Mizan'ul Hikmet 1.Cilt
 



49.Bölüm Eski Kardeşlikleri Sürdürmeye Çalışmak


236. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her şeyin yenisini, kardeşlerin eski-sini seç."
237. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın kaybettiği zamana ağlaması, vatanına iştiyak duyması ve eski kardeşlerini korumaya çalışması onun yüceliğindendir."

238. Hz. Davut (a.s), oğlu Süleyman'a (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her ne kadar istediğin gibi biri olsa da yeni edindiğin kardeşini, eski kardeşinin yerine koyma."
239. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teala eski kar-deşliği sürdürmeyi sever. O halde eski kardeşliği sürdürün."
240. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teala eski dost-lukları korumayı (sürdürmeyi) sever."

50.Bölüm Gerçek Kardeşlik


241. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz gerçek kardeşin; sürçmele-rini bağışlayan, açıklarını kapatan, (ihtiyacını gideren) özrünü kabul eden, ayıplarını örten, korkunu gideren ve arzularını gerçekleştiren kimsedir."

242. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zorluklarda seni yardımsız bırak-mayan, günah esnasında senden gaflet etmeyen ve kendisine bir şey sor-duğunda seni aldatmayan kimse senin kardeşindir."

243. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tabaklar dizilince (sofra kurulunca) kardeşler ne de çoktur. Zamanın zor olaylarında ise ne de az!"
bak. es-Sadik, 2215. Bölüm

51. Bölüm Kardeş Seçimi


244. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her günahından dolayı kardeşinden ayrılanın arkadaşı az olur."
245. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sadece hiç bir ayıbı olmayan kim-seleri kardeş edinenin arkadaşı az olur."
246. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların dinini sorma, aksi tak-dirde arkadaşsız kalırsın."

247. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki birinin adını duymak onu görmekten; onu görmek denemekten daha hayırlı olacaktır. Onu deneyecek olursan sana çok değişik durumları belli olur."
bak. es-Sadik, 2211. Bölüm


52.Bölüm Kardeşin Sürçmelerine Tahammül Etmek


248. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Düşmanının saldırı zamanı için dos-tunun sürçmelerine tahammül et."
249. Resulullah (s.a.a) Müminin niteliği hakkında şöyle buyurmuştur: "Sürçme-lerine rağmen kardeşine yumuşak davranır ve onun eski dostluğunu göze-tir."

250. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşine bulunduğu haliyle ta-hammül et ve fazla kınama. Zira fazla kınamak kin doğurur. Hoşnutlu-ğundan ümitli olduğun kimseden hoşnutluk dile."

251. Bir şahıs İmam Rıza'ya (a.s) kardeşini şikayet edince kendisine şu beyitleri okudu:
"Kardeşini günahlarından dolayı mazur gör
Ayıplarını gizle ve ört
Beyinsizlerin iftiralarına

Ve zamanın zorluklarına sabret
Büyüklük göstererek cevap vermekten sakın.
Zalimi hesap soranına bırak."
252. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sürçmelere tahammül etmek arka-daşların süsüdür."
253. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sürçmelere tahammül etmek insa-nın değerini yükseltir."
254. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hilim sahibi kimse, kardeşlerine ta-hammül eden kimsedir."
255. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Başına gelen acı olaylara tahammül et. Zira tahammül bir çok ayıpları örter. Şüphesiz akıllı insanın yarısı ta-hammül, (diğer) yarısı da görmezlikten gelmektir."

256. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en hayırlısı, başkalarının zahmetine katlanan kimsedir."
257. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Arkadaşının sürçmelerine tahammül edemeyen kimse yalnız ölür."
258. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerine tahammül edemeyen efendiliğe erişemez."
bak. 251. Konu, es-Siyaset, el-Mükafat, 3503. Bölüm

53. Bölüm Kardeşlerin En Hayırlısı


259. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı nasihat et-mede çekinendir."
260. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinin en hayırlısı münezzeh olan Allah'a itaat hususunda sana sert davranandır."
261. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı, en içten ha-yır dileyeni; en kötüsü ise en ikiyüzlü olanıdır."

262. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinin en hayırlısı sana yar-dım edenidir. Ondan da hayırlısı sana yetenidir ve eğer kendisi sana muh-taç olursa sana zahmet vermez."

263. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinin hayırlısı, hayrıyla (ma-lıyla) sana yardım edendir. Ondan da hayırlısı (ihtiyaç hususunda) sana yetendir."

264. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı sevgisi Allah için olandır."
265. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı kardeşliği dünya için olmayandır."
266. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı, kendisini kaybedince ondan sonra (hayatta) kalmak istemediğin kimsedir."

267. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinin en hayırlısı hayır iş-lemeye koşan ve seni de hayra çekmeye çalışan, sana iyiliği emreden ve iyilik işleme hususunda sana yardımcı olandır."
268. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı doğru söz-lülüğü ile seni doğru sözlülüğe davet eden, amellerinin güzelliği ile seni amellerin en üstününe çağırandır."

269. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı Allah'a it-aat hususunda sana yardımcı olan, Allah'a isyandan koruyan ve sana Al-lah'ın rızayetini emredendir."
270. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı sana hidaye-ti gösteren, takvayı kazandıran ve isteklerine uymaktan alıkoyandır."

271. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı ahiret amelleri hususunda sana yardım edendir."
272. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı hayır husu-sunda en çok yardım eden, iyilik hususunda en çok amel eden ve arkada-şına en uyumlu davranandır."

273. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı kardeşleri hususunda araştırma yapmayandır."
274. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinin en hayırlısı hak üzere sana en çok gazablanandır."

275. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en hayırlısı, kardeşlerini başkalarına muhtaç etmeyendir."
276. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinizin en hayırlısı, sizlere ayıplarınızı gösterendir."

277. İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinin en hayırlısı, senin günahlarını kendine isnat edendir."
278. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bana en sevgili kardeşim, bana ayıplarımı gösterendir."
bak. es-Sadik, 2216. Bölüm

54. Bölüm Kamil Kardeş


279. İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Size bir kardeşimi haber vereyim: O benim gözümde insanların en büyüğü idi. Onu benim gözümde büyüten en önemli şey, gözünde dünyanın küçük olmasıydı. O karnının egemenliğinden kurtulmuştu. Bulmadığı şeye heveslenmez, bul-duğu şeyde aşırı gitmezdi. O tenasül organının (şehvetinin) egemenliğin-den de çıkmış biriydi. Dolayısıyla hafif akıl ve zayıf görüş sahibi değildi.

O bilgisizliğin egemenliğinden de kurtulmuştu. Bir faydası olduğuna gü-venmeden hiç bir şeye el uzatmazdı. Ne bir arzusu vardı, ne kızardı, ne de incinirdi. Ömrünün çoğunda sessiz idi. Ama konuşunca, konuşmacılara üstün gelirdi. Hiç bir çekişmeye müdahale etmez, hiç bir kavgaya ka-rışmazdı. Hakimin huzurunda olmadıkça delil getirmezdi. Kardeşlerinden asla gaflet etmezdi. Hiç bir şeyi salt kendisine özgü kılmazdı.

Zayıftı, baş-kaları da onu zayıf buluyordu. Ama sıra işe geldi mi koşan bir aslan kesi-lirdi. Özrü görmek için, özür dilenilebilecek hiç bir işte kimseyi kınamaz-dı. Dediğini ve demediğini yapardı. Hangisinin daha üstün olduğunu bilmediği iki işi çıktığında hangisinin heva ve hevesine daha yakın oldu-ğuna bakar ve ona muhalefet ederdi. İyileştireceğini ümid ettiği kimse dı-şında hiç kimsenin yanında bir acısını şikayette bulunmazdı.

Hayrını ümit ettiği kimse dışında hiç kimse ile istişare etmezdi. İçi daralmaz, gazap et-mez, şikayette bulunmaz, heveslenmez, intikam almaz ve düşmandan gafil kalmazdı. Eğer gücünüz varsa bu yüce ahlak ile ahlaklanmaya çalışınız. Eğer gücünüz yetmezse, o halde azını bile almanız, çoğunu terk etmekten daha hayırlıdır."

280. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eskiden Allah için edindiğim bir kardeşim vardı; onu gözümde büyüten şey, gözünde dünyanın küçük olu-şuydu. O karnının (midesinin) egemenliğinden kurtulmuş biriydi."
bak. Tebyin-i İbn-i Ebi'l Hadid, fi Şerh-u Nehc'il Belağa, 19/184; el-İnsan, 319. Bölüm; 467. Konu, el-Kemal

55. Bölüm Kardeşlerin En Kötüsü


281. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin en kötüsü kendisi için zahmete düştüğün kimsedir."
282. Hz. Ali (a.s) kendisine "En kötü arkadaş kimdir?"diye sorulunca şöyle bu-yurdu: "Allah'a karşı günah işlemeyi sana güzel gösteren kimsedir."

56. Bölüm Kardeşleri Denemek


283. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeş seçiminde önce deneyin. Şüphesiz denemek iyiler ve kötüleri ayıran bir ölçüdür."
284. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Önce deneyiniz. Kardeş seçiminde ihtiyatlı (çekingen) davran. Aksi takdirde zorunluluk seni kötülerle arka-daşlığa zorlar."

285. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzelce bir denedikten sonra ken-dine bir kardeş seçenin arkadaşlığı kalıcı, dostluğu güçlü olur. Her kim de denemeksizin kardeş edinirse, zorunluluk kendisini kötülerle arkadaşlığa sürükler."
286. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinizi iki haslet ile imti-han ediniz; bu iki haslet onda bulunursa (kardeş edinin). Aksi takdirde ondan uzak durun, uzak durun, uzak durun.

(Bu iki haslet şunlardır: ) Namazları vaktinde kılmaya büyük özen göstermek ve kolaylık ve zorluk-larda kardeşlerine iyilik etmek."
287. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kardeşinde şu üç hasleti görünce kendisinden ümitli ol: Haya, emanete riayet ve doğruluk. Kardeşinde bu üç sıfatı göremezsen sakın ondan ümitli olma."
bak. 50, Bölüm, 483. Konu, el-İmtihan
es-Sadik, 2214 ve 2215. Bölümler


57.Bölüm Kardeşlere Yol Göstermek


288. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşine verdiğin güzel veya çir-kin nasihatin, mutlaka ihlas üzere olsun."
289. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizlerden birini kardeşinin hoş görmediği ayıplarını yüzüne söylemekten alıkoyan şey, onun da sizlere aynı şeyi yapmasından korkmanızdır.

Zira ahireti bırakıp dünyayı sevme hususunda dost olmuşsunuz."
290. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim kardeşine gizlice öğüt ve-rirse onu süslemiş ve her kim de açıkça öğüt verirse onu ayıplamış olur."

291. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim kardeşini hoş olmayan bir durumda görür de ondan bu durumu def etmeye gücü yettiği halde bunu yapmazsa, ona hıyanet etmiştir."

292. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Mümin, mümin kardeşinin ayna-sıdır. Gıyabında hayrını diler, huzurunda ise ondan hoşlanmadığı şeyleri gidermeye çalışır."
bak. 532. Konu, el-Hidayet ve 512. Konu, en-Nush

58. Bölüm Kardeşlere İkram ve Saygı


293. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim kardeşine merhamet dolu bir söz söylerse ve meclisin saygın bir yerine oturtursa, kardeşi orada kaldığı müddetçe aziz ve celil olan Allah'ın rahmeti onun üzerinde o-lur."
294. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim kendisine gelen Müslü-man'a ikramda bulunursa şüphesiz ki aziz ve celil olan Allah'a ikramda bulunmuştur."

295. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim mümin kardeşine "Mer-haba"derse Allah kıyamete kadar kendisine "merhaba"diye yazar."
296. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz her kim dinini ulularsa, kardeşlerini de ulular. Her kim de dinini küçümserse, kardeşlerini de kü-çümser."

297. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimden her kim dini karde-şine herhangi bir lütufta bulunursa, Allah da kendisine cennette hizmetçi-ler taktir eder."

298. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müslümanların hürmetini, sadece Allah'ın Müslümanlara hürmetini ululattığı kimse ulular. Allah'a ve Pey-gamberine daha çok saygın davranan, Müslümanlara saygın davranır."
bak. 359. Konu, et-Ta'zim

59. Bölüm Kardeşlerin İhtiyacını Gidermek


299. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden her kim darlığa düşerse kardeşine haber versin ve kendisine (daha çok) eziyet etmesin."
300. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden her kim kardeşinin muhtaç olduğunu bilirse, ondan isteme zahmetini kaldırsın. (Kendisi istemeden ihtiyacını gidersin. )"

301. Said bin Hasan şöyle diyor: "İmam Ebu Cafer (İmam Bakır -a.s-) şöyle buyurmuştur: "Sizden birinin kardeşinin yanına gelerek elini cebine ko-yup ihtiyacı kadar aldığı ve aldığını da geriye vermediği vaki midir?"Ben, "Kendi aramızda böyle bir şeyden haberdar değilim."deyince, Ebu Cafer (a.s) şöyle buyurdu: "O halde faydası yoktur."Bunun üzerine, "O halde helak olduk! "deyince de şöyle buyurdu: "İnsanlar henüz akli kemallerine ermemişlerdir."

302. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin hakklarını eda etmek takva sahiplerinin en şerefli amelidir."
303. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin, kardeşinin yardımcısı ol-duğu müddetçe Allah da müminin yardımcısıdır."
304. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim mümin bir kardeşinin ihtiyacının giderirse, aziz ve celil olan Allah kıyamet günü onun yüz bin ihtiyacını giderir."

305. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki Allah'ın şu üç kimse için sakladığı hasenatı (güzellikleri) vardır: Adil imam, kardeşini kendi malında (tasarrufta bulunması için) serbest bırakan ve mümin kardeşinin ihtiyacını gidermek için çalışan kimse."

306. İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim bazı durumları için ken-disine sığınan kardeşlerinden birine gücü yettiği halde sığınak vermezse hiç şüphesiz Allah Tebarek ve Teala'nın velayetinden kopmuştur."
307. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin kardeşine bir hayır ulaştı-ran mümin bir kimse, gerçekte Allah'ın Peygamberine (s.a.a) hayır ulaş-tırmıştır."

308. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın kardeşine güvenmesi için ihtiyacını ona söyleyebilmesi yeterlidir."
bak. el-Hacet, 964 ve 967. Bölümler
213. Konu, es-Sual (2)
229. Konu, es-Surur

60. Bölüm Kardeşlik Adabı


309. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizden her kim birini kardeş edinmek isterse ondan ismini, babasının adını, kabilesini ve oturduğu yeri sorsun. Zira bu gerekli haklarından biri olup kardeşliğin sefa ve temizlik sebebidir. Aksi taktirde bu ahmakların dostluğu olur."

310. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şu üç şey cefadan (sevgisizlikten) sayılır. (Bunlardan birisi) Biriyle arkadaş olduğu halde ismini ve künyesini sormamaktır."

311. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kardeşini güler yüzle karşıla."
312. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Haramzade olan kimse dışında hiç kimse kardeşlerini kötülemez."


313. Resulullah (s.a.a) üç gün kardeşlerinden birini görmeseydi kendisini sorardı. Eğer orada (şehirde) değilse, kendisine dua ederdi. Oradaysa onu görmeye giderdi. Eğer hasta ise ziyarette bulunurdu.
bak. es-Sadik, 2217. Bölüm


7.Konu el-Edeb Edeb


el-Bihar, 75/66, el-Edeb, 44. Bölüm
el-Bihar, 76/67-376, el-Adab ve's-Sünen
el-Bihar, 76/66, Cevami'-u Adab'in Nebiyy (s.a.a)
Sünen-i Ebi Davud, 4/246, Kitab'ul Edeb
Kenz'ul Ummal, 16/377, Terbiyet-u Ehl'il Beyt
Şerh-u Nehc'il Belağa-i İbn-i Ebi'l Hadid, 18/187, 188

bak.
eş-Şerr, 1976. Bölüm; el-Akıl, 2798. Bölüm

61. Bölüm Edeb


314. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep insanın kemalidir."
315. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın aklı, dirlik ve düzen sebebi-dir; edebi, kıvam ve dayanağıdır; doğruluğu, önderidir; şükrü ise kemale erginliğidir."

316. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey mümin! Şüphesiz ki bu ilim ve edep nefsinin değeridir; o halde bunları öğrenmeye çalış. İlim ve edebin arttıkça şüphesiz değerin ve makamın da artar."
317. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki sen edebinle değer biçi-lir ve hilminle süslenirsin."
318. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En iyi hasleti edep olmayanın en düşük durumu belaya düşmesidir."
319. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep en güzel huydur."

320. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün şeref edeptir."
321. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Babaların çocuklarına bıraktığı en hayırlı miras edeptir."
322. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel edep en hayırlı destek ve en üstün arkadaştır."


323. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edebi talep eden kimse altın talep eden kimseden daha ileri görüşlüdür."
324. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz insanlar altın ve gümüşten daha çok güzel bir edebe muhtaçtır."
325. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şu üç şeyin üstünde bir şey yoktur: Güzel edep, şüpheden uzak durmak ve haramlardan kaçınmak."
326. Resulullah (s.a.a) Muaz bin Cebel'i Yemen'e gönderince şöyle buyurmuştur: "Ey Muaz! Onlara Allah'ın kitabını öğret ve edeplerini salih ahlak üzere güzelleştir."

62. Bölüm Edep Soy Şerafetidir


327. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep, iki soy şerafetinden biri-dir."
328. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün soy şerafeti, güzel edep-tir."
329. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En değerli soy şerafeti, güzel edep-tir."

330. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel edep, en üstün soy şerafeti ve en üstün akrabalıktır."
331. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep öğrenmek, soy şerafetinden-dir."

332. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep öğrenmeye çalış, zira edep soy şerafetinin süsüdür."
333. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Az edep bile çok soydan daha ha-yırlıdır."
334. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel edep, soy şerafetinin yerini tutar."

335. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edepten daha faydalı bir soy şerafeti yoktur."
336. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edepten daha kamil bir soy şerafeti yoktur."

337. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıl ve edep dışında tüm soyluluk-lar sona erer."
338. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Güzel edeb, soy çirkinliğini ör-ter."
339. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edebi olmayanın soyluluğu gi-der."

63. Bölüm Edeb Elbisesi


340. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edeb, yeni elbiselerdir."
341. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İlim yüce bir mirastır; edep ise yeni bir elbise."
342. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizin süsünüz edeptir."

343. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim edebe tutkun olursa şüp-hesiz kendini süslemiştir."
344. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "(Ayıpları örtme hususunda) Edep gibi bir elbise yoktur."
345. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep gibi bir süs yoktur."


64.Bölüm Kötü Edep


346. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötü ahlak ile birlikte şeref yok-tur."
347. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edebi az olanın kötülükleri çok olur."
348. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötü edebi sebebiyle alçalan kimse-yi, soyluluk şerefi yüceltemez."
349. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötü edeb, ne kötü soydur!"

350. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötü konuşan kimsenin edebi yok-tur."
351. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın nefsi kötü edep üzere yara-tılmıştır. Kul güzel edep edinmekle görevlidir. Nefis muhalefet meyda-nında koşturur. Kul nefsini kötü isteklerinden çevirmeye çalışır. Her kim nefsinin dizginlerini salıverirse onun yok oluşuna ortaklık etmiş olur ve her kim de nefsine isteklerinde yardımcı olursa, kendini öldürmede nefsi-ne ortaklık etmiş olur."
bak. eş-Şer, 1976. Bölüm

65. Bölüm Edep ve Akıl


352. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edeb akla ne güzel arkadaştır."
353. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ekinin yağmura susaması gibi, akıl da edebe ihtiyaç duyar."
354. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aklın ıslahı edep iledir."

355. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her şey akla ihtiyaç duyar. Akıl ise edebe muhtaçtır."
356. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep akılla arkadaş olmadıkça fayda vermez."
357. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edepler anlayışların geliştiricisi ve zihinlerin sonucudur."
358. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep aklın portresidir."

359. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanda edep, kökü akıl olan bir ağaç gibidir."
360. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Güzel edep aklın süsüdür."

361. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alimlerin edepleri akılla-rı çoğaltır."
362. İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aklı olmayanın edebi de ol-maz."
363. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Din ve edep aklın neticesidir."
364. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün akıl edeptir."
365. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edebi aklından çok olan kimse bir çok koyunlar arasında olan çoban gibidir."

66. Bölüm Nefsi Terbiye Etmek


366. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nefislerinizi terbiye etmek görevini bizzat üstlenin ve onları alışkanlıkların tutkusundan kurtarmaya çalışın."

367. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ateşin odunu yaktığı gibi sen de kalbini edeple yak. Gece oduncusu veya selin sürükleyip getirdiği çer çöp gibi olma."

368. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendini eğitip terbiye eden kimse insanları eğitip terbiye eden kimseden daha çok ululanmaya layıktır."
369. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün edep kendinden başla-mandır."

67. Bölüm Edebin Getirdikleri


370. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahlakı tezkiye etmek, güzel edebin sebebidir."
371. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıl Allah'tan bir hediyedir. Edep ise bir külfettir (zorla elde edilir) O halde her kim edep elde etmek için zahmete katlanırsa onu elde eder. Her kim de akıl elde etme zahmetine düşerse, bu sadece bilgisizliğini artırır."

372. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim edebe gönül verirse kötü-lükleri azalır."
373. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edebi kaybedince sessizliği tercih et."

374. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kimde kınanmış bir huy görür-sen, benzerini kendinden uzaklaştırmaya çalış."
375. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Övülmüş bir akıbete ulaşma, tatlı bir sona erme, edepsizliği insandan giderme ve insanın hedefe ulaşmasına yardımcı olma hususunda sabır gibi bir şey yoktur."

376. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zamanın zorlukları karşısında sade-ce akıldan; edep elde etmek için ise araştırma ve incelemeden yardım gö-rülür."

377. İsa bin Meryem'e (a.s), "Seni kim terbiye etti?"diye sorulunca şöyle buyurdu: "Beni hiç kimse terbiye etmedi. Ben sadece bilgisizliğin çirkinliğini gör-düm de ondan sakındım."
378. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Bizleri, ilim kulpuna sarılan ve nefsini anlayışla terbiye eden kimselerden eyle."

379. Lokman (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim edeb isterse ona önem verir ve edebe önem veren de onu tanımak için her türlü zahmete katlanır. Her kim onu tanımak için zahmete katlanırsa büyük bir iştiyakla aramaya ko-yulur. Her kim büyük bir iştiyakla aramaya koyulursa faydasını görür. O halde edebi adet edin.

Şüphesiz ki sen (bu güzel adetlere sahip olma açı-sından) senden önce bu edepler ile süslenen kimselerin halefisin ve fay-dasını yerine geçeceklere ulaştırırsın."
380. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Alimlere otur ki ilmin artsın, edebin güzelleşsin ve nefsin tezkiye olsun."
381. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Edep akıl ve zekayı geliştirir."

382. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın ilmi arttıkça edebi de artar ve Allah korkusu ve haşyeti katmerleşir."
383. Allah-u Teala Hz. İsa'ya (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kalbini haşyet ve korku ile terbiye et."
bak. et-Tecrübe, 490. Bölüm


68.Bölüm Edebin Tefsiri


384. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Başkalarında sevmediğin şeylerden sakınmak sana edep olarak yeter."
385. Amir eş-Şa'bi şöyle diyor:

Emir'el Müminin (a.s) önceden hazırlanmak-sızın belagatın gözünü kör eden, hikmetin cevherlerini yetim bırakan ve insanların sadece bir tekine dahi ulaşması hususunda elini kesen (her şeyi aciz bırakan) dokuz cümle buyurdu. O dokuz cümleden üçü Allah ile münacat etmek hususundadır. Diğer üçü hikmet ve diğer üçü ise edep hususundadır.

Münacat hususunda olanlara gelince şöyle buyurdu: "Allah'ım! Sana kul olmam bana izzet olarak yeter. Bana Rab oluşun bana iftihar olarak yeter. Sen benim sevdiğim gibisin, o halde beni de sevdiğin gibi kıl."
Hikmet hakkında olanlara gelince şöyle buyurdu: "Her insanın değeri yaptığı iyi iş ölçüsüncedir. Her kim değerini anlarsa helak olmaz. İnsan kendi dilinin altında gizlidir."

Edep hakkında olanlara gelince şöyle buyurdu: Kime emir olmak is-tersen onu memnun et, kime esir olmak istersen ona muhtaç ol ve kime de benzemek istersen ondan müstağni ol."

386. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın yapması gerekeni terk et-memesi onun edebindendir."
387. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Babam (a.s) beni üç şeyle terbiye etti...Bana şöyle buyurdu: "Ey oğulcağızım! Her kim kötü arkadaşlarla oturursa salim kalmaz. Her kim sözüne dikkat etmezse pişman olur ve her kim de kötü yerlere giderse ithama maruz kalır."

388. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsana nimet ve ihtiyaçlarında Rab-binden başkasını ortak koşmaması edep olarak yeter."
389. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Babaların evlatlarında miras ola-rak bıraktığı en hayırlı şey şüphesiz mal değil, edeptir. Zira şüphesiz mal gidici, edep ise kalıcıdır. (Mes'ade şöyle diyor: "Edepten maksat ilimdir.")"

69. Bölüm En Üstün Edep


390. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En üstün edep insanın haddini bil-mesi ve ölçüsünü aşmamasıdır."
391. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En güzel edep seni haramlardan ko-ruyandır."

392. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Doğruluğu seçmek ve yalandan sa-kınmak; en güzel huy ve en üstün edeptir."
393. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İstek ve korku anında insanın nef-sini kontrol altına alması en üstün edeptir."

70. Bölüm Çocuğu Terbiye Etmeye Teşvik


394. İmam Ali (a.s) İmam Hasan'a (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki gen-cin kalbi boş bir tarla gibidir; içine ne serpersen kabul eder. Bu yüzden henüz kalbin katılaşmadan ve zihnin meşgul olmadan seni terbiye etmeye koyuldum."
395. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Evlatlarınıza değer verin, edeple-rini güzelleştirin (ki bu vesile ile) bağışlanasınız."

396. Lokman (a.s) oğluna şöyle buyurmuştur: "Ey oğulcağızım! Eğer henüz küçükken edep elde edersen, büyüyünce bundan istifade edersin"
397. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kimin bir kız çocuğu olur da onu güzel terbiye eder, güzel eğitir ve Allah'ın kendisine verdiği nimetler-den bolca nasiplendirirse o kız çocuğu onu ateşten koruyan bir engel ve kalkan olur."
398. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Mü'min ailesi için o kadar ilim ve salih edep miras bırakır ki hepsini cennete sokar. Öyle ki küçük, büyük hizmetçi ve komşusunu bile cennette bulur. Günahkar kul ise ailesine kö-tü edep miras bırakır ki hepsini ateşe sokar. Öyle ki küçük, büyük, hiz-metçi ve komşusunu bile orada görür."

399. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi ateşten koruyun."ayeti nazil olunca insanlar "Ya Resulullah! Nefsimizi ve ehlimizi nasıl koruyalım?"diye sorunca şöyle buyurdu: "Ha-yır işler yapın ve bunu ailenize de hatırlatın. Onları Allah'a itaat üzere terbiye edin."


400. İmam Ali (a.s) da "Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi ateşten koruyun."ayetinin tefsiri hususunda şöyle buyurmuştur: "Kendinize ve eh-linize hayır işleri öğretin ve onları terbiye edin."


401. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çocuğa bir parça ekmek veya her-hangi bir şeyden bir avuç bile olsa kendi eliyle sadaka vermesini emredin. Zira her ne kadar az da olsa temiz bir niyetle Allah yolunda verilen her şey çoktur."
bak. el-Valid ve'l-Veled; 4211 ve 4212. Bölümler
294. Konu, es-Siğar

71. Bölüm Nasıl Terbiye Edileceği Hususunda


402. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Çocuklarınız yedi yaşına gelince onlara namazı öğretin. On yaşına gelince namaz hususunda (terk ettikleri taktirde) onları dövün ve yataklarını bir birinden ayırın."
403. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ailenizin küçüklerini dilinle, na-maz ve temizlik üzere terbiye et. On yaşına ulaşınca (terk ettikleri taktir-de) döv ve (bu dövmen) üçü geçmesin."

404. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çocuğu onbeş ila onaltı yaşların-da oruç tutması için terbiye et."
405. İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çocuğun üç yaşına erişince ona yedi defa şöyle de: "La ilahe illallah", de!"Sonra üç ya-şını bitirinceye kadar onu kendi haline bırak."

406. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çocuğuna altı yaşına kadar ta-hammül et. (kendi haline bırak). Sonra altı yaşına erişince ona kitabı öğret. Sonra yedi yıl onu kendinle birlikte bulundur; onu edebinle edeplendir. Eğer terbiye kabul eder ve ıslah olursa (ne iyi); aksi takdirde onu kendi haline bırak."

407. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çocuğunu yedi yaşına kadar oy-nasın diye bırak. Yedi yaşından sonra terbiye et. Yedi yıl onu beraberinde bulundur. Eğer iflah olmuşsa (ne güzel! ); aksi takdirde onda hayır yok-tur."


408. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Çocuk ilk yedi yıl efendidir, ikinci yedi yıl köle ve üçüncü yedi yıl da vezir. Eğer 21 yaşına kadar ahlakını be-ğenirsen (ne güzel! ); aksi takdirde onu kendi haline bırak. Zira sen Allah katında mazursun."
bak. el-Hudud, 750. Bölüm


72.Bölüm Terbiyede Riayet Edilmesi Gereken Hususlar


409. Bazısı şöyle demiştir: "Ebu'l-Hasan Musa'ya (a.s) çocuğumu şikayette bulununca şöyle buyurdu: "Onu dövme kısa bir müddet ondan ayrıl, küs."
410. Ali b. Esbat şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a) gazab anında edeplendir-meyi yasaklamıştır."
411. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gazap ile birlikte edeb olmaz."

412. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Çok kınamayı bırak, zira bu kin do-ğurur, düşmanlığa sebep olur. Kötülüğünden döneceğini ümit ettiğin kimseyi kına."

413. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kölelerini iyi terbiye et, fazla gazab-lanma, günah dışında hiç kimseyi fazla kınama, o halde birisi günah işlerse onu güzellikle kına. Zira af ile olan kınama akıl sahibi olan kimse için dövmekten daha tesirlidir."

414. İmam Ali (a.s) Malik-i Eşter'e yazdığı mektupta şöyle yazmıştır: "İyi ve kötü senin gözünde eşit olmasın. Zira bu ihsan sahibini ihsandan soğutur ve kötüleri kötülük yapmaya teşvik eder. O halde herkese layık olduğu şekilde davran ki edepli olsunlar."

415. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İyileri ıslah etmek onlara değer vermekledir. Kötüleri ıslah etmek ise onları edeplendirmekledir."
416. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz akıllı kimse edeple öğüt alır, hayvanlar ise sadece dayakla öğüt alır."
Başka bir rivayette ise şöyle yer almıştır: "Aşırı sıkışmadıkça öğütten istifa-de etmeyen kimselerden olma. Akıl sahibi kimse edepten öğüt alır, hay-vanlar ise sadece dayaktan öğüt alırlar."

417. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıl sahibi için ima yoluyla söyle-mek bile acı bir şekilde kınama gibidir."
418. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıl sahiplerinin cezası ima yolu söylemektir. Cahil insanların cezası ise açık bir dille kınamaktır."

419. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Akıl sahibine ima yolu ile dokun-durmak, kınamaktan daha şiddetlidir."
420. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İyileri mükafatlandırarak kötüleri kötülüklerden alıkoy."
421. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşini kendisine iyilikte buluna-rak kına. Kötülüklerine kendisine ihsanda bulunarak cevap ver."

422. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kötü insanı iyi işlerinle ıslah et. Güzel sözlerinle onu hayra sevk et."
Bak . el-Mev'ize, 4143. Bölüm

73. Bölüm Peygamber'in Allah Vesilesiyle Terbiye Oluşu


423. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz aziz ve celil olan Allah Peygamberini en güzel şekilde terbiye etmiştir. Terbiyesini kemale erdi-rince şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki sen yüce ahlak üzeresin."Sonra kullarının işlerini idare etsin diye ona din ve ümmetin işlerini havale etti."

424. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah Peygamberini (s.a.a) terbiye etti. Onu istediği gibi yetiştirdi ve kendisine şöyle buyurdu: "İyi-liği emret ve cahillerden yüz çevir."Resulullah (s.a.a) bu işi yapınca Al-lah onu övdü ve şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki sen yüce ahlak üzere-sin."

425. Kasım b. Muhammed şöyle demiştir: "Şüphesiz Allah Peygamberini en güzel şekilde terbiye etmiş ve şöyle buyurmuştur: "Bağışlayıcı ol ve iyi-liği emret."Peygamber (s.a.a) bunu yapınca da Allah-u Teala şu ayeti na-zil buyurdu: "Şüphesiz ki sen yüce ahlak üzeresin."

426. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah Peygam-berini kendi sevgisi üzere terbiye etmiş ve şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki sen yüce ahlak üzeresin."

427. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Rabbim beni terbiye etti ve de güzel terbiye etti."
428. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ben Allah'ın terbiye ettiği kimse-yim ve Ali de benim terbiye ettiğim kimsedir."

429. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Resulullah'ı (s.a.a) aziz ve celil olan Allah terbiye etmiş ve o da beni terbiye etmiştir. Ben ise mü-minleri terbiye ederim ve insanlara miras olarak yüce insanların edebini bırakırım."
bak. el-Hulk, 1102. Bölüm

74. Bölüm Allah'ın Edebi İle Edeplenmek


430. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim aziz ve celil olan Allah'ın adabıyla edeplenirse onu ebedi kurtuluşa ulaştırır."

431. Fıkh'ur Rıza'da şöyle yer almıştır: "Bazı erkekleri ve kadınlarını bir şeyle faydalandırınca sen ona gözlerini dikme."ayeti nazil olunca Peygamber bir münadiye şöyle seslenmesini emretti: "Allah'ın edebi ile edeplenmeyen kimse dünyadan hasret içinde ayrılır."

432. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teala mümin kul-larını çok güzel bir şekilde terbiye etmiştir ve bu söyleyenden yüce olan Allah şöyle buyurmuştur: "İffetlerinden dolayı cahiller onları zengin sanır."
433. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'ın edebi üzere ıslah olmazsa, kendi nefsinin edebi üzere ıslah olmaz."

75. Bölüm Allah'ın Terbiyesi


434. İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zamanın bir çok değişiklikleri aziz ve celil olan Allah'ın bir tür edebidir."
435. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bela zalimler için edep, müminler için imtihan, peygamberler için derece ve veliler için keramet-tir."

436. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! İhsanınla beni yavaş yavaş ceza tuzağına düşürme ve beni belalarla edeplendirme."
437. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Beni cezanla edeplendirme ve beni düzeninle tuzağa düşürme."
438. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bir genç kavmi arasında büyür de, işlediği günahlar sebebiyle te'dib edilmezse, aziz ve celil olan Allah her şeyden önce onların rızkını azaltır."
bak. el-Bela, 403. Bölüm


8.Konu el-Ezan Ezan


Vesail'uş Şia, 4/612-637; Ebvab'ul Ezan ve'l-İkame
el-Bihar, 84/103, 13. Bölüm, el-Ezan ve'l-İkame
Kenz'ul Ummal, 8/329-363, fil ezan

76. Bölüm Ezan


439. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ey Bilal! Kalk ve namazla bize huzur ver."
440. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz şeytan namaz için sesle-nildiğini duyunca kaçar."
441. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz gök ehli, yer ehlinden ezan sesi dışında hiç bir şey duymaz."

77. Bölüm Müezzin


442. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müezzin sesinin ve bakışının git-tiği yer ölçüsünce bağışlanır, yaş ve kuru her şey onu tasdik eder ve oku-duğu ezanla namaz kılan herkes sayısınca kendisine iyilik yazılır."
443. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir çölde olur da namaz vakti ezan okur ve namaz kılarsa arkasında iki tarafı görülmeyen melekler namaza durur."

Başka bir rivayette ise şöyle yer almıştır: "Eğer (namaz için) kamet getirirse iki melek ona uyar. Ezan ve kamet okursa Allah'ın iki tarafı görülmeyen yaratıkları, arkasında namaz kılar."

444. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müezzinin haklarından biri de sana aziz ve celil olan Rabbini hatırlattığını, seni nasibine davet et-tiğini, Allah'ın sana farz kıldığını eda etmene yardımcı olduğunu bilmen-dir. O halde sana iyilik edene teşekkür ettiğin gibi ona da bu yüzden te-şekkür et."

445. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En fasih konuşanınız ezan okumalı ve en fakih olanınız imam olmalıdır."

78. Bölüm Ezanın Tefsiri


446. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Camide oturduğumuz bir sırada müezzin minareye çıkarak, "Allah-u Ekber, Allah-u Ekber"diye ezan okumaya başladı. Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib (a.s) ağladı ve biz de onun ağlamasıyla ağlamaya başladık. Müezzin ezanı bitirince Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu:

"Müezzinin ne dediğini biliyor musunuz?"Ben, "Allah Resulü ve vasisi daha iyi bilir dedim."Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu: "Eğer ne dediğini bilseydiniz az güler, çok ağlardınız."Allah-u Ek-ber"cümlesinin bir çok anlamı vardır. Bir anlamı da, "Allah-u Ek-ber"cümlesinin Allah'ın kadim, (her şeyden önce), ezeli ve ebedi olduğu-nu; ilim, kuvvet, kudret, hilim, kerem, cömertlik, bağış ve kibriya sahibi olduğunu beyan etmektedir."