı ve şöyle buyurdu: "Yüce olan Allah sana, bu çocuğa Harun'un çocuğunun adını vermeni emrediyor.

Peygamber, "Ha-run'un çocuğunun adı neydi?"deyince Cebrail, "Şubber"dedi. Peygamber, "Benim dilim Arapça'dır"diye buyurdu. Cebrail şöyle dedi: "Onu Hasan olarak adlandır."Peygamber de onun adını Hasan koydu. Daha sonra Hüseyin dünyaya gelince Cebrail (a.s) yeniden nazil oldu. Allah tarafından doğumunu kutladı ve şöyle buyurdu:

"Ali senin için, Musa'ya Harun gi-bidir. O halde bu çocuğa Harun'un çocuğunun adını ver."Peygamber (s.a.a), "Onun adı nedir?"diye sorunca Cebrail, "Şubber"dedi. Peygamber, "Benim dilim Arapça'dır"deyince Cebrail şöyle buyurdu: "O halde adını Hüseyin koy."Peygamber de onun adını Hüseyin koydu."

1106. Resulullah (s.a.a), Ali'ye (a.s), "Oğlumun adını ne koydun?"diye sordu. Ali (a.s), "Ey Resulullah! Sizden önce ona ad vermem. Ama adını Harb koymak istedim."deyince Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Ben de Rabbimden önce ona ad vermek istemem."
bak. Tarih-i Dimeşk, İmam'uş Şehid biyografisi; 15, 19

199. Bölüm Cennet Ehli Gençlerinin Efendisi


1107. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hasan ve Hüseyin cennet ehli gençlerinin efendisidir. Babaları onlardan daha hayırlıdır."
1108. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hasan ve Hüseyin cennet ehli gençlerinin efendisidir."
1109. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Hasan ve Hüseyin cen-net ehli gençlerinin efendisidir."


200.Konu Hasan ve Hüseyin'i(a.s)Sevmek


1110. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim beni severse bu iki çocu-ğumu da sevsin. Zira Allah bana onların sevgisini emretmiştir."
1111. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Hasan ve Hüseyin'i sev ve onları seveni de sev."
1112. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim Hasan ve Hüseyin'i se-verse şüphesiz beni sevmiştir ve her kim ikisine buğzetmişse şüphesiz bana buğzetmiştir."


201.Bölüm Peygamber'in Hasan ve Hüseyin'e Hediyesi


1113. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ben Hasan'a azamet ve ilim hedi-ye ediyorum. Hüseyin'e ise cömertlik ve rahmet (iyilik ve nimet) hediye ediyorum."

1114. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Azametim ve büyüklüğüm Ha-san'ın; cesaretim cömertliğim ise Hüseyin'indir."
1115. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hasan'a azamet ve hilim hediye ediyorum. Hüseyin'e ise cömertlik ve rahmet hediye ediyorum."

1116. Ebu Rafi'nin kızı Zeyneb'ten, Resulullah'ın (s.a.a) kızı Fatıma hakkında nakledildiği üzere değerli babası vefatıyla sonuçlanan hasta yatağına düştüğünde Ha-san ve Hüseyin'i yanına götürdü ve şöyle buyurdu: "Ya Resulullah (s.a.a)! Bu iki-sine bir miras bırakıyor musun?"Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Ha-san'a azamet ve büyüklüğümü; Hüseyin'e ise kahramanlık ve cömertliğimi miras bıraktım."

202. Bölüm Hasan ve Hüseyin'in İmameti


1117. İbn-i Şehraşub Menakıb'inde şöyle yazıyor: "Peygamber'den (s.a.a) 12 İmam'ın imameti hususunda birbirinden farklı iki yoldan rivayet edilmiş olması Hasan ve Hüseyin'in imametinin delilidir. O ikisinin imametinin delillerinden biri de gelip bizzat imamet iddiasında bulunmalarıdır. Onlar zamanında Muaviye ve Yezid dışında hiç kimse bu iddiada bulunmuyor-du. Onların ise fıskı, hatta küfürleri sabittir. Dolayısıyla imamet Hasan ve Hüseyin'in hakkıdır.

Başka bir delil ise Ehl-i Beyt'in (a.s) icmasıdır. Zira onlar Hasan ve Hüseyin'in imameti hususunda icma etmişlerdir. Onların icması ise hüc-cettir.
Hakeza bu rivayetin meşhur oluşudur. Nitekim Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İster kıyam etsinler, isterse de otursunlar, bu iki oğlum imamdır."

22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(4) İmam Hasan b. Ali (a.s)

Özel İmamet
İmam Hasan b. Ali (a.s)


el-Bihar, 43/322-359, 44/1-173, Tarih-u İmam'il Hasan (a.s)
el-Bihar, 44/1-69, Sulh'ul İmam ve İlletuhu
Kenz'ul Ummal, 13/646-654, el-Hasan (a.s)

203. Bölüm İmametinin Delili


1118. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Emir'ul-Mü'minin (a.s) ölüm dö-şeğinde yatınca oğlu Hasan'a şöyle buyurdu: "Yanıma yaklaş, Resulul-lah'ın bana söylediği sırrı sana da söyleyeyim ve bana verdiği emaneti sana vereyim."Daha sonra bu dediğini yaptı."

1119. Selim b. Kays şöyle diyor: "Müminlerin Emiri Ali (a.s) oğlu Hasan'a va-siyet edince ben de orada hazır idim. Hz. Ali oğlu Hasan, Muhammed b. Hanefiyye bütün çocukları, kendisine uyanların ileri gelenleri ve ailesini de bu vasiyetine şahid kıldı, ardından kitap ve silahı ona teslim etti."

bak. el-Kafi, 1/297, Bab'ul İşaret ve'n-Nas a'lel-Hasan b. Ali (a.s); el-Bihar, 43/322, 14. Bölüm

204. Bölüm Hasan Bendendir ve Ben de Ondan


1120. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hasan bendendir ve ben de on-dan, Allah onu seveni sever; Hasan ve Hüseyin torunlardan iki torun-dur."
1121. Mikdam b. Me'dikerb ve Amr b. Esved, Kınnesrin denen yere gittiler. Mua-viye Mikdam'a şöyle dedi: "Hasan b. Ali'nin vefat ettiğini duydun mu?"Mikdam, "İnna lillah ve inna ileyhi

raciun"(hepimiz Allah'tan geldik ve Allah'a döneceğiz. ) dedi. Muaviye, "Acaba sen bunu bir musibet mi kabul ediyorsun?"dedi. Mikdam şöyle cevap verdi: "Nasıl musibet bilme-yeyim ki? Oysa Resulullah (s.a.a) onu dizlerine oturtup, "Bu benden-dir"diye buyurdu."

205. Bölüm İmam Hasan'ın (a.s) Sevgisi


1122. Resulullah (s.a.a) Hasan'a (a.s) işaret ederek şöyle buyurmuştur: "Beni se-ven bunu sevmelidir."
1123. Resulullah (s.a.a) Hasan'a (a.s) işaret ederek şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Ben onu seviyorum. O halde sen de sev ve onu seveni de sev."
1124. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Ben onu seviyorum, sen de onu sev."


206.Bölüm İmam Hasan'ın (a.s) İbadeti


1125. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Hasan b. Ali b. Ebi Talib (a.s) kendi zamanında insanların en çok ibadet edeni, en zahidi ve en üstünüydü."
bak. el-İbadet, 2498. Bölüm

22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(5) İmam Hüseyin b. Ali (a.s)

Özel İmamet
İmam Hüseyin b. Ali (a.s)

el-Bihar, 44/174-394 ve c. 45, Tarih-ul-İmam'il Huseyn (a.s)
Kenz'ul Ummal, 13/654-671, el-Hüseyin (a.s)
Kenz'ul Ummal, 13/671-674, Katl'ul Hüseyin (a.s)

207. Bölüm İmam Hüseyin'in (a.s) İmamet Delili


1126. İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Hüseyin b. Ali (a.s) nefsim öldükten ve ruhum cismimden ayrıldıktan sonra benden sonraki imamdır. Onun Peygamber'den (s.a.a) veraseti ismi yüce olan Allah ka-tında kitapta (Levh-i Mahfuz'da ) kayıd olmuştur. Aziz ve Celil olan Allah bu

verasete anne ve babasından aldığı veraseti de eklemiştir. Zira Allah sizlerin yaratıkların en iyisi olduğunu bilmiş, bu yüzden sizler arasından Muhammed'i (s.a.a) seçmiş, Muhammed ise Ali'yi (a.s), Ali de (a.s) beni İmam seçmiştir ve ben de Hüseyin'i (a.s) imam seçtim."
bak. el-Kafi, 1/300, Bab'ul İşaret ve'n-Nas a'lel-Hüseyin b. Ali (a.s); el-Bihar, 44/174, 24. Bölüm

208. Bölüm Hüseyin Benden ve Ben Ondanım


1127. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hüseyin bendendir ve ben de Hüseyin'den. Allah Hüseyin'i seveni sever. Hüseyin torunlardan bir to-rundur."
1128. Bera b. Azib şöyle diyor: "Resulullah'ın (s.a.a) Hüseyin'i (a.s) kucağında taşıyarak şöyle buyurduğunu işittim: "Allah'ım! Ben onu seviyorum. O halde sen de onu sev."
1129. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hüseyin bendendir ve ben de on-dan."


22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(6) İmam Ali b. Hüseyin (a.s)

Özel İmamet
İmam Ali b. Hüseyin

el-Bihar, 46/2-209, Tarih'il İmam Ali b. Hüseyin (a.s)

209. Bölüm İmam Ali b. Hüseyin'in İmamet Delili


1130. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hüseyin b. Ali'nin (a.s) şehadet anı çatınca büyük kızı Fatıma binti Hüseyin'i (a.s) yanına çağırdı. Kapalı bir yazıyı ve açık bir vasiyetnameyi kendisine verdi. Ali b. Hüseyin büyük bir karın ağrısına tutulmuştu. Artık hiç kimse onun kurtulacağını sanmı-yordu.

Fatıma onu aldı ve Ali b. Hüseyin'e (a.s) verdi. Allah'a yemin olsun ki bu mektup sonradan bizlere ulaştı...Allah'a andolsun ki Adem'in yaratılışından dünyanın sonuna kadar Adem oğullarının ihtiyaç duymuş olduğu ve duyduğu her şey o mektupta yazılıdır."
bak. es-Sucud, 1746-1747. Bölümler

210. Bölüm İmam Zeyn'ul Abidin'in Makamı


1131. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü bir münadi şöyle seslenir: "Zeyn'ul Abidin nerede?"Ben, "Oğlum Ali b. Hüseyin b. Ebi Talib'in safları yardığını (ve ileriye doğru çıkmaya çalıştığını) görür gibi-yim."

1132. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü bir münadi şöyle seslenir: "Zeyn'ul Abidin nerede?"Ben adeta Ali b. Hüseyin'in safları yar-dığını (ve ileriye doğru çıkmaya çalıştığını) görür gibiyim."


22.Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(7) İmam Muhammed b. Ali Bakır (a.s)

Özel İmamet
İmam Muhammed b. Ali Bakır (a.s)

el-Bihar, 46/212-367, Tarih'ul İmam'il Bakır (a.s)

211. Bölüm İmam Muhammed b. Ali Bakır'ın (a.s) İmamet Delili


1133. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s), "senden sonraki imam kimdir?"diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Oğlum Muhammed'dir. O ilmi derinden yarar."
1134. Ali b. Hüseyin (a.s) ölümüyle sonuçlanan hastalığa yakalanınca oğlu Muhammed, Hasan, Abdullah, Ömer, Zeyd ve Hüseyin'i topladı. Oğlu Muhammed'i kendine vasi kıldı. Ona Bakır lakabını verdi ve diğer çocuk-larının işini ona ısmarladı.
bak. el-Bihar, 46/229, 4. Bölüm; el-Kafi, 1/305, Bab'ul İşaret ve'n-Nas a'la Ebi Cafer (a.s)

212. Bölüm İlmi Yaran Kimse


1135. Resulullah (s.a.a) Cabir b. Abdullah Ensari'ye şöyle buyurmuştur: "Ey Ca-bir! Şüphesiz ki sen Tevrat'ta Bakır olarak bilinen oğlum Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib'i görünceye dek hayatta kalacaksın. Onu görürsen kendisine selamımı ilet."

1136. Resulullah (s.a.a) Cabir b. Abdullah Ensari'ye şöyle buyurmuştur: "Şüphe-siz sen adı benim adım olan, davranışları benim davranışlarıma benzeyen ve ilmi yaran bizden birini göreceksin."


1137. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Cabir! Oğlum Hüseyin'in Ali adında bir oğlu olacaktır. Kıyamet günü bir münadi, "Abidlerin efendisi ayağa kalksın"deyince Ali b. Hüseyin ayağa kalkar. Ali'nin de Muhammed adında bir oğlu olacaktır. Ey Cabir! Eğer onu görürsen kendisine selamı-mı ulaştır ve bil ki sen onu gördükten sonra çok kısa bir süre hayatta ka-lacaksın."

22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(8) İmam Cafer b. Muhammed Sadık (a.s)

Özel İmamet
İmam Cafer b. Muhammed Sadık (a.s)

el-Bihar, 47/1-413, Tarih'ul İmam'il Sadık (a.s)

213. Bölüm Cafer b. Muhammed Sadık'ın (a.s) İmamet Delili


1138. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Oğlum Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib dünyaya gelince onu Sadık olarak ad-landırın."
1139. Muhammed b. Müslim şöyle diyor: "Ebu Cafer Muhammed b. Ali Ba-kır'ın (a.s) yanında oturduğum bir sırada oğlu Cafer başında perçemi elindeki ince bir ağaç dalıyla oynadığı bir halde içeri girdi.

Bakır (a.s) onu tuttu ve göğsüne bastırarak şöyle buyurdu: "Annem babam sana feda ol-sun ki oyun ve eğlence ehli değilsin."Daha sonra bana şöyle buyurdu: "Ey Muhammed! Benden sonra senin İmamın budur, ona uy, ilminden istifade et. Allah'a andolsun ki o Peygamber'in, "taraftarları dünya ve ahirette zafere erişecektir"dediği Sadık'tır."
bak. el-Bihar, 47/12, 3. Bab; el-Kafi, 1/306, Bab'ul İşaret ve'n-Nas a'la Ebi Abdillah Cafer b. Muhammed Sadık (a.s)

214. Bölüm İmam Sadık'ın (a.s) Sireti ve Yüce Ahlakı


1140. Muhammed b. Ziyad Ezdi şöyle diyor: "Medine fakihi Malik b. Enes'in şöyle dediğini işittim: "Cafer b. Muhammed Sadık'ın huzuruna varınca bana bir yastık veriyor, saygı gösteriyor ve şöyle buyuruyordu: "Ey Malik! Ben seni seviyorum."Ben bu sözden çok hoşnut oluyordum ve Allah'a şükrediyordum

"Malik şöyle diyordu: "İmam Sadık (a.s) sürekli şu üç ha-let üzereydi: Ya oruçluydu, ya namaz kılıyordu veya Allah'ı zikrediyordu. O büyük abidlerden ve Allah'tan korkan yüce zahitlerden idi. Bir çok ha-dis söylüyordu. Meclisi çok güzel ve faydalıydı."

1141. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey gençler! Allah'tan korkunuz ve emirlerin yanına gitmeyiniz. Onları tabi oluncaya (iktidardan düşünceye) kadar kendi başlarına bırakınız. Allah yerine şahsiyetleri dost edinmeyiniz. Allah'a andolsun ki ben sizlere onlardan daha hayırlıyım."Daha sonra elini göğsüne vurdu."

22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(9) İmam Musa b. Cafer Kazım (a.s)

Özel İmamet
İmam Musa b. Cafer
Kazım (a.s)

el-Bihar, 48/1-328, Tarih'ul İmam'il Kazım (a.s)

215. Bölüm İmam Kazım'ın (a.s) İmamet Delili


1142. İmam Sadık (a.s), Sefvan Cemmal'in imamet sahibi hakkındaki sorusuna ce-vaben şöyle buyurmuştur: "Bu makama sahib olan boş şeylerle oyalan-maz."Bu esnada henüz çocuk olan Musa b. Cafer kucağında Mekke keçisi olduğu ve kendisine, "Rabbine secde et"dediği bir halde içeri girdi. Ebu Abdullah (İmam Sadık) onu kucağına alarak şöyle buyurdu: "Annem ba-bam sana feda olsun ki boş şeyler ile oynamıyorsun."

216. Bölüm İmam Zindanda


1143. Ali b. Suveyd şöyle diyor: "Ebu'l Hasan Musa (a.s) zindanda iken ken-disine bir mektup yazdım, halini sordum ve bir çok konuları ilettim. Bir-kaç ay bana cevap vermedi. Daha sonra bana cevap yazdı. O nüshada şöyle yazılıydı: "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...Allah'a hamd-u senadan sonra...Sen Allah'ın Al-i Muhammed nezdinde özel bir makama erdirdiği ve korumasını istediği dinine dost kıldığı bir kimsesin."

1144. İmam Kazım (a.s) Ali b. Süveyd'in sorusuna zindandayken şöyle cevap ver-miştir: "Ey Ali! Bana dininin ölçüsünü kimden alman gerektiğini sormuş-sun. Dininin ölçülerini taraftarlarımızdan gayrisinden alma. Eğer taraftar-larımızdan ileri gidecek olursan şüphesiz dinini hainlerden almış olur-sun."


22.Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(10) İmam Ali b. Musa Rıza (a.s)

Özel İmamet
İmam Ali b. Musa Rıza (a.s)


el-Bihar, 49/2-337, Tarih'ul İmam'ir-Rıza (a.s)

217. Bölüm İmam Rıza'nın (a.s) İmamet Delili


1145. Abdurrahman b. Haccac şöyle diyor: "Ebu'l Hasan Musa b. Cafer (a.s) oğlu Ali'yi (a.s) kendine vasi kıldı, ona bir vasiyetname yazdı ve Medi-ne'nin tanınmış şahsiyetlerinden 60 kişiyi de buna şahit tuttu."
bak. el-Bihar, 49/11, 2. Bölüm; el-Kafi, 1/311, Bab'ul İşaret ve'n-Nas a'la Ebi'l Hasan Rıza (a.s)

218. Bölüm İmam Rıza'nın (a.s)Veliahtlığı Kabule Zorlanışı


1146. Eba Selt Hereviy şöyle diyor: "Memun, İmam Rıza'ya (a.s) şöyle dedi: "Ey İbn-i Resulillah (s.a.a)! Ben kendimi hilafetten azletmek, onu sana vermek ve sana biat etmek istiyorum."İmam Rıza (a.s) şöyle buyurdu: "Eğer hilafet seninse ve Allah sana vermişse o halde Allah'ın sana giydir-diği elbiseyi bedeninden çıkarıp başkasına vermen caiz olmaz. Yok eğer hilafet senin değilse senin olmayan bir şeyi bana vermen caiz değil-dir.

"Memun şöyle dedi: "Ey İbn-i Resulillah! Bu işi mutlaka kabullenmen gerekir."İmam Rıza (a.s) şöyle buyurdu: "Ben kendi isteğim ile asla böyle bir şeyi kabullenmem. Sen bu işinle halka şöyle demek istiyorsun: "Ali b. Musa dünyadan yüz çevirmemiş, aksine dünya ona yüz çevirmiştir. Gör-müyor musunuz,

nasıl da hilafet hırsına kapılarak veliahtlığı kabul et-ti."Memun kızarak şöyle dedi: "Allah'a yemin olsun ki eğer veliahtlığı ka-bul etmezsen seni kabul etmeye zorlarım. Eğer bu işi yapacak olursan ne iyi, aksi takdirde boynunu vururum."
bak. el-Bihar, 49/128, 13. Bölüm

219. Bölüm İmam Rıza'nın (a.s) Serahs Zindanındaki Hali


1147. Hereviy şöyle diyor: "İmam Rıza'nın (a.s) Serahs'ta zindanda bulundu-ğu ve zincire vurulduğu Bab'ud Dar'a gittim. Gardiyandan İmam Rıza'yı görmek için izin istedim. Bana onu göremeyeceğimi söyledi. Ben, "Ne-den?"diye sorunca şöyle dedi: "Çünkü bazen gece gündüz bin rekat na-maz kılmaktadır.

Sadece günün başlangıcında, zevalden önce ve güneş batmaya yakın olduğu bir zamanda bir süre namaz kılmaya ara vermekte-dir. Bu zamanlarda da namaz kıldığı yerde oturmakta, Allah ile raz-u ni-yazda bulunmaktadır. Hereviy şöyle diyor: Gardiyana, "Bu süre zarfında kendisini görmeye izin vermesi için bir ricada bulun"dedim. Gardiyan, "benim için izin aldı ve ben de İmam Rıza'nın (a.s) huzuruna vardım. Onun namaz kıldığı yerde oturduğunu ve derince düşündüğünü gör-düm."

220. Bölüm İmam Rıza'nın (a.s) Çeşitli Dilleri Bilmesi


1148. Eba Selt Herevi şöyle diyor: "İmam Rıza (a.s) insanlarla kendi diliyle konuşuyordu. Allah'a andolsun ki her dili kendi ehlinden daha iyi biliyor ve güzel konuşuyordu. Bir gün kendisine şöyle dedim: "Ey İbn-i Resulil-lah! ben sizin çeşitli dilleri bilmenize şaşıyorum."İmam Rıza (a.s) şöyle buyurdu:

"Ey Eba Selt! Ben Allah'ın kulları üzerindeki hüccetiyim. Allah dillerini bilmediği insanlara birini hüccet kılmaz. Emir'el-Mü'minin'in (a.s) şöyle buyurduğunu duymadın mı: "Bizlere Fasl'ul-hitab verilmiş-tir."Fasl'ul-hitab dilleri bilmekten başka bir şey midir?"

221. Bölüm İmam Rıza'nın (a.s) Kalp Güveni


1149. İmam Rıza (a.s), "Kılıçlardan kan damladığı halde sen böyle (korkusuzca) mi konuşuyorsun?"diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Allah'ın yaratıklarından en zayıfı olan karınca vesilesiyle koruduğu ve Horasan devesinin gitmek istediği takdirde ulaşamadığı altından bir vadisi vardır."

22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(11) İmam Muhammed b. Ali Cevad (a.s)

Özel İmamet
İmam Muhammed b. Ali Cevad (a.s)

el-Bihar, 50/1-109, Tarih'ul İmam'il Cevad (a.s)

222. Bölüm İmam Muhammed b. Ali Cevad'ın (a.s) İmamet Delili


1150. Abdullah b. Cafer şöyle diyor: "Ben ve Sefvan b. Yahya İmam Rıza'nın (a.s) huzuruna vardık. Henüz üç yaşında olan Ebu Cafer orada öylece du-ruyordu. Ben şöyle dedim: "Allah bizleri sana feda etsin, eğer Allah koru-sun bir olay olursa sizden sonra kim (imam) olacaktır?"

İmam Rıza (a.s) İmam Cevad'a işaret ederek, "Bu oğlum."diye buyurdu. Abdullah b. Cafer şöyle diyor: İmam Rıza'ya (a.s), "O bu yaşta mı?"diye sorunca İmam Rıza (a.s) şöyle buyurdu: "Evet o bu yaşta iken! Allah Tebarek ve Teala iki yaşındaki İsa'yı delil kıldı."
bak. el-Bihar, 50/18, 2. Bölüm; el-Kafi, 1/320, Bab'ul İşaret ve'n-Nas a'la Ebi Cafer'is-Sani (a.s)

22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(12) İmam Ali b. Muhammed Hadi (a.s)

Özel İmamet
İmam Ali b. Muhammed Hadi (a.s)


el-Bihar, 50/113-232, Tarih'ul İmam'il Hadi (a.s)


223.Bölüm İmam Hadi'nin (a.s) İmamet Delili


1151. İmam Cevad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Benden sonraki imam oğlum Ali'dir. Onun emri benim emrim, onun sözü benim sözüm ve ona itaat bana itaattir. Ondan sonra da imamet oğlu Hasan'a geçecektir."
bak. el-Bihar, 50/118, 2. Bölüm; el-Kafi, 1/323, Bab'ul İşaret ve'n-Nas ala Ebi'l Hasan'is-Salis (a.s)

224. Bölüm İmam Hadi'nin (a.s) Zindandaki Hali


1152. İbn-i Evreme şöyle diyor: "Mütevekkil zamanında Samerra'ya gittim ve Mütevekkil'in Ebu'l Hasan'ı öldürme işini kendisine ısmarladığı Said Ha-cib'in yanına vardım. Bana, "Rabbini görmek istiyor musun?"dedi. Ben şöyle dedim: "Süphanallah! Benim rabbim gözle görülmez."Said şöyle dedi:

"Maksadım sizin İmamınız sandığınız kimsedir."Ben, "Onu görür-sem hiç de kötü olmaz."dedim. O şöyle dedi: "Bana onu öldürmemi söy-lediler, ben de yarın bu işi göreceğim, şu an yanında bir postacı vardır. O gidince sen yanına var."Bir müddet sonra postacı dışarı çıktı. Said, "içeri gir"dedi. Ben Ebu'l Hasan'ın mahpus olduğu eve girdim.

Aniden gözüm Ebu'l Hasan'ın tam karşısında kazılan mezara ilişti. Yanına vardım. Selam verdim ve hüngür hüngür ağladım. Bana, "Neden ağlıyorsun?"diye sordu. Ben, "Gördüğüm şeyler için"dedim. Ebu'l Hasan (a.s) şöyle buyurdu: "Gördüğün şeyler için ağlama; zira onlar bu işi başaramayacaklar-dır."İmam beni sakinleştirdi.

Daha sonra şöyle buyurdu: "İki gün geçme-den Allah onun ve gördüğün dostunun kanını dökecektir."İbn-i Evreme şöyle diyor: "Allah'a yemin olsun ki iki gün geçmeden o (Mütevekkil ve gördüğüm dostu) öldürüldü."

1153. el-Vahide kitabında şöyle yer almıştır: "Kardeşim Hüseyin b. Muham-med bana şöyle dedi: "Bega veya Vasif'in (bu şek benden kaynaklanmıştır) oğlunun öğretmeni olan bir dostum vardı. O bana şöyle dedi: "Emir hilafet konağından dönüşte bana şöyle dedi: "Bu gün Müminlerin Emiri, Rıza'nın oğlu olduğunu söylediğiniz kimseyi yakalayarak

Ali b. Kerker'e teslim etti. Onun şöyle dediğini işittim: "Şüphesiz ben Allah nezdinde Sa-lih'in devesinden daha değerliyim."Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu, yalanlanmayacak bir sözdür"Ben bu ayetten ve sözlerinden hiç bir şey anlamadım, maksadın nedir?"Kardeşim şöyle dedi:

"Ona, "Allah sana izzet versin! O tehdit etmiştir, sabret de üç gün sonra neler olduğunu gör."dedim. Ertesi gün halife imamı serbest bıraktı ve ondan özür diledi. Üçüncü gün ise Yağiz, Yeğlun ve Tamiş bir grupla birlikte kıyam ederek onu öldürdü ve oğlu Muntasır'ı halife seçtiler."


22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(13) İmam Hasan b. Ali Askeri (a.s)

Özel İmamet
İmam Hasan b. Ali Askeri (a.s)

el-Bihar, 50/235-339, Tarih'ul İmam'il Askeri (a.s)

225. Bölüm İmam Hasan b. Ali Askeri'nin (a.s) İmamet Delili


1154. İmam Hadi (a.s) şöyle buyurmuştur: "Benden sonra İmam Hasan'dır, Hasan'dan sonra ise yeryüzü zulüm ve sitemle dolduktan sonra onu adalet ve insafla dolduracak olan oğlu Kaim'dir."
Bak, el-Bihar, 50/239, 2. Bölüm; el-Kafi, 1/325, Bab'ul İşaret ve'n-Nas, ala Ebi Muhammed (a.s)

226. Bölüm İmam Askeri'nin (a.s) Zindandaki Hali


1155. Ahmed b. Muhammed b. Ayyaş'ın kitabında şöyle yer almıştır: "Ebu Ha-şim Caferi, Ebu Muhammed (a.s) ile aynı zindanda bulunuyordu. el-Mu'tez bu ikisini H. 258 yılında Ebu Talib soyundan bir grupla birlikte hapsetmiştir. O şöyle diyor: "Ahmed b. Ziyad Hemdani, Ali b. İbrahim b. Haşim'den ve o da Davud b. Kasım'dan bizler için şöyle dediğini nak-letmiştir: "Ben, Hüseyin b. Muhammed Akiki, Muhammed b. İbrahim Amri,

falan ve falan ile birlikte Serh kalesindeki Haşiş adıyla bilinen zin-danda birlikte bulunuyorduk. Ebu Muhammed el-Hasan ve kardeşi Cafer bir gün yanımıza geldi, biz hemen etrafına doluştuk. Onun zindana atıl-masına Salih b. Vasif sebep olmuştur. Aynı zamanda aramızda Cumeh kabilesinden Alevi olduğunu söyleyen birisi vardı.

Şöyle diyor: "Ebu Mu-hammed bizlere bakarak şöyle buyurdu: "Eğer aranızda yabancı olma-saydı size ne zaman serbest bırakılacağınızı söylerdim."İmam (a.s) Cumeh kabilesinden olan şahsa işaret ederek dışarı çıkmasını söyledi, o da dışarı çıktı. Daha sonra Ebu Muhammed şöyle buyurdu:

"Bu adam sizden de-ğildir. Ondan korkunuz, gömleğinin içinde halife için yazdığı ve halife hakkında söylediğiniz ve her şeyin kaydedildiği bir mektup vardır."Birisi kalkarak o şahsın elbiselerini aradı ve içinde bizleri kötülediği mektubu bulup çıkardı."

1156. Ebu Haşim Caferi şöyle diyor: "Ben Ebu Muhammed (a.s) ile birlikte Muhtedi b. Vasik'in zindanında bulunuyordum. Ebu Muhammed (a.s) bana şöyle buyurdu: "Ey Ebu Haşim! Bu isyankar, bu gece Allah ile oyun oynamak istiyor. Oysa Allah ömrünü azaltmış ve ondan sonra yerine ge-çen kimseye vermiştir."Benim çocuğum yoktu,

çok geçmeden Allah bana bir çocuk verdi. Ebu Haşim şöyle diyor: "Sabahleyin Türkler Muhtedi'nin aleyhine kıyam ettiler ve onu öldürdüler. Onun yerine Mu'temed geçti. Allah-u Teala böylece bizleri salim kıldı."

1157. Muhammed b. İsmail şöyle diyor: "Ebu Muhammed (a.s) zindana atıldı-ğında Abbasiler, Salih b. Ali ve imamet yolunda sapmış diğerleri hep bir-likte Salih b. Vasif'in yanına vararak şöyle dediler: "Ebu Muhammed'i sıkı tut sakın müsamaha etme."Salih onlara şöyle dedi: "Ona ne yapayım? Ben ona, bulabildiğim en kötü insanlardan iki kişiyi vekil kıldım. Ama o ikisi (Ebu Muhammed'in tesirinde kalarak) ibadet ve namaza yöneldiler."


22. Konu el-İmamet

el-İmamet-i Hasse (2)
(14) İmam-i Kaim Hüccet b. Hasan (a.s)

Özel İmamet
İmam Kaim Hüccet b. Hasan (a.s)


el-Bihar, 51-53, Tarih'ul İmam'il es-Sani Eşer (a.s)
Kenz'ul Ummal, 14/261, Huruc'il Mehdi (a.s) ve s. 584 el-Mehdi (a.s)
Sünen-i İbn-i Mace, 2/1366, Huruc'il Mehdi (a.s)


227. Bölüm Hz.Mehdi'nin (a.s) İsimleri


1158. İmam Bakır (a.s) Sumali'nin, İmam'ın neden Kaim olarak adlandırıldığını sorması üzerine şöyle buyurmuştur: "Ceddim Hüseyin (a.s) öldürülünce melekler aziz ve celil olan Allah'ın dergahına ağlayıp yakararak şöyle seslendiler: "İlahımız, mevlamız! Senin seçtiğin, senin seçtiğinin oğlu ve yaratıklarının en iyisi öldürüldüğü halde görmezlikten mi geleceksin?"Aziz ve celil olan Allah onlara şöyle vahy etti:

"Meleklerim! Sakin olun. İzzet ve celalime andolsun ki her ne kadar uzun da sürse (bir gün mutlaka) onlardan intikam alacağım. Daha sonra Allah-u Teala Hüseyin'in (a.s) soyundan olan imamları meleklere gösterdi ve melekler böylece sevindiler. Aralarından biri ayakta durmuş namaz kılıyordu. Allah şöyle buyurdu: Bu Kaim (ayakta duran) kimse vasıtasıyla intikam alacağım."

1159. İmam Sadık (a.s), Kaim'in, Mehdi olarak adlandırılmasının sebebi sorulunca şöyle buyurdu: "Çünkü o tüm gizli şeylere hidayet edilmiştir."

1160. İmam Bakır (a.s), Allah-u Teala'nın "Haksız yere öldürülenin veli-sine bir yetki tanımışızdır...Zira kendisi ne de olsa yardım görmüş-tür." ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah Mehdi-i Mansur (yardım görmüş) olarak adlandırmıştır. Nitekim (Peygamberi) Ahmed, Muham-med ve Mahmud; İsa'yı (a.s) da Mesih olarak adlandırmıştır."
Bak, el-Bihar, 51/28, 2. Bölüm


228.Bölüm Hz.Mehdi'nin (a.s) İmamet Delili


1161. İmam Askeri (a.s), kendinden sonraki İmam ve Hüccet hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Oğlum Muhammed'dir. O benden sonraki İmam ve Hüccettir. Her kim onu tanımadan ölürse cahiliye ölümü üzere ölmüştür. Bil ki onun cahillerin şaşkına düştüğü ve batıl ehlinin helak olduğu bir gaybeti vardır. Onun (ne zaman zuhur edeceği hakkında) vakit tayin edenler yalan söylemektedir ve o gaybetten sonra zuhur edecektir. Necef-i Kufe'de başının üstünde dalgalanan beyaz bayrakları görür gibiyim."
Bak, el-Bihar, 51/65, 1-10. Bölümler

229. Bölüm Mehdi'nin (a.s) Müjdesi


1162. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Fatıma! Sana müjdeler olsun, Mehdi sendendir."
1163. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizlere müjdeler olsun. Mehdi, Kureyş'ten, Ehl-i Beyt'imden birisi, insanların ihtilaf ve sürçmeler içine düştüğü bir zamanda, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra onu adalet ve insafla dolduracaktır."

1164. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mehdi evlatlarımdan biridir, yüzü parlayan bir yıldız gibidir."
1165. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mehdi bizden ve Fatıma'nın evlatla-rından biridir."
1166. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hüccetler bizim Mehdi ile sona erer. Mehdi, imamların sonuncusu, ümmetin kurtarıcısı ve nurun nihaye-tidir."

230. Bölüm Mehdi (a.s), Allah'ın Yeryüzündeki Bakiyye'sidir


Kur'an
"İnanıyorsanız, Allah'ın geri bıraktığı bakiyyetullah sizin için daha hayırlıdır. Ben size bekçi değilim."
1167. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "(Mehdi) Hikmet zırhını giymiş ve tüm adabıyla almıştır. O Allah'ın hüccetlerinin bakiyyesi (geriye kalanı) ve Resulünün halifelerinden bir halifedir."

1168. İmam Mehdi (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah'ın yeryüzündeki bakiy-yesi ve düşmanlarından intikam alan kimseyim."
1169. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "(Mehdi) zuhur edince sırtını Ka'be'ye yaslar. Yanına 313 kişi toplanır. İlk olarak şu ayeti okur: "Eğer iman etmişseniz

"Allah'ın Bakiye"si (Bakiyetullah) sizler için daha hayırlıdır."Sonra şöyle der: "Ben Allah'ın bakiyyesi, hücceti ve üzeriniz-deki halifesiyim. Her Müslüman ona şöyle selam verir: "Allah'ın selamı sana olsun, ey Allah'ın yeryüzündeki bakiyyesi!"