Mizan'ul Hikmet 1.Cilt
 



107.Bölüm Ülfet


Kur'an:
"Seni ve iman edenleri yardımıyla destekleyen, kalplerini uzlaş-tıran O'dur. Eğer yeryüzünde olan her şeyi infak etsen bile, sen on-ların kalplerini uzlaştıramazdın, ama Allah onları uzlaştırdı. Doğ-rusu O güçlüdür, hikmet sahibidir."
"Allah'ın size olan nimetini anın: Hani düşmandınız, kalplerini-zin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz."
651. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dağları yerinden sökmek birbirine zıt kalpleri birleştirmekten daha kolaydır."
652. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların kalpleri yabanidir. Her kim onlarla ülfet edinirse ona yönelirler."

653. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İyiler birbiriyle karşılaşınca her ne kadar birbirlerine sevgi ve dostluk izharında bulunmasalar da kalpleri yağmurun nehir sularına karıştığı hızıyla birbirlerine ünsiyet edinirler. Kötüler birbiriyle karşılaştığında her ne kadar birbirlerine dilleriyle dostluk ve sevgi izharında bulunsalar da kalpleri birbirine ünsiyet ve ülfetten uzaktırlar. Dört ayaklı hayvanlar gibi her ne kadar uzun bir müddet bir ahırda otlansalar da birbirine sevgiden uzaktır."

108. Bölüm Başkalarıyla Ünsiyet ve Ülfet Edinmeyen Kimsede Hayır Yoktur


654. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "En iyileriniz ahlak açısından en güzel olanınızdır. Ülfet edenler ve edilenler işte bunlardır."
655. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müminlerin en hayırlısı, müminle-rin kendisiyle ülfet ettiği kimsedir. Ülfet etmeyen ve edilmeyen kimsede hayır yoktur."

656. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ne mutlu Allah'a itaatte insanlarla ülfet eden ve insanların kendisiyle ülfet ettiği kimseye."
657. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Yarın kıyamet gününde bana en yakın olanınız ahlak açısından en güzel ve insanlara en yakın olanınız-dır."

18.Konu Allah Allah


bak.
el-Halık, 148. Konu; el-Ma'rife (2), 346. Konu ve el-Ma'rife (3), 347. Konu

109.Bölüm Allah


Kur'an:
"Andolsun ki, onlara, "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?"diye sor-san: "Allah'tır"derler."

658. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah, insanların hakkında şaşkınlığa düştüğü ve kendisine sığınılan mabud anlamındadır. Allah gözlerin der-kinden gizli olandır. Allah vehim ve hayallerden örtülü olandır."
659. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah, insanların mahiyetini derk etmekten ve niteliğini kuşatmaktan şaşkınlığa düştüğü mabud anlamında-dır."

660. İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah; tüm varlıkların ihtiyaç ve şiddet anında; herkesten ümidini kestiği zamanda kendisine sığındığı var-lıktır."
661. İmam Kazım (a.s) Allah kelimesinin anlamı hakkında şöyle buyurmuştur: "Küçük ve büyük her şeye egemen olandır."

19. Konu el-İmaret Emirlik Yöneticilik


Kenz'ul Ummal, 5/584, el-Hilafe ve'l İmare
Kenz'ul Ummal, 6/4, el-İmare ve s. 9, el-Kaza

Sünen-i Ebi Davud, 3/130, Kitab'ul Harac ve'l-İmare ve'l-Feyy
Sahih-i Müslim, 3/1451, Kitab'ul İmaret

bak.
el-Velayet (1), 560. Konu; es-Sultan, 240. Konu; el-Mulk 494. Konu; el-İmamet, 32. Konu; ed-Devlet, 165. Konu; es-Sefer, 182. Bölüm; el-Mir'et 3658. Bölüm

110.Bölüm Yöneticiliğin Gereği


662. İmam Ali (a.s) Hakemiyet olayı hakkında şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz onlar, "Yöneticilik yoktur"diyorlar. Oysa müminin, yöneticiliği altında amel ettiği ve facir kimsenin kendi nasibini edindiği bir yöneticinin varlığı zaruridir."
663. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar iyi veya kötü bir yönetici olmaksızın düzelmez."

664. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz çok geçmeden Muaviye sizlere galip gelecektir."Kendisine, "O halde neden savaşıyo-ruz?"dediklerinde ise şöyle buyurdu: "İnsanlar için iyi veya kötü bir yöne-tici gereklidir."
665. İmam Ali (a.s) "Hüküm sadece Allah'a aittir."diyen Haruriye (Hariciler) hakkında şöyle buyurmuştur: "Evet hüküm Allah'a aittir ve yeryüzünde de bir takım hakimler vardır ama onlar aslında,

"Devletin gereği yok-tur"diyorlar. Oysa insanlar için müminlerin amel ettiği, facir ve kafirlerin faydalandığı ve Allah'ın onda herkesi eceline ulaştırdığı bir idarenin varlı-ğı zaruridir."

666. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar iyi veya kötü bir idareciye muhtaçtırlar. Mümin onun idaresinde amel eder, kafir onda faydalanır, Allah herkesi onda mukadder eceline ulaştırır, onun vasıtasıyla vergiler toplanır, onunla düşmana karşı savaşılır, onunla yollar güvene kavuşur, onunla güçlüden zayıfın hakkı alınır. İyiler rahata erer ve kötülerden gü-vende olurlar."

667. Ebu'l Bahteri şöyle diyor: "Adamın biri mescide girerek, "Hüküm sa-dece Allah'a aittir"dedi. Sonra başka birisi de, "Hüküm sadece Allah'a ait-tir."dedi. Bunun üzerine Ali (a.s) şöyle buyurdu: "Şüphesiz hüküm sadece Allah'a aittir."Allah'ın sözü şüphesiz gerçektir kesin olarak inanma-yanlar seni hafife almasınlar.

(Rum/60)"Şüphesiz ki onların ne dedi-ğini bilmiyorsunuz. Onlar "idarecilik yoktur."diyorlar. Ey insanlar iyi veya facir bir emiriniz olmadıkça işleriniz asla düzelmez."Halk, "İyiyi tanıdık da facir kimse nasıl?"deyince, Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu: "Mümin amel eder, facir istifade eder, Allah (herkesi) mukadder eceline ulaştırır,

yollarınız güvene erer, pazarlarınız ayakta durur vergileriniz toplanır, düşmanlarınıza karşı savaşılır ve sizden şiddetli olanlardan zayıfların hakkı alınır."
668. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yırtıcı aslan zalim sultandan daha hayırlıdır. Zalim sultan ise devam eden fitneden daha hayırlıdır."


111.Bölüm Kötülerin Hakimiyeti (Yöneticiliği)


669. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ne zaman iyileriniz emirleriniz, zenginleriniz cömertleriniz ve işleriniz aranızda şura ile olursa yeryüzü si-ze altından daha hayırlı olur.

Ama eğer, kötüleriniz emir, zenginleriniz cimri olursa ve işleriniz kadınlara bırakılırsa o zaman da yerin altı sizler için üstünden daha hayırlıdır."
bak. eş-Şura, 2138. Bölüm

112. Bölüm Hükümetin Değeri


670. Emir'el Mü'minin (a.s) ayakkabısını tamir ile meşgul iken İbn-i Abbas ya-nına gelerek, "Hacılar toplanmış senden bir şeyler duymak istiyorlar."deyince Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki bir haddi icra etmek veya bir batılı uzaklaştırmak dışında bu ikisini (ayakkabımı) sizin işinizden (emiriniz olmaktan) daha çok seviyorum."

671. İmam Ali (a.s) hakeza İbn-i Abbas'a şöyle buyurmuştur: "Bu ayakkabının değeri ne kadardır? Kendisine, "hiç bir değeri yoktur."deyince şöyle bu-yurdu: "Allah'a andolsun ki bunu bir hakkı ayakta tutmak veya batılı def etmek dışında sizlere emir olmaktan daha çok seviyorum."

672. İmam Ali (a.s) İbn-i Abbas'a yazdığı bir mektubunda şöyle buyurmuştur: "Allah'a hamd ve senadan sonra...Sakın hükümetinden nasibin bir mal elde etmek veya bir öfkeyi dindirmek olmasın. Aksine hükümetten nasibin bir batılı öldürmek veya hakkı ihya etmek olmalıdır."

20. Konu el-Emel Emel-Arzu


el-Bihar 73/160, 128. Bölüm, el-Hırs ve Tul'ul Emel,
Vesail'uş Şia 2/650, 24. Bölüm,Tul'ul Emel
Kenz'ul Ummal, 3/490, 818, Tul'ul Emel

bak.
el-Ecel, 4. Konu

113. Bölüm Emel Rahmettir


673. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Emel (arzu) ümmetim için bir rahmettir. Emel olmasaydı, hiç bir anne çocuğunu emzirmez ve hiçbir bahçıvan bir ağaç dikmezdi."
674. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Emel kendisi ile ünsiyet edilen ar-kadaştır."

675. İsa b. Meryem (a.s) oturduğu bir sırada yaşlı birisi küreği ile çalışıyor ve top-rağı eşeliyordu. İsa (a.s) şöyle dua etti: "Allah'ım! Ondan arzuyu al"Bunun üzerine o yaşlı adam küreğini kenara atarak yere uzandı.

Bir müddet öyle-ce bekledi, bunun üzerine Hz. İsa (a.s) "Allah'ım! Ona arzuyu geri ver."Diye dua edince yaşlı adam kalktı ve yeniden çalışmaya başladı."
676. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Allahım! Ey alemlerin Rabbi! Senden en uygun arzuları dilerim."

114. Bölüm Arzular Bitmez


677. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzu için bir son yoktur."
678. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzular sona ermez."

679. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kesin bir şekilde bil ki sen arzuları-na ulaşamazsın, ecelini geçemezsin ve şüphesiz sen öncekilerin gittiği yoldasın."
680. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim yarın da yaşamayı arzu ederse şüphesiz ki ebedi yaşayacağını arzu etmiştir."
bak. 712. Bölüm


115.Bölüm Boş Arzulardan Sakındırmak


Kur'an
"Bırak onları yesinler, zevk alsınlar, emelleri onları oyalayadur-sun, yakında öğrenecekler"
681. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Boş arzulardan sakının; zira bir çok kimse yarını ümit ettiği halde onu geride bırakamadı. Bir çok kimseye ge-cenin başında imrenildiği halde, gece sonunda kendisine ağlanıldı."

682. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aldatıcı arzulardan sakının. Bir çok kimse (daha iyi) günü ümit ettiği halde ona ulaşamamıştır. Bir çok bina inşa eden içine oturamamıştır ve bir çok mal toplayana yemek nasip ol-mamıştır."

683. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzular serap gibidir. Göreni alda-tır, ümit edeni ümitsiz kılar."
684. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzu kandırıcı, saptırıcı ve zarar ve-ricidir."
685. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzular, basiret gözlerini kör e-der."

686. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzular şeytanın gafillerin kalbine egemen olmasıdır."
687. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzu sürekli yalan söyler."

688. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzuların neticesi işlerin bozulma-sıdır."
689. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz arzu kalbi sapıklığa sürük-ler, yalan şeyler va'd eder, gafleti artırır ve geriye hasret bırakır."

690. İmam Sadık (a.s) Arefe Günü Duası'nda şöyle buyurmuştur: "Allahım! Ahiretin hayrını engelleyen dünyadan, en hayırlı ölüme engel olan hayat-tan ve en hayırlı amele engel olan arzulardan sana sığınırım."

691. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki arzular aklı giderir, boş vaatlerde bulunur, gaflete teşvik eder ve hasret doğurur. O halde arzuları yalanlayın, zira arzular aldatıcıdır ve arzuların sahibi kandırılmış kimse-dir."
692. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki şüphesiz arzular aklı giderir ve Allah'ın zikrini unutturur. O halde arzuları yalanlayın. Şüphesiz arzular aldatıcıdır ve sahibi aldatılmıştır."

693. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ne mutlu yalan arzulara kapılma-yan kimseye."
694. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah kuluna nice arzu etmediği ni-metler verir. Nice bir şeyi arzu edene de aksi nasip olmuştur."

116. Bölüm Arzu ve Ecel


695. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan ecelini ve ecelinin hızını göre-cek olsaydı arzulara düşman kesilirdi."
696. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim yarını eceli sayarsa ölümü layık olduğu yere oturtmuştur."

697. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim arzularının meydanında koşturursa eceliyle sürçer."
698. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eceller ortaya çıksaydı arzular rüsva olurdu."
699. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzu eceli unutturur."

700. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzu ecelin örtüsüdür."
701. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzu ameli bozar ve ömrü zayi eder."
702. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En doğru şey eceldir, en yalan şey ise arzu."
703. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En yakın şey ecel, en uzak şey ise arzudur."

704. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ecel arzuların biçicisidir."
705. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ecel emelleri rüsva eder."
706. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben arzularımla savaşıyo-rum ve ecelimi bekliyorum."
707. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefisler ecel gelip çatıncaya kadar arzulardan boşalmaz."

708. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan (bazen) arzularına yakınlaşır; ama (aniden) eceli gelip çatar ve arzularına ulaşmasına engel olur."
709. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzunun afeti eceldir."
710. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki şüphesiz siz arkasında ecel olan arzu günlerindesiniz. Arzu günlerinde eceli gelmeden amel eden kimseye ameli fayda verir ve eceli zarar veremez."

711. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En uzak arzusuna ulaşan kimse en yakın ecelini beklemelidir."
712. Rivayet edildiği üzere Resulullah (s.a.a) eline üç parça çubuk alarak birini tam karşısına, birini yanına ve üçüncüsünü ise uzağa gömdü ve şöyle buyurdu:

"Bunların ne olduğunu biliyor musunuz?"Oradakiler, "Allah ve Peygam-beri daha iyi bilir"deyince de şöyle buyurdu: "Bu insandır, bu ecel ve o diğeri de insanın peşinden gittiği arzular. Ama ecel gelip çatar ve o arzularına ulaşamaz."

713. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ecel emele nede yakındır."
714. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzularınızın nihayetine ulaşınca aniden ölümleri hatırlayın."
715. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eceller gelip çatınca emeller rüsva olur."

716. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Adem sürçünceye kadar da eceli gözlerinin karşısında arzuları ise arkasındaydı. Ama sürçünce Al-lah arzularını gözlerinin karşısına ecelini ise arkasına attı. İşte bu yüzden insan ölünceye kadar da arzu eder."

117. Bölüm Uzun Emellerin Neticeleri


717. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kul amellerini kötü kılmadıkça ar-zularını uzatamaz."
718. Aziz ve celil olan Allah Musa'ya şöyle hitap etti: "Ey Musa! Dünyada uzun emellere kapılma; yoksa kalbin katılaşır ve katı kalpli kimse benden çok uzaktır."

719. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzuları çok olan kimseler ölümü en az hatırlayanlardır."
720. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlardan en uzun emelleri olan-lar amel açısından en kötü olanlardır."
721. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arzuları geniş olanın amelleri kısa olur."

722. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ama uzun emeller, şüphesiz insana ahireti unutturur."
723. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim yarın da yaşamayı arzu ederse şüphesiz ebedi yaşamayı arzu etmiştir. Her kim de ebedi yaşamayı arzu ederse kalbi katılaşır ve dünyaya yönelir."
bak. vesail'uş Şia 2/650, 24. Bölüm


118.Bölüm Kısa Arzular


724. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim dostlarından ayrılacağına, toprakta sükunet edeceğine, sonunda hesaba çekileceğine, geride bıraktık-larına ihtiyaçsız olacağına ve önceden gönderdiklerine ihtiyaç duyacağına yakin ederse, arzularını kısa, amellerini uzun kılması yaraşır."

725. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyadan arzularınızı kısaltarak (ahiret için) azık alın"
726. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zühdün tatlılığını elde etmek için emellerinizi kısaltın."

727. Resulullah (s.a.a) İbn-i Mes'ud'a şöyle buyurmuştur: "Emelini kısalt ve sa-bah olunca şöyle de: "Ben akşama varamayacağım."Akşama erince de şöyle de: Şüphesiz ben sabaha erişemeyeceğim. Ben dünyadan ayrılacağım hususunda kararlıyım ve Allah ile görüşmeyi seviyorum."

728. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güven ve sağlamlıkla çalış. Arzulara kapılmaktan sakın. Yarının hüznünü bugünden taşıma. Eğer kalbini arzu-lardan boş tutarsan şüphesiz ciddi olarak amel edersin. Bugünün arzula-rını yarına taşımak sana iki açıdan zarar verir: İşlerini sürekli ertelersin ve bununla gam ve hüznünü artırırsın."

729. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Allah'a andolsun ki gözümü her kırptığımda kirpiklerimin birbirine değmeyeceğini ve Allah'ın ruhumu alacağını zannettim."

119. Bölüm Allah'tan Gayrisine Ümit Bağlamaktan Sakındırmak


730. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah şöyle bu-yurmuştur: "Şüphesiz benden başkasına ümit bağlayan her müminin ümidini mutlaka ve mutlaka keseceğim."

731. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "(Her şeyden koparak) Sadece mü-nezzeh olan Allah'a bağlan. Zira şöyle buyurmuştur: "İzzetim ve celalime andolsun ki benden başkasına ümit bağlayan herkesin ümidini ümitsizliğe çeviririm."
732. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir insana ümit bağlarsa şüphesiz onu ululamıştır."
bak. et-Tevekkül; 4189, 4190 ve 4192. Bölümler

21. Konu el-Ummet Ümmet


el-Bihar 7/130, 7. Bölüm, Kesret-u Ümmet-i Muhammed (s.a.a) fil kıyamet
el-Bihar, 22/441, 14. Bölüm, Fezail-u Ümmet-i Muhammed (s.a.a)
Kenz'ul Ummal, 12/154-194, Fezail-u Hazih'il Ümmet'il Merhume

bak.
el-Emsal, 3603. Bölüm; el-İmamet, 150. Bölüm; el-Cemaat, 529. Bölüm, el-Karn, 3340. Bölüm; el-Firek, 3200. Bölüm; el-Ecel, 22. Bölüm, el-İhtilaf, 1042-1044. Bölümler ve el-Helak, 4018-4019. Bölümler

120 Bölüm İslam Ümmetinin Konumu


Kur'an:
"Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan, Allah'a iman eden hayırlı bir ümmetsiniz. Kitab ehli iman etmiş olsalardı, kendileri için daha hayırlı olurdu; içlerinde iman edenler olmakla berâber, çoğu yoldan çıkmıştır."

733. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benim ümmetim mübarek bir ümmettir. Başının mı, yoksa sonunun mu hayır olduğu bilinmez."
734. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bu ümmetim merhamet edilmiş (merhume) bir ümmettir."
Bu rivayetin anlamı hakkında da bir çok rivayet vardır.

735. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz siz yetmiş ümmet ta-mamlayacaksınız. Siz Allah nezdinde onların en hayırlısı ve değerlisisi-niz."
736. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bu ümmeti değerlilik, dindarlık, yücelik, zafer ve yeryüzünde güç elde etmekle müjdele."

737. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hiç bir ümmete benim ümmetime verilen yakinden daha yüce bir yakin verilmemiştir."

121. Bölüm Ümmetin İyileri


738. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin iyileri bana yüce alemden haber verildiği üzere Rablerinin rahmet genişliğinde açıktan gü-lenler ve Rablerinin azabının korkusundan gizlice ağlayanlardır."
739. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlıları dünyaya en itinasız olanlar ve ahirete en çok rağbet edenlerdir."

740. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlısı, gençliğini Allah'a itaatte tüketen, nefsini dünya lezzetlerinden alıkoyan, ahirete gö-nül bağlayandır. Şüphesiz Allah'ın ona vereceği mükafat cennetin en yüce dereceleridir."
741. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlısı kendini kaybedecek derecede refahta olmayan ve dilenecek ölçüde darlıkta bu-lunmayan kimsedir."

742. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlıları kendile-rine akılsızlık edilince tahammül edenler, haklarında zulmedilince affe-denler ve eziyet edilince sabredenlerdir."


122.Bölüm Orta Ümmet


Kur'an
"Böylece sizin insanlara ve Resulün de size şahit olması için sizi vasat/orta bir ümmet kıldık."
743. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın "Böylece sizleri vasat bir üm-met kıldık."ayetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur: "Biz orta ümmetiz. Biz Al-lah'ın yaratıkları üzerindeki şahitleri ve yeryüzündeki hüccetleriyiz."
744. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biz Allah'ın yaratıkları üzerindeki şahitleri ve yeryüzündeki hüccetiyiz. Biz Allah'ın "Böylece sizleri vasat bir ümmet kıldık"dediği kimseleriz."

745. Ebu Basir (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biziz Hicaz yolu"diye buyuran İmam Bakır'a (a.s) "Hicaz yolu nedir?"diye sorunca şöyle buyurdu: "Yol-ların en vasatıdır. Allah şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz sizi vasat bir ümmet kıldık."Daha sonra da şöyle buyurdu: "Hızlı giden bize geri dö-ner ve geride kalan bize katılır."

746. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala'nın "Siz en hayırlı ümmetsi-niz."ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani İbrahim'in davetinin kendileri-ne farz olduğu ümmettir. Onlar Allah'ın kendi içlerinden, kendilerinden kendilerine Peygamber gönderdiği bir ümmettir. Onlar orta (vasat) üm-mettir. Onlar insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmettir."
747. Resulullah (s.a.a), Allah-u Teala'nın "Sizleri vasat ümmet kıl-dık"ayetinin açıklamasında şöyle buyurmuştur: "Yani mutedil ve orta yol de-mektir."

123. Bölüm Ümmeti En Hayırlı Kılan Şeyler


748. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim birbirini sevdikçe ema-neti (sahibine) eda ettikçe, haramdan uzaklaştıkça, misafire değer verdikçe, namaz kıldıkça ve zekat verdikçe sürekli hayır üzere olacaktır."
749. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim birbirine hıyanet etme-dikçe, emaneti sahibine verdikçe, zekat ödedikçe, sürekli hayır üzere ola-caktır. Bunu yapmadığı taktirde kıtlığa ve kuraklığa düçar olacaktır."

750. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bu ümmetin karileri (Kur'an oku-yanları) emirlere müsamaha etmedikçe, alimleri kötüleri temize çıkarma-dıkça ve iyileri kötüleri güçlendirmedikçe Allah'ın eli sürekli bu ümmetin başında olacaktır ve O'nun himayesi altında bulunacaktır. Ama bunları yaptığı taktirde kudret elini başlarından kaldıracak ve onlara zalimleri mu-sallat kılacaktır."
bak. 440. Konu, el-İktisat

124. Bölüm Ahirette İslam Ümmetinin Makamı


751. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü peygamberlerden kendisine uyanları en çok olan benim."
752. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Cennet ehli yüz yirmi saf olacak-tır. Bunlardan seksen safını bu ümmet (İslam ümmeti) teşkil edecektir."
753. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz cennette yüz yirmi saf bulunacaktır. Ümmetim bunlardan seksenini teşkil edecektir."

125. Bölüm İslam Ümmetinin Kıyam Edenleri


754. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bu din sürekli ayakta duracaktır ve bir grup Müslüman kıyamete kadar din uğrunda savaşacaktır."
755. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimden bir grup sürekli ga-lip olacaklardır ve Allah'ın emri onlara galip oldukları halde erişecektir."
756. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sürekli ümmetimden bir grup Al-lah'ın emri üzere olacaktır ve muhalifleri onlara hiç bir zarar veremeye-cektir."

Bu anlamda bir çok rivayet vardır ama senetleri Ebu Hureyre, Muğire b. Şube, Muaviye, Sevban ve benzerlerine ulaşmaktadır. Dolayısıyla incelenmesi ve üzerinde düşünülmesi gerekir.

757. Resulullah (s.a.a) "Yarattıklarımızdan bir topluluk hakkı gösterir-ler ve adaleti hak ile yerine getirirler."ayetini okuyunca şöyle buyurmuş-tur: "Bu ümmetten bir grup İsa b. Meryem (a.s) nazil oluncaya kadar sü-rekli hak üzere olacaklardır."
758. Muaviye şöyle demiştir: "Alimleriniz nerede? Alimleriniz nerede? Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu işittim: "Ümmetimden bir grup insanlara hakim olmadıkça asla kıyamet kopmaz. Onlar kendilerine kimin yardım edip kimin aleyhlerinde çalışacağı hususunda bir korku taşımazlar."

126. Bölüm Milletlerin İslam Aleyhine Saldırıya Geçişi


759. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Çok geçmeden aç insanların ye-mek sofrasına saldırdığı gibi milletler de size saldıracaktır."Bu arada birisi, "Acaba sayımız az mı olacak?"diye sorunca şöyle buyurdu: "Hayır, aksine çok olacaksınız, ama sel suları üzerindeki bir köpük ve çerçöp gibi olacaksınız.

Allah düşmanlarınızın kalbinden azametinizi alacak ve kalplerinize vehn (gevşeklik) verecektir."Birisi, "Ya Resulullah! (s.a.a) Vehn nedir?"diye sorunca şöyle buyurdu: "Dünyayı sevmek ve ölümden hoşlanmamaktır."
760. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim her ne zaman dünyayı ulularsa Allah onlardan İslam'ın azametini alır."
bak. 71. Konu, el-Cemaat; 145. Konu, el-İhtilaf ve ed-Dünya, 1223. Bölüm

127. Bölüm Peygamberin Ümmeti Hakkındaki Endişesi


761. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ümmetim hakkında üç şeyden korkuyorum: Hırs ve cimriliğe itaat etmek, heva ve heveslerine tabi olmak ve sapık imam."
762. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında şu üç şeyden korkuyorum: "Marifetten sonra dalalet, saptırıcı fitneler ve mide ile tena-sül organının şehvetine kapılmak."

763. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benden sonra ümmetim hakkında şu üç şeyden korkuyorum: "Alimin sürçmesi, münafığın Kur'an vesilesiyle mücadelesi ve kaderi yalanlamak."
764. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında şu üç şeyden korkuyorum: Nefsani isteklerden kaynaklanan dalalet; mide ve tenasül organının şehvetlerine uymak ve marifetten sonra gaflete kapılmak."

765. Resulullah (s.a.a), mübarek yanında izi kalan hasırın üzerinde yatarken ya-nına gelen Enes'e şöyle buyurmuştur: "Yanında başka biri var mı? Ben, "Ha-yır"deyince şöyle buyurdu: "Bil ki ecelim yaklaşmış; Allah'ı görmeye ve benden önceki Peygamber kardeşlerimi görmeye olan iştiyakım çoğalmış-tır."Daha sonra şöyle buyurdu: "Hiç bir şeyi ölüm kadar sevmiyorum. Mü-min Allah'ı görmekten başka bir şey ile huzur bulmaz."Daha sonra ağladı.

Ben, "Neden ağlıyorsun?"deyince şöyle buyurdu: "Benden sonra ümmetimin ba-şıma nelerin geleceğini bildiğim halde nasıl ağlamayayım!"Ben, "Ey Resu-lullah! Senden sonra ümmetinin başına neler gelecektir?"diye sorunca şöyle buyurdu: "Çeşit çeşit istekler, akrabalık bağlarını kesmek; mal ve şerefi sevmek, bi-dat çıkarmak."
bak. En-Nifak, 3934. Bölüm

128. Bölüm Peygamberin Ümmeti Hakkındaki Endişesi


766. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında en çok kork-tuğum üç şey vardır: "Alimin sürçmesi, münafığın Kur'an vesilesiyle mü-cadelesi ve boyunlarınızı kesen dünya. O halde nefisleriniz hakkında dün-yadan sakınınız."
767. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benden sonra ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu şunlardır: Haram kazançlar, gizli şehvet-ler ve faiz."

768. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu şunlardır: Nefsani istekler ve uzun emel. Nefsani istekler şüphesiz ki insanı haktan alı-koyar. Uzun emeller ise in-sana ahireti unutturur."
769. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz hakkınızdan korktuğum şeylerin en korkuncu küçük şirktir."Kendisine, "Ey Resulullah! küçük şirk nedir?"denince, "O riyadır."diye buyurdu."

770. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu konuşmasını bilen her münafıktır."
771. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu saptırıcı önderlerdir."
772. Ömer, Ka'b'a şöyle demiştir: "Sana bir soru soracağım, ama cevabını benden gizleme."Ka'b, "Allah'a andolsun ki bildiğim şeyi senden gizle-mem."dedi.

Ömer şöyle dedi: "Ümmet-i Muhammed (s.a.a) hakkındaki en büyük endişen nedir?"Ka'b, "Saptırıcı önderlerin varlığıdır."dedi. Ömer şöyle dedi: "Doğru söylüyorsun, Resulullah da bu konuyu bana gizlice söylemiş ve beni bundan haberdar kılmıştı."

773. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu dünya malının parlaklığı (çekiciliği) ve çokluğudur."
774. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu; mal ve servetlerinin artması, neticede birbirlerini kıskanmaları ve birbirlerini öldürmeleridir."
775. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu; alimlerin sürçmeleri, hakimlerin istekleri ve kötü te'vildir."

776. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu şu üç şeydir: Nefsani heveslerden dolayı sapmak, mide ve tenasül organının şehvetlerine uymak ve kendini beğenmek."


129.Bölüm Peygamberin Ümmeti Hakkındaki Endişesi


777. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benden sonra ümmetim hakkında en çok korktuğum şey; Kur'an'ı yerli yerine oturtmaksızın tevil eden ve diğeri de kendisini bu konuda diğerlerinden daha uygun gören kimse-dir."

778. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizin hakkınızda en çok korktu-ğum şey, Allah'ın yeryüzü bereketlerinden sizler için çıkardığı-dır."Kendisine, "Yeryüzünün bereketleri nedir?"diye sorulunca şöyle buyurdu: "Dünyanın parlaklığıdır. (çekiciliğidir)"

22. Konu el-İmamet


el-İmamet-i Amme (1)

Genel İmamet

el-Bihar c. 23 ve c. 27, Kitab'ul İmamet
el-Bihar, 27/242, 13. Bölüm, Hakk'ul İmam ale'r-Raiyyeti ve bilaks

bak.
el-İmaret, 19. Konu; ed-Devlet, 165. Konu, es-Sultan, 240. Konu el-Mülk, 494. Konu; el-Velayet, 560. Konu; el-Hacc, 697. Bölüm; es-Sabr, 2166. Bölüm; es-Sırat, 2249. Bölüm; el-Mustaz'af, 2375. Bölüm; el-Akl, 2787. Bölüm; el-Gaşş, 3066. Bölüm; el-Kalb, 3381. Bölüm; el-Emsal, 3606. ve 3607. Bölümler; el-Kur'an, 3292. Bölüm

130. Bölüm İmamet


Kur'an:
"Onlar: "Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gö-zümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder yap"derler."
779. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "(Allah, Peygamberini) Hakka davet etmek insanlara şahit olmak üzere gönderdi. O rabbinin risaletini hiç bir gevşeklik ve ihmalkarlık etmeksizin ulaştırdı. O zayıflık göstermeksizin ve hiç bir bahane aramaksızın Allah yolunda düşmanlarıyla savaştı.

O takva sahiplerinin imamı ve hidayete ermişlerin gözüdür."
780. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sonunda münezzeh olan Allah'ın kerameti (Peygamberlik makamı) Muhammed'e (s.a.a) ulaştı. Allah onu en üstün ve değerli soydan seçti. Onun (itretinin, soyunun) uzun dalları vardır ve meyvesine erişilmez. O takva sahiplerinin imamı ve hidayete ermişlerin basiretidir...O'nun sireti itidal; sünneti rüşd; kelamı hakkı batıl-dan ayırıcı ve hükmü adildir."

131. Bölüm İmamet Dinin Tamamlayıcısıdır


Kur'an
"Bugün, size dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslamiyet'i beğendim."
781. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Peygamber'in (s.a.a) ömrünün son yılı olan veda haccında "Bugün sizlere dininizi kemale erdirdim"ayeti nazil oldu ve böylece imamet işi dinin kemalinden sayıldı."

782. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Farzdan sonra başka bir farz ini-yordu. Velayet makamı son farzdı. Aziz ve celil olan Allah "Bugün siz-lere dininizi kemale erdirdim"ayetini nazil buyurdu. Aziz ve celil olan Allah şöyle buyuruyor: "Bundan sonra sizlere bir farz indirmeyeceğim. Sizlere artık farzları kemale erdirdim."

783. Ebu Hureyre şöyle diyor: "Zilhicce'nin 18. Günü olan Gadir-i Hum günü Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Ben her kimin mevlası isem o halde Ali de onun mevlasıdır. Böylece Allah da "Bugün sizlere dininizi kemale erdirdim."ayetini nazil buyurdu."

132. Bölüm İmamet İslam'ın Esasıdır


784. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz İmamet İslam'ın gelişen esası (kökü) ve yükselen dalıdır."
785. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam beş esas üzere kuruludur: Namaz, zekat, oruç, hac ve velayet. Velayete çağrıldığı kadar hiç bir şeye çağrılmamıştır."

786. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "İslam beş şey üzere kuruludur: Namaz, zekat, hac, oruç ve velayet."Zürare, "Bunlardan hangisi daha üs-tündür?"deyince şöyle buyurdu: "Velayet en üstünüdür, zira velayet bun-ların anahtarıdır. Velayet sahibi ise onlara kılavuzluk edendir."
bak. el-İslam, 1873. Bölüm

133. Bölüm İmamet Tüm Hayırların Temelidir


787. İmam Kazım (a.s) Allah-u Teala'nın, "De ki, Rabbim gizli ve açık kötülükleri haram kılmıştır."ayeti hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Kur'an'ın hem zahiri ve hem de batını vardır. Allah'ın Kur'an'da haram kıldığı her şey zahirdir. Batınları ise zalim imamlardır. Allah-u Teala'nın kitapta helal kıldığı her şey zahirdir. Bunların batını da hak imamlardır."

788. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biz tüm hayırların köküyüz, her iyilik dallarımızdandır. Bunlardan bazıları tevhit, namaz, oruç, öfkesini yenmek, kötülük edeni affetmek, fakire merhamet etmek, komşuya yar-dımcı olmak, fazilet ehlinin faziletini itiraf etmek gibi iyiliklerdir. Düş-manlarımız ise tüm kötülüklerin köküdür.

Tüm çirkin ve kötü işler onla-rın dallarındandır. Onlardan bazıları yalan, cimrilik, gammazlık, akrabalık ilişkilerini kesmek, faiz yemek, haksız yere yetim malı yemek, Allah'ın emrettiği hudutları çiğnemek, gizli ve çirkin kötülükleri işlemek, zina, hır-sızlık ve benzeri tüm çirkinliklerdir. Bizden başkasının dallarına sarıldığı halde bizimle olduğunu sanan kimse yalan söylemektedir."


134.Bölüm İmamet Ümmetin Düzenidir


789. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz imamet dinin dizginleri-dir. Müslümanların düzeni, dünyanın salahı ve müminlerin izzetidir."
790. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İmamet ümmetin düzenidir."

791. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın size veliyy-i emr kıldığı kimseyi dinleyin ve itaat edin. Zira o İslam'ın düzenidir."
792. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Veliyy-i Emr'in konumu, taneleri bir araya toplayan ve onları birbirine bağlayan ipin konumudur. Düzen (ip) koparsa taneler dağılır ve gider. Artık ebedi olarak hepsi bir araya gelmez."
bak. ed-Din, 1296. Bölüm

135. Bölüm İmamet Rabbin Yoludur


"De ki: "Ben sizden buna karşılık yakınlara sevgiden başka bir ücret istemem."
"De ki: "Ben sizden bir ücret istersem, o sizin içindir"
"De ki: "Ben buna karşı sizden bir ücret değil, ancak, Rabbine doğru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanızı istiyorum."
793. İmam Hadi (a.s) Nudbe duasında şöyle buyurmuştur: "Onlar sana ulaşma ve hoşnutluğuna erişme yolu idiler."
794. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biz Ehl-i Beyt'in sevgisi dinin dü-zenidir."

795. İmam Bakır veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biz Ehl-i Beyt'iz; hakkımızda şek eden kimsenin Allah amelini kabul etmez."
796. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Beni hak üzere gönderen Allah'a andolsun ki birisi ameliyle yetmiş peygamberi görse de biz Ehl-i Beyt'ten olan Veliyy-i Emr'in velayetini kabul etmemişse, Allah kendisinden ne bir tövbe ne de fidye kabul eder (veya ne bir farzı ne bir müstahabbı kabul eder. )"

797. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ehl-i Beyt'in sevgisine bağlı kalın. Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Allah'a andolsun ki kul marifeti-miz ve velayetimiz olmadıkça hiç bir amelinden fayda görmez."
798. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer insanlar Allah'tan olmayan zalim bir imamı idareci seçerlerse, Allah yaptıkları salih amellerin hiç biri-ni kabul etmez."

799. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki sizden birisi rükün ve makam arasında sürekli namaz kılsa da siz Ehl-i Beyt'in kini üzere Allah ile görüşecek olursa şüphesiz ateşe girecektir."

800. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim aziz ve celil olan Allah'a ibadet hususunda büyük sıkıntılara katlandığı halde Allah tarafından bir imamı yoksa çabası makbul olmaz. O sapık ve şaşkındır. Allah işlerini çirkin sayar, onun misali çoban ve sürüsünü kaybeden koyun gibidir."

bak. el-Bihar, 23/228; 13. Bölüm ve 27/166, 7. Bölüm
Vesail'uş-Şia, 1/90, 29. Bölüm
218. Konu, es-Sebil; 293. Konu, es-Sırat; 92. Konu, el-Mehabbet (4); el-Cennet, 549. Bölüm

136. Bölüm İmametin "Nur"olarak Tefsir Edilmesi


801. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "İmamet nurdur. Nitekim aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: "Allah'a Resulüne ve indirdiğimiz nura iman edin."Sonra şöyle buyurdu: "Nur, imamdır."

802. İmam Bakır (a.s), Allah'ın, "Allah'a Resulüne ve indirdiğimiz nura iman edin."ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki nur kıyamete kadar olan Al-i Muhammed'in imamlarıdır.

Onlar Allah'a an-dolsun ki Allah'ın indirdiği nurdurlar. Onlar Allah'a andolsun ki yerlerde ve göklerde Allah'ın nurudurlar. Vallahi imamın müminin kalbindeki nu-ru gündüzün parlak güneşinden daha nurludur."
bak. 526. Konu, en-Nur
el-Emsal, 3604. Bölüm

137. Bölüm İmamet Nübüvvetten Öndedir


Kur'an
"Hani Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle denemiş, o da on-ları yerine getirmişti. Allah, "Seni insanlara imam kılaca-ğım"demişti."
803. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah Tebarek ve Teala İbrahim'i peygamber seçmeden önce kul olarak seçti ve şüphesiz Allah onu resul seçmeden önce nebi olarak seçti

ve şüphesiz Allah onu halil olarak seçmeden önce resul olarak seçti ve şüphesiz Allah onu imam kıl-madan önce halil olarak seçti. Bütün bu makamları onda bir araya topla-yınca da şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki ben seni insanlara imam kıla-cağım."