Mizan'ul Hikmet 1.Cilt
 



14.Bölüm Kiralamada Komisyonculuk


52.Muhammed b. Müslim şöyle diyor: "İmam Bakır veya İmam Sadık'a (a.s), "Birisi bir işi üstleniyor, ama bizzat yapmıyor, birisine havale ediyor ve bu arada da kar ediyor."diye sorulunca şöyle buyurdu: "Hayır, kendisi de bir miktar çalış-madıkça olmaz."
53. İmam Sadık'a (a.s), "Birisi bir ev kiralıyor, sonra başka bir şahıs o evi ken-disinden daha yüksek bir fiyatla kiralıyor."diye sorulunca şöyle buyurdu: "O evde hiç bir değişiklik yapmamışsa bu doğru değildir."
bak. Mustedrek'ul Vesail, 14/35, 12. ve 13. Bölümler; Vesail'uş Şia, 13/265, 23. Bölüm

15.Bölüm İşçiye Zulüm Etmek


54. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim işçinin ücreti hakkında haksızlık ederse Allah amelini iptal eder ve 500 yıllık mesafeden kokusu duyulan cennetin kokusunu kendisine haram eder."
55. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz aziz ve celil olan Allah yeni bir din çıkaran, bir işçinin ücretini ödemeyen veya özgür bir insanı satan kimse dışında tüm günahları af eder."
56. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz aziz ve celil olan Allah bir işçinin ücretini veya kadının mehrini ödemeyen kimse dışında tüm günahları af eder."

57. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İşçinin ücreti hakkında haksızlık etmek de büyük günahlardandır."
58. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: "Üç kişinin kıyamet günü düşmanı benim: Benimle anlaşma imzalayıp ve-fasızlık gösteren, hür bir kimseyi satıp parasını yiyen ve bir işçi kiralayıp onu tümüyle çalıştırdığı halde ücretini vermeyen kimse."

59. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bir işçinin ücreti hakkında haksız-lık eden kimseye Allah lanet etsin."
60. Esbeğ b. Nubate şöyle diyor: : "Kufe Mescidi'nde Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib'in (a.s) huzurunda oturmuştum. Künyesi Ebu Hatice olan Buceyle kabilesinden bir kimse yanımıza gelerek şöyle dedi: "Ey Müminlerin Emiri! Bize söyleyeceğin Peygamber'in (s.a.a) sırlarından bir sır var mıdır? Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu:

"Evet! Ey Kamber! O yazıyı ge-tir..."Onda şöyle yazılıydı: "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Al-lah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti kendisini efendisinden başkası-na isnad eden kimsenin üzerine olsun. Hakeza Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti

İslam'da bid'at çıkaran ve bidat çıkaran kimseyi ba-rındıran kimsenin üzerine olsun. Hakeza Allah'ın, meleklerin ve tüm in-sanların laneti bir işçinin ücreti hususunda haksızlık eden kimsenin üzeri-ne olsun."
bak. vesail'uş Şia, 13/247, 5. Bölüm


16.Bölüm Ücreti Bildirmek


61. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizden birisi bir işçi tuttuğunda ona ücretini bildirsin."
62. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden herkes, ücretini belli etmedikçe bir işçi tutmasın."
63. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) ücretini belli et-medikçe işçi tutmayı nehyetmiştir."
64. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Bil ki birisi ücreti belirlenmeksizin senin için çalışırsa artık sen üç kat fazlasını da ödeysenyine de ücretini az ödediğini sanır. Ama onunla ücretini kesinleştirir de öyle ücretini verir-sen, ücretini tam verdiğin için sana teşekkür eder. Eğer az bir fazla vere-cek olursan, o zaman da fazla verdiğini anlar."

17.Bölüm Ücret Vermenin Adabı


65. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İşçiye alnının teri kurumadan üc-retini veriniz. Henüz çalışırken (işi bitmeden) ücretini belirleyin."

66. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İşçinin teri kurumadan ücretini veriniz."
67. Şuayb şöyle diyor: "Bir grubu ikindi vaktine kadar Ebu Abdullah'ın (İmam Sadık) bağında çalışması için kiraladım. İşler bitince İmam (a.s), Muattab'a şöyle buyurdu: "Terleri kurumadan ücretlerini öde."

18.Bölüm İmam Ümmetin İşçisidir


68. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki ben sizin babanızım. Bilin ki ben sizin mevlanızım. Bilin ki ben sizin işçinizim"
Şu ayetlere de bakınız:

"De ki: "Ben sizden buna karşı yakınlara sevgiden başka bir üc-ret istemem."
"De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin içindir. (sizin faydanızadır. )"
"De ki: "Ben buna karşı sizden bir ücret değil, ancak, Rabbine doğru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanızı istiyorum."

4.Konu el-Ecel Ecel-Vakit


el-Bihar 5/136, 4. Bölüm, el-Acal

bak.
el-Hırs, 102. Konu; el-Emel, 20. Konu ve el-Umr, 368. Konu; el-Kader, 431. Konu, el-Kaza, 443. Konu ve el-Mevt, 499. Konu


19.Bölüm Ecel


69. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ecelleri (ömür müddetini) belirle-miş, bazısını kısa ve bazısını da uzun kılmıştır. Bazılarını öne almış, bazı-sını da ertelemiştir. Nedenlerini ölüme ilişik kılmıştır. (ecelin gelip çatma-sını sağlar.)"
70. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ecel canların sürüklendiği yerdir. Ölümden kaçış ise ölüme erişmek demektir."
71. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En doğru şey eceldir."

72. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ecelden daha doğru bir şey yok-tur."
73. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En yakın şey eceldir."
74. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ne güzel ilaçtır ecel!"

75. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın nefesi eceline doğru attığı bir adımdır."
76. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ecelini gözetirse fırsatlarını ganimet bilir."

20.Bölüm Ecel Sağlam Bir Kaledir


Kur'an:
"Hiç bir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır."
"Bu işte bir şeyimiz (karar ve görüşümüz) olsaydı, burada öldü-rülmezdik"diyorlar. De ki: "Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı."


"Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde var etmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, an-cak O'nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömür-lerin azalması şüphesiz Kitaptadır. Doğrusu bu Allah'a kolaydır."

77. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın kendini koruyan iki meleği vardır. Taktir (ecel) gelince melekler onunla ecel arasından çekilir. Şüphe-siz ecel sağlam bir kaledir."

78. İmam Ali (a.s) (aniden korkutulmak istenince) şöyle buyurmuştur: "Allah bana sağlam bir kalkan karar kılmıştır. (Ölüm) Günüm gelip çatınca o kalkan benden ayrılır ve beni ölümün eline teslim eder. O zaman artık ne ok şaşırır ve ne de yara iyileşir."
79. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Koruyucu olarak ecel yeter. Herke-sin Allah tarafından koruyucuları vardır. Onu kuyuya düşmekten, başına bir duvar çökmekten, yırtıcı bir hayvana av olmaktan korurlar. Eceli ge-lince kendisiyle eceli arasını boşaltırlar."

80. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Koruyucu olarak ecel yeter."
81. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ecel sağlam bir kaledir."

82. Said b. Veheb şöyle diyor: "Bir gece Said b. Kays ile Siffin'de idik. İki ordu birbirini gözetiyordu. O arada Hz. Ali (a.s) geldi. Biz de hemen hu-zuruna vardık. Said b. Kays kendisine,

"Ey Müminlerin Emiri! Bu saatte gelinir mi? Bir şeyden korkmadın mı?"diye sorunca Hz. Ali şöyle buyur-du: "Şüphesiz herkes için iki melek tayin edilmiştir. Bu melekler onu ku-yuya düşmesinden, bir hayvanın kendisine zarar vermesinden veya bir dağın tepesinden düşmesinden korurlar. Ta ki taktiri gelir çatar. Taktiri (eceli) gelince de onu eceliyle baş başa bırakırlar."

21.Bölüm Her Şeyin Bir Eceli Vardır


83. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz her şeyin bir müddeti ve eceli vardır."
84. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her şeyin kendisinden ileri geçeme-yeceği bir eceli vardır."
85. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah her şeye bir miktar tayin et-miştir ve her miktarın bir eceli/sonu vardır."

22.Bölüm Her Ümmetin Bir Eceli Vardır


Kur'an:
"Her ümmet için belirli bir süre vardır; vakitleri dolunca ne bir an gecikebilir, ne de bir an öne geçebilirler."
"Yok ettiğimiz her bir memleketin elbette belli bir yazısı vardır. Hiç bir ümmet kendi süresini öne de alamaz, geciktiremez de."
bak. Nahl suresi 61. ayet; Taha suresi 129. ayet; Ankebut suresi, 5. ayet; Şura suresi, 14. ayet; Müminun suresi, 43. ayet


23.Bölüm Belirli ve Belirsiz Ecel


"O, sizi çamurdan yarattı, sonra size bir ecel tayin etti. Belirli bir ecel O'nun katındadır; sonra bir de şüphe edersiniz."
86. İmam Sadık (a.s) (yukarıdaki ayetin tefsirinde) şöyle buyurmuştur: "Belirsiz ecel askıya alınmış, durdurulmuş eceldir. Allah dilediği kadar öne alır ve dilediği kadar da erteler.

Ama belirlenmiş ecel, bir Kadir gecesinden diğer Kadir gecesine kadar takdir edilen eceldir. Allah'ın şu sözü de bu anlam-dadır: "Süreleri sona erince bir an bile geciktirilmezler ve öne de alınmazlar." Başka bir rivayette bu anlamdadır. Ama birinci ecelin be-lirli/kesin,

ikinci ecelin ise belirsiz ve askıya alınmış ecel olduğunu bildi-ren İbn-i Müskan'ın rivayet nassı (Bihar, c. 5, s. 139), bu rivayet ile çeliş-mektedir. Allame Meclisi bu iki grup rivayeti çelişmeyecek bir şekilde bir araya toplamış (bak. el-Bihar, c. 5, s. 140), Allame Tabatabai ise İbn-i Müskan'ın rivayetini reddetmiştir. Ayeti de metinde naklettiğimiz şekilde tefsir etmiştir." bak. el-Mizan tefsiri, c. 7, s. 15


24.Bölüm Belirsiz Eceli Uzaklaştıran Şey


87. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar ömrüyle yaşamaktan çok, iyilikleriyle yaşarlar, ecelleriyle ölmekten çok, günahlarıyla ölürler."
88. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sadaka ile eceller uzar."
bak. el-Umr, 2932. Bölüm

5.Konu el-Ahiret Ahiret



bak.
el-Cennet, 77. Konu; el-Mead, 374. Konu; et-Ticaret, 444. ve 445. Bölümler; ed-Dünya, 1236, 1238, 1249 ve 1252. Bölümler; es-Sefer, 1831. Bölüm


25.Bölüm Ahiret


Kur'an:
"Onlar, sana indirilene de, senden önce indirilenlere de iman ederler; ahirete de yalnız onlar yakin ederler."
"Yeryüzünde ağır basıncaya (küfrün belini kırıncaya) kadar esir almak hiç bir peygambere yaraşmaz. Geçici dünya malını istiyor-sunuz, oysa Allah ahireti kazanmanızı ister. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir."
"Sizden kimi dünyayı, kimi ahireti istiyordu."

"Ahiret kazancını isteyenin kazancını artırırız; dünya kazancını isteyene de ondan veririz; ama ahirette bir payı bulunmaz."
89. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Ey insanlar! Bilin ki hiç şüphesiz dünya hazır bir metadır; iyi ve kötü herkes ondan yer ve şüphesiz ahiret ise doğru bir vaattir. O gün kadir olan melik (Allah hakkınızda) hükme-decektir."
90. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyanın durumu rastlantılara bağ-lıdır. Ahiretin durumu ise liyakat ve istihkaka bağlıdır."

91. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz dünya sırt çevirmiş, veda edeceğini ilan etmiştir. Şüphesiz ahiret ise yönelmiş ve aşikar olmuştur. Bugün hazırlanma, yarın ise yarışma günüdür."
92. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ahireti şiddetle arzular-sa/yönelirse ona sahib olur. Her kim de dünyayı şiddetle arzularsa helak olur."

93. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünya mutsuzların arzusu, ahiret ise mutluların zaferidir."
94. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahiretin için kendine dünyadan na-sib edin."
95. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendinizi kaçınılması mümkün ol-mayan ahiret işiyle meşgul edin."
96. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahirete sarıl, dünya hor bir halde sana gelir."


97. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bugün amel vardır, hesap değil. Ya-rın ise hesap vardır, amel değil."
98. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gözlerin şaşkın şaşkın baka kaldığı, dehşetinden akılların durduğu ve basiretlerin köreldiği güne hazırla-nın."
99. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz dünya senden ayrılmakta ve ahiret sana doğru yaklaşmaktadır."
100. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Siz ahirete doğru gitmektesiniz ve Allah'ın huzurunda hazır bulunacaksınız."


26.Bölüm Ahiret İşlerinin Büyüklüğü


Kur'an:
"Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Doğrusu ahirette daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır."
"Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bil-mez."

101. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyanın her şeyinin duyulması görülmesinden daha büyüktür. Ahiretin ise her şeyinin görülmesi duyul-masından daha büyüktür. O halde size görmek değil de işitmek, gaybı görmek değil de haberdar olmak yetsin."

102. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ahiret sevabını ümid ederek dünya karşısında sabrederse; hiç şüphesiz önemli bir şeye erişmek için küçük bir şey karşısında sabretmiştir. Bundan da büyüğü ise dünyada kaybettiklerini, ulaştığı bir selamet ve elde ettiği bir ganimet bi-len kimsedir."

103. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bu dünyada en büyük maksadına erişen kimse, ahirette en küçük nasibine ulaşan kimse gibi bile (üstün) değildir."
bak. el-Cennet, 546. Bölüm

27.Bölüm Ahiret Kalıcı Yurttur


Kur'an
"Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı geçici bir eğlencedir. Ama ahiret, gerçekten kalınacak yurttur."
104. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kalacağı yurdunu bayındır kılan kimse akıllıdır."
105. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünya geçicidir. Ahiret ise ebedi-dir."

106. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahiret, karar kılacağınız yurdunuz-dur. Sizler için baki kalacak şeyleri ahiretiniz için hazırlayın."
107. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kısa bir gün olan dünyadan, uzun bir gün olan ahiret yurdu için azık almaya çalışın. Zira dünya iş ve amel; ahiret ise kalma ve karşılık görme yurdudur."

108. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz dünya geçiş, ahiret ise ka-lış yurdudur. Geçiş yurdunuzdan kalış yurdunuz için azık edinin."
109. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sakın karar kılacağınız diyardan (gaflet edip) aldanmayın."
110. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahiretin sonu bekadır."


111. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahiretin her şeyi ebedi ve baki-dir."
112. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Karar kılacağı yer için çalışan kim-senin ameli halis olur."

28.Bölüm Ahiret Hayat Yurdudur


Kur'an
"Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! "
113. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ne kadar ilginç! Hayat yurdunu (ahireti) kabul ettiği halde, aldanma yurdu (dünya) için çalışan kimseye hayret doğrusu! "

114. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünya bir uyuklama, ahi-ret ise uyanıklıktır. Bizler ise bu ikisi arasında karışık rüyalarız."
bak. el-Hayat, 979. Bölüm

29.Bölüm Ahiretin Üstünlüğü


Kur'an
"De ki: "Dünya geçimliği azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır."
"Ama sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret da-ha iyi ve daha bakidir."
115. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahiretini dünyası ile satın alan kim-se her ikisini de kazanmış olur. Her kim de ahiretini dünyasına satarsa her ikisi için de hüsrana uğramış olur."


116. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teala dünyayı ahiret niyeti sebebiyle verir. Ama ahireti dünya niyeti sebebiyle vermez."
117. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tüm gayretin ahiretin için olsun ki kalıcı yerin düzelsin. Ahiretini sakın dünyana satma."

118. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hiç bir şey ahiretin bedeli olamaz. Dünya insanın canı pahasına değmez."
119. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyasını bayındır kılan kimse, ar-zularını mahvetmiştir. Ahiretini bayındır kılan kimse ise arzularına ulaş-mış demektir."
bak. el-Ecr, 6. Bölüm


30.Bölüm Ahireti Hatırlama


120. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahireti hatırlama ilaç ve şifadır. Dünyayı hatırlamak ise dertlerin en kötüsüdür."
121. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim ahireti çok anarsa günahla-rı azalır."


122. İmam Ali (a.s) (Amr b. As hakkında) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andol-sun ölümü hatırlama beni oyundan alıkoymuştur. Ahireti unutmak ise onu (Amr'ı) doğru konuşmaktan alı koymuştur."
123. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah Tebarek ve Teala dünyayı tanıyıp ahireti bilmeyen kimseden nefret eder."

31.Bölüm Ahiret İçin Çalışmak


124. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Nefsinle cihad et ve çaban ahiret için olsun."
125. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Yüzünü ahirete çevir. Ahiret için çabala."


126. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz sen ahiret için yaratıldın. O halde onun için çalış. Şüphesiz sen dünya için yaratılmadın; o halde ondan yüz çevir."
127. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizler, dünyada sizinle olan şey-lerden çok, ahirette sizinle olacak şeylere muhtaçsınız."
128. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Öncü kimseler ehline (kendi fertlerine) doğruyu söylemeli, aklını çalıştırmalı, ahiret çocuklarından olmalıdır. Zira oradan gelmiş ve oraya dönecektir."

129. Resulullah (s.a.a)şöyle buyurmuştur: "Dünya için ebedi yaşayacakmışsın gibi davran. (Yani dünya için henüz çok vaktin var, şimdilik sadece ahire-tine önem ver) Ahiretin içinse yarın ölecekmişsin gibi davran."
130. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bedeninle dünyada; kalbin ve ame-linle ahirette ol."


131. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyayla meşgul olan kimse ahireti için nasıl amel etsin."
132. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyaya rağbet oldukça ahiret için amel etmenin bir faydası yoktur."
133. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahiret için çabalarsan ıslah olur-sun."
134. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ahiret için çabala ki, kalıcı yerin düzelsin."


32.Bölüm Ahirete Önem Vermek


135. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kimin sürekli en büyük him-meti ahiret olursa, Allah kalbine zenginlik verir, işlerini toparlar ve böyle-ce rızkı kemale ermedikçe dünyadan çıkmaz. Her kimin de sürekli en bü-yük gayreti dünya olursa, Allah fakirliği iki gözü arasında karar kılar, işle-rini bozar ve dünya hususunda kısmetinden başkasına nail olamaz."

136. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ahiret için çabalayan kimsenin iş-lerini Allah düzene sokar, zenginliği gözleri arasında karar kılar ve dünya istemediği halde yanına gelir. Her kim de dünya için çabalarsa Allah işle-rini bozar, fakirliği gözleri arasında karar kılar ve dünyadan sadece kendi-sine yazılana erişir."
137. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim tüm gayretini ahireti için sarf ederse bu arzusuna (ahirete) erişir."

33.Bölüm Ahiret Ehlinin Sıfatı


Kur'an
"İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve boz-gunculuğu istemeyen kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir."
138. Hafs b. Gıyas şöyle diyor: "Ebu Abdillah (İmam Sadık) şöyle buyurdu: "Ey Hafs! Bana göre dünya sadece mecbur kaldığımda yediğim bir leş gi-bidir. Sonra "İşte ahiret yurdu..."ayetini okudu ve ağlamaya başladı. Ardından da şöyle buyurdu: "Allah'a andolsun ki bu ayet sayesinde tüm arzular yok oldu gitti."

139. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hilafeti ele geçirince bir grup verdi-ği sözden caydı, bir grup dinden çıktı ve başka bir grup da zulme saplan-dı. Adeta Allah'ın,

"İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbür-lenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir."ayetini hiç duymamışlardı. Evet, Allah'a andolsun ki duydular ve anladılar. Ama dünya gözlerine güzel geldi, süs ve ziynetleri hoşlarına gitti."

140. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizlere Allah'tan sakınmayı tavsiye ediyorum ve Allah'a da sizleri tavsiye ediyorum. Şüphesiz ben sizlere apaçık bir uyarıcıyım. Sakın kulları arasında ve beldelerinde Allah'a üstün-lük taslamayın. Zira Allah bana ve sizlere şöyle buyurmuştur: "İşte ahiret yurdu!"


141. İmam Ali (a.s), "İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbür-lenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir."ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Bu ayet adil ve alçak gönüllü yöneticiler ile insanlardan güç sahibi kimseler hak-kında nazil olmuştur."


142. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan ayakkabı bağı ile de olsa ken-dini beğenirse bu ayetin kapsamına girer."
143. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer insan sırf kendi ayakkabı bağı arkadaşının ayakkabı bağından daha güzel olduğu için bile olsa kendini beğenirse, bu ayetin kapsamına girer."


144. İmam Sadık (a.s), "İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbür-lenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir."ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: (Arapça metinde geçen) "Uluvv"kelimesi "şeref"; "fesad"kelimesi ise "kadınlar"anlamındadır."



6.Konu el-Eh Kardeş


el-Bihar c. 74, s. 221, Ebvab-u Hukuk'il Mu'minin, Ba'zuhum ala Ba'zin.

bak.
el-Aşre, 354. Konu; es-Sadik, 291. Konu; el-hukuk, 907 ve 909. Bölümler; ed-Dua 1210. Bölüm; el-Mudahene, 1276. Bölüm, ez-Ziyaret, 1669. Bölüm ve ez-Zan, 2473. Bölüm

34.Bölüm Mümin Müminin Kardeşidir


Kur'an
"Ancak ve ancak müminler kardeştirler; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin; Allah'tan sakının ki size acısın."

145. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nice kardeşler vardır ki annen do-ğurmamıştır."
146. İmam Askeri (a.s) Kum ve Abeh halkına yazdığı mektupta şöyle buyurmuş-tur: "Mümin, müminin anne ve babadan olma (öz) kardeşidir."

147. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz müminler kardeştir. Bir anne ve babanın evlatlarıdır. Eğer birinin bir damarı oynarsa (ve rahatsız olursa) diğerleri onun için gece uyumaz, sabahlarlar."
148. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin müminin kardeşi, gözü, kılavuzudur. Ona hıyanet etmez, zulmetmez, dolandırmaz, söz verip de sözünden caymaz."

149. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin, müminin kardeşidir. Bir tek beden gibidirler. Bir organı acırsa diğer organları da bundan acı duyar. Ruhları da bir tek ruhtandır."

150. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her şey bir şeyle huzur bulur. Mü-min de mümin kardeşiyle huzura kavuşur. Kuş türdeşiyle huzura eriştiği gibi, mümin de mümin kardeşiyle huzura erişir."

151. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz susuz kimsenin kalbinin soğuk suyla rahata ermesi gibi, mümin de mümin ile rahata erer."

152. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Kumeyl! Müminler kardeştir. Kardeşe kardeşten daha üstün bir şey yoktur."
153. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Mümin müminin anne ve baba-dan olma (öz) kardeşidir."
154. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

"Müminler kardeştir. Kanları aynı-dır. Başkaları karşısında tek yumrukturlar. En küçükleri bile birilerine eman verebilme hakkına sahiptir."
bak. el-İslam, 1869. Bölüm; el-İman, 290. Bölüm


35.Bölüm Gerçek Kardeşler


155. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Gerçek kardeşlere dikkatli davran, sayılarını çoğalt. Zira onlar rahatlık zamanında azık, bela zamanında ise birer kalkandır."

156. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim kardeşlerini (dostlarını) çoğaltmak istemezse hüsrana uğrar."
157. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsan kardeşiyle (dostlarıyla) çok-tur."

158. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim yeni bir Müslüman kar-deş edinirse Allah da ona cennette bir köşk bina eder."
159. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en acizi kardeş kazan-maktan aciz olandır. Bundan da acizi, kazandığı kardeşlerini (dostlarını) kaybedendir."

160. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Faydalanacağın kardeşin, şikayet edeceğin kardeşinden daha hayırlıdır."
161. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinizi çoğaltın. Zira kı-yamette her müminin şefaat etme hakkı vardır."
bak. es-Sadik; 2203 ve 2204. Bölümler

36.Bölüm Kardeş Sevgisi


162. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşin (birbirinize) sevgi husu-sunda senden daha üstün olmasın. (Sen onu daha çok sevmelisin)"
163. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey Kumeyl! Eğer kardeşini sevmez-sen kardeşi olamazsın."
164. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanın din sevgisinin alametle-rinden biri de kardeşini sevmesidir."
165. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki mümini sevmek iman bağlarının en büyüğüdür."

166. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki hiç şüphesiz müminler birbirilerini aziz ve celil olan Allah için sever ve Allah için gerçek bir dostluk kurarlarsa bir tek beden gibi olurlar; birisinin bir yeri acırsa, diğeri de aynı yerden acı duyar."

167. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İyilerin iyileri sevmesi, iyiler için bir sevaptır. Kötülerin iyileri sevmesi, iyiler için bir fazilettir. Kötülerin iyilere buğz etmesi iyiler için bir süstür. İyilerin kötülere buğz etmesi ise kötüler için rüsvalık ve horluktur."

168. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşleri takvaları ölçüsünde sev."


37.Bölüm Sevgiyi Kalıcı Kılan Şeyler


169. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşinle arandaki hürmet ve saygınlığı yok etme, korumaya çalış. Zira saygınlık yok olursa şüphesiz haya ve utanma duygusu da yok olur. Saygınlık kaldıkça da sevgi kalıcı ve baki olur."
170. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ey İbn-i Nu'man! Eğer kardeşinin sana olan sevgisinin halis olmasını istiyorsan (yersiz) şaka yapma, onunla tartışma, ona karşı böbürlenme ve onunla çatışma."

171. İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dilini koru ki kardeşleri-ne sahip olasın."
172. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşler

kendi aralarında üç şe-ye muhtaçtırlar; eğer buna uygun davranırlarsa dost kalırlar, aksi takdirde birbirinden ayrılır, düşman kesilirler. Bu üç şey şunlardır: Birbirlerine in-saflı davranmak, merhamet etmek ve haset etmemek."
173. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşinin hakkını aranızdaki dost-luğa dayanarak çiğneme. Zira hakkını zayi ettiğin kimse artık kardeşin de-ğildir."

174. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kınama, sevginin hayatıdır."
175. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Haris'ul A'ver, Müminlerin Emi-rine (a.s) şöyle dedi: "Ey Emir'el-Müminin! Vallahi ben seni seviyo-rum."Hz. Ali ona şöyle buyurdu: "Ey Haris!

Eğer beni seviyorsan bana düşmanlık etme, benimle oynama, gösteriş için benimle tartışma, beni alaya alma, beni (makamımdan) aşağı indirme ve beni (haddimden fazla) büyütme (hakkımda ifrat ve tefrite saplanma)"
bak. 38. Konu, el-Bişr; es-Sadik, 2211, 2212. Bölümler ile el-Mehabbet (1) 650. Bölüm

38.Bölüm Allah İçin Kardeşlik


176. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kardeşine bakmak ve aziz ve celil olan Allah için sevmek ibadettir."
177. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim aziz ve celil olan Allah için bir kardeş edinirse, cennette bir ev edinmiştir."

178. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'a iman ve kardeşli-ğe vefa esasınca Allah için, Allah'ın rızasını elde etme, amacıyla kardeş edinirse, şüphesiz Allah'ın nurundan bir ışık edinmiştir."
179. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Müslüman bir insan İslam fayda-sından sonra, Allah için edindiği kardeş gibi bir fayda edinmemiştir."

180. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah için edindiği kardeşini yitiren insan şüphesiz en değerli organını kaybetmiş gibidir."
181. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşlik Allah yolunda yapılırsa ürün verir."
bak. 91. Konu, el-Mehabbet (3)

39.Bölüm Dünya İçin Kardeşlik


182. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah için sevmeyenden sakın. Zira böyle birisiyle dostluk aşağılıktır ve onunla arkadaşlık uğursuzluktur."
183. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah için olmayan tüm sevgiler sa-pıklıktır. Bu sevgiye güvenmek imkansızdır."
184. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah için kardeşlik eden faydalanır. Her kim de dünya için kardeşlik ederse mahrum kalır."

185. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah rızası dışında bir şey için kardeşlik edenler, münezzeh olan Allah'ın huzurunda hazır olunca bu kardeşlikleri kendileri için bir eksiklik ve ziyan olacaktır."
186. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar kardeştir. Allah rızası dı-şında kardeşlik etmek düşmanlıktır. Aziz ve celil olan Allah'ın şu sözü de buna işarettir: "O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar. (Zuhruf/67)"


40.Bölüm Dini Kardeşlik ve Dostluk


187. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah için kardeşlik, muhabbeti ha-lis kılar."
188. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Din kardeşlerinin dostluğu daha ka-lıcıdır ve sadakatle kardeşlik etmek fayda yönünden daha faziletlidir."

189. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala için kardeşlik edenle-rin dostluğu devam eder. Zira bu dostluğun sebebi de kalıcıdır."
190. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah işin edinilen kardeş en yakın akrabalardan daha yakın bir akrabadır. İnsana anne ve babadan daha ya-kındır."

191. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ahiret ehlinin dostluğu kalıcıdır. Zira sebebi devamlıdır."
192. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tamah esası üzere olmayan kardeş-lik hariç, her kardeşlik geçicidir. (Sadece menfaate dayalı olmayan kardeş-likler kalıcıdır.)"

193. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Tamah üzere kurulan dostluğu, ümitsizlik bitirir."
194. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünya ehlinin dostluğu, en küçük bir hadiseyle yok olur."
195. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Seni bir şey için seven kimse, o şey sona erince senden yüz çevirir."
196. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "En hızlı biten dostluk, kötülerin kurduğu dostluktur."
bak. 91. Konu, el-Mehabbet (3)

41. Bölüm Kardeşliği Yok Eden Şeyler


197. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cefa , kardeşliği yok eder."
198. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cefakarlık etmekten sakın. Zira ce-fakarlık kardeşliği bozar; Allah ve insanların gazabına sebeb olur."
199. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşliği cefakarlar nezdinde ara-ma. Kardeşliği gayretli ve vefalı insanlar nezdinde ara."
200. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Cefa bir utanç, günah ise meşakkat ve yokluktur."
bak. es-Sadik, 221. Bölüm

42. Bölüm Kardeşine Sevgisini İlan Etmek


201. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri arkadaşını veya karde-şini seviyorsa bunu kendisine bildirsin."
202. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Birini seversen kendisine bil-dir."

203. Ebu Cafer (İmam Bakır) ve Ebu Abdillah (İmam Sadık) mescitte otururlarken adamın biri oradan geçti. Ebu Cafer'in (a.s) yanında oturan-lardan biri şöyle dedi: "Allah'a andolsun ki ben bu adamı seviyorum."Ebu Cafer (a.s) şöyle buyurdu: "O halde bunu kendisine bildir. Zira bu sevgi ilanı dostluğu kalıcı kılar ve aranızdaki ülfeti çoğaltır."
bak. Kenz'ul Ummal, 9/25

43. Bölüm (Din) Kardeşini Sevmek Onun da Seni Sevdiğinin Bir Göstergesidir


204. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dostluk ve sevgiyi kalplere sorun. Zira kalpler öyle şahitlerdir ki rüşvet kabul etmezler."
205. Salih b. Hikem şöyle diyor: "Adamın birinin Eba Abdillah'a (a.s) şöyle sorduğunu işittim: "Seni seviyorum."diyen birisinin gerçekten sevdiğini nereden bileyim?"Eba Abdillah (a.s) şöyle buyurdu: "Kalbini dene, sen de onu seviyorsan o halde o da seni seviyor demektir."

206. Ubeydullah b. İshak-ı Medaini şöyle diyor: "Ebi'l-Hasan Musa b. Cafer'e (a.s) şöyle dedim: "Halktan biri beni görünce "Seni seviyorum"diye Al-lah'a yemin ediyor. Onun doğru dediğine dair ben de yemin edebilir mi-yim?"İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Kalbini dene, onu seviyorsan yemin edebilirsin, aksi takdirde edemezsin."


207. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kalbine bir bak, arkadaşından hoşlanmıyorsa bil ki ikinizden biri bir şey yapmıştır."

208. İmam Hadi (a.s) şöyle buyurmuştur: "İncittiğin kimseden sefa bekleme, hakkında kötü duygular beslediğin kimseden hayır bekleme. Hiç şüphesiz başkalarının sana oranla kalbi, senin kalbinin onlara oranı gibidir."
209. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşinin kalbinde sana duydu-ğu sevgiyi bilmek istiyorsan, kalbinde ona olan sevgine bak."
bak. el-Muhabbet (2); 668. Bölüm


44.Bölüm Kardeşlerle İlişkisini Koparmak


210. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşinle ilişkini kesmek istersen içinde ona bir yer bırak ki bir gün dönebilesin."
211. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şek ve şüphe üzere kardeşinle ilişki-lerini kesme. Hoşnutluğunu dilemeden kesip atma. Sana kaba davranan kimseye sen yumuşak davran. Böylece onun da sana yumuşak davranması umulur."


212. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Birliktelikten sonra ayrılık, kardeş-likten sonra cefakarlık ve dostluktan sonra düşmanlık ne de çirkindir!"

213. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşi kendisiyle barışmak iste-diği halde barışmayan kimse melundur, melundur."
214. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşinden ayrıldıktan sonra onun hakkında ileri geri konuşma. Zira bu takdirde sana dönüş kapısı ka-panmış olur. Zira tecrübeler onu sana döndürebilir."

215. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim sevgisini uygun olmayan bir yere koyarsa ilişkilerini kesme noktasına koymuştur."
bak. el-İşra, 2734. Bölüm; 531. Konu, el-Hicran

45. Bölüm Kardeşlerle İlişki Kurmak


216. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşin seninle ilişkisini koparınca sen kendini onunla ilişkini sürdürmeye zorla. O sana cimri davranırsa sen bağışlamaya bak. Sakın yeri olmayan yerde ve ehli olmayan kimseye iyilik etme."
217. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanların ilişki kurmada en güçlü olanı kendisiyle ilişkisini koparan kimseyle ilişki kurmaktır."

218. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşin seninle ilişkilerini kesme-de senin kendisiyle ilişkini sürdürmeyi istemenden daha güçlü olmasın. Sana kötülük etmede, senin kendisine ihsanda bulunmandan daha üstün olmasın."
219. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşin sana isyan etse de sen itaat et. Sana cefa etse de sen bağlı kal."
bak. el-Hayr, 1170. Bölüm

46. Bölüm Kardeş Çeşitleri


220. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşler üç kısımdır: Birincisi tıpkı yemek gibi sürekli kendisine ihtiyaç duyduğundur ki bu akıllı olan-dır. İkincisi bir hastalık gibidir ki bu da ahmak olandır. Üçüncüsü ise ilaç gibidir ki bu da gönül ehli olandır."

221. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşler üç kısımdır: Birincisi ca-nıyla arkadaş olur, ikincisi malıyla yardım eder. Bunlar kardeşlikte doğru olanlardır. Üçüncüsü ise geçimini senden ister, seni bazı lezzetleri (men-faatleri) için ister. Bu kimseyi güvenilir sayma."

222. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşler iki gruptur. Birincisi gü-venilir olanlar, ikincisi şaka ve mizah ehli olanlardır. Kardeşine güvenecek olursan mal ve bedenini (canını) ona bağışla. Dostlarıyla dost, düşmanla-rıyla düşman ol. Sır ve ayıplarını gizle. Güzelliklerini açığa vur. Ey soru soran kimse! Bil ki bu (güvendiğin iyi) kardeşlerin simyadan daha az bu-lunur konumdadır."

223. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kardeşler dört kısımdır. Birinci hem senin hem de kendisinin lehine olandır. İkincisi senin lehine olandır. Üçüncüsü senin aleyhine olandır. Dördüncüsü ise ne senin ne de kendi-sinin lehine olandır."
Bak, el-Bihar, 167/189, 11. Bölüm; es-Sadik, 2218. Bölüm; en-Nas, 3967. Bölüm

47.Bölüm Güvenilir Kardeş


224. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ahir zamanda en az bulunan şey güvenilir bir kardeş veya helal bir dirhemdir."
225. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki ünsiyet edilen bir kardeşten ve helal bir dirhemden daha zor bulunur bir şey olmayacak."

226. İmam Hadi (a.s) "Bizlere babalarınızdan, "İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki ünsiyet edilen bir kardeşten ve helal bir dirhemden daha zor bulunur bir şey olmayacak."diye rivayet edilmiştir."diyen birine şöyle bu-yurmuştur: "Az bulunur şey de (neticede) bulunur, ama sen öyle bir za-mandasın ki helal bir dirhemden ve aziz ve celil olan Allah için edindiğin kardeşten daha zor bulunur bir şey yoktur."


48.Bölüm Bazı Kardeşliklerin Yasaklanışı


227. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Senden yüz çeviren kimseye rağbet etme. Sana rağbet eden kimseden ise yüz çevirme."
228. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Kendisi için istediğini senin için istemeyen kimsenin dostluğunda hayır yoktur."
229. İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: "Nereye girip çıktığını bilmeden hiç kimseyi kardeş edinme. Durumunu iyice bildikten ve muaşeretinden razı olduktan sonra, sürçmelerini görmezlikten gelmek ve zorluklarda yardımcı olmak üzere onu kardeş edin."
230. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Seni bir tamah, korku, meyil, yi-yecek ve içecek için isteyen kimseyi kardeş edinmekten sakın. Yerin ka-ranlıklarında da olsa ve ömrün onu bulmak için de geçse sadece takva sa-hibi kimseleri kardeş edin."
231. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kendisini idare etmek zorunda kal-dığın kimse senin kardeşin değildir."
232. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "En kötü kardeş zengin olduğunda seni düşünen, fakir olduğunda ise seninle ilişkisini kesen kimsedir."

233. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şu dört kişiyi arkadaş ve kardeş edinme: Ahmak, cimri, korkak ve yalancı."
234. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Müslüman'a şu üç kimseyle kardeş olmaktan kaçınması yakışır: Arsız soytarı, ahmak ve yalancı."

235. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Senin üstünlüklerini gizleyen ve ek-sikliklerini yayan kimseyi kardeş edinme."
bak. es-Sadik; 2206 ve 2207. Bölümler
el-Mehabbet (1), 651. Bölüm