Mizan'ul Hikmet 1.Cilt
 



161.Bölüm Sekaleyn Hadisi


917. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben sizin aranızda iki değerli şey bırakıyorum. Şüphesiz benden sonra onlara sarıldıkça sapıklığa düşmezsiniz.

Bunların birisi diğerinden daha büyüktür: Gökle yer ara-sında uzatılmış bir ip olan Allah'ın Kitabı ve İtretim, Ehl-i Beyt'im. Bilin ki onlar havuzda yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrılmazlar."
Bak, es-Sünnet, 1910. Bölüm

162. Bölüm Ehl-i Beyt'ten Ayrılmamanın Gereği


918. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Peygamberinizin Ehl-i Beytine ba-kınız, yolunu takip ediniz. Arkalarından gidiniz. Zira onlar asla sizi hida-yetten uzaklaştırmaz, sizleri yokluğa sürüklemez. Onlar otururlarsa siz de oturun; kalkarlarsa siz de kalkın."
919. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki şüphesiz Al-i Muhammed'in (s.a.a) misali gökteki yıldızlar gibidir. Bir yıldız batınca di-ğeri ortaya çıkar. Adeta Allah'ın nimetleri aranızda kemale ermiş ve sizlere arzu ettiğiniz şeyler verilmiştir."

920. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biz nübüvvet ağacı, risaletin indiği yer, meleklerin gelip gittiği mekan, ilim madeni ve hikmet pınarlarıyız."
921. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki bana (nebevi) risaletleri ulaştırma, vadeleri gerçekleştirme, kelimeleri tamamlama (Kur'an'ın tevili) işi öğretildi. Hikmet kapıları ve işin aydınlıkları (akli ve akidevi meseleler) biz Ehl-i Beyt'in yanındadır."

922. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bizim değil de kendilerinin ilimde derinleşenler olduğunu zannederek yalan söyleyen ve bizlere zulmedenler neredeler? Oysa hidayet bizimle katedilir ve körlük bizimle giderilir."

923. İmam Ali (a.s) Ehl-i Beyt'i terk edenler hakkında şöyle buyurmuştur: "On-lar dünyayı seçtiler, ahireti artlarına attılar, berrak suyu bıraktılar bulanık sudan içtiler. Adeta onların fasıklarının kötülükle arkadaş olduğunu görür gibiyim."
924. İmam Sadık (a.s) İmamların hali ve nitelikleri hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah onları insanlar için hayat, karanlıklar için meşale, kelam için anah-tar ve İslam için sütunlar karar kılmıştır."

925. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Onlar (Ehl-i Beyt) ilmin hayatı, ce-haletin ölümüdürler. Hükümleri, sizlere ilimlerini; susmaları, konuşmala-rını; zahirleri, batınlarını haber vermektedir. Onlar dine muhalefet etmez-ler ve onda bir ihtilafa düşmezler. Onlar arasında din doğru sözlü bir şa-hit ve konuşan bir suskundur."

926. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz imamlar Allah'ın kulları üzerindeki yöneticileri, kulları üzerindeki arifleridir. Cennete onların tanı-dığı ve onları tanıyanlar dışındakiler girmez. Cehenneme de onları inkar edenler ve onların inkar ettikleri dışındakiler girmez."

927. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biziz haslar, dostlar, hazinedarlar ve kapılar. Evlere sadece kapılarından girilir, evlere kapılarından girmeyen kimse hırsız olarak adlandırılır."
928. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İmanın yücelikleri onlardadır. Onlar Rahman'ın hazineleridir. Konuşurlarsa doğru söylerler, susarlarsa hiç kimse onları geçemez. (Sessizlikleri zayıflıklarından veya çaresizliklerin-den değildir. Aksine hikmet ve maslahata dayalıdır. )"

929. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biz yollar arasındaki dayanağız; geri kalan bizlere yetişir, ileri giden ise bize geri döner."

930. İmam Sadık (a.s) babalarından (a.s) şöyle nakletmiştir: "Hak bayrağı bi-zimledir. Ona uyan (kurtuluş sahiline) ulaşır. Ondan geri kalan boğulur. Bilin ki her müminin kanının intikamı bizimle alınır, boyunlarınızdaki zil-let halkası bizimle çıkarılır; fetih kapısı sizinle değil,

bizimle açılır ve kapı-lar bizimle kapanır, sizinle değil."
931. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Ehl-i Beyt'imin aranız-daki misali Nuh'un gemisi misalidir. Ona binen kurtulur, geri kalan ise boğulur."

932. İmam Ali (a.s) Peygamberin (s.a.a) Ehl-i Beyt'ini zikrederken şöyle buyur-muştur: "Onlar (Resulullah'ın) sırrının yeri, emrinin sığınağı, ilminin hazi-nesi, hikmetinin üssü, kitaplarının mağarası (sığınağı), dinin dağlarıdır. Belinin eğriliği onlarla düzelir. Bedeninin sarsıntısı onlarla ortadan kal-kar."


933. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz insanlar nezdinde biz Ehl-i Beyt'ten almadıkları hiç bir hak ve doğruluk yoktur. Hiç kimse ver-diği hükmün anahtarı, kapısı, evveli ve sünneti Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib olmadıkça hak ve adalet ile hüküm edemez."
bak. el-İlim, 2922. Bölüm


163.Bölüm Ehl-i Beyt'in (a.s) Bazı Özellikleri


934. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Allah dini bizimle açtığı gibi bizimle de kapatmıştır. Allah kin ve düşmanlıktan sonra kalplerin arasını bizim ile bulmuştur."

935. Resulullah (s.a.a), Hz. Ali'ye fitne ehlini nitelendirirken şöyle buyurmuştur: "Kendilerine adalet gelinceye kadar fitnede şaşkınca bocalarlar."(Ali (a.s) şöyle diyor: )

Ben, "Ya Resulullah! Adalet bizden midir yoksa dışımızda-kilerden mi?"diye sorunca şöyle buyurdu: "Hayır bizdendir, Allah bizimle açar, bizimle kapatır ve şirkten sonra kalpleri bizimle birleştirdi."


936. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bela bizimle başlar, sonra sizinle; huzur bizimle başlar, sonra sizinle kendisine yemin edilene andolsun ki Allah çakıl taşları ile (fil olayında) zafere ulaştırdığı gibi sizinle de zafere ulaştıracaktır."

164. Bölüm Ehl-i Beyt'e (a.s) Yapılan Baskıların Sebebi


937. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Soyumuz daha üstün, Peygamber (s.a.a) ile akrabalık bağımız daha sağlam olduğu halde hilafet konusunda bize zorbalık edilmesinin sebebi hilafetin çekici ve cezzab oluşudur. Bir grup hırslanarak ona yumuldu, diğer bir grup (Ehl-i Beyt) ise cömertçe el çekti. (Aramızda hüküm verecek) Hakem ise Allah'tır."

165. Bölüm Ehl-i Beyt'e (a.s) Göre Hükümet Felsefesi


938. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Şüphesiz ki bizden olanla-rın (iktidarı ele geçirme isteğinin), kudrete rağbet ve dünya malından bir şey elde etmek için oluşmadığını sen çok iyi biliyorsun. Aksine biz, maz-lum kulların güven bulsunlar, askıya alınmış hükümlerin yeniden uygulan-sın, dininin nişanelerini yerine geri dönsün ve ülkelerini, ıslah ve bayındır olsun diye hükümeti istedik."
bak. ed-Dünya, 1224 ve 1225. Bölümler

166. Bölüm Tefrika ve Ayrılıktan Korkmak


939. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dolayısıyla baktım, Ehl-i Beyt'imden başka ne bir yardımcım, ne bir savunucum ve de bir dayana-ğımın olmadığını gördüm. Bu yüzden onları ölümün pençesine atmaktan çekindim. Dolayısıyla çerçöp kaçmış gözlerimi yumdum, kemik saplanmış boğazımla tükürüğümü yuttum."

940. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki Arabın, Pey-gamber'in (s.a.a) vefatından sonra hilafeti Ehl-i Beyt'inden alacağı ve on-lardan uzaklaştıracağı aklımdan bile geçmiyor, hayalime bile gelmiyordu. Ama sonunda bir grubun mürted olarak İslam'dan döndüğünü ve insan-ları

Muhammed'in (s.a.a) dinini yok etmek için davet ettiğini gördüm. Dolayısıyla İslam ve Müslümanlara yardım etmezsem, onda bir gedik açılmasından veya yıkılmasından korktum. Bunun musibeti bana (hilafet-ten mahrumiyet musibetinden) daha büyüktür."

941. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki Müslümanlar arasında ayrılık çıkacağından, küfre döneceklerinden ve dinin zarar göre-ceğinden korkmasaydım mevcut şartları değiştirmek için çalışırdım."
942. İmam Sadık (a.s) "Ali'nin (a.s) bir hakkı olsaydı

(o halde) onu kıyamdan engelleyen şey neydi?"diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah bunu sadece bir tek kişiyi, yani Resulullah'ı (s.a.a) bu iş ile görevlendirdi ve şöyle buyurdu: "Allah yolunda savaş; sen ancak kendinden sorumlu-sun"(Nisa/84)
Vesail'uş Şia, 11/66, 30. Bölüm
Mustedrek'ul Vesail, 11/72, 28. Bölüm
145. Konu, el-İhtilaf

167. Bölüm 12 İmam


943. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki bu iş (İslam dini) içle-rinde 12 halife gelmedikçe bitmez."
944. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Tümü Kureyş'ten olan...12 İmam onlara hükmetmedikçe işleri öylece geçer."
Bu konuda bir çok rivayet mevcuttur. bak. Sahih-i Müslim, 3/1451, Kitab'ul İmaret
945. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz benden sonraki hilafetin sayısı Musa'nın nakipleri (12 temsilcisi) sayısıncadır."

946. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "12 Halife size hükmetmedikçe bu din sürekli kalacaktır."
Bu anlam hususunda Şii ve Sünni yoluyla gerçekten de bir çok rivayet nakledil-miştir.


947. Abdulazim el-Hüseyni şöyle diyor: "Efendim Ali b. Muhammed'in (İmam Hadi'nin -a. s-) huzuruna vardım. Gözleri bana ilişince şöyle bu-yurdu: "Merhaba ey Ebe'l-Kasım, sen gerçekten de bizim dostumuz-sun."Ben, "Ey İbn-i Resulullah (s.a.a)! Ben sana dinimi arz etmek istiyo-rum...Ben inanıyorum ki Allah Tebarek ve Teala birdir...Ve hiç şüphesiz Muhammed (s.a.a) onun kulu, Resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur. Kıyamete kadar ondan sonra Peygamber gelmeyecektir.

Hakeza inanıyo-rum ki Peygamber'den sonraki imam, halife ve veliyy-i emr, Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib (a.s) sonra Hasan, sonra Hüseyin, sonra Ali b. Hü-seyin, sonra Muhammed b. Ali, sonra Cafer b. Muhammed, sonra Musa b. Cafer, sonra Ali b. Musa, sonra Muhammed b. Ali, sonra da sensin ey Mevlam!"Bunun üzerine İmam Hadi (a.s) şöyle buyurdu: "Benden sonra da oğlum Hasan'dır. İnsanlar onun halefini (Hz. Mehdi'yi) nasıl karşılaya-caklar?"Ben,

"Neden efendim?"deyince şöyle buyurdu: "Zira kendisi gö-rülmeyecektir ve gayb perdesinin ardından çıkıncaya kadar adının anılması bile uygun değildir. O yeryüzünü adaletle dolduracaktır..."Daha sonra şöyle buyurdu: "Ey Ebu'l Kasım! Allah'a andolsun ki, Allah'ın kullarına seçtiği ve beğendiği din budur. O halde bu dinde sabit kal. Allah dünya ve ahirette seni sabit sözle payidar kılsın."
bak. el-Kafi, 1/286, Bab-u Ma Nassallah azze ve celle ve resuluhu alel eimmeti (s.a.a) vahiden ve vahiden


168.Bölüm İmam'ın İlmi


948. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz aziz ve celil olan Allah bir kulu insanların işleri için seçince bu iş için kendisine göğüs genişliği verir, kalbine hikmet pınarlarını akıtır. Ona ilhamda bulunur. Öyle ki ar-tık hiç bir soruya cevap vermekten aciz kalmaz ve doğru yolu bulma hu-susunda şaşkınlığa düşmez."

949. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Ali (a.s) alimdi, ilmini miras almıştı. Kendisinden sonra ilmini veya Allah'ın istediği şeyleri öğ-renecek birisi baki kalmadıkça bir alim ölmez."

950. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki ben Allah'ın kitabını baştan sona kadar avucumdaymış gibi biliyorum. Onda gök ve yerin haberleri vardır. Onda olanların ve olacakların haberi vardır. Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Onda her şeyin açıklaması vardır."


22. Konu el-İmamet


(2) el-İmamet-i Hasse
(1) İmam Ali (a.s)

Özel İmamet
Hz. Ali

el-Bihar, c. 35-c. 42, Tarih'ul İmam Ali (a.s)
Kenz'ul Ummal, 13/104-186, Fezail-u Ali (a.s)
Şerh-u Nehc'il Belağa-i İbn-i Ebil Hadid, 9/166-174
Zikr'ul Ehadis ve'l-Ehbar-i Varide fi Fezail-i Ali (a.s)

bak.
el-Mal, 3765. Bölüm

(1) Peygamber'in (s.a.a) Diliyle Ali (a.s)

169. Bölüm Hz. Ali'yi (a.s) Sevmek


951. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali'nin sevgisi ateşin odunu yediği gibi günahları yer, bitirir."
952. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mü'minin defterinin sahifesinin başlığı Ali b. Ebi Talib'in sevgisidir."

953. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah müminin kalbinde Ali'nin sevgisini sabit kılar. Buna rağmen sürçecek olursa kıyamet günü Allah sı-rat köprüsü üzerinde ayağını sabit kılar."
bak. Tarih-u Dimeşk, İmam Ali'nin (a.s) biyografisi 2/91-104 ve 182/220
92. Konu, el-Mehabbet (4)

170. Bölüm Hz. Ali'ye (a.s) Buğzetmek


954. Resulullah (s.a.a) Ali'ye (a.s) şöyle buyurmuştur: "Seni ancak mümin sever ve ancak münafık sana buğz eder."
Bu manada gerçekten bir çok hadis nakledilmiştir. Hatta tevatür derecesine ulaşmıştır.

955. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer bu kılıcımla bana buğzetsin diye müminin burnuna vuracak olursam yine de bana buğzetmez. Müna-fığa da beni sevsin diye bütün dünyayı verecek olsam yine de beni sevmez. Bu kaza ve kader gerçekleşti ve ümmi Peygamberin diliyle şöyle ifade edildi: "Ey Ali! Mümin seni düşman bilmez, münafık ise seni sevmez."
bak. Tarih-u Dimeşk, Hz. Ali'nin (a.s) biyografisi, 2/190-225

171. Bölüm Ali İyilerin İmamıdır


956. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali iyilerin imamı, kötülerin katili-dir. Ona yardım eden yardım görür ve onu yardımsız bırakan yardımsız kalır."
957. Resulullah (s.a.a), Ali'ye (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müslümanların efendisi ve takva sahiplerinin imamına merhaba"
958. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Şüphesiz Allah sana fakir-lerin sevgisini bağışlamıştır. Bu yüzden onlar senin imam oluşundan, sen de onlar gibi taraftarların olduğundan hoşnutsun."

959. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali hakkında onun Müslümanların efendisi, takva sahiplerinin imamı ve yüzü ak olan kimselerin önderi olduğu bana vahyedildi."

172. Bölüm Ali Sizin İmamınızdır


960. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kendisiyle uzlaştığınız takdirde helak olmayacağınız kimseyi sizlere göstereyim mi? Şüphesiz sizin veliniz Allah'tır. İmamınız ise Ali b. Ebi Talib'dir. O halde onun hayrını dileyin ve onu tasdik edin. Şüphesiz bunu bana Cebrail haber vermiştir."

961. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz aziz ve celil olan Allah Ali b. Ebi Talib (a.s) hakkında bana tavsiyelerde bulundu. Ben, "Ya Rab-bi! Bunu bana açıkla"dedim."Dinle"buyurdu. Ben, "Dinliyorum"dedim. O, "Şüphesiz Ali hidayet bayrağı, dostlarımın imamı, bana itaat edenlerin nuru, takva sahipleri ile birlikte kıldığım kelimedir. Her kim onu severse beni sevmiştir ve her kim ona itaat ederse bana itaat etmiştir."diye bu-yurdu."

962. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah Ali hakkında bana tavsiye-lerde bulundu. Ben, "Ya Rabbi! Bana açıkla"dedim. O, "Dinle"dedi. Ben, "Dinliyorum"dedim. O, "Şüphesiz Ali hidayet bayrağı ve dostlarımın imamıdır. Onu bununla müjdele"dedi. Ali gelince kendisine bunu müjde-ledim."

173. Bölüm Ali Benim Halifemdir


963. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Haşim oğulları! Şüphesiz kar-deşim, vasim vezirim ve ehlim arasında halifem Ali b. Ebi Talib'dir. O borcumu öder verdiğim sözleri gerçekleştirir."

964. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Cebrail bana gelerek şöyle dedi: "Ey Muhammed! Rabbin sana selam ediyor ve şöyle buyuruyor: "Şüphe-siz Ali b. Ebi Talib senin vasin, ehlin ve ümmetin üzerinde halifendir."
965. Resulullah (s.a.a) Ali'ye işaret ederek şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bu be-nim kardeşim, vasim, aranızdaki halifemdir. O halde onu dinleyin ve itaat edin."


174.Bölüm Ali Benim Vasimdir


966. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz, benim vasim, sır yerim, kendimden sonra geride bırakacaklarımın en hayırlısı; vaatlerimi yerine getirecek ve borcumu ödeyecek kimse Ali b. Ebi Talib'dir."

967. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz her nebinin bir vasisi ve varisi vardır ve şüphesiz Ali benim vasim ve varisimdir."

İbn-i Ebi'l Hadid şöyle diyor: "Resulullah'ın (s.a.a) vefatından sonra Hz. Ali, "Resulullah'ın vasisi"diye çağrılıyordu. Zira Peygamber istediği şeyleri ona vasiyet et-mişti. Bizim ashabımız da bu konuyu inkar etmemekte, ama şöyle demektedirler: "Bu vasiyet hilafet hakkında değildi, kendisinden sonra çıkacak olan yeni meseleler hakkındaydı."

İbn-i Ebi'l Hadid "Ali'nin vasiyeti hakkında söylenen şiirler"başlığı altında asr-ı saadet şairlerinden bir çok şiirler nakl etmiş ve İmam'ın "vasiyet ve veraset onlar arasındadır"sözü hakkında şöyle demiştir: "Hiç şüphemiz yok ki Ali, Peygamber'in vasisi idi. Bize göre kini olan bazı kimseler bunu kabul etmemiştir.

Elbette bize göre de vasiyetten maksat nass ve hilafet değildi; aksine açıklandığı takdirde hilafet mevzusundan çok daha yüce ve önemli olan konulardı."
bak. Tarih-i Dimeşk, İmam Ali'nin (a.s) biyografisi, 3/5-14

175. Bölüm Ben Kimin Mevlası İsem Ali de Onun Mevlasıdır


968. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır."
969. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Bureyde! Ben müminlere kendi nefislerinden daha evla değil miyim?"Bureyde, "Evet, ya Resulul-lah"deyince şöyle buyurdu: "Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevla-sıdır."

970. Abdurrahman b. Ebi Leyla şöyle diyor: "Ali'yi Rahbe'de (Kufe'de) halkı şöyle ant içirirken gördüm: "Allah'a yemin ederek söyleyin bakayım, siz-den Resulullah'ın Gadir-i Hum günü, "Ben kimin mevlası isem o halde Ali de onun mevlasıdır"diye buyurduğunu duyanınız var mıdır? Duyan varsa kalkıp şehadette bulunsun.

"Abdurrahman b. Leyla şöyle diyor: "Adeta şu an kendilerine baktığım Bedir ashabından 12 kişi kalkarak şöyle dediler: "Şehadet ediyoruz ki Resulullah'ın (s.a.a) Gadir-i Hum günü şöyle buyurduğunu işittik: "Ben müminlere kendi nefislerinden daha evla değil miyim?"Biz,

"Elbette Ya Resulullah"deyince de şöyle buyurdu: "Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. Allahım! Ali'yi seveni sev ve ona düşman olana düşman ol."
bak. Tarih-i Dimeşk, Hz. Ali'nin Biyografisi, 2/5-90 ve 1/364-368

176. Bölüm Ali Her Müminin Velisidir


971. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Ali bendendir ve ben de Ali'den ve Ali her müminin velisidir."
972. İmran b. Huseyn şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a) bir seriyye gönderdi ve onlar, Ali b. Ebi Talib'i emir olarak tayin etti. O bu yolculukta bir şey yaptı...Biz yolculuktan döndükten sonra Resulullah'ın (s.a.a) yanına var-dık, ona selam verdik. Onlardan birisi kalkarak şöyle dedi: "Ya Resulullah!

Şüphesiz Ali şöyle ve şöyle yapmıştır."Resulullah (s.a.a) ondan yüz çevirdi. Sonra ikincisi kalktı ve birinci şahsın dediği şeyleri tekrarladı. Böylece dört kişi kalktı ve hepsi de ilk kişinin dediklerini tekrar etti. Resu-lullah (s.a.a) dördüncü şahsa dönerek yüzünün rengi değişmiş bir halde şöyle buyurdu: "Bana Ali'yi çağırın, bana Ali'yi çağırın, bana Ali'yi çağırın! Şüphesiz Ali bendendir ve ben de Ali'denim. Ali benden sonra her mü-minin velisidir."

973. Veheb b. Hamza şöyle diyor: "Ali b. Ebi Talib ile Medine'den Mekke'ye yolculuk ettik. Yolda kendisinden biraz sertlik gördüm. Kendi kendime, "Dönüp Peygamber'i gördüğümde ona söyleyeceğim."dedim. Veheb b. Hamza sonra şöyle diyor: "Döndükten sonra Resulullah'ı (s.a.a) gördüm ve ona Ali'yi kötüledim. Resulullah (s.a.a) bana şöyle buyurdu: "Ali için bana bunları deme şüphesiz Ali benden sonra velinizdir."


974. Bureydet'ul Eslemi şöyle diyor: "Resulullah bizlere, Ali'ye "Müminlerin Emiri"diye selam vermemizi emretti. O gün biz yedi kişiydik ve ben hep-sinden küçüktüm."

177. Bölüm Ali Hak İledir


975. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali hak iledir, hak da Ali iledir ve onun etrafında döner."
İbn-i Ebil Hadid şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a) bir çok sahih hadisinde, "Ali hak iledir"buyurmuştur."
976. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hak bununladır, hak bununladır (yani Ali iledir. )"


977. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali nereye meyil ederse hak onun-ladır."
978. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Ali nereye dönerse hakkı da onunla döndür."
979. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali hak iledir ve hak Ali ile. Kı-yamet günü havuzda yanıma gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmaz-lar."
bak. Tarih-i Dimeşk, Ali'nin (a.s) biyografisi, 3/117-123


178.Bölüm Ali Kur'an İledir


980. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali Kur'an iledir ve Kur'an'da Ali iledir. Havuzda yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrılmazlar."
981. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali hak ve Kur'an iledir, hak ve Kur'an da Ali iledir. Havuzda yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrıl-mazlar."

982. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bu Ali, Kur'an iledir. Kur'an'da Ali iledir. Havuz'da yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrılmazlar. Bu ikisine bıraktığım şeyleri onlardan sorun."
bak. Tarih-i Dimeşk, Ali'nin (a.s) biyografisi, 3/123-125, haşiyesinde

179. Bölüm Ali (a.s) Allah'ın Hüccetidir


983. Resulullah (s.a.a) Enes'in yanında oturduğu bir zamanda içeriye giren Ali'ye işaret ederek şöyle buyurdu: "Ey Enes! Ben ve bu Allah'ın kulları üzerindeki hüccetiyiz."
bak. Tarih-i Dimeşk, Hz. Ali'nin (a.s) biyografisi, 2/272-274
97. Konu, el-Hüccet

180. Bölüm Ali, Peygamber'in İlminin Kapısıdır


984. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ben ilim şehriyim Ali ise kapısıdır. İlmi isteyenler kapısından gelmelidir."
985. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ben ilim şehriyim Ali ise kapısıdır. İlim isteyenler kapısından gelmelidir."
986. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali ilmimin dergahıdır."

987. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ben hikmet eviyim, Ali de kapısı-dır."
988. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali ilmimin kapısıdır ve benden sonra gönderildiğim şeyi (risaleti) ümmetime açıklayandır."
bak. Tarih-i Dimeşk, Hz. Ali'nin (a.s) biyografisi, 2/459-479

181. Bölüm Ali Benden Sonra İnsanların En Bilginidir


989. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benden sonra ümmetimin en bil-gini Ali b. Ebi Talib'dir."
990. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali b. Ebi Talib, insanlardan Al-lah'ı ve insanları en çok tanıyandır ve herkesten çok "La ilahe illal-lah"hakikatini sevmekte, ululamaktadır."

991. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benden sonra ümmetimin en üs-tün hakimi ve alimi Ali'dir."
992. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Sen ilmimin varisisin."

182. Bölüm Ben ve Ali Bir Ağaçtanız


993. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ben ve Ali bir ağaçtanız. İnsanlar ise değişik ağaçlardan."
994. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! İnsanlar değişik ağaçlar-dandır. Oysa sen ve ben bir tek ağaçtanız."
995. Cabir şöyle diyor: "Şüphesiz Peygamber (s.a.a) Arefe'de iken Ali onun tam karşısında duruyordu. Peygamber (s.a.a)

şöyle buyurdu: "Ey Ali! Ya-nıma gel. Beş parmağını beş parmağımın üstüne koy. (elimi avuçla). Ey Ali! Ben ve sen bir tek ağaçtan yaratıldık. Ben o ağacın kökü, sen gövdesi, Hasan ve Hüseyin ise dallarıdır. Her kim bu dallardan birine tutunursa Allah onu cennete koyar."
bak. Tarih-i Dimeşk, Hz. Ali'nin (a.s) biyografisi, 1/129-136


183.Bölüm Sen Kardeşimsin



996. Resulullah (s.a.a) Ali'ye (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sen dünya ve ahirette benim kardeşimsin."
997. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ben de kardeşim Musa'nın "Rabbim, göğsümü genişlet ve işimi kolaylaştır. Bana ehlimden bir yardımcı kıl."dediği gibi diyorum. Kardeşim olan Ali'yi,."Sırtımı onunla güçlü kıl."

998. Ali (a.s)Resulullah'a (s.a.a) ashabı arasında kardeşlik akdini okurken şöyle buyurmuştur: "Ashabına bana yapmadığını yaptığını görünce ruhum bede-nimden çıktı ve belim kırıldı. Eğer bu davranışınız bana olan gazabınız-dan kaynaklanıyorsa, bağış ve büyüklük size aittir."Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:

"Beni hakla gönderene andolsun ki seni kendime istediğim için erteledim. Sen bana oranla Harun'un Musa'ya oranı gibisin. Sadece ben-den sonra Peygamber gelmeyecek. Sen benim kardeşim ve varisimsin."
bak. el-Vezaret, 464. Bölüm

184. Bölüm Ali Bendendir ve Ben de Ali'denim


999. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali benden ve ben Alidenim"
1000. Resulullah (s.a.a), Ali (a.s) için şöyle buyurmuştur: "Sen benden ve bende sendenim."
1001. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali'nin bana oranla yeri kafamın bedenime oranla yeri gibidir."

1002. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Ali'nin eti benim etim-den ve kanı benim kanımdandır."
1003. Resulullah (s.a.a), Ali (a.s) için şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Sen benden ve ben de sendenim, sen benim kardeşim ve arkadaşısın."
Tarih-i Dimeşk, Ali'nin (a.s) biyografisi, 1/25, 148

185. Bölüm Benim Adıma Sadece Kendim ve Ali Tebliğ Edebilir


1004. Enes b. Malik şöyle diyor: "Şüphesiz Peygamber (s.a.a) Beraat suresini (müşriklere okumak için) Ali'ye verdi ve şöyle buyurdu: "(Bu sureyi) sa-dece ben ve Ehl-i Beyt'imden olan biri tebliğ edebilir."
1005. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali benden ve ben ondanım. Sa-dece kendim ve Ali tebliğ edebilir."
Tarih-i Dimeşk, Ali'nin (a.s) biyografisi, 2/376

186. Bölüm Sen Bana Oranla Harun Gibisin


1006. Resulullah (s.a.a), Ali (a.s) için şöyle buyurmuştur: "Senin bana oranla ye-rin, Harun'un Musa'ya oranla yeri gibidir. Sadece benden sonra peygam-ber yoktur."
1007. Resulullah (s.a.a), Ali (a.s) için şöyle buyurmuştur: "Sen, bana oranla ko-numunun Harun'un Musa'yla konumu gibi olmasından hoşnut değil mi-sin? Sadece sen Peygamber değilsin. Sen halifem olmadıkça bana gitmek yakışmaz."


1008. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Seni yerime geçesin diye halifem kıldım."Ben, "Senden hiç geri kaldım mı ya Resulullah?"deyince şöyle buyurdu: "Sen bana oranla yerinin Harun'un Musa'ya olan yeri gibi olmasından hoşnut değil misin? Sadece benden sonra Peygamber olmayacaktır."

187. Bölüm Ali'nin Velayeti


1009. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer Ali'yi velayet ve yöneticilik makamına geçirirseniz onun yol gösterici ve doğru yolu bulmuş kimse olduğunu görürsünüz. O sizleri doğru yola götürür."
1010. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Eğer Ali'yi hilafete seçerseniz ki böyle yapacağınızı zannetmiyorum; onun yol gösterici ve doğru yolu bulmuş kimse olduğunu görürsünüz."

1011. Resulullah (s.a.a), emirlik ve hilafetten söz edilince şöyle buyurmuştur: "Eğer onu Ali'ye teslim ederseniz, onun yol gösteren ve doğru yolu bulmuş kimse olduğunu görürsünüz. O sizleri doğru yola götürür."

188. Bölüm Peygamber'in (s.a.a) Diliyle Ali


1012. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim Adem'in ilmini Nuh'un kavrayışını, İbrahim'in hilmini, Yahya b. Zekeriya'nın zühdünü ve Musa b. İmran'ın öfkesini görmek isterse Ali b. Ebi Talib'e baksın."
1013. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali müminlerin efendisidir."

1014. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali dinin direğidir."
1015. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanlara benden sonra hak üzere kılıç vuran işte budur."
1016. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! Senin örneğin "Kulhu val-lahu ehad"(İhlas suresi) örneği gibidir.

Seni kalbiyle seven adeta Kur'an'ın üçte birini okumuştur. Seni kalbiyle seven ve diliyle yardım eden kimse ise adeta Kur'an'ın üçte ikisini okumuştur. Seni kalbiyle seven, diliyle yardım eden ve eliyle destekleyen kimse ise adeta tüm Kur'an'ı okumuştur."
1017. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Ali'yi şikayet etmeyi-niz. Allah'a andolsun ki o Allah için ve Allah yolunda tavizsizdir."

1018. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali'ye eziyet eden bana eziyet et-miştir."
1019. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali müminlerin büyüğü; servet ise münafıkların efendisidir."
1020. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali'nin bu ümmet üzerindeki hakkı babanın evlat üzerindeki hakkı gibidir."
1021. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benim sırdaşım Ali b. Ebi Ta-lib'dir."


1022. Resulullah (s.a.a), Ali'ye (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sen ve taraftarların cennettesiniz."
1023. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Ali ve taraftarları kıya-met günü kurtuluşa erenlerdir."
1024. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ali'yi anmak ibadettir."

1025. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Adalet hususunda benim ve Ali'nin eli eşittir."
1026. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim, "Ali insanların en hayır-lısıdır."demezse şüphesiz ki kafirdir."
bak. el-İlm, 2845. Bölüm

189. Bölüm Ali'nin Diliyle Ali


1027. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben kendimi; cömertliği-min bir ihtiyacı giderememesinden, hoşgörümün bir cehaleti kapsaya-mamasından, affımın bir günaha tahammül edememesinden ve zama-nımdan daha uzun bir zamanın olmasından daha üstün görüyorum."
1028. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben kendimi; bizzat sa-kınmadığım şeylerden insanları sakındırmaktan, önceden yapmadığım şeyi insanlara emretmekten ve Allah'ın hoşnut olmadığı bir şey sebebiyle insanlardan hoşnut olmaktan daha üstün görüyorum."

1029. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben daha önceden yap-madığım bir itaate sizleri zorlamam ve sizden önce sakınmadığım bir gü-nahtan sizi sakındırmam."
1030. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki tek başıma on-larla karşılaşsam ve onlar bütün yeryüzünü doldurmuş olsalar yine kork-mam, paniğe kapılmam. Zira ben onların sapıklığını ve hidayet üzere ol-duğumu kendimden bir basiret ve Allah'tan bir yakin ile biliyorum."

1031. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben arzumla savaşıyorum ve kendi ecelimi gözlüyorum."
1032. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben rızkımı tümüyle al-dım, nefsimle savaştım ve kendi nasibime ulaştım."
1033. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben Allah'ın hüccetleri ikame olsun diye konuşuyorum ve Allah'ın dinine yardım olsun diye cihat ediyorum ve savaşıyorum."

1034. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Şüphesiz ben sizin ara-nızda; Firavun ailesi arasındaki Harun, İsrailoğulları arasındaki Hitte (ba-ğışlanma) kapısı, Nuh kavmi arasındaki Nuh'un gemisi gibiyim. Şüphesiz "nebe'ul-azim"(büyük haber) ve en büyük sıddık benim. Çok yakında sizlere vaad edilenleri bileceksiniz."
1035. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben asla cihat meydanın-dan kaçmadım. Benimle savaşa giren herkesin kanıyla yeri suvardım."


190.Bölüm Ben


1036. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben dünyayı yüz üstü yere serdim, ona verilmesi gereken değeri verdim ve kendi gözleriyle (aşağı görerek) ona baktım."
1037. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyayı hor ve hakir kılan be-nim."
1038. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben küçük yaşlarda Arab'ın göğüs-lerini yere serdim, Muzer ve Rebia'nın boynuzlarını kırdım. Siz benim Resulullah'a (s.a.a) olan yakınlığımı biliyorsunuz. Asla benden yalan bir söz, kötü bir davranış görmedi. Annesinin ardıca giden deve yavrusu gibi peşice gittim. Vahiy ve risaletin ışığını gördüm. Nübüvvetin kokusunu kokladım."

1039. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben müminlerin, mal ise zalimlerin büyüğüdür."
1040. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Resulullah'ın yar ve yardımcısı-yım. Herkesten önce Müslüman olan, putları kıran, kafirler ile cihad eden ve din düşmanlarını ortadan kaldıran kimseyim."


1041. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben sizlerin şahidiyim ve kıyamet gününde aleyhinize delil getireceğim."
1042. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yıldızlar gök ehlinin güvenliğini sağladığı gibi ben ve Ehl-i Beyt'im de yer ehlinin güvenliğini sağlarız."

1043. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben hidayetin bayrağı, takva sahip-lerinin sığınağı, cömertlik üssü, bağış deryası ve akıl dağıyım."
1044. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah tarafından cennet ve ce-hennemi bölüştüren kimseyim. Oraya hiç kimse benim bölüştürdüğüm ölçü dışında giremez. Faruk-i Ekber (hak ve batılın en büyük ayırıcısı) benim. Ben kendimden sonraki insanların önderi, kendimden öncekilerin (Resulullah'ın) tebliğcisiyim."

1045. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü cehennemi paylaştı-ran benim."
1046. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Fitnenin gözünü çıkaran benim. Eğer ben olmasaydım Nehrevan ehli (Hariciler) ve Cemel ashabı (Talha ve Zübeyr'in ordusu) öldürülmezdi."
1047. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah'ın kulu ve Peygamberinin kardeşiyim. Sıddık-i Ekber benim. Benden sonra her kim bunu söylerse yalancı ve iftiracıdır."

1048. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah'ın ilmi, bilen kalbi, konu-şan dili, gözü, yanı ve eliyim."
1049. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben hidayetçiyim, ben doğru yolu bulmuş biriyim, ben yetim ve miskinlerin babası, dulların koruyucusuyum. Ben her zayıfın sığınağı ve her korkağın güven yeriyim. Ben müminleri cennete götüren önderim. Ben Allah'ın kopmaz ipiyim. Ben Allah'ın sağlam kulpuyum. Ben takva kelimesi, Allah'ın gözü, doğru dili ve eliyim."


1050. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yahudi alimlerinden birisi Hz Ali'ye şöyle sordu: "Ey Müminlerin Emiri! Öyleyse sen bir peygamber mi-sin?"Hz. Ali, "Yazıklar olsun sana, ben sadece Muhammed'in bir kölesi-yim."diye cevap verdi."
1051. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben müminlerin efendisi ve büyüğü, öncülerin ilki ve alemlerin Rabbinin gönderdiği kişinin halifesi, cennet ve cehennemin bölüştürücüsü ve A'raf'ın sahibiyim."

1052. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah'ın hücceti, ben Allah'ın halifesi, ben Allah'ın yolu, ben Allah'ın kapısı, ben Allah'ın ilminin hazi-nedarı, ben Allah'ın sırrının emini ve rahmet Peygamberi ve insanların en hayırlısı Muhammed'den (s.a.a) sonra insanların önderiyim."

1053. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Resulullah'ın (s.a.a) halifesi ve-ziri ve varisiyim. Ben Resulullah'ın kardeşi vasisi ve habibiyim. Ben Allah Resulünün seçtiği halis dostuyum. Ben Resulullah'ın amcasının oğlu, kı-zının beyi ve oğlunun babasıyım. Ben vasilerin efendisi ve peygamberlerin efendisinin vasisiyim.

Ben Allah'ın büyük hücceti ve ayetiyim. Ben en yüce örnek ve Mustafa peygamberin kapısıyım. Ben sağlam kulp, takva kelimesi, zikri yüce Allah'ın dünya ehli üzerindeki eminiyim."
1054. İmam Ali (a.s) kendisinden yüz çevirenler hakkında şöyle buyurmuştur: "Ben unutulmuş zikir ve kendisinden sapılmış yolum. Ben inkar edilmiş iman, terk edilmiş Kur'an, yalanlanmış din, yüz çevirilmiş sıratım."

1055. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah'ın gözüyüm, ben Allah'ın eliyim, ben Allah'ın yanıyım, ben Allah'ın kapısıyım."

1056. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Resulullah'a (s.a.a) ağaç altında biat edenlerin ilkiyim. Nitekim Allah şöyle buyurmuştur: "Allah iman edenlerden, ağaç altında sana biat ederlerken, andolsun ki hoşnut olmuştur."
1057. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah'ın sağlam kulpu ve takva kelimesiyim."

1058. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben anlayan anlayışlı kulağım. Nite-kim aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Anlayışlı kulaklar an-lasın diye"
1059. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müminlerin Emiri'nin yanında "Yer dehşetli bir sarsılışla sarsıldığı"ayeti "İnsanın, "Buna ne olu-yor?"dediği zaman, işte o gün (yer) bütün haberlerini anla-tır"ayetine kadar okunduğunda şöyle buyurdu: "Ben o insanım ve yer haberlerini bana verecektir."

1060. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah'ın kulu ve Resulünün kardeşiyim."
1061. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben kıyamet günü aziz ve celil olan Allah'ın karşısında adalet istemi için diz çöken ilk kimseyim."

191. Bölüm İmam Ali'nin (a.s) Müslüman Oluşu


1062. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) Pazartesi günü Peygamber olarak gönderildi ben ise Salı günü Müslüman oldum."
1063. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Müslüman olanların ilkiyim."
1064. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ben Peygamber (s.a.a) ile namaz kı-lanların ilkiyim."


1065. Habbet'ul Ureni şöyle diyor: "Ben Ali'yi bir gün daha önce hiç görme-diğim şekilde katıla katıla gülerken gördüm. Öyle ki akıl dişi gözüktü. Sonra şöyle buyurdu: "Allah'ım! Ben bu ümmetten peygamberleri dışında benden önce sana ibadet eden hiç kimseyi görmedim."
bak. Tarih-i Dimeşk, Ali'nin (a.s) Biyografisi, 1/43-57
Şerh-u Nehc'ul Belağa-i İbn-i Ebi'l Hadid, 4/116

192. Bölüm İmam Ali'nin (a.s) İlmi


1066. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki inen her ayetin kimin hakkında indiğini, nerede indiğini, kime nazil olduğunu biliyorum. Rabbim bana düşünen bir kalp, konuşan ve soran bir dil verdi."

1067. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Peygamber gece, gündüz, gökle ilgi-li, yerle ilgili, dünya ile ilgili ve ahiretle ilgili tüm ayetleri bana okudu, bana yazdırdı, ben elime yazdım ve bana tevilini, tefsirini, nasihini, mensuhunu, muhkemini, müteşabihini, özelini, genelini nerede nazil olduğunu, kıyamete kadar nüzul sebebinin ne olduğunu, hepsini bana öğretti."


1068. İmam Ali (a.s) kendisine biat edilince okuduğu bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Beni kaybetmeden önce sorunuz. Bana her şeyi sual ediniz. Zira ilklerin ve sonların ilmi benim yanımdadır. Allah'a andolsun ki eğer hakemlik makamına oturacak olursam Tevrat ehli arasında da Tevrat'a göre hüküm veririm."Daha sonra şöyle buyurdu: "Beni kaybetmeden önce bana sorunuz, taneyi yarana ve insanı yaratana andolsun ki benden Kur'an ayetlerinden birini soracak olursanız ne zaman ve kimin hakkında nazil olduğunu sizlere söylerim."

1069. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Göğsümde öyle bir gizli ilim vardır ki açığa vuracak olursam derin kuyuya sarkıtılmış ip gibi titrer durursu-nuz."
1070. İmam Ali (a.s) göğsünü işaret ederek şöyle buyurmuştur: "Burada bir çok ilimler vardır, ama arayanları azdır. Çok yakında beni kaybedecek olursa-nız pişman olursunuz."

1071. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Resulullah (s.a.a) bana he-lal ve haramdan bin kapı; olmuş ve kıyamete kadar olacakları bana bildir-di. Bu kapıdan her birinden bin kapı açılır. Yani bir milyon kapı! Aynı şe-kilde rüya tabiri, belalar ve fasl'ul-hitab (hak ile batılı birbirinden ayıran hikmet veya çeşitli dilleri bilmesi) ile ilgili ilmi öğrendim."
1072. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bana yollar açılmıştır.

Ba-na soy ilmi öğretilmiştir. Bulutlar benim için hareket ettirilmiştir. Bana rüya tabiri, belalar ve fasl'ul-hitab (hak ile batılı birbirinden ayıran hikmet veya çeşitli dilleri bilmek) ile ilgili ilim öğretilmiştir."
bak. es-Sual (1), 1705. Bölüm; el-Kur'an, 3257. Bölüm